Zeki Müren'in sanat hayatını iki dönemde incelemek gerek; sanat ve icrasının ön planda olduğu dönem. Kişilik ve popilist tavırların ön planda olduğu dönem. Birinci dönemdeki seçtiği şarkılar da icrası da harkuladedir. Bekir Sıtkı Sezgin gibi tasavvuf eğilimli bir sanatçının beğenisini kazanacak kadar güzel...
Merhumun Türkçesine gelince; diksiyon açısından İstanbul Türkçesinin belki de tek örneğiydi...Ama kelime hazinesi açısından Zeki Müren'in zengin bir Türkçe ile konuştuğunu söylemek zor...Malum bir dili güzel konuşmak demek yalnızca diksiyonun iyi olması demek değildir...
İnsanların kalplerini Allah'a bırakıp, kendini beyanına itibar etmek ehl-i İslam olanların şiarıdır. (Not:Engin Noyan buna 'ehl-i müslüman' demek gibi bir Türkçe hatasına düşmezdi...Ne demiş Ziya Paşa; Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.)
İyi bir hatip, Cumhuriyet dönemi Türkçesinde ön plana çıkarılan kısa cümle kurma konusunda başarılı. Çok okumasına rağmen şairmizin aynı boyutta düşünce derinliğine sahip olduğunu düşünmüyorum. Düşünce üretmekten çok başkalarının düşüncelerini servis eden birisi.
Türkçeyi de Kuranı da burada yazan herkesten daha iyi bilen birisi...Geçmişine gelince, iddia edilen vasıfların hepsi sahabe de de vardı...ama islam olmalarına engel olmadı; kimse de onları geçmişleriyle yargılamadı. Tanrının işini Tanrıya bırakalım...
kalbi kireç tutmuş olanlara dinletmek lazım belki tortuları çözülür...Bu tür söyleyişlere çalışmakla, okumakla ulaşılacağını sanmıyorum bu Allah'ın ilhamı olabilir ancak...
'O gün inançsızlar diyecekler ki:'Eyvahlar olsun! Kim kaldırdı bizi bu yattığımız yerden? Demek Rahman'ın buyruğu buyudu...Demek elçiler doğru söylemişler! ! ! ' Yasin/51 Bu demektir ki inançsızlar vay diyecekler.
İnsan olana edep ve terbiye vermek için gönderilmiş bir kitaptır. O yüzden Kuran'ın takipçileri isteseler de edepsiz olamazlar...
Karakter abidesi; Neyzen Tevfik'in Hocası; kendisine polis takibi reva görülen vatanperver...
Zeki Müren'in sanat hayatını iki dönemde incelemek gerek; sanat ve icrasının ön planda olduğu dönem. Kişilik ve popilist tavırların ön planda olduğu dönem. Birinci dönemdeki seçtiği şarkılar da icrası da harkuladedir. Bekir Sıtkı Sezgin gibi tasavvuf eğilimli bir sanatçının beğenisini kazanacak kadar güzel...
Merhumun Türkçesine gelince; diksiyon açısından İstanbul Türkçesinin belki de tek örneğiydi...Ama kelime hazinesi açısından Zeki Müren'in zengin bir Türkçe ile konuştuğunu söylemek zor...Malum bir dili güzel konuşmak demek yalnızca diksiyonun iyi olması demek değildir...
İnsanların kalplerini Allah'a bırakıp, kendini beyanına itibar etmek ehl-i İslam olanların şiarıdır. (Not:Engin Noyan buna 'ehl-i müslüman' demek gibi bir Türkçe hatasına düşmezdi...Ne demiş Ziya Paşa; Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.)
İyi bir hatip, Cumhuriyet dönemi Türkçesinde ön plana çıkarılan kısa cümle kurma konusunda başarılı. Çok okumasına rağmen şairmizin aynı boyutta düşünce derinliğine sahip olduğunu düşünmüyorum. Düşünce üretmekten çok başkalarının düşüncelerini servis eden birisi.
Türkçeyi de Kuranı da burada yazan herkesten daha iyi bilen birisi...Geçmişine gelince, iddia edilen vasıfların hepsi sahabe de de vardı...ama islam olmalarına engel olmadı; kimse de onları geçmişleriyle yargılamadı. Tanrının işini Tanrıya bırakalım...
Dünya ve ahiret Efendimizsin
Bir Ulü'l-emr idin emrine girdik
Ezelden bey'atli hakanımızsın
Az idik sayende murada erdik
Dünya ve ahiret sultanımızsın
Unuttuk İlhan'ı Kara Oğuz'u
İşledik seni göz bebeğimize
Bağışla ey şefi' kusurumuzu
Bin küsür senelik emeğimize
Suçumuz çoksa da sun'umuz yoktur
Şımardık müjde-i sahabetinle
Gönlümüz ganidir, gözümüz toktur
Doyarız bir lokma şefaatinle
Nedense kimseler dinlemez eyvah
O kadar saf olan dileğimizi
Bir ümmi isen de ya Rasulallah
Ancak sen okursun yüreğimizi
Ne kanlar akıttık hep senin için
O Ulu Kitab'ın hakkıçün aziz
Gücümüz erişsin ve erişmesin
Uğrunda her zaman döğüşeceğiz
Yapamaz Ertuğrul Evladı sensiz
Can verir canânı veremez Türkler
Ebedi hadimü'l-Harameyniniz
Ölsek de ravzanı ruhumuz bekler
Bir Osmanlı Askeri
Nedir'in hasret kaldığı şey. İlm-i mantık ın olmassa olmaz şartı.
kalbi kireç tutmuş olanlara dinletmek lazım belki tortuları çözülür...Bu tür söyleyişlere çalışmakla, okumakla ulaşılacağını sanmıyorum bu Allah'ın ilhamı olabilir ancak...
'O gün inançsızlar diyecekler ki:'Eyvahlar olsun! Kim kaldırdı bizi bu yattığımız yerden? Demek Rahman'ın buyruğu buyudu...Demek elçiler doğru söylemişler! ! ! ' Yasin/51 Bu demektir ki inançsızlar vay diyecekler.