Kültür Sanat Edebiyat Şiir

karacaoğlan sizce ne demek, karacaoğlan size neyi çağrıştırıyor?

karacaoğlan terimi Sinem Göçer tarafından tarihinde eklendi

  • Bedirhan Özdemir
    Bedirhan Özdemir

    Karacaoğlan şair demektir yani Halk Ozanı

  • Recep Kılınç
    Recep Kılınç

    Karac´oglan der ki, ismim överler,
    Zehir oldu yedigimiz sekerler.
    Dilber sever diye isnad ederler,
    Benim Hakk´tan gayri sevdigim mi var?

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan

    17 nci yüzyılda yaşamış en önemli aşıklarımızdandır.
    Göçebe Türkmen obalarında yetişmiştir. Aşk temesını çok etkileyici bir dille işlemiştir.

  • Zeliha Erdoğan
    Zeliha Erdoğan

    Önemli miraslarımızdandır.
    Aşkı, sevdayı, ayrılığı,... mükemmel anlatan evrenselliğe ulaşan bir şairimiz

    Nedendir de Suna Boylum Nedendir
    Güzel Ne Güzel Olmuşsun
    Üryan Geldim
    Elâ Gözlerini Sevdiğim Dilber
    Kadir Mevlam Senden Bir Dileğim Var...

  • Selahattin Aykurt
    Selahattin Aykurt

    KÖMÜR GÖZLÜM


    Niçin böyle melil melil gezersin
    şad ü hürrem olup gül kömür gözlüm
    Arzu eder gönlüm gurbet elleri
    İşte gidiyorum kal kömür gözlüm

    Ben seni severim can u gönülden
    Kalktı kısmetimiz ne gelir elden
    Yanağın çevresi tomurcuk gülden
    Bezemiş gerdanın hal kömür gözlüm

    Vazgelemem sen ahdında durursan
    Yüz verme engeli mahfi görürsen
    Varıp bir kötüye meyil verirsen
    Dilerim mevladan bul kömür gözlüm

    Karac'oğlan söyle sözü utanma
    Varıp yad ellerin narına yanma
    Gitti gurbet ele yar gelir sanma
    Ahd-ı aman edip gel kömür gözlüm


    KARACA OĞLAN

  • Sabri Altun
    Sabri Altun

    KARACAOĞLAN NEREDE DOĞDU
    Karacaoğlan’ın nerede,ne zaman doğduğu ile nerede, ne zaman öldüğü konusunda belgeye dayalı kesin bilgiler bulunmadığı ifade edilmektedir.
    Araştırmacılar Karacaoğlan’ın şiirlerinde kendisinden bahsettiği mısralardan, halk arasında anlatılan hikayelerden, söylentilerden, efsanelerden yola çıkarak bir sonuca ulaşmaya çalışmışlar…
    Ancak Karacaoğlan halk tarfından öyle benimsenmiş, sahiplenilmiş ki şiirlerinde geçen yer adları dilden dile dolaşırken değişikliğe uğramış.
    Bir şiirinde ”Varsak’dır durak yerimiz” derken bir başka şiirinde ”Göğçe idi benim yerim durağım” demekte,yine bir başka şiirinin yer belirten mısrası bir yerde “Binboğa’dır benim ilim” şeklinde söylenirken bir başka yerde “Erzurum’dur benim ilim” şeklinde söylenmektedir.
    Şiirlerinde buna benzer çok değişik söylenişler mevcuttur.
    Bu farklılıkların, Karacaoğlan şiirlerinin, türkülerinin başkaları tarafından tekrarlanırken, ağızdan ağza geçerken veya derlenirken,söyleyenlerin veya derleyenlerin arzuladıkları şekilde değiştirmelerinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
    Şiiri,türküyü söyleyen kişiler, Karacaoğlanın adı yerine kendi adını,sevgilisinin adı yerine kendi sevgilisinin adını,memleketin ismi yerine kendi memleketinin ismini monte ederek söylemişlerdir.
    Onun için bütün sevdalılar Karacaoğlan’dır, onun için Karacaoğlan’ın sevdiği kızın ismi ”Türkçe isimler sözlüğü” içinde yer alan isimlerden her hangi biridir, onun için bölgedeki bütün iller,köyler,yaylalar,dağlar Karacaoğlan’ın mekanıdır.
    Şiirler gibi rivayetler de muhteliftir. Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Osmaniye, Adana ve Mersin’de bir çok köy Karacaoğlan’a sahip çıkmaktadır. Hatta Ege Bölgesi Türkmen aşiretlerinden Karakeçililer Karacaoğlan’ın kendi aşiretlerinden olduğunu iddia etmekte, Belgrad’lı olduğuna ilişkin menkıbeler bile bulunmaktadır.
    Araştırmacıların mutabık oldukları tek gerçek ise Karacaoğlan’ın Çukurova, Toroslar ve Gavur Dağı bölgesinin bir ozanı olduğu ve 17. yüzyılda yaşadığıdır.
    Karacaoğlan’ın nerede doğduğu ve nerede öldüğü konusundaki görüşlerin isabetini bu genel çerçeve içinde değerlendirmek gerekmektedir.
    Karacaoğlan’ın doğduğu yer konusunda iki görüş ağırlık kazanmıştır.
    Birincisi Osmaniye’nin Düziçi ilçesinin Varsak köyü, ikincisi ise Adana’nın Feke ilçesinin Gökçe köyüdür.
    Birinci görüş, yani Karacaoğlan’ın Düziçi İlçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğu iddiası Akşehirli gezgin Ahmet Hamdi Efendinin anılarına dayanmaktadır. Bu konudaki en eski yazılı kaynak da budur. Hoca Hamdi Efendi 1876 yılında Varsak köyüne gelmiş ve Karacaoğlan ile ilgili bilgileri burada hatıra defterine kaydetmiştir.
    Hoca Ahmet Efendi bu tespitini çok inandırıcı delillere dayandırmıştır. Anılarında Karacaoğlan’ın babasının adından sülalesinin namına, gerçek isminden fiziki görünümüne, yaşadığı olaylardan temas ettiği kişilere varıncaya kadar çok detaylı bilgiler vermiştir.
    Kaynaklarda Karacaoğlan’ın tahminen 1606-1689 yılları arasında yaşadığı hususunda kayıtlar mevcuttur. Hoca Ahmet Efendi ise Karacaoğlan’ın 96 yaşında öldüğünü kaydetmiştir. Bu iki bilgi birleştirildiğinde Karacaoğlan’ın 1700’lü yıllara kadar yaşadığını kabul etmek gerekir. Bu durumda Hoca Ahmet Efendi anılarını Karacaoğlan’ın ölümünden yaklaşık 180 yıl sonra yazmıştır. Bu süre toplum hafızası için uzun bir süre değildir.
    Hoca Ahmet Efendinin Varsak köyüne geldiği 1876 yılında Varsak’ta yaşayan 80-90 yaşlarında bir insanın dedesinin dedesi Karacaoğlan’ın çağdaşı olmaktadır. Dede ile torununun 10-15 yıl birlikte hayatta olabilecekleri düşünüldüğünde bilgiler iki kuşak sonraya aktarılmıştır ki, bu bilgilerin gerçek olma ihtimali yüzde yüze yakındır. Hoca Hamdi Efendi tarafından Karacaoğlan’ın mensubu olduğu belirtilen sayıloğulları ailesinin bugün hâlâ Varsak’ta yaşıyor olması, bu bilginin doğruluğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmamaktadır.
    Diğer araştırmalar ise genellikle Cumhuriyet dönemi araştırmalarıdır. Bunlar daha çok Karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen yer isimlerine, rivayetlere ve efsanelere dayalıdır.
    Şiirlerinde geçen yer isimlerinin yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle gerçekleri yansıtmaktan uzak olduğunu kabul etmek gerekir.
    Rivayetler ise aradan geçen uzun zaman nedeniyle çeşitlenmiş,hangi rivayetin doğru olabileceğini kestirme imkanı ortadan kalkmıştır.
    Sonuç olarak Ahmet Hamdi Efendinin anıları bilgiye dayalı olup, günümüzde artık yazılı bir belge niteliği kazanmıştır.
    Yani Karacaoğlan’ın Osmaniye'ye bağlı Düziçi ilçesinin Varsak köyünde doğmuş olması en güçlü ve tek bilimsel görüştür.

    Sabri ALTUN

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı

    Ömrüm uzun eyle Bâri Hüdâ

    Hamd ü senâ şükür etmek isterim

    Çalışıp kazanıp nefis taamlar

    Dişlerim var iken yemek isterim

    Bir küheylan at ver istemem eşek

    Üstü kaplan postu tek olsun öşek

    Kuş tüyünden yastık yumuşak döşek

    Keçeler içinde yatmak isterim

  • Yasemin Karan
    Yasemin Karan

    ESTİ SEHER YELİ

    Esti seher yeli söküldü seller
    Gidiyorum kömür gözlüm ağlama
    Ağlamanın vakti geçti ne çare
    Kement atıp yollarımı bağlama

    Sana derim sana kaşı kemanım
    Büküldü kametim geçti zamanım
    Gidiyorum yedi benli cevranım
    Yarim gitti diye yürek dağlama

    Karacaoğlan der gözyaşım silinir
    Bir ok çeksem yüce dağlar delinir
    Yüreciğim bölük bölük bölünür
    Yaş döküp de arkam sıra ağlama

    Söz: Karacaoğlan

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Mardin'den de Karac'oğlan Mardin'den

    Çeken bilir ayrılığın derdinden

    Koçhisar'dan, Hasan Dağın ardından

    Acep gezsem mavi donlum var m'ola

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karacaoğlan der ki kolu kırarım

    Nedir yüce dağlar size zararım

    Ararsam pınarın gözün ararım

    Bulanmış da durulmuşu n'ideyim

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karac'oglan der ki, sözün bilmişi

    Tedbirle görülür dünyanin isi

    Ne etsin, neylesin alemde kişi

    Felek Mustafa'ya yar olmadıkca

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karac'oğlan, size bakar sevinir;

    Sevinirken kalbi yanar, köyünür;

    Kımıldanır hep derdlerim, devinir;

    Yas ile sevincim yıkışır dağlar

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karac`oğlan söyler: kaşı karadan,

    Hiçab perdesini kaldır aradan,

    Seni, beni bir Mevla`dır yaradan,

    Büyüklenme, hey kız, güzelim deyi

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karac'oglan, cömertle

    Benim işim yok na-mertle

    Kahbe felek bin fendile

    Gönlüm alır demedim mi

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karacoğlan der ki kondum göçülmez

    Acıdır ecel şerbeti içilmez

    Üç derdim var birbirinden seçilmez

    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Karac(a) oglan tutma beni el gibi

    Akıttım gözümden yaşı sel gibi

    Bahçende açılan gonca gül gibi

    Dizip al yanağa soldurma beni

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    karacoğlan der ki kendim öğeyim
    taşlar alıp kara bağrım döğeyim
    güzel sevme derler nasıl sevmeyim
    kaşlar arasında çifte benler var

  • Serdar Özkurt
    Serdar Özkurt

    Gönül ne gezersin sarp kayalarda
    İniver aşağı yola gidelim
    Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
    Gel güzeli bolca ile gidelim

    Koyuverin gitsin sefil baykuşu
    Durmuyor akıyor gözümün yaşı
    Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
    Kadir kıymatlı ile gidelim

    Şahanı koyverin avını alsın
    Yarenim yoldaşım yanıma gelsin
    Şu garip illerde düşmanım ölsün
    Emmili dayılı ile gidelim

    Karac'oğlan derkiyiyip içmeden
    Güzeller usanmaz konup göçmeden
    Muhanatın köprüsünden geçmeden
    Düşelimde azgın sels gidelim

  • Serdar Özkurt
    Serdar Özkurt

    Ağacın eyisi özünden olur
    Yiğidin eyisi sözünden olur
    İl için ağlayan gözünden olur
    Ağlama hey gözü yaşın sevdiğim

    Yavrı keklik gibi kaynar eğlenir
    Mis kokulu yağlar ile yağlanır
    Sabah akşam türlü yazma bağlanır
    Eğip geçer yeşil başın sevdiğim

    Karac'oğlan derki hoşça salınsın
    Dursun yol üstünde bacı alınsın
    Çözüver düğmeni göğsün görünsün
    Nokta nokta benli döşün sevdiğim

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın

    Hazır ol vaktine Nemçe kralı
    Yer götürmez asker ile geliyor
    Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
    Bir halife kalmış o da geliyor.

    Yetmiş bin var siyah postal giyecek
    Seksen bin var Allah Allah diyecek
    Doksan bin var tatlı cana kıyacak
    Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor.

    Gelen Ahmet Paşam kendidir kendi
    Altmış bin dal kılıç kusuru cündi
    Kaçma kafir kaçma ölümün şimdi
    Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor.

    Şevketlu efendim,sultan-ı vezir
    Altmış bin kılıçlı yanında hazır
    Deryalar yüzünde Bozatlı Hızır
    Benli Boz'a binmiş o da geliyor.

    Karacaoğlan der ki:Burda durulmaz
    Güler yüzlü tatlı cana doyulmaz,
    Gökteki yıldızdan çoktur,sayılmaz
    Yedi iklim,dört köşeden geliyor.

    Hak Muhammed Ali'nin sırrı hakikati Mehdi'de tecelli buyura.

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Taramış zülfünü vermiş tımarı...
    İki göğsün arası zemzem pınarı...
    İçsem öldürürler, içmesem öldüm...

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz

    Bana kara diyen dilber
    Gözlerin kara değil mi
    Yüzünü sevdiren gelin
    Kaşların kara değil mi
    Güzel, ben seni isterim
    Seni koynumda beslerim
    Yüzünü, güzel, göreyim
    Zülüfün kara değil mi
    Boyun uzun, belin ince
    Yanakların olmuş gonca
    Salıverirsin kolunca
    Beliğin kara değil mi
    Utanırım akar terim
    Güzellikte yok benzerin
    En sevgili makbul yerin
    Saçların kara değil mi
    BENİ KARA DİYE YERME ;)
    Mevlâ'm yaratmış, hor görme
    Ala göze siyah sürme
    Çekilir, kara değil mi
    Hind'den, Yemen'den çekilir
    İner Bağdad'a dökülür
    Türlü taama ekilir
    Biber de kara değil mi
    Göllerde kuğular olur
    Göğüs ak, kara benlidir
    Mısır'da çok zengin vardır
    Kölesi kara değil mi
    Pınara konan kuğunun
    Kanadı beyaz çoğunun
    Çöldeki Arab beyinin
    Çadırı kara değil mi
    İller de konup göçerler
    Lâle sünbülü biçerler
    Ağalar, beyler içerler
    Kahve de kara değil mi
    Evlerinde sular akar
    Güzelleri göze bakar
    Hublar yanağına sokar
    Sünbül de kara değil mi
    Karac'oğlan der, inşallah
    Görenler desin maşallah
    Kara donlu Beytullah
    Örtüsü kara değil mi

  • Abdulkadir_aygül
    Abdulkadir_aygül

    Karacaoğlan demek halk müziğimizin en büyük üstadlarından birini yad etmektir... Karacaoğlan zamanın türkçesini en iyi biçimde kullanan bir şahsiyet... Ne kadar pir sultanın türkülerini sanatçılarımızı kullanırsa onun ki ni de kullanırlar... Zira o müthiş bir şahsiyetti