Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Muharrem Ayrancı
    Muharrem Ayrancı

    ANTOLOJİ ESER NO: 164
    ESER ADI: SERBEST KÜRSÜ MANİFESTOSU
    MAHLAS: MUHARREM AYRANCI

    1. MADDE: GÖNLÜN MEYDAN OKUMASI
    Kimseye hesap vermeden, sadece vicdanın sesini dinleyerek; acıyı, hasreti ve sitemi kimseden sakınmadan haykırdığımız o ilk basamaktır.

    2. MADDE: MASKESİZ HAKİKAT
    İnsanların dışındaki süslü elbiseleri değil, içindeki asıl cevheri gördüğümüz; yanlışa yanlış, doğruya doğru dediğimiz o dürüst aynadır.

    3. MADDE: OZANIN HÜRRİYETİ
    Mızrabın tele vurduğu, kalemin kağıda küstüğü ya da barıştığı, ruhun hiçbir prangaya vurulmadığı o en hür meydandır.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Asmin hanim sordugunuz sorunun cevabini asagi yukari biliyorsunuzdur diye dusunuyorum.
    Ama yine de siz cevapsiz birakmayayim
    Asmin hanim,
    Allah, kendine karsı islenen gunahları affeder; ama bir kulun hakkını, o kul affetmeden affetmez. Bu yüzden birine zarar verdiysen, sadece tovbe degil, o insanla helallesmek gerekir.

    Acalim
    Allah’a karşı işlenen günahlar, kul ile Allah arasında olanlar
    Namazı terk etmek, icki icmek, kumar, harama bakmak gibi günahlar…
    Bunların tövbesi olur. Samimi bir tovbe ile Allah affeder.
    Ama tövbenin şartı gercek bir pişmanlık, ve o gunahi terk etmek ve bir daha yapmamaya niyet etmektir.

    Kul hakkı içeren günahlar ise, bir insana zarar vermek gibi, hakkini yemek, tecavuz etmek, ve ya daha da vahimi toplumu ilgilendiren seylerde rusvet vermek, torpil yaparak birerinin onune gecmek gibi
    Aradaki fark,
    Birine zarar verdiysen, sadece tovbe ettim demek yetmez. Hakkini vermen helallik istemen tovbenin ilk sarti. Hele toplumun hakkina girdiysen ne kadar insan o kadar helallik alman gerek
    Haklarinı iade etmen gerekir, maddi ise geri vermen gerekir.
    Helallik alman helallesmen gerekir
    Zarar verdiysen telafi etmen gerekir
    Cunkü bu, artık sadece Allah’la aranda olan bir mesele degil, bir kulun hakkı var
    Sonuc:
    Her günahın tövbesi vardır; ama kul hakkı, tovbenin yanında helalleşmen helallik alman gereken bir tovbe gerektirir

    Son olarak konuyla ilgili hadis:
    “Müflis kimdir biliyor musunuz?”
    Sahabeler: “Parası ve malı olmayan” dediler.
    Efendimiz:
    “Ümmetimden müflis; kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir.
    Ama şuna sövmüş, buna iftira atmış, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, bunu dövmüştür.
    Hak sahiplerine sevapları verilir.
    Sevapları bitince, onların günahları buna yüklenir, sonra cehenneme atılır.”
    Buyurmus peygamber efendimiz.

    Umarim tatmin edici bir vevap verebilmisimdir

  • Asmin Roj
    Asmin Roj

    İhsan araç hangi günahların tövbesi olur...mesela bir insana zarar verirsen tövbe ederek kurtulabilir misin..yoksa kişisel dini gunahlarmi tövbeye giriyor..

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    KOZMİK ISTIGFAR

    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Eslemtu lillahi rabbil alemin

    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim


    De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”

    Estagfirullah Estağfirullah estağfirullah el-Azîm al kerim alllezi la ilahe illallahu el hayyul kayyumu ve e etûbu ileyhi subhanehu. Ve nes eluhut tevbete, vel magfirete vel hidayete lena, inne hu huve ettevvabur rahim. Tevbete abdin zalimin linefsihi la yemluku linefsihi mevten ve la hayaten ve la nusura

    Ya rab bel alemin
    Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucaksiz varligina kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlarla dolu rakamkarin faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, ve kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca,
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh

    ya nurus samavati vel ard,
    Yarattığın her bir ışık fotonu; kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri; bütün elementlerin atomları ve atom altı parçacıkları adedince; ve titresimleri matematiğince, ve faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, amellerimizdeki tüm hata ve noksanlıklar için Senden af ve magfireti diliyorum.
    Kursunden arsina, zerreden kainata varlik aleminin icini ve zerreden arsa icinde yuzdukleri muazzam alemi, butun mekan ve zaman icinde
    Le ilahe illallah, Muhammed resulullah
    ile
    La havle vela guvvete illa billahil aliyyul azim
    ile
    Subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber
    ile
    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed ile
    Ve
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya afuv ya tevvab nidalari, zikirleri, selavatlari, istigfarlari ile dolduruyorum,

    Ya hayyu ya kayyum,
    kursunden arsina, ve yuceler yucesi makamina, Zamanın ve Sonsuzluğun Sırrıyla: kun diye yaratmaga basladigin ve yaratmaya devam ettigin, Ya" diye alınan ve "Hu" diye verilen bütün nefesler, ve suurlu suursuz varliklar, ve o varliklari varlik alemine cikaran sonsuz ilmindeki tum yapilar ve yapi taslari adedince; hayatımın her anındaki gafletler için, surcmeler icin, gunahlar icin tövbei nasuh ve istigfar ediyorum.

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"
    Rabbiğfir lî ve tüb aleyye inneke entet-tevvâbül-ğafûr

    Ya bediussemavati vel ard,
    Sen" Kötülükler yaptıktan sonra ardından tövbe edip inananlara gelince, şüphesiz ki Rabbin, bu tevbe ve imandan sonra onlar için çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuruyorsun

    Dünyaya sadece nefsimin dar penceresinden baktığım, alemlerinin icindeki eşyanın birbiriyle olan o muazzam bağlılığını  göremediğim her an için; Senin hakikatinle, kuraninla ve resulunun sunneti seniyesiyle rezonansa aykiri dusen, sencornize olmayan tüm düşük ve kirli frekanslı düşüncelerimi, ruhumun algi ve frekanslarini arındırmanı diliyorum. Sonsuz ilminden ilim, hikmetinden hikmet, lutfundan lutuf ve affindan affi magfiret diliyorum.
    Nefsimin ve seytanin her turlu vesvese ve hezeyanlarindan sana siginiyorum.
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"


    Ya rabbil alemin
    Kendi nefsimle birlikte; kâinatın her köşesindeki tüm Ehli İman; mümin insan, cin ve diğer tüm muvahhid varlıkların Senin ilmindeki hata ve noksanlıkları adedince benim ve onlarin adina da senden af ve magfiret diliyorum

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Ya rahman ya rahim

    Ya Rabbi…
    Zerreden kürreye, kurreden kainata, kursunden arsa, arsindan o yuceler yucesi makamina yarattigin bütün varlıkların sahitliginde, kudret kaleminin levhi mahfuzda biraktigi iz, yaptigi ve yapacagi tassrrufat ve bütün ince hesaplarin adediyle
    Mikro âlemin derinliklerinde makro alemine, mahiyetini yanliz senin bildigin gayb aleminden, sehadet alemlerinin derinliklerine ve bunlar arasinda acik ve gizli butun varliklarin ve sırlarin adedince,
    Sana hamd ve sukr ediyorum, zikir ediyorum, efendimiz s.a.v selatu selam getiriyorum
    .
    Eslemtu Rabbil alemin,
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Leke sukr ve lekel hamd ya hamid ya sukur ya selam
    Subhanallahi velhamdulillahi vela ilâhe illallâh vallahu ekber, vallahu ekrem, ve la havle ve la guvvete illa billahil aliyyul azim

    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun aleyke resulullah.
    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun aleyke ya Habiballâh
    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun alayke ya emine vahyillah.
    Ya raufur rahim Allahim, butun bu, hamdler, sukurler, zikirler salavatlar yuzu suyu hurmetine senden affu magfiret diliyorum ya erhamur rahimin
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Rabbena fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal-ebrâr. 

    Ya halikussamavati vel ard
    Sen" öyleyse, hâla samimi bir tevbe ile Allah’a dönüp, O’ndan kendilerini bağışlamasını istemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuryorsun

    Açık ve gizli… bilerek veya bilmeyerek
    fark ettigim ya da fark edemediğim
    Kalbimde doğan, zihnimden geçen, amele dönüşmus veya donusmemis
    Senin ilminde kayıtlı olan bütün
    hatalarım, kusurlarim, surcmelerim, dusmelerimin tamamı için
    Kalbimde gunaha ve masiaya karsi eksilen her hassasiyet için
    Zamanın her anında…
    Boşa geçen her nefesimde…
    Geciken her tövbem için
    Senin kurani kerimdeki su ayetteki mujdenden cesaretle [De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.] Mustunla
    Sana yöneliyor, tam bir tovbei nasuh ve pişmanlıkla af ve magfiret diliyorum.
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya hayyu ya kayyum
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeten, inneke entel vehhâb

    Yalnız kendi adıma değil, İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerde 
    Sana yönelmiş bütün kullarini
    Bütün müminler adına…
    Gaflete düşen, unutan, eksik kalan kulların adına…
    Rahmetini talep ediyorum.

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya tevvabur rahim

    Ama bilirim ki…
    Ben ne kusurlarımı sayabilirim…
    Ne de Sana layık bir tövbe edebilirim…
    Sen…
    Tövbeleri kabul eden…
    Rahmeti her şeyi kuşatansın…
    Ya afuvvul rahim
    "Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh subhanehu
    Allahümme inneke afüvvün (kerîmün) tühıbbü’l-afve fa’fü annî.

    Ya afuvvu ya tevvab
    Sen "Kim işlediği bu haksızlıktan sonra tevbe eder ve hâlini düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuryorsun.

    Kalbimin İlahi Merkez’den uzaklaştığı, nefsine ve seytana yenik düştüğü her an için; Senin kusursuz nizamının içinde sebeb oldugum tüm gürültü ve uyumsuzluklar ve cirkinlikler, gafletler, gunahlar için sonsuz affina, magfiretine, rahmetine merhametin sığınıyorum.
    Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"ya gafurur rahim
    La ilahe ilahe illa ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin

    Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard,
    kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince
    Af ve magfiret diliyorum, tövbe ve istigfar ediyorum
    Sen"Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, şüphesiz Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olarak bulur." Buyuruyorsun

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh, ya subhan
    Rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin.

    Ya maliku kulli sey, ya kadiru kulli sey, kursunden arsina ve yuceler yucesi makamina Mikro âleminden makro aleminin derinliklerinde saklı sırlar gibi…
    Benim de fark edemediğim kusurlarım vardır…
    Senin ilminde kayıtlı olan…
    Benim unuttuğum bütün hatalarım için…
    Beni bağışla Ya Rabbi…
    Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    ya alimu kulli şey
    Rabbena zalemtu nefsi fagfirli

    Yalnız kendi adıma değil, İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerde 
    Sana yönelmiş bütün kullarin,
    Bütün müminler adına…
    Gaflete düşen, unutan, eksik kalan kulların adına…
    Rahmetini talep ediyorum.

    Estağfirullâhel-azîm… ve etûbü ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Ya gaffar ya gafur. Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin

    Ama bilirim ki…

    Ben ne kusurlarımı sayabilirim…
    Ne de Sana layık bir tövbe edebilirim…
    Senin rahmetini affini diliyorum. Cunku hz yakub peygamberinin kurandaki , " Allahin rahmetinden ancak kafirler umit keser. "
    Fermaninca asla senden umidimi kesmiyorum.
    Ya ilahi, ya Rabbi, senin huzurunda ve sahitliginde, sevgili kulun nebin, hz Muhammed mustafa s.a.v ve butun peygamberler, nebîler sahitliginde, ruhul kuddus ve butun melekler sahitliginde, varligi olsuturan en kucuk yapi tasindan en butun kainat semavat sahitliginde, eshedu en la ilahe illallah, ve eshedu enne Muhammeden resulullah. S.a.v diyorum. Ben iman ettim. Musluman oldum. Mumin olmayi ve mumin olmeyi diliyorum. Sahit ol yarab. Bu sahidliginle affindan ve mağfiretinden umidimi aska jesmiyorum, kestirme ya rab..
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Subhanehu
    Rabbena innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben-nâr.
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeten, inneke entel vehhâb

    Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente
    Salli ve sellim ve barik ala resuline Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed

    Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
    eslemtu lillahi rabbil
    Velham dilillahi rabbil alemin
    Amin ya mucib, amin ya muin

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Adın duygularını yansıtmıyor,kor gibi yanan kalbin mühürlenmiş aşka .Sevmekmi sevilmek mi ağır geldi küçüğum.Daha ne kadar incitecekler ruhunu.Oysaki neleri feda etmiştin sevgine ,o bedbaht el icinmiydi bütün bunlar.Seni kaderin bu diyipte mi kandırdılar küçüğüm.Bilmiyorlar ne kadar ağladığını.Kıskanıyorlar belkide sevgileri olmadığı gibi kalpleride yoktur .Sen affet onları elbet hesap dönecek..

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Her kapanan kapının arkasında ağlamayı nezaman bırakacaksın .Kopan fırtınalrda demir atmayı ögrenemedikçe dibe çökeceksin.Bırakmayacaksın değil mi acılarınla beslenmeyi..Yorulmayı bilmediğin yetmiyor gibi,daha da unutmak için koşuyorsun.Seni kimse anlamayacak kabullen,sesini kimse duymayacak ,hep manupüle ediyorsun diyecekler.Umutma seni kimse kalbine basmayacak,seni görmeyecekler .Neden bırakmıyorsun daha fazla acı çekmene sebep ne...

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Her musluman gunluk, selatu selam, istgfar, hamd ve sukur yapmali.
    Internette, degisik alimlerin olsuturdugu, salatu selamlar, istigfar dualari, hamd ve sukur yakarislari, ve daha fazlasi bulunabilinir.
    Her gun selavati, istiğfari, hamd ve sukru, ve duayi gorev bilip yapmayanlar cok buyuk kayiptalar.
    Arapca bu virdleri okumanin yaninda bence her mumin kendi dilinde de kendine ozgu, istigfar, selatu selam, hamd ve sukur, ve dua metni olusturmali. Cunku yuce Allahimiz, ve onun sevgili peygamberi Muhammed mustafa s.a.v var olan her dilde anilmali. Bu zaten o Lisanlarin var olus sebebinden en buyugudur. Rabbimizi butun dillerde anmak. Sadece arapca ile yetinmemek lazim.
    Ayrica bir sevgili dusunun size dunyadaki en unlu sairlerden ask siirleri okuyor ama onun yaninda kendi yazdigi, icinden sizin icin dokulen kendi has duygularini siir olarak yazip ve sizinle paylasmasi, sizi ayrica mutlu edecektir. Tabiki o unlu sairler gibi mukemmel bir siir olmayabilir. Ama onlardan daha samimi oldugu kesin.
    Her inananin kendi kaleminden her gun okudugu boyle bir virdi olmali diye dusunuyorum
    Ben gunluk okumayi dusundugum, boyle bir Salâtu selam, istigfar, hamd ve sukur, ve dua
    Virdi, niyazi olusturdum.
    Insallah sizler de daha iyisini olusturup burada paylasirsiniz. Istifade ederiz.
    Selatu salam kismi...

    KOZMIK SELATU SELAM
    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillahi Rabbil alemin vesselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed

    Ya rabbel alemin
    Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucağına kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlar dolu faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Ya ilahel alemin,
    senin makamindan sonra kâinatın en yüce makami olan Makam-ı Mahmud bu salavatlarla oyle bir yuceltki efendimiz Muhammed mustafa s.a.v sefaatini bize zirh gibi giydirsin.
    Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard,
    kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Yâ Rabbe's-semâvâti ve'l-ard
    efendimiz Muhammed mustafa s.a.v vaad ettiğin senin makamından sonra ki o en yuce makami öyle bir yücelt ki; bu ihtişamli kainatin tüm varlık alemiyle birlikte, efendimiz s.a.v bahsettigin bu cömert lütfunla hep beraber kendimizden gecelim ve vecd icinde sana hayran secdelere kapanalim.

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Yâ Rabbü'l-arşi'l-azîm,
    Kursunden arsina ve senin yuce makamina İlk patlamadan (Kün feyekün tecellisinden) beri yayılan her bir foton adedince; yıldızların, ve butun atomlarin çekirdeğinden kainatin mevcudiyetine nakşedilmiş her bir ilahi veri sayısınca

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Yâ Nûra's-semâvâti ve'l-ard
    kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri; bütün elementlerin atomları, proton, nötron ve elektronları ile onları oluşturan en küçük atom altı parçacıklar adedince,

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed


    Efendimiz’e…
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere…
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun

    Ya ilahel alemin, ya nurussemavatu vel ard
    Mikro âlemin en ince titreşimlerinden… makro âlemin sonsuz genişliğine kadar…
    Işığın görünür ve görünmeyen bütün dalga boylarının…
    Maddenin ve enerjinin bütün halleri ve dönüşümlerinin adedince ve şahitliğiyle

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz’e…
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere…
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun.

    Atomları ve kainati
    oluşturan gorunen görünmeyen yapıların…
    Ve idrakimizin ötesindeki bütün ince ölçülerin sayısınca…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz’e…
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere…
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun.

    Uzayın derinliklerinde akan galaksilerin…
    Yıldızların doğuşu ve sönüşünün…
    Kara boşlukların sessiz kudretinin…
    Ve bütün kozmik düzenin ve arsin diliyle…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz’e s.a.v
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere…
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun.

    Zamanın akıp giden her anının…
    Zamanın en ince zerrelerinin…
    Ve Senin zamandan münezzeh ezelî ilminin kuşattığı bütün oluşların şahitliğiyle…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz’e s.a.v
    Ailesine…
    Bütün peygamberlere nebilere
    Yaratilmis ve yaratilacak burun Meleklere…
    Dunyada ve semada
    Sana yönelen bütün salih kullara…
    Salât ve selâm olsun.

    Ya Rabbi…
    Efendimize s.a.v vaad ettiğin o yüce makam olan makami mahmudu
    Senin ilminde takdir edilen bütün hayırların genişliğiyle tecelli ettir. Ve bizlere de ondan tattir.

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Ya Rabbi…
    Zerreden kürreye…
    Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerde…
    Her bir varlığın sadece sayısıyla değil;
    varlığıyla, nizamıyla ve bana karşı şahitliğiyle…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz s.a.v e
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere…
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun.

    Mikro âlemin en ince sırlarından…
    Makro âlemin sonsuz genişliğine kadar…
    Her an yeniden yaratılan bütün tecellilerin diliyle…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Efendimiz Muhammed Mustafa s.a.v e
    O’nun âline…
    bütün peygamberlere ve nebîlere
    Yaratılmış ve yaratılacak bütün meleklere…
    İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerden…
    Sana yönelmiş bütün salih kullara
    Salât ve selâm olsun.

    İlmimizin ulaştığı ve ulaşamadığı…
    Bilinen ve henüz bilinmeyen bütün hakikatlerin şahitliğiyle…

    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

    Ya Rabbi…
    Efendimize vaad ettiğin o yüce makamı…
    Senin ilminde takdir edilen bütün kemallerle tecelli ettir. Ve bizlere de tattir.


    Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
    Amin ya mucib, ya muin, ve bi hurmeti seyyidel murselin velhamdulillahi Rabbil alemin

  • Filiz Kalkışım Çolak
    Filiz Kalkışım Çolak

    Verilen sözleri edilen yeminleri özümseyebilseydi insan ayrılık olur muydu?

    fkç

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    ne diyorsun bacım sen ya ???¿
    senin yedirmediğin kişiler bizi iliklerimize kemiklerimize kadar sömürdüler. bütün ahlaki insanı değerlerimiz buharlaştı uçtu gitti... hele şu haline bak çok yazık...

    çocuğunu okula eli yüreğinde gönderen anneler babalar mı suçlu olduk şimdi!!!!!!

    yalama yutma faslını birgün bırakacaksın,o çuvaldız elbet sana da batacak çünkü......

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Rabbim butun dunyadaki cocuklari korusun, kollasin. Ahiz zamanim dehsetinin iliklerimize kadar hissettigimiz bu gunlerde her zamankinden daha cok Allaha, kurana ve sunnete sarilma ihtiyacimiz var. Istigfar, zikir, salat, dua ve hamd ve sukurlerle kendimizi ve sevdiklerimizi ilahi koruma kalkanina alma ihtiyacimiz var.

    Asagidaki esmaül husna lar, manalarina uygun dualasmis bir zikirdir.
    En son dua kismi da, kuranda ve hadiste gecen mumin sifatlarinin niyaz edildigi bir duadir.
    Uzun zamandir kafamda tasarladigim bir niyazdi. Bu duayi su sekilde gunluk okumayi umuyorum.
    Once
    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim cekip sonra hasir suresi 22, 23 ve 24 okuyup ardindan
    A'raf suresi 180. Ayet ( En güzel isimler (el-esmâü'l-hüsnâ) Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır)
    Daha sonra
    bakara 186: Kullarım sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad olurlar.
    Mumin 60.: Rabb'iniz: "Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana kulluk etmeye büyüklenenler, horlanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir." dedi.
    Daha sonra 3/5/7/11 kere estağfirullah el azim ve etûbu ileyh
    Yine 3/5/7/9/11 er kere (zamanin musaitligine gore)
    - la ilahe illa ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin
    - Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin
    -rabbi inni zalemtu nefsi fagfirli
    -rabbena zalemna enfusena, ve inlem tagfirlene, ve terhamna, lenekunenne minel hasirin.
    Kuranda gecen bu istigfar ayetlerini okuduktan sonra
    seyyidul istigfar duasini okyup (Allâhümme ente rabbi....)
    Tekrar Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim, bismillahirrahmanirrahim cekip
    asagidaki dualasmis esmalari ve devamindaki duasi okuyup, duasinin sonunda da, salatun tefriciye okuyup Ayetel kursi ile taclandirip fatiha ile muhurleyecegim. Belki bana katilan olur. Diye paylasiyorum...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Şanlı Urfa'da ve Kahraman Maş'ta neler oluyor?
    Tevhid-i Tedrisat kurumuna ve bütün Türk Ulusuna,
    büyük geçmiş olsun...
    .
    Ancak şunu da demeden geçmeyeceğim (!)
    Kapitalist ve bizim gibi az gelişmiş Ülkelerin muasır medeniyet
    gelişmişliği, siyasal gidişatla doğru orantılıdır...
    --------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac


    TECELLİ DUASI
    Bismillahirrahmanirrahim
    Allahumme salli Ala seyyidine Muhammed ve ala ali seyyidine Muhammed
    Estağfirullah el azim ve etûbu ileyh
    Elhamdulillahi hamden kesiren sukren kasira ya HAMİD ya ŞEKÛR

    Senden başka ilah yoktur Ya ALLAH
    Eşin, benzerin, ortagin yoktur ya ALLAH
    Vallahi EHED sin, Allahus SAMEDSIN Ya EKBER
    Lam yelid ve lam yuledsin, Ve lam yekun lahu kufuven AHAD

    Kalbimde her atışım Sana olsun Ya MUKALLİBEL-KULÛB,
    Aklımda her fikrim ilminle dolsun Ya ALÎM.
    Dilimde her kelamım Seninle vuslat bulsun Ya MÜTEKELLİM,
    Şah damarımdan yakın, her an yanımdasın Ya KARÎB.

    Anımda şahidim ol, her nefeste Ya ŞÂHİD,
    Ruhuma can üfle, her daim diri kılan Ya HAYY.
    Havamda gizli lütfunla beni ferahlat Ya LATÎF,
    Kokumda duyulan haberinle beni uyandır Ya HABÎR.

    Tadımda rızkımı şükürle bereketlendir Ya REZZÂK,
    Kulağımda yankılanan her nidayı duyur Ya SEMÎ,
    Tenimde sanatını nakış nakış parlat Ya MUSAVVİR,
    Gözümde nurunla her şeyi görmemi sağla Ya BASÎR.

    Dünümde baki kalan hatıramı affet Ya BÂKİ,
    Günümde varlığımı adaletinle tut Ya KAYYÛM,
    Yarınımda bekleyen tek mirasım ol Ya VÂRİS,
    Yönümü Sana çevir, yol gösterenim ol Ya HÂDİ.

    Evvelim Sen ol, başlangıcımı hayreyle Ya EVVEL,
    Ahirim Sen ol, varacağımı Sana eyle Ya ÂHİR,
    Sonsuzluğumda tek sığınağım Sen ol Ya EBED,
    En güzelim ol, cemalinle ruhumu süsle Ya CEMÎL.

    Özelim ol, kalbimin dostu ve sırdaşı ol Ya VEDÛD,
    Genelimde hükmet, nefsimi terbiye eyle Ya RAB,
    Birim ol, Senden gayrıya muhtaç etme Ya VÂHİD,
    Tekim ol içimde, her zerremi Tevhid eyle Ya EHAD.

    Aşikarım ol, görünen nurunla beni kuşat Ya ZÂHİR,
    Gizlimde saklı sırrım, batınım ol Ya BÂTIN,
    Aşkımsın, sonsuz merhametinle beni sar Ya RAHMÂN,
    Şefkatim ol, beni her iki cihanda esirge Ya RAHÎM.

    Sevgim ol, kalbimi şefkatle yumuşat Ya RAÛF,
    Merhametinle okşa, beni nazlı kulun kıl Ya HENNÂN,
    İhsanınla kuşat, bana bolca lütfeyle Ya MENNÂN,
    Hesabımı adaletle tut, beni mahcup etme Ya DEYYÂN.

    Sübhansın, beni noksanlıklardan arındır Ya SUBHÂN,
    Kuddüssün, kalbimi masivadan temizle Ya KUDDÛS,
    Dermanımsın, her derdimi hayra tebdil et Ya ŞÂFÎ,
    Gönül sızımı dindir, asıl tabibim ol Ya TABİB.

    Yücesin, beni Senin katında yücelt Ya ALÎ,
    İbadetim Sana olsun, beni makbul eyle Ya MABÛD,
    Gücümsün, izzetinle başımı dik tut Ya AZÎZ,
    İzzet verenim ol, beni Sensizlikle hor etme Ya MUİZZ.

    Kefilim ol, her işimi Sana bıraktım Ya KEFÎL,
    Vahyinle kalbime hidayet nuru indir Ya MÜNZİL,
    En büyüksün, kibrimi Senin azametinle kır Ya EKBER,
    Lütfunla beni her iki dünyada hibe et Ya VEHHÂB.

    Lütfunla ihsan eyle, bana bolca ver Ya ZÜT-TAVLI,
    Sanatınla ruhumu yeniden inşa et Ya SÂNİ,
    Fıtratımı en güzel hal üzere sabit kıl Ya FÂTIR,
    Burhanım ol, karanlıkta yolumu aydınlat Ya BURHAN.

    Kusursuz ihsanınla beni güzelleştir Ya MUHSİN,
    Kâinatı süslediğin gibi ruhumu nakışla Ya MÜZEYYİN,
    Hayatımı en güzel renklerinle boya Ya MÜLEVVİN,
    Her yanımı ilmin ve kudretinle kuşat Ya MUHÎT.

    Günahımı ört, ayıplarımı kimseye sorma Ya SETTÂR,
    Rahmetinle günahlarımı sil, beni bağışla Ya GAFFÂR,
    Affınla suçlarımı hiç yokmuş gibi say Ya AFÜVV,
    Mağfiretinle gönlümü huzura kavuştur Ya GAFÛR.

    Tövbemi kabul et, beni Sana döndür Ya TEVVÂB,
    Her kapıyı hayırla aç, darlıktan kurtar Ya FETTÂH,
    Yardımınla beni nefsimin karşısında muzaffer kıl Ya NASİR,
    Yoldaşım ol, gurbet dünyasında beni yalnız bırakma Ya REFÎK.

    Yoktan inşa et beni, her an yeniden dirilt Ya MÜNŞİ,
    Zerrelerimi hayırla yay, hayatımı bereketlendir Ya ZÂRİ,
    Dertlerimi dağıt, kederimi sevince çevir Ya KÂŞİF,
    Adaletinle beni zalimlerin şerrinden koru Ya MÜNTAKİM.

    Korktuklarımdan emin, umduklarıma nail et Ya NEZÎR,
    Yumuşaklığınla bana mühlet ver, helak etme Ya HALÎM,
    Dualarıma icabet et, feryadımı geri çevirme Ya MÜCİB,
    Feryadıma yetiş, imdadıma her an Sen koş Ya MUĞÎS.

    Zenginliğinle beni kimseye muhtaç etme Ya GANÎ,
    Ruhumu kanaatle zenginleştir, darlığımı gider Ya MUĞNÎ,
    Yalnızlığımda tek can yoldaşım ol Ya ENÎS,
    Cömertliğinle bana beklediğimden fazlasını ver Ya CEVÂD.

    Şükrümü kabul et, nimetini artır Ya ŞEKÛR,
    Hakkımsın, beni batıla kaptırma Ya HAKK,
    Hukukumsun, beni adaletinden ayırma Ya ADL,
    Nurumsun, karanlık mezarımı aydınlat Ya NÛR.

    Yolumsun, beni vuslatına ulaştır Ya MÜBÎN,
    Yordamımsın, hataya düştüğümde elimi tut Ya MÜRŞİD,
    Selamete çıkar, korkularımdan emin kıl Ya SELÂM,
    Mülkünde beni sahipsiz ve başıboş bırakma Ya MELİK.

    Gönlüme sarsılmaz bir iman ışığı ver Ya MÜ’MİN,
    Beni her halimle himayen altında tut Ya MÜHEYMİN,
    İradene beni râm et, dilediğini hakkımda hayreyle Ya CEBBÂR,
    Büyüklüğün önünde başımı secdeye mıhla Ya MÜTEKEBBİR.

    Eşsiz bir nizamla hayatımı düzenle Ya HÂLIK,
    Beni fıtratıma uygun, kusursuz eyle Ya BÂRÎ,
    Nefsime karşı bana her daim galibiyet ver Ya KAHHÂR,
    Kötülüğe giden yollarımı daralt ve kapa Ya KABID.

    Gönlüme Senin aşkınla genişlik ver Ya BÂSIT,
    Kibrimi yerle bir et, beni mütevazı kıl Ya HÂFID,
    Beni rızanla yücelt, makamımı ali eyle Ya RÂFÎ,
    Her işimde hayırlı olan hükmü Sen ver Ya HAKEM.

    Azametinle ruhumu hayrete ve aşka düşür Ya AZÎM,
    Beni büyüklüğün altında ezdirme, kerem et Ya KEBÎR,
    Yapılan her iyiliği lütfunla koru ve sakla Ya HAFÎZ,
    Ruhumun ve bedenimin azığını Senin katından ver Ya MUKÎT.

    Hesap günü beni mizanında ağır eyle Ya HASÎB,
    Ululuğunla beni koru, heybetinle sarmala Ya CELÎL,
    Varlığım üzerinde her an en güzel gözcü Sen ol Ya RAKÎB,
    Her işimi Senin hikmetinle sonuçlandır Ya HAKÎM.

    Şanın hürmetine dualarımı boş çevirme Ya MECÎD,
    Öldükten sonra beni nurlu bir sabahla dirilt Ya BÂİS,
    İşlerimi Senin vekâletine bıraktım, Sen düzelt Ya VEKÎL,
    Kuvvetinle bana sabır ve metanet lütfeyle Ya KAVİYY.

    Sarsılmaz bir imanla beni kavi kıl Ya METÎN,
    Beni dostlarınla dost, düşmanlarından uzak eyle Ya VELİYY,
    Hamdım sadece Sana olsun, övgümü kabul et Ya HAMÎD,
    İyiliklerimi Senin rahmetinle artır Ya MUHSİ.

    Beni yokluktan var ettiğin gibi cennetine kabul et Ya MÜBDİ,
    Toprak olduktan sonra beni yeniden halk eyle Ya MUÎD,
    Canıma can kat, ruhumu marifetinle dirilt Ya MUHYÎ,
    Ecelim geldiğinde canımı imanla teslim al Ya MÜMÎT.

    Aradığım her şeyi Senin rızanda buldur Ya VÂCİD,
    Kadrini bilen, lütfuna erenlerden eyle Ya MÂCİD,
    Sen sığınacak tek dayanağımsın, kapından kovma Ya SAMED,
    Her şeye gücü yeten Sensin, imkansızımı mümkün eyle Ya KADİR.

    Bana kudretinle yardım et, haksızlığa uğratma Ya MUKTEDİR,
    Beni sevdiğin kullarının safında öne al Ya MUKADDİM,
    Dünya hırsını gönlümde en geriye bırak Ya MUAHHİR,
    Varlığımı tek başına hayırla idare et Ya VÂLÎ.

    Beni akılların ermediği lütuflarına nail eyle Ya MÜTEÂLÎ,
    İyiliğin ve ihsanınla beni daim kıl Ya BERR,
    Beni ebedi mülküne hayırlı bir varis eyle Ya MÂLİKÜ’L-MÜLK,
    Celalinle beni koru, ikramınla beni doyur Ya ZÜ’L-CELÂLİ VE’L-İKRÂM.

    Beni her işinde dengeyi bulanlardan eyle Ya MUKSIT,
    Şer bildiklerimden Sana sığındım, beni koru Ya DÂRR,
    Hayır ve menfaati Senin rızanda buldur Ya NÂFİ,
    Nurunu kalbimden ve kabrimden eksik etme Ya NÛR.

    Beni eşsiz lütuflarınla şaşırt ve sevindir Ya BEDÎ,
    İşlerimi Senin ezeli takdirinle kemale ulaştır Ya REŞİD,
    Hatalarıma karşı bana sabırla muamele et Ya SABÛR,
    Her nefesim, her zerrem, her anım Sana feda olsun YA HU.



    DUA
    Allah'ım;
    Bu yüce Esmalar hürmetine;
    Beni müslümanliktan müminlige kabul edilmiş MÜMİN eyle
    Haramlardan titizlikle sakınan, takva zırhına bürünmüş bir MUTTAKİ eyle.
    Zorluklara göğüs geren, hükmüne razı olan bir SÂBİR eyle.
    Sana sonsuz güvenen, işini yalnız Sana bırakan bir MÜTEVEKKİL eyle.
    Geceleri secdelerle süsleyen, seherlerde istiğfar eden bir ÂBİD eyle.
    Öfkesini yutan bir KÂZIM, sözüne sadık bir EMÎN eyle.
    Beni rızana koşan bir MÜNÎB, adaleti ayakta tutan bir MUKSİT eyle.
    Dünya süsüne aldanmayan bir ZÂHİD, her haline hamdeden bir ŞÂKİR eyle.
    İyiliği yayan bir MÜSLİH, her işini güzel yapan bir MUHSİN eyle.
    Sırat-ı müstakim üzere sarsılmaz bir MÜSTAKİM, özü sözü bir SADIK eyle.
    İyilikte yarışan EBRARLARDAN, felaha eren MÜFLİHUN zümresinden eyle.
    Allah’ım;
    Beni her an ismini kalbinde ve dilinde taşıyan, her daim seni ZİKREDEN BİR ZÂKİR eyle.
    Her neye ne yone baksa, senin ayetlerini delillerini gören MÜTEFEKKIR eyle
    Herkese, her yerde, her ortamda senden konusan bir AŞIK eyle
    Habibin’e aşkla bağlı, O’na her nefeste SELAT EDEN SADIK BİR ÜMMET eyle.
    Günahına pişmanlıkla gözyaşı döken, her hatasından sonra kapına TÖVBE EDEN BİR TÂİB eyle.
    Beni katından bir nur ile donatılmış, ledünni ilminle BOLCA HİKMET VERİLMİŞ BİR ARİF eyle.
    Her an lütfunla kuşatılmış, inayetinle LÜTUF VE İKRAM EDİLMİŞ BİR KEREM EHLİ eyle.
    Beni Senden başkasına muhtaç etme; katından HER ZAMAN İKRAM GÖREN BİR AZİZ eyle.
    Ve ey Vedûd olan Allah'ım;
    Beni Senin katında mahbub, meleklerin katında makbul eyle.
    Habibin'e (s.a.v) komşu, rızana matuf, aşkınla yanmış SEVİLMİŞ HABIBIN eyle.
    Beni seni gorur gibi kulluk yapan, IHSAN eyle, katinda övülmüşlerden AHMET eyle
    Sevdiklerimin cennete girmesine ARAÇ eyle
    Amin, Ya ALLAH, Amin Ya MUIN. Amin ya MUCIB. Amin..

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    İnsan: Hayat Denizinde Bir Yelkenli

    Hiç düşündünüz mü insan, aslında bir yelkenli gemi olabilir mi?

    Bu düşünce, Kur’an’da geçen Lokman Suresi ayetlerini okurken zihnimde doğdu. Rabbimiz şöyle buyurur:

    “Görmez misin ki, Allah’ın lütfuyla gemiler denizde akıp gider; bu, size O’nun ayetlerinden bir kısmını göstermesi içindir. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.” (Lokman 31/31)

    “Dalgalar onları gölgeler gibi sardığında, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarınca, içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Âyetlerimizi ancak nankörler inkâr eder.” (Lokman 31/32)

    Peki, bir gemi insana ne anlatır?

    Bir an için gözünüzün önüne getirin:
    Ucu bucağı görünmeyen bir deniz…
    Ve o denizin ortasında, rüzgârla yol alan bir yelkenli…

    İşte insan da böyledir.
    Hayat, sonsuz gibi görünen bir denizdir; insan ise o denizde yol alan bir gemi…

    Bu yolculuk görünmeyen bir rüzgâra bağlıdır.

    Her nefes alışımızda içimize dolan bir akım…
    Her nefes verişimizde dışarı süzülen bir rüzgâr…

    Akciğerlerimiz, tıpkı yelkenler gibi bu akımı taşır.
    Hatta şekil olarak da yelkenlere benzer akciğerler…
    Sanki beden gemisinin direklerine gerilmiş yelkenler gibi, rüzgârı yakalar ve hayat yolculuğunu sürdürür.

    Beden bir gemiye dönüşür o an.
    Kalp yön veren bir dümen olur.
    Ruh ise o geminin kaptanı…

    Ve rota… kaçınılmaz şekilde ahirete çıkar.

    Rüzgâr kesildiğinde gemi nasıl denizde hareketsiz kalırsa, nefes kesildiğinde insan da öylece kalır.
    Ne ileri gidebilir, ne de geri dönebilir…

    Nitekim Lokman Suresi’nde anlatıldığı gibi; denizde fırtına çıktığında, dalgalar gemiyi her yandan kuşattığında, kaptan bütün sebepleri bırakır ve yalnızca Allah’a yönelir.

    İnsan da böyledir.

    Nefesi daraldığında, bedeni zayıf düştüğünde, çaresizlik kalbine dokunduğunda…
    Dünyaya ait ne varsa anlamını yitirir.
    Mal, makam, güç, gurur… Hepsi susar.

    Bu hakikati Muhammed (s.a.v.) de şöyle ifade eder:

    “Hiçbiriniz ölümü temenni etmesin. Eğer mutlaka isteyecekse şöyle desin: ‘Allah’ım! Hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat; ölüm benim için hayırlıysa canımı al.’”
    (Sahih Buhari, Merdâ 19; Sahih Müslim, Zikir 13)

    Çünkü insan, en zor anında bile yönünü Rabbine çevirmesi gereken bir yolcudur.

    Geriye sadece bir hakikat kalır:
    Sığınacak tek merci vardır.

    Beden gemisinin kaptanı olan ruh, en zayıf anında Rabbine yönelir.
    Onu anar.
    O’na sığınır.

    Asıl mesele ise şudur:
    İnsan yalnızca fırtına anında mı Rabbini hatırlayacaktır,
    yoksa deniz sakinken de yönünü O’na mı çevirecektir?

    Ey Rabbim…
    Rüzgâr estiğinde de, kesildiğinde de…
    Deniz durgunken de, fırtınalar koparken de…
    Bu beden gemisinin kaptanı olan ruhumu, her hâlükârda yalnızca Sana yönelenlerden eyle.

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Yaşamak çok güzel,güneş gökyüzü.Neden gasvetlenesin ki ,hep özlem çekmek nereye kadar unutta demiyorum ama icindeki çocuğuda öldürme.Zaten hep aklında değilmiyim ,her başını yastığa koydugunda her elini uzattıgında.Unuttuysanda canın sağolsun,dedim ya içindeki çocuğu öldürme.Gülmenin zorunlu tutulduğu gökyüzünde yaşıyorum ara sıra bukutlu ara sıra fırtınalar essede hep iyi olmak var.Sonun sonunu düsünerek yaşamanın canlılığıyla koşuyorm.Bugünün hevesini yarına atmıyorum zamanla bitmesini istiyorum demiyorum hiç bitmesin diliyorum özlemeyi..Bugünün değerini bugüne veriyorum ki yarını seveyim.Herkese hayırlı sabahlar ....:)))))Mutlu bir gün olsun herkese

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Ülkemizin Mevcut siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik alt yapısı
    TEKNO FEODALİZME uygun değildir...Çünkü Ülkemiz yeni ve
    yarı Kapitalist Ülkedir....

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Gercekten inancsiz insanlarin durumu cok zavallica ve acinasi...

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Varligi sadece maddi boyuttan ibaret (kufur) bilmeyip mana boyutuna inananlar için, (iman) mana boyutu derinligi olan bir ucuncu boyuttur.
    madde; insani bir kemik, ve et yiginindan ibaret gormek, mana ise o et ve kemik yigininin aslinda bir ruhu olduguna inanmaktir. Hatta kalbiyle, beyniyle, ruhuyla uc boyutlu bir ahseni takvim oldugunu gormektir.
    Insanin İç organların biyolojik uyumu, ruhun manevi derinliğiyle zaman tezgahinda birleştiğinde ortaya üç boyutlu, hatta çok boyutlu bir sonsuzluk cikar.
    Madde insani dogum ve olum arasinda iki boyutta bir cisimden ibaret kabul ederken, mana o cismin aslinda sonsuzluga acilan bir ruhu oldugunu kabul etmektir.
    Yasadigimiz bu hayatta varligimizin anlamlasmasi, ve vehimlerimizin ve korkularimizin tam giderilmesi ve arzularimizin ve beklentilerimizin tam tatmin edilmesi ancak bu ucuncu boyut olan mana boyutuyla mumkun olur.
    Kendilerini maddi boyuta hapsetmemis mana boyutuna daldirmis insanlar, icinde bulunduklari metafizik gerilimle mikro alemden makro aleme tefekkurkle seyrettigi hersey bir derinlik kazanir. Bu derinlikli ucuncu boyutta insan ancak yukselebilir. Ve yukseldikce sonsuzluk ile bulusur.
    Sonra da maddi alemden mana alemine, baktigi hersey bir corap sokuntusu gibi teffekkur ettikce, seyrettikce ilim, ilham ve marifete donusur. Iman etmis ama ettigi ile kalmis, tefekkur ve kesifte derinlesememis, mana alemini ilham ve ilime donusturememisler ise mana kapisini aralayip esikte bekleyip iceri tam girememislerdir.
    Hucurat 14: "Bedevîler "iman ettik" dediler. De ki: Siz iman etmediniz ama "İslâm olduk." deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir."
    Mana alemine girenler icin (iman) yaratılış ve varlık alemini kapsayan her şey, birbirini tamamlayan muazzam bir manzumeye, her harfi katibini anlatan bir kitaba veya her notasında ilahi bir sanatı haykıran sonsuz bir senfoniye dönüşür.
    Maddi alemi kabul edip mana alemini rededenlerin hali ise 2 boyutlu cizimi kabul edip 3. boyutu (derinligi) reddetmeye benzer.
    Kağıt üzerindeki bir ev çizimi tüm ölçülere sahiptir ama içine girip yaşayamazsınız. O iki boyutlu evin salonunda siz bir cubuk adamsinizdir ancak...
    Yani 2 boyutlu bir ev projesine bakıp, burada sadece iki boyutlu bir cizime inanmak demek, ve 3. Boyutu reddetmek demektir. Buda o iki boyutlu çizgilerin varlik amaci 3. Boyuta o plani tasiyip o evi inşa edeceği binayı reddetmek demektir.
    Iste aynen boyle de maddeye inanip manayi reddetmekte ondan daha vahim bir yanilgidir.

    Madde bir işaret, mana ise o işaretin gosterdigi yondur. Madde varligin isareti, mana ise o varligin (derinlik) sonsuzluk kazanmasidir.
    İki boyutlu bir varlık için yukarı kavramı yoktur. O yuzden ruhu yukselemez. Öldügu ile kalir. Mana alemini reddeden için hayat, yine sadece doğum ve ölüm arasındaki düz bir çizgiden ibaret kalır; aşk, fedakarlık ve sonsuzluk gibi kavramlar sadece kimyasal reaksiyonlara indirgenir.
    Mana alemini kabul edenle (iman) etmeyen (kufur) arasindaki fark iki boyutlu projede cizilmis bir ev icinde cubuk adam ile, o evi yapmis ve icinde yasamaya baslamis adam arasindaki farktan daha buyuk bir fark vardir.
    Mana boyutuna inanip o kapidan iceri girenler mekani ve zamani birlestirecek bir metafizik derinlige ulasirlar. Bu durum madde ile manayi birlestirip sonsuzlasma halidir. Iki boyuttan ucuncu boyuta giren sonsuz bir hareket kabiliyeti kazanmis olmasi gibi bir haldir.
    Sadece maddi boyutta kalmak sahip oldugu maddeyi kaybetme korkusunu da getirir. O maddi boyutta kalmayip mana boyutuna gecmek ise sınırsız ve sonsuz olana eklemlenmek demektir.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Varligi sadece maddi boyuttan ibaret (kufur) bilmeyip mana boyutuna inananlar için, (iman) mana boyutu derinligi olan bir ucuncu boyuttur.
    madde; insani bir kemik, ve et yiginindan ibaret gormek, mana ise o et ve kemik yigininin aslinda bir ruhu olduguna inanmaktir. Hatta kalbiyle, beyniyle, ruhuyla uc boyutlu bir ahseni takvim oldugunu gormektir.
    Insanin İç organların biyolojik uyumu, ruhun manevi derinliğiyle zaman tezgahinda birleştiğinde ortaya üç boyutlu, hatta çok boyutlu bir sonsuzluk cikar.
    Madde insani dogum ve olum arasinda iki boyutta bir cisimden ibaret kabul ederken, mana o cismin aslinda sonsuzluga acilan bir ruhu oldugunu kabul etmektir.
    Yasadigimiz bu hayatta varligimizin anlamlasmasi, ve vehimlerimizin ve korkularimizin tam giderilmesi ve arzularimizin ve beklentilerimizin tam tatmin edilmesi ancak bu ucuncu boyut olan mana boyutuyla mumkun olur.
    Kendilerini maddi boyuta hapsetmemis mana boyutuna daldirmis insanlar, icinde bulunduklari metafizik gerilimle mikro alemden makro aleme tefekkurkle seyrettigi hersey bir derinlik kazanir. Bu derinlikli ucuncu boyutta insan ancak yukselebilir. Ve yukseldikce sonsuzluk ile bulusur.
    Sonra da maddi alemden mana alemine, baktigi hersey bir corap sokuntusu gibi teffekkur ettikce, seyrettikce ilim, ilham ve marifete donusur. Iman etmis ama ettigi ile kalmis, tefekkur ve kesifte derinlesememis, mana alemini ilham ve ilime donusturememisler ise mana kapisini aralayip esikte bekleyip iceri tam girememislerdir.
    Hucurat 14: "Bedevîler "iman ettik" dediler. De ki: Siz iman etmediniz ama "İslâm olduk." deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir."
    Mana alemine girenler icin (iman) yaratılış ve varlık alemini kapsayan her şey, birbirini tamamlayan muazzam bir manzumeye, her harfi katibini anlatan bir kitaba veya her notasında ilahi bir sanatı haykıran sonsuz bir senfoniye dönüşür.
    Maddi alemi kabul edip mana alemini rededenlerin hali ise 2 boyutlu cizimi kabul edip 3. boyutu (derinligi) reddetmeye benzer.
    Kağıt üzerindeki bir ev çizimi tüm ölçülere sahiptir ama içine girip yaşayamazsınız. O iki boyutlu evin salonunda siz bir cubuk adamsinizdir ancak...
    Yani 2 boyutlu bir ev projesine bakıp, burada sadece iki boyutlu bir cizime inanmak demek, ve 3. Boyutu reddetmek demektir. Buda o iki boyutlu çizgilerin varlik amaci 3. Boyuta o plani tasiyip o evi inşa edeceği binayı reddetmek demektir.
    Iste aynen boyle de maddeye inanip manayi reddetmekte ondan daha vahim bir yanilgidir.

    Madde bir işaret, mana ise o işaretin gosterdigi yondur. Madde varligin isareti, mana ise o varligin (derinlik) sonsuzluk kazanmasidir.
    İki boyutlu bir varlık için yukarı kavramı yoktur. O yuzden ruhu yukselemez. Öldügu ile kalir. Mana alemini reddeden için hayat, yine sadece doğum ve ölüm arasındaki düz bir çizgiden ibaret kalır; aşk, fedakarlık ve sonsuzluk gibi kavramlar sadece kimyasal reaksiyonlara indirgenir.
    Mana alemini kabul edenle (iman) etmeyen (kufur) arasindaki fark iki boyutlu projede cizilmis bir ev icinde cubuk adam ile, o evi yapmis ve icinde yasamaya baslamis adam arasindaki farktan daha buyuk bir fark vardir.
    Mana boyutuna inanip o kapidan iceri girenler mekani ve zamani birlestirecek bir metafizik derinlige ulasirlar. Bu durum madde ile manayi birlestirip sonsuzlasma halidir. Iki boyuttan ucuncu boyuta giren sonsuz bir hareket kabiliyeti kazanmis olmasi gibi bir haldir.
    Sadece maddi boyutta kalmak sahip oldugu maddeyi kaybetme korkusunu da getirir. O maddi boyutta kalmayip mana boyutuna gecmek ise sınırsız ve sonsuz olana eklemlenmek demektir.

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    BKNZ: Tekno Feodalizm

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Değerli Kardeşim, yorumladığınız mevzular, hatta bundan önceki bütün
    yorumlarınız tam da **KAPİTALİZMİN** ta kendisidir...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** LAİK-SOSYAL ve REEL BAKIŞ ***
    --Kapitalist ve az gelişmiş Ülkeler de muasır-çağdaş medeniyet gelişmişliği
    Siyasal gidişatla doğru orantılıdır? Bunu aksi garabettir, cehalet, delalettir
    ve hatta hilafettir...
    --Yok töreymiş, gelenekmiş, bilim-felsefeymiş, Tevhidi Tedrisatmış bunların
    hepsi bir haleli hayaldan ibarettir???
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • İzzet Aslan
    İzzet Aslan

    hayat düşündüğü gibi değil, gördüğün gibidir...sade,yalınayak....

    Ziya Paşanın dediği gibi:
    Aklın ve bilincin varsa şarap iç ve güzel sev. Dünya var mıymış yok muymuş umurunda olmasın!..

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "....B e n budünyaya birileri beni birşeylere z o r l a s ı n diyegelmedim. Kendi ü s l u b u m l a nefesalacağım...."H.D.T

  • Hüseyin Pelit
    Hüseyin Pelit

    Arabesk slow inşa eder pop şad eder... H.P.
    ŞAİR HÜSEYİN PELİT YOUTUBE ŞARKILAR

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** TOPLUMSAL DEJENERASYON ***
    --Kapitalist sistemlerde toplumsal dejenerasyonun başlıca nedeni çarpık
    kentleşme ve ekonomik çelişkilerdir.
    --Toplumun siyasal, sosyal, kültürel ve ahlaki değerlerinin zamanla bozulması
    yozlaşması ve gerilemesi bütün insani değerlere ket vurmaktadır. Her türlü inanç
    sistemi dumura uğramaktadır? Bireysel, komünal ve toplumsal faaliyetler ilkel veya
    işlevsiz bir hale gelmesidir? Köy, kasaba ve şehirlerde huzur ve sükunun zayıflaması
    bütün anayasal hakların ihlal edilmesi ve buna binaen teknolejik devinimin hız kazanması
    bireysel, komünal ve toplumsal istikrarsızlığa yol açmaktadır?
    --Ayrıca Tekelci reklam ve film sektörü gelişen bu sürece adeta benzin dökmektedir. Yeni
    neslin bütün siyasal, sosyal ve kültürel iletişimi İnternet, Facabook, Twitter ve telefon
    mesajlarından ibaret.... VESSELAM
    --------YORGUN DEMOKRATIN REEL BAKIŞINDAN----------
    --

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sevmenin karın doyurmadığını gözüme sokan insanlara sesleniyorum ,kalbim parça parça olana kadar kördüm.Belkide halen kabullenemedim bir parça sevgi vardır diye umutla bekliyorum belki ölmeden anlaşılmayacak karın doyurmadığını .Boşa grur yapıp ac kaldığım zamanlar geri gelmemeli.Sevmeyi öğretmeliyiz daha ana rahminde tadıni verince bakın nasılda sahiplenerek seviyorlar.Ama benden gecti diyorum ya,beni sevmesen de olur ben zaten ölmüşüm

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Enerjimi yükselten antoloji ekibine teşekkur ederim iyiki böyle bir site açılmış.Burası kendimi bulduğum kendimle barıştığım mecra.Kendim olmakla grur duyuyorum kendimi seviyorum....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Birine seni seviyorum demek yerine artık şu deliyle uğraşmada git aynada kendini öv azıcık diyorum.Kendimi seviyorum sevin kendinizi ömür kısa burda neden zaman geçmiyor derken ahiretteki zamanı es geçiyoruz.Buranın 1 dakikası ahiretin belki daha salisedir .Ölemiyorsak Allahın bize verdiği hediye zamanımızı neden güzel değerlendirmiyoruz .Neden kayseri ağziyla içesine yaşamıyoruz kibarca kaliteli....Neden gülümsemek bu kadar zor geliyor.Acımasızca vijdanları sömürüyoruz,aşk acısı denilen beşeri aşkı bir kenara bırakıp ilahi aşka mazhar olmayı becerebildiğimiz gün pes etmemeyi ögreneceğiz.Herşeyin güxel olması niyetiyle yeni güne merhaba..

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Heybesini yamamayı bilemeyene vazgeçme demek ,gökkuşağına tırman demek gibi .Bu aralar düşunmeden hareket ediyorum zamanında mantığa kafa tuttum deli ilan ettiler ..Af buyurun :)))))

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Tarikatlarin kaybettigi, islam aleminin uzak oldugu taklit"ten "Tahkik"e geçmiş, akılla mayalanmış bir "Bilinç Müslümanlığı" şu üç temel sütunla anlatmaya calisayim...

    1. "İkra" (Keşif) Merkezli Bir İman
    Ben, İslam'ı bir "miras" veya "teslimiyet paketi" olarak değil, bir "keşif yolculuğu" olarak görürum. Kur'an'ın ilk ayetinin "Oku" olması benim için sadece bir emir değil, bir metodolojidir. Kuranin son ayetindeki "minel cinneti vennas," "insanlar ve cinlerden" bir insan ferdi olarak, İnancım "Kul" (Söyle) üzerine değil; ilk inen ayetteki "yaratan rabbinin adiyla oku" ile kuranin besmeleden sonra gelen fatihanin ilk ayetteki, "butun ovgu ve minnet alemlerin rabbi olan Allaha mahsudur." ayetlerinin geregini yapmaktir. O da oku, tefekkur et, "Anla ve Gözlemle" ve yanliz ona minnet duy, teslim ol. üzerine kuruludur.
    Bu, gecmiste yasamis, modern dünyada kaybolan "Düşünen Müslüman" modeli olmaktir.

    2. sunneti kuranin, kurani evrenin, ve Esma-i İlahiyye’yi de "Evrensel Yazılım" Olarak Görmektir..
    Kuran sadece sevap icin okunan degil kainati anlatan, Allah'ın isimlerini (Esma) sadece tesbih tanelerinde bırakmayıp; onları bilimin, sanayinin, tarımın ve teknolojinin "kaynak kodları" (şifreleri) olarak tanımlayandir...bu insanligin gunumuzde gercek ihtiyaci olan bir bakış açısi dir. Ben Allah'ı camiye hapsetmiyor; laboratuvarda, tarlada, fabrikada ve gökyüzünde (astronomide) O'nun isimlerinin peşine düşulmesinin elzemligine inaniyorum. Bu, İslam'ın "Altın Çağı"ndaki o muazzam bilim aşkının yeniden canlanmış hali olur.
    3. "Denkleme Yaratıcıyı Dahil Eden" Rasyonalizm
    Benim yaklasimim nakle ve teslimiyete engel değil; aksine nakli bir temel yapip, kuran ve sunnet ve esmalar isiginda, ilahi sir perdelerini biraz daha acilmis olarak gelecek nesillere devretme istegidir. Atalarimizdan buldugumuz hakikatleri daha da ileriye tasima gayretidir. Kuran, sunnet ve esmalar isiginda bulunan her ilmi, fenni, ictimai hakikat ve vakif oldugun her sir, subhanallah hayranligi ile teslimiyeti daha da derinlestiren bir kulluktur. Hz. İbrahim gibi "Batanları sevmem" diyerek eleyerek gidiyor, aklının ikna olduğu noktada ruhumla, bedenimle teslim oluyorum. Bu yüzden "akılsız dindarlığa" ve "sorgulamayan hocalara" karşı duruşum sert; çünkü onların yaptığı hatanın, Allahin mutlak, ilim, mutlak kudret, hikmet va hakimiyetine islam'ın, kuranin, hadisin o mukkemmel kusursuz imajına zarar verdiğini görüyorum

    Sonuç Olarak:
    Benim inancın camide duadir, "Laboratuvardaki Secde" dir. Uzay gozlem evinde kainati incelen rukudur. Hem mikroskoba bakıp hücrenin şifresini (El-Bâri) görmeli, her telescope da (el kayyum, el muktedir gormeli, atomdan galaksiye vahdaniyeti ve ehadiyeti gormeli hem de o şifrenin karşısında hayretle Allahu ekber degip eğilmeli secdeler etmelidir. Ona comertce ogretilen bu ilim icin de Elhamdulillah demeli. Iste bu bizim İslam dünyasının bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz musluman bilim adami seklidir. bu "Bilim-İman-Aksiyon" sentezi gercek bir teslimuyeti getirir.
    bu "kod çözücü" sirlara amade iman modeli, dini dogmadan kurtarıp hayatın tam merkezine, yani olması gereken yere ("Yaşamın Yazılımı"na) yerleştirmektir..
    Iste o zaman bir mumin olarak
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Diyebiliriz dunyada