Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ölüm sizce ne demek, ölüm size neyi çağrıştırıyor?

ölüm terimi tarafından tarihinde eklendi

  • Serdar Aydin
    Serdar Aydin

    baslangic

  • Selahattin Keleş
    Selahattin Keleş

    Ölüm! ömrün pes demesidir,Ölüm! bana toprağı çağrıştırıyor.

  • Yasin Çetin
    Yasin Çetin

    Ölünün Odası



    Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
    Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.
    Süt beyaz duvarlarda çivilerin gölgesi;
    Artık ne bir çıtırdı, nede bir ayak sesi....
    Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü;
    Üstü boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
    Bezin üstünde ayak parmaklarının izi;
    Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
    Son nefesle göğsü boş, eli boş uzanmış yana;
    Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahzap tavana.
    Sarkık dudaklarının ucunda bir iz var;
    Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar.
    Sarkık dudaklarında sılı titrek bir an;
    Belliki birden bire gitmis çarpınamadan.
    Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm..
    Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm....

    Necip Fazıl Kısakürek

  • Su Yıl
    Su Yıl

    ölümden korkma imansız ölmekten kork....

  • Gtre
    Gtre

    'İnsan, belirli bir açıdan bakıldığında kendisi için muğlak ve bilinmez olan iki sessizlik dünyası arasına yerleştirilmiştir. Birincisi, ölümden önceki dönem; ikincisi ise ölümden sonraki evredir. Bu ikisi arasında insan hayatı bir çığlık gibi sonsuz sessizliği kısa bir anlığına, onunla birleşmek için dağıtan bir uğraktır. Fakat derin bir çalışma gösterir ki, insana, hiçbirşey'lik ya da sessizlik olarak görülen şey, yani bu dünya hayatının ötesindeki süreç, Saf Varlık'tır; görünüşte bu maddi evrende hayatın kısa uğrakları olan şey ise, o aşkın Varlık'ın yalnızca yansıması ve gölgesidir. İnsan hayatı da, bütün müziklerin en derin boyutu olan o ebedi sessizliğe karşı bir gürültüden başka bir şey değildir.'

  • Duygu Dikmen
    Duygu Dikmen

    ölüm bence benim asıl sonumun başlangıcı ölmekten değilde gidince ne cevap vericem kendimi nasıl affettiricem asıl korkutan bu:(yaptığım herşey için beni affet:(

  • Ayşe Aktaş
    Ayşe Aktaş

    ölümü tadamassın tadıyorsan da daha ölmemişsindir...!

  • Ebrar Hasene
    Ebrar Hasene

    yürek ne zaman ölür?
    kan pompalamayı bıraktığı anmı? ......

  • Salih Birçek
    Salih Birçek

    ölümden niye korkarsın ki,ölüm varken sen yoksun sen varken ölüm yok....

  • Esra Yıldız
    Esra Yıldız

    ölümün iyi veya kötü oluşu dünyada yaptıklarına göre değişir..ölüm anlk bişi önemli olan ondan sonrası..

  • Sumeyya Ocal
    Sumeyya Ocal

    Ölüm güzel şeydir
    Budur perde ardından haber
    Hiç güzel olmasaydı
    Ölürmüydü peygamber
    N.F.Kısakürek

  • Ali Ninja
    Ali Ninja

    kelebeğin kozadan çıkması...

  • Mumbala Bakala
    Mumbala Bakala

    Her faninin tadacağı,dünya hayatına kananların sonu olan.Ben ve benim gibiler için ise bir başlangıç kabul edilen bir durum....

  • Mehmet Ali Elcin
    Mehmet Ali Elcin

    Ölüm, bulunması mümkün olmayan bir kayıptır. Ölüm, senden sonra neler yaşanıldığını bilmemektir. Tıpkı doğmadan önceki halin gibidir olüm.Doğmadan önce zamanın nasıl geçti? Beşyüz sene, bin sene, bir milyon sene, trilyon sene önce neredeydin?

  • Talha Yasin
    Talha Yasin

    ayy korkarım ben ölümden. karşıma çıksa yolumu değiştiririm.hele o mezarlık kokusunu hiç sevmem.

  • Mustafa Durak
    Mustafa Durak

    Ölüm uçup gitmek vefasız dünyadan.En güzel yanıda sanırım hep yapayalnız olmak.Sessiz sedasız vede sensiz..............

  • Mesude Öztekin
    Mesude Öztekin

    sonsuzluga ulaşmak.....belkı korkularının ızdırapların bittigi belkide başladıgı şeydirr! ! ! ! ! !

  • Şenasettin Düzbakar
    Şenasettin Düzbakar

    ölüm sınanmak maksadıyla gelmiş olduğumuz dünya hayatından ayrılıp ebedi bir saadet kapısını aralamanın ilk adımı bazıları için bir son gibi gözüksede asla ölüm bir son değildir ölüm hiç sona ermiyecek hayata atılan en büyük adımdır

  • Atilla Coşkun
    Atilla Coşkun

    yahya kemal'i çağrıştırıo we 'düşünce' şiirinden şu son mısralar aklıma gelio,hep aklımn we hayatmn bi köşesinde olan mısralarr :)))
    ...
    ölmek deildir dünyann en mühim işi
    müşkül budur ki ölmeden evvel öülr kişi.

  • Efe Poyraz
    Efe Poyraz

    Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke



    Hüznün beni aşan taşkınlığını



    Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını



    Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını



    Anlayabilseydin



    Anlatabilirdim sana



    Seninle yaşanan bir aşktan sonra



    Ayrılığın ölüm bile olsa



    Mavi bir ölüm olacağını

  • Harun İşlek
    Harun İşlek

    Ölümden korkuyorum, ama neden; imansız gitmekten dolayı ölümden korkuyorum,,, Eğerki şu anda imanla gideceğimi bilsem şimdik ölmeyi isterdim.............

  • Esra Cevik
    Esra Cevik

    saat 14.15ti benim için ölüm.. saat içinde öyleydi aslında; durmuştu! sonrasında hersaniyemi paylaştığım gerçek sadece..

  • Tunç Demir
    Tunç Demir

    küçük bir son, büyük bir başlangıç...

  • Yasemin Yücesoy
    Yasemin Yücesoy

    başlangıç son uyanış korku ürperti

  • Kazım Dogan Gundogan
    Kazım Dogan Gundogan

    Bir çığlıktır ama sen duyamazsın ölumun sessız bağırışlarını ve hep içimizde bizi bırakmayan, yaşıyorken bile istemediğimiz bir anda yolumuza çıkan, hızla üzerimizden gecip,paramparca olmamızı sağlayan keskın ama sessız bır çığlık.....

  • Gokce Ozel
    Gokce Ozel

    ölüm bilmedim bişe ama azrail düşünemiom

  • Ali Ninja
    Ali Ninja

    cinin lambadan çıkması.


    hayattan canli ölüm... (alıntı)

  • Bay Grey
    Bay Grey

    Özgür olan ölünce hayatının zevklerıni kaybeder.

    Köle olan öldü mü yaşamının acılarını kaybeder

    Bu nedenle köle ölümden korkmaz

    Ama ölümden korkmayanlardan korkulur.

  • Zilzal Zelzele
    Zilzal Zelzele

    ölüm ve yaşam o kadar yakın ki

    Doğan Cüceloğlu' nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma:
    Ben: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
    Katılımcılardan Biri: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.
    B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar:
    K: Ölüm.
    B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir,ama bundan sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi? Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır. Şu şekilde devam ederim:Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
    K:Hayır
    B:Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?
    K:Var.
    B:Yarın?
    K:Evet.
    B: 30 yıl sonra?
    K: Olabilir.
    B: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini bili yor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç bakmamışlardır. Sözümü sürdürürüm:
    B: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?
    K: Yoktur hocam.
    B: Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini? Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar.
    K: Hocam konuyu değiştirsek?
    B: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
    K: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
    B: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma ya da gerginlik konusu yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona 'yüreğinizin taa derininden gelen bir 'seni gerçekten çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı? Burada bazı katılımcıların ağladığı olur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.
    B: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim? ' diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

  • Zafer Kalkan
    Zafer Kalkan

    ölümü sıgdıramaz
    akıl daracık koguk
    ölemez, çıldıramaz
    ağlarlar boguk boguk

    ilaç yarım, şişede
    koltuk mahzun, köşede
    ev halkı telaşede
    ölü yerde, sopsoğuk................