ask, duyguların en yogun oldugu kıskanclıgın, uzuntunun, anlamsızlıgın, uykusuzlugun en cok ta ozlemlerın oldugu bır anlam kargasası.kargasa cunku kımsenın tam olarak ne anlama geldıgını bılmedıgı bır sey
aşk acısının güzel bir ilacı vardır.... tıpkı çok sevdiğim bir dostun dediği gibi... bir sorunun olduğunda uzaya çık ve oradan sorununa bir daha bak derdi....o zaman sorununun diğer insanların sorunları yanında aslında ne kadar küçük olduğunu göreceksin......
ama başarabilmiş mi insanoğlu...hayır...neden? çünkü aşka aşık olmuşuz....tıpkı bir esrarkeşin aradığı gibi arıyoruz onu çünkü....hem fiziksel hem psişik bağımlılık yapmış bizde.....kaçış yok...sonu da yok..öleceksin.....
ama ben oldum olası sevmem platonik aşkları.....aşkın da karşılıklı olanı mutludur çünkü....mazoşist olmadığımıza göre.....karşılıklı olmayan herşeyi verdiğim değeri hak etmeyen herşeyi siler atarım hayatımdan....böylesi ruh sağlığım için daha iyi...çünkü aşık olan savaşır....sevgi bunu gerektirir...
çünkü birinin uğrunda ölemiyorsan yaşamış sayma kendini...
Aşk yok olmaktır var olmak adına.İnsanın iç dinamiklerini harekete geçiren bir erdem, büyü ya da kutlu bir bakış...Gücü sembolize eder...Yaşama haykırış, titrek bir selamdır belki de...
Çay içerken sigaranın dumanının sana kimi hatırlattığını tahmin etmemek, telefonun rehberini kurcalarken beni kimse aramıyor dememek, saatlerce bilgisayarın başında oturup insanları eykileyebilecek sözcük bulmakta güçlük çekerek chat yapmamak, hayatın acımasız, insanların vahşi ve gaddar olduğunu söylemeden ve düşünmeden sohbetlere devam edebilmek, kendini dünyanın en romantik ve düşencili insanı olmadığını bilebilmek ve yalan söylememek olsa gerek...
Ask bu duyguyu yasama potansiyeli olan bireyin, libidosundaki artisin ihtiyac fazlasini kanalize edecegi bir aktarim objesini bulur bulmaz hedefe kilitlenmesidir. Bazen platonik düzeyde sadece gönülle oldugu gibi bazen de oldukca (yüksek) düzeyli iliski seklinde de gerceklesebilir. Özellikle son zamanlarda gereksiz ayrintilarla kayb edecek zamani´miz yok, fast food caginda yasiyoruz fikrinden gidip, gereksiz gönül fasliyla vakit harcanmasina yüz verilmiyor... Isin özüne, et, süt ve bilumum proteinli ürünlerden maximum yararlanma kaygisina ask deniyor... Düzeyli olmazsa, duygu düzeyinde kalirsa buna torbadan hangisi cikarsa psikolojik marazlardan bir tanesinin ismi yapistiriliyor. Ask dedigin düzeyli olmalidir yani... (adil düzenle ilgisi yok, benzerlik sadece sizin cagrisim siisteminizin fesadligi)
Tanimindaki vurgu faydalilik vurgusu siddetini artirdikca, eski felsefelerden miras kalan aska verilen önem de siddetini artirmaktadir.
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
gibi bir dizenin hakliligi da ici yeniden doldurulmus ask baglaminda en baba bicimde ispatlanmaktadir, filmler vs.ler vasitasiyla...
Pencerenin camlari icerdeki iki varligin duygu yogunlundan dolayi buzlu cam gibi görünene kadar bugulanmazsa, yukaridaki dizenin geregi olan felsefi derinlikten tamamen yoksun oluyor o film... Derinlik önemli...
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
madame ki öyle, o zaman alemin ayakta kalmasi, kurtulmasi da bu kavramin derinligi ile baglantili olmalidir...
felsefeyi (hikmet) modern zamanlara uyarlayan Hollywood bu felsefi gereklilik (determinisme) baglaminda, hemen gerekli boslugu doldurmak icin beynin kivrimlarini harekete gecirdi...
Bu amacla 5. element adli film ortaya cikti... Filmde dünya tehlikededir... Birileri ebesini bellemek üzere harekete gecmektedir ve dünyanin ebesinin bellettirilmemesi lazimdir.. (fistik gibi seyler varken niye dünyanin ebesi bellensin ki? .. logik degildir... ne bellenmesi lazimsa o bellenmelidir yani..)
lafi toparlarsak.. dünyanin ebesinin bellettirilmemesi lazimdir, yani dünya kurtarilmalidir...
bu amacla, dünyayi bir cok kereler kurtarmis olan bruce beye rica edilir. o da 'yine mi kurtariciiz, ya adami birakmiyorsunuz ki iki dakka cay icek, zirt birt sunu da kurtariver bunu da kurtariver abii, yani bizim özel hayatimiz yok mu' gibisinden nazlanmalardan sonra bir kerre daha kurtarmak üzere 'bu son olsun ha' deyip ise girisir.. Ama yeni trendden haberi yoktur. bu defa dünya o kaddar felsefi bicimde kurtarilacaktir ki, bilseydi bruce, naz etmeden atlardi felsefe askindan...
Dünyanin kurtarilmasi icin ugrasilirken en önemli kurtarma araci olan 5. element bir makine marifetiyle yeniden üretilir (reproduktion) .... Arac mükemmeldir (biber kirmizisi saclari, pürüzsüz gövde aksami vs..) .. Ama is bu araci kullanmaktadir.. E bu isi de burce abimiz yapacaktir yani.. memleketimizde multifunktionel elemanlar vardir, her türlü araci kullanabilirler ya.. bruce da o cinsten.. her türlü arac itina ile kullanilir türünden.. Ama bu arac baska arac... ama yine olsunnn.... dag ne kadar yüksek olursa yol üstünden asar, bruce beyde de bu aracin farkliligina uygun da donanim vardir..
zira ki bruce abimiz, bu gibi araclari kullanmak icin gerekli olan tastesteron denilen yeterlilik belgesinden gereginden fazla nasibedar oldugundan saclari dökkülmüstür de, konu ile ilgili olarak mesela bruce diye resmi bassilmistir konu mankeni olarak..
e yani birakin da bu araci da o kullansin...
neyse efeeemmm, , , (günes de dogmak üzere, paralari söyle kesenin icine ativerin bu arada hanci, serbbetlerimizi tazeleyiver)
alemin temeli olan askin, dünyayi kurtarmak icin gerekli oldugu, filmde bir yerlerdeki yazilardan tamamen tesadüfi yollarla ögrenilir (ögretici sinema, shakespearin tiyatroya bakisindan esinlenmistir.- yazarin palavrasi) ve bruce bey abimiz de insanligin iyiligi icin alemin iyiligi icin dünyayi kurtarmak icin gereklli aygitin üzerine cikar... gaz debriyaj el fireni vs. gerekli aygitlari bir iyi yokladiktan sonra sööle bir üst kontak yapar ve veeeeee...
düzeyli askin alameti olan yararlilik prensibinin hasosu olan protein aktarimi gerceklesirken, alet coskuyla calismanin, ve askin etinden sütünden ve proteinli sair ürünlerinden yararlanmanin bir nisanesi olarak helecan icinde sarsilmaya baslayinca, hasil olan enerji ile
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
dizesinin neo version kommentarlari (yorum) geregi alem, temeli olan askin olusturdugu enerji ile pür nur olur... ortalik aydinlanir ve dünyanin ebesini bellemeye azm etmis cümle mefsedet bir anda yok olur, butlana erer...
(dünyanin ebesinin bellenmemesi icin, ayni eski caglardaki kurban gelenegi gibi, bir baska seyin bellenmesi gerekiyordu, bruce bey de onu yapti gibi fesad yorumlar olsa da..) bu direkt olarak alemin temeli olan aaskla ilintili bir durumdur...
dünyanin kurtulmasi icin ask yapilmalidir.. evrensel düzeyde oldugu gibi lokal ve national düzlemde... ayni sekilde türkiyemizin de kurtarilmasi icin ask lazimdir.. netekim türkiyeyi kurtarmak icin kollari sivayan her fedakar yerli bruce'larimiz illa da memleket sevdasindan bahs etmektedirler.. memleketlerimize olan askllarini ifade etmektedirler ve memleketi kurtarmak icin hemen en kestirme yoldan da aska baslarlar...
kurtarilmasi icin ask sarttir, zira ki memleketimizin ismi zaten feminen bir isimdir..
Islam dünyasinin da kurtarilmasi icin ask sarttir.. bu gün bu ise soyunan(!) büyüklerimiz de senelerdir islam dünyasina olan asklarini dile getiriyorlardi... Ama kendileine firsat verilmediiginden asklarini eyleme dökemiyorlardi..
simdi firsat buldular ve kurtarilmasi gereken ilk yer olarak ortadogudan basladilar.. aska baslamak icin gereken sey bir teskere kaldi,
onun icin de yattigi siperde gez göz arpaciktan askinin et ve süt aksamini tahayyül eden mehmetciklerimiz gibi 'gel teskere gel, bitsin bu hasreeetttt' makaminda terennüm eylemektedirler..
çok sürmeyen bazen bizi biz olmaktan çıkaran yüksek bir yerden düşmek üzere oldumuzdaki gibi korkutan yeni doğmuş bebeği elimize aldığımızda hissettiğimiz heyecanla karışık mutluluk hayata sarılma isteği ve son olarak ölünün arkasından duyulan acı ve unutulmuşlukkkkk
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım sığmaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Aşk insanların bazı duygularının bir kişi veya nesne üzerinde yoğunlaşma olayıdır. Her duygununda sonu aşk değildir: Sadece insan gercek aşkı bulmak için çeşitli mertebelerden gecer bu zamansız oluşan duyguyu bulmak için bazı nisan yağmuru duygulara kapılmak gerekir ama kapanmadan direk bu güzel duyguya ulaşılabilirde
insanoğlu aşka aşıktır..aşksız nefes alamaz ve dolayısıyla da defalarca binerler o kristal denizaltıya...aşk bir bağımlılık gibidir bazen...öleceğini bile bile atlarsın uçurumdan aşağı...hiç de düşünmez, arkana bile bakmazsın... düşüp bin parçaya bölündükten sonra fark eder, gerçekten değer miydi diye kendini sorgularsın....aşk geçici bir tutku..temelinde saygı ve sevgi olmadıkça ölmeye mahkum bir duygu....
aşk bir büyü, gözlerinden kalbine ve oradan tüm vücuda dağılan bir virüs de denilebilir..Dünyanın en acı verici ve en güzel hastalığı...yakalanmak istediğin, rüyanın sonu geldiğinde kimbilir belki de bir daha asla dediğin fakat tekrar kapın çalındığında kendini kaybettiğin...
Adamım BORNE aşk için şu sözleri sarf etmiş 'AŞK deniz meltemi gibidir, sesini duyarız ama nereden nereye gittiğini kestiremeyiz'. İnsan zaten kestirebilse dünyanın en yüksek setini çin'e değil aşkın önüne çekerdi.? ? ?
uyutmayan, aç susuz günlerce dolaştıran, keşfetme duygumuzu ortaya çıkaran, kimilerini feylesof, kimilerini deli, kimilerini de serseri yapan, aynı şarkıyı binlerce kez dinleten, tepkilerimizi ve isteklerimizi törpüleyen acaip bir mefhum...
aşk benim sana olan hislerimdi.seninle maziye karıştı. :) aşk o arayacınca telefonunda ismi yazınca heyecandan dilinin tutulmasıdır..o an çığlık atmak istersin...onu görünce bacaklarının bağı çözülür..yanında süt dökmüş kedi gibi olursun. :) halbuki normalde ne kadar da hareketlisindir...o seni kızdırıcak bişey yaptığında deliye dönersin çünkü aşıksındır..çok tepki verirsin..çünkü kızmasın kırılırsın...hırsından ayrılırsın.ayrılıdığının gecesi keşke arasa geri dönsede barışsak dersin hem de acı çekiceğini bile bile...her zmn seni yüz üstü bırakıp gideceğini bile bile yine de kabul edersin onu...başka kızla görünce için yanar ama ağlayamazsın..gerçek aşık ağlamaz içine atar...arkadaşların sana birini anlatıp çok seviyorum derler..sen içinden sizin ki sevgimi dersin..eğer bir insana bakıp allah seni bana yar etsin diye sürekli içinden söylüyorsun aşk budur...o yanındayken etrafına bakarsın ama sadece onu kıskandırmak için.. :) görmezsin bile baktıklarını....sırf onu kıskandırmak için en yakın arkadaşının numarasını telinde erkek ismi olarak kaydetmektir..ve msj yollatmaktır... :) aşk onu tekrar ayarlayabilmek için onunla dışarı çıkarken kendi telefonun arakadaşlarına bırakıp beni arayıp müzik dinletin demektir :)) çünkü sen onu deli gibi kıskanıyorsun ya o da seni kıskansın mantığı :)) aşk gerçekleşmeyeciğini bildiğin bütün sözlerine inanmaktır....aşk benim ona olan hislerimdi......
yaşanarak anlaşılmaya müsait ve elverişli Ölüm kadar soğuk cümleler Çünkü AŞK: YAŞAMAK’la eş değer İdrakini komalık eder. AŞK bilinmezliğin ana yurdu Bilinmezlikten; sonsuzluğun doğuşu Akılla yüreğin düellosu Bu yüzden onun hakkında yapılan yorumların tükenmezliği
BEKLENTİLERE ENDEKSLİ ETE SAPLANMIŞ DUYGULARIN VE GÜNÜMÜZÜN GÜNÜ BİRLİK BERABELİKLERİNİN ADI OLAMAZ
aşk hiçbişidir! ! ! kandırmacadır.kalleştir.no aşk. no war! ! ! pardon şaşırsım galiba! ! ! !
kısaca geçici bir hastalıktır.insanın bir anlık saçmalması kendinden beklenmeyecek davranışlarda bulunması, içinin kuş yutmuş gibi çırpınması, yılan yutmuş gibi kıvranması durumudur
tam olarak böyledir.bu yan etkiler kişiden kişiye farklılık gösterip gece uykusuzluk yapar, iştah kesebilir vede tam tersi olarak çok yedirip çok 250 kilo olmanıza yarayabilir.panzehir olarak küçümseme, aldatma, seni sevmiyorum deme, başka sevgili bulma, aşık olunan kişinin iğrenç yanlarını bulmaya çalışmaca, test çözme, depar atma, özelliklede metal müzik dinleme(kesinlikle slov dinlemeyin bu daha çok duygularınızı kapartıp pufpuflayıp sizi daha feci bir arabesk ruh haline itebilir! ! ! dikkatle sakının))) önerililebilir...
bu konuda intihar vakalarıda çoktur. fakat bu hastalığın ilerlemiş vede en acıklı son evresi ve genellikle kendini kaptırmış artık iyice aşktan gözü kör olmuş insanlar için geçerlidir.
Aşk insan hücrelerinin metobolik organizmalarla fizyolojik değişimlere uğrayarak ve bunlara bağlı olarak farmolojik özellikleri tespit edilemeyen endikasyonları tartışılabilir homojen ve bi okadarda ototrof olmasına rağmen elde edilen biseptik karışımlarla yapılan flemen bir doku ile insan vücüduna bağlanan bağlandığı yerlerde endoplazmik retikulmlar için gerekli maya ve bizim dilimizde ispirozen dediğimiz ve kemoterapi gerektirebilen bir pediatri uzmanlığında yaşanması gereken hem stropal yapı ve hidelarofor yapıya sahip olması gereken, oldukça sert bir çeper olan iofen dokusuyla korunan ve korunurken aynı zamanda besin değeri olan biseptik meynesel lerle beslenen çok önemli bir olgudur. İnşallah anlatabilmişimdir. E artık bundanda birşeyler anlayamıyorsanız ben bişey diyemem aşk anca bu kadar açık tarif edilir.
matem
siyahlara bürünmek.yani ACI.
özlemi ve kıskanclıgı hatırlatıyor
ask, duyguların en yogun oldugu kıskanclıgın, uzuntunun, anlamsızlıgın, uykusuzlugun en cok ta ozlemlerın oldugu bır anlam kargasası.kargasa cunku kımsenın tam olarak ne anlama geldıgını bılmedıgı bır sey
ask iki insanin sadece birbirlerini dusunup hayatin kucuk bir bolumunde takili kalmanin gostergesidir
ask bencilligin en asiri seklidir
aşk acısının güzel bir ilacı vardır....
tıpkı çok sevdiğim bir dostun dediği gibi...
bir sorunun olduğunda uzaya çık ve oradan sorununa bir daha bak derdi....o zaman sorununun diğer insanların sorunları yanında aslında ne kadar küçük olduğunu göreceksin......
ama başarabilmiş mi insanoğlu...hayır...neden? çünkü aşka aşık olmuşuz....tıpkı bir esrarkeşin aradığı gibi arıyoruz onu çünkü....hem fiziksel hem psişik bağımlılık yapmış bizde.....kaçış yok...sonu da yok..öleceksin.....
ama ben oldum olası sevmem platonik aşkları.....aşkın da karşılıklı olanı mutludur çünkü....mazoşist olmadığımıza göre.....karşılıklı olmayan herşeyi verdiğim değeri hak etmeyen herşeyi siler atarım hayatımdan....böylesi ruh sağlığım için daha iyi...çünkü aşık olan savaşır....sevgi bunu gerektirir...
çünkü birinin uğrunda ölemiyorsan yaşamış sayma kendini...
Bir lamba yanıyor hafif ve sarı:
Açıyor ellerini göğe bir kadın.
Uzuyor, uzuyor altın saçları
Uğrunda ölünen güzel kızların...
Bir lamba yanıyor hafif ve sarı:
Garip bir yolculuk:tren ve Geyve.
Bir hançer bölüyor, ah rüyaları
Bir rüya, bir hançer, bir el, ve, ve, ve....
Sezai Karakoç
Ask nedir ki, bir nefes alip vermek misali ölümdür.
Aşk yok olmaktır var olmak adına.İnsanın iç dinamiklerini harekete geçiren bir erdem, büyü ya da kutlu bir bakış...Gücü sembolize eder...Yaşama haykırış, titrek bir selamdır belki de...
narsizm miş eter öyle diyo...
Çay içerken sigaranın dumanının sana kimi hatırlattığını tahmin etmemek, telefonun rehberini kurcalarken beni kimse aramıyor dememek, saatlerce bilgisayarın başında oturup insanları eykileyebilecek sözcük bulmakta güçlük çekerek chat yapmamak, hayatın acımasız, insanların vahşi ve gaddar olduğunu söylemeden ve düşünmeden sohbetlere devam edebilmek, kendini dünyanın en romantik ve düşencili insanı olmadığını bilebilmek ve yalan söylememek olsa gerek...
A s k v e d ü n y a y i k u r t a r m a k
Ask bu duyguyu yasama potansiyeli olan bireyin, libidosundaki artisin ihtiyac fazlasini kanalize edecegi bir aktarim objesini bulur bulmaz hedefe kilitlenmesidir. Bazen platonik düzeyde sadece gönülle oldugu gibi bazen de oldukca (yüksek) düzeyli iliski seklinde de gerceklesebilir. Özellikle son zamanlarda gereksiz ayrintilarla kayb edecek zamani´miz yok, fast food caginda yasiyoruz fikrinden gidip, gereksiz gönül fasliyla vakit harcanmasina yüz verilmiyor... Isin özüne, et, süt ve bilumum proteinli ürünlerden maximum yararlanma kaygisina ask deniyor... Düzeyli olmazsa, duygu düzeyinde kalirsa buna torbadan hangisi cikarsa psikolojik marazlardan bir tanesinin ismi yapistiriliyor. Ask dedigin düzeyli olmalidir yani... (adil düzenle ilgisi yok, benzerlik sadece sizin cagrisim siisteminizin fesadligi)
Tanimindaki vurgu faydalilik vurgusu siddetini artirdikca, eski felsefelerden miras kalan aska verilen önem de siddetini artirmaktadir.
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
gibi bir dizenin hakliligi da ici yeniden doldurulmus ask baglaminda en baba bicimde ispatlanmaktadir, filmler vs.ler vasitasiyla...
Pencerenin camlari icerdeki iki varligin duygu yogunlundan dolayi buzlu cam gibi görünene kadar bugulanmazsa, yukaridaki dizenin geregi olan felsefi derinlikten tamamen yoksun oluyor o film... Derinlik önemli...
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
madame ki öyle, o zaman alemin ayakta kalmasi, kurtulmasi da bu kavramin derinligi ile baglantili olmalidir...
felsefeyi (hikmet) modern zamanlara uyarlayan Hollywood
bu felsefi gereklilik (determinisme) baglaminda, hemen gerekli boslugu doldurmak icin beynin kivrimlarini harekete gecirdi...
Bu amacla 5. element adli film ortaya cikti... Filmde dünya tehlikededir... Birileri ebesini bellemek üzere harekete gecmektedir ve dünyanin ebesinin bellettirilmemesi lazimdir.. (fistik gibi seyler varken niye dünyanin ebesi bellensin ki? .. logik degildir... ne bellenmesi lazimsa o bellenmelidir yani..)
lafi toparlarsak..
dünyanin ebesinin bellettirilmemesi lazimdir,
yani dünya kurtarilmalidir...
bu amacla, dünyayi bir cok kereler kurtarmis olan bruce beye rica edilir. o da 'yine mi kurtariciiz, ya adami birakmiyorsunuz ki iki dakka cay icek, zirt birt sunu da kurtariver bunu da kurtariver abii, yani bizim özel hayatimiz yok mu' gibisinden nazlanmalardan sonra bir kerre daha kurtarmak üzere 'bu son olsun ha' deyip ise girisir.. Ama yeni trendden haberi yoktur. bu defa dünya o kaddar felsefi bicimde kurtarilacaktir ki, bilseydi bruce, naz etmeden atlardi felsefe askindan...
Dünyanin kurtarilmasi icin ugrasilirken en önemli kurtarma araci olan 5. element bir makine marifetiyle yeniden üretilir (reproduktion) .... Arac mükemmeldir (biber kirmizisi saclari, pürüzsüz gövde aksami vs..) .. Ama is bu araci kullanmaktadir.. E bu isi de burce abimiz yapacaktir yani..
memleketimizde multifunktionel elemanlar vardir, her türlü araci kullanabilirler ya.. bruce da o cinsten.. her türlü arac itina ile kullanilir türünden..
Ama bu arac baska arac...
ama yine olsunnn....
dag ne kadar yüksek olursa yol üstünden asar, bruce beyde de bu aracin farkliligina uygun da donanim vardir..
zira ki bruce abimiz, bu gibi araclari kullanmak icin gerekli olan tastesteron denilen yeterlilik belgesinden gereginden fazla nasibedar oldugundan saclari dökkülmüstür de, konu ile ilgili olarak mesela bruce diye resmi bassilmistir konu mankeni olarak..
e yani birakin da bu araci da o kullansin...
neyse efeeemmm, , ,
(günes de dogmak üzere, paralari söyle kesenin icine ativerin bu arada hanci, serbbetlerimizi tazeleyiver)
alemin temeli olan askin, dünyayi kurtarmak icin gerekli oldugu, filmde bir yerlerdeki yazilardan tamamen tesadüfi yollarla ögrenilir (ögretici sinema, shakespearin tiyatroya bakisindan esinlenmistir.- yazarin palavrasi) ve bruce bey abimiz de insanligin iyiligi icin alemin iyiligi icin dünyayi kurtarmak icin gereklli aygitin üzerine cikar...
gaz debriyaj el fireni vs. gerekli aygitlari bir iyi yokladiktan sonra
sööle bir üst kontak yapar ve veeeeee...
düzeyli askin alameti olan yararlilik prensibinin hasosu olan protein aktarimi gerceklesirken,
alet coskuyla calismanin, ve askin etinden sütünden ve proteinli sair ürünlerinden yararlanmanin bir nisanesi olarak helecan icinde sarsilmaya baslayinca,
hasil olan enerji ile
'Her ne var ise alemde ask imis ancak'
dizesinin neo version kommentarlari (yorum) geregi alem, temeli olan askin olusturdugu enerji ile pür nur olur... ortalik aydinlanir ve dünyanin ebesini bellemeye azm etmis cümle mefsedet bir anda yok olur, butlana erer...
(dünyanin ebesinin bellenmemesi icin, ayni eski caglardaki kurban gelenegi gibi, bir baska seyin bellenmesi gerekiyordu, bruce bey de onu yapti gibi fesad yorumlar olsa da..)
bu direkt olarak alemin temeli olan aaskla ilintili bir durumdur...
dünyanin kurtulmasi icin ask yapilmalidir..
evrensel düzeyde oldugu gibi lokal ve national düzlemde...
ayni sekilde türkiyemizin de kurtarilmasi icin ask lazimdir.. netekim türkiyeyi kurtarmak icin kollari sivayan her fedakar yerli bruce'larimiz illa da memleket sevdasindan bahs etmektedirler.. memleketlerimize olan askllarini ifade etmektedirler ve memleketi kurtarmak icin hemen en kestirme yoldan da aska baslarlar...
kurtarilmasi icin ask sarttir, zira ki memleketimizin ismi zaten feminen bir isimdir..
Islam dünyasinin da kurtarilmasi icin ask sarttir..
bu gün bu ise soyunan(!) büyüklerimiz de senelerdir islam dünyasina olan asklarini dile getiriyorlardi... Ama kendileine firsat verilmediiginden asklarini eyleme dökemiyorlardi..
simdi firsat buldular ve kurtarilmasi gereken ilk yer olarak ortadogudan basladilar..
aska baslamak icin gereken sey bir teskere kaldi,
onun icin de yattigi siperde gez göz arpaciktan askinin et ve süt aksamini tahayyül eden mehmetciklerimiz gibi
'gel teskere gel,
bitsin bu hasreeetttt' makaminda terennüm eylemektedirler..
bilmem anlatabildim mi?
çok sürmeyen bazen bizi biz olmaktan çıkaran yüksek bir yerden düşmek üzere oldumuzdaki gibi korkutan yeni doğmuş bebeği elimize aldığımızda hissettiğimiz heyecanla karışık mutluluk hayata sarılma isteği ve son olarak ölünün arkasından duyulan acı ve unutulmuşlukkkkk
aşk demiştim ya hiç yaşanmamalı
belki de yaşanabilir
tabi yaşadıgınız kişiye baglı...
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Sezai Karakoç (Mona Roza)
at gözlüğü takmaktır...
Aşk insanların bazı duygularının bir kişi veya nesne üzerinde yoğunlaşma olayıdır. Her duygununda sonu aşk değildir: Sadece insan gercek aşkı bulmak için çeşitli mertebelerden gecer bu zamansız oluşan duyguyu bulmak için bazı nisan yağmuru duygulara kapılmak gerekir ama kapanmadan direk bu güzel duyguya ulaşılabilirde
insanoğlu aşka aşıktır..aşksız nefes alamaz ve dolayısıyla da defalarca binerler o kristal denizaltıya...aşk bir bağımlılık gibidir bazen...öleceğini bile bile atlarsın uçurumdan aşağı...hiç de düşünmez, arkana bile bakmazsın...
düşüp bin parçaya bölündükten sonra fark eder, gerçekten değer miydi diye kendini sorgularsın....aşk geçici bir tutku..temelinde saygı ve sevgi olmadıkça ölmeye mahkum bir duygu....
aşk bir büyü, gözlerinden kalbine ve oradan tüm vücuda dağılan bir virüs de denilebilir..Dünyanın en acı verici ve en güzel hastalığı...yakalanmak istediğin, rüyanın sonu geldiğinde kimbilir belki de bir daha asla dediğin fakat tekrar kapın çalındığında kendini kaybettiğin...
Adamım BORNE aşk için şu sözleri sarf etmiş 'AŞK deniz meltemi gibidir, sesini duyarız ama nereden nereye gittiğini kestiremeyiz'. İnsan zaten kestirebilse dünyanın en yüksek setini çin'e değil aşkın önüne çekerdi.? ? ?
uyutmayan, aç susuz günlerce dolaştıran, keşfetme duygumuzu ortaya çıkaran, kimilerini feylesof, kimilerini deli, kimilerini de serseri yapan, aynı şarkıyı binlerce kez dinleten, tepkilerimizi ve isteklerimizi törpüleyen acaip bir mefhum...
aşk kadınların en onemli silahıdır sakın hedef olmayın
aşk hiç yaşanmamalı...
aşk dünyanın 8. harikasıdır! ....
kısacası aşkın başladığı yerde mantık tatile çıkar :)))
aşk benim sana olan hislerimdi.seninle maziye karıştı. :) aşk o arayacınca telefonunda ismi yazınca heyecandan dilinin tutulmasıdır..o an çığlık atmak istersin...onu görünce bacaklarının bağı çözülür..yanında süt dökmüş kedi gibi olursun. :) halbuki normalde ne kadar da hareketlisindir...o seni kızdırıcak bişey yaptığında deliye dönersin çünkü aşıksındır..çok tepki verirsin..çünkü kızmasın kırılırsın...hırsından ayrılırsın.ayrılıdığının gecesi keşke arasa geri dönsede barışsak dersin hem de acı çekiceğini bile bile...her zmn seni yüz üstü bırakıp gideceğini bile bile yine de kabul edersin onu...başka kızla görünce için yanar ama ağlayamazsın..gerçek aşık ağlamaz içine atar...arkadaşların sana birini anlatıp çok seviyorum derler..sen içinden sizin ki sevgimi dersin..eğer bir insana bakıp allah seni bana yar etsin diye sürekli içinden söylüyorsun aşk budur...o yanındayken etrafına bakarsın ama sadece onu kıskandırmak için.. :) görmezsin bile baktıklarını....sırf onu kıskandırmak için en yakın arkadaşının numarasını telinde erkek ismi olarak kaydetmektir..ve msj yollatmaktır... :) aşk onu tekrar ayarlayabilmek için onunla dışarı çıkarken kendi telefonun arakadaşlarına bırakıp beni arayıp müzik dinletin demektir :)) çünkü sen onu deli gibi kıskanıyorsun ya o da seni kıskansın mantığı :)) aşk gerçekleşmeyeciğini bildiğin bütün sözlerine inanmaktır....aşk benim ona olan hislerimdi......
İÇİNE DÜŞTÜĞN ZAMAN ÇIKMAKTA ZORLANACAĞIN ÇIKSANDA İZLERİNİN KALACAĞI BİR ÇUKUR, BELKİDE PİS BİR BATAKLIKTIR
yaşanarak anlaşılmaya müsait ve elverişli
Ölüm kadar soğuk cümleler
Çünkü AŞK: YAŞAMAK’la eş değer
İdrakini komalık eder.
AŞK bilinmezliğin ana yurdu
Bilinmezlikten; sonsuzluğun doğuşu
Akılla yüreğin düellosu
Bu yüzden onun hakkında yapılan yorumların tükenmezliği
BEKLENTİLERE ENDEKSLİ ETE SAPLANMIŞ DUYGULARIN VE GÜNÜMÜZÜN GÜNÜ BİRLİK BERABELİKLERİNİN ADI OLAMAZ
aşk hiçbişidir! ! ! kandırmacadır.kalleştir.no aşk. no war! ! ! pardon şaşırsım galiba! ! ! !
kısaca geçici bir hastalıktır.insanın bir anlık saçmalması kendinden beklenmeyecek davranışlarda bulunması, içinin kuş yutmuş gibi çırpınması, yılan yutmuş gibi kıvranması durumudur
tam olarak böyledir.bu yan etkiler kişiden kişiye farklılık gösterip gece uykusuzluk yapar, iştah kesebilir vede tam tersi olarak çok yedirip çok 250 kilo olmanıza yarayabilir.panzehir olarak küçümseme, aldatma, seni sevmiyorum deme, başka sevgili bulma, aşık olunan kişinin iğrenç yanlarını bulmaya çalışmaca, test çözme, depar atma, özelliklede metal müzik dinleme(kesinlikle slov dinlemeyin bu daha çok duygularınızı kapartıp pufpuflayıp sizi daha feci bir arabesk ruh haline itebilir! ! ! dikkatle sakının))) önerililebilir...
bu konuda intihar vakalarıda çoktur. fakat bu hastalığın ilerlemiş vede en acıklı son evresi ve genellikle kendini kaptırmış artık iyice aşktan gözü kör olmuş insanlar için geçerlidir.
Aşk insan hücrelerinin metobolik organizmalarla fizyolojik değişimlere uğrayarak ve bunlara bağlı olarak farmolojik özellikleri tespit edilemeyen endikasyonları tartışılabilir homojen ve bi okadarda ototrof olmasına rağmen elde edilen biseptik karışımlarla yapılan flemen bir doku ile insan vücüduna bağlanan bağlandığı yerlerde endoplazmik retikulmlar için gerekli maya ve bizim dilimizde ispirozen dediğimiz ve kemoterapi gerektirebilen bir pediatri uzmanlığında yaşanması gereken hem stropal yapı ve hidelarofor yapıya sahip olması gereken, oldukça sert bir çeper olan iofen dokusuyla korunan ve korunurken aynı zamanda besin değeri olan biseptik meynesel lerle beslenen çok önemli bir olgudur. İnşallah anlatabilmişimdir. E artık bundanda birşeyler anlayamıyorsanız ben bişey diyemem aşk anca bu kadar açık tarif edilir.