Kültür Sanat Edebiyat Şiir

manav sizce ne demek, manav size neyi çağrıştırıyor?

manav terimi Suna Soylu tarafından 18.09.2005 tarihinde eklendi

  • Cihan Yaban
    Cihan Yaban28.10.2013 - 17:32

    Kocaeli nin Gebze İlçe Ahatlıköyünde atalarım yaşamlarını sürdürmüş ve Gebzenin yerlisi olduğumuz için MANAV diye hitap ediliriz.?

    Manav Nedir? Kimlere Manav denilmiştir?

    Manavlar, batı ve kuzeybatı Anadolu'da yaşayan göçebeliği asırlar önce bırakmış Hanefi Sünni yerleşik Türkmen grubudur. Yörükân Taifesi’ne bağlı bir topluluk olarak gösterilmektedir.Manavlar için yöredeki Yörükler yórúğúŋ yörümeẽ nǐ ne manav deriS («Yörüğün yürümeyenine Manav deriz») demektedir. Adapazarı, Bilecik, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Kastamonu, Kocaeli, Eskişehir, Afyon ve Zonguldak'ta yoğun olarak yaşayan Türkmenlere Yerli veya Manav denilmektedir.

    Manavların Kökeni?
    Yörüklükten ayrılıp Yerleşik hayat düzenine geçen atalarımız Öz ve öz TÜRK'tür.

    Manav Lehçesi ve Dili.
    Manavların ayrı bir dili söz konusu değildir. Manavlarda Lehçe söz konusudur?
    Bizlere Rum soyundan geliyor diyen tarihçiler 1 tane manav köyüne gitmişlermidir?
    Bir tane manav köyünde rumca kimse bilmez.Öz dilimiz TÜRKÇE dir. İnancı farklı olan bir manav yoktur. Hepsi Müslümanlığı ve İslamiyeti en iyi şekilde yaşamaktadır.

    Lehçemize örnek: Baba kelimesi Gebzenin manav köylerinde buba diye söylenir. Domates kelime domatis - çağırıyor kelimesi çavırıyo v.b şekilde değişiklikler söz konusudur. Buda öz ve öz Türkçemizden kaynaklanmaktadır.

    Biz manav milletinin özellikleri diğer toplumumuzdaki kişilere bakılarak değerlendirildiğinde Kavgadan gürültüden uzak durup sessiz bir milletiz. Devletimiz askerimize son derece bağlı ve sadık bir milletiz.

  • Batıkan Kürşad
    Batıkan Kürşad10.03.2013 - 12:38

    günümüzde bir insanın Türk Soyundan olup olmadığını bilmenin en kolay yolu konuştuğu lisandır. eğer konuştuğumuz ana dil Türkçe ise (anamızın ve babamızın konuştuğu ve bize aile içinde öğrettiği) Türk Kökenliğiyizdir. 1071 yılından itibaren yoğun olarak orta asyadan Anadoluya gelip yerleşen ırkımız araştırmalarmdan çıkan sonuca göre; 1000 yıllık süreçte zaman içerisinde kanaatimce de çeşitli zaman aralıkları ve coğrafi bölgelerde çeşitli isimler almıştır. burda ortak payda olarak ırk yada kavim için Anadil kıstası olmalıdır. bu bağlamda anadoluda yaşayan TÜRKLER; manav, yörük, avşar. türkmen, karakeçeli v.b. isimlerle anılıyor ve ortak bir lisanı konuşuyor (anadil olarak) .bu bakımdan ırk, olarak bu Türk dediğimiz grup, Kürt,zaza,çerkez,arap,arnavut,boşnak,ermeni,rum,gürcü,laz gibi anadolu da yaşayan diğer halklardan ayrılık ve farklılık gösteriyor.

  • Erol Akyıldız
    Erol Akyıldız21.09.2012 - 11:31

    Çocukluğumda bu kelimeyi duydum, Adapazarına bir düğüne gittiğinde Halama sen manavsın diyorlar. bana göre biz Türkmeniz. orta asyaya ait buğdaydan yapılan Sümelek tatlısı bizde de var adı uhud. cemal şenerin anadoluda Türkmen kelimesi bir dönemler farkli bir mezhebi çağrıştırdığı için kullanılmak istenmedi tespitide doğru olabilir..Eğer manav Kürtse, rumsa v.s. biz Göynüklüler manav değiliz..Keşir, kelem,palan v.s kullandığımız kelimelerimiz Fars topraklarından geçerek gelen Türkmenler olduğumuzun işareti..Kültür, folklor, keçi, koyun ve ipek böcekciliği hepsi gerçekten bizde de var... bu ülkede hizmet eden, sadık unsur olduğumuz gerçeğinede katılıyorum. ama adımız sadece Türk-Türkmen olmalıydı, Manav olmayan bir ırk.....

  • Mesut Çelik
    Mesut Çelik30.01.2012 - 12:54

    Bizde manavız ama ne demek olduğunu bilmiyorum... 1354 yılında Gelibolu'nun fethi ile Söğüt taraflarından geldiğimiz söyleniyor...Tek bildiğim bu kadar..

  • Kazım Yılmaz
    Kazım Yılmaz26.09.2011 - 15:19

    Buarada yazılanları okudum. Konu ile ilgisi olmayan bazılarının tarihi bir kaç bilgi kalabalığı yaparak hiç ilgisiz yorumlarla bilgi satmaya çalıştığını gördüm.
    Ben tam Söğüt Göynük arasında bir köyde doğup büyümüş birisi olarak kısa bazı şeyler söylemek isterim.

    Köyümüzün kuruluşu 1300'lü yılların ilk yarısına tarihlenir. Bizim ailemizin köye biraz da uzakça bir vadide çok geniş arazileri var. Bu arazilerin bir bölümünün adı 'dutluk' tur. Bu dutluk denilen yerlerde geçler olmamakla birlikte birkaç tane çok yaşlı yapraklık dut ağacı (mevye vermez) vardı. Bir de 'böceklik' denilen bina kalıntısı olduğu belli duvarlar vardı.
    Dedemin söylediği bizim Osman zamanında gelen Türklerin bir kısmının bu bölgede yerleştiği ve bizimkilerin burada ipekböcekçiliği yaptıkları ve kozaları Bursa'ya sattıklarıdır. Buradan da Osman'ın yeni zaptedilen buraları yurt yapmak için bir kısım insanını buralara yerleştirdiğidir.
    Bu arada Osmanlı öncesinde burada yerleşik olanlarla ne denli karışıldığını ben bilemem.
    Bildiğim bir şey de Türkçülük yapma konusunda en kaygısız kesin manavlar olduduğudur. Türk olmayanların çok türkçülük yaptıkları dikkate alınırsa bu da onların Türklüğüne işaret sayılmalıdır.
    Kaldı ki Türk olmayanlar bu denli türkçülük yapması da aslında etnik kökenin önemli olmadığını göstermektedir. Ziya Gökalp'in adını anan arkadaş da ararştırırsa görecektir ki, kendisi türk değildir.

  • Mahir Çakır
    Mahir Çakır18.09.2011 - 02:29

    Bende Sakarya'nın Akyazı İlçesi Vakıf Köyü'nde doğup büyümüş katıksız manavım. Manavlar, Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamış, yaşamakta ve sonsuza kadar yaşayacak olan en katıksız Türklerdir ve Müslümandırlar. Gerisi laf-ı güzaf.

  • Ugur Sıkı
    Ugur Sıkı10.10.2010 - 22:08

    MANAV DENİR

    Anadolu'ya göç ederek gelen Türkler'den bazıları yerleşik hayata geçerek tarım faaliyetlerinde bulunmaya başlamışlardır. Buna bağlı olarak manavlık, “Batı Anadolu’ya dışarıdan gelen (göçmen/muhacir) ve göçebelikten yerleşmiş (Yörük) nüfus dışında eskiden yerleşmiş köylere / köylülere verilen ad veya “Yerli Halk”, “Yerleşik Türk / Türkmen Topluluğu” ya da “Yerli olan, muhacir olmayan” ve yahut “hareketli nüfusa karşın yerini değiştirmeyen, devamlı olarak orada oturan “Türkçe dışında dil bilmeyen” topluluk üyeleri olarak tanımlanmaktadır.[1] Manavlar, Anadolu Selçuklu'nun bakiyesi olan Türkmen halkıdır.

    Balkanlara Karadeniz'in kuzeyinden gelen ve Hıristiyanlığı kabul eden Peçenekler ve Kumanlar gibi Türk toplulukları da dönem dönem Bizans tarafından Anadolu'ya yerleştirilmiştir ve bu toplulukların, yerleşik hayata geçen Oğuz Türkleriyle kaynaşarak Manavları oluşturduğu da düşünülmektedir.

    Cevdet Türkay'ın 'Osmanlı İmparatorluğu'nda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar' adlı eserinde belirtilene göre Manavlar 'İçel sancağı, Anamur kazası (İçel sancağı) , Manisa kazası (Saruhan sancağı) Düşenbe kazası (Ala iye sancağı) gibi yörelerindeki yörükan taifesidir.' Diğer bir deyişle, Manavlar aslında göçebe Türkmenler olup Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılmış bulunmaktadırlar.

    Manav Sözcüğü

    Manav kelimesi, öz-Türkçe bir sözcüktür.[2] Zira, Manav deyimine 'Orhun kitabeleri'nde de rastlanmaktadır ve Bey anlamına gelmektedir. Manav sözcüğünün; Türkistan’daki Kazak-Kırgız ve Sibirya’daki Yakut (Saha) Türkleri’nde kullanılan, koruyucu soylu kişi ve boy beyi anlamına gelen “Manap” ve “Manag”dan geldiği sanılmaktadır.

    Eski Türkçe’de “v” sesinin olmamasından dolayı, “Manap” sözcüğündeki “p” ve “Manag” sözcüğündeki “g” sesinin yumuşayarak “Manav” sözcüğünün ortaya çıktığı düşünülmektedir. (Örneğin; berim=verim, takuk=tavuk, kagun=kavun vb gibi.) “Manap”ın; Çağatay Türkçesi’nde “asilzâde, asâlet, beyzadelik”, Kırgız Türkçesi’nde “feodal kabilelik üst tabakasının mümessili” veya “Kırgız Lideri”, Kazak Türkçesi’nde “ağa, bey” ile “Manag”ın; Yakut (Saha) Türkçesi’nde “koruyucu, güdücü, bakıcı” anlamlarını taşıması ve de Türkistan’ın kuzey bozkırlarında yaşayan Kırgız ve Kazakların boy ve oymak başlarına “Manap” demeleri ile 1860’larda Kırgızlar’dan Bugu (Geyik) kabilesi ve Sari Bağış boylarının başlarında Manapların yer alması olguları da, “Manavlar=Yerli Türk/Türkmen” görüşünü desteklemektedir.Kırgızistan'daki Manas destanında yer alan ve soylu beylere verilen Manap ifadesi de bunlara ilave edilebilir.

    Aynı zamanda manav sözcüğünün Yunan dilindeki 'manavis' sözcüğünden türediği de söylenir. Yunan dilinde manavis, '100 yıldan önce' anlamına gelmektedir. Uzun süredir belli bir bölgede yaşayan halk için, 'bilindi bilineli burada yaşayanlar' anlamında kullanılmaktadır.

    Diğer bir yanda, 'manav' sözcüğü, Türkçe'de çiftçilikle uğraşan ve geçimini ürettikleri ürünleri satarak geçinen anlamına da gelmektedir. Anadolu'ya ilk göçen Türkmenler, yerleşik hayata geçip tarım faaliyetlerine başlamış olmalarından bu sözcük kullanılmış olabilir. Bu görüşü destekleyen bir durumda, Osmanlı kayıtlarında saraya ve İstanbul'a sebze-meyve temin eden köylere 'manav köyleri' tabiri kullanılmasıdır. Zira hayvancılığın yapıldığı köylere 'kasap köyleri', arıcılığın yapıldığı köylere 'kovan köyleri', ormancılığın yapıldığı köylere 'tahtacı köyleri' şeklinde tabirlerin kullanıldığı görülmektedir. Bu görüşe göre manav sözcüğünden, tarımla uğraşan Türkmen köylerine takılan bir lakap kastedilmektedir. Daha sonra bu köyler, 18.yy'la birlikte muhacırlerden, hala konar-göçerliğe devam eden Türkmenlerden ve Anadolu'ya gelen diğer unsurlardan kendilerini ayırt etmek için manav lakabını ön plana çıkarmaya başladılar. Zira günümüzde Anadolu'da kendilerini Kasap, Kovan veya Tahtacı olduğunu söyleyen topluluklar da vardır.

    Manavların Karakteristik Özellikleri

    Türkologlar'a göre, Manavların, Türk soylu olduğunu gösteren en önemli delil, Mongolid karakteristikleridir; Manavlarda gözlerdeki çekiklik ve yuvarlak yüz hatları hemen farkedilebilir. Türkologlar'a göre başka bir delil ise, manavların eski sosyal yaşamda büyük önem tutan ipek böcekçiliğidir. Özellikle Marmara Bölgesi'ndeki manav köyleri Orta Asya'dan gelen alışkanlıklarıyla ipek böceği üreticiliği yapmaktadır. Örneğin; Osmanlı döneminde Bursa'daki ipek kumaşların üretiminde bu ipek böceği üretimini yapan manav köylerinin payı büyüktü. Son yıllara kadar manav köylerinin en büyük geçim kaynağı ipek böcek yetiştiriciliğiydi ve hala bunu sürdüren köyler mevcuttur.

    Manavlar, Türkçe'den başka bir dil anlamazlar. Türkçe'den başka sözcükler-ünlemler kullanmazlar. İkinci dilleri ya da mahalli dilleri yoktur.

    Geçmişte, yerleşik hayata geçen veya Yerleşik düzene adapte olan Türk toplulukları, Konar-Göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen toplulukları ile sorunlar yaşamışlardır. Hatta, Manavlar, konar-göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen grupları tarafından yerleşik hayata geçtikleri için küçümsenmişler ve her zaman alaya alınmışlardır. Çoğu zaman Konar-Göçer Yörük ve Türkmenler, göç yolunda karşılarına çıkan yerleşik (manav) Yörük ve Türkmen köyleriyle ters düşmüşlerdir. Bazı zamanlar, Konar-Göçer gruplar manav köylerini talan etmişler ve yerleşik köyler üzerinde baskı kurmuşlardır.

    Son derece uysal, mülâyim ve başkası tarafından söylenenlere fazla karşı çıkmayarak yani tartışmayarak geleneksel yaşamlarını sürdüren Manavlar kendi ifadeleri ile; “yedi kez düşünmeden adım atmayan”(yavaş davranan) bir yapıya sahiptirler. Bu uyumlu ve uysal yapıları, başkalarına “sen bilirsin” ya da “siz bilirsiniz” ifadesinin sık kullanılmasında da kendini göstermektedir.

    Manavlar, uzun yıllar Rum köyleri ile komşuluk yapmışlar ve uyumlu kişilikleriyle onlarla iyi geçinmeyi başarabilmişlerdir. Ancak kız alıp verme konusunda son derece tutucu davranıp Rumlarla kaynaşmamış ve kendi geleneklerini koruyabilmişlerdir.

    Birinci Dünya savaşı sonucunda Osmanlı'nın gittikçe toprak kaybetmesiyle, eski Osmanlı topraklarından Boşnak, Arnavut, Çerkez, Laz, Gürcü gibi anadili Türkçe olmayan göçmenler ile Muhacir diye adlandırılan ve Balkanlar'dan gelen Türk kökenli gruplar Anadolu'ya göçmüşlerdir. Bu dönemde yerli köyler kendilerini göçmenlerden ayırmak anlamında Manav olduklarını belirtmeye başlamışlardır.

    Manavlar dışa açılmayı pek tercih etmediklerinden uzun yıllar bu müslüman göçmenlerle dahi evlilik yapmamışlardır. Manavlar geleneklerine bağlı olduklarından daha çok köy yaşamını tercih etmişlerdir. Şehirlerde yaşayanlar da azımsanmayacak kadar çoktur.

    Umarım bu bilgiler yeterlidir ve inşallah herkes okuyup gerçekleri öğrenir

    MANAV HALKI RUM DEĞİLDİR

    NEDENLERİ

    * 1. Bu görüşün temel tutarsızlığı, Anadolu'nun yerli ve medeni halkının nasıl olur da kendi dilini kaybedip asimile olabileceği sorusunun yanıtlanamamasıdır. Anadolu kültürüne göre daha düşük seviyede ve göçebe kültüre dayanan Türk kültürü, yerli kültürü nasıl ekarte edeceği sorusunun karşılığının olmamasıdır. İstanbulda bile hala Rumca konuşan Rumlar varken merkezden oldukça uzak köylerde yaşayan Manavların hiç bir zaman Rumca konuştukları gözlenmemiştir. Yıllarca Kürtler köylerinde Kürtçe, Rumların yerine gelen Boşnak, Laz, Çerkez ve Gürcüler kendi köylerinde kendi dillerini rahatlıkla konuşmaktadırlar.

    * 2. Köklü bir geçmişi ve dili olan Rumlar, kendi dillerinden tamamen nasıl uzaklaşıp göçebe dilini kullanmaya başladılar? Hiç olmazsa pekçok Rum sözcüğün ve cümle yapılarının Manav köylerinde kullanılması gerekmez miydi?

    * 3. Rumların Güçlü Ortodoks yapıları ve İstanbul Patrikhanesi, Türklerin asimilasyonuna ve istilasına karşılık veremedi mi? Manavların inançlarında Ortodoks-Hristiyan izlerine niye rastlanılmamaktadır?

    * 4. Manav köylerinin son yıllara kadar en büyük geçim kaynağı ipek böceği yetiştiriciliğiydi. Özellikle İznik ve Bursa bölgesinde ipek böceği yetiştiriciliği yapan manavlar Bursadaki Koza hanın kurulmasını sağlayacak kadar çok üretim yapmaktaydılar. Herkesin bildiği gibi ipek böceği yetiştiriciliği Doğu Asya'dan gelişmiş bir meslektir. Ancak petrol ürünleriyle yapılan sentetik iplik ve kumaşlar ipek böcekçiliğini bitirmiştir.

  • Şebnem Onataslan
    Şebnem Onataslan19.05.2010 - 16:17

    Manav gerçek Türktür. Öztürklerin Yavuz Selim zamanında YÖRÜKLÜKTEN yerleşikliğe geçmiş en eski yerleşik Türk demektir. Türkmendir. Rumla alakası yoktur.Rumlar her milletin içinde asimile olmuştur. Ama Manav Türk demek Oğuz Türküdür öz Türktür. Manavların dillerine bakıldığında bugün Türkiye Türkçesinde kullanılmayan ancak ortaasya kökenli Öztürkçeyi görürsünüz. Kullanılan Türkçenin içinde hiçbir yabancı kelime olmayıp yemek kültürüne de bakıldığında akdeniz ve ege gibi yunanlıların yaşadığı yerlerle alakası yoktur. Genelde süt yoğurt tereyağı peynir ile gözleme gibi undan yapılan mamüller dikkati çekmektedir. Eskiden Rumların yaşadığı yerlere devlet kontrolünde yerleşip onlardan da öğrendikleriyle bildiklerini harmanlamış yerleşik hayata geçmiş ancak rum değildir. Hep ve daima müslümandılar.

  • Cansu Yıldız
    Cansu Yıldız31.03.2010 - 20:34

    Selam
    ya ben cok merak ediyorum okulda bi Hocam vardı o da Kandıra'lıydı manavLarın diLi varmıs qercekten var mı acaba bende manavım...?

    biLen varsa yardımcı oLsun lütFen

  • Mahmut Efe
    Mahmut Efe08.03.2010 - 12:22

    bende sivrihisarlıyım ve manavım.yazılan yazılar icin mete bey ve manav kızı rumuzlu arkadaşlara teşekkür ederim çok güzel bilgiler paylaşıyorlar.