Kültür Sanat Edebiyat Şiir

insan hakları sizce ne demek, insan hakları size neyi çağrıştırıyor?

insan hakları terimi Armagan Aygul tarafından 16.11.2003 tarihinde eklendi

  • Canan Özyürek
    Canan Özyürek 10.12.2012 - 13:18

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü Kutlu Olsun!

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri `` 20.06.2010 - 12:03

    En büyük yalanlardan biridir...

    Kafamızı ayaktakımından hedefimize doğru çevirdiğimizde ve gözümüzü kararttığımızda doğru kararı vermiş olacağız...

    ...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.09.2009 - 11:42

    İnsan hakları sorunlarıı,günümüzde ekonomik,siyasal,ve ideolojik hesaplaşmalarının odak noktasında yer alır.Ancak,bu haklara yakından bakıldığında,insanı ruhsal ve fiziksel özelliklerinin taşıyıcısı olarak değil de,mülkiyet sahibi insan olarak özgür kıldıkları görülür.İnsan hakları denilen haklardan hiçbiri,bencil insanın,tefeci meta alıcısı ve alıcısısının haklarının ötesine geçememiştir.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 01.09.2009 - 19:06

    Dünyada en iyi Afganistan ve İran'da uygulanıyor :))

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 25.07.2009 - 21:31

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 1948'de kabul edildi.1976 da yürürlüğe giren sözleşmelerden ilkini 148 ikincisini 145 ülke imzaladı.Türkiye, 2000 sözleşmeyi AB üyelik sürecinde imzaladı.Meclisten 2003 ün ikinci yarısında geçebildi.Sözleşmeyi imzalayan en son imzalayan ülkelerden biri olduk.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 02.04.2009 - 17:56

    İnsan hakları insanın temel haklarıdır sözde.
    Yasalar üzerinde herkes insan hakları karşısında eşittir kağıt üzerinde.
    Bu hakların müslümanlar için ne kadarının kullanılacağına
    hırıstiyan ve yahudiler için ne kadarının kullanılacağına ise
    Uygar Avrupa! ve ABD karar verecektir.

  • Mate Latte
    Mate Latte 18.12.2008 - 23:55

    en çok ihlal edilen.

  • Bikerem Yaşkırkbeş
    Bikerem Yaşkırkbeş 06.09.2008 - 19:59

    genelde hırsız arsız ve daha ne kadar insani duygudan yoksun olan varsa hepsinin birlikte patileriyle sıkıca sarılıp yalamaya çalıştıkları. başka birilerine lazım olduğunda da tekme vurup uçuruma yuvarladıkları çöp konteynırı

  • Göçmen Kızı
    Göçmen Kızı 11.03.2008 - 13:43

    hiçbir zaman tam olarak verilmedi bizlere

  • Bora Aslan
    Bora Aslan 10.02.2008 - 14:10

    insan hakları, her ne kadar hukukî bir kavram olarak bilinse de asla ve kat'a hukukî değil siyasî bir kavramdır. evrensel değil yöresel ve de konjonktüreldir. egemen sınıf, millet, devlet ve idarelerin elinde bir plastik sanattır. bunu ikame edebilecek olanlar ise sahici vicdan ve sahici kardeşliktir.

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 21.01.2008 - 13:22

    İnsan olan varlığın da diğer canlılar gibi yaşam süresince istemeden veya taleb etmeksizin kullanımına verilmiş hakları vardır....

    Bilirsiniz hepiniz bunları....

    İşte bu haklardan bir tanesi de okuma,öğrenme ve bir meslekî eğitim almak bana göre...

    Vâr olan imkanlar dahilinde dilediği tercihi yapar ve insan okur...yada okumalıdır...

    Başörtüsü yasağı getirildiğinden bu yana 35.000 (otuzbeş bin) kişinin bu hakkı elinden alınmış gözükmekte yaşadığım topraklarda....

    Düşündüm bu rakamı duyunca....

    Bu genç insanlar ne yaptılar peki? sahneden alaşağı edildiklerinde gidip evlerinin odalarına mı kapandılar?

    Elbette ezber boz/dur/anlar çıktı aralarından....hem de sayıları oldukça fazla....

    Dünyaya açıldı burada yasakla karşılaşan insanlar...

    Ve belki de burada alelade bir üniversitede alelade bir eğitim alacak iken dünyanın gözde üniversitelerinde eğitim alarak (yabancı dil de öğrenerek) akademisyenler oldular....Doktor oldular...Ticaret hayatına atıldılar...

    Nefes dâhi almalarına müsaade etmezken başlarını örtenlere aksine savuruverdiniz bereketli tohumlar gibi dünyanın dört bir yanına...

    Gittikleri yerlerden global aydınlar olarak hayatlarına devam ettiler...

    Perspektiflerini genişlettiler....

    Burada MAĞDUR ettik diye sevinenler aslında hiç de ummadıkları bir şekilde onları MAĞRUR, güçlü hâle getirdiler...

    El Hâk....

    Hak sahibi O'dur....

    Tüm sığ hesapların ötesinde O'nun da bir hesabı vardır....

    Vesselâm....

  • Serap Dal
    Serap Dal 18.08.2007 - 17:52

  • Serap Dal
    Serap Dal 18.08.2007 - 17:39

    insan hakları evrensel beyannamesi ve Kur'an

    Madde 1
    Tüm insanlar özgür; onur ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdanla donatılmış olup birbirlerine karşı bir kardeşlik anlayışıyla davranır.

    Kur'an
    5/51- Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.

    9/23 Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
    ********************************

    Madde 4
    Kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; kölelik ve köle ticareti her türüyle yasaktır.

    Kur'an
    4/3 Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil) , size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

    16/75 Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

    ********************************

    Madde 5 Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ve ceza uygulanamaz.

    Kur'an

    5/38- Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    24/2- Zina eden kadin ve zina eden erkekten her birine yüzer degnek vurun.

    Maide
    (33) Allah'a ve peygamberine karşı savaşmaya kalkışan ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmelerinden veya asılmalarından veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesinden veya bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu, onların dünyada çekecekleri bir zillettir. Ahirette ise kendilerine büyük bir azap vardır.

    ********************************
    Madde 16
    1. Evlenme çağındaki erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından sınırlamalar yapılmaksızın evlenmeye ve bir aile kurmaya hakkı vardır. Evlenirken, evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasına ilişkin hakları eşittir.

    Kur'an
    2/221- İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadinlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadin hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadindan daha hayirlidir. Iman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadinlarinizi evlendirmeyin.

    ********************************

    Madde 18
    Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü vardır. Bu hak, din inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da topluca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama, tören ve ibadet yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir.

    Kur'an

    4/144Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

    ********************************
    Madde 12
    Kimsenin özel yaşamı, ailesi, konutu ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz.

    Kur'an
    4/16- Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

  • Duffy Duck
    Duffy Duck 15.04.2007 - 11:53

    BAŞBAKANLIK İNSAN HAKLARI BAŞKANLIĞI

    29 Mart 2002 Tarih B.02.0.İHB-01 Sayılı Genelgesidir.

    Amaç:
    Madde 1: Bu yönergenin amacı,2 Kasım 2000 tarih ve 24218 sayılı Resmi Gazete ”e yayımlanarak yürürlüğe giren İnsan Hakları Kurullarının Görev,Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik”e göre,İnsan haklarının korunmasını sağlamak,ihlal iddiaları hakkında gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve bunların sonuçlarını yetkili mercilere bildirmek; insan hakları ilgili olarak toplumu bilgilendirmek,uygulayıcıları ve Kamu görevlilerini eğitmek,bu konuda Başbakan tarafından görevlendirilen Devlet Bakanının verdiği görevleri yerine getirmek için oluşturulan İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının çalışma usul ve esasları ile faaliyetlerini belirlemektir.

    (...)

    Yürürlük
    Madde 8: Bu yönetmelik 1/12/2000 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    Madde 9: Bu yönetmelik hükümlerini İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı yürütür.

  • Yürümek Gerek
    Yürümek Gerek 29.03.2007 - 04:35

    müslümanlar
    söz konusu olduğunda
    anlam ve önemini kaybeden,
    ihlal edilmesi anlayışla(!)
    karşılanan
    kavram

  • Duffy Duck
    Duffy Duck 25.03.2007 - 23:14

    BİRLEŞMIŞ MİLLETLER GENEL KURULU, 10 ARALIK 1948'DE TOPLANARAK, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ'Nİ YAYINLAMIŞTIR.
    İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.
    Madde 1: Bütün insanlar hakları ve onurları eşit ve özgür olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik duyguları ile davranmalıdırlar.
    Madde 2: Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal veya diğer bir inanç, ulusal ya da toplumsal köken, servet, doğuş ya da herhangi başka bir durumdan dolayı ayrıma uğramadan, bu bildiride ilan olunan hak ve özgürlüklerden yararlanma hakkına sahiptir.
    Dahası, insanlar arasında, uyruğu bulundukları ülkenin ya da bölgenin, bağımsız veya bağımlı, özerk ya da herhangi bir biçimde kısıtlı oluşuna bakılarak; o ülkeye ya da bölgenin siyasal, hukuki veya uluslararası konumundan dolayı ayrım yapılamaz.
    Madde 3: Yaşam, özgürlük ve kişisel güvenlik her insanın hakkıdır.
    Madde 4: Hiç kimse kölelik ya da kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü biçimi ile yasaktır.
    Madde 5: Hiç kimseye işkence ve zulüm uygulanamaz, insanlık dışı ya da onur kırıcı biçimde davranılamaz, ceza verilemez.
    Madde 6: Herkes, nerede olursa olsun, hukuki kişiliğinin tanınması hakkına sahiptir.
    Madde 7: Yasalar önünde herkes eşittir ve yasaların koruyuculuğundan eşit olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bütün insanların bu bildiriye aykırı her türlü ayrımcı uygulamaya ve böyle bir ayrıma özendirici her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.
    Madde 8: Her insanın, kendisine yasalarla tanınan temel haklara aykırı uygulamalar karşısında, hak ve hukukunun fiilen korunması için, bu işle görevli ulusal mahkemelere başvurma hakkı vardır.
    Madde 9: Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, alıkonamaz veya sürgün edilemez.
    Madde 10: Herkes, haklarının, sorumluluklarının ya da kendisine yönelik, cezayı gerektirir herhangi bir suçlamanın açıklığa kavuşturulmasında, davasının, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde hakkaniyetle ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.
    Madde 11: Bir suç işlemekten sanık her insan, savunulması için kendisine gerekli bütün koşulların sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile, yasalar uyarınca suçlu olduğu kanıtlanmadıkça suçsuz sayılır.
    Hiç kimse, işlendikleri sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan fiillerden veya ihmallerden ötürü mahkum edilemez. Bunun gibi, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli bir cezaya çarptırılamaz.
    Madde 12: Hiç kimsenin özel hayatına, ailesine, konutuna ya da haberleşme ve yazışmalarına keyfi olarak karışılamaz, şeref ve ününe sataşılamaz. Herkesin bu tür sataşma ve karışmalara karşı yasalarla korunmaya hakkı vardır.
    Madde 13: Herkesin herhangi bir devletin toprakları üzerinde serbestçe yolculuk etmek ve yerleşeceği yeri seçmek hakkı vardır. Her insanın kendi ülkesi de içinde olmak üzere, herhangi bir ülkeyi terketmeye ve yeniden dönmeye hakkı vardır.
    Madde 14: Her insanın zulüm karşısında, başka ülkelere sığınmaya ve bu ülkelerde sığınmacı işlemi görmeye hakkı vardır. Bu hak, siyasal olmayan suçlar veya Birleşmiş Milletler ilke ve amaçlarına aykırı faaliyetlerden dolayı açılan kovuşturmalar halinde ileri sürülemez.
    Madde 15: Her insanın bir ülkenin vatandaşı olma hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak vatandaşlığından ya da vatandaşlığı değiştirmek hakkından yoksun bırakılamaz.
    Madde 16: Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, vatandaşlık ya da din bakımından hiçbir sınırlama ile karşılaşmaksızın, evlenmek ve yuva kurmak hakkına sahiptir. Kadın ve erkek, evliliğin kuruluşu, devamı ve sona erdirilişinde eşit haklara sahiptirler.
    Evlilik ancak evlenecek kişilerin özgür ve kesin istekleri ile kurulabilir.
    Aile toplumun temel unsurudur; toplum ve devlet tarafından korunmak hakkına sahiptir.
    Madde 17: Her insanın tek başına ya da başkaları ile birlikte mal ve mülk edinme hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamaz.
    Madde 18: Her insanın düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din ya da inanç değiştirme özgürlüğünü, din ya da inancını tek başına ya da topluca, açık veya özel biçimde, öğretme, uygulama, ibadet ve ayinlerle açığa vurma özgürlüğünü de kapsar.
    Madde 19: Her insanın, düşüncelerini özgürce açıklamaya hakkı vardır. Bu hak, düşüncelerinden ötürü rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmadan bilgi ve düşünceleri, her türlü araç ve yollarla aramak, elde etmek ve yaymak hakkını gerektirir.
    Madde 20: Her insan barışcıl amaçlarla toplanma ve dernek kurma ve bir derneğe katılma hakkına sahiptir. Hiç kimse bir derneğe katılmaya zorlanamaz.
    Madde 21: Her insanın doğrudan doğruya ya da serbestçe seçtiği temsilcileri aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkı vardır. Herkesin, ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır. İktidarın gücünün tek kaynağı halk iradesidir. Bu irade, genel ve eşit oy hakkına dayalı, belli aralıklarla tekrarlanan, gizli oylama ya da serbestliği sağlayacak benzer bir yöntemle yapılan dürüst seçimlerle ortaya konur.
    Madde 22: Her insanın, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvencesi, şahsiyetinin serbestçe gelişmesi ve onuru için zorunlu olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakları vardır. Bireyler, her devletin, kuruluşları ve kaynakları gözönüne alınarak ortay konacak ulusal çabalar ve uluslararası işbirliği yoluyla bu haklarından yararlanırlar.
    Madde 23: Her insanın çalışmaya, mesleğini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizliğe karşı korunmaya hakkı vardır. Herkesin, hiçbir ayrım yapılmaksızın eşit iş karşılığında eşit ücret hakkı vardır. Çalışan her insanın kendisine ve ailesine insan onuruna yakışır bir yaşam sağlayacak ve gerekirse sosyal güvencelerle de tamamlanacak adil ve yeterli bir ücrete hakkı vardır. Herkesin çıkarlarının korunması amacıyla sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.
    Madde 24: Her insanın dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresini akla uygun sınırlar içinde tutmaya ve belli aralıklarla ücretli tatillere hakkı vardır.
    Madde 25: Her insanın, yiyecek, giyecek, konut, sağlık hizmetleri ve gerekli toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere; kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahını sağlayacak uygun bir yaşam düzeyine hakkı vardır. İşsizlik, hastalık, dulluk, ihtiyarlık ya da geçim olanaklarından iradesi dışında yoksun kaldığı diğer hallerde sosyal güvence hakkına sahiptir. Anneler ve çocuklar öncelikle özen ve yardım görmek hakkına sahiptirler. Bütün çocuklar evlilik içinde ya da dışında doğsunlar, aynı toplumsal güvenceden yararlanırlar.
    Madde 26: Her insanın eğitim görme hakkı vardır. Eğitim parasızdır, hiç olmazsa ilk ve temel eğitim evresinde böyle olmalıdır. İlk öğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitimden herkes yararlanabilmelidir. Yüksek öğrenim herkese, yeteneklerinin ve başarılarının elverdiği ölçüde tam bir eşitlikle açık olmalıdır. Eğitim, insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının güçlenmesini amaçlamalıdır. Bütün uluslar ırk ve dinler arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletler'in barışın korunması yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir. Anne ve babalar, çocuklarına verilecek eğitimin türünü seçmek hakkına sahiptirler.
    Madde 27: Her insanın toplumun kültürel yaşamına serbestçe katılmaya, güzel sanatlardan zevk almaya, bilimsel ilerlemeden ve bunun nimetlerinden pay almaya hakkı vardır. Her insanın, sahibi bulunduğu her türlü bilimsel, edebi ve sanatsal yapıttan doğan manevi ve maddi çıkarlarının korunması hakkı vardır.
    Madde 28: Her insanın, işbu Bildiride açıklanan hak ve özgürlüklerin tam anlamıyla uygulanmasını sağlayacak bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
    Madde 29: Her insanın, şahsiyetinin serbest ve tam gelişmesinin ancak içinde yaşaması ile mümkün olduğu topluma karşı ödevleri vardır. Her insan, hakları ve özgürlüklerinden yararlanırken, sadece, başkalarının da hak ve özgürlüklerinin tanınması ve korunması amacıyla; ahlak, kamu düzeni ve genel refahın, demokratik bir toplum yapısındaki haklı gereklerini karşılamak için, ancak yasanın koyduğu kısıtlamalara tabidir. Bu hak ve özgürlükler hiçbir surette Birleşmiş Milletler'in amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
    Madde 30: Bu Bildirinin hiçbir hükmü, içinde ilan edilen hak ve özgürlüklerin, bir devlet, zümre ya da kişi tarafından yok edilmesini savunmaya, veya bunu fiilen gerçekleştirmeye hak verdirir biçimde yorumlanamaz.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 09.12.2006 - 01:19

    ÇİĞNENEN İNSAN HAKLARI

    M.NİHAT MALKOÇ

    Dünyaya şüphesiz ki insandan daha kıymetli bir varlık gönderilmemiştir. Onun içindir ki insan ‘eşref-i mahlûkat’(yaratılanların en şereflisi) olarak nitelendirilmiştir. Hangi inanca, dile, milliyete ve cinsiyete mensup olursa olsun insan özü itibariyle değerlidir. Yüce Rabbimizin biz insanları muhatap olarak kabul etmesi, dünyayı ve içindeki nimetleri bize sunması insanın kıymetli bir varlık olduğuna delildir.

    Kişiye varlığı ve makamından dolayı değil, insan olduğu için değer vermeliyiz. Fakat bu, yaşadığımız hayat içerisinde nedense böyle olmamaktadır. İnsanlara sonradan elde ettikleri varlıklar ölçü alınarak değer verilmektedir. Güçlüler, güçsüzleri her fırsatta ezmektedir. Böyle olunca da hayat yaşanmaz ve çekilmez bir hâl almaktadır.

    Bugün olduğu gibi geçmişte de insan hakları sürekli çiğnenmiştir. Değişik önlemler alınmaya çalışılmışsa da bunun önüne geçmek pek mümkün olmamıştır. Bununla ilgili kanunlar çıkarılmışsa da tam anlamıyla suistimallerin önüne geçilememiştir. Çünkü tavandakiler tabandakileri hep görmezden gelmiştir.

    Bilindiği gibi tarihte 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen bildirge, Magna Charte (Magna Karta) İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge, Amerika’da yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi’dir. Bunlara ilave olarak özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi ifadeler, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi’nden sonra yayınlanan İnsan Hakları Bildirgesi’nde yer alan kavramlardır.

    Geçen zamanla birlikte insana bakış açısı da değişmiştir. İnsanın değişmesinin ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında yayınlanan ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ doğmuştur. Türkiye, Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur. Lakin bu belgelerde yazılanların çoğu hayata geçirilememiş, teori olarak kalmıştır.

    Dünyaya gelen her insan özgürce yaşama hakkına sahiptir. İnsanın en önemli hakkı yaşama hakkıdır. Gerekçesi ne olursa olsun bunu hiç kimse sonlandırma hakkına sahip değildir. Haksızlıkların hesabını kişiler değil, bağımsız mahkemeler sorar. Yaşama hakkını düşünme, eğitim, öğretim, çalışma, iletişim hakları takip etmektedir. Dünyaya gelmek bu haklara sahip olmak için yeterli bir sebeptir. Fakat hiçbir hak sınırsız değildir. Unutulmamalıdır ki bizim haklarımız, başkalarının haklarını çiğnediğimiz noktada biter.

    Bütün insanlar dünyaya özgür bir fert olarak gelirler. Fakat yasal olmasa da bazen kişilerin yaşadıkları hayat, onların özgürlüklerini kısıtlar, hatta elinden alır. Bunun önüne geçmek için çeşitli kanun metinleri hazırlanmıştır. Bunlardan biri olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi fertlerin haklarıyla ilgili itibarlı bir uluslararası belgedir. Bu mühim beyannamenin ikinci maddesinde hakların sınırları ve muhatapları hususunda şunlar yazar:

    “Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da herhangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge’de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.”
    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi içerik olarak zengin bir belgedir. Fakat buna imza atan ülkeler, imzalarına sadık kal(a) mayarak insan haklarını ihlal etmektedirler. Bu sadece Doğu ülkelerinde değil, özgürlüğün çıkış noktası olarak kabul edilen Batıda da sıkça yaşanmaktadır. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık olarak görmesin.

    İnsan haklarını Batıyla özdeşleştirmek, Doğuyu buna muhalif göstermek doğru değildir. İslam da haklara, vazifelere ve inanç özgürlüğüne çok kıymet vermiştir. Son ilahi din olan İslam, insan hakları konusunda Batı’dan geri değil, aksine çok çok ileridir. Resulullah Efendimizin ömrünün son demlerinde irat ettiği “Veda Hutbesi” insan hakları beyannamelerinin ilk büyük örneklerindendir. Bu hutbeyi tarafsız bir gözle okuyanlar İslam’ın insan hakları hususunda çok ileri bir noktada olduğunu göreceklerdir. Veda Hutbesi’nde Müslümanın yol haritası çizilmiş, üstünlüğün sadece takvada olduğu belirtilmiştir. Özellikle kadınların erkeklere emanet olarak verildiği vurgulanmıştır.

    Adı ne olursa olsun, hangi kültürden çıkmış olursa olsun insana değer veren ve onu koruyan düzenlemeler muteberdir. İnsan haklarını ihlal edenler, günün birinde hakları ihlal edilenler konumunda olabilirler. Ancak o zaman yaptıklarının anlamını hakkıyla kavrayabilirler. Bu hususta empati yapanlar ve vicdanlarının sesini dinleyenler hakikatlerle yüzleşip doğruları yakalayacaklardır. Mutlu bir hayat için birbirimizi sevelim, sınırları ihlal etmeyelim. Haklarımızı bilelim ve sonuna kadar savunalım.

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 02.02.2005 - 08:56

    ara yavrum ara bulursun...

  • Roni Ronahi
    Roni Ronahi 03.07.2004 - 16:34

    Selam,
    Bu konuda ilginç bi anım var paylaşmak istedim. Avrupada hangi türk derneğine gitseniz sıklıkla insan haklarından bahsedilir, kendimce bi anket yaptım bu derneklerde hazır bulunan kişilere tek tek sordum insan haklarını 5 maddeyle sayabilirmisiniz diye...
    İnanın daha kimse 2 maddeden fazla sayamadı. Üstelik bu kadar sıkça konuşulan bi terim...
    Harbiden okumadan bi yerde kaç kişi 5 madde sayabilir! ? ! ?
    Sevgiyle kalın...