Kültür Sanat Edebiyat Şiir

referandum sizce ne demek, referandum size neyi çağrıştırıyor?

referandum terimi Selin Sel tarafından 24.04.2004 tarihinde eklendi

  • Oduncu Gömleği
    Oduncu Gömleği23.10.2010 - 15:24

    Gün itibarı ile gelinen noktada; ülkenin siyasi düzlemi yine popülizm etrafında şekillenmeye başladı. Haftalarca aylarca referandum şarkılarıyla yatıp kalktıktan sonra, aslında oylanan şeyin günlük hayata ve halk tabanına dolaysız yansımasının olmadığını ve olamayacağını gördük.

    Referandum mitinglerinde evetçi cenahın ağzından düşürmediği 80 darbesiyle yüzleşme retoriği kafalarda bıraktığı soru işaretleriyle birlikte geride kaldı. Daha fazla demokrasi çığırtkanlığı bugün yerini “Yeni bir anayasa gündemimizde yok” söylemine bıraktı. Demokrasiyi bir amaç değil tam tersine araçsallaştıran bir zihniyetin mensubu olan hükümet yetkilileri her konuda olduğu gibi yine mevcut samimiyetsizliklerini gün yüzüne çıkarmakta çok da utangaç davranmadılar. Bir taraftan türban tartışmaları, bir taraftan öcalan-hükümet-bdp-barzani dörtgeninde güdümlü görüşmelerin sıklaşması, temelde çözülmesi gereken anayasa sorununu geri plana itti. Aslında bu tesadüf de değil. Akp’nin çatışmacı siyasetinde kendi içinde tutarlı bir manevra. Birinci sorun din temelli ikincisi de etnik. Yani Türkiye’de mutabakatın olmadığı iki derin konu. Dünya siyaset düzleminde her zaman sorun teşkil etmiş, laikçi ulus devletlerde tartışma zemini hiçbir zaman kaybolmamış iki büyük çıban. Sert üsluplar eliyle kamplaşmanın derinleştiği bu iki konu üzerinden 2011 seçimlerine uzanmak hükümetin geçmiş icraatleriyle tam anlamıyla örtüşmekte.

    Akp’nin referandum sonrası çizdiği manevranın yani referandum öncesi meydanlarda vurguladığı yeni anayasa yapma vaadinin çöpe atılmasının Chp’nin siyasi söylem ve pratik konularındaki değişiminden ayrı düşünülemeyeceği kanısındayım. Bu kanıya varmak için önce muhalefet partisinin bir önceki genel başkanı döneminden farklı olarak daha geniş halk kitlelerine hitap etme ve daha uzlaşmacı daha halkçı politikalarla sosyal demokrat çizgiyi tutturma eğilimini gözlemlemek gerekir. Gandhi Kemal benzetmesi, Ecevit Şapkası, Nazım Hikmet dizeleri, türban sorununu -samimiyet tartışmalarıyla beraber- çözme isteğinin dile getirilmesi, genel af söylemi bu eğilimin ciddiyeti ve sistematikliği hakkında önemli göstergelerdir. Peki bu yeni siyaset anlayışı Akp nazarında neden bir tehdit algılamasına dönüştü?

    Bunu anlamak için Akp’nin 8 yıllık iktidar dönemine bakmak en doğrusudur kanımca ki kendi ifadeleriyle “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır”(!) Siyaset bağlamında Akp’nin, kuruluşundan bugüne kadar tüm evrelerinde, çatışmacı siyasetten ekmek yemiş ve bunu siyasi pratik edinmiş bir parti olduğu su götürmez bir gerçektir. Rp’nin reformist kanadı olarak “sürüden ayrılan”, geçmişiyle çatışarak oluşturulan Akp, iktidar dönemini de Chp ile, aynı yoldan temellendirmiştir. Bazen çifçiyle,esnafla; bazen iş adamıyla,medya patronuyla, öğrenciyle, askerle, savcıyla, hakimle, doktorla, Kürtle, Türkle bilumum vatandaş, kurum ve kuruluşla çatışmayı bir yöntem edinen bu siyasi zihniyet; bugün biricik oyun arkadaşını, yöntemini meşrulaştıran diyalektiğin asıl antitezini kaybetme korkusunu yaşamaktadır. Chp’nin günlük siyasetten uzaklaşıp, daha uzun vadeli, daha sorun çözücü, daha çok uzlaşmacı siyaset anlayışına yönelmesi iktidar partisinin geleneksel çatışmacı siyasetini tehlikeye sokmaktadır ki gelinen noktada tekrar polemik ortamı yaratmakta geç kalınmamıştır. Chp’den gelen “türbanı çözelim” önerisi uzlaşmacı siyasetin tezahürü bağlamında önemlidir. Ancak aradan çok geçmeden iktidar tarafından yine eskiye yapılan vurgularla bu süreç tekrar sığ çatışma zeminine oturtulmuştur ve bir süre patinaj olasıdır.

    Kürt sorununa yaklaşım açısından tercih edilen dönem itibarı ile çatışma zeminin oluşmayacağını düşünmek de zaten ahmaklık olur. Peki neden bu iki konu referandumdan hemen sonra seçimlere 1 yıldan az bir süre kala hele ki yeni anayasa mutabakatı görmezden gelinerek gündeme oturdu? Benim düşüncem şu:

    1- Akp türban konusunu “chp’ye rağmen” çözmek istiyor. Yani türban üzerindeki siyasi-sembolik egemenliğini paylaşmak istemiyor. Bu düşünceyi hükümet yetkililerinin “biz çözeriz yeter ki chp an. Mahkemesine gitmesin” söyleminden rahatlıkla çıkarabiliriz.

    2- Numan Kurtulmuş’un liderliğindeki olası bir yeni partinin olası seçim argümanını daha en baştan çürütmek, İslamcı oylara talip olması beklenen o partiyi sınırlamak istiyor.

    3-











    Siyasetin yozlaştığı, amaca giden her yolun mübah olduğu zeminde bişeylere anlam vermenin; Hobbes’un “İnsan insanın kurdudur” önermesine katılmamakla birlikte bu gözlükle bakmayı gerektirmesi ne acı verici…

  • Limonî Erz
    Limonî Erz20.09.2010 - 10:26

    Hakkari'de katılımın % 7, Şırnak'ta % 22 iken 'Halk evet dedi, oylar evet yönünde çıktı, halk bizi istiyor-seviyor. Yapacağımız anayasa değişimlerini onaylıyor.' demek sadece 'boş' geliyor...

  • Şamanist Nirvana £££x
    Şamanist Nirvana £££x16.09.2010 - 00:12

    % 42 İ ÇİNDE OLDUĞUM İÇİN ÇOK MUTLUYUM... :))))

  • Ayhan Bilge Ateş
    Ayhan Bilge Ateş15.09.2010 - 17:29

    Halk oylaması ama darbe dönemlerindeki referandumda tek yönlü bir halk oylaması
    tıpkı cumhuriyet kelimesine sığınanlar gibi yani demokrasiden hoşlanmayan zorunlu kaldıklarında demokrasi diyen iki yüzlü Türkiye elitleri gibi çünkü libya da cumhuriyet İran da cumhuriyet Cezayir de cumhuriyet Küba da cumhuriyet Kuzey kore de cumhuriyet ama demokrasi ile idare edilmiyorlar yani cumhuriyet olmak yetmiyor Anayasamızın ifade ettiği gibi. Cumhuriyet sözüne sarılan sonradan görme elit tabaka kendini ülkenin sahibi zannediyor demokrasi karşılarına çıktığında tıpkı küba,kuzey kore ve cezayir gibi tepki veriyorlar oysa bu ülkenin çoğunluk halkı gelişmiş batı tarzı ülkeler gibi demokrasiye bağlı en son referandum bunun bir örneği batı bunu alkışlar iken Türkiye tipi kuzey kore mantıklı elit yobazlar bunu hazmedemiyorlar elde ettikleri haksız kazanımların ellerinden çıktığını bildikleri için

  • Lââ Lemân
    Lââ Lemân13.09.2010 - 12:25

    Baştan sonuç belliydi 'İYİLER HEP KAZANIR' :)

  • Mâhur •¤
    Mâhur •¤12.09.2010 - 17:18

    Onca yaygaradan onca tartışmadan sonra sonuçlar bugün belli olacak.Halkın seçimi evet mi hayır mı göreceğiz.
    Fakat hayır mı hayırlı evet mi bunu zaman gösterecek,tarih anlatacak.

  • Şayler Gafici
    Şayler Gafici12.09.2010 - 15:49

    son dakikaya kadar hayır dediğim ama pusula ve mührü görünce evet'e basmaktan kendimi alamadığım durum

  • Leyman Bacak
    Leyman Bacak11.09.2010 - 18:38

    inadına evet...

    tayyip sevmem
    ama abi adam calışıyo ne yapsa lehine işliyo
    sanki yüce bir güc ona yardım ediyor..

    siyasette nice cınarları devirdi..nice olmayacakmış gibi görünüpte..aslın olacak işleri başardı işte adam ballı ...
    bence görün bu adam 10 yıl gitmez
    bu ülke demirel gibi riyakarı 40 yıl bağrına bastıysa tayyibi haydi haydi ..........işte basar oyunuda basar gönlünede basar :))
    basar

  • Lütfi Erdoğan
    Lütfi Erdoğan11.09.2010 - 13:13

    Referandum herhangi bir konuda karar verilememişse halkın görüşüne sunulur bunu kabul eden etmeyen gibi. Ancak burada kendileri hazırlamış toplumsal uzlaşma sağlanmamış ve buna evet diyeceksiniz diyor bu referandum değildir. Bu nedenle HAYIR diyorum

  • Lütfi Erdoğan
    Lütfi Erdoğan11.09.2010 - 13:10

    Boykot herhangi bir konuda yaptırımı olacaksa yapılır.Referanduma boykot etmek bir şey kazandırmaz sadece AKP' nin ekmeğine yağ sürer. Yani şu an boykot Evet demektir.Zaman boykot zamanı değil. Tek parti dayatmasına HAYIR diyorum.