Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Alıntılar sizce ne demek, Alıntılar size neyi çağrıştırıyor?

Alıntılar terimi Okan Korkmaz tarafından tarihinde eklendi

  • Scarlett Ohara
    Scarlett Ohara

    “Bazen insan evi gibi, hayatına da sağlam bir temizlik yapmalı… İçini tüketen aşkları, sahte dostları, bencil, nankör insanları sonsuza kadar kapısının ardında bırakmalı…”

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Yazınca olmuyor, söyleyince de eksik..
    Keşke daha önce geçseydi içinden,
    "ona da yazık."
    diye..
    Ben,
    "Sıkı giyin.
    Kimse almasın kokunu" derken..
    Değmez dediler, yangını uzaktan izleyenler..
    Yaktığın gemilere, yüzerek döndürmezler..
    Keşke böyle olmasaydı da,
    Bütün bunları yapmasaydın da,
    Şu dünyada beş kuruşum, hiç bir şeyim kalmasaydı da.
    Senden başka.
    Dudaklarım boynunda kalsaydı kadın..
    Pişmanlığına yenilmeyeceğim..
    Üzgünüm..
    Her gece yarısı gibi uyanıp,
    Bir daha üzerini örtmeyeceğim..

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Şükrü Erbaş- senin korkuların benim inceliğim

    Ayrılık ne biliyor musun?
    Ne araya yolların girmesi,
    Ne kapanan kapılar,
    Ne yıldız kayması gecede,
    Ne ceplerde tren tarifesi,
    Ne de turna katarı gökte.
    İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
    İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
    Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
    Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
    Duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
    Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.
    Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde
    Kendi sesiyle silinmek.
    Birdenbire büyümesi
    Gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.
    İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi
    Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.
    Saçına rüzgar,
    sesine ışık düşürememek kimsenin.
    Parmaklarını sözüne pınar edememek
    Uzaklarda bir adamın üşümesi
    bir kadın dağlara daldıkça.
    Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan
    Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
    Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması
    Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme
    Yalnızca gölge vermesi ağaçların
    İyiliğin küfre dönmesi ayrılık.
    Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya
    Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş
    İki adımından birisi insanın, sevincin kundakçısı,
    Hüznün arması, süren korkusu inceliğin.
    Ayrılık, o küçük ölüm!
    Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.
    Şimdi anlıyor musun
    gidişinin neden ayrılık olmadığını,
    Bir yaprak düşmesi kadar ancak,
    acısı ve ağırlığı olduğunu.
    Bir toplama işleminin
    sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
    Boşluğa bir boşluk katmadığını,
    kar yağdırmadığını yaz ortasında...
    Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından
    kalkıp ağzını yıkadığında başlamıştı.
    Ben bulutları gösterirken,
    "Bulmacanın beş harfli bir yemek sorusuna"
    yanıt aramanla halkalanmış,
    "Aşkın şarabının ağzını açtım,
    yar yüzünden içti murt bende kaldı"
    Türküsü tenimde düğümlenirken,
    odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
    Dağlarda öldürülen çocukların
    fotoğraflarını kenara itip,
    "Bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı?"
    Dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan.
    Ne mi yapacağım bundan sonra?
    Ayak izlerimi silmek için
    sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce.
    Şiir okumayacağım bir süre,
    Hediyelik eşya satan dükkanların
    önünden geçmeyeceğim.
    Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu,
    bir gül ağacının dibine dökeceğim.
    Yeni bir yanlışlık yapmamak için
    telefonlara çıkmayacağım
    Ardı kuş resimli aynalar
    arayacağım mahalle pazarlarında
    Gençliğimi anımsamak için.
    Emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak,
    Sonumu görmeye çalışacağım.
    Fotoğraflarını güneşe koyacağım,
    bir an önce solsun diye.
    İçinde ay ışığı, iğde kokusu ve begonvil bulunan
    Tüm resimleri duvarlardan indireceğim
    Mican türküsünü asacağım yerlerine.
    Falcı kadınlara inanmayacağım artık
    Trafik polislerine adres sormayacağım.
    Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle
    gülmeyeceğim kimseye.
    Fesleğenden başka bir çiçek
    Koymayacağım penceremin önüne.
    Büyük kentlerin varoşlarında çırpınan
    Üç milyon yurtsuza evimi açacağım.
    Bıraktığı acının yanına resmini asacağım.
    Şaşırma! Yetimi korumak için
    Yeni aşklar bulacağım kendime.
    Ne yapacağımı sanıyorsun ki?
    Tenin tenime bu kadar sinmişken,
    Ömrüm azala azala akarken önümde,
    Gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken.
    Senin korkularını,
    benim inceliğimi doldurup yüreğime,
    Bıraktığın boşluğu yonta yonta
    binlerce heykelini yapacağım.

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Şiirlerinde Notrdam'ı da unutmamıştı Nazım.. Dünya şairi Nazım..


    Henüz vakit varken, gülüm
    Paris yanıp yıkılmadan,
    henüz vakit varken, gülüm,
    yüreğim dalındayken henüz,
    ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
    Volter rıhtımında dayayıp seni duvara
    öpmeliyim ağzından
    sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a
    çiçeğini seyretmeliyiz onun,
    birden bana sarılmalısın, gülüm,
    korkudan, hayretten, sevinçten
    ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
    yıldızlar da çiselemeli,
    incecikten bir yağmurla karışarak..

    Nazım Hikmet

  • Ceren Altay
    Ceren Altay

    ''Doktor: "Bu taze bir kadavra, yeni gelmiş." dedi. "Taze" ve "Kadavra" kelimelerinin garip tezadı beni ürpertti.''

    Peyami Safa "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu"

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Meltemin estiği gökyüzünde seni bekleyen
    Özgürlük var,
    Gel gör ki sen;
    'Ya Düşersem?' diye sorup duruyorsun.
    Peki canımın içi,
    Ya uçarsan?..

    Eric Hanson

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Orhan Veli 105 yaşında..
    İyi ki yazdın Orhan Veli..

    "Rüzgar tersine esiyor.. Niçin?
    Eski günler geri mi gelecek?
    Kımıldıyor kozasında böcek
    Bildiği hayata doğmak için.."

    Orhan Veli

  • Scarlett Ohara
    Scarlett Ohara

    “Sanki irili ufaklı taşlardan

    Bir çuvalı sürüklüyorum,

    Sanki dinmeyen bir yağmur

    Yağıp duruyor belleğime.



    Bir şey sorma bana

    Bir şey bilmiyorum.

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    İşte bu yüzden Nazım Hikmet..

    Bugün 12 Nisan... 1961 yılında ilk kez bir insan uzaya çıktı bugün... Yuri Gagarin’in insanlık adına bu büyük başarısı edebiyatımıza bir şiir olarak yansır... Uzay ve edebiyat tarihinin iç içe geçtiği şiir, Gagarin’in uzay yolculuğundan bir gün sonra, 13 Nisan 1961 günü Paris’te yazılmıştır... Bir uzaylıya seslenen dizelerin sahibi Nazım Hikmet’tir:

    “Kosmosda bizden başka düşünen var mı
    var
    bize benzer mi
    bilmiyorum
    belki bizden güzeldir
    bizona benzer mesela ama çayırdan nazik
    belki de akarsuyun şankına benzer
    belki çirkindir bizden
    karıncaya benzer mesala ama tıraktörden iri
    belki de kapı gıcırtısına benzer
    belki ne güzeldir bizden
    ne de çirkin
    belki tıpatıp bize benzer
    ve yıldızlardan birinde
    hangisinde bilmiyorum
    yıldızlardan birinde
    konuşacak elçimiz
    hangi dilde bilmiyorum
    yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz onunla
    Tovariş diyecek
    söze bu sözle başlayacak biliyorum
    Tovariş diyecek
    ne üs kurmaya geldim yıldızına
    ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeğe
    Kola-kola satacak da değilim
    selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,
    bedava ekmek
    ve bedava karanfil adına
    mutlu emeklerde mutlu dinlenmeler adına
    "Yarin yanağından gayrı her yerde her şeyde hep beraber"
    diyebilmek adına
    evlerin
    yurtların
    dünyaların
    ve kosmosun kardeşliği adına”

  • Yaren Çelikel
    Yaren Çelikel

    “yanlış, daha baştan yanlış
    bir şiirdi bu, biliyorum
    ve belki ömrümüzün yakın geçmişi
    bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
    kalbim unut bu şiiri”
    Ahmet Telli

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    En ağır
    sınavdan..

    En saf olan geçer,
    ..
    Bedelini öder
    ..
    Geçer.. !

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Saygılar.. Herşey gönlünüzce olsun..

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül.
    Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül.
    Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek.
    Kibirli yürüyerek, yolu incitme gönül.

    (Bestami Yazgan)

  • Salkım Söğüt
    Salkım Söğüt

    Rica ederim. Hepimiz benzer hatalar yapabiliyoruz.

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Yanlış hatırlamışım efendim özür diliyorum. Düzeltiyorum şimdi. Uyarınız için ayrıca teşekkürler..

  • Salkım Söğüt
    Salkım Söğüt

    Okan bey; Alıntıladığınız şiir, şair Bestami Yazgan' a ait diye biliyorum. Yanlışsa lütfen düzeltin.

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    bazıları çok alıngan oldular, öte git demeye gelmiyolar...

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Çocukluğumun siyah beyaz fotoğraflarına düştü hecelerim..

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim.

    Sabahattin Ali.

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin - Nazım Hikmet.

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
    inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
    olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
    yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
    yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

    Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
    hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
    neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
    karsılaşabilirsin.. İki ucu keskin bıçaktır bu işin.
    Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
    zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
    halin cezanda indirim sağlamaz.

    Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
    yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
    karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
    karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
    gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın,
    güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.

    "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
    aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
    engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
    yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
    için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
    Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
    lüksü sonuna kadar yaşasın.

    Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
    yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
    yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
    hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
    eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken
    de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
    sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
    verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında.
    Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
    cabası....

    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
    asolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
    de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
    sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
    ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
    duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
    zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
    değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

    NÂZIM HİKMET RAN

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Ben seni sevgilim, ben seni..
    Durgun bir suya attığın taşın oluşturduğu en geniş dalga cephesinde sevdim
    Mütemadiyen,
    Fiziğin sarsılmaz yasalarında.
    Ayaklarımın sana itilişi,
    Sana yönelişi tüm sözlerin, bu yüzden..

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    “Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin”

    Abert Einstein.