Kültür Sanat Edebiyat Şiir

bolu sizce ne demek, bolu size neyi çağrıştırıyor?

bolu terimi Mirac Erdurak tarafından 03.07.2004 tarihinde eklendi

  • Dogan Nadi Beyhan
    Dogan Nadi Beyhan 30.01.2012 - 00:30

    Bolu hayattır. Ankarada 4 yıl üniversite okumuş, 2 yıl da istanbulda çalışmış, hareketi, heyecanı, gürültüyü, kalabalığı, alışverişi seven bir insan için bile bolu hayattır. Kışın abanta gidip mangalı yakıp sucuk ekmek yapmaktır, bahar yağmurlarında iliklerine kadar ıslanmaktır, esnafına kızmaktır, yazın bol bol pikniğe gitmektir, gelen misafirleri bir gün içinde hem abant, hem gölcük birde gölköye götürebilmektir.suç oranı düşüktür boluda, bayanlar istedikleri saatte tek başına yolda yürüyebilirler,eğlence-gece hayatıda vardır o yetmezse istanbul ankaraya iki adım mesafededir.alkol arabada da içilir, barda da, gölde de.. boğaz manzaramız yoksa alternatif üretmekte üstümüze yoktur.o mecburiyet caddesi dedikleri cadde de yürümek mutluluktur, tanıdık yüzler görmek, ayaküstü iki lafın belini kırmaktır. bolu demek İzzet Baysal demektir.Okuduğun okulun onun boludaki ilk eserlerinden biri olmasıdır, annenin çalıştığı hastanenin adında onun adının geçmesidir.İzzet Baysal'ı, Atatürk'ün Boluya gelişini anmaktır. Ne soğuğu Ankara gibidir, ne sıcağı İstanbul donmazsında yanmazsında..Doğunun küçücük ilçesinden gelip Boluyu beğenmemek değil, İstanbuldan, Ankaradan, Antalyadan döndüğünde toprağını öpme istediğidir.temiz hava demektir bolu, sabahları kendiliğinden uyanmaktır, hele birde yaylalara çıkarsan... kışın her hafta sonu kartalkayaya gitmektir. kaymasanda bi kahve içip, kartopu oynayıp dönmektir. Hadi Ankaraya alışverişe gidelimdir, bugün akçakocada denize girelim.güzeldir bolu, yaşamayı bilene, sevene tabi. her gidiş dönüşünde hayretle biraz daha büyüdüğünü,geliştiğini izlemektir.Moderndir Bolu.küçüktür, trafiği yoktur, bayan şoförün üstüne kimse direksiyon kırmaz Boluda. o yüzden bayan şoförlerin oranı yüksektir.tünelden mi geçsek, bolu dağından mı insektir. ismailin yerinde yemek yemektir.her kurumda mutlaka bir tanıdğının olmasıdır, işlerinin kolaylaşmasıdır.bolu kendini sevene gösterir güzel yüzünü.hayattan tat almayı bilene, gözü gönlü tok olana..Boludan ayrılınca kıymete gelir, ondandır her giden dönmek ister...

  • Berk İşcan
    Berk İşcan 29.01.2012 - 23:36

    bolu:Şehir

  • Faruk Çelebi
    Faruk Çelebi 26.08.2011 - 12:30

    Memleketim diye söylemiyorum ama her köşesi ayrı cennet olan (Gölcük,Abant,Yedigöller,Kartalkaya,Yeniçağa,Elcek,Esentepe,Kaplıcalar,Akça koca Sahili) Türkiyeni Oksijen ve Negatif iyon bakımından en zengin yerleşimlerindenbiridirBolu. Çikolatası, kolonyası, makarnası,tavuğu Mengenin yemekleri Yeniçağanın balıklı gölü,Geredenin Esentepesi, coğrafya boyunca uzanan Köroğlu dağları asırlık ormanları ile insanın 90 küsür yaşına kadar ölesinin gelmeyeceği cennetin yeryüzündeki temsili resimlerindendir Bolu...

  • Yeşim Bayram
    Yeşim Bayram 03.04.2010 - 14:38

    bolu denince aklıma ilk Köroğlu geliyor..sonra sırasıyla çikolatası, o meşhur patatesiyle yapılmış patatesli köy ekmeği kartalkaya mudurnu kıbrıscık tüm buralara insan gittimi geri dönmek istemiyor sonuçta karadeniz...karadenizi seviyorum

  • Sefer Kutlu
    Sefer Kutlu 10.08.2009 - 10:42

    Şehir merkezinde dişe dokunur hiçbir güzelliği ve sosyal ortamı olmayan fakat şehir çevresindeki doğal yerleri ile (Abant, Gölcük, Kartalkaya, Gölköy, Akkayalar, Yedigöller, Aladağlar vs) belki de Türkiye'de birinci sıraya alabilecek kadar zengin bir şehir... Bu özelliği ile de bu şehirde yaşamak istiyorsan ille de araban olacak arkadaş yoksa şehir içinde kakılır kalırsın dedirten bir şehir...

    Şehir çevresinde çok güzel ve meşhur tabiat alanları olmasına rağmen halkında pek fazla piknik kültürü oluşmamış olan şehir... Mesela İstanbulda halk bir metrekare ot bulsa minderini örtüsünü atıp piknik yaparken burada millette o kültür yoktur... Bunda hemen herkesin köyde akrabası olmasının da etkisi olabilir ki, köyde evin önünde yapılan bir mangal dağ başında yapılacak bir pikniğe göre daha çekicidir buranın halkı için...

    Sessiz sakin bir çevresi, sessiz sakin insanları olan ve hastane sayısı bakımından da çok iyi durumda olan özelliği ile tam anlamıyla bir emeklilik şehri...

    Şehirdeki hastaneler, sağlık kuruluşları:
    1 ağız ve diş sağlığı merkezi: İzzet Baysal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
    2 özel hastane: Çağsu ve
    1 özel Tıp merkezi: özel Köroğlu Tıp merkezi
    1 fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi (Karacasuda) ,
    2 devlet hastanesi: İzzet Baysal Devlet Hastanesi ve Köroğlu Devlet Hastanesi
    1 kadın doğum ve çocuk hastanesi: Zübeyde Hanım Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi
    1 tıp fakültesi: Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi
    1 ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi: İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
    1 özel kadın doğum hastanesi: Bu daha açılmadı ama E-5'in kenarında
    1 özel çocuk hastanesi: Gelişim
    1 Özel Ortopedi Cerrahi Merkezi: Özel Metropol Ortopedi Cerrahi Merkezi
    1 özel polklinik: özel köroğlu polikliniği

    Yazın sıcağı, kışın ise soğuğu insanı rahatsız etmeyen iklimi ile yaşanacak yer olan bir şehir... Çok fazla nem olmadığı için yazın sıcaklık ne kadar yüksek olursa olsun bir ağaç gölgesine oturulduğunda rahatlarsınız... Kışın ise çok fazla rüzgar olmadığı için ne kadar kar yağarsa yağsın çok fazla üşümezsiniz... Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazla olan bir şehir... Bu yüzden mesela şu anda bile (Ağustos ayı) insanların çoğunluğunun yorganla yattığı bir şehir...

    Kişi başına düşen cami sayısında Kastamonu ve Sinop'un ardından 3. sırada yer aldığı halde (Bolunun 2007 yılındaki adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 270.417 kişi iken cami sayısı 1190'dır... Buna göre Bolu'da kişi başına 0,004400611 cami düşerken bu oran Türkiye ortalamasında 0,001134116'dır) boşanmaların ve içki tüketiminin çok olduğu bir şehir...

    Halkının içkisini herkes gibi normal olarak meyhanelerde içmeyi değil de arabasını alıp köy yollarına çekerek veya göllere giderek içmeyi yeğlediği şehir...

  • Sefer Kutlu
    Sefer Kutlu 06.08.2009 - 15:38

    Tek isimle anlatacak olursak: İzzet Baysal...

    Ama ayrıntıya girecek olursak: Öğrencilerin 'Mecburiyet Caddesi' adını verdikleri İzzet Baysal Caddesi'nden başka sosyal ortamı olmayan, halkının Yedigöller gibi dünya harikası bir tabiat parkına gidecek olanlara 'işin yok heralde kafayı mı yedin ne var orada, o yola girilir mi' gibilerinden telkinlerde bulundukları, İzzet Baysal çıkmasaydı belki de bugün Türkiyedeki en kötü köyden daha geri kalacak olan şehir...

    Ankara ile İstanbul arasında olup da her yıl 17 Temmuz'da Atatürk'ün Bolu'ya gelişinin kutlandığı garip bir şehir. Eskiden Ankara'dan İstanbul'a Eskişehir üzerinden ya da Nallıhan-Göynük-Adapazarı üzerinden gidiliyormuş. O yüzden bu kutlamayı ilk duyduğumda şaşırmıştım yahu Atatürk'ün bir ayağı Ankara'da bir ayağı İstanbul'daydı nasıl olur da bir kere gelmiş Bolu'ya diye. Meğer cevabı buymuş. İpekyolu bile Mudurnu-Göynük ilçelerinden geçip gider, o kadar kıyıda köşede kalmış bir şehirdir Bolu... Galiba bu yüzden de zamanında Bolu Bey'i istediği gibi at oynatıp istediği haksızlığı yapmış... Köroğlu çıkıncaya kadar...

    Köroğlu olayı da ayrı bir mevzudur... Köroğlu neticede haklı da olsa devlete (yani Bolu Bey'ine) isyan etmiş bir eşkiya iken bu şehrin belediye meydanında at üzerinde Köroğlu'nun heykeli durur.. Ve bu heykelin küçük maketi Bolu'daki bütün resmi makamlarda masa üzerinde durur. Yani devlete isyan etmiş bir eşkiyanın maketleri devlet dairelerinde baş köşede durur... Bu haliyle bana Kemal Tahir üstadın Yorgun Savaşçı romanında geçen şu, 'Bir memlekette halkın kahraman anlayışı, eşkiyadan yukarı çıkamamışsa, o memlekette insanların çoğunluğu soyguna biraz yatkın demektir.' sözünü hatırlatır...

    Bugün bile Türkiye'nin en çok otobüsünün gelip geçtiği Ankara-İstanbul yolu üzerinde olup da otobüslerin girmediği bir şehirdir Bolu... Çok yalvarıp rica etmeniz lazım ya da Bolu otobüsüne binmeniz lazım...

    İnsanlarının çoğunun gurbete çıkmadıkları, terk etmedikleri, terk ettiklerinde öleceklerini sandıkları bir şehirdir... Burası, gurbet anlayışının; bundan 2 sene evvel İstanbul'da Eskişehirsporla Boluspor arasında oynanan Bank Asya 1. Lig Play Off final maçına gittiğimizde Bolu'da görüp de selam bile vermedikleri çok kişiye yanımdakilerin selam verdikleri ve bunu 'ya gurbette görmek başka oluyor' diye açıkladıkları kadar yakın plana çekilmiş bir şehirdir...

    Kökez suyu ünlüdür...

    Düzceyle çekişmeleri meşhurdur...

    Evsahiplerinin evlerini aileden çok öğrenciye vermek istedikleri bir şehirdir. Çünkü aileye 300'e veriyorlarsa öğrenciye 600'e veriyorlar... Bu sebeple benim evli olmadığım için ev bulmakta zorlandığım Cizre'den evlenip de geldiğimde bulduğum ama bu sefer de evli olduğum için tutamadığım bir şehirdir Bolu...

    Ekonomik sistem tamamen öğrenciler üzerine kurulmuş ve yaz tatillerinde esnafın kan ağladığı bir şehirdir...

    Hâla yılda 2-3 ay panayırın (lunaparka burada panayır denir eskiden tam olarak panayırmış ama artık sadece lunapark işlevi görmesine rağmen hala yerli halk tarafından panayır olarak isimlendirilir) kurulduğu ve bütün eğlence merkezi anlayışının bundan ibaret olduğu bir şehirdir...

    Daha çok şey var ama bu kadar yeter...

  • Bella Stella
    Bella Stella 21.07.2007 - 12:21

    Abant,Anıt Park,askerler,öğrenciler,öğrenciye ev vermeyen ev sahipleri,abisüne(Bolu halkının çok sık kullandığı bir kelime) ,cici taksi,becikoğlu,izzet baysal caddesi(bununla birlikte,okulu,üniversitesi,huzur evi,yetiştirme yurdu,doğum hastanesi) ,yeşilçam,köroğlu,ertürk copy center,bolçi(bolu çikolatası) ,kartalkaya,bolu tüneli,yedigöller,karda mahsur kalmak,ağustosta yağan dolu...

  • Yakup Okumuşoğlu
    Yakup Okumuşoğlu 12.05.2007 - 22:37

    (Klavdius) şehri demek olan (Klaudipolis) imiş. Zamanla Klavdius adı unutulmuş, şehrin adı (Polis) , yada (Poli) olmuş. Bu da (Bolu) olarak değişmiş.internette bir yerlerde böyle diyor.


    Yorumum:klaud:ingilizce Claud(s) yani bulut anlamına gelen kelime sanırım ve bu durumda orjinali bulutlu şehir olsa gerek... duruma uygun..

    Tire Bolu bu durmda parça parça parça bulutlu demek sanırım çünkü bu şehirde küçük sivri yüksek tepeler var ve Karadenizin genel iklimine uygun olarak sis pus olur..
    Safranbolu da yine sisli bir bölge...safran belki safran otundan geliyordur...

    Ben ne anlama gelir diye düşündüğümde dağlık anlanamına geliyordur vs.diye düşünmüştüm.Aslında pek de yanılmamışım.
    Bolu'nun bende ise hiç bir çağrışımı olmamıştı. Bolu Beyi aklımıza gelsede..

  • Bay Grey
    Bay Grey 11.09.2006 - 21:35

    Hakkatten güzel bir doğaya sahip tüneli ile meşhur ilimiz,
    Not; eğer karlı bir sabah yolunuz düşerde ısınmak için bir şeyler içmek isterseniz sakın paça çorbası içmeyin :)

  • Hakan Şentürk
    Hakan Şentürk 04.05.2006 - 22:08

    Konstantinopolis'deki polis'in söylenişi zamanla bolu biçimini alır. Safranbolu gibi.

    Bu bolu, Konstantin’in polisi
    Adına yürüyor tarih

    Hakan Şentürk - Ayraçlar İçinde İstanbul

  • Yok Yok Yok
    Yok Yok Yok 08.08.2005 - 17:27

    Kazalarından Gerede ile Mengen birbirlerini sevmez. Ayrıca Mengen'e bağlı Pazarköy, ne Mengen'i ne Gerede'yi sever. Peki bundan kime ne? Hiç, laf olsun torba dolsun (bazı arkadaşlara da bana bulaşacak malzeme oluyor, umrumda değil benim adıma da açarlar bir başlık, tüm salaklıklarımı ve bana olan nefretlerini kusarlar orada) .

    Yine de sıkıcı da olsa doğasıyla harika bir şehirdir, tek eksikliği denizinin olmamasıdır.

  • Murat Hürriyet
    Murat Hürriyet 03.04.2005 - 16:07

    ben uşaktayım,boluya da gittim.uşakta içim daralıyordu,bolu da hapse girdim sandım.

  • Ahmet Yılmaz
    Ahmet Yılmaz 16.02.2005 - 16:10

    Doğa, memleket, özgürlük, sessizlik, hayat...