Cezeri, günümüzden 9 asır önce su ve basınç gücünden faydalanarak otomatik saatler, robotlar icat etmiştir. Dolayısıyla sibernetiğin ilk kurucularından sayılır.
Cabir bin Hayyan, modern kimyanın babası sayılır. Bundan 1200 yıl önce atom bombası fikrini ortaya atmıştır. “Atom parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir güç meydana gelir ki, Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın kudret nişanıdır.” demiştir.
Günümüzden 1000 küsur sene evvel yaşamış İslâm’ın en büyük âlimlerinden biri sayılan Beyrûnî, batılı ilim adamları dünyanın yuvarlaklığını savunmalarına karşılık mahkemelere çıkartılıp zorla fikirlerinden döndürülüp, bazıları diri diri yakılıyorken onlardan 600 küsur sene önce dünyanın yuvarlaklığını ve döndüğünü savunuyordu. Trigonometri’yi ayrı bir ilim haline getirmiştir. Dünyanın çapını ve çevresini ölçmeyi başarmıştır. Yerçekiminden ilk olarak bahseden yine odur. Şu sözü bir âlimde bulunması gereken hassaları özleştirip önümüze koyuyor:
“Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allah’a tevbe ederim. Râzı olacağı şeylere sarılmak hususunda da, Allah’tan yardım dilerim. Bâtıl olan şeyleri öğrenip onlardan korunmak için de Allah’tan doğru yola götürmesini isterim. İyilik O’nun elindedir.”
Vatandaşlarımızın kendi ülkelerinde bulamadıkları haklarını dışarda derman arama durumuna getirilmeleri gerçekten çok üzücü...
Zamanında Avrupaya temizlik gibi önemli unsurları öğretip, insan haklarında bile örnek olmuş, zor dönemlerde bile kadın haklarını (resmileştiren) , medeni kanunlar koyan, hatta ilk çocuk bayramını bile getiren bir ülkenin çocukları daha ırkçılık, çifte standard, ahlak çöküntüsünü çözemeyen ülkelerden insan haklarını öğrenmeleri daha doğrusu bildiklerimizin üstü örtülüp unuturulması çok acı...
Yurta sulh, cihanda sulh kulaklarımız da yankılanp, Avrupadan değil tarihimiziden, kültürümüzden, değer yargılarımızda ders alalım.
Mozağimizi nesli tükenen hayvanlar gibi korutmayalım, kendi halkımız için koruyalım.
İbn-i Haldun, sosyolojinin kurucusu sayılır. Zamanına gelinceye kadar hikâye gözüyle bakılan tarihi bir ilim haline getirmiştir.
bkz. müslüman alimler
Akşemseddin Hazretleri, hastalıkların mikroplardan meydana geldiğini ispat eden Pasteur’dan 400 sene önce mikroplardan söz etmiştir
bkz. müslüman alimler
Cezeri, günümüzden 9 asır önce su ve basınç gücünden faydalanarak otomatik saatler, robotlar icat etmiştir. Dolayısıyla sibernetiğin ilk kurucularından sayılır.
bkz. müslüman alimler
Fârâbî, havanın titreşimlerinden ibaret olan sesin fizikî ilk açıklamasını yapmıştır.
bkz. müslüman alimler
Cabir bin Hayyan, modern kimyanın babası sayılır. Bundan 1200 yıl önce atom bombası fikrini ortaya atmıştır. “Atom parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir güç meydana gelir ki, Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın kudret nişanıdır.” demiştir.
bkz. müslüman alimler
Günümüzden 1000 küsur sene evvel yaşamış İslâm’ın en büyük âlimlerinden biri sayılan Beyrûnî, batılı ilim adamları dünyanın yuvarlaklığını savunmalarına karşılık mahkemelere çıkartılıp zorla fikirlerinden döndürülüp, bazıları diri diri yakılıyorken onlardan 600 küsur sene önce dünyanın yuvarlaklığını ve döndüğünü savunuyordu. Trigonometri’yi ayrı bir ilim haline getirmiştir. Dünyanın çapını ve çevresini ölçmeyi başarmıştır. Yerçekiminden ilk olarak bahseden yine odur. Şu sözü bir âlimde bulunması gereken hassaları özleştirip önümüze koyuyor:
“Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allah’a tevbe ederim. Râzı olacağı şeylere sarılmak hususunda da, Allah’tan yardım dilerim. Bâtıl olan şeyleri öğrenip onlardan korunmak için de Allah’tan doğru yola götürmesini isterim. İyilik O’nun elindedir.”
bkz. müslüman alimler
Nedir bölümü yaşadığım bir semt gibi oldu, üyelerde bu semtin sakinleri
Amacım yaşadığım bu semti güzelleştirmek.
Ama komşularımın bazıları öyle gürültü-patırtı çıkartıyor ki istediklerimi aktarmak da derman kalmıyor.
''İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok sevmeye başladım'
(Judith Kerr - Hitler oyuncağımı çaldı)
Vatandaşlarımızın kendi ülkelerinde bulamadıkları haklarını dışarda derman arama durumuna getirilmeleri gerçekten çok üzücü...
Zamanında Avrupaya temizlik gibi önemli unsurları öğretip, insan haklarında bile örnek olmuş, zor dönemlerde bile kadın haklarını (resmileştiren) , medeni kanunlar koyan, hatta ilk çocuk bayramını bile getiren bir ülkenin çocukları daha ırkçılık, çifte standard, ahlak çöküntüsünü çözemeyen ülkelerden insan haklarını öğrenmeleri daha doğrusu bildiklerimizin üstü örtülüp unuturulması çok acı...
Yurta sulh, cihanda sulh kulaklarımız da yankılanp, Avrupadan değil tarihimiziden, kültürümüzden, değer yargılarımızda ders alalım.
Mozağimizi nesli tükenen hayvanlar gibi korutmayalım, kendi halkımız için koruyalım.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi