aşk...günümüzün hakarete uğrayan en güzel kavramı.çünkü; insanlar yaşadıkları gündelik basit şeylerde de aşk kavramını kullanmaya başladılar.aşkın dili olsaydı herhalde davacı olurdu.haykırırdı ben bu değilim benim gibi sonsuz olan bir duygu sizin dediğiniz ve yaptığınız gibi gündelik biten birşey olabilirmi? ben ebediysem beni sınırlı dünyalarınıza hapsedip adımı kullanamazsınız...lütfen kullanmayalımda...dahada anlamıyorsak bir araştıralım leyla ile mecnun hikayesinin aslını...belki o zaman anlarız...sevgiyle kalın...
yapmayın tanımlanmaya değecek bir kelime bile değil artık ona bakarsanız herkes aşık haftadan haftaya sevgili değiştirenler bence sevginizi göstermek için başka kelime kullanın çünkü bunu yeterince kirlettinniz
hayat damarlarımızda biriken göz yaşlarımızı kimi zaman serbest bırakan, kimi zaman kurutan, kimi zaman bizi yalnız bırakan ve zamanı gelince acımadan çekip giden ve bazen çekip gitme zamanı hiç gelmeyen ve bazen onsuz olmaz dedirten sadece çok KÜÇÜK bişey..Sadece 3 harf ama....Herkesden herkese değişen ama bi yerde birleşen anlamı ÇOKKK büyükkkkkkkk.......
bBir papatya tarlası düsün.Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker. Yaklaşırsın yanına. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için her şeyi yapmak istersin. Dokunmak istersin. Dokunamazsın, orda onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna. Dayanamazsın onun kokusuna. Unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin. Diğer papatya orda kalmıştır. üreğinin bir kenarında. Paylaşılmamıştır birçok şey. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona. AŞK bu olsa gerek...
Saf verme saf almadır: sevdiğinizin saçını aralayarak kulağına bir çiçek iliştirirken gülümsemesiyle gönlünden size akan sıcaklık gibi. Saf alma saf vermedir. Sıcaklık sizi sararken kollarınızın da gayri ihtiyari ona sarılıvermesi gibi Saf alma, almadan vermedir; saf verme, vermeden almadır. Vermeden alma, saf eylemsizlik; almadan verme saf eylem. Yokluk ve olma. İkisi de düşünülemeyen, ama olanaksız değil.
Aşıklar yüz yüze, arkadaşlar sırt sırtadır. Yokluk olmaya, olma yokluğa geçer aşkta. Zamanda değildir aşk, bu yüzden düşünülemez, ama olanaklıdır çünkü zamanı doğurur. Kendinizin, kendi ve başkası diye yarılışını, ikametgahınızın hangi yaka olduğunun ayırt edilemezliğini yaşarsınız. Kendiniz başkasına, kendi-başkanız başkasının kendine geçer döner. Vicdan işte böyle bir döngünün belleğidir kırık ilişkileri onaran, eli öz kılan. Aşk biz olmadan bir esrimedir. Üçüncü kişiyi kaldırmazlığı bizciliğinden gelmez, ne ki bir bedeli vardır bunun; biten aşklar tazelenemez.
Aşklar geçer arkadaşlıklar kalır. Başkalarına açıktır arkadaşlık da ondan. Dayanıklılığı, ömrüne bereket uzun ömrü buradan gelir. Ama zamanda olduğundan, kusurludur bütün arkadaşlıklar ve bütün sevgiler.
Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylubaşkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz Niçin aşk?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler? Tek başına aşkı tanımlamak herşeyden soyutlamak mümkün mü? Hayır! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı. Nedir şu aşk...?
Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz. Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, 'Aşık oldum' dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir. Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, 'Seni Seviyorum' diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işteodur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.! ! . Lütfen ona haksızlık etmeyin..Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme
Belki de sadece şevkat ve dostluktur...aşk... Bir aşı paylaşmak..bir yastığa baş koymaktır belki.. Belki genetik bir mucize vücuda getirmektir birlikte...ve neslini devam ettirmek....
belki de...aşk....
bir bankta yanyana oturmuş 80 yaşındaki bir ninenin yanında oturan dedenin omzuna başını dayayıp...şekerleme yapması kadar kolaydır....
Büyük bir aşkla tutkundu adama… Adam sadece soğuk kış günlerinde gelmezdi aklına…sevmezdi öyle davranmayı… Şevkatli kollarıyla sarmaladıkça büyürdü çiçekler…çünkü…kadın…öyle bilirdi…
Kadın katıksız bir aşkla tutkundu adama… Adamsa...hayatın kendine getirdiği sendromik sevdaları boynunda taşırdı kelepçe gibi… Onun kısır döngülerini iyi bilirdi kadın…dokunmazdı yaralarına… Onun elleri yara sarmak için vardı….kendini alıkoyamayarak hissettiklerinden…yaşamaya öylesine devam ederdi…. Onu kendi haline bırakıp kaosları ve zehirli aşklarıyla...iyi olması için dua ederdi. …
Kadın hiç inanmadı adamın onu gerçekten sevdiğine… Hayatsa…Hep bir engel çıkarırdı buluşma ihtimallerini sıfırla çarpmak için… Belki de içgüdüsel…
Kadın hiç inanmadı…inanamazdı sevgisine…yalan gelirdi ona… Gül rayihaları gibi solacağına ve koku verme gücünü kaybedeceğine inandırmışlardı onu…güzelliğinin adreslerinde gerisi yalandı…
Hayat bir gün gelir…doğru ve yanlışlarını önüne koyardı… Sildikleri güneşleri fark ettirirdi birden….
Adam... Kadını hiç ama hiç sevmemişti demek ki..…
Ne yapacağını bilemez halde…durdu… Güneş’e baktı… Kim çekti bu siyah perdeyi bu hayat denilen ölümcül tiyatro sahnesine….diye düşündü…
Cevabı…bulamadı…
Artık ne güneş kalmıştı…ne de günebakanlar… Geriye kalan.. Sonsuz bir gün batımı ve soğuk bir damla gözyaşıydı….
seviyorum ama neden sevdiğimin farkında değilim. işte bu aşk.. onunla olduğumda bütün gereksinmelerim tam sanki. işte bu aşk. onun mutluluğu benim mutluluğum, onun mutsuzluğu benim mutsuzluğum işte bu aşk. onun hastalığı benim hastalığım onun ölümü benim ölümüm işte bu aşk.
nedirde yeni bir tane doğuyor...en babasından...nedirci arkadaşlar lütfen bi ikiliyi markaja alsınlar...aradaki bu otantik vede romantik dialog görülmeye değer takdire şayan bi şekilde ilerlemekte...yeni aşıklarımızın ilk aşklarını ben kutuyorum...vatanaaa millteee vede nedireee hayırlı olsuuunn...tebrik ederikkkk hehehehe
Aşk sevdanın kapısıdır Ve asl olan sevdadır sadece Aşk gelip geçici hevesler, zevklerdir Eğer kapılıp gitmezsen ona Yakalanırsın sevdaya Ve sana hiçbir şey mani olamaz Aşarsın en zor engelleri dahi Kara sevdanın sevdasıyla
Sevdalı olmak vazgeçmektir herşeyden Hayat gaye herşey o olur Fani şeylere sevdalanmak Yalanın kendisidir Ve asl olan sevda kalıcı olandır O sevdaki vatandır millettir Gerisi sadece boş yalandır
Bu bir şiir değil sadece yazmak istediğimi bu konuda alt alta yazdım ben fazla duygularını yazıya dökebilen bir insan değilim
aşk;
başına vuracak taşı,
bulduktan sonraymış abla...
aşk çok büyük bir özveridir. zira hergün ölmeye herkes dayanamaz.
aşk...günümüzün hakarete uğrayan en güzel kavramı.çünkü; insanlar yaşadıkları gündelik basit şeylerde de aşk kavramını kullanmaya başladılar.aşkın dili olsaydı herhalde davacı olurdu.haykırırdı ben bu değilim benim gibi sonsuz olan bir duygu sizin dediğiniz ve yaptığınız gibi gündelik biten birşey olabilirmi? ben ebediysem beni sınırlı dünyalarınıza hapsedip adımı kullanamazsınız...lütfen kullanmayalımda...dahada anlamıyorsak bir araştıralım leyla ile mecnun hikayesinin aslını...belki o zaman anlarız...sevgiyle kalın...
deli sormuş deliye,
aşk nedir diye;
deli gülmüş deliye,
neden deliyim diye...
Aradığınız aşka şuan ulaşılamıyor...
içinize dönün ve şarkılarınızı yakıp secdede bekleyin...
eğer böyle birşey mümkünse...
Mevlana İdris
yapmayın tanımlanmaya değecek bir kelime bile değil artık ona bakarsanız herkes aşık haftadan haftaya sevgili değiştirenler bence sevginizi göstermek için başka kelime kullanın çünkü bunu yeterince kirlettinniz
aşk hayatı bozmuş
gerisi boşmuş
hepsi oyunmuş...
aşk bitmiş yalanı kalmış :)
benceyaşama gerekçesidir duyguların en güzeli en kuvvetlisidir
hayat damarlarımızda biriken göz yaşlarımızı kimi zaman serbest bırakan, kimi zaman kurutan, kimi zaman bizi yalnız bırakan ve zamanı gelince acımadan çekip giden ve bazen çekip gitme zamanı hiç gelmeyen ve bazen onsuz olmaz dedirten sadece çok KÜÇÜK bişey..Sadece 3 harf ama....Herkesden herkese değişen ama bi yerde birleşen anlamı ÇOKKK büyükkkkkkkk.......
görüldüğü gibi ençok tıklanıp düşüncelerin yazıldığı şey
aşksız kimse yapamıyor
yani aşk
bir ihtiyaç.....
1400 bana nasip olsun bari...
başını diğer tarafa çevirdiğin an onu tekrar özlemektir...
bBir papatya tarlası düsün.Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni
çeker. Yaklaşırsın yanına. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için her şeyi yapmak istersin. Dokunmak istersin. Dokunamazsın, orda
onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna. Dayanamazsın onun kokusuna.
Unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin. Diğer papatya orda kalmıştır. üreğinin bir kenarında. Paylaşılmamıştır birçok şey. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona. AŞK bu olsa gerek...
acı......
Almasız vermesizdir aşk
Saf verme saf almadır: sevdiğinizin saçını aralayarak kulağına bir çiçek iliştirirken gülümsemesiyle gönlünden size akan sıcaklık gibi. Saf alma saf vermedir. Sıcaklık sizi sararken kollarınızın da gayri ihtiyari ona sarılıvermesi gibi
Saf alma, almadan vermedir; saf verme, vermeden almadır. Vermeden alma, saf eylemsizlik; almadan verme saf eylem. Yokluk ve olma. İkisi de düşünülemeyen, ama olanaksız değil.
Aşıklar yüz yüze, arkadaşlar sırt sırtadır. Yokluk olmaya, olma yokluğa geçer aşkta. Zamanda değildir aşk, bu yüzden düşünülemez, ama olanaklıdır çünkü zamanı doğurur. Kendinizin, kendi ve başkası diye yarılışını, ikametgahınızın hangi yaka olduğunun ayırt edilemezliğini yaşarsınız. Kendiniz başkasına, kendi-başkanız başkasının kendine geçer döner. Vicdan işte böyle bir döngünün belleğidir kırık ilişkileri onaran, eli öz kılan. Aşk biz olmadan bir esrimedir. Üçüncü kişiyi kaldırmazlığı bizciliğinden gelmez, ne ki bir bedeli vardır bunun; biten aşklar tazelenemez.
Aşklar geçer arkadaşlıklar kalır. Başkalarına açıktır arkadaşlık da ondan. Dayanıklılığı, ömrüne bereket uzun ömrü buradan gelir. Ama zamanda olduğundan, kusurludur bütün arkadaşlıklar ve bütün sevgiler.
'herkesin sözünü ettiği ama pek az kişinin görebildiği bir hayalettir' demiş bi adam.. katılıyorum canı gönülden
Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.
Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın
tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylubaşkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz
Niçin aşk?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir
şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?
Tek başına aşkı tanımlamak herşeyden soyutlamak mümkün mü? Hayır! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı.
Nedir şu aşk...?
Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne
olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.
Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, 'Aşık oldum' dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, 'Seni Seviyorum' diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işteodur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya
calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu...
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.! ! . Lütfen ona haksızlık etmeyin..Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme
' SENİ SEVİYORUM ' Demek İçin Geç Kalma;
Belki de sadece şevkat ve dostluktur...aşk...
Bir aşı paylaşmak..bir yastığa baş koymaktır belki..
Belki genetik bir mucize vücuda getirmektir birlikte...ve neslini devam ettirmek....
belki de...aşk....
bir bankta yanyana oturmuş 80 yaşındaki bir ninenin yanında oturan dedenin omzuna başını dayayıp...şekerleme yapması kadar kolaydır....
yasak aşkı yaşamadığın zaman dünyanın en muhteşem olayı!
Aşk denen acıdır,
İnsanı acıtır...
A man eksik kalsın
Ş aka şaka
K almasın eksik
^^Seni görmek yetiyor
Uykusuz gecelerin hesabını
Gözlerimden sormaya.....^^
diyeceğin birine sahip olmak...aşk...
Kadın…
Büyük bir aşkla tutkundu adama…
Adam sadece soğuk kış günlerinde gelmezdi aklına…sevmezdi öyle davranmayı…
Şevkatli kollarıyla sarmaladıkça büyürdü çiçekler…çünkü…kadın…öyle bilirdi…
Kadın katıksız bir aşkla tutkundu adama…
Adamsa...hayatın kendine getirdiği sendromik sevdaları boynunda taşırdı kelepçe gibi…
Onun kısır döngülerini iyi bilirdi kadın…dokunmazdı yaralarına…
Onun elleri yara sarmak için vardı….kendini alıkoyamayarak hissettiklerinden…yaşamaya öylesine devam ederdi….
Onu kendi haline bırakıp kaosları ve zehirli aşklarıyla...iyi olması için dua ederdi. …
Kadın hiç inanmadı adamın onu gerçekten sevdiğine…
Hayatsa…Hep bir engel çıkarırdı buluşma ihtimallerini sıfırla çarpmak için…
Belki de içgüdüsel…
Kadın hiç inanmadı…inanamazdı sevgisine…yalan gelirdi ona…
Gül rayihaları gibi solacağına ve koku verme gücünü kaybedeceğine inandırmışlardı onu…güzelliğinin adreslerinde gerisi yalandı…
Hayat bir gün gelir…doğru ve yanlışlarını önüne koyardı…
Sildikleri güneşleri fark ettirirdi birden….
Adam...
Kadını hiç ama hiç sevmemişti demek ki..…
Ne yapacağını bilemez halde…durdu…
Güneş’e baktı…
Kim çekti bu siyah perdeyi bu hayat denilen ölümcül tiyatro sahnesine….diye düşündü…
Cevabı…bulamadı…
Artık ne güneş kalmıştı…ne de günebakanlar…
Geriye kalan..
Sonsuz bir gün batımı ve soğuk bir damla gözyaşıydı….
Eternalflame….
aşk.
seviyorum ama neden sevdiğimin farkında değilim.
işte bu aşk..
onunla olduğumda bütün gereksinmelerim tam sanki.
işte bu aşk.
onun mutluluğu benim mutluluğum,
onun mutsuzluğu benim mutsuzluğum
işte bu aşk.
onun hastalığı benim hastalığım
onun ölümü benim ölümüm
işte bu aşk.
ve gelinimiz lamba gibi çıkarttı kendini ortaya hahahha...ee damadımız nirde e hadi damadımızı bekliyozzzzz...
baddddddd.) ....
nedirde yeni bir tane doğuyor...en babasından...nedirci arkadaşlar lütfen bi ikiliyi markaja alsınlar...aradaki bu otantik vede romantik dialog görülmeye değer takdire şayan bi şekilde ilerlemekte...yeni aşıklarımızın ilk aşklarını ben kutuyorum...vatanaaa millteee vede nedireee hayırlı olsuuunn...tebrik ederikkkk hehehehe
aşk mi?
ula nedur o..
haçan papatyadur zammunca
habire faluna bakayisun...
bir tangodur...
erkek bir adım ileri atar....
kadın bir adım geri....
anlık mutluluk için süresiz kedere katlanabilmektir...
Varligi bir dert, yoklugu yara...
Asl olan sevda
Aşk sevdanın kapısıdır
Ve asl olan sevdadır sadece
Aşk gelip geçici hevesler, zevklerdir
Eğer kapılıp gitmezsen ona
Yakalanırsın sevdaya
Ve sana hiçbir şey mani olamaz
Aşarsın en zor engelleri dahi
Kara sevdanın sevdasıyla
Sevdalı olmak vazgeçmektir herşeyden
Hayat gaye herşey o olur
Fani şeylere sevdalanmak
Yalanın kendisidir
Ve asl olan sevda kalıcı olandır
O sevdaki vatandır millettir
Gerisi sadece boş yalandır
Bu bir şiir değil sadece yazmak istediğimi bu konuda alt alta yazdım ben fazla duygularını yazıya dökebilen bir insan değilim
Serap olmasın sevgiler sevdalansın aşklar