aşk bence mehmet günsur demek o adama aşığım... onu çok seviyorum... neyse şaka bi yana (mehmet günsuru çok beğeniyorum sadece anlıycanız) bence YALAN DOSTUM AŞK DİYE BİŞEY YOK...
AŞK sevdiğinle yanyanaysan cehennemde yanıyor olsan da hissetmemendir ki arada mesafe varsa hasret varsa beynini bir sincabın kemirmesinden başka bi şey değildir..
Yaşak niçin bu denli çiğ ve çıplaktı. İnsan uçsuz bucaksız bir bozkırda güzelliği arıyordu boş yere. Aşk denen incelik, soyut bir kavram olarak bizi o kadar büyülerken, yaşantıya karışınca inanılmaz bir vahşet ve kaba güç olup çıkıyordu. Hep bir seven, bir de sevilen vardı galiba. Sevenin inceliklerine üst üste kabagücün çekiçleriyle vuruyordu karşı taraf... Boş evlerde akşam yüzleri takınmış anneler yok ama eve dönüş zamanı. Ayaz durdurmuş akşamüstünü. Akşam olmayacak boşuna bekleme. Düşünüyorum; kimse kimseyi sevmiyor artık, kimse beni ben kimseyi kimse kimseyi....
aşk insanın hayal dünyasında kurduğu ve gerçek hayatta yaşamak istediği duyğu butünüdür. bazen insan kendini bu duygulara çok kaptırır ve gelişmeler istediği gibi gitmediği zaman hayal kırıklığına ugrar hoş bir duygudur yaşanmaya değer ben tecrübe konuşuyor :)))) ama acısı kötü oluyo baştan uyarıyım sonra sölemedi demeyin.....
aşkı aşk gibi yaşayacaktık ölümü ölüm gibi anlamazsınız yani tahrip gücü yüksek güneşler gibi patlayacaktık milyonlarca şiir doğacaktı can çekişmelerimizden
Aşk; 'Karanlık Orman'ın yüreğindeki billur pınardan 'Küçük Menekşe'sinin toprağına bir avuç can suyu vermesiymiş ki; ‘Küçük Menekşe’sinin aşkı daha da büyüsün diye ;) *
Aşk başlangıcı olan fakat bir türlü bitmeyen,tükenmeyen sürekli kendini yeniliyen kalp ve şekil değiştiren,zaman zaman canımızı acıtan ve zaman zaman bizi göklere çıkaran kalp sızısı... aşk hayatı çağrıştırıyor..aşk bana onu çağrıştırıyor...aşk bana yalnızlığı,sessizliği,ölümü çağrıştırıyor..
aşk: olsa olmayan olmasa da olmayan acı çekmeye endekslenmiş duygu birikimlerinin kişi üzerinde yoğunlaşmasıyle başlayan zaman zaman mükemelliği zaman zamansa dibe batmayı öngürür. verdiği mutluluktan çoğunu her zaman götürür fakat kişisel yapılar ne kadar sağlam temeller üzerinde kurulursa kurulsun bir kezde olsa onu tadar ne işte o zaman ne bırakabilirsin ne de bırakınca acı çekmeyi bırakabilirsin her halükarda seni kendine sarar ve onla da onsuz da bir boşluğa düşersin gece uykularını bölen şey acılarını doruklara çıkaran şey aslında hep odur kişinin kendi içinde her zaman olan ve hiç bir zaman atamadığı duygudur aşk ama gerçek aşklar tıpkı cinler periler gibidir bahsini herkes eder fakat gözüyle gören ve yaşayan pek azdır çünkü efsane aşklar kişilerin aşka bakış açısını belirleyen sıradan yalanlardır öyle aşklar hiç olmadı ve olmayacak....
Ask,ilahi kudretin bize gonderdigi bir hediyedir.O hediyeyi helal dairesi icinde en guzel bir sekilde kullanmak insana dunyada cenneti yasatabilir tipki colun ortasinda acan gulun o colu col olmaktan cikarip cennet bahcesi yapmasi gibi...
Nerde o? Hep bunu soruyorum kaybolduğunda gözlerin. Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum, yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi geliyorsun sen, bir esintisin şeftali ağaçlarından uçan.
Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil, o kadar neden var ki, o kadar az, böyle olmalı aşk kuşatan, genel, üzgün, müthiş, bayraklarla donanmış, yaslı, yıldızlar gibi çiçek açan, bir öpüş kadar ölçüsüz.............
Aşk; anlamını ve gerekçelerini bilmeden(daha doğrusu bilmeye bile ihtiyaç hissetmeden) sadece gelecek ile ilgili, aşık olunanın yanında olmayı herşeyden çok istemek ve o his içerisinde yaşamdan sadece aşık olunan ile ilgili karar vermeye çalışma çabası diyebilirim.
En terbiyesiz şiirlerle seviştim her gelişinde Her gidişinde intiharlar özledim Bekleyişlerinde eskiyen yüzüm Yağmurlar biriktirdi her mevsimden Uzun upuzun bir köprü oldum önünde Geç beni yürü beni bul beni diye
Ne zaman ellerin elime değse İnsan yüreğim o zaman çarpar Yalnızlık bir o zaman terk eder beni Tutar eşsiz gözlerin dağınık saçlarımdan O ışıktan dünyasına sürükler beni Ellerin bir bir ayıklar Eski halimden ne kalmışsa Doldurur sevgiyle, umutla, aşkla Suyum çekilmişse, içim boşalmışsa Verdiğin mutluluktan, sunduğun aydınlıktan Bir anda değişir bakışlarım Çözülmüş bir yumağı Yeniden sarmaya başlarım...........
Bence Aşk: Ulaşılamayan ve hayal edilen bir konu; bu bir insan olabilir bir eşya olabilir, veya başka birşey... aklınıza ne gelirse o olur. Bunlara çekilen özlem ve duygu yoğunluğu. Sonuç ya mutluluk ve sevgiye dönüşür yada hüsrana...
^^gözlerimdeki ışıltıları öldürdüler anne..
maktülse..
yıldızlı bir yaz gecesi...^^
Eternalflame
aşk bence mehmet günsur demek o adama aşığım... onu çok seviyorum... neyse şaka bi yana (mehmet günsuru çok beğeniyorum sadece anlıycanız) bence YALAN DOSTUM AŞK DİYE BİŞEY YOK...
aşk tek kişiliktir...bunu bilir bunu söylerim...
Aptalın
Şapşala
Kanmasıdır.....
'' AŞK acı çekmektir''(ico)
hayat nedir biliyormusun
ne yapar ne deder
hayat oyunlar oynar
insanların üzerinde
bizim evet bizim üzerimizde
oyunlar oynayarak
bize sahneler yaratarak
ve her birimizi baş role koyarak
bu oyunların tek amacı
bizi dipsiz kuyulara
aynı zamanda karanlık
dipsiz kuyulara çekmek.
gelirsin kuyu başına durursun öylece yanlız başına
direnirsin uzuncabir süre
hayata ve karanlık kuyu başına.
hayat sana hala sahneler yaratır
baş roldesindir her zamanki gibi
amacı seni kuyuya itmek değildir
senin kuyuya atlamanı ister.
sen direnirsin atlamassın
atlayamassın istesen bile
hayat sabırsızlanır arkandan
durmaz iter seni yukarıdan.
düşmüşsündür birkere
tutunursun dişinle,tırnağınla
öylece kalırsın sesiz ve usulca.
yapamassın birşey durursun öylece.
güçün tükenmek üzeredir
ha düştün ha düşecen
hayat bunların üzerinede
elini kolunu bağlar,izler.
bir mucize olur aniden
tam düştün düşecen
biri tutar elinden
şaşırır kalırsın bilmeden.
daha demin sana düşman olan hayat
şimdi sana dost olmuştur
seni kuyuya iten hayat
seni oradan çıkarmaya çalışır.
karşında iki çift göz durur
mavi,ve anlamlı bakan gözler
aşık olmuşsundur birkere
hayat sana çıkmak için fırsat verir
elin ayağın çözülmüştür
artık seni yukarıdan çeken biri vardır
hayat bir kapı açar sana
kurtulursun bilemessin
çıkarsın kuyudan uzaklaşırsın
artık hayatta iki kişisindir
iki mavi gözle berabersindir
için kaynar bilemessin
hayat işte böyledir
bilemessin ne yapacağını
aniden hamle yapar
iter seni çıkarır seni
yazar:Hasan TOKSOY
aşk bir şeydir
hiçbir şeydir
derin bişeydir aşk
o yalnızca
bir sözcük değildir
AŞK sevdiğinle yanyanaysan cehennemde yanıyor olsan da hissetmemendir ki arada mesafe varsa hasret varsa beynini bir sincabın kemirmesinden başka bi şey değildir..
Yaşak niçin bu denli çiğ ve çıplaktı. İnsan uçsuz bucaksız bir bozkırda güzelliği arıyordu boş yere. Aşk denen incelik, soyut bir kavram olarak bizi o kadar büyülerken, yaşantıya karışınca inanılmaz bir vahşet ve kaba güç olup çıkıyordu. Hep bir seven, bir de sevilen vardı galiba. Sevenin inceliklerine üst üste kabagücün çekiçleriyle vuruyordu karşı taraf...
Boş evlerde akşam yüzleri takınmış anneler yok ama eve dönüş zamanı. Ayaz durdurmuş akşamüstünü. Akşam olmayacak boşuna bekleme.
Düşünüyorum; kimse kimseyi sevmiyor artık, kimse beni ben kimseyi kimse kimseyi....
aşk insanın hayal dünyasında kurduğu ve gerçek hayatta yaşamak istediği duyğu butünüdür. bazen insan kendini bu duygulara çok kaptırır ve gelişmeler istediği gibi gitmediği zaman hayal kırıklığına ugrar hoş bir duygudur yaşanmaya değer ben tecrübe konuşuyor :)))) ama acısı kötü oluyo baştan uyarıyım sonra sölemedi demeyin.....
aşkı aşk gibi yaşayacaktık ölümü ölüm gibi anlamazsınız
yani tahrip gücü yüksek güneşler gibi patlayacaktık
milyonlarca şiir doğacaktı can çekişmelerimizden
Aşk;
'Karanlık Orman'ın yüreğindeki billur pınardan
'Küçük Menekşe'sinin toprağına
bir avuç can suyu vermesiymiş
ki;
‘Küçük Menekşe’sinin aşkı daha da büyüsün diye ;) *
Aşk; doğru ya da yanlış, her şeyi cesurca söyleyebilmekmiş.
Güvenin boşa çıkarılmaması,sonsuz sevgiyi hak etmekmiş ;) *
aptallar akıllılardan pek az şey öğrenir; ancak akıllılar aptallardan çok şey! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! bana göre; aşk sevdası peşinde koşanlar, akıllıca bir iş yaptıklarını düşünürken; aptallığın kölesi olmaya mahkumdur........................
her eve lazım :)
Aşk başlangıcı olan fakat bir türlü bitmeyen,tükenmeyen sürekli kendini yeniliyen kalp ve şekil değiştiren,zaman zaman canımızı acıtan ve zaman zaman bizi göklere çıkaran kalp sızısı...
aşk hayatı çağrıştırıyor..aşk bana onu çağrıştırıyor...aşk bana yalnızlığı,sessizliği,ölümü çağrıştırıyor..
bilinmez gerceklik..
aşk ne kadar anlatılırsa anlatılsın..ne kelimerle süslenilirse süslensin..onu anlatmaya yetmez..hiçbir..tanım..hep eksik anlatılır..o tanımsızdır...
aşk: olsa olmayan olmasa da olmayan acı çekmeye endekslenmiş duygu birikimlerinin kişi üzerinde yoğunlaşmasıyle başlayan zaman zaman mükemelliği zaman zamansa dibe batmayı öngürür. verdiği mutluluktan çoğunu her zaman götürür fakat kişisel yapılar ne kadar sağlam temeller üzerinde kurulursa kurulsun bir kezde olsa onu tadar ne işte o zaman ne bırakabilirsin ne de bırakınca acı çekmeyi bırakabilirsin her halükarda seni kendine sarar ve onla da onsuz da bir boşluğa düşersin gece uykularını bölen şey acılarını doruklara çıkaran şey aslında hep odur kişinin kendi içinde her zaman olan ve hiç bir zaman atamadığı duygudur aşk ama gerçek aşklar tıpkı cinler periler gibidir bahsini herkes eder fakat gözüyle gören ve yaşayan pek azdır çünkü efsane aşklar kişilerin aşka bakış açısını belirleyen sıradan yalanlardır öyle aşklar hiç olmadı ve olmayacak....
Ask,ilahi kudretin bize gonderdigi bir hediyedir.O hediyeyi helal dairesi icinde en guzel bir sekilde kullanmak insana dunyada cenneti yasatabilir tipki colun ortasinda acan gulun o colu col olmaktan cikarip cennet bahcesi yapmasi gibi...
aşk insanın herşeyini kilitleyen anahtardır
Aşkı güven besler,
Aşk sadakattir, paylaşmaktır..
Nerde o? Hep bunu soruyorum
kaybolduğunda gözlerin.
Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum,
yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
geliyorsun sen, bir esintisin
şeftali ağaçlarından uçan.
Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil,
o kadar neden var ki, o kadar az,
böyle olmalı aşk
kuşatan, genel,
üzgün, müthiş,
bayraklarla donanmış, yaslı,
yıldızlar gibi çiçek açan,
bir öpüş kadar ölçüsüz.............
Pablo Neruda / Aşk
henüz tam anlamıyla tatmadığım duygu...
Aşk; anlamını ve gerekçelerini bilmeden(daha doğrusu bilmeye bile ihtiyaç hissetmeden) sadece gelecek ile ilgili, aşık olunanın yanında olmayı herşeyden çok istemek ve o his içerisinde yaşamdan sadece aşık olunan ile ilgili karar vermeye çalışma çabası diyebilirim.
En terbiyesiz şiirlerle seviştim her gelişinde
Her gidişinde intiharlar özledim
Bekleyişlerinde eskiyen yüzüm
Yağmurlar biriktirdi her mevsimden
Uzun upuzun bir köprü oldum önünde
Geç beni yürü beni bul beni diye
Bir ateşi beraber koruduk rüzgardan
Avuçlarımızda bir yerlerdeydi aşk
Bir sigara içimlik zaman kadar yakın
Aramızdaki masa kadar uzak...
Bu adreste öyle biri yok.Başka adres deneyiniz.:=))
Ne zaman ellerin elime değse
İnsan yüreğim o zaman çarpar
Yalnızlık bir o zaman terk eder beni
Tutar eşsiz gözlerin dağınık saçlarımdan
O ışıktan dünyasına sürükler beni
Ellerin bir bir ayıklar
Eski halimden ne kalmışsa
Doldurur sevgiyle, umutla, aşkla
Suyum çekilmişse, içim boşalmışsa
Verdiğin mutluluktan, sunduğun aydınlıktan
Bir anda değişir bakışlarım
Çözülmüş bir yumağı
Yeniden sarmaya başlarım...........
Ümit Yaşar Oğuzcan
Bence Aşk: Ulaşılamayan ve hayal edilen bir konu; bu bir insan olabilir bir eşya olabilir, veya başka birşey... aklınıza ne gelirse o olur. Bunlara çekilen özlem ve duygu yoğunluğu. Sonuç ya mutluluk ve sevgiye dönüşür yada hüsrana...
bnce aşk çokk anlatılamayan bir duygu. bazen acı bazende mutluluk verıo tanımını yapamıorum cunku cok karmasık bı duygu