Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hukuk sizce ne demek, hukuk size neyi çağrıştırıyor?

hukuk terimi Harun Yüzüak tarafından 24.02.2003 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay08.03.2014 - 10:06

    -Hukuk,'Siyasi Meşruiyet'in temelidir.
    -Hukuk şahsi siyasi emeller doğrultusunda değiştirilmemelidir.
    -Yargı Anayasal rejimin güvencesidir.
    -Cumhurbaşkanları 'seçim tercihleriyle' rejimin güvencesi konusunda gerekli duyarlılığı göstermelidir.
    -Milli iradenin üzerinde 'hukukun üstünlüğü' kavramı vardır.Zaten Anayasa Mahkemesi de yasalar üzerindeki denetim yetkisinin kaynağını da 'Hukukun Üstünlüğü' ve Anayasanın 2. maddesinde yer alan 'Hukuk Devleti'kavramından alır
    (Bir TV Açık Oturum konuşmacılarının hukuk ve hukukun üstünlüğü konusunda vardıkları sonuç) ./26.03.2010

  • Yücel Özdemir
    Yücel Özdemir03.12.2010 - 10:46

    Hayatın anlamını ifada en önemli araçlardan biridir. Bi kuralıyla yaşayanlar vardır, bi de kuralıyla ölenler... Herkes kuralıyla ölür, bunda bir sorun yok; fakat sorun kuralıyla yaşayamamakta. Yani anahtar kelimemiz 'hukuk'.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün02.09.2009 - 11:08

    Hukuksuzluğun hüküm sürdüğü bir yerde,herkes masumdur.

  • Hacer Cerit
    Hacer Cerit23.12.2008 - 20:52

    ilerde gitmek istediğim dal
    hakim olmak istiyorum bana bununla bilgi verebilen var mı?

  • Şefik Kaan
    Şefik Kaan11.04.2008 - 00:17

    sineklerin yapışıp kaldığı, eşşek arılarının delip geçtiği örümcek ağı

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun14.09.2007 - 21:47

    realist çerçeveden bakacak olursak hukuk sistemlerinde hiçbir zaman mükemmeli yakalayamaz insanoğlu....

    bu sebeple genel anlamda bakacağımız şey şu olmalıdır:

    Hasenâtı seyyiâtına üstün gelen hukuk sistemleri tercihimiz olmalıdır...

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç05.02.2007 - 00:37

    EVRENSEL DÜŞÜNCELİ BİR AYDIN: İSMET GİRİTLİ
    M.NİHAT MALKOÇ

    Türkiye her geçen gün değerlerinden birini kaybediyor. Bu ölümlü dünyada vakti gelen göçüp gidiyor. Türk hukukunun en büyük, en bilge isimlerinden birisi olan İsmet Giritli’yi de kaybettik. 1961 Anayasası’nın ilk taslağını hazırlayan bilim adamlarından biri olan Prof. Dr. İsmet Giritli, İstanbul’da tedavi gördüğü Metropolitan Florence Nigthingale Hastanesi’nde 03 Şubat 2007 Cumartesi günü vefat etti.

    Giritli, 1924 yılında Kırım’da doğmuştu. Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren Giritli, 1964 yılında profesör olmuştu.1964–1968 yılları arasında ilk TRT Yönetim Kurulu üyeliği ve başkanlığında da bulunan Profesör Giritli, 1968 yılının ocak ayında ilk televizyon yayınını gerçekleştiren ekibin başındaydı. 50’yi aşan kitabı bulanan ve sayısız makaleleri yayınlanan Giritli, sekiz yıldır İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyeliği yapıyordu. 83 yaşında iken aramızdan ayrılan Giritli’nin cenazesi, 5 Şubat Pazartesi günü Levent Camii’nde öğleyin kılınacak namazdan sonra Rumeli Feneri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    1985 yılında Fransızların “Palmes Academiques” nişanı ve “Chevalier” unvanını alan Prof. Dr. Giritli, İngilizce, Rusça ve Fransızca biliyordu. Sayısı 50’yi aşan kitabı bulanan ve sayısız makaleleri yayınlanan Prof. Dr. Giritli, 1999 yılından beri İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeliği yapıyordu. 1978–1979 yılları arasında Glasgow Üniversitesi’nde “Senior Research Fellow” sıfatı ile “Petrol Politikaları” konusunda seminer verdi. Giritli, 1982–1991 yılları arasında Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Müdürlüğü ve Radyo Televizyon Yüksek Kurulu üyeliği yaptı. Atatürk Yüksek Kurumu asli üyeliğinde bulundu. 1976 yılında Meksika Milletlerarası Hukuk Akademisi’ne seçildi.

    İsmet Giritli, Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu önemli aydınlardan biriydi. Uluslararası hukuk arenasında adından söz edilen ve değişik hukuk teşkilatlarında görev alan bir isimdi. Çok engin bir hukuk ve tarih bilgisi vardı. Uzun yıllardan beri Türkiye Gazetesi’nde “Dünyaya Bakış” isimli köşesinde Türkiye ve dünya gündemine dair olayları yorumluyordu. Hadiselere usta bir hukukçu gözüyle bakarak okuyucularını aydınlatıyordu.

    Giritli, ilerleyen yaşına rağmen hayatın içinde olan ve üniversite kürsülerinde ders veren bir ilim adamıydı. Yaşı yetmişi çok aşsa da işi bitmemişti. Üniversiteler onunla onurlanıyordu. Onun öğrencisi olmak şeref addediliyordu. Görev yaptığı üniversiteyi onun varlığından dolayı tercih eden öğrencilerin sayısı az değildi. Yani şahsi itibarı yüksekti. Giritli, geniş bir çevreye, engin bir bilgi birikimine ve hayat tecrübesine rağmen aktif siyasete katılmayı hiç düşünmedi. Bir bilim adamı olarak her zaman siyasetin yanında ve yakınında olsa da bir nefer olarak bu işe dâhil olmadı. Sadece siyasetin teorisiyle ilgilendi. Politikayı bir gözlemci olarak hep dışardan takip etti. O, 25 Temmuz 2006 Salı günkü köşe yazısında siyasetle olan ilişkisine değinerek şu enteresan bilgileri veriyordu:

    “Genç yaşta, Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı, Türk Devrim Ocakları Başkanlığı yaptım. 1950’li yılların başından Dünya ve Vatan’da muntazam, güncel konuları işleyen makaleler yazdım ve beyanlarda bulundum. Bunun sonucu olarak, 1950’lerin ortasından itibaren, çeşitli tarihlerde sayısı altıyı bulan parti liderlerinden ‘partilerine katılma’ teklifi aldım, fakat hepsini nazikçe geri çevirdim. Çünkü ben bilim adamı olarak hayatımı sürdürmek ve tamamlamak istiyorum. Konum İdare, Anayasa Hukuku ve Siyaset Bilimi olduğu için esasen politikanın teorik yönü ile ilgiliyim ve siyasi literatür ile medyayı izliyorum.”

    Giritli, samimi bir Atatürkçü idi. Her fırsatta Atatürk’ün erdemli kişiliğinden bahsederdi. Dünyaya onun ilke ve inkılâpları penceresinden bakardı. O hukukçuluğunun yanında tarihe de vakıf bir insandı. Yazı ve kitaplarında tarihle hukuku beraber değerlendirirdi. Hataları da vardı şüphesiz. Bence en büyük hatası Demokrat Parti’ye ve onun lideri Adnan Menderes’e duyduğu anlamsız ve amansız nefretti. Allah hepsine rahmet eylesin.

  • Abdulkerim Uzun
    Abdulkerim Uzun13.12.2006 - 06:11

    yedi bitirdi beni..
    yok yok bitmez bu okul..
    kim demiş 4 sene diye..

  • Adem Avcı
    Adem Avcı13.03.2006 - 11:27

    Bence hukuk bi örümcek ağıdır,güçlü olan o örümcek ağını deler ve karşıya geçer,gücü olmayan ise takılır kalır,tıpkı bir sinek gibi.

  • Aslı Aslı
    Aslı Aslı23.12.2005 - 13:38

    Bence insanın hukuk bilgisi yerinde oldumu sırtı yere gelmez.Hukuk hayatın her alanında karşımıza çıkıyor.Eşit mi derseniz orası ayrı...