Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yavuz bülent bakiler sizce ne demek, yavuz bülent bakiler size neyi çağrıştırıyor?

yavuz bülent bakiler terimi Ali Muzaffer tarafından 02.04.2004 tarihinde eklendi

  • Ley Yam
    Ley Yam 19.08.2009 - 23:32

    Şaşırdım kaldım işte
    Bilmem ki nemsin
    Bazen kız kardeşimsin
    Bazen öp öz annemsin
    Sultanımsın susunca
    Konuşunca kölemsin
    Eksilmeyen çilemsin
    Orada ufuk çizgim
    Burda yanım yöremsin
    Beni ruh gibi saran
    Sonsuzluk dairemsin

    Çaresizim çaremsin
    Şaşırdım kaldım işte
    Bilmem ki nemsin

    Yavuz Bülent Bakiler

  • Merve Altıntaş
    Merve Altıntaş 09.07.2009 - 23:59

    GÖZLERİN İSTANBUL OLUYOR BİRDEN

    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik
    Bir güzellik doluyor yüreğime şiirden
    Martılar konuyor omuzlarıma
    Gözlerin İstanbul ouyor birden

    ............................................

    Akşamlardan gecelerden senden uzağım
    Şiirlerim rüzgardır uzak dağlarda esen
    Durgun sular gibi azalacağım
    Birgün birdenbire çıkıp gelmezsen

    .........................................

    Bu muhteşem dizelerin ve Anlamlı insanın duygularına hükmeden birçok şiirin sahibi olan değerli şairimiz...

  • Nuriye Şener
    Nuriye Şener 01.04.2008 - 21:31

    yavuz bülent bakiler hakkında bana yorum yapmak düşmez ama tutamadım kendimi... her şiirinin ardında içimden ağlamak gelir.. bir insan duygularını hissettiklerni nasıl bu kadar iyi anlatabilir ya.gercekten de harika bir şair..

    SEN SEN SEN
    Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden...
    Dağ başı yalnızlığı ölümden beter.
    Hiç kimse aramasa sormasa beni
    Sen gelsen yeter...

    Huzur ellerinin güzelliğidir.
    Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
    Her sabah soframızda ekmeğimizi
    Sen bölsen yeter...

    Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
    Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
    Sen dolsan yeter...

    Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
    Bende sabır, sende naz...
    Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz
    Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter...

    Duymasa da hiç kimse
    Şâir gönlümün, sende karar kıldığını.
    Ve içimin şerha, şerha yarıldığını
    Sen bilsen yeter...

    Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.
    Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.
    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
    Eğilsen yeter...



    Yavuz Bülent Bakiler teşekkurler..

  • Karaok Karaoğlu
    Karaok Karaoğlu 08.04.2007 - 21:21

    Yavuz Bülent Bakiler;

    Ortak Türkçe, Türk Dünyasında ortak dil, dilde birlik konularında ya hiç düşünmemiştir, ya da bunlara karşıdır!

    Yavuz Bülent Bakiler yaşayan Türkçecidir. Yabancı kökenli sözcüklerin türkçeleşebileceğine inanan, bunu savunan biridir.

    Bakiler yaşayan Türk Lehçeler'ini bilmez, öğrenmemiştir. Bu lehçelerin birbirine yakınlaşmasından çekinir!

    Yavuz Bülent Bakiler eski Türk Dili'ni bilmez, Reşit Rahmeti Arat'ı tanımaz!

    Yavuz Bülent Bakiler hızını alamadığında Türkçe ile ilgli tek eleştirisi -sel, -sal, ekleridir!

    Yavuz Bülent Bakiler İstanbul Türkçesi aşığıdır. Yöresel ağızlar O'nun eserlerinde yalnızca dalga geçmek için bulunabilir!

    Yavuz Bülent Bakiler, Osmanlıcadan kalan sözleri 'bin yıldır bu kelimeleri kullanıyoruz, bunlarla atasözü yazıyoruz, masal yazıyoruz' diyerek savunur ancak BEŞBİN yıllık Türk'ün sözlerini benimsemez!

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 06.08.2006 - 01:04

    YAVUZ BÜLENT BAKİLER’E ARMAĞAN

    M.NİHAT MALKOÇ

    Dünyada vefa kadar güzel duygu ve asil duruş var mıdır? Kültür, sanat ve edebiyatımıza hizmet etmiş insanları hatırlamak ve onları yaşatmak vefanın kültürel boyutudur. Bizde buna çokça rastlamak pek mümkün değildir. Unutan bir milletiz. Bunun bedelini ağır ödesek de bu zaafımızı üzerimizden atamıyoruz.

    İnsanın kendini arka planda tutarak önde bulunmaya lâyık insanlara yol açması tek kelimeyle asil bir davranıştır. Buna diğergâmlık da diyebiliriz. Yani başkalarını kendine tercih etmek… Hak edenleri öne çıkarmak, nisyan bulutları içerisinde kaybolmaktan kurtarmak! ...
    Son dönem Türk edebiyatının mühim simalarından biri olan Yavuz Bülent Bakiler’in doğumunun yetmişinci yılı münasebetiyle hazırlanan ‘Yavuz Bülent Bakiler’e Armağan’ adlı kitap bana vefaya dair bu hisleri uyandırdı.

    İç dünyasında şairliğiyle yazarlığını yarıştıran ve bu yarışta her ikisi de başa baş gelen bir kalem sahibidir Yavuz Bülent Bakiler… O kendini bildi bileli şiir ve yazı vadisinde kalemiyle düşler ve düşünceler avlayan bir büyük duygu eri ve fikir adamıdır. Yazı ve şiirlerini çocukluğumdan beri büyük bir zevkle okuduğumu ve kendisinden fevkalâde istifade ettiğimi belirtmekten onur duyarım.

    Bakiler’in dil hassasiyetini sanırım bilmeyen yoktur. Kendisi Türkçeyi dupduru bir su ve çağlayan misali konuşur ve yazar. Herkesin de dilin kullanımına azamî derecede dikkat etmesini ister. Onun STV kanalında Türk diliyle ilgili olarak yaptığı ‘Sözün Doğrusu’ isimli program daha sonra kitaplaşarak iki cilt halinde yayınlanmıştır. Bakiler Hoca özellikle Türkçeye Fransızcadan giren ‘–sal/-sel’ eklerine düşmandır. Bir yazısında bununla ilgili şöyle diyor: “Bu ‘-sal/ -sel’ eklerinden, bir lağım faresinden iğrenir gibi iğrendiğimi her zaman söylüyorum. Doğrusu çok merak ediyorum; hem bu iğrenç ekleri, hem de uyduruk kaydırık kelimeleri kullanmanız için sizi kim zorluyor? ”

    Bakiler, vefa duygusu bariz kalemlerden birisidir. O, Türk kültürünün temel dinamiklerini ortaya koyanları okumuş ve onlardan öğrendiklerini kendi hayal teknesinde yoğurarak geleceği şekillendirecek gençlere sunmuştur. İster sağdan olsun isterse soldan olsun bu fani dünyadan göçen şahsiyetlere dair düşüncelerini belirterek onları kültür kamuoyuna tanıtmıştır. Hataları olanların kusurlarını, onları ve yakın çevrelerini kırmadan, incitmeden belirtmiştir. Fakat değerlendirmelerinde bardağın hep dolu yanını görmüştür.

    Geçenlerde onun ilim, siyaset, edebiyat, kültür ve sanat alanında iz bırakanlarla ilgili bir kitabı Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları arasında yayınlandı. ‘Gidenlerin Ardından’ adını taşıyan eserde Celal Bayar, Adnan Menderes, Cemal Gürsel, Osman Bölükbaşı, Tevfik İleri, Fevzi Çakmak, Yakup Kadri, Cihat Baban, Alparslan Türkeş, Nejdet Sançar, Nihal Atsız, Sadri Maksudi, Zeki Velidi, Samiha Ayverdi, Nazım Hikmet, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu ve Necip Fazıl gibi isimlerle ilgili daha evvel yazdığı yazılarını iki kapak arasına aldı. Yazar kitabıyla ilgili şu mühim açıklamayı yapıyor:

    “Biz, ölenleriyle birlikte yaşayan bir milletiz. Yaşayanlar arasında olduğu gibi, gidenlerin arasında da binlerce yıldan beri yolumu aydınlatanlar; fikirleriyle, yaşayışlarıyla bize güzeli, doğruyu, faydalıyı gösterenler var. Ben bu kitapta onların kırkta birini ancak yazabildim. Bu eserde hayatlarını okuyacaklarınızın bir kısmını bir şarkı söyler gibi, bir kısmını bir ağıt mırıldanır gibi yazmaya, anlatmaya çalıştım. Şarkılarım, ağıtlarım daha bitmedi...”

    Vefalı olduğu için de vefa görmüştür Bakiler… Bunun en büyük ispatı da son zamanlarda kendisiyle ilgili olarak edebiyat öğretmeni ve araştırmacı Selçuk Karakılıç’ın hazırladığı ‘Yavuz Bülent Bakiler’e Armağan’ adlı kitaptır. Size Dergisi tarafından yayınlanan bu kitapta bu defa dost ve tanıdıkları Yavuz Bülent Bâkiler’i anlatıyorlar.

    Bu mühim eserde onun bir edebiyatçı, bir dost, bir baba ve bir mütefekkir olarak konumu sorgulanıyor. Eserlerinden yola çıkılarak kültürümüze katkıları dile getiriliyor. Aslında bir hukukçu olan Bakiler’in kültür ve edebiyat alanında ne kadar büyük yol aldığı ve gençlere iyi bir rehber olduğu ortaya konuluyor. Şairin sağlığında böyle bir kitabın çıkarılması vefanın bir semt ve boza adından öte şeyler ifade ettiği gerçeğini sağlamlaştırıyor. Kitabı hazırlayan Selçuk Karakılıç’a ve yayınlanmasında emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz. Bakiler’e de yüce Allah’tan uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.

  • Eray İnman
    Eray İnman 05.07.2006 - 01:38

    'karapapağım! '...

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 05.07.2006 - 01:34

    son dönem fasîhlerimizden...

    şiirlerinde özellikle sevgiliye hasret konularını yazdığında daha da büyüyor Mâi'de...

    'Gözlerin İstanbul Oluyor Birden' ilk akla gelen...yüreğe işleyen şiiri...

  • Fatih
    Fatih 12.05.2006 - 01:44

    çoçukluğumdan beri ağzım açık dinliyorum seni, geçen yıl bizim kampuse geldin, yine hayran bıraktın kendine,, Allah sana güç kuvvet ve uzun ömür versin.
    psıkoljik olarak 'Gözlerin İstanbul Oluyor Birden' adlı şiiri çok sevipte kendimle, özleştirdiğimden, gençliğimin ve 22 yaşımın tüm aşklarını sana borçluyum hocam,, bir de Sezai Karakoç'u unutmamak lazım,,

  • Sim
    Sim 31.03.2006 - 17:19

    ELLERİN

    Senin, ince uzun, beyaz ellerin
    Yüreğimi alan bir serinlik sanki
    Al bir kadife üstünde ellerin dursa biraz
    Tabloların en güzeli olur inan ki.

    Ellerini düşündüm geceler boyu
    Ellerin içimde akıp duran su
    Ellerin, türküler uykular kadar güzel
    Ellerin karanfil kokusu...

    Mısra mısra beyit beyit ördüğüm
    Ellerindir düşlerimde ayan beyan gördüğüm
    Uzat ellerini avuçlarıma
    Uzaktan bakmak mı yüz görümlüğüm.

    Ateşim var, hastayım, sayıklıyorum
    Ellerin aklımda en güzel yorum
    Koysan ellerini alnıma biraz
    Bütün ateşimi alır diyorum.

    Kapı, pencere, masa, duvar...
    Odamın her yerinde ellerinden gölge var
    Bir gün gelsen evime şaşıracaksın
    Açılacak birer birer kendiliğinden kapılar
    YAVUZ BÜLENT BAKİLER

  • Aykut Kutay
    Aykut Kutay 27.08.2005 - 23:32

    konuşma üslubuyla Türkçe'nin berrak sularından zihinlerimize safiyane baloncuklar üfleyen usta şair ve yazar...

  • Soner Örnekol
    Soner Örnekol 22.08.2005 - 16:31

    Geç keşfettiğim bir hazine...

  • Halise Tufan
    Halise Tufan 20.07.2005 - 15:33

    Türkçe'nin yılmaz bekçisi... O biiiir 'Sözün Doğrusu'...

  • Muhsin
    Muhsin 18.06.2005 - 00:26

    İsimsiz Şiir
    Üstüme lapa lapa kar yağıyordu yeniden
    Yeniden yüreğim beyaz bir lale
    Berrak sular, ışıklar, çiçekler, renkler
    Yeniden karşımda birer şelale

    Artık benim için ne ekmek, ne su
    Sağımda, solumda vehim ordusu.
    Ve hep onu, bulamamak korkusu
    Soyundum yeniden büyük melale.

    Bana alev gibi bir şeyler yazdı
    Sanki baştan başa şiirdi, nazdı...
    Kırk yıl bile düşünsem olmazdı
    Gelmezdi bu sevda akla, hayale.

    Bitmiş tükenmiştim, efkarım çoktu
    Salkım söğütlerden bir farkım yoktu
    Yar beni yeni bir yarışa soktu
    Şu halime bir bakın: deli-divane!

    Gönlüm nakış nakış renkli bir kilim
    Bir kınalı-güzel türküdür dilim
    Yeminle anlatsam kim inanır kim
    İçine düştüğüm bu çılgın hale.

    Karışıp gitsem mi ebabillere
    Adını versem mi karanfillere
    Seslenip dursam mı sahillere
    lale! lale! lale!

  • Boran
    Boran 05.09.2004 - 01:24

    İyi bir hatip, Cumhuriyet dönemi Türkçesinde ön plana çıkarılan kısa cümle kurma konusunda başarılı. Çok okumasına rağmen şairmizin aynı boyutta düşünce derinliğine sahip olduğunu düşünmüyorum. Düşünce üretmekten çok başkalarının düşüncelerini servis eden birisi.

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 05.08.2004 - 15:57

    Gözlerin İstanbul Oluyor Birden


    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
    Martılar konuyor omuzlarıma,
    Gözlerin İstanbul oluyor birden.
    Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
    Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
    Durgun sular gibi azalacağım
    Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
    Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
    Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
    Ellerim usulca ellerine değince
    Kaybolup gideceksin
    Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
    Bir elim seni silecek.
    Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
    Senin için yeni baştan can kesilecek.
    Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
    Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
    Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
    Yapayalnız kalmak iskelelerde.
    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
    Martılar konuyor omuzlarıma,
    Gözlerin İstanbul oluyor birden.

    Yavuz Bülent Bakiler

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 20.07.2004 - 17:41

    23 Nisan 1936'da Sivas'ta doğan Yavuz Bülent Bakiler, ilk ve orta öğrenimini Sivas'ta yaptı. Yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. Mezun olduktan sonra bir süreliğine Ankara Radyosu'nda çalıştı. Daha sonra Kültür Bakanlığı müsteşar yardımcısı olarak görevlendirildi.

    İnsanların bir arada yaşamasını sağlayan en önemli unsurun dil olduğunu belirterek, dilin güzel kullanılması gerektiğini söyleyen şair ve yazar Bakiler, geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eritmiş, şiirlerinde Anadolu'ya, Anadolu insanına eğilmiş ve onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir. Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu olan Yavuz Bülent Bakiler, milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır. Bu tarafı ile, Arif Nihat Asya'nın milli havası, mistik şiirine yakın görünmektedir.

    Şiir kitapları: Yalnızlık (1962) , Duvak (1971) , Seninle (1986)

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 20.07.2004 - 17:40

    her akşam tvde sözün doğrusu diye program yapardı şimdilerde böyle bir program yok ne yazık ki...

  • Hasan Özyurt
    Hasan Özyurt 25.06.2004 - 17:17

    türkçe konusunda az bilgisi olanların tahmin edemeyeceği kadar dil bilgisi sahibi insan.

  • Hasan Aydın
    Hasan Aydın 18.05.2004 - 11:06

    Cok akıcı konusuyor valla kendımden utanıyorum o cumle kurarken yada konusma ozurlu falan oldugumu dusunuyorum

  • Hasan Özyurt
    Hasan Özyurt 11.05.2004 - 15:44

    'Üsküp'ten Kosova'ya'