deli dumrul imza toplayalım şuraya biri bir şey yazınca altında CEVAP kutucuğu çıksın kim kime nerede ne yazıyor belli olsun. bu ne arkadaş zamanı olup seçebilen var, arada buraya bakıp başka yere giden var. vs.. vs.. 2021 yılındayız.
Yurt dışında yasayan 55 yaşındaki yakin bir arkadaşım, 50 yaşındaki eşinden yıllarca çekti. Ben şahitim... Çocukları büyüttükten sonra ayrıldı. Bir sene içinde 35 yaşında sarışın manken gibi bir hemşire ile tanıştı. Hemen sevmişler birbirlerini. Şimdi harika bir yuvaya doğru uçuyorlar. 50 yaşındaki dişi zebani de mors olmuş durumda. Arkadaşmin öyle ahım şahım bir zenginliği de yok ki diyesin parasına geldi. Ama boylu poslu yakışıklı bir arkadaş. Turkiye geldiğinde tanıştık müstakbel hanımı ile Soru şu, Ne yapsak biz de mi yurtdışına yerleşsek
Asi karşıtlığı yok..tamamen boş hikaye.. Chip takacaklar diyenler, ellerinde kullandıkları telefonla zaten yıllardır yönlendirildik lerini goremiyorlar.. Asiyla acaba ne yukleyecekler diye endise edenler, yıllardır Amerikan fast food köftelerini, şişirilmiş ekmeklerini yiyip, cola ve kahvesini içerken içinde ne var diye düşünmezler. Acaba benim bilgilerimi çalarlarmi diye düşünürler, saklı bir bilginizmi kaldı ..reklam ve indirimli mağazalara koşarken sizin bilgilerinizle yapmiyorlarmi onu yada evinden sokağa çık kafanı kaldır bak camera seni gözlüyor....
En iyisi asi olup, bahaneleri ortadan kaldırıp, çocukların çalınan iki yılına başka yıllar eklenmesine müsade etmeyelim...
Aşı olmadım . İki defa randevu alıp ,iptal ettim . Aşı kısır yapıyormuş şeklinde düşünmedim. Bütün komplo teorilerini de dinleyip bir kenara bıraktım . Koronanın ilk çıktığı zamanların az sonralarında korona geçirmiş biri olarak (her ne kadar PCR testim negatif çıkmış olmasına rağmen ) yapılan kısıtlamalar , aşının mecburi haline dönüştürülmeye çalışılması ,PCR testlerinin doğruluğunun şüpheli olmasına rağmen mecbur hale dönüştürülmeye çalıştırılması, domuz gribi ,sars gribi ...gibi grip salgınlarına karşı yapılan aşıların isteğe bağlı yaptırılıyorken , koronanın zorunlu olması. koronanın ilk çıktığı zamanlardaki ne düşüp ölenlerin görüntülerine , ne diğer abartılı görüntülere , ilk bilgilere asla ulaşamıyoruz . Korku ,panik .. Tvler de önümüze sunulan hep bunlardı ve yine hep bunlar. Madem bir virüs var. Ve çıktığı yer olarak bilinen Çin . Salgına bulaştırdığı bütün ülkelere aşıyı ücretsiz temin etmek zorunda olmasına rağmen , üstelik her ülkeye tazminat ödemek zorunda olmasına rağmen niçin onların ürettiği aşıyı kobay olmayı seçerek ,vücudumuza enjekte ediyoruz? Her defasında varyantları olacak bir virüsün , hangi varyantı için kaç doz aşı vurulacağız bilen var mı? Madem bu denli büyük bir virüs , varyantlarına karşı dahi dozlar yapılacak olan bir virüs niçin denizlerde ,plajlarda ,turustik yerlerde bulaşmıyor ? Turistik yerlerle okulları kıyaslamayalım . Biri zengine para kazandırır ya da zenginin rahatını düşünür diğerisi ise gariban çocuğu . Özel okullar koronadan ne kadar etkilendi ? Ya da turustik yerlerin ekonomisini düşündüğü kadar ,halk esnafının ekonomisini de düşünsseydi ya . ! Korona bile zengini zengin ediyor ! Herşey sadece aşı olmakla bitiyor olsaydı keşke. Ama bu aşının sadece bir basamaktan ibaret olduğunu ve çok daha fazlasının olabileceğini düşünüyorum . "Yeni Dünya düzeni " " hiçbir şey eskisi gibi olmayacak " bu sözler öyle geçilecek sözler gibi gelmiyor . .
DÜNYA KADINLARI ! Afganistan ve benzeri Ortacag kalıntısı ülkelerde dünyaları karartılan, gelecekleri yok edilen, hayatları söndürülen kadin ve çocuklar için, İnsan Hakları cercevesinde birleşin ! - Hukuka uygun biçimde sokaklara inin ! - Yasalara uygun olarak ekranlarda yer edinin ! - Demokrasi kuralları dışına taşmadan seçtiğiniz hükumetlere baskı yapın !
Unutmayın ki, kadın ve cocukarın kötü talihini ancak ve ancak siz kadınlar değiştirebilirsiniz, biz erkekler değil...
Birinci cümlede düş kurma işi iki kişilik bir eylem iken, ikinci cümlede düş kurma işi cümlenin öznesine has bir durum oluyor. Tam KPSS de sorulacak soru cümlesi. Şeytanın aklına gelmez :)
''yazmadım, bakın'' diye ayırmadığım için cümle çift yüklem ile anlamsız oldu. Virgül koyup yeniden okursanız söyleniş düzeni de yerine oturuyor. Virgülden sonra kısa bir duraksama ile okunması gerektiğini biliyor olmalısınız zaten.
Türkçe, sadece kelimelerden ibaret değildir. Türkçe, imlası ve yazma kuralları ile bir bütündür. Türkçe yazma dili, noktalama işaretleri ile oldukça farklı anlamlar oluşturabileceğiniz bir zenginliktedir. Bu durum aynı zamanda noktalama işaretlerini doğru ve yerinde kullanmazsanız çok komik durumlara düşebileceğiniz anlamına da gelir. Öz dilini doğru şekilde yazmayı ve konuşmayı bilmemek bir mazeret kabul etmez. Edebiyat ile ilgilenen biri için ise hiç mi hiç mazereti olamaz.
Ders: YAZIM KURALLARI (Devam) - Türkçe'de iki nokta yan yana (..) iygulamasi yoktur. Üç nokta yan yana (...) uygulaması vardır. - Noktalama isaretlerinden sonra yazıya devam edilecekse, bir harflik boşluk bırakılarak devam edilir.
Oyku, roman vs yazmaya heveslenip de bu kuralları bilmeyenlere "yazar" değil. "yazar kasa" denir.
Yine bu kuralları bilmeyen şair olma heveslilerine de geçen derslerimizden animsayacagimiz gibi, "şair" değil, "şaYir" denirken, yazdıklarına ise "şiir" değil, "şiYir" denir.
Gelecek derste yeni yazım kurallarinda buluşmak üzere... :)))
Anlamıyorum bazı şeyleri insanların doğrularını yöneten vicdan cüzdan ikiliemi nasıl küresel boyuta dönüştü. Bu bireysel bir serzenişten ötedir anlam veremediğimiz her sey bize öyle yada böyle tuzaktır.
Aksam Eve geldim, kapidan iceri girdim. Oda ne oglum kizim annesi beni asagidaki halayla karsiladilar :) Ne oluyor ya dedim Kovid sonrasi tatil halayiymis :)))
Batı Karadeniz'de meydana gelen sel felaketi hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Canım bir kaç gündür hamsi tava çekmiyordu. BİM'den temizlenip dondurulmuş hamsileri alırken , yada manav reyonundan limon seçerken ve hatta roka alırken bile yaz sıcağında yemekte hamsinin gitmeyeceğini çok iyi biliyordum. Sonra olaylar daha hızlı gelişti. Hamsi çözüldü, tavada pişti, sofrada yendi, sigaralar yakıldı, çaylar içildi. Hepsi çok güzeldi. Sende öyle...
deli dumrul ''bu da dahil bütün genellemeler yanlıştır.''
evlilik de doğru insanı seçebilmek tek önemli olan. bunu becerebilmişsen başka sorun olmaz.
''başarısızlığın mazereti olmaz.'' ''başarının izahati olmaz.'' alıntılarla da süsledim sana arkadaş.
''AŞK'' bir ömür tartışılır burada.
Arkadaşıma resmi nikah yapmamasını tavsiye ettim. Evililik aşkı öldürmüyor. Resmi nikah aşkı öldürüyor.
gelipte bir zamanlar buralar tarlaydı diyeceğim yerde, gördüm ki buralar tarlaya dönmüş. buneyamançelişki.
ve;
bilal bey buralarda mı pasif yapmasın uzlaşmaya açık olduğumu bilgisine sunarım.
bu arada
kasabanın cadısı rumuzlu üye acil bul beni.
deli dumrul imza toplayalım şuraya biri bir şey yazınca altında CEVAP kutucuğu çıksın kim kime nerede ne yazıyor belli olsun. bu ne arkadaş zamanı olup seçebilen var, arada buraya bakıp başka yere giden var. vs.. vs..
2021 yılındayız.
Yurt dışında yasayan 55 yaşındaki yakin bir arkadaşım, 50 yaşındaki eşinden yıllarca çekti. Ben şahitim... Çocukları büyüttükten sonra ayrıldı. Bir sene içinde 35 yaşında sarışın manken gibi bir hemşire ile tanıştı. Hemen sevmişler birbirlerini. Şimdi harika bir yuvaya doğru uçuyorlar. 50 yaşındaki dişi zebani de mors olmuş durumda. Arkadaşmin öyle ahım şahım bir zenginliği de yok ki diyesin parasına geldi. Ama boylu poslu yakışıklı bir arkadaş. Turkiye geldiğinde tanıştık müstakbel hanımı ile
Soru şu,
Ne yapsak biz de mi yurtdışına yerleşsek
evet nerede kalmıştık ?
Asi karşıtlığı yok..tamamen boş hikaye..
Chip takacaklar diyenler, ellerinde kullandıkları telefonla zaten yıllardır yönlendirildik lerini goremiyorlar..
Asiyla acaba ne yukleyecekler diye endise edenler, yıllardır Amerikan fast food köftelerini, şişirilmiş ekmeklerini yiyip, cola ve kahvesini içerken içinde ne var diye düşünmezler.
Acaba benim bilgilerimi çalarlarmi diye düşünürler, saklı bir bilginizmi kaldı ..reklam ve indirimli mağazalara koşarken sizin bilgilerinizle yapmiyorlarmi onu yada evinden sokağa çık kafanı kaldır bak camera seni gözlüyor....
En iyisi asi olup, bahaneleri ortadan kaldırıp, çocukların çalınan iki yılına başka yıllar eklenmesine müsade etmeyelim...
Herzaman zaten ellerinde , avuçlarında çoğunluk.
Aşı olmadım . İki defa randevu alıp ,iptal ettim . Aşı kısır yapıyormuş şeklinde düşünmedim. Bütün komplo teorilerini de dinleyip bir kenara bıraktım .
Koronanın ilk çıktığı zamanların az sonralarında korona geçirmiş biri olarak (her ne kadar PCR testim negatif çıkmış olmasına rağmen ) yapılan kısıtlamalar , aşının mecburi haline dönüştürülmeye çalışılması ,PCR testlerinin doğruluğunun şüpheli olmasına rağmen mecbur hale dönüştürülmeye çalıştırılması, domuz gribi ,sars gribi ...gibi grip salgınlarına karşı yapılan aşıların isteğe bağlı yaptırılıyorken , koronanın zorunlu olması. koronanın ilk çıktığı zamanlardaki ne düşüp ölenlerin görüntülerine , ne diğer abartılı görüntülere , ilk bilgilere asla ulaşamıyoruz . Korku ,panik .. Tvler de önümüze sunulan hep bunlardı ve yine hep bunlar.
Madem bir virüs var. Ve çıktığı yer olarak bilinen Çin . Salgına bulaştırdığı bütün ülkelere aşıyı ücretsiz temin etmek zorunda olmasına rağmen , üstelik her ülkeye tazminat ödemek zorunda olmasına rağmen niçin onların ürettiği aşıyı kobay olmayı seçerek ,vücudumuza enjekte ediyoruz? Her defasında varyantları olacak bir virüsün , hangi varyantı için kaç doz aşı vurulacağız bilen var mı?
Madem bu denli büyük bir virüs , varyantlarına karşı dahi dozlar yapılacak olan bir virüs niçin denizlerde ,plajlarda ,turustik yerlerde bulaşmıyor ?
Turistik yerlerle okulları kıyaslamayalım . Biri zengine para kazandırır ya da zenginin rahatını düşünür diğerisi ise gariban çocuğu . Özel okullar koronadan ne kadar etkilendi ?
Ya da turustik yerlerin ekonomisini düşündüğü kadar ,halk esnafının ekonomisini de düşünsseydi ya . ! Korona bile zengini zengin ediyor !
Herşey sadece aşı olmakla bitiyor olsaydı keşke. Ama bu aşının sadece bir basamaktan ibaret olduğunu ve çok daha fazlasının olabileceğini düşünüyorum .
"Yeni Dünya düzeni " " hiçbir şey eskisi gibi olmayacak " bu sözler öyle geçilecek sözler gibi gelmiyor .
.
DÜNYA KADINLARI !
Afganistan ve benzeri Ortacag kalıntısı ülkelerde dünyaları karartılan, gelecekleri yok edilen, hayatları söndürülen kadin ve çocuklar için, İnsan Hakları cercevesinde birleşin !
- Hukuka uygun biçimde sokaklara inin !
- Yasalara uygun olarak ekranlarda yer edinin !
- Demokrasi kuralları dışına taşmadan seçtiğiniz hükumetlere baskı yapın !
Unutmayın ki, kadın ve cocukarın kötü talihini ancak ve ancak siz kadınlar değiştirebilirsiniz, biz erkekler değil...
Uzat kalemini
Sırtına göğü çizip yüzüme vurayım
Ya neden ben like atmadığım halde herşeyi beğenmiş oluyorum :) iyi ki gelmedik bir kaç ay :)
Konu bence bitmiştir. Tatildeyim, uslu durun.
:))
Birinci cümlede düş kurma işi iki kişilik bir eylem iken, ikinci cümlede düş kurma işi cümlenin öznesine has bir durum oluyor. Tam KPSS de sorulacak soru cümlesi. Şeytanın aklına gelmez :)
Editör nasıl düzeltmeli ?
Emsalsiz bir düş kuruyorum seninle gittiğimiz o yerde.
Emsalsiz bir düş kuruyorum seninle, gittiğimiz o yerde.
Emsalsiz bir düş kuruyorum, seninle gittiğimiz o yerde.
İki cümle arasındaki anlam farkları nelerdir? Editör hangi anlamı seçecek?
Bu editör işi de çok yanlış anlaşılmış gibi duruyor.
Bugün sahillerde tekbir getirenler yarın çocuklarınızın celladı olabilirler...
''yazmadım, bakın'' diye ayırmadığım için cümle çift yüklem ile anlamsız oldu. Virgül koyup yeniden okursanız söyleniş düzeni de yerine oturuyor. Virgülden sonra kısa bir duraksama ile okunması gerektiğini biliyor olmalısınız zaten.
Mesela,
Şahsen küfür bile etsem sonunda mutlaka ünlem ''!'' işaretini kullanmayı unutmam.
Şahsen ''ben'' yazmadım bakın! Mesela ''örneğin'' yazmadım bakın!
:))
Türkçe, sadece kelimelerden ibaret değildir. Türkçe, imlası ve yazma kuralları ile bir bütündür. Türkçe yazma dili, noktalama işaretleri ile oldukça farklı anlamlar oluşturabileceğiniz bir zenginliktedir. Bu durum aynı zamanda noktalama işaretlerini doğru ve yerinde kullanmazsanız çok komik durumlara düşebileceğiniz anlamına da gelir. Öz dilini doğru şekilde yazmayı ve konuşmayı bilmemek bir mazeret kabul etmez. Edebiyat ile ilgilenen biri için ise hiç mi hiç mazereti olamaz.
Ders: YAZIM KURALLARI (Devam)
- Türkçe'de iki nokta yan yana (..) iygulamasi yoktur. Üç nokta yan yana (...) uygulaması vardır.
- Noktalama isaretlerinden sonra yazıya devam edilecekse, bir harflik boşluk bırakılarak devam edilir.
Oyku, roman vs yazmaya heveslenip de bu kuralları bilmeyenlere "yazar" değil. "yazar kasa" denir.
Yine bu kuralları bilmeyen şair olma heveslilerine de geçen derslerimizden animsayacagimiz gibi, "şair" değil, "şaYir" denirken, yazdıklarına ise "şiir" değil, "şiYir" denir.
Gelecek derste yeni yazım kurallarinda buluşmak üzere... :)))
Anlamıyorum bazı şeyleri insanların doğrularını yöneten vicdan cüzdan ikiliemi nasıl küresel boyuta dönüştü. Bu bireysel bir serzenişten ötedir anlam veremediğimiz her sey bize öyle yada böyle tuzaktır.
Aksam Eve geldim, kapidan iceri girdim. Oda ne oglum kizim annesi beni asagidaki halayla karsiladilar :)
Ne oluyor ya dedim
Kovid sonrasi tatil halayiymis :)))
Ailenin yeni üyesi Reşad, kardeşim olur kerata :)
Hiç kimseyle yarışmaya gerek duymayacak kadar kendi değerinin farkında olan insanların özgüveninin güzelliği.
Kinsun
Batı Karadeniz'de meydana gelen sel felaketi hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Canım bir kaç gündür hamsi tava çekmiyordu. BİM'den temizlenip dondurulmuş hamsileri alırken , yada manav reyonundan limon seçerken ve hatta roka alırken bile yaz sıcağında yemekte hamsinin gitmeyeceğini çok iyi biliyordum. Sonra olaylar daha hızlı gelişti. Hamsi çözüldü, tavada pişti, sofrada yendi, sigaralar yakıldı, çaylar içildi. Hepsi çok güzeldi. Sende öyle...
Şöyle diyordu zatın biri ;
"Bir çok insanın ilmindense annemin irfanına sığınırım.."
"Gerçek dostlarım için yapamayacağım şey yoktur. İnsanları yarım yamalak sevmek gibi bir huyum yoktur." Jane Austen
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu!
"Aradım cihanı dertsiz yok imiş." Karacaoğlan
Senin nasibin seninledir. Endişe etme. Er geç seni bulur. İstesen de istemesen de. Yeter ki dilinden DUA'yı yüreğinden UMUD'u kesme...