Kültür Sanat Edebiyat Şiir

31 mart vakası sizce ne demek, 31 mart vakası size neyi çağrıştırıyor?

31 mart vakası terimi Hasan Ateş tarafından 17.03.2004 tarihinde eklendi

  • Cillop Kedi
    Cillop Kedi 24.07.2012 - 20:33

    Her zaman merhamet duyduğum 2. Abdülhamit'in tahttanindirilmesine ve acılar içinde , Beylerbeyi Sarayı'nda, ölüme terk edildiği ayaklanma.Lütfen 2.Abdülhamit'in hayatını araştırın. Eminim sevilecek, takdir edilecek yönlerini bulacaksınız...

  • Mevlüthan Göktaş
    Mevlüthan Göktaş 21.07.2011 - 11:48

    2nci abdülhamitin tahttan indirildiği ayaklanmadır.

  • Elif Ef
    Elif Ef 21.04.2011 - 16:16

    II.Meşrutiyetten sonra padişah yanlılarının çıkardığı bir ayaklanmadır. Bu ayaklanma bastırıldıktan sonra Padişah II.Abdulhamit tahttan indirildi yerine V.Mehmet Reşat tahta çıktı.

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 16.11.2009 - 00:22

    olan bizim padişaha oldu..jöntürklere gündoğdu..hemen batırdılar..

  • Aşık Mahzun İ
    Aşık Mahzun İ 12.10.2009 - 16:32

    ayaklan ma

  • Aşık Mahzun İ
    Aşık Mahzun İ 08.10.2009 - 17:23

    31 mart vakası ismi üzerinde bir vaka yani isyan

  • Metin Alan
    Metin Alan 01.10.2009 - 14:05

    13 nisan 1909 tarihli istanbul da meşrutiyete karşı çıkartılan isyan. rumi takvimden dolayı 31 mart vakası denmiştir.kanun-i esasinin padişahın yetkilerini hayli kısıtlamasından kaynaklanan monarşiyi geri getirme çabasıdır. ittihatçılar tarafından hazırlanan hareket ordusu(ki sayısı 1000 i geçmez) tarafından bastırılmış isyanda rolü oldugu gerekçesiyle abdülhamid tahttan indirilmiş ve osmanlı tarihinde bir ilk gerçekleşmiştir. padişah selanikteki alatini köşküne sürgün yollanmıştır. not: adı köşk. fakat şartları berbat bir yerdir...
    yıllar sonra abdülhamid enver'i yanına çağırır;
    -çocuk, biliyormusun muhafız alayımdaki askerlerin tüfenklerindeki mermileri siz gelmeden toplattım ola ki kardeş kanı dökülmesin diye,,,ve isteseydim değil saraya ulaşmak istanbul sınırından geçirtmezdim sizi,,, demiştir.
    rejim korundu ittihatçılar belirgin şekilde idare üzerinde hükümferma oldular... memleketi cihan harbine sürükleyerek büyük hata yaptılar.

  • Mimradal Mimradal
    Mimradal Mimradal 15.06.2009 - 16:25

    Her türlü yalan haberin mubah sayıldığı, arkasının önünün araştırılamadığı ve belgelenemediği yani Taraf Gazetesinin olmadığı dönemlerde, irtica ayaklanması diye yuttururlan vaka.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.05.2009 - 22:28

    31 martı, tertip ve teşvik eden İttihat-Terakki'dir.Şeriat diye başlarılan isyan,mektepli subayların öldürülmesiyle tarihe büyük bir leke sürülmüştür.
    Hasan vasfi(Hasan Amca.Yıllarca balkanlarda Türk casusluğu yaptı.

  • Mehmet Sarıyer
    Mehmet Sarıyer 26.03.2009 - 20:34

    bence türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.osmanlı tarihini belkide en büyük padişahı inglizler ve onların köpekleri ittihatçılar tarafından tathtan indirildi.abdülhamit inanın 10 sene daha başta kalsaydı şu anda dünyaya hükmeden yahudiler değil yine biz olurduk.abdülhamitten sonra başa geçicek atatürk ve sonrasını hayal bile edemiyorum.

  • Merve Bodun
    Merve Bodun 29.01.2009 - 12:33

    Osmanlı Devleti'nde rejime karşı çıkan ilk ayaklanmadır... Mustafa Kemal'in kurmay başkanlığını yaptığı Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır..

  • Halil Çelebioğlu
    Halil Çelebioğlu 23.10.2008 - 13:08

    Bence bu ayaklanmada yapılan en büyük hata KIZIL SULTAN`ın tahtan indirilmesidir.bu osmanlı tarihinde yapılan en büyük hatalardan biridir.Zaten nasıl bir büyük hata olduğu sonradan anlaşılmıştır

  • Kara Dut
    Kara Dut 27.08.2008 - 19:26

    tarihte bir cok degişime sebep oolmuş bir ayaklanma......ama bana hatırlattıgı şey TARİH dersi ve KPSS sınavı.................

  • Oğuz Han
    Oğuz Han 04.07.2008 - 00:05

    vakayi vakvakiye

  • Volkan Er
    Volkan Er 08.02.2008 - 00:07

    31 mart ayaklanması demek o zaman ki rejime karşı çıkılan bir ayaklanma olup hem anyasa değişikliği olmuş hemde rejim değişikliği olmuştur.

  • Yiğit Yılmaz
    Yiğit Yılmaz 31.01.2007 - 22:34

    Bu vaka karşısında 2.Abdülhamit sessiz kaldığı için tahttan indirilmiştir.

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 31.12.2006 - 00:22

    ittihatçıların başta mason olanlarının abdülhamid hanı devirmek için oynadıkları strateji...
    ama bu abdülhamid ne kadar yüce bir insanki şu olaya bakalım...
    hicri takvim 31 mart...
    istanbulda ortaya çıkan ayaklanma üzerine selanik ve çevresinde sultanı ve payitahtı korumak bahanesiyle çoğunluğu arnavut ve makedonlardan oluşan hareket ordusu istanbula doğru yola çıkmıştı...İstanbuldaki bütün taburlar isyana katılmıştı...Ve hareket ordusu istanbula girer...sayıları yaklaış olarak 15.000 civarındadır...ve o sırada alelacele istanbul muhafızı(adını hatırlayamıyorum) kendisine bağlı sultanı korumakla görevli özel birlikleri toplar ve saraya gelir...birliğin sayısı 4.000 kadardır...
    muhafız bey sultana hareket ordusuna karşı koymaya hazır olduklarını belirtir...sultan hayır der kardeş kanı akmasın...adam bunların asıl niyetinin darbe yapmak olduğunu belirtir sultana abdülhamid han bunu bilmesine rağmen genede teklifi kabul etmez...oysaki hareket ordusu tamamen yağmacı çapulcu ve acemi askerlerden oluşmaktadır oysaki özel istanbul birliği tam donanımlı olup özel olarak eğitilmiş ve ordunun en seçkin birliğidir yani hareket ordusu gibi iki orddu daha gelse onları bile yenerler...ve ordu isyanı bastırıyor...sokak sokak ev ev isyancılar yakalınıyor ve acil bir mahkeme kurularak alelacele çoğu idam ediliyor...
    ardından sultanın sarayına giriliyor sultanın altından özel arabası dahil herşeyi yağmalanıyor...ve gelin görünki devleti 33 yıl ayakta tutan devlet-i aliyeye yeni bir ruh kazandıran devletin prestijini artıran koca türk imparatorluğun sultanını indirme görevi verilen heyette bir türk yoktur...
    heyette bir yahudi bir arnavut bir ermeni ve bir devşirme hain vardır...
    sultan acele olarak göz altında bulunabileceği selanike götürülür...
    ve balkan savaşı sonucu selanik düşünce binbaşı fethi okyar gelir sultana acı haberi verir ulu hakan kendisine bir silah verilmesini sonuna kadar selanik için savaşacağını söyler ama zor ikna ederler sultan binbir sıkıntı içinde istanbula gelir...yazık 33 yıl devleti ayakta tutan birini indirenler ise devleti 10 yıl bile yaşatamamışlardır...sultan ise az da olsa şanslıydıki mondros u görmeden 1918 yılı başlarında vefat etti...
    rahat uyu ulu hakan biz kimin yahudi uşağı kimin hain kimin ulu hakan olduğunu biliyoruz kim ne derse desin...
    ama ne olursa olsun Enver Paşa seni çok seviyorum be...sen her zaman kahramanlar listemde üst sıralarda olacaksın...

  • Suf Aya
    Suf Aya 30.12.2006 - 22:43

    Tüm verilen tarihi bilgilerin yanısıra
    mart ayının 31 çektiğini hatırlamaya yardımcı olan olay/terim..

  • Onur Boz
    Onur Boz 27.12.2006 - 20:49

    31 MART AYAKLANMASI

    31 Mart Ayaklanması, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı girişilen büyük bir ayaklanma. Rumi takvimle 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) çıktığı için bu adla anılmıştır.
    Meşrutiyetçi hareketin en güçlü kanadı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarı tam olarak geçiremeyerek dolaylı bir denetim kurması, siyasal istikrarsızlığa yol açmış, halk arasında da yaygın çalkantılar doğurmuştu. Bu koşullar bütün muhalefet gruplarının kısa sürede İttihat ve Terakki'ye karşı birleşmelerine zemin hazırladı. Siyasal istikrarsızlık ve çatışmalar, İttihat ve Terakki'ye muhalefet eden tanınmış gazetecilerin öldürülmesiyle daha da şiddetlendi.
    Derviş Vahdeti'nin yayımladığı ve yer yer Prens Sabaheddin'in ademi merkeziyetçi görüşlerine de yer veren Volkan gazetesi, İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti'nin yayın organı durumuna geldikten sonra özellikle din adamları ve İttihat ve Terakki'nin uygulamalarından zarar gören alaylı subaylar üzerinde etkili oldu.
    12 Nisan'ı 13 Nisan'a bağlayan gece, Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerler subaylarına karşı ayaklanarak kendilerine önderlik eden din adamlarının peşinde Heyet-i Mebusan'ın önünde toplandılar ve ülkenin şeriata göre yönetilmesini istediler. Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti ayaklanmacılarla uzlaşma yolunu seçti ve hükümet üyeleri tek tek istifa etti.
    Ayaklanma Heyet-i Mebusan üzerinde de etkili oldu. O gün İttihat ve Terakki üyesi mebuslar, can güvenlikleri olmadığı için meclise gitmediler. Bazıları İstanbul'dan uzaklaşırken, bazıları da kent içinde gizlendi. Bu arada ayaklanmacılar İttihatçı subaylarla mebusları buldukları yerde öldürüyorlardı. Hükümetin ve meclisin etkisiz kalmasıyla, II. Abdülhamid yeniden duruma egemen oldu. Ayaklanmayı başlatan muhalefet ise, herhangi bir programdan yoksun olduğundan önderliği elde edemedi.
    İstanbul'da denetimi elinden kaçıran İttihat ve Terakki asıl güç merkezi olan Selanik'teki 3. Ordu'yu harekete geçirdi.Böylece ayaklanmayı bastırmak üzere Hareket Ordusu kuruldu.Ayaklanmacılar 23 Nisan'ı 24 Nisan'a bağlayan gece İstanbul'a girmeye başlayan Hareket Ordusu'na başarısız bir direniş çabasından sonra teslim oldular. Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan da bir gece önce Yeşilköy'de toplanarak Hareket Ordusu'nun girişiminin meşruluğunu onaylamışlardı.
    Ayaklanmanın bastırılmasından sonra sıkıyönetim ilan edildi ve ayaklanmacıların önderleri divanı harpte yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldılar.Muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı. Ama en önemli gelişme, Meclis-i Umumi Milli adı altında birlikte toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan'da II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesini, yerine V. Mehmed'in geçirilmesini kararlaştırmasıydı.Ayrıca II. Abdülhamid'in İstanbul'da kalması da sakıncalı bulunarak Selanik'te oturması uygun görüldü. Divanıharp II. Abdülhamid'i yargılamak istediyse de, yeni kurulan Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti bunu kabul etmedi.

  • Yasemin Yıldırım
    Yasemin Yıldırım 11.10.2006 - 23:12

    31 mart vakası 622 yıllık osm.tarihinde rejime karşı yapılmış ilk isyandır.tabi şeyh bedrettin isyanını saymazsak.Bu isyan sonucunda Abdülhamit devrilmiş,30 yıllık istibdat da bitmiştir.zafer hürriyet aşıklarının olmuştur.tabi bu da osmanlı için pek bir olumlu sonuç ta getirmemiştir..

  • Ali Aydın
    Ali Aydın 05.07.2006 - 13:15

    Sultan Abdulhamidi Tahtan İndirmek İçin Tezgahlanan Bir Olay..Onlar (İttihatçılar) Abhulhamid HANI Tahttan İndirdi Ve 10 Yıl Geçmeden Devlet Yıkıldı Balkanlar Gitti Doğu Gitti Sadece Anadolu Kaldı..YALAN MI? ?

  • İmran Tekin
    İmran Tekin 10.06.2006 - 23:35

    ittihat ve terrakicilerin bir oyunu abdülhamit hanı tahttan indirmek için ve kendilerininde çook sonradan itiraf ettikleri büyük yalan olan kubilaya oldu ne şehittir ne gazii

  • Merve Aslan
    Merve Aslan 10.06.2006 - 23:21

    rejim değiştirmeye karşı olan ilk ayaklanma

  • Bilal Konal
    Bilal Konal 31.05.2006 - 18:10

    bildiğim bir şey varsa şudur
    bu olayı bilmeyen birisi sakın ben tarih biliyorum demesin
    tarihimizin dönüm noktalarından biridir

  • Emrullah Doğuş
    Emrullah Doğuş 28.01.2006 - 22:12

    Yıldız’a Sultan Abdülhamîd Hana hal’ini tebliğ için gönderilen hey’etin teşekkül tarzı ise Türk târihinin en yüz kızartıcı hâdiselerinden birisi oldu. Bütün Osmanlı tebeasını temsil etmesi gerektiği iddiası ile teşekkül olunan heyette tek bir Türk yoktu. Bunlar Emanuel Karasso, Esat Toptanî, Aram Efendi ve pâdişâhın uzun seneler yâverliğini yapmış olan katışık soydan Ârif Hikmet Paşa idiler. Padişah hal’ kararını tebliğe gelenlerin kimler olduğunu mâbeyn başkâtibi Cevad Beye sorup öğrenince; “Bir Türk pâdişâhına, İslâm halîfesine hal’ kararını bildirmek için bir Yahûdî, bir Ermeni, bir Arnavut ve bir nankörden başkasını bulamadılar mı! ” demekten kendini alamamıştır. Kararın tebliğinden sonra artık Çırağan Sarayında oturmak istediğini söylemiş ancak kabul edilmeyerek kırk sekiz saat içinde mâiyyetiyle berâber Selanik’e gönderilmiş, burada Alatini Köşküne hapsedilmiştir.
    Padişahın 31 Mart Vakası ile hiç ilgisinin olmadığını ve bunu sırf onu düşürmek adına iç ve dış tertipçilerin düzenlediğini yukarıdaki ona görevinin sona erdiğini bildiren ekibe baktığımızda bile anlayabiliyoruz.

  • Atilla Güzel
    Atilla Güzel 22.12.2005 - 15:13

    Bir elması anımsatan pırıl pırıl bir Cumhuriyetin (tazecik) ilk sazanları! ! ! !
    Oltayı atanlar kimler mi?
    Önderliğini emin karasu (ki bu insan ittiat ve terakki cemiyetinin kurucularından) ve İngiliz ajanlarından oluşan topluluk.
    Avlanan Türk halkı, Ulu Hakanımız va calınan yıllarımız

  • Banu Cihangir
    Banu Cihangir 23.10.2005 - 22:26

    gericilerin örümcek kafalıların çıkattığı ayaklamadır rejime karşı ordu padişahtan yana olması gerekiken meşrutiyetten yana olmuştur

  • İzzet Özcan
    İzzet Özcan 11.10.2005 - 12:45

    bir yanlışlıktı ki bugün Osmanlı yok
    elin yahudisine kaldı aklımız
    ve bir yanlışlıktı
    yanlışlıktı ki
    Allah'a şükür düzelten çok.
    (başta ulu önderimiz M. KEMAL olmak üzere bu yanlışlığı düzeltenlere Allah rahmet etsin.)

  • Tuğrul Gerçel
    Tuğrul Gerçel 02.09.2005 - 21:45

    Bir çok devlet ve cemiyetin faydalandığı, iç ve dış destekli ayaklanma.

  • Esra Tahtalıoğlu
    Esra Tahtalıoğlu 26.06.2005 - 10:11

    Osmanlı tarihinde Meşru rejimi değiştirmeye yönelik ilk ayaklanma/ II. Abdulhamit'in sonu V.Mehmet Reşat'ın başlangıcı/ Gericilik.

  • Foz
    Foz 22.06.2005 - 12:43

    31 mart vakası araştırılacaksa önce ittehat ve tekekkiyi araştırmak gerekir
    ittehat ve terakki Emenuel Carrasu (Emin Karasu) adında bir YAHUDİ tarafından kurulmuş bir mason derneğidir
    lise ders kitaplarında hiçbir zaman kurucusunun adı geçmiyor
    Abdulhamid han (ULU HAKAN) tahtan indirilirken kendisine gönderilen heyetin içinde emin karasu da vardı. Ulu hakan emin karasuyu göstererk 'Beni tahtan indirmek için bu yahudiyi mi gönderdiniz' demiştir


    üç buçuk zındığın lafına kandık
    eyvah ki arafatta uyandık

  • Alı
    Alı 15.03.2005 - 15:01

    Darbeciler, darbe icin once ortami hazirlar sonra gerekce gostererek darbe yaparlar. Her ne kadar 31 Mart vakasi ingilizlerin bir oyunu olsa da, Ittihat Terakki'nin de isin icinde olma ihtimali unutulmamali.

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 20.02.2005 - 18:30

    bir VAKAsı olduguna emin olamadığım ucuz tarihlerden biri

  • Halil Erdem
    Halil Erdem 29.09.2004 - 02:57

    'isyan günlerinde aşk -a.altan' okunsun tabular çatırdasın

  • Rıza X
    Rıza X 27.05.2004 - 10:03

    Çok karmaşık bir konu. İngiliz ve Almanların bu isyanda parmağı var. Öyle ki din elden gidiyor diye çıkan isyan 'yaşasın ingiltere' diye başladı.Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgileri şu yayınlarda bulabilirsiniz:

    Ecvet Güresin, 31 Mart Olayı, Cumhuriyet Kitapları.
    Doğan Avcıoğlu, 31 Mart Olayı'nda Yabancı Parmağı, Cumhuriyet Kitapları.

  • F
    F 31.03.2004 - 10:32

    31 mart öncesi genel durum

    abdülhamit ve meşrutiyet

    abdülhamit’in meşrutiyeti ilan edeceğine söz vererek tahta çıkmasının ardından kanun-i esasi ile birlikte ilan edilen meşrutiyet ’93 harbi ile sekteye uğramıştı. abdülhamid meclisteki yabancı uyruklu milletvekillerinin yanlış kararlar verebileceğini bahane ederek melisi feshetmişti. bu karardan sonra 1908’e kadar sürecek bir istibdat dönemi başlamıştır.tam bir devlet terörünün estiği bu devirde sansür, yasaklar, hafiyelik, adam satın alma, gibi taktiklerle muhalafet sesler ve basın susturulmaya çalışılmıştır. aydınlar sürgüne gönderilmiştir. bu devirde uygulanan baskının sebebini abdülhamit “halkın, ilerici kurumlar açmakla değil, ancak kuvvetle yola geleceğine inaması” şeklinde açıklamıştır.

    fikir akımları

    tanzimat ile birinci meşrutiyet arasındaki fikir akımlari üç kısımda toplanmıştır: islamcılık, osmanlıcılık ve türkçülük.
    islamcılık akımı osmanlı devleti’ni din birliğinin kurtaracağını öne sürmüş ve bu görüşün temsilcileri, devlet sınırları içindeki tüm müslümanları halifeye tam bir sadakat ve bağlılık göstermeye teşvik etmişlerdir. bu görüş çıkarlarına uygun olduğu için abdülhamid tarafından da desteklenen bir görüştür. ayrıca bu ideoloji yabancı devletlerdeki müslümanları da osmanlı’ya yönelecek saldırılar konusunda duyarlı kılmaya çalışıyordu. bu ideoloji daha çok ulema sınıfı tarafından benimsenmiş, ayrıca jön türklerden bir grup da bu görüşe sıcak bakmışlardır. osmanlı toplumunun çok dinli bir toplum olduğu göz önüne alınırsa bu akımın osmanlı devleti’nin sorunlarını çözmekte yetkin olmadığı görülür.
    diğer bir akım olan osmanlıcılık akımı dil, din, ırk farkı gözetmeksizin osmanlı topraklarındaki herkesin eşit sayılması sayesinde osmanlı devleti’nin devam edebileceiğini öngörür. bu bağlamda liberal bir çizgide olduğu izlenimini versede, ekonomik açıdan böyle bir iddia söz konusu değildir. bu görüş akımı meşruti yönetime geçilmesinde büyük etkisi olmuştur.
    üçüncü akım ise türkçülük akımıdır. bu akımın amacı türk milletini osmanlı devletinin temeli yapmak ve sadece osmanlı sınırlarındaki türklerle yetinmeyip tüm türk düyasını tek bir çatı altında toplamaktır. bu fikirlerin yeterli olmamasının nedeni halktan kopuk olmalarıı, sadece aydın dediğimiz zümrenin etrafında cereyan etmeleridir.

    ii. meşrutiyet’e geçiş

    abdülhamid’in bu istibdadına karşı tepkiler gecikmedi. jön türklerin yanısıra, 3. ordudaki subaylarda amacı rejimi yıkmak olan ve ittihat ve terakki ile işbirliği içinde olan bir cemiyet kurdular. işte bu cemiyet reval görüşmelerinden sonra ülke topraklarının büsbütün tehlikede olduğunu gördü ve ihtilal hareketini halkın desteği ile hıslandırdı. bütün bu gelişmeleri önlemek maksadıyla adülhamid güvendiği kişileri bu çalışmaların olduğu yere yani makedonya’ya göndermişti. bu çabaların da neticesiz kalması üzerine, artan baskıların sonucunda abdülhamid 23 temmuz1908’de ikinci meşrutiyeti ilan etti. cemiyet ihtilali gerçekleştirse de hükümette görev almadı. bunun nedeni ise hem siyasette tecrübesiz olmaları hem de dış baskılardan korkmalarıydı.



    31 mart’a giden yol

    hürriyet kavramı

    meşrutiyetle beraber, osmanlı tarihinde görülmemiş bir hürriyet fırtınası da gelmiştir. cemiyetler kurulmuş, basın organlarının sayısı artmış, sansür azalmış, bütün fikir akımları fikirlerini yayma fırsatı bulmuşlardır. fakat bu dönem 9 ay sürmüş 31 mart’la beraber devrilen abdülhamid’le birlikte hükumete giren ittilatçılar abdülhamid’e rahmet okutacak kadar sert uygulamalara gitmişlerdir.
    bu hürriyet ortamında yeni siyasi fikirlerde çıkmıştır. bunların arasında prens sabahattin öncülüğündeki adem-i merkeziyetçiler ile ahmet rıza bey liderliğindeki özgülükçüler de vardır. adem-i merkeziyetçiler amerikan yönetimine benzeyen federal bir yapıda olan, devlet için insan değil insan için devlet görüşünüğ benimsemiş, ekonomik anlamda liberal bir devlet istiyordular. ahmet rıza öncülüğündeki kanat ise özgürlükçülüğün belli bir burjuva kesimi için kullanıldığı bir rejim peşindeydiler.

    ordunun rolü

    ordu 31 mart’tan sonra politikadan vazgeçse de halen bazı subaylar ittihat ve terakki’yi desteklemeye devam ediyordu. ordu da bir de alaylı-mektepli sorunu vardı. yeni harp teknolojisinin bilgi istediği bir çağda alaylı subaylar ordudan tesfiye edilmişti. bunun neticesinde bu subaylar da rejim aleyhinde çalışmaya başladılar

    basında gelişmeler

    gelen özgürlüklerle birlikte her kesim gazete çıkartamaya başladı. bu gazetelerden tanin ve şurayı ümmet yönetimin ve ittihatçıların, serbesti ve yeni gazete muhalefetin destekçisiydi. ayrıca murat beyin yayımladığı mizan, ahrar partisi’nin destekçisi ikdam, ahmet ihsan bey’in yayımladığı servet-i fünun ve derviş vahdeti'nin yayımladığı volkan da muhalafeti destekliyordu. bu gazetelerden özellikle volkan yaptığı şeriat yanlısı yayınlarla ülkeyi 31 mart’a kadar taşımıştır.
    31 mart’a kadar ipler muhalif basının elindeydi. basın her olumsuz şeyi bahane edip şeriat yasalarının uygulanmayışına bağlıyordu.ittihatçılar he ne kadar bu yangınların hafiyelerin tarafından kundaklandığını söylese de halk bu yangınları kıyamet habercisi olarak görmeye başlamıştı. muhalif gazetelerin bunun yanısıra orduda verilen bir emir neticesinde “kafirler ordudan namazı kaldıracaklar” şeklindeki haberi tepkileri iyice artırdı. eline geçen her kozu kullanan basın şapka konsunu da kullanmış ordu da kullanılan şapkalar husunda “yarın kafir iradesi bu şapkayı bize de giydirir” diyerek halkı tahrik ediyordu. bu tahrikleri en şiddetli yapan şüphesiz kıbrıslı derviş vahdeti’nin gazetesiydi. vahdeti aynı zamanda bir de ittihadı muhammediye cemiyeti'ni kurarak bu yolla meşrutiyet aleyhine gelişen tutumu şeriat lehine kullanmak istiyordu. yalnızca gazeteler değil bazı camilerde imamlar da halkı tahrik ediyor, “ey ümmeti muhammed din elden gidiyor” deniliyordu.

    ittihadı muhamedi’nin faaliyetleri

    vahdeti cemiyetin açılışını gelecek günlere bir yatırım olarak görüyordu. bu yüzden ittihat ve terakki cemiyetinin sönük geçen mevlidinin ardından korkunç bir kalabalık eşliğinde yine mevlidli bir açılış yaparak ve açılış bildirisinde halkı islam adına çalışmaya teşvik ederek büyük sükse yapmıştı.
    bu sırada serbesti gazetesi sahibi hasan fehmi’nin öldürülmesiyle vahdeti tüm muhalafet gazetelerini birlikte hareket etmeye çağırmıştı. halk çok yönlü bir tahrik ortasındaydı. neticede isyan 30 mart’ı 31 mart’a (12 nisan’ı 13 nisan’a) bağlayan gecede isyan başladı.



    isyanin başlamasi, yayilmasi ve son bulmasi

    isyan patlak veriyor

    ilk hareketler taşkışla’daki avcı taburlarının önünde görüldü. yeşil bayraklı bir takım sarıklı hocalar “ey kahramanlar ne duruyorsunuz? ” diyerek askerleri haretekete geçirdi. askerler gece yarısı “şeriat isteriz” nidalarıyla ayasofya’ya yürümeye başladı. sabahın erken saatlerinde asker miktarı 5 ila 6 bin civarındaydı. daha sonra medrese öğrencileri de bu isyana katıldı. hocalar konuşmalar yapıyor, frenk zihniyetli subaylarının ordumuzun dinini yokettiğinden bahsediyorlardı.
    ilk başta plansız gibi görülse de isyan aslında günler önceden planlanmıştı. nitekim hangi grubun kim tarafından kumanda edileceği, kimin kime yardım edeceği çok önceden belirlenmişti. isyancılar meclis binasını çevirip isteklerini bildirdiler. isyancıların isterkleri şunlardı.
    1- sadrazam hilmi paşa ve harbiye nazırı ali rıza paşa çekilecekler.
    2- milletvekillerinden meclis başkanı ahmet rıza bey’le, ikinci başkan talat paşa, hüseyin cahit, rahmi ve dr. bahaeddin şakir beyler sınır dışı edilecekler.
    3- şeriat hükümleri olduğu gibi uygulanacak.
    4- mektepli subaylar ordudan uzaklaştırılaak, hiç değilse yerleri değiştirilecek. alaylılardan açığa alınanlar yeniden porduya dönecek.
    5- bunlar yapıldıktan sonra isyan duracak ve ayaklanma dolayısıyla kimse hakkında takibata girişilmeyecek.

    şeyhülislam ziyaeddin efendi sadaret makamına geldiğinde ortada hükumet falan kalmamıştı. hüseyin hilmi ile ali rıza paşa istifa etmişlerdi, bâb-ı âli de bir tek harbiye nazırı ali rıza paşa, bahriye nazırı rıza paşa ve adliye nazırı nazım paşa vardı. onlarda meclise gideken saldırıya uğraycaklar ve ali rıza paşa canını zor kurtaracak, nazım paşa öldürülecek, rıza paşa da yaralanacaktır.
    isyancılar 40 kadar mebusun meclise gelmesinden sonra bir ilmiye heyetini meclise soktular. ilmiye sınıfından rasim hoca’nın yaptığı konuşma ardından, hükumet hakkında oylamaya gidilir ve güvensizlik oyu alan ve zaten istifa etmiş hüseyin hilmi paşa hükumeti düşer.

    hükumetin tutumu

    aslında isyan başladıktan hemen sonra harekete geçilse isyan çok kolaylıkla bastırılabilirdi. fakat hükumetin isyancılarının isteklerini öğrenmek istemesi ve hüseyin hilmi paşa’nın istifa etmenin isyancılara yeteceği düşüncesi ile müdahale edilmemiştir. müdahale edilmemesinin başka bir sebebi ise hükumetin ittihatçıların baskısından zaten bıktmasıdır.

    isyanın genişlemesi

    merkezi istanbul olsa da kıtaların olduğu bütün bölgelerde ufak çapta da olsa isyanlar çıkmıştır. özellikle doğu’daki isyan son derece tehikeli omuştur fakat 4. ordu isyanı zamanında bastırmıştır. isyan bastırıldıktan sonra 4. ordu kumandanı ibrahim paşa istanbul’a yürümek istemiştir. fakat 2. ve 3. orduların harekete geçmesi üzerine bundan vazgeçilmiştir. istanbul’a yürüyen bu birliklerin istanbul’a kadar başında olan mustafa kemal birliklere hareket ordusu ismini vermiştir. istanbul’a gelindiğinde mustafa kemal paşa yerini enver paşa’ya bıraktı. daha önceden meclisten kaçan milletvekilleriyle yapılan gizli toplantıda özgürlüklerin ve meşrutiyetin korunması kararlaştıtılmıştı.

    isyanın bastırılması

    ordu pek fazla mukavemetle karşılaşmadıysa da bazı yerlerde önemli kayıplar verdi. bazı yerlerde çok kanlı çarpışmalar hatta top ateşleri oldu. olayların başından beri tarafsız kalan abdülhamid de mukavemete yeltenmeyince olaylar kısa sürede tamamen kontrol altına alındı. isyan ikinci gün tamamen bitince sıkıyönetim ilan edildi. toplanan meclis olaylardan sorumlu tuttuğu abdülhamid’i tahttan indirdi. provakatörlerden bazıları yurt dışına kaçtı, bir çoğu yakalandıktan sonra sürgün edildi yada ağır cezalara çarptırıldı.

    sonuç
    neticede abdülhamid yargılanmadı. yerine v. mehmet getirildi. 31 mart’a kadar ittitaçılara demediklerini bırakmayan gazeteler bir anda ittihat ve terakki cemiyeti yanlısı yayımlar yapmaya başladılar. türk basını bu şekilde 31 mart’ta sınıfta kaldı. günümüzdeki iğrenç medya oyunları, bir gün olumlu yazı yazıp ertesi gün dediğini bırakmayan zihniyet ta o günlerden kalmadır.