Kültür Sanat Edebiyat Şiir

imtihan sizce ne demek, imtihan size neyi çağrıştırıyor?

imtihan terimi Mustafa Atilgan tarafından 30.04.2003 tarihinde eklendi

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz 22.11.2012 - 09:52

    Aşk imtihandır; Hak etmeyeni sevdirme Ya Rab...

  • Necmettin Yılmaz
    Necmettin Yılmaz 12.10.2012 - 23:53

    “Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır.”

    Hz.Mevlana

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 24.02.2011 - 22:22

    'Eğer imtihan oluyorsanız; bu, Allah’ın sizi unutmadığının müjdesidir.'

    Mevlana Celaleddin-i Rumi

  • Dilek Avaz
    Dilek Avaz 10.02.2009 - 15:17

    aldığımız soluğun bile bir nedeni varsa sebepsiz diil hiç bir şey Rabbim öyle güzel yaratmışki insan oğlunu muhakkak bir bedeli vardır bunların en başında geleni işte imtihan.

  • Muhammed Hakkani
    Muhammed Hakkani 26.12.2008 - 22:02

    Allah ezelde yalnız idi ve bilinmeyi tanınmayı arzuladı.. bunun için mahlukatı yarattı. Hlabuki Allahın Lutfu var ve Kahrı var. (Esma-i Lutfiyesi ve Esma-i Kahriyesi var) Bazı kullarını cennetine alıp lutuflarına nail kılacak, diğerlerine cehennemine koyarak kahrına mazhar edecek..

    Ancak Rabbimizin yüksek adaleti gerektiriyorki bunu cebren yapmasın yani kullarını zorla cennete cehenneme koymasın. Bunun için insana akıl ve irade ile mühlet vererek tercihi kendilerine bıraktı. Onları bazı emir ve vazifelerle sınayarak seçme hakkı verdi, itaat edenlerle isyan edecekleri böylece kendi fiilleriyle ayırt etti..

    Hemde Rabbimiz engin Rahmeti aşkın Merhameti ile biz kullarını bu imtihanda da yalnız bırakmadı ve binlerce Peygamber yollayarak bu elim akıbetten onları haberdar etti, ve engin lutuf ve ikramlarını müjdeledi..

    ve Allah yine rahmet ederek bu peygamberin tanınması ve bilinmesi için mucizeler, kimsenin yapamıyacağı harikalar yarattı taki insanlar o mucizelerin Allah tarafından yapıldığını ve onlarla peygamberini doğruladığı anlasınlar..

    Artık bu kadar akıllar haberler mucizeler şahitler delillerden sonra hala inkar ve dalalet yolunu seçenlere kimsenin yapabileceği bir şey yok..

    şimdi tercih bizimdir:
    _İman ve tasdik ederek ameli salih işler Allaha ibadet edersiniz ve neticesinde = Allahın rızası ve cennet kazanırsınız

    _yada inkar ile küfür eder ve ameli fasit işler sonundada = Allahın gazabı ve cehennem hakedersiniz.

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 16.04.2008 - 14:10

    vâr isek...sebebi var...

    düşünürdüm bir vakitler ki; kişi hep sevdiklerinden imtihana tâbi tutulur...

    onun yolunda sınanır...

    ama şimdiki vakitlerde düşündüğüm şu:

    Sevdiğiyle imtihan olunmuyor insan....

    Şâyet o sevilen sevenin en sevdiğiyse...ta içindeyse...Mevlâna'nın dediği gibi ben senim, sen de ben isen...ikilik yok teklik vâr ise...ki var...

    o halde sevilen de kendisidir kişinin yine...

    Sevilen sevenin kendisinden öte biri değildir ki....

    Öyleyse o beklediğim imtihan yine kendimledir...

    Beni benimle keserler....

    Beni benimle bilerler....

    Beni benimle sınarlar...

    âh...hâlâ 'ben' yazabiliyorsa bu kalem...en çetrefilli sorularındayım demektir imtihanımın....

    ....

  • Can Cimsit
    Can Cimsit 08.02.2008 - 19:53

    Imtihanima son vermeni istemek
    Ölümü istemekle es mi?

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 15.05.2007 - 12:36

    ' İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece 'İman ettik' demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.' Ankebut, 2-3

    'And olsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. Sabredenleri müjdele!

    O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: inna lillahi ve inna ileyhi raciun = doğrusu biz Allah’ınız/Allah’a aidiz/Allah içiniz ve O’na dönücüleriz derler.

    İşte onlar var ya, Rablerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır. ' Bakara 155-156-157

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 16.04.2007 - 15:49

    Kimimiz verilenlerle kimimiz de verilmeyenlerle imtihan ediliyoruz. Ama mutlaka ki hayatta her istediğimiz elimizin altında olmuyor. Birini bulsak diğerini bulamıyoruz, yani hepimiz her an sınavdayız. Hem varlıkla hem yoklukla herkes her an imtihanda.

    Yüce Rabbim yarattığı kullarını başıboş bırakmamıştır.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 02.12.2006 - 15:07

    HER AN İMTİHAN OLUYORUZ

    M.NİHAT MALKOÇ

    Dünya denen durakta ebediyet arabasını bekliyoruz. O gelecek, uzun ve çileli yolculuğumuza çıkacağız. Bu yolculuk herkes için çileli değil elbette… Yolculuğa çıkmadan evvel gerekli hazırlıklarını yaptıysan yolda sıkıntı çekmezsin. Yanına azık aldıysan açlıktan, su aldıysan susuzluktan korkmazsın. Bu ebediyet yolculuğunda yanımıza alacağımız azık amellerimizdir. Onların varlığıyla yolculuğumuz keyfe, yokluğuyla da işkenceye dönüşecektir. Bunu bilerek sonsuzluğa giden yola çıkmalıyız.

    Dünyanın maddi varlığı elbette ki dünyada kalır. Yanımızda götürebileceğimiz şeyler iyiliklerimizdir. Onların miktarıyla layığımızı bulacağız. Bununla beraber, şairin deyimiyle dünyada bırakacağımız ‘hoş bir seda’dan başka bir şey değildir. Fani hayattan koptuktan sonra iyi anılabiliyorsak bu bize yeter. Geride bıraktığımız hayırlı eserler ve hayırlı evlatlar amellerin devamını sağlar. Bunlar yoksa ölenin amelleri kesilir.

    Dünyanın bir imtihan yeri olduğunu küçük büyük hepimiz biliyoruz. Çünkü hayatta Allah tarafından her saniye imtihan ediliyoruz. Oturuşumuz, yatışımız ve kalkışımız hep imtihan içerisinde geçiyor. Kulun imtihansız anı yoktur. Onun için şeytanın fitne, fesat ve tuzakları karşısında daima teyakkuzda olmak mecburiyetindeyiz. Yüce Rabbimiz imtihanda bulunduğumuzu bize açık seçik bildirerek bunun farkında olmamızı istiyor:

    “Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: ‘Biz Allah’a ait (kullar) ız ve şüphesiz O’na dönücüleriz.’ Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır.” (Bakara, 155-157)

    Bu yalancı dünyaya ne ağalar, ne paşalar, ne zenginler, ne makam mevki sahipleri geldi. Neticede hepsi de fani ömürlerini tamamlayıp göçtüler. Çoğunun isimleri unutuldu, nesilleri kesildi, bir fatiha okuyacak kimseleri kalmadı. Malları, makamları ve asaletleri onlara bir şey kazandırmadı. İmtihan olduğunu idrak eden, bu şuurla yaşayan insanlar fani ömürle ebediyet âlemini kazandılar. Onlar ne kadar kârlı ve bahtiyar insanlardır. Ne kadar yaşarsak yaşayalım günün birinde emaneti sahibine teslim edeceğiz. Bu gerçeği Rabbimiz bize açık seçik bir biçimde onlarca ayette bildiriyor: “Her nefis ölümü tadıcıdır.Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Biz’e döndürüleceksiniz.” (Enbiya, 35)

    Dünyayı bir misafirhane olarak görmeliyiz; zira burada sadece geçici bir süre konaklayacağız. Ömür sermayemizi ahiret yurdunda huzur bulacağımız bir yatırım için harcamalıyız. Aksi takdirde bütün sermayesini kaybetmiş bahtsız tüccara döneriz. Kadın, çocuk ve para bu yolda önümüze çıkan tuzaklardır. Akıllı mümin bu tuzaklara düşmemek için adımını denk atar. Yüce Allah bu hususta da uyarıyor bizi:

    “Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet, insanlara süslü ve çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. De ki: Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir.” (Al-i İmran, 14-15)

    Geçici hayat ve maddi lezzetler hayatımızı rotasından uzaklaştırmamalıdır. Gönül kıblelerimiz sanal değil, sabit ve daim olmalıdır. Akıllı insan dünya hayatına karşılık ahiret yurdunu satın alandır. Bu da ancak Allah’a gerçek kul olmakla mümkündür. Her şey alenen gerçekleşiyor. Eden buluyor sonunda. Yüce Allah kulunu yargılamadan evvel uyarıyor, haber gönderiyor. Pek çok ayette mümin ve mümineleri sabır ve tahammüllerinden dolayı ödüllendireceğini söylüyor. Bununla ilgili delil olarak şu ayeti gösterebiliriz:

    “Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir.” (Al-i İmran, 185-186)

    Nasıl ki dünya imtihanlarına günlerce, haftalarca, hatta aylarca önceden titizce hazırlanıyorsak, öyle de ebedi saadetimiz için uhrevi imtihanlara da o ciddiyette çalışmalıyız. Dünyanın hengâmeleri içerisinde maneviyatımızı ihmal etmemeliyiz. İhmal edersek iç huzurumuzu sağlayamayız. Dünya imtihan meydanıdır ve hizmet yurdudur; lezzet, ücret ve mükâfat yeri değildir. Mükâfat sadece Allah’a tabi olanlara ahirette verilecektir. Ne mutlu imtihanın sırrına varıp gereğini hakkıyla yerine getirenlere! ...

  • Nisa Gül
    Nisa Gül 12.11.2006 - 18:05

    günahlara keffarettir gönüldeki keder
    ameller halis olunca niyetler olmaz heder
    biraz daha sabret bak neler göreceksin neler
    Rabbim ihmal değil,imtihan eder.....

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 09.11.2006 - 23:02

    'mihnet' (zorluk çekme) de aynı kökten..
    arife târif gerekir mi?

  • İmran Tekin
    İmran Tekin 22.06.2006 - 23:14

    bu dünya hayatı varmıki sanki kalan

  • Med Cezir
    Med Cezir 16.06.2006 - 00:33

    kimi çoluğu çocuğuyla...
    kimi de anası babasıyla...
    ya sabır!

  • Nevi Gazel
    Nevi Gazel 14.06.2006 - 01:39

    asıl babammış halbuki..

  • Nevi Gazel
    Nevi Gazel 10.06.2006 - 12:23

    annem ve ablam! ! !

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 02.04.2006 - 13:29

    Tohum benzetmesi
    (Mat.13:1-23; Mar.4:1-20)
    4-5Büyük bir kalabalığın toplandığı, insanların her kentten kendisine akın akın geldiği bir sırada İsa şu benzetmeyi anlattı: «Ekincinin biri tohum ekmeye çıkmış. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düşmüş, ayak altında çiğnenip gökteki kuşlara yem olmuş. 6Kimi kayalık yere düşmüş, filizlenince susuzluktan kuruyup gitmiş.7Kimi, dikenler arasına düşmüş. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğmuş. 8Kimi ise iyi toprağa düşmüş, büyüyünce yüz kat ürün vermiş.» Bunları söyledikten sonra, «İşitecek kulağı olan işitsin! » diye seslendi.
    9-10İsa, bu benzetmenin anlamını kendisinden soran öğrencilerine, «Tanrı Egemenliğinin sırlarını anlama yeteneği size verildi» dedi. «Ama başkalarına benzetmelerle sesleniyorum. Öyle ki,

    `Gördükleri halde görmesinler,
    duydukları halde anlamasınlar.'

    11«Benzetmenin anlamı şudur: tohum Tanrı'nın sözüdür. 12Yol kenarındakiler sözü işiten kişilerdir. Ama sonra İblis gelir, inanıp kurtulmasınlar diye sözü yüreklerinden alır götürür. 13Kayalık yere düşenler, işittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için ancak bir süre inanan kişilerdir. Böyleleri sınandıkları zaman imandan dönerler. 14Dikenler arasına düşenler, sözü işiten ama zamanla yaşamın kaygıları, zenginlikleri ve zevkleri içinde boğulan, dolayısıyla olgun ürün vermeyenlerdir. 15İyi toprağa düşenler ise, sözü işitince onu iyi ve sağlam bir yürekte saklayanlardır. Bunlar sabırla dayanarak ürün verirler.

  • Martin Gore
    Martin Gore 31.01.2006 - 20:30

    sonuc biliniyorsa imtihan anlamsızdır...

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 06.09.2005 - 14:37

    XVIII. yüzyılın ünlü simalarından kethüdazade arif efendi, eski kazaskerlerden birinin oğluna münasip bir görev vermesi için ahbabı olan şeyhülislâma
    bir mektup yazar.cevap:
    -imtihana girsin, kazanırsa bir yer buluruz. olur.
    ilk karşılaşmalarında arif efendi şeyhülislama:
    -sen bu mınsıba imtihanla mı geldin? diye çıkışınca o da gülerek şöyle der:
    -beni de işte onun için bir türlü adam yerine koymuyorlar da bu tür ricalara istiskâl ediyorlar ya! ..

  • Berna Sırlan
    Berna Sırlan 07.06.2005 - 15:24

    Ayyy! Bıkkınlık geldi artık.Doğar doğmaz bu dünyanın bir imtihan süreci olduğunu bilerek büyüdüğümüz yetmiyormuş gibi bir de ekstradan(öss,lgs,yds vb......) sınavlarla büyüyüp gidiyoruz.

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 03.02.2005 - 11:03

    denemek, sınamak...hayatta en nefret ettiğim şeydir sınanmak...

  • Pınar Kaya
    Pınar Kaya 12.09.2004 - 01:00

    Bu kelime beni geriyor artık o kadar cok imtihan oldum ki; öbür dünyada olucak imtihan kalmadı :))

  • Mustafa Atilgan
    Mustafa Atilgan 30.04.2003 - 09:19

    “Felek esbab-ı cefasın toplasın gelsin,
    Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetden.”