Kültür Sanat Edebiyat Şiir

cahit zarifoğlu sizce ne demek, cahit zarifoğlu size neyi çağrıştırıyor?

cahit zarifoğlu terimi Salvo tarafından tarihinde eklendi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    "En uzun yoldur, insanın içi."

    Cahit Zarifoğlu

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam

    – Ateşe hakiki bir çay koyalım,
    Kenti unutanlardan olalım.

    ...dedi/m.

  • Buğu Duyusu
    Buğu Duyusu

    "Bize sözlerimizden çok,yüreğimizden anlayan gerek"

  • Çiçek Seval
    Çiçek Seval

    Her şiiri bir başka güzel...Bu aralar 'çölde gizli bezginler'e takılıp kaldım..

  • Yarine Meftun
    Yarine Meftun

    •••
    “Ve giderek bütün gençleri saran,
    Bir gırgır furyası,
    Bir gevezelik,
    Malayanilik,
    Bir seviyesizlik..” | Cahit Zarifoğlu

  • Emine Özbostan
    Emine Özbostan

    dedim ya oturuyorum öylece.. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok... Dedim ya işte bocalıyorum.. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?
    Abdurahman Cahit Zarifoğlu

  • Mehmet Yildiz
    Mehmet Yildiz

    aaaah zarif adam..
    en çok filistine ve çocuklarına yanardın
    ben de senin yokluğuna

  • Fastina Lente
    Fastina Lente

    İsmini çok sık duyuyor, şiirleriyle karşılaşıyor olmama rağmen fazla bir malumatım yoktu bu zarif insan hakkında. Programlarla, etkinliklerle anılıyor bugün. Eserlerini incelerken gözüme bir kitap ilişti ki çocukluğuma götürdü beni.

    Yedi Güzel Adam

    Bu kitabı okumuş olmama rağmen, Cahit Zarifoğluna ait olduğunu bilmiyordum. Hangimiz Cin Ali'nin müellifini hatırlar ki? Oku deniliyordu, okuyorduk. Güç bela kitaptan bir şey hatrımda kalmış, hiç unutmamışım. Cümle dizilimini anımsayamasamda,

    (bu yedi güzel adamdan birinin) Canı sıkılıyordu. Vakit öğlendi ve güneş tepedeydi. Üstelik günlerden de cuma(*) ydı.

    Cuma günü öğlen vakti canı sıkılan birini tasvir ediyordu. Sonra o çocuksu can sıkıntısını bir şekilde Cuma Namazına bağlıyordu.

    Gerçekten zarif bir pedagoji metodu. Allah rahmet eylesin.

    ' Ah şu yalnızlık
    kemik gibi..
    Ne yana dönsen batar..'

  • Cevriye Cebiryırtılmaz
    Cevriye Cebiryırtılmaz

    KIRK YAŞLARINDAKİ BİR ADAMIN KONUSU

    Karşılaşabildikse
    Ağzını kullan ve lütfen sor:
    - Nasılsın
    Cevap veriyorum
    - Bulanık

    Yıllar
    Gerçekler
    Birini söyle

    Kimden sorsak sevginin saklambaçlarını
    Bir böcek bakışı yassı
    Göğsümüzün gergefinde

    Yıllar yirmi yıl açmış arayı

    Mantığı öldüreceksin
    Bir sabah
    Bir ferman kaleme alarak:
    tarihi yıkmalıydık
    ırkları ve suçları yakmalıydık
    Kalbi alışverişten almalıydık
    kırk yaşlarındaki bir adamın konusuna bakmalıydık
    ...
    ....

  • Gül Gül
    Gül Gül

    Sultan

    Seçkin bir kimse değilim
    ismimin baş harfleri acz tutuyor
    Bağışlamanı dilerim

    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme

    Hayat bir boş rüyaymış
    Geçen ibadetler özürlü
    Eski günahlar dipdiri
    Seçkin bir kimse değilim
    İsmimin baş harflerinde kimliğim
    Bağışlanmamı dilerim

    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme

    Hayat boş geçti
    Geri kalan korkulu
    Her adımım dolu olsa
    İşe yaramaz katında
    Biliyorum
    Bağışlanmamı diliyorum


    Cahit Zarifoğlu

  • Bora Aslan
    Bora Aslan

    ıssız bir istasyon vadide
    ipince yağmur
    istim fener ve çıngırak
    herşey hazır
    bekliyor bedeviler seni
    galileli çobanlar
    kurtlar rengeyikleri
    boynunda iki hayatın süsleri
    ganimetleri

    sen yüreklere inmede mâhir
    sen seslerin sözlerin prensi.'

  • Cevriye Cebiryırtılmaz
    Cevriye Cebiryırtılmaz

    Sahip olun!
    taşa
    demire
    aleve
    küle bile...

    zarif insan, zarif şair..

  • Leyla Şenkal
    Leyla Şenkal

    kardeşim dedim
    acılarıma da kardeş olur musun

  • Gül Gül
    Gül Gül

    Zariflik, yoğun bir duygusallık, şuur, teslimiyet, kanaat, gariblik, gönül insanı olmak, adam gibi adam, inanç....... Allah Rahmet eylesin.....

  • Cin
    Cin

    bir sıra gümüş bilezik
    küçük küçük halkalar
    genç bir kız durdu şavkında
    hülya dolu bakışlar

    c.z

  • Süleyman
    Süleyman

    BÖYLE OL BÖYLE SÖYLE

    Doğuyor çocuklar
    Türkiyede
    Cezairde
    Kenyada
    Eskimolar ülkesinde

    Dünya ne uzun
    Ne kısa

    Milyarlarca milyarlarca çocuk
    Geldi yeryüzüne
    Her birinde bir çift göz
    Baktılar yer-gök aleme

    Şimdi gözler
    Eğleşir eşyada
    İki kere milyarlarca gözle
    Baktılar nehirlere
    Yanyana akıp
    Karışmayan
    Tuzlu suyu tatlı suya
    Kuşlara
    Dağlarda dolanan kartala

    Şurada bir savaş var kan akıyor
    Şurada. İki kere müslüman kan

    Ve milyarlarca çocuk
    Tarih boyunca
    Büyüyüp
    Avuçladı dünyayı

    Giderken
    Bıraktılar hep

    Doğuyor çocuklar
    Çinde
    Afganistanda
    Türkiyede
    Şimşek sabahta yıldız gecede
    Doğumlara artık ebeler
    Anneler de karışmıyor

    Ya bu sonbahar
    Dünyanın mevcudu ne
    Nereye gitti
    Doğup doğup boy atan nağra atanlar

    Ne sesleri kaldı
    Ne cisimleri

    Ah çocuklar çocuklar
    İçiniz kararmasın sakın
    Açıp
    Okuyunca bu şiiri

    Şimdi biraz
    Baksın dikkatle bana gözleriniz

    Ögrenelim şu duayı
    Yol boyunca
    Beşikten başlayıp
    Mezarlara kadar

    Önce besmele
    En güzel kelime

    Allahım
    Yol boyunca
    Bırakma elimi
    Düşerim sonra

    Allahım
    Niçin halkettinse beni
    Kalbime söyle iyice
    Engellerden arınsın yolum

    Allahım
    O güzeller güzeli
    Hangi iyilik diledi senden
    Dilerim ben de öylelerini


    Allahım
    Peygamber efendimiz
    Hangi şerlerden sığındıysa sana
    Upuzak tut benden de onları

    Allahım
    Yol boyunca
    Tarih boyunca
    Başıboş bırakma bizi



    Böyle olmuş böyle söylemiş... güzel zarif amca. Allah rahmet eylesin.

  • Salim Kanat
    Salim Kanat

    en sevdiğim şairdi.. erken gitti öte dünyaya.. ne yapalım ki takdir böyleymiş.. Allah rahmet eylesin gani ganil...amin..

  • Baran Çaçan
    Baran Çaçan

    seçkin bir kimse değilim
    ismimin baş harfleri acz tutuyor...

  • Duney Neuh
    Duney Neuh

    Gözleri yumuşak yüzü yorgun bileği sert toprak
    Sanma ki harp derdinden geçtim
    Düşünme ki dökeceğin kanlar hunhar
    Derimin altında ne belalar baygın
    Bir devlet taşıyorum başımda
    Bu ev bana dayanmaz
    Çöker kızıllar kuduran inleri dünyanın
    Arkadaş
    Şimdi yalnız savaş

  • Elif İnsirah
    Elif İnsirah

    sesini duyuyorum kendimin\kelimeler kendinden emin degil
    yanlis anlasilmisda olabilir
    aklim basimda mi degil

  • Ormia Falan
    Ormia Falan

    Uzak
    'İlle gerek mi özlediğimi söylemek
    ya da sevdiğimi seni
    Hem gelecek günlere bıraktım seni
    seninle ölmeyi bir güzel
    seninle.'
    A.C.Z.

  • Mehmet Safa
    Mehmet Safa

    Batıpark'ta otururdu ACZ.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç

    ZARİF BİR YÜREK: CAHİT ZARİFOĞLU
    M.NİHAT MALKOÇ

    Şâirler yüreklerimizin tercümanıdır.Onlarla görürüz,onlarla düşünür,onlarla hayal ederiz.Bu yürek dostları olmasa nasıl ifade ederdik hislerimizi? ....Dünya onlarla güzel…Kanın ve barut kokusunun gök kubbemizi sardığı bu çağda şâirler az da olsa hayatımıza renk katıyorlar.Bize insanî hislerin ölmediğini haykırıyorlar.Katılaşan yüreklerimizi yumuşatıyorlar.
    Hislerimizin soylu tercümanlarından olan Cahit Zarifoğlu’nu bundan 18 yıl evvel kaybettik.1 Temmuz 1940 tarihinde Ankara’da başlayan hayat serüveni 47 yıllık bir ömürden sonra 7 Haziran l987’de İstanbul'da tamamlandı.Bu kısa ömre çok şey sığdırdı O…Dördü şiir, biri hikâye, biri roman, biri deneme, biri günlük, biri tiyatro ve altısı çocuk hikâyesi olmak üzere on beş eser bıraktı bizlere...
    Bir elinde birden çok karpuz tutan ender şahsiyetlerden biri olan Cahit Zarifoğlu,edebiyat dünyasında şâir olarak tanıttı kendini.Her ne kadar hikâye,roman,deneme,günlük ve tiyatro türlerinde eserler yazsa da şiirde yoğunlaştı. “İşaret Çocukları” adını taşıyan şiir kitabı onun şiirinin çıkış ve zirve noktasıdır.
    O da pek çok şâir gibi Maraşlı’dır.Maraş’ın bu kadar çok ve büyük şâirler çıkarması da ayrı bir merak ve araştırma konusudur.
    Onun dört tane şiir kitabı var,demiştik.Bunlar: “İşaret Çocukları (1967) ”, “Yedi Güzel Adam (1973) ”, “Menziller (1977) ”, “Şiirler (1989) ” adlarını taşıyor.
    Zor şiirlerdir Cahit Zarifoğlu’nun yazdıkları….Vasat bir okuyucu onu anlamakta hayli zorlanır.Onun için de geniş kitlelere hitap edememiştir.Fakat bu durum onun şiirinin edebî açıdan kıymetini asla düşürmez; aksine artırır.
    O,şiirlerinde sürekli bilinçaltını kurcalar durur.Bununla beraber felsefî uzantıları var şiirlerinin…Yazdığı pek çok şiirde gözle görülür bir derinlik mevcuttur.Bazen kelimeleri şifreler…Anahtar rolü oynayan mazmunu bulduktan sonra mânâ,çorap söküğü gibi gelir.Onu ve şiirlerini anlamak için okuyan kişinin belli bir fikri altyapısı olması gerekir.Bu yönüyle onu Behçet Necatigil’e benzetenler de olmuştur.
    Aslında Zarifoğlu,şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır.Bu yönüyle anlaşılır gözükse de şiirsel derinliği çözme bakımından zordur eserleri…İlk bakışta sıradan gözükür yazdıkları….Fakat her kelimede bir derinlik ve mesaj yükü vardır.Bunu anlamak için köklü bir şiir bilgisi ve felsefi birikim gerekir.Bu demek değildir ki bütün şiirleri böyledir.Vasat okuyucunun vakıf olabileceği şiirleri de vardır.
    Onun şiirlerinde ölçü ve kafiye bulamazsınız.Bu boşluğu mânâ derinliğiyle doldurmuştur.Yani kafiyenin ahenginden istifade etmemiştir.Lâkin şiirlerinde zaman zaman bir iç kafiye sezilir.Kelimeleri kullanışı ölçülüdür.Görünürde basit gözükse de yazmaya kalktığınızda zor olduğunu fark ettiğimiz şiirlerdir bunlar….Bu şiirlerin çok uzun zaman dilimlerinde yazıldığı da bir gerçektir.Bazı insanların sandığı gibi bir çırpıda yazılmamıştır bu şiirler….Bir çilenin ve fikir sancısının ürünüdürler.Dostlarıyla ve şiirle ilgili enteresan kanaatleri vardır Zarifoğlu’nun...Bunları kendisinden dinleyelim isterseniz:
    “Biri benimle şiirim yüzünden ilgilenirse ve hele beğenirse, çok sıkılırım.Tepeleme bir şâir gibi yaşarım. Ama şiir hayatımda hiç yer almaz. Şiir yazdığımdan habersiz çok samimi arkadaşlarım vardır. Bilmelerini de hiç istemem, zira hemen tavır alırlar. Onlar bu yönde belli bir tavır alınca da benim şâir yaşamımı etkiler. Zira, dostlarım 'halktan' tabir edilen kişilerdir. Esnaf, küçük memur, şoför, balıkçı, küçük muhasebeci, işçi vs. gibi kişiler….
    Ben yaşarım. Hareketli, canlı, kıvıl kıvıl yaşarım. Ve hayattan sızlandığım hemen hiç görülmez. Günlük dış hayatımda şiir hiç yoktur. Ama içimde her an kilolarla şiir ağırlanır. Hep şiir tezgâhlayan bir mekanizma vardır içimde. Aman ne de bencildir. Şiir bir tüm olarak hep kendisinde kalsın ister. Ne zaman ki doymuş bir eriyik gibi, şiire doyar ve benim içeriye habire dolduklarımı artık kabul edemez olup, gelenlerin ısrarı karşısında bir yara gibi zonklamaya başlar, o zaman izin verir, bir-iki şiir yazarım. Onun vekili gibi yaşarım...”
    Bazı insanların zannettiği gibi Cahit Zarifoğlu,halktan kopuk ve içine kapanık bir insan değildir.Yüreği sevgi dolu,sıcak bir yürek dostudur.Şiirini anladığımızda şüphesiz ki onu daha çok sevecek ve kendimize yakın bulacağız.Bu,kadri bilinmemiş,büyüklüğü göz ardı edilmiş aydını ve şâiri ölümünün 18. yılında rahmetle anıyoruz.Bıraktığı boşluğu her geçen gün daha çok hissediyoruz.

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk

    Bir Çiçek Açıyordu Sana

    Gökyüzü vardı,yeryüzü vardı
    Ve ikisi arasında sen,dokuyup gidiyordun yalnızlığı
    Birden farkettin çocukları
    Kuşları farkettin,dağları farkettin
    Bir çocuk bir masala takılmış gidiyordu,farkettin
    Heryerde acı vardı ve bir çiçek sana açıyordu farkettin
    Eğri bir dünyada doğru bir şarkı farkettin
    Akşam eve dönerken kucağında açmamış çiçekler olurdu
    Ve sen sabaha kadar beklerdin onları
    Çiçek patlarken yüzünde bir gülümseme
    Cennetteki ırmak,üstümüzdeki rahmet,ellerimizdeki hayret....
    Farkettin
    Biz şimdi bıraktığın dünyadayız birşey değişmedi
    Bombalar değişmedi
    Geliyor ve gidiyoruz birşey değişmedi
    Acz dedin,güzel şeyler söyledin canım Zarifoğlu
    Seni biraz daha özledik her haziranda
    '' Bağışlanmamı dilerim ''diyen unutulmaz sesin
    Dolaşıyor hala her yanımızda
    Bir değirmenmiş dünya farkettik.

    Mevlana İdris

  • Eylem Esra
    Eylem Esra

    kimi vakit geldim sana..
    ama hüznüm geri döndü...
    baktım ki işgal gözlerin...

    bilirim aydınlık için karanlık gerekli...

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    ***
    Tam şimdi ipe koşan
    beni elleriyle alkışlayan
    ağrıyan bir gün geliyor..

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Eski şairliklerim gitti gözümden
    Gayridir başka bir hal kuşanıyorum...

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Sana zorsa birak yanayim
    Kolaysa esirgeme..

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Istanbul Üniversitesi Alman dili ve Edebiyatini bölümünde okuyan Zarifoglu 1940 yilinda ankarada dogmustur. Benim icin mavera demek zarifoglu kolay kolay begenmeyenlerden cünkü kendisine gönderilen siir ve makalelerin cogu geri dönmüstür ve ben sanirim bu titizliginden seviyorum maverayi bir kisim yazar ve sair grubu onun icin burnu havada tanimi yapmis olsalarda gizliden hayranlardir hani!

  • Var Mısın?
    Var Mısın?

    Cahit Zarifoğlu

    1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Çevirmenlik yaptı. Avrupa'yı dolaştı. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu ve TRT'de çevirmen olarak çalıştı. Son olarak TRT İstanbul Radyosu'nda denetçilik yaptı. İlk şiir ve hikâyelerini K.Maraş'ta mahalli gazetelerde yayımladı. Yine K.Maraş'ta Açı adında bir dergi çıkardı. Başta Diriliş ve Edebiyat olmak üzere birçok dergide yazdı. Mavera dergisi ve Akabe Yayınlarının kurucuları arasında yeraldı. Çeşitli gazetelerde müstear isimlerle günlük yazılar yazdı. Şiirden başka, öykü, roman, günlük, oyun ve çocuk edebiyatı alanlarında ürünler verdi. 1987 İstanbul’da öldü.

    ESERLERİ
    İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış adlı kitaplarında yeralan şiirleri, kitaplarına girmemiş şiirleriyle birlikte vefatından sonra Bütün Eserleri I/Şiirler adı altında yayınlandı.Günlüklerini Yaşamak adıyla topladı.