Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kurban sizce ne demek, kurban size neyi çağrıştırıyor?

kurban terimi Erhan Aydemir tarafından 24.09.2003 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 02.02.2017 - 14:16

    Zehra adlı bir kadının dramını konu alan,Güngör Dilmen tarafından yazılmış bir tiyatro oyunu.

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam 15.09.2016 - 17:00

    Niyazdır...

  • Merve Kökten
    Merve Kökten 30.07.2012 - 11:08

    Er olmak isteyen serinden geçer
    Bir saki elinden badeyi içer
    Seç deseler yarin zehrini seçer
    Ağyarın balını tatmaz kurbanım

    Sözün özü derdi minnet bil cana
    Yare can ver ki can yar olsun sana
    Serdar isen serini koy meydana
    Kurbanlara bıçak tutmaz kurbanım

    serdar tuncer

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 31.10.2011 - 16:36

    Kurbanı müslüman biri kesmeli, ehli kitaptan birine kurbanı kestirmek mekruhtur.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 31.10.2011 - 16:35

    Kurban olacak hayvanlar Koyun, keçi, deve, sığır dır.
    Bunun dışına sözde bazı ilahiyatçıların tavuk-horoz v.s. de kurban olur dediklerine bakmayın. Etrafta millete hoş görünmek uğruna sallama fetva verenlere inanmayın...

  • Kırık Bir Çocuğun Anatomisi
    Kırık Bir Çocuğun Anatomisi 26.11.2010 - 11:54

    herkes kendi İsmail'ini getirsin bıçağın ucuna

    İbrahim peygamberin İsmail'i sevdiği kadar çok sevdiğin neyin var?
    düşün bakalım.

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 27.11.2009 - 23:49

    Hızırla Kırk Saat -XVI-

    şekere alışmış akrebi öldürmezsen
    şekerden zehir yapacaktır
    çocukların için bunu iyi bil
    bu öldürdüğüm çocuk için bir örnektir
    her yaz bahçelerde binlerce akrep öldürülecektir
    geziye çıkan çocuklar için
    gün görmemiş menekşeler derilecektir
    baharı gecikmiş kentler için
    kurban bayramında ortalık ışımadan uyanılır lambalar yakılır koyunlar üstüne bir ışık düşer dağ ışığından önce
    kurban bıçak sesini duyar ezan sesinden önce

    saatlarını çabuk tüket ey ulu gece
    kurban bayramıdır en derin bayram bence

    bu ne uslu yumuşak yaratıklardır ki
    kilometrelerce
    günlerce
    yolu aşarlar sabah kuşluk öğle
    ikindi ve çöldedirler akşamları
    ve sonra yorgun doldururlar çarşıları
    ve top patlamadan önce
    her biri başları gün doğusuna dönük
    bir evin önündedir
    çocukların önündedir
    çocuk ellerinden alırlar son dünya yeşilliğini
    bir bengisu gibiiçerler
    son sularını

    saatlarını çabuk tüket ey ulu gece
    kurban bayramıdır en derin bayram bence

    kur'an dinlemiş ve ondan boyun eğmişlerdir sanki
    yaşamın sırrına bizden önce ermişlerdir sanki
    kendilerini bir ses uğruna kurban vermişlerdir sanki
    ölmeden önce ölümden sonrasını görmüşlerdir sanki
    dağlarda yankılanmışlar derelerde ağarmışlardır sanki
    düşlerinde mekke'ye varmışlardır sanli

    saatlerini çabuk tüket ayını ve yıldızlarını yak ey gece
    bizim kalbimizde kurbanlar kesilmeden önce

    Sezai Karakoç.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.11.2009 - 20:31

    Habil veKabil kız kardeşleri Aklina’ya aşık oldular.Tanrı,Kabil’e bir demet cılız buğday,Habil’e ise besili bir hayvan seçti.Habil,Akina ile evlenme hakkını kazandı.Kabil öfkelendi Habil’ katletti.Bu kurbanla birlikte ilk cinayet işlendi.

    Orta doğuda tanrı Moloh’a çocuklar sunaklarda kurban olarak sunuldu.

    Mısır’da Firavunlar öldüğünde kendisine hizmet etsin diye insanlar onunla birlikte canlı olarak gömülürlerdi.

    Roma yüz binlerce köleyi katlederek Roma’ya kurban etmişti.

    Kürt bilge Zerdüşt yetmişinde bir kara cahil tarafından, kara kaplı bir hançerle arkadan vurularak kurban edildi.

    İsa,,boynuna dikenli çelenk Golgota tepesinde yürütülüp çarmıha gerildi.

    Işık bahçelerinin Işıklı insanı Mani,karanlık dehlizlere işkencelere kurban gitti.

    Kapitalistle kurbanı vahşet ve çılgınlık düzeyine çıkarttılar.Toplu kurbanlar dönemi başladı.Sadece 2. dünya savaşında elli milyonu aşkın insan kurban edildi.Savaşın sonucunda galipler,bir araya gelip,kurbanlarının kanı üzerinde masa başında dünyayı kendi aralarında paylaştılar.

  • Didgâh Gölgesi
    Didgâh Gölgesi 28.08.2009 - 14:53

    Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mahım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 18.07.2009 - 10:56

    Günümüzde kullanılan 'KURBAN' sözcüğünün aslı İbranice 'KORBAN'dan gelir.İnançlar aracılığıyla aynı sözcük Arapça ve Türkçe'ye geçmiştir.Ve bu gelenek Neolitik çağa kadar uzanır.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 22.05.2009 - 19:48

    Mehmet Ali Ağca..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.05.2009 - 23:42

    GORİ

  • Nur Ul Envâr
    Nur Ul Envâr 10.01.2009 - 20:09

    Gece her sabah güneşi doğurmak için kendini kurban eder.

    Öyleyse ey nefsim sen de kendini kurban et de ruh güneşi olarak doğ!

  • Gül Gül
    Gül Gül 06.12.2008 - 12:34

    DİNİ BİR TERİM OLARAK KURBAN: ALLAH’A YAKLAŞMAK VE O’NUN RIZASINI KAZANMAK İÇİN NİYET EDİLEREK, BELLİ GÜNLERDE KESİLEN, BELLİ NİTELİKLERDEKİ HAYVANA VERİLEN ADDIR.

    Kur'an-ı Kerîm dane;

    Bismillahirrahmanirrahim,
    'Şimdi de Rabbine kulluk et ve kurban kes.' 108/2

    'De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.' 6/162

  • Birgül Meral
    Birgül Meral 07.08.2007 - 23:13

    genelde bölünür.. kelle bir yana deniz bir yana.. bacaklar bir yana burak bir yana.. karıştık biraz..
    kurban olam toprağına taşına :))

  • Biricik Tek
    Biricik Tek 16.04.2007 - 21:43

    iyi hoşta havaalanında göstere göstere kesilen devenin ve başka yerlerdeki vahşetçe yapılan kesimin ne yararı var.sadece kan gölü ve vahşet.

  • Selcen Yalçınkaya
    Selcen Yalçınkaya 06.04.2007 - 10:14

    Kap bohçanı alda gel kurbanın olam,kurtar beni buralardan neolurrrrrrr....

  • Esra Şahin
    Esra Şahin 10.01.2007 - 21:44

    Yeniden bir araya geliyorlarmış ne diyelim hayırlı olsun burak sız athena nsl olcak bilmiyorum ama:S

  • Yürümek Gerek
    Yürümek Gerek 31.12.2006 - 05:54

    Ey Rabbim, bizi, Sana yaklaşmak ve yakın olmak için
    “İsmaillerini” (...mevkii, şerefi, mesleği, parayı, evi, arabayı, aşkı, aileyi,
    bilgiyi, sosyal sınıfı, sanatı, elbiseyi, ismi, hayatı, gençliği, güzelliği...)
    kurban edenlerden eyle...
    amin

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 30.12.2006 - 01:17

    Amacına göre değişken bir terim...Herşeye,herzaman,ne şekilde olacağı belli olamayan tanrı yaratığı kısaca...diyebilmekteyim...

  • Vera Tunahan
    Vera Tunahan 03.10.2006 - 17:03

    zannedilmesin ki bir tek hayvanlar kurban edilir.

    insan kendini de kurban eder. ruhunu ebeden veriverir de kurban eder kendini Rabbisi yoluna.

    gözlerini sakınır da haramdan kurban eder bakışlarını öteler ötesinin güzelliklerine.


    feda edişlerin öznesidir kurban.


    feda edip bekadır ermek istenen mecra.

    böylesi hedefler ve ideallerle yaşadığında insan,bırakın sadece koyunu deveyi vedahasını kurban etmeyi,ismail gibi boynunu dayayıverir bıçağın ağzına!

  • Berkant Sökmen
    Berkant Sökmen 03.10.2006 - 16:52

    bir canlının törensel biçimde öldürülmesi, kanının akıtılması, vücudunun parçalanması.

  • Gül Solmaz
    Gül Solmaz 23.06.2006 - 00:30

    ''kurban''

    :)))))))))))

    ne alakaysa çocukluk işte...
    :)))))

  • Fatih Mollaoğlu
    Fatih Mollaoğlu 02.06.2006 - 22:22

    umarım bir gün bir daha 'nerde kalmıştık' derler.deniz yılmaz gibi bir adam zor.türkiye de başka müzisyen warmı? 'bu sesi kesmek kolay mı'

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 15.01.2006 - 19:40

    Gözlerini kapatmak gerek..
    İsmail a.s. 'ın teslimiyeti ve boyun eğişi gelir aklıma her kurbanda..

  • Setenay Gültekin
    Setenay Gültekin 09.01.2006 - 23:29

    kurban dağıldı yaa keşke dağılmasaydı çok üzücüüü

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 02.01.2006 - 13:03

    Ölüm korkusunu yenmek yada kötü kaderi değiştirmek için tanrılara bağışlamak üzere bir hayvanı öldürüp kanını akıtmak..
    Günümüzde daha çok eti fakirlere dağıtsın diye ikincil faydası ön planda olmakla birlikte. Çoğu dinde kan akması önemlidir. O yüzden zaten Kabe bir anda dağıtılamayacak kadar etle dolar. Ve çoğu ziyan olur..

  • Beyda Kırcı
    Beyda Kırcı 11.12.2005 - 16:28

    daıldıına cok üzülüyorum yaaa müthislerdi keske bole olmasaydı

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 19.10.2005 - 12:39

    kurbanın kanı neden kullanılmaz........ kitab-ı mukaddesten; tekvin kitabı 9. bap 1-6. ayetler....
    bu bölümde nuh'un gemisinin hikayesi anlatılır...tufandan sonra dünya da her canlının neslinin devamı için her hayvandan bir çift alınır. bu görevi nuh peygamber yaptığı için kitab-ı mukaddeste ondan övgüyle bahsedilir...canlıların yaşamalarına neden olduğu için...ama şu gerçeği de göz ardı etmemek gerek...gerçek şu; nuhun hayalarını kurtardığı canlılar zamanı gelice nuha (insanlara) yemek olacaktır.tufandan önce çok sinirli olan yehova tufanla asileri cezalandırmış ve öfkesi dinmiştir...insanoğlu artık affedilmiş ve yaşamasına izin verilmiştir...tek bir şartla yehovaya kurbanlar sunarak...kurbanlar insanların kendileri olamayacağı için geriye kalan ve tek seçenek olan hayvanlar kurban olacaktır...bu insanlara tanrı tarafından bahşedilmiş bi lütuftur; insanlar artık beslenmek için hayvanları kurban edebilecektir...
    ama yehova bir zorunluluk da getirmiştir:insanlar eti kanıyla birlikte yemeyecektir, çünkü kan 'O'nun mülkiyetindedir.bütün dinlerde bu değişmez bi kuraldır: kan ancak sunağa yada toprağa akıtılır ve kimse ona dokunmamalıdır.çünkü kan kudüs kitab-ı mukaddesinde açıklandığı üzere etin canıdır VE TANRIYA AİTTİR...

  • Bayram Kaya
    Bayram Kaya 19.10.2005 - 01:11

    zor güzele aşık olan elinde mendil dolaşır
    aldanma o sonsuz aşkına
    çarpınca dönersin şaşkına

  • Eylül Demircan
    Eylül Demircan 15.09.2005 - 21:08

    türkçe rock ta işte bu dediğim gruplardandı...ne yazıkki dagıldı....son albümlerini aldım...dagıldı haberlerinden sonra sinirimden birdaha dinleyemedim! ! ! ! ! ! ! ! tüm albümleri mevcuttu ve onları dinlemek iyi geliyordu....
    bakma arkana..karanlıklara...elin derdi yok....acın hep sana....bu son söz sana! ! !

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 26.07.2005 - 14:57

    ben de kestim. kulağıyla gözü kapatılıp dualarla öbür dünyaya gönderilen hayvancıklar...

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 26.07.2005 - 10:51

    ego şişmanı kendini bişey sanan solistleri sayesinde gurup dağıldı çok şükür :) o solistten ne köy olur ne kasaba, baba parasıyla böğürdü milleti kandırdı helal olsun, görelim bakalım bnundan sonra ne yapabilecek, diğer elemanlar kalitelidir iyi çalarlar o ayrı mevzu :)

  • H2o
    H2o 26.07.2005 - 10:45

    yalan dostum aşk diye birşey yok
    aşk dediğin üç günlük eğlence...
    bilemedin beş gün sürsün
    kapılıp da sürünen çok....

    benim gibi.. :)

  • Gizem İkiz
    Gizem İkiz 16.06.2005 - 18:48

    grup olarak yazıcam,süpeer.sarı çizmeli mehmet ağa çok güzeldi.ilk albümlerinden beri takip ediyorum.

  • Beyza
    Beyza 02.03.2005 - 18:26

    Sazanliga müsait bir aciz ve dahi garib lakin ben mi hic degil :))

  • Fatih Öztütüncü
    Fatih Öztütüncü 30.11.2004 - 19:48

    ..: DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU MÜTALAALARI:..




    T.C.
    BAŞBAKANLIK
    DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI




    KURBAN İBADETİYLE İLGİLİ BAŞKANLIK GÖRÜŞÜ





    Kurban kesmek yerine, onun bedelini fakirlere dağıtmanın daha uygun olacağı gibi görüşler, son zamanlarda bazı basın-yayın organlarında yer almış, bunun üzerine bazı vatandaşlarımız da konuyla ilgili olarak, Başkanlığımıza pek çok soru yöneltmişlerdir.


    Bu sebeple, Din İşleri Yüksek kurulu Uzmanlarının katıldığı Din Işleri Komisyonu’nun 14/02/2000 tarihli toplantısında konu değerlendirilmiş ve aşağıdaki metnin Başkanlık Makamına arzedilmesi kararlaştırılmıştır:


    Allah’a yakınlaşmak anlamına gelen “kurban” ibadeti; kurban olarak kesilmesi uygun olan hayvanın, ibadet niyetiyle usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Bunun başlıca çeşitleri; udhiyye kurbanı (kurban bayramında kesilen kurban) , adak kurbanı, akika kurbanı ve Hac ile ilgili olarak kesilen hedy kurbanlarıdır.


    Kevser suresinde geçen: “Venhar” emri, İslam bilginlerinin çoğuna göre, kurban kesmek anlamındadır. Bilginlerin çoğunluğu bunun Kurban Bayramı günlerinde kesilen kurban olduğu görüşündedirler. Zira bu konuda pek çok hadis-i şerif vardır. Dini bayramlarımızdan olan kurban Bayramı, Asr-ı Saadetten günümüze kadar (kurban kesilerek) kutlanmıştır. Eyyam-ı Nahr (Kurbanlık Hayvanların kesilmesi günleri) tabiri de, onbeş asırdan beri bu anlamda kullanılmıştır.


    Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.


    Din, felsefi bir doktrin değildir. Dini hükümlerle ilgili olarak ortaya çıkan yeni meselelerde, teşri amaç ve şartlarına aykırı olmayacak şekilde yeni düzenlemeler getirilmesi, her ne kadar caiz ise de; ibadetlerin eda edilişini ve sahih olma şartlarını ortadan kaldırarak indi, keyfi ve nefsani istekler doğrultusunda değişiklikler yapılamaz. İslam Dini’ndeki, hatta diğer ilahi ve semavi dinlerdeki kurban ibadetini, ilkel dinlerdeki anlayışlarla ve uygulamalarla karıştırmak büyük bir yanlışlıktır.


    Kurban ibadetinin pek çok hikmeti ve amacı vardır. Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Hatta etinin dağıtılması bile vacip değil, sünnettir. Bunun özü; Allah’a yaklaştıran maddi bir fedakarlık ve O’nun emrine bir bağlılıktır.


    Kurbanların, İslam’ın öngördüğü temel şartlara ve espriye uygun olarak kesilmesi, bu konuda hijyen ve ekoloji şartlarına uygun davranılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da ötedenberi çok arzu ettiği hususlardır. Ancak bu ortamın sağlanması, başta mahalli idareler ve çevre ile ilgili kuruluşlar olmak üzere birçok kuruluşun, ortaklaşarak çalışmasına bağlıdır.


    Kurban ibadetinin dini delillerinin Kur’an-ı Kerim’de bulunmadığını iddia etmek ve Allah’ın bu çeşit bir buyruğunun olmadığını ileri sürmek de doğru değildir. Zira Kevser Süresindeki kurban kesme emrinden başka Kur’an-ı Kerim’de: “(Ey Muhammed!) Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat! İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerininki ise kabul edilmemişti...” (Maide Suresi; 27) . buyrulmuştur.


    Saffat Suresinde de (Ayet: 107): Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:


    “... Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Işte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.””(Hacc Süresi, 28)


    ‘Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34)


    “Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzerine sıralanmış halde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anınız (ve kurban ediniz) . Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin, isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. İşte biz, şükredesiniz diye o hayvanları sizin emrinize verdik.” (Hacc Süresi, 36)


    “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc Suresi; 37)


    Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin nazmında yer alması bunu ispat etmektedir. Allah’ın, kurbanın etme ihtiyacı olmadığına göre, hayvanın kesilmesi yerine nakdi tutarının ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasının daha uygun olacağı görüşünü bu ifadelerden çıkarmak doğru değildir.


    Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirileceği kesindir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.


    Kurban ibadeti hicretin ikinci yılında eda edilmeye başlanmış ve Hz.Peygamber (s.a.s.) hicretten itibaren on yıla yakın bir süre hep kurban (Udhiyye) kesmiştir. (Bknz: Tirmizi 20, K.El-Edahi, 11, Hadis No: 1507)


    “Enes (r.a.) diyor ki: Hz.Peygamber (s.a.s.) iki alaca (semiz) koç kurban kesti. Ayağını yanlarına basarak “bismillah” deyip, tekbir aldığını gördüm., Sonra onları kendi elleriyle kesti.” (Buhari, 73, K.Eİ-Edahi 9,14; Müslim 35, K.El-Edahi 17 Hadis No:1966)


    Kurban Bayramı günlerinde kurban kesmenin vacip olduğunu kabul edenler, sadece Hanefiler değildir. İmam Evzai, Leys İbn. Sa’d ve İmam Malik de, kurbanın vacip olduğu görüşündedir.


    Udhiyye kurbanının kesilmesinin sünnet olduğunu savunan bilginler kendilerini destekleyen bir kanıt olarak; farz veya vacip ibadetlerde, o ibadetin vaktinde eda edilemeyişi halinde onun yerine (bedel) olarak yapılabilecek bir başka ibadetin bulunduğunu, nitekim Cuma namazı ile yükümlü oldukları halde, bunu kılamayanların o günkü öğle namazını kılmaları gerektiğini; halbuki kurban konusunda böyle bir seçeneğin mevcut olmadığını söylemişlerdir ki; bu da kurban ibadetinin, kurbanlık hayvanın, belirli günlerde kesilmesiyle bu emrin (ister vacip, ister sünnet olsun) yerine getirileceğini ortaya koymaktadır.


    Kavramları ve fıkhi hükümleri, birbirine karıştırmadan, konuları incelemek ve özellikle halka yönelik değerlendirmelerde buna dikkat etmek gerekir. İslamın öngördüğü ilim adabı ve ilim anlayışı da bunu gerektirir.


    Kurbanlık hayvanın (daha genel olarak hayvan) kesimi esnasında; hayvana fazla eziyet vermemek için (ölüm acısını azaltmak maksadıyla) kesim sırasında hayvanın elektrik şoku ile bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kabul edilmesine engel ayıplardan sayılmaz. Çünkü kurbana engel ayıplar; kesim sırasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan kusurlardır. Bu itibarla (şok etkisiyle ölmeden önce hemen) canlı olarak kesilmek kaydıyla, kurbanlık hayvanın elektrik veya benzeri bir şeyle şoklanmasında dinen bir sakınca yoktur. Şayet hayvan, henüz kesilmeden, şokun etkisiyle ölürse; o, kurban olamayacağı gibi, eti de yenmez.





    Diyanet İşleri Başkanlığı

    Eskişehir Yolu 9. km.
    Çankaya-ANKARA

    Telefon: 0312 295 70 00











    T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı 2003 ©

  • Fatih Öztütüncü
    Fatih Öztütüncü 20.09.2004 - 22:33

    31.01.2004


    Kurban Bayramı


    Yarın (1 Şubat 2004) Müslümanlık bilincimizi ve millet olma irademizi tazeleyen iki bayramdan biri olan, Kurban Bayramını idrak etmiş olacağız. Bu bayram mesajını, hacılarımızla birlikte milletimizin huzur ve refahı için dua ve niyazda bulunduğumuz kutsal topraklardan göndermenin bahtiyarlığı içindeyim.

    Bütün inanç, felsefe ve düşünce sistemlerinin temel paradigmalarını bütüncül bir bakış açısıyla anlamlandıran, onları bir bütün tasavvurunun parçaları ve kemale giden yolun basamakları kabul eden Yüce Dinimiz, insanlar arası ve toplumlar arası ilişkilerini bu bütün tasavvuru üzerine inşa etmiştir. Bunun içindir ki, vahiy geleneğinde kemali ifade eden İslam; tevhit anlayışıyla inançtan ahlâka, bilimden hukuka, sanattan doğal çevreye hemen her alanda bütünselliği yada bütünden farklılıklara bakmayı öngörmektedir. İşte evrensel değerlerle yerel değerlerin buluştuğu dinî bayramlar, böyle bir anlayışın manevî coşkusunun yoğunlaştığı ve sosyal realitesinin diğer günlere göre daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir.

    Dinî bayramlar, yalnızlaşan modern insanın birçok sorununun temelinde yatan görmek ve görülmek, fark etmek ve fark edilmek duygusunu hayata geçirerek müminlere kendini görme ve çevreyi fark etme imkânı sağlar. Bu sebeple dinî bayramlar, aynı zamanda yalnızlaşan modern insanın kaybettiği veya aradığı birçok duygunun da karşılık bulduğu birer sosyal buluşma noktalarıdır.

    İnsan yaratılış özelliği gereği aşkın ve ilahi olanla yakınlık kurma ihtiyacı duyan bir varlıktır. Yüce dinimiz İslâm’a göre, insanın yaratıcı güçle yakınlık kurması için sayısız yollar vardır. Bütün ilâhî dinlerde var olan ve Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey anlamındaki kurban, bu yollardan sadece biridir. Kaldı ki Kur’an’da kurbanın kan ve etinin değil, kesenlerin dinî duyarlılıklarının Allah’a ulaşacağı belirtilir. Müminler her kurban kesiminde Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in Yüce Allah’ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hatırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduğunu simgesel davranışla göstermiş olurlar. Böylece kurban, müminler üzerinde tarihsel ve toplumsal aidiyet konusunda derin ve etkili bir fonksiyon icra etmiş olur.

    Öte yandan kurban, gerek birey ve gerekse toplum hayatı açısından çok çeşitli işlevleri olan malî bir ibadettir. Toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle toplumun dar gelirli kesimleri üzerinde olumlu etkileri görülür. Diğer taraftan zengine, malını Allah rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığı kazandırır; onu cimrilik, bencillik, dünyanın geçici malına bağlılık gibi dinî ve ahlâkî zaaflardan kurtarır. Yoksulun da varlıklı kullar aracılığıyla Allah'a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve isyankârlıktan kendini kurtarmasına ve toplumun doğal bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.

    Esasında kurban kestiğimiz için bayram yapmıyoruz; bayram yaptığımız için kurban kesiyoruz. Bundan dolayı kurbanın, hac ibadetiyle birlikte ele alınmasının çok özel bir anlamı ve hikmeti vardır. Bunun, ibadet dili ve birlikte yaşama kültürü açısından evrensel ve derin mesajlar içerdiğini düşünüyorum.


    Hac; insanın aynı gaye adına dil, renk, kültür, kadın-erkek, yaşlı-genç ayrımı gözetmeksizin zaman ve mekân düzleminde kendisi gibi olan insanlarla kaynaşması, bedeniyle ruhunu birleştirerek fizik dünyayı paranteze alıp kendini aşması, birliğe (vahdet) kavuşması demektir. İki parçalık bir beze (ihram) bürünerek ölüm duygusunu içselleştiren, Allah’ın kutlu evi Kâbe’yi tavaf eden, Arafat’ta vakfeye duran ve Allah’a sözünü yenileyen, içindeki şeytanî duyguları taşlayan bir mümin, evrensel bir kimliğe kavuşur. Allah’ın yeryüzündeki halifesi olması olma unvanının bilincini yenilemiş bir şekilde ailesine, milletine, yurduna dönünce, hacı sıfatıyla daha olgun ve daha sağduyulu bir birey olur.

    Bireysel kimliğin oluşması ve güçlenmesinde en büyük unsur dinî olgulardır. Bu bağlamda İslâm’ın değerler dünyası evrensel niteliklerle mücehhezdir. Bunların şekillendirdiği bireylerden oluşan toplumlar, insanlık camiası içinde daha uyumlu, daha paylaşımcı, daha hoşgörülü ve diyaloga açık olurlar. Hac ibadetinin kültür ve medeniyet hayatımızdaki aktif rolü bunun bir göstergesidir.

    Kurbanın bize kazandırdığı Yüce Allah’a itaat duygusu ile haccın sağladığı, kendini aşma ve Allah’a verilmiş sözümüzü yenileme bilincinin oluşturduğu bir duyarlıkla hayata bakmak; hayata böyle bir duygu ve bilincin heyecanıyla sarılmak insanlığın aradığı huzur, mutluluk ve barışın yegâne yoludur.

    Hayvan severlik veya çevre duyarlığı tepkilerini doğru bir bakış açısıyla dillendirmek isteyenlerin, bunları dikkate alarak, İslâm’ın kurban olgusuna yüklediği insanî ve sosyal anlamları görmelerini temenni ediyorum. Çünkü kurban kesmek, hayvan sevmezlik veya doğal çevreye karşı duyarsız kalmak değildir. Tam tersi bu ibadeti yapmak, insanı merkeze koyarak onun maddî ve manevî ihtiyaçlarını dinî duyarlıklar üzerinden sağlamak, hayatı ve çevreyi yeniden inşa ederken bozulan ilişkileri düzeltmek, toplumda bir arada yaşamanın gerektirdiği insanî duyarlıkları ve yardımlaşmayı öne çıkararak dengeli tüketimi gerçekleştirmek ve bunlar için yapılması gerekenleri plânlayıp organize etmektir.

    Hayvan sever ve çevreci bazı kesimlerin, kurban kesimi esnasında sergilenen bilinçsiz ve sağlıksız davranışlara karşı gösterdikleri tepkileri olumlu birer eleştiri olarak değerlendiriyor, bu ibadeti yapanların çevre bilinci ve bütün canlılara şefkat ve merhamet yönüyle daha bir duyarlı olmaları gerektiğine inanıyorum. İslâm’ın öngördüğü de budur. Ancak burada olayın özü ile biçimini, asıl amaçla pratikteki bazı sorunları birbirine karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Uygulamadaki sorunları ibadetin özüne ilişkin bir tartışmaya dönüştürmenin, uygulamayı iyileştirme ve aksaklıkları giderme çabalarını olumsuz yönde etkileyeceği aşikardır. Bu nedenle, sorunun özde ve amaçta değil, fiiliyatta ve biçimde görülmesinin daha gerçekçi ve yapıcı bir yaklaşım olacağı kanaatindeyim.

    Bütün bayramların bayram gibi yaşandığı; özgürlük, barış ve mutluluğun egemen olduğu; insan hakları, adalet ve hukukun gözetildiği; savaş, terör ve yoksulluğun geride kaldığı bir dünya için bayramların birer imkân olduğu düşüncesiyle milletimin, bütün soydaş ve din kardeşlerimin Kurban Bayramını kutluyor, bu bayramın hepimize, insanlık âlemine insanca yaşama adına yeni açılımlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

  • Rr
    Rr 31.01.2004 - 00:17

    rabbi için...

  • Rr
    Rr 31.01.2004 - 00:17

    rabbi için kurban kesnlerin kurbanı makbul..bayramı mübarek olsun...

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 27.09.2003 - 02:54

    Allah'a yakinlik maksadiyla, en faydali gida maddesi olan eti yiyemeyen fakir fukaranin da yiyebilmesi icin bir hayvani kesmektir...