Eyvah ki; aşksız gönül dinden sayılmaz! Yanmazsa aşkla o, gönülden sayılmaz! Sevmeden geçirdiğin bir günün varsa; O gün boşa geçmiştir, günden sayılmaz
Erkeklere mahsustur. 1.Çocukluk aşkı:Masumiyet 2.Gençlik aşkı:çılgınlık. 3.Yaşlılık aşkı:Andrapoz+ Prostat+ Ben bir zamanlar bir şey yapardım ya,her neyse.Amannn sende.(zengin olan yaşlı erkekler istisnadır.İstisnakar kaideyi bozmaz.)
Aşk çözülemeyen bir bulmacadır. Her bir parçası bir iklimde gizli. Duygularla örülmüş; ama bütünüyle anlaşılmaz. Aşkta bütün duygular en yoğun haliyle yaşanır, birbirine karışır. Aslında her duygunun bir rengi vardır; fakat aşkta bu renkler en koyu biçimini aldığı halde birbirine karışır ve hiçbiri gerçek rengini koruyamaz. Nefret, hüzün, sevgi, özlem... aşkın temel açmazıdır. Nefrette de aşk var, hüzünde de, sevgide de, özlemde de. Aşk bitmez... ama çözülmez de...
Aşk imkânsızı başarma çabasıdır. En ulaşılmaza âşık olunur bazen. Görünmez bir yolda yürümek, sonu olmayan bir kuyuya inmek, fırtınalı okyanusta sörf yapmak gibidir. Ulaşmak için amansız bir çaba verilir. Âşık için anlamlı bir çabadır. Sevgili, sevgilisinin dönmeyeceğini ve onu ebediyen yitirdiğini bildiği halde, umudunu yitirmez, “belki döner” diyerek ardından koşuşturur.
Aşk bir armağandır. Kendiliğinde insanı bulan bir armağan... Ne zaman, nerede ve niçin geldiği bilinmeyen bir armağan... İnsanın sahip olabileceği en değerli armağan... Yaşamda elde edilebilecek en büyük armağan... İnsanın onu kendinden başkasıyla asla paylaşamayacağı bir armağan... Onu yitirmemek için canı pahasına koruduğu bir armağan... Sürekli aklında, yüreğinde tuttuğu bir armağandır.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik.
Kimi zaman güldüren; sevindiren... Kimi zamanda ağlatandır. Ne olduğunu bazen çözemeyecek duruma gelebiliriz. Öylesine bağlı kalıp bir daha kopmak imkansızdır. Aşkın kollarına düşen asla bir daha kurtulamaz. Acısını daima çekeriz ve aşkın izleri ömrümüz boyunca hep saklı kalır bir yerlerde. ansızın çıkıverdiğinde ise olanlar bize olur... Ne diyelim bir tarafı gül, bir tarafıda diken iştee...)
Gözlerin bir çığlık
bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece
Çok
uzaktan
geçen
bir gemi.
Senile olmak da,
sensiz olmakta zor.
Bir gırdap içinde
Kayıplardayım.
Kurumuş bir güldür bak
Elime aldığım
Ve
Sensizliğimi,
onla yaşadığım.
Dursun zaman
Açmasın gül
Bülbül ötmesin
Bekliyorum
O
Gelecek.(mi acep?)
Eyvah ki; aşksız gönül dinden sayılmaz!
Yanmazsa aşkla o, gönülden sayılmaz!
Sevmeden geçirdiğin bir günün varsa;
O gün boşa geçmiştir, günden sayılmaz
aşk dediğin; yoksulluktur. bedenini, ruhunu,kalbini emanet ederk başkasına düşler bahçesinin çiçekleri ile avunmaktır...
Erkeklere mahsustur.
1.Çocukluk aşkı:Masumiyet
2.Gençlik aşkı:çılgınlık.
3.Yaşlılık aşkı:Andrapoz+ Prostat+ Ben bir zamanlar bir şey yapardım ya,her neyse.Amannn sende.(zengin olan yaşlı erkekler istisnadır.İstisnakar kaideyi bozmaz.)
Gözlerim
Bahar yorgunu
Gözlerim.
Islanan yastıklarda
Bitkin.
Sahi,geleceğim demiştin ya,
Nerdesin?
Gözlerim
Gözlerini özlediğim
Gözlerim.
Gel artık.
Aşk bir hastalık. Öyle bir hastalık ki kimse düşmek istemez. Ama bir defa bu hastalığa düşen deva istemez, doktor istemez...
Aşk çözülemeyen bir bulmacadır. Her bir parçası bir iklimde gizli. Duygularla örülmüş; ama bütünüyle anlaşılmaz. Aşkta bütün duygular en yoğun haliyle yaşanır, birbirine karışır. Aslında her duygunun bir rengi vardır; fakat aşkta bu renkler en koyu biçimini aldığı halde birbirine karışır ve hiçbiri gerçek rengini koruyamaz. Nefret, hüzün, sevgi, özlem... aşkın temel açmazıdır. Nefrette de aşk var, hüzünde de, sevgide de, özlemde de. Aşk bitmez... ama çözülmez de...
Aşk imkânsızı başarma çabasıdır. En ulaşılmaza âşık olunur bazen. Görünmez bir yolda yürümek, sonu olmayan bir kuyuya inmek, fırtınalı okyanusta sörf yapmak gibidir. Ulaşmak için amansız bir çaba verilir. Âşık için anlamlı bir çabadır. Sevgili, sevgilisinin dönmeyeceğini ve onu ebediyen yitirdiğini bildiği halde, umudunu yitirmez, “belki döner” diyerek ardından koşuşturur.
Aşk bir armağandır. Kendiliğinde insanı bulan bir armağan... Ne zaman, nerede ve niçin geldiği bilinmeyen bir armağan... İnsanın sahip olabileceği en değerli armağan... Yaşamda elde edilebilecek en büyük armağan... İnsanın onu kendinden başkasıyla asla paylaşamayacağı bir armağan... Onu yitirmemek için canı pahasına koruduğu bir armağan... Sürekli aklında, yüreğinde tuttuğu bir armağandır.
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya
(A) rzu.(Ş) efkat.(K) ıskançlık.AŞK.
AŞK,sevdiğimiz kişiye körü körüne bağlanılması,o yanımızda olmadığında içimizin sıkılması ve 'onsuz yaşayamam' düşüncesinin sarmasıdır........
AŞK,sevdiğimiz kişiye körü körüne bağlanılması,o yanımızda olmadığında içimizin sıkılması ve 'onsuz yaşayamam' düşüncesinin sarmasıdır........
Aşk,her daim imkansızı yaşamak ve yaşatmaktır...
aşk için her ölüm kavuşmaktır; yeter ki sevgilinin elinden olsun!
Aşk için her ölüm kavuşmadır; yeter ki sevgilinin elinden olsun!
kimi kutsar, kimi inkar eder.
besere duyulan ask çetin imtihandir.
Vedud'a duyulan ask ise, Ibrahimvari, ates govdeyi yaksada gonul gulistanliktir.
not: La uhibbul afilîn!
İMKANSIZ OLDUĞUNDA ÇOK ACI VERİCİ. AŞIK OLDUĞUNDA KARNINDA KRAMPLAR GİRİYO ONU GÖRÜNCE ATEŞ BASIYO YÜZÜNE ELLERİNİ KOYACAK YER BULAMIYORSUN KISACA AŞK GÖNÜLE GİRDİĞİNDE AKILDA TATİLE ÇIKAR
Tek taraflısı felaket,çok taraflısı rezalet.
Bir kez tuttum elini
Ve sen çekip gittin
Alacağın olsun
Senin!
Platonik Aşkım benim.
Gözlerim
Ah! körolası gözlerim
Özlüyor
Seni
Günler,aylar geçti
Sen neredesin?
Vefasız sevgili.
GÖRÜNMEZ BİR KELEBEGİN
KANAT ÇIRPIŞLARI GİBİDİR
Ask, hayallerindeki prens ile, gercek hayatta tanismak, o masali yasamaktir.
Açık seçik de yazarım seni sayfalara..Dökerim kelimeleri bir bir ayaklarına..Çocuk sen bir bahçenin en güzel çiçeğiydin.Ama kopardım
Çok geç
hançer, zehir, acı, sevinç, üzüntü
Kimi zaman güldüren; sevindiren... Kimi zamanda ağlatandır. Ne olduğunu bazen çözemeyecek duruma gelebiliriz. Öylesine bağlı kalıp bir daha kopmak imkansızdır. Aşkın kollarına düşen asla bir daha kurtulamaz. Acısını daima çekeriz ve aşkın izleri ömrümüz boyunca hep saklı kalır bir yerlerde. ansızın çıkıverdiğinde ise olanlar bize olur... Ne diyelim bir tarafı gül, bir tarafıda diken iştee...)
bile bile tutsaklıktır...
aşk bir annenin cocugunu dövmesidir
aglarsın acısından ama ona kırlmasın
aşkta öle
aldatılırsın kalbin yanar ama yinede seversin
aşk işte böyle