Kültür Sanat Edebiyat Şiir

duygu asena sizce ne demek, duygu asena size neyi çağrıştırıyor?

duygu asena terimi Simge Şahin tarafından 12.08.2003 tarihinde eklendi

  • Alpay Taşan
    Alpay Taşan 07.11.2006 - 23:10

    duygu asena ne demek bilmiyorum ama hiç sevmediğim bir şahsiyet olduğu kesinleşmiş ve kanıtlanmıştır :)))

  • Nk
    Nk 08.09.2006 - 19:22

    medyanın yarattığı balon kahraman! !
    hayatın merkezine kendisini koymuş,herşeyi bilen ve herşeyin ilklerini yaşamış,halkı aşagalamış yazar bozuntusu...

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 28.08.2006 - 22:51

    Çok severim. Samimi bir yazardır. Cesaretlidir. Yaşlanmayan insanlardan biriydi.

  • Harun Çat
    Harun Çat 23.08.2006 - 10:45

    lilitin bayrağı şimdi kimde acaba.....

  • Karin Yiğit
    Karin Yiğit 23.08.2006 - 10:35

    Türkiye'de feminist hareketin öncüsüdür,,Gazeteciliği, dergi yöneticiliği köşe yazarlığı ve 'Kadının Adı Yok' adlı satış rekorları kıran kitabıyla bir dönem kadın haklarının simgesi haline gelmiştir, Yazdığı kitapları, makaleleri ve yöneticilik kariyeriyle Türk basınına önemli katkılar sağlamıştır, Duygu inanılmaz bir cesaretle kadınların cinsel hakları için mücadele etmiştir, Duygu Asena'yı kaybetmenin üzüntüsü ve acısını yaşıyorum, çok değerli dostum, inanılmaz mütevazi, insancıl meziyetlerle donatılmış; Türkiye'nin aydınlık yüzü, onu hep sevgiyle anımsayacak ve hiç bir zaman unutmayacağız...en kıymetlimiz....Nur içinde uyu....Karin

  • Zagor Tenay
    Zagor Tenay 23.08.2006 - 07:04

    Hayatı zerre kadar anlayamamış, kendi hayatını boşa geçirdiği gibi çok sayıda başka insanın da kafasını karıştırıp mutsuzluklarını arttırmış bir talihsiz kişi...

  • Ceren Korkmaz
    Ceren Korkmaz 10.08.2006 - 23:09

    Duygu asena tam bir aşk kadını ayrıca bildiklernin ve söylediklerinin arkasında cesurca duran ender insanlardan biri o. Özgüveni tam bir kişilik ama ne yazık ki toplumumuz gelenğini hiç bozmadan böyle değerli insanları ya yanlış anlıyor ya da geç anlıyor bu da çok üzücü bir durum fakat bunu yanı sıra asenanın düşüncelerini paylaşan ve anlıyan bir çok insan var. Umarım aşka gerçek değeri verebilecek kadın haklarını yansıtabilecek insanlar daha çoğalır.Böylelik yaşanacak o güzel duyguları kendi değerlerimize zarar vermeden kendimizle barışık bir şekilde yaşarız.

  • Bay Grey
    Bay Grey 07.08.2006 - 13:35

    Doğrudar mezarına 2048 lik bağlantı döşemiş senin yazmanı bekliyodu

  • Özgün Özden
    Özgün Özden 05.08.2006 - 19:47

    Sevgili Duygu Asena..
    Bu yazıyı görüyorsunuz toprağın altından bile biliyorum,belki hayatta iken sizi tanımaya bile çalışmıyordum fakat bir kitabınızla kararlarım ve hayatım sanki kendi benliklerini buldular..Satırlarınızı gözyaşlarımla ve gururla okuyorum iyi ki varmışsınız keşke hala var olsaydınız nur için de yatın Allah günahlarınızı bağışlasın...

  • Meral Dağkıran
    Meral Dağkıran 04.08.2006 - 21:54

    'insan' kayıbı,üzücü...

  • Özlem Be
    Özlem Be 04.08.2006 - 21:20

    BENCE KADINLARI KORUMAYI DÜŞÜNEN AMA BUNU BAZI ŞEYLERİ KÜÇÜK GÖREREK AYNI ZAMANDA TEPKİ BULAN BAYAN...

  • Meryem Altıner
    Meryem Altıner 04.08.2006 - 16:51

    tek diyeceğil o cenaze tam bi prapagasyona dönüştü ya ne o öyle başı açık namaz kılma ve erkek gibi tekbir alma bence bu feminizmi savunan bayanlar kendilerini ezik gören kişiliğinde bozukluk olan ve erkeklerle yarış yapan bilinçsiz cahiller kadın ve erkek eşit olamaz hoş zaten onların dedikleride eşitlik değilde neyse hangi tarihde görülmüş imamın arkasında bir kadının namz kıldığı şarkı türkü söyleyerk cenazenin götürüldüğü yazık diyorum başkada bişey demiyorum yazık benim yurdumun kadınlarına

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 04.08.2006 - 15:24

    tabutumun çevresinde hırstan gözü dönmüş,sadece kendi doğrularını sevebilen gerisini elinin tersiyle iten, sevgi yoksunu bakışlar fırlatan bir yumak kadın istemezdim...

    kadın zariftir..naiftir..şakayıktır efendim... biçtiğiniz kıyafet uymaz hanımefendi mizacına,fıtratına....vâesefâ!

    yaşadığı gibi ölür öldüğü gibi haşrolur insan...

    vesselâm..

  • Bay Grey
    Bay Grey 04.08.2006 - 14:16

    Feministte olsan ölüyosun sonunda.

  • Kemal Kan
    Kemal Kan 04.08.2006 - 08:53

    80 li yıllardı sanırım star ilk özel televizyondu,bende bir lokantada izliyorum proğramı. Zamanın Şanlıurfa belediye başkanı (Şu Uluslararası tarım fuarına israilli firmaları sokmayan) ile raportaj yapıyordu Duygu Asena.Bir soru sormuştu başkana neden urfaya genelev açtırmaya müsade etmiyorsunuz deye.Başkanın cevabı manidar..İlk sermaye siz olurmusunuz? ........suskunluk.....

  • Filiz Söylemez
    Filiz Söylemez 04.08.2006 - 00:08

    allah rahmet eylesın...o kadınların sesıydı..kadınlar kendılerını savunamazdı o savunurdu..toplumda kadının degerını artırdı çok caba sarfetti..ama hala kadınlarımız olması gereken sevıyede degıl ve asla da olamayacak galıba bu gıdısle:((mekanın cennet olsun duygu asena..

  • Fatma Özer
    Fatma Özer 03.08.2006 - 12:04

    Allah rahmet eylesin..arkadaşlarınada akıl fikir versin

  • Hakan Akbulak
    Hakan Akbulak 02.08.2006 - 21:29

    eğer bir gün ölürsem,
    mezarıma gelip de,
    sarı güller dikersin..
    'O da bir 'sarı gül'dü ne çabuk soldu',
    dersin...

  • Enes Kaya
    Enes Kaya 02.08.2006 - 19:47

    dünya hafifledi bi taş daha yuvarlanıp gitti

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 02.08.2006 - 10:45

    kadın.

  • Gulengunes
    Gulengunes 02.08.2006 - 09:19

    Kadınlarımızın hertürlü özgür,haklı, yaşama ve onları uyandırma çabalarıyla, o cesaretli yüreğiyle korkmadan,hiç bişeyden sakınmadan, tabulaşmış konuları ortaya serip haykırması beni hep etkiledi..bence bi milattır DUYGU ASENA..iyi ki varmışsın ve şimdi RAHMETLE anıyoruz seni..yapacağın,öğreteceğin,söyliyeceğin daha çok şey vardı eminim..MEKANIN CENNET OLSUN..

  • İch Bins
    İch Bins 01.08.2006 - 23:56

    allah rahmet eylesin.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 01.08.2006 - 22:47

    DUYGU ASENA VE KADIN MAHFİLLERİ
    M.NİHAT MALKOÇ

    Kadın olsun erkek olsun, erkek yanlısı olsun feminist olsun herkes günü gelince göç ediyor bu fani dünyadan. Geriye sadece bıraktığımız bir hoş seda kalıyor. Şayet bırakabilmişsek… Gerisi kısa zamanda nisyan bulutlarına karışıyor.

    Feministliğiyle adını duyuran kadın yazarlarımızdan Duygu Asena da fani ömrünü noktaladı. Beyin tümörü tedavisi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde 31 Temmuz 2006 Pazartesi sabaha karşı solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti. Kısa sayılabilecek ömrüne çok şeyler sığdıran Asena, yaşadığı sürece hep gündem oluşturdu.

    Türkiye, Duygu Asena’yı feminist düşüncenin en ateşli savunucusu olarak tanıdı. Kadın hakları için birçok faaliyetin içinde bulunan Asena, bu konuyu köşe yazılarında ve kitaplarında sürekli gündeme getirdi, adeta hafızalara nakşetti. Kadın derneklerinin organize hareket etmesi için uğraştı. Erkeklere karşı, hep kadınların yanında ve yakınında yer aldı.

    Duygu Asena, 1946 yılında İstanbul’da doğmuştu. İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nden mezun olan Asena bir süre Haseki Hastanesi Çocuk Kliniği’nde pedagog olarak çalışmıştı. Daha sonra bir reklâm şirketinde metin yazarı olarak çalışan Asena’nın ilk yazısı 1972 yılında Hürriyet gazetesinde yayınlanmıştı. Gazeteciliğe ‘Şirin’ imzasını kullanarak başlayan Asena; Kadınca, Onyedi, Ev Kadını, Bella, Kim, Negatif dergilerini yönetti. Milliyet gazetesinde başladığı köşe yazarlığını Cumhuriyet ve Yarın’da sürdüren Asena’nın ilk kitabı ‘Kadının Adı Yok’ geniş bir okur kitlesine ulaştı, çok ses getirdi. Bu ifade adeta feminizm davasının sloganı oldu. Kitap 1998 yılında müstehcen bulundu, iki yıl sonra Atıf Yılmaz tarafından filme alındı. Duygu Asena, iki yıldır beyin tümörü tedavisi görüyordu.

    Onun en çok bilinen ve ses getiren eseri ‘Kadının Adı Yok’, ilk defa 1987’de yayımlandı ve rekor kırarak bir yıl içinde kırk baskı yaptı. Aynı yıl Nokta dergisinin düzenlediği “Doruktakiler” yarışmasında ve Boğaziçi Üniversitesi’nden yedi bin öğrencinin katıldığı en başarılı kitap seçiminde en fazla oyu alarak yılın kitabı seçildi.

    Ne var ki Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, 1988’in nisan ayında kitabı küçüklere zararlı yayın ilan ederek poşette satılmasına karar verdi. Ancak yazar tarafından açılan dava sonucu, kitap 1991 yılında aklandı. ‘Kadının Adı Yok’ aynı yıl Hollanda ve Almanya’da bu ülkelerin dillerine çevrilerek yayımlandı ve üst üste birkaç baskı yaptı. Hollanda’da ayrıca ikinci bir yayınevi tarafından cep kitabı olarak da basıldı. 1994’te Yunanistan’da piyasaya çıkarak best-seller oldu.

    Duygu Asena bu kitabında, temiz, rahat, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyeti kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hislerle dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele ediyor. Bu kadın, pürüzsüz bir tenden kırışıklıklara uzanan zaman içinde kendisi için var olabilmeyi hedefliyor. Bütün engellere rağmen bunu başarıyor.

    Bu satılarla tanıtılan kitabın yazarı Duygu Asena, feminizmin dozunu kaçıran biri olarak bazen kadınlarla erkeklerin arasını açtı. Kadını erkeğin karşısına dikerek erkeğe meydan okuttu. Elmanın birer yarısı olarak niteleyebileceğimiz iki karşı cinsi çok farklı dünyaların insanları olarak sundu. Her şeyin sevgi ve hoşgörüyle halledilmesinin hayırlara vesile olacağı gerçeğini kavga ve meydan okumayla değiştirdi. Fakat onun duygu ve düşüncelerine katılmayanlar katılanlardan daha çoktu. Çünkü Asena’nın mücadele tarzı sertti; erkeği pasifize etmeye yönelikti.

    Duygu Asena’nın kadınlara (belki bilmeyerek yaptığı) zararının yarında pek çok yararı da oldu şüphesiz... Özellikle kırsal kesimde erkekler tarafından şiddete maruz bırakılan ve sürekli ezilen kadınların biraz olsun gözünü açtı. Bir kısım erkeklerin ipliğini pazara çıkardı. Ezilmenin ve baskının kader olmadığı gerçeğini onlara gösterdi. Keşke kadının görevleri ve hakları konusunda biraz olsun İslâmî kaynaklara bakarak hareket etseydi, İslâmî hükümlerden ilham alsaydı; o zaman yürüttüğü dava daha temelli olurdu. Üstelik kadınlarla erkekler arasındaki güvensizlik ve nefret uçurumu oluşmazdı.

    Kadın mahfilleri her zaman olduğu gibi cenazede de Asena’nın yanındaydı. Mor Çatı’dan Çağdaş Kadınlar Derneği’ne kadar herkes yılmaz bir savaşçıyı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeydi. Fakat onların içinde nice Duygu Asenalar vardır. Umarım kadınları savunurken erkeklerin haklarını ihlâl etmezler.

    Feminist yazar Duygu Asena’nın cenazesi de sıra dışı oldu. Asena’nın cenazesi sarı güllerle süslendi. Tabutu kadınlar taşıdı. Kadın derneklerinin üyeleri cenazeyi adeta bir meydan okumaya dönüştürdü. Hüzünden çok öfke vardı insanların yüzünde. Alkışlar ve şarkılar da cabası… Bu öfkenin kime karşı ve niçin olduğunu herkes gibi ben de anlamakta zorlandım.

    Asena’nın inancını ve din karşısındaki tavrını sorgulayacak değilim. Onun eserlerini okuyanlar bu konuda yeterince bilgiye sahiptirler. Bu hususta bize söz düşmez. En iyisini muhakkak ki Allah bilir. Ne diyelim Allah yine de amelince rahmet eylesin.

  • İmran Tekin
    İmran Tekin 01.08.2006 - 22:03

    hiç hazetmediğim insan tipi dünya onada kalmadı

  • Elif Elena
    Elif Elena 01.08.2006 - 18:58

    sarı çiçekli tabut

  • Efsun Gürsoy
    Efsun Gürsoy 31.07.2006 - 21:29

    Onüç yaşından beri okuduğum yazar... Örnek aldığım, yazılarıyla bana ışık tutan adeta akıl hocam olan insan. Dunden beri öyle üzgünümki,... Sanki çok yakından tanıdığım bir ablamı kaybetmişim gibi...
    Eminim benim gibi birçok kadında üzgün. Çünkü sen Türkiye'deki birçok kadının sesi, kimlik arayışlarındaki bir yol göstericiydin.

    Ne diyeyim Allah Rahmet Eylesin ve Tüm sevenlerinin Sağolsun! ! !

  • Ulaş Umut
    Ulaş Umut 31.07.2006 - 17:28

    Ülkemizdeki kadın özgürlüğü hareketinin sembollerinden birisiydi,Demokrattı,özgürlükçüydü bir çok şeyi göze almıştı gazetelerden atıldı,ölüm tehditleri aldı
    Bunun dışında ülkenin demokrasi ile ilgili olan bir çok probleminde de öncüydü,gözü karaydı

    Kadının İnsan haklarını savunan köy köy dolaşıp en ücra koşelerde bile kadınlara kucak açmıştı

    Bazı yobaz kafalar sevmez ama bari ölüme saygı gösterin

    O kadın hakları konusunda bir devrimciydi ALLAH rahmet eylesin

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 31.07.2006 - 12:16

    Allah rahmet eylesin...Geleneği göreneği, dini alet edip kadınları çaresiz ve korumasız bırakanların başına milyonlarca Duygu Asena versin...

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 31.07.2006 - 11:55

    Ne soyadı değişti ne kafası...
    Asena'ların en bi Asena'sı...(A.R.E.)

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca 31.07.2006 - 11:43

    diş macununu ortadan sıkarak kullanma hakkı olan insan...

  • Ali Çetin
    Ali Çetin 31.07.2006 - 11:32

    benim için sadece din düşmanını andırıyor.bazıları için ölüm en hayırlısıdır.bu gibi insanlarda erkenden ölerek kurtuluyorlar.uzun yaşayıpta insanlığın midesini bulandırmalarına Allah (cc) izin vermedi.O Allah ki ne güzeldir.....

  • Hatice Dikilitaş
    Hatice Dikilitaş 30.07.2006 - 22:00

    bugün hayattan giden çok güzel bir insan....Allah rahmet eylesin.......

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 30.07.2006 - 18:47

    feminist hatun............... ben eşitlikten yanayım..... :))

  • Nesrin Gelincik
    Nesrin Gelincik 30.07.2006 - 18:07

    Duygu Asena...kadınların sessiz çığlıklarını dile getirdiği için kabul görmedi..
    ama bir erkek de hissedip anlayabiliyor ve aktarabiliyorsa..düşünmek gerek..

    Fıkralarda bile yoktur, yarım hamile olmak. Ama hayatta var.

    Bu devirde kadin olmak, yari hamile olmak gibi bir sey. Ayni anda hem hamile olmak, hem olmamak, hem de olmak-olmamak gibi yani...

    Hem seksi ve erkeksi savasci Zeyna, hem de giyinip suslenip Ken'i bekleyen Barbie Bebek olmak.

    Hem erkeklerle, ayni okullarda esit sartlarda okumak. Hatta daha iyi olmak. Hem de ise girebilmek icin patronlara 30'una kadar evlenmeme, cocuk yapmama sozu vermek.

    Her sabah cocuklarinin anasi,sevdiginin kadini olarak uyanmak. Tum disi icgudulerinle aynada hos birini gorene kadar cabalamak.

    Ve ardindan ekmegin pesine dusmek. Erkek gibi calismak.

    Isinde mantikli.Disarda duygusal olmak.Isinde atik, yirtici, tuttugunu koparan. Evinde narin, hassas, sefkatli olmak.

    Guzellik bir yere kadar deyip.O bir yere bir turlu varamamak.

    Hic bitmeyen guzel, bakimli, ince, genc kalabilme cabalari vermek.
    Kozmetiklere,estetik mudahalelere servet yatirmak.

    Nice okullar, universiteler okumak.

    Masterlar, doktoralar yapmak.

    Ama hayatin anlamini ille de bir erkekte bulmak.

    Saygideger es, muhtesem ev sahibi,basarili is kadini.

    Cok ciddi toplantilar, buyuk pazarliklar yapmak.

    Bunlari yaparken giydigin ciddi pantolon takimlarin altina seksi jartiyer giymeyi unutmamak.

    Ah seni becermek icin ne taklalar atan bu adamlarin, senin namusunu korumak icin seferber olup kurallar koymasina gulmek.

    Bu devirde kadin olmak.

    Ardi ardina degisimler gecirmek.

    Bitmek tukenmek bilmeyen sizofreniler yasamak.

    Bu devirde kadin olmak. Dedim ya.. Yari hamile olmak gibi birsey. Ayni anda hem hamile olmak, hem olmamak, hem de olmak-olmamak gibi....



    Can Dündar

  • Sidar Cam
    Sidar Cam 30.07.2006 - 16:51

    türkiye feminist tarihi'ndeki en önemli kadındır. bugün kadın hakları konusunda insanların 'normal' kabul ettiği şeyleri çok önceden söylemiş, büyük tepkiler almıştır. bu anlamda itibarı iade edilmesi gereken insandır. mücadelesini takdir ediyorum ve bir kadın olarak bana kattıklarından dolayı minnetlerimi sunuyorum. 1 ağustos salı günü, 11:00'de AKM'de yapılacak anmadan sonra cenazesi kalkacaktır. tüm kadınları o'nu uğurlamaya davet ediyorum.

  • Nekre Guyane
    Nekre Guyane 10.03.2006 - 19:54

    yaşıtlarımı özgürlük adına fikirleriyle zehirleyen kadın.

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 27.11.2005 - 01:28

    kıs! bacılık yararına bi iş olurdu işte fena mı? ben sizin için amerikalardan cön kaçırırdım...

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz 27.11.2005 - 01:24

    karşı cepheye geçti sanırsam :))

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 27.11.2005 - 01:21

    çıkma! kanser ol, ye bitir :)

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz 27.11.2005 - 01:19

    şiiiişşşttt çık içinden dalgalının çabuk :))

  • Nilüfer Akman
    Nilüfer Akman 24.11.2005 - 16:34

    Anlayabilme kapasitesi olana tabi ama son derece doğru bir insan.düşüncelerin de yanlış yada abartı hiçbirşey olamayan sadece kelimeler yoluyla açınızı genişletmeye,hemcinlerinin gözünü açmaya ve onların haklarını korumaya çalışan bir kadın.üstünlüğü kendinde hak görenlere ve olmayan bu hakkı varmışcasına kabul edenlere tahammül edemeyen bir kadın.kısaca aklını kafatasında sadece taşımak yerine kullanan biri.

  • Elif Dursun
    Elif Dursun 14.08.2005 - 19:00

    işi eleştirmekten başka bişey olmayan bi insan işte..

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 08.06.2005 - 12:55

    yazar ha...nedir terimlerini birleştirip kitap yapıp piyasaya çıkarsak daha kaliteli olur be...
    nedir terimleri? ? ?
    valla iyi fikir...

  • Göktürk Kutluhan
    Göktürk Kutluhan 13.11.2004 - 13:01

    feminist kadın yazar.

  • Betül Güz
    Betül Güz 17.09.2004 - 19:26

    beyin kanseriymiş; üzüldüm; allah şifasını versin...

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 21.12.2003 - 12:22

    Duygu Asena

    19 Nisan 1946'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde pedagoji okudu. İki yıl pedagog olarak çalıştı. 1972 yılında Hürriyet Gazetesi'nde gazeteciliğe başladı. Kelebek Gazetesi'nde köşe yazarlığı, muhabirlik yaptı. Ayrıntılı Haber Gazetesi'nde muhabirlik yaptı. 1976-78 yılları arasında Man Ajans'ta metin yazarlığı görevinde bulundu. 1978'de Gelişim Yayınları'na Genel Yayın Yönetmeni olarak girdi ve Kadınca ile birlikte Onyedi, Ev Kadını, Bella Bayan, First gibi pek çok dergi yönetti. Bu dönem içinde Söz, Sabah, Güneş gazetelerinde köşe yazarlığı, yöneticilik ve röportaj yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor.Duygu Asena ayrıca Umut Yarıda Kaldı, Yarın Cumartesi, Bay E adlı üç filmde rol aldı.

    * Duygu Asena; annesi, Mustafa Kemal'in yaveri Şevket Öntersev'in kızıdır. Öndersev bilahare CHP Gümüşhane Milletvekili tayin edilir. Babası Muhtar Asena da koyu bir CHP'lidir.
    * Amcası Vacid Asena, Birinci Dünya Savaşında İsmet İnönü'nün emir subayıdır. Suriye cephesinde İnönü'nün atı vurulur, esir düşme tehlikesi doğar. Onun üzerine İnönü emir subayı Vacit Asena'nın atını gasp ederek kaçmayı başarır. Ama atsız kalan Vacid Asena esir düşer ve o günden sonra İnönü düşmanı olur. İnönü'ye karşı Demokrat Parti'yi tutar.
    * Kadının Adı Yok kitabıyla meşhur olan Duygu Asena, Kadınca ve Kim dergilerinde yöneticilik yaptı. Feminist kimliğiyle öne çıktı.
    * Duygu Asena'nın adı bir ara Turizm Bakanlarından Abdülkadir Ateş ile aşk dedikodularına karıştı.


    ESERLERİ:

    *Kadının Adı Yok 1987 yılında yayınladı. Kitap bir yıl içinde 40 baskı yaparak Türkiye'de satış rekoru, daha sonra filme çekilerek gişe rekoru kırdı. 40. baskının satışları sürerken, Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından muzır bulunarak satışı yasaklandı. Bunun üzerine Duygu Asena'nın açtığı davada kitap aklandı. Yeni baskıları yayınlandı.Kitap 53 baskısıya ulaştı.Bu arada Kadının Adı Yok, Almanya, Hollanda ve Yunanistan'da, bu dillere çevirilerek yayımlandı. İlk baskıları kısa sürede tükendi... Yunansitan'da 'best seller' oldu.

    *İkinci kitabı Aslında Aşk Da Yok, Kadının Adı Yok'un devamı niteliğindedir. 36. baskıya ulaşan bu kitap da Almanya, Hollanda ve Yunansitan'da yayımlandı.

    *Üçüncü kitabı Kahramanlar Hep Erkek 14 öyküden oluşuyor. Bu kitap Kasım 1992'de piyasaya çıktı 18 baskı yaptı.

    *Kadınca'daki sevilen yazılardana derlediği dördüncü kitabı Değişen Bir Şey Yok, Temmuz 1994'de piyasaya çıktı, gazete bayilerinde 20 bin liradan satışa sunularak, farklı bir yayıncılık anlayışı getirdi ve bir haftada 70 bin adet satarak yeni bir rekor kırdı.

    *Beşinci kitabı olan Aynada Aşk Vardı çıktı. Kitap dört ayda 12 baskı yaptı.

  • Zeynel Celik
    Zeynel Celik 16.08.2003 - 08:02

    Eli kalem tutabilen, fakat yazmasını bilmeyen ünlü Türk o.....larından.

  • Gamze Uzun
    Gamze Uzun 15.08.2003 - 23:43

    aslında aşk yok, kadının adı da yok, adlı iki eserinide okudum.Bazı yerlerde doğru değindiği yerler war ama hep mi erkekler haksız hiçmi haklı olduğu noktalar yok bu heriflerin yaaa.fazla feminist diyeceğim ama onun yaptığı feministliğe bile girmiyor.Yani erkeklerin bu kadarda kötülenmesine karşıyım.erkekler olmadan bi hayat düşünemiyorum.ve erkekleri çoook seviyorum nolursa olsun! ! ! ! ! ! ! !