Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yusuf islam sizce ne demek, yusuf islam size neyi çağrıştırıyor?

yusuf islam terimi Seu Kuyt tarafından 23.03.2003 tarihinde eklendi

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 02.06.2017 - 23:57

    Batı dünyasında İslam denince ilk akla gelen isimlerden, nam-ı kadim Cat Stevens..

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 02.06.2017 - 23:55

    Cat Stevens, “Yusuf İslam” olduğunda püriten, katı, uzlaşmaz ve diyaloğa kapalı bir “İslam”ın pratisyeni oldu ve “Cat Stevens”ı yok saydı. Bugün Yusuf İslam, onu önceleyen ve tabii ki yapılandırmış “Cat Stevens”ı yok saymaktan vazgeçip yeniden sahiplenerek çok daha esnek, yumuşak, uzlaşmacı ve kendi dışıyla diyaloğa açık bir “İslam”ın pratisyeni olarak karşımızda.

    O artık barışın, Doğu-Batı karşıtlığının aşılmasının, farklı kültürler ve dünyalar arasında anlayış, tolerans ve etkileşimin sözcüsü, savunucusu, teşvikçisi bir “Müslüman” olarak tanınıyor.

  • Tamara
    Tamara 26.08.2007 - 23:47

    kendisinde samimiyet gördüğüm nadir müslüman ünlülerden biri....

  • Serap Ceran
    Serap Ceran 26.03.2007 - 00:06

    sonradan müslüman old duymuştum ve çok hoşuma gitmişti.
    ama asıl merak ettigim nasıl karar verdi detayları ve şu anki hayatını merak ediyorum.çünkü ben de hırıstiyanların arasında yaşıyorum ve onlara müslümanlıgı sevdirmek istiyorum
    ben fransa paris teyim
    ayrıca eşim de türk ve müslüman ama burada yetiştigi için dinimize çok uzak yaşıyor keşke yusuf islamla tanışma imkanım olsaydı....allah tan ümit kesilmez.

  • Emrah Özsoy
    Emrah Özsoy 19.06.2006 - 22:09

    bence dünyayının yeniyeni islamın nuru ve aydınlığına doğru yöneliştir

  • Yasemin Yasemin
    Yasemin Yasemin 24.11.2005 - 12:00

    islamla şereflenmiş güzel insan.. güzel bir ses.. Rabb'im güzel işlerinin devamını getirmesini nasip etsin ona..

  • Naz Anıl
    Naz Anıl 29.10.2005 - 10:02

    bunlar benim araştırmam

  • Zözdasci
    Zözdasci 23.10.2005 - 20:49

    sevinç...dost yüzü...

  • Çağdaş Kerim
    Çağdaş Kerim 25.06.2005 - 03:37

    ses süper yorum süperr...

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 22.12.2004 - 18:00

    beni ilgilendirmez öyle din değiştirmiş müslüman olmuş vs.
    ama Lady D'arbanville sini sorarsanız mükemmel derim...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 12.11.2004 - 13:54

    Yusuf İslam'a 'Nobeller Nobeli'

    Yusuf İslam'a ödülünü eski SSCB lideri Mihail Gorbaçov verdi. Törene Roma Belediye Başkanı Walter Veltroni de katıldı.

    Yıllar önce Müslüman olarak Yusuf İslam adını alan İngiliz müzisyen Cat Stevens, Roma'da “Nobeller Nobeli” olarak nitelendirilen barış ödülüyle onurlandırıldı. İslam, Nobel ödülü kazanmış kişileri bir araya getiren toplantıda, ödülünü eski Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un elinden aldı. Beşincisi düzenlenen Nobel sahipleri toplantısı, cuma sona erecek.


    Gorbaçov, resmi adıyla “Barış adamı ödülü”nü İslam'a takdim ederken, aralarında Şimon Peres, Lech Walesa, Rigoberta Menchu gibi isimlerin bulunduğu Nobel barış ödülü sahiplerine çağrıda bulundu ve onlardan, dünyada barış sürecini güçlendirip kolaylaştırabilecek girişimlerde bulunmalarını istedi.

    Mihail Gorbaçov, “Böylece barışın hüküm süreceği bir dünya için sözleşme hazırlayabilir, bunu gelecek toplantımızda bütün dünya halklarına sunabiliriz” dedi.

    “Barışı ve halklar arasında uzlaşmayı yücelten ve terörizmi kınayan” çabaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğü açıklanan Yusuf İslam da ödülünü aldıktan sonra konuşurken, “müziğin; hem tabuları yıkmak gerektiğini göstererek, hem de gençlere umut ve zafiyetlerini dile getirme fırsatı vererek toplumun gelişmesine katkıda bulunduğunu” söyledi.

    MÜZİĞE DÖNÜYOR

    Stevens, Roma'da 'Nobeller Nobeli'diye nitelenen barış ödülüyle taltif edilmesi vesilesiyle İngiliz Reuters haber ajansına, 'Müziğe döneceğim' dedi.

    İslam, şunları söyledi: “Zihnimde artık devamlı 'çok sesli müziğe dönüş anıyla ilgili' noktayı kurmaya başladım. Yaratıcı fikirleri işlemek gerekiyor. Bunun için ceketimin mendil cebinde devamlı minik teyp taşıyorum.”

    11 Eylül'le bağlantılı “şüpheliler listesi” çerçevesinde uçağının ABD toprakları üzerinde çevrilmesiyle ilgili olarak, Yusuf İslam: “ABD'de bu hadiseden üzüntü duyan ve özür dileyen o kadar çok kişi oldu ki” dedi.

    İslam, Londra'da Müslüman ilköğretim okulu işlettiğinden, bu meseleyi İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ve ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'a iletmişti.

    SSCB'nin son lideri Gorbaçov, resmi adıyla “Barış Adamı Ödülü”nü Roma'da İslam'a takdim ederken, aralarında Şimon Peres, Lech Walesa ve Rigoberta Menchu gibi isimlerin bulunduğu Nobel Barış Ödülü sahiplerine çağrıda bulundu.

    18 YIL ÖNCE ANKARA VE 8 YIL ÖNCE BOSNA

    1971-73 arası “Tea for the Tillerman”, “Teaser and the Firecat” ve “Catch Bull at Four” adlı büyük albümlerini yayınlayan İslam, 1974'te son büyük eseri “Buddha and the Chocolate Box” albümünü çıkardı.

    Yusuf İslam, 18 yıl önce ilk kez Türkiye'ye gelmişti. 5 Nisan 1986 tarihinde yaptığı ziyaret sırasında Ankara'da TOBB konferans salonunda müzik yaşamı ve Müslümanlığı seçişinin öyküsünü anlatan Yusuf İslam, mecazi vurgu yaparak, “Eskiden sakattım, iki koltuk değneğim vardı. Bu koltuk değnekleri piyanom ve gitarımdı. İkisini de defettim gitti” demişti.

    İslam, 8 yıl önce Bosna-Hersek'i ziyareti sırasında da, ülkenin müziğinden çok etkilendiğini söylemiş ve bu coşkuyla çok sesli müziğe dönebileceğinin işaretini vermişti. Yusuf İslam, “Bosna şarkıları beni (müzik alanına) zorluyor” demişti.

    Kıbrıslı Rum baba, İngiliz annenin çocuğu olarak Londra'da dünyaya gelen Cat Stevens, 1979'da müziği bırakmıştı.

    İlk adı Stefan Dimitri Yorgo olan Yusuf İslam'ın Müslüman olduktan sonra yaptığı ilk kayıt, 1995 yılında Hz. Muhammed'in hayatını anlatan 66 dakikalık albümdü.


    (aa)

  • Aylin Aslım
    Aylin Aslım 04.11.2004 - 12:16

    Yusuf İslam konuşuyor, Cat Stevans susyor...
    Yeni şeyler söylenmese de, yeniden söyleniyor...

  • Hasanbozkir
    Hasanbozkir 30.07.2004 - 15:48

    günümüz bir çok insanına ibret olması açısından yusuf islamın islama girmesi güzel birşeydir o insan şanını şöhretini bırakmış ve islama girmiş, mütevazi bir hayat benimsemiştir.afedersiniz önceden etrafınde kızlar bille pervane olurdu.bu onları geride bırakmış ve islamı benimsemiştir.kuranda allahu tealanın dedigi gibi burada düşünenler için büyük ibretler vardır.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 29.12.2003 - 17:26

    Müslüman olmadan önce söylediklerinden birisi:

    ''Herşey son derece mantıklı geldi. İşte bu Kuran'ın güzelliği, sizden tepki vermenizi ve akletmenizi bekler... Kuran'ı daha fazla okuduğumda, duadan, iyilikten ve yardımdan bahsediyordu. O zamanlar daha Müslüman olmamıştım, ama benim için tek cevabın Kuran olduğunu ve Kuran'ı Allah'ın göndermiş olduğunu anladım. ''

    (Everything made so much sense. This is the beauty of the Qur'an; it asks you to reflect and reason....When I read the Qur'an further, it talked about prayer, kindness and charity. I was not a Muslim yet, but I felt the only answer for me was the Qur'an and God had sent it to me.)

  • Funda Nefes
    Funda Nefes 21.11.2003 - 19:14

    http://www.cat-stevens.de

  • Mm
    Mm 26.10.2003 - 21:47

    benim için yeri çok ayrı..yıllar önce aldığım bir kararda çok etkisi olmuştu...

  • Abdurrahman Özbek
    Abdurrahman Özbek 27.08.2003 - 19:08

    islamla şereflenmiş bir sanatçı

  • Nurdan Çubukçu
    Nurdan Çubukçu 23.08.2003 - 23:48

    John TABLOR: Şarkılarınızın pek çoğu çocuklarla ilgili. Çocukluk anılarınızın bunda etkisi var mı? Çünkü çocukluğunuzu geçirdiğiniz yer oldukça özel bir yer.

    Yusuf İSLAM: Evet, çocukluğum şehrin batı kısmının merkezi diyebileceğimiz bir yerde geçti. British Museum’un da bulunduğu bu çevrede birçok tiyatro, cafe ve sinema bulunuyordu. Büyüdüğüm yerin yetişmemde önemli etkileri olduğunu düşünüyorum.

    Sonra Drury Sokağı’nda bulunan okula gittim. Orası öğrenmenin tadını almaya başladığım ilk yerdi. Tabi ki bir Hıristiyan - Roma Katolik okuluydu. Fakat bu hayatımdaki ilk sıradışılıktı. Çünkü ben Yunan Ortadoksuydum. Dolayısıyla yaptıkları pek çok şeye katılamıyordum. Bana ahlaktan, cennet ve cehennemden bahsediyorlardı. Ayrıca İsa’yı da anlatıyorlardı. Fakat genelde sadece ahlaki şeyleri ve 'iyi' olmam gerektiğini vurguluyorlardı.

    Ancak dışarıdaki dünyaya baktığımda, o bulunduğum çevrede, 'iyi' olarak nitelendirebileceğim pek az şey vardı. Hayatın paradokslarıyla karşılaşmam ilk o zaman oldu. Tabi daha küçük bir çocuktum ve her çocuk gibi hayallerim ve umutlarım vardı. Ve sanıyorum bunlar benim sanatımı ve ifadelerimi etkiledi. Dünyayı algılayışımda, onu yorumlayışımda ve bunları kelimelere döküşümde çok etkisi oldu. Bu durum beni bizzat çocuklarla birlikte olma ve onlarla çalışma yoluna sevketti. Şu aralar eğitimle ilgileniyorum. Dört tane okul işletmekteyim. Çocukları çok seviyorum ve onlarla birlikte olmaktan çok zevk alıyorum.

  • Kaan Yıldız
    Kaan Yıldız 23.08.2003 - 14:55

    cat stevens'ın islamiyeti sectıkten sonra bir gerileme dönemine girdi yoksa hayatın boslugunu mu gördü?

  • Sanem Demirer
    Sanem Demirer 30.07.2003 - 01:16

    morning has broken..........

  • Hamit Kara
    Hamit Kara 25.07.2003 - 10:41

    Müslüman olmadan önce mükemmel müzikler yapan, İslam'ı seçtikten sonra ise klasik ilahiler (her zaman her yerde duyduğumuz ilahiler demek istiyorum.) söyleyen bir sanatçı. I Have no Canons That Roar ve Lady Dubanvile isimli çalışmaları harika...
    Bu arada Yusuf İslam'ın eserlerini Türkiye'de yayınlayan şirkete de (Asır Media) bir çift sözüm var. Kendisi için çekilen klipte Yusuf İslam 'Rasulallah' derken ekranda deve beliriyor. Bu çok çirkin bir durum. O klibin bir an evvel piyasadan çekilmesi gerek. Yoksa her seyredişimde birşeyler mırıldanıyorum...

  • Aysun Çelik
    Aysun Çelik 22.04.2003 - 10:33

    müthiş bir ses
    hayranlık uyandıracak bir hikaye

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 01.04.2003 - 16:01

    catstevens.com/
    www.yusufislam.org.uk

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 23.03.2003 - 13:57

    Bu John TABLOR’un 1999 yılında Cat STEVENS’la - İslam’ı kabul ettikten sonraki ismiyle Yusuf İSLAM’la -yapmış olduğu bir söyleşidir.

    Yusuf İSLAM’ın Çocukluğu

    John TABLOR: Şarkılarınızın pek çoğu çocuklarla ilgili. Çocukluk anılarınızın bunda etkisi var mı? Çünkü çocukluğunuzu geçirdiğiniz yer oldukça özel bir yer.

    Yusuf İSLAM: Evet, çocukluğum şehrin batı kısmının merkezi diyebileceğimiz bir yerde geçti. British Museum’un da bulunduğu bu çevrede birçok tiyatro, cafe ve sinema bulunuyordu. Büyüdüğüm yerin yetişmemde önemli etkileri olduğunu düşünüyorum
    Sonra Drury Sokağı’nda bulunan okula gittim. Orası öğrenmenin tadını almaya başladığım ilk yerdi. Tabi ki bir Hıristiyan - Roma Katolik okuluydu. Fakat bu hayatımdaki ilk sıradışılıktı. Çünkü ben Yunan Ortadoksuydum. Dolayısıyla yaptıkları pek çok şeye katılamıyordum. Bana ahlaktan, cennet ve cehennemden bahsediyorlardı. Ayrıca İsa’yı da anlatıyorlardı. Fakat genelde sadece ahlaki şeyleri ve 'iyi' olmam gerektiğini vurguluyorlardı.

    Ancak dışarıdaki dünyaya baktığımda, o bulunduğum çevrede, 'iyi' olarak nitelendirebileceğim pek az şey vardı. Hayatın paradokslarıyla karşılaşmam ilk o zaman oldu. Tabi daha küçük bir çocuktum ve her çocuk gibi hayallerim ve umutlarım vardı. Ve sanıyorum bunlar benim sanatımı ve ifadelerimi etkiledi. Dünyayı algılayışımda, onu yorumlayışımda ve bunları kelimelere döküşümde çok etkisi oldu. Bu durum beni bizzat çocuklarla birlikte olma ve onlarla çalışma yoluna sevketti. Şu aralar eğitimle ilgileniyorum. Dört tane okul işletmekteyim. Çocukları çok seviyorum ve onlarla birlikte olmaktan çok zevk alıyorum.

    Yusuf İSLAM’ın Hayatındaki Dönüm Noktası

    John TABLOR: Popüler müzikteki kariyerinizin iki bölüme ayrıldığını görüyoruz. Ve tabi 'Matthew and Son ' o ilk bölümün en önemli albümü. Siz ayrıca bir pop yıldızı olarak 'I Love My Dog', 'The First Cut is the Deepest', 'Here’s Comes My Baby' gibi albümlere de imza attınız. Fakat daha sonra önemli bir engelle karşılaştınız ve tüberküloza yakalandınız. Bunda özel hayatınızın da etkisi var sanıyorum. Özellikle bu hastalık hayatınızı değiştiren fevkalade olaylardan biri gibi geliyor bana. Belki de onlardan ilki.

    Yusuf İSLAM: Çok doğru. Bana olanlarla ilgili çok dikkatsizdim. Sizinde söylediğiniz gibi bir pop yıldızı olarak çok hızlı yaşıyordum ve bir dereceye kadar eğlendiğim de söylenebilirdi.

    Fakat diğer taraftan çok çalışıyordum. Bir hayli yorucu oluyordu. Dolayısıyla pek düzenli bir hayatım yoktu. Gece geç saatlere kadar çalışıyordum, hatta bir gecede 2 - 3 programa katıldığım oluyordu. O zaman herkes gibi içki ve sigara da kullanıyordum.

    Fakat bunun hesabını bir şekilde ödemem gerekiyordu ve o da başıma gelen bu hastalık oldu galiba.20. yüzyılda bu hastalığı çoktan yendiğimizi düşünmeme rağmen tüberküloza yakalanmıştım. Bu hastalığa yakalanınca sahnelere ara verdim ve iyileşebilmek için istirahata çekildim.

    İşte o an, hayat ve anlamı hakkında tekrar düşünmeye başladım. Nereye gidiyordum. Bu düşünceler bende büyük değişikliklere sebep oldu. İstirahatta geçirdiğim süre bunları düşünmem için fevkalade bir olanak sağladı. Çok önemli aslında; maalesef hayatın akışı içerisinde durup düşünecek pek zaman bulamıyoruz.

    Yusuf İslam Amerika’da

    John TABLOR: 'Tea for the Tillerman' adlı albümü çıkardıktan sonra haklı bir ünü yakaladınız. Albümünüz milyonlar sattı. Bu durum sizi nasıl etkiledi?
    Daha sonra bir Amerika turunuz oldu. Amerika’yı nasıl buldunuz?

    Yusuf İSLAM: Bu tur aslında modern dünyayı anlamamda çok önemli bir etken oldu. O günlerde bir yıldız olabilmek için Amerika’da ses getirmeniz gerekiyordu. Ben de o dağa tırmanarak bunu başardım. Fakat genelde bunu takip eden eğlence ve heyecan ani bir depresyon yaratır. İşte o zaman, dönüp ' Dur bakalım, Hepsi bu mu? ' diye sorarsınız kendinize. Ve bir sona gelmişsinizdir. Bu sefer ya yaptıklarınızı tekrarlayacaksınızdır ya da farklı bir şey bulmak zorundasınızdır. Sanıyorum benim yaptığım ikincisiydi.

    Bir seferinde Rio’da da aynı şeyleri yaşamıştım. Aslında bir müzisyen için oldukça güzel bir yer. Herkes müzikle iç içe. Ama gene aynı soru 'İdeal olan ne? ' İşte bu nokta kendimi mutlu ve huzurlu hissedebileceğim yeri bulana kadar dönüp dolaşıp geldiğim nokta.

    Yusuf İslam Kur’an’ı keşfediyor.

    John TABLOR: 70 lerin başından ortalarına kadar oldukça büyük bir üne kavuştunuz. Daha sonra 'Back to the Earth' adında bir albüm yaptınız. Ama yeterince ilgi görmedi. O albümden sonra sanki popülaritenizin sonuna gelmiş gibiydiniz. Bu acaba yeni bir şey keşfetmenizin sonucu muydu?

    Yusuf İSLAM: Evet, hayatımdaki başlıca dönüm noktası o albümü yaptığım zamanlara denk gelmişti. Daha yeni yeni İslam’ı keşfetmeye başlamıştım. Bu da bana hediye edilen bir Kur’an sayesinde olmuştu. Daha önce üzerinde hiç düşünmemiştim ama hediye edilen Kur’an’ı okuyordum. Aynı zamanda bir pop yıldızı olarak normal hayatıma da devam ediyordum. Konserler için yolculuklara çıkıyordum, büyük stadyumlarda şarkılar söylüyordum ancak oteldeki odamda yalnız kaldığımda sessizce kendime sadece Kur’an okuyordum. Benim için iki hayat vardı artık. Hayatımdaki en güzel ses Kur’an’dan kopup gelen ses olmuştu. Yıllardır aradığım motivasyon işte buydu. Daha fazla zevk alamadığım şeylerle uğraşmaya son verdim. Bunun yanında hala müziği seviyorum. Ama güzel bir hayat için şarkı söylemeyi bırakıp güzel bir hayat yaşama yolunu seçtim. Bir idol olmak yerine otobüse binen, basit işler yapan normal bir insan olmaya karar verdim. Ve gerçekten ilk başladığım yere geri döndüm. Bir çocuğun, harikulâde umutlarla süslediği 'iyi' bir yaşamın yaşandığı 'iyi' bir dünyaya. Ama bu sefer nasıl elde edebileceğimi keşfederek.

    Boğulmaya çok yaklaşmıştınız.

    John TABLOR: Aslında bu daha öncede yazılmıştı. Siz bir gün boğulma tehlikesi geçirmiş ve kurtulmak için dua etmişsiniz. Bu olay siz Kur’an okumaya başlamadan önce miydi?

    Yusuf İSLAM: Evet bu kronolojik olarak ben Amerika’da, oldukça popülerken, başımdan geçen bir olaydı. Malibu’da bir arkadaşımın deniz kenarındaki evinde olmuştu. Bana kimse yüzmek için uygun bir zaman olmadığını söylemedi. Hani bilirsiniz insanlar bazen yapmamaları gereken şeyleri yaparlar. İşte bende yapmaman gereken bir şeyi yaptım ve daldım suya. Fakat bir müddet sonra akıntının çok kuvvetli olduğunu hissettim ve sahile doğru yüzmeye çalıştım ama bir türlü yapamıyordum İşte tam o anda, bilirsiniz insanın kim olduğunun tam olarak farkına vardığı ve kimden yardım isteyeceğini anladığı o anda, ' Allah’ım, eğer beni kurtarırsan bundan böyle hep senin için çalışacağım' diye dua ettim. Ve bir dalga geliverdi. Ben de dalganın yardımıyla var gücümle sahile doğru yüzdüm. Şüpheci bir insan bunun bir tesadüf olduğunu söyleyebilir. Ama eğer bu ölümle yaşam arasında bir tesadüfse o zaman çok önemli oluyor.

    Yeni bir İsim


    Yusuf İSLAM: Cat Stevens safhasını aştım ve Müslüman oldum. Dolayısıyla yeni bir isme ihtiyacım vardı. Sonunda Kur’an’ı okurken benim için yeni bir kapı açan Yusuf kıssasının olduğu bölüme geldim ve Yusuf ismini çok beğendim. Kendime de yeni isim olarak YUSUF’u seçtim.

    Yusuf İSLAM: İngiltere’de en popüler Müslüman.

    John TABLOR: İngiltere’deki en popüler Müslüman olmanız hakkında ne düşünüyorsunuz. Bu sizi endişelendiriyor mu? Durumunuzdan memnun musunuz?

    Yusuf İSLAM: Bu benim asıl maksadım falan değil aslında. Ben İslam’ı seçince, her ne kadar normal biri olmak istemiş olsam da, insanlar benim söylediklerime ilgi duyuyorlar. O açıdan söyleyecek bir şeyim olduğunda bunu dile getiriyorum, insanlar da dinliyorlar, bu da beni mutlu ediyor.

    John TABLOR: Peki İngiltere’den ayrılmayı düşünüyor musunuz?

    Yusuf İSLAM: Aslında her adalı sıcak ve rahat sahillere gitmek ister. Ama en sonunda yaşam insanlarla beraber güzeldir. Ben burada yapacak yeterince iş olduğuna inanıyorum.