bazen içten bir gülüş bazen manalı bir bakış bu değilmiki zaten sevdalıya yakarış bazen bir ödül gönül yarışlarında bazense bir ritm kalp atışlarında ama hepsinden önce dedim ya 'aşk büyük bir manadır bakışlarında'
nefesini verecekken agzını onun ağzına dayayıp havasını içmek isteyişinde. kanının en minicik parcasına degmiş en uc hücresinin bile icine girip cıkmış şimdide kendi icinize çekmek isteyerek onun her yerini almak isteyişinizi düşündürücek kadar manyak bir düş.
En sonunda bana da bahşedildi işte.. Rabbimin mükemmel birisi ile bana gönderdiği.. Başımı döndüren, Ruhumu okşayan.. Ne? Nerdeyim ben? Ben kimim? Bu bir rüya olmalı.. 'En'im' geldi işte.. şükür.
içindeki zihinden öte olana erişip asla kaybetmemek mümkündür. aşk her zaman inişli çıkışlı, bir an neşeliyken, bir sonraki anda hüzünlüdür. oysa aşk iki ruhun, iki varlığın arasındaki aşk yanlızca başlar, asla sona ermez aşk budur işte...........
'Aşk,acının manifestosudur' diyerek bir şeyleri geçiştirmemeli insan.Sırf acı çekmenin hazzına varmak için de aşık olunmaz herhalde! Ama bu senin stilin işte.Aşka aşıksın sen,bana değil.Ben var ya da yok.Sende aşk daim olacak.İşte bu yüzdendir ki tarafından gerçekten sevildiğimi düşünmüyorum.seninkisi bir hastalık ve meslektaşların bile seni bu hastalığından kurtaramaz.Bırak da aşkı gerçekten yaşamaya istekli aşkı bilen yaşasın aşkı,sen değil.** Çağrışımdan ziyade 'gönderme' oldu farkındayım :))
aşk benim için hep sefgililerimin isimleri oldu..hepsinde başka bi tanımını yaptım aşkın...sormayın söyleyemem ama aşk kişisel bişey onu çok ii biliyorum...
Merak eder dururum ey maşukum,yoksa, sadece bir rûyâ mıydın? Uzun kış gecelerinde gözüme âyân olan. Bir bahar rûyâ’sı; latif ışıklarıyla bu donmuş kalbe düşen. Yoksa bir şarab rûyâ’sı; bu sarhoş gözleri dolduran. Ve öylece meraktayım benim tatlı mâşukum, İçsem mi diye, bu yâkut şarâbı? Yoksa ağlasam ve saçsam mı,yüzünün cemali nakş edilmiş bu pırlantaları? Adının zikrine tesbih eylediğim, göz yaşlarımı saçsam mı? Ey, kudsi şafak kopup gelen, bir ışık şelalesiyle bu küçük hücreme, Bende yara açacak güç yok sende…. Ama belki küçük bir ateş yakarsın, küller altında yanıp tutuşan kordan. Çünkü sen zaten, dirilişle dokunmadasın, toprak da ki menekşe ye ve leylaklara ve ağaca…… Anne! Anne! Bil ki oğlun! Acıların en güzelini çekmede……….
National Geographic Türkiye, Şubat sayısında insanlık tarihiyle yaşıt “Aşk delilik mi? ” sorusuna cevap arıyor... Derginin kapak konusu olan aşk dosyasında, aşık olan kişilerin beynindeki kimyasal hareketliliğin, obsesif-kompülsif davranış bozukluğuyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekiliyor ve önemli varsayımlar sıralanıyor.
Güçlü olmak, gözlerin kapalı uçurum kıyısında yürümek.
yaşam gücü veren çok güçlü bir duygu. hayatın rengini değiştiren. yüreğinle bulutlarda gezmek gibi.
aşk... gözlerinizi kapatın ve bekleyin..... açın şimdi..... ne çıktı? ? ? ? ? ? ? ? aşk........ (mı?)
bence aşk insanda bulunan kutsal bir duygudur.
bazen içten bir gülüş
bazen manalı bir bakış
bu değilmiki zaten sevdalıya yakarış
bazen bir ödül gönül yarışlarında
bazense bir ritm kalp atışlarında
ama hepsinden önce dedim ya
'aşk büyük bir manadır bakışlarında'
aşk çölde yağmura tutulmakdır
AŞK (erkegin yakarişi) + KARŞILIK (kadının lütfu) = ILIŞKI
sakın düşmeyin bi daha çıkılmıyo içinden
çölün ortasında açan bir gülün suya ihtiyacı = benim çigdem e olan ihtiyacım
vucudumdaki damarlarda dolasan kanı pompalayan kalbimin diğer ismi çigdem
üzerinde bu kadar şey yazmanın anlamsız olduğu, kelimelerüstü şey..
anlatılmaz yaşanır diyorum :)
sensizlik seni ezbere bilir....
nefesini verecekken agzını onun ağzına dayayıp havasını içmek isteyişinde. kanının en minicik parcasına degmiş en uc hücresinin bile icine girip cıkmış şimdide kendi icinize çekmek isteyerek onun her yerini almak isteyişinizi düşündürücek kadar manyak bir düş.
En sonunda bana da bahşedildi işte.. Rabbimin mükemmel birisi ile bana gönderdiği.. Başımı döndüren, Ruhumu okşayan.. Ne? Nerdeyim ben? Ben kimim? Bu bir rüya olmalı.. 'En'im' geldi işte.. şükür.
iki dostun doyumsuz muhabbetinde ortaya çıkan sinejidir...!
-sadece alışkanlık
sigara gibi
alkol gibi
sen gibi......
Aşk, insanın aşık olduğu kişi için abuk-subuk şeyler yaptığı geçici bir süreçtir.
içindeki zihinden öte olana erişip asla kaybetmemek mümkündür.
aşk her zaman inişli çıkışlı, bir an neşeliyken, bir sonraki anda hüzünlüdür.
oysa aşk
iki ruhun, iki varlığın arasındaki aşk
yanlızca başlar, asla sona ermez
aşk budur işte...........
'Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer' Douglas Ferrola
:)
Alev topu nu içinde hissetmektir.Kızgın bir yanardağ kadar etkili
'Aşk,acının manifestosudur' diyerek bir şeyleri geçiştirmemeli insan.Sırf acı çekmenin hazzına varmak için de aşık olunmaz herhalde! Ama bu senin stilin işte.Aşka aşıksın sen,bana değil.Ben var ya da yok.Sende aşk daim olacak.İşte bu yüzdendir ki tarafından gerçekten sevildiğimi düşünmüyorum.seninkisi bir hastalık ve meslektaşların bile seni bu hastalığından kurtaramaz.Bırak da aşkı gerçekten yaşamaya istekli aşkı bilen yaşasın aşkı,sen değil.**
Çağrışımdan ziyade 'gönderme' oldu farkındayım :))
ölümü başka bir şeyi cagrıştıramaz çünkü ölümcül bir virüstür kendisi!
hiç bir şey parayla aynı
aşk benim için hep sefgililerimin isimleri oldu..hepsinde başka bi tanımını yaptım aşkın...sormayın söyleyemem ama aşk kişisel bişey onu çok ii biliyorum...
aşk bence o kadar uzun uzun anlatılacak bir şey değil..
aşk kısa ve öz olarak bana şunu ifade ediyor...
'aşk acı çekmektir'
Merak eder dururum ey maşukum,yoksa, sadece bir rûyâ mıydın?
Uzun kış gecelerinde gözüme âyân olan.
Bir bahar rûyâ’sı; latif ışıklarıyla bu donmuş kalbe düşen.
Yoksa bir şarab rûyâ’sı; bu sarhoş gözleri dolduran.
Ve öylece meraktayım benim tatlı mâşukum,
İçsem mi diye, bu yâkut şarâbı?
Yoksa ağlasam ve saçsam mı,yüzünün cemali nakş edilmiş bu pırlantaları?
Adının zikrine tesbih eylediğim, göz yaşlarımı saçsam mı?
Ey, kudsi şafak kopup gelen, bir ışık şelalesiyle bu küçük hücreme,
Bende yara açacak güç yok sende….
Ama belki küçük bir ateş yakarsın, küller altında yanıp tutuşan kordan.
Çünkü sen zaten, dirilişle dokunmadasın, toprak da ki menekşe ye ve leylaklara ve ağaca……
Anne! Anne! Bil ki oğlun! Acıların en güzelini çekmede……….
değerli bir dostumun dediği gibi 'aşk bir görme kusurudur, evlilik bunu düzeltir'
Sevilip sevmek yerine, yaşayıp sonuca varmak duygusu....
Aşk, birilerinin hayalinde yaşamak demektir.
National Geographic Türkiye, Şubat sayısında insanlık tarihiyle yaşıt “Aşk delilik mi? ” sorusuna cevap arıyor... Derginin kapak konusu olan aşk dosyasında, aşık olan kişilerin beynindeki kimyasal hareketliliğin, obsesif-kompülsif davranış bozukluğuyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekiliyor ve önemli varsayımlar sıralanıyor.
sıradan normal bişi olsaydi zaten bu kadar bopuler hatta vazgeçilmez olmazdı.. aşkı aşk yapan zaten sıra dışılığı değilmi.....