sevgili ile bütünleşmek mi desem... onda kaybolmak mı desem... o, ben, ben de o mu oldum desem... tek kalp mi oldum desem... tek beden mi oldum desem, kase içinde sunduğu zehiri, şarap diye içerim mi desem... bilmem ki ne desem.....?
GECİKME ya zamanından erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım hep erken giderim mutsuzluğa ya her şey bitmiştir çoktan ya hiçbir şey başlamamıştır öyle bir zamanına geldim ki yaşamın ölüme erken sevgiye geç yine gecikmişim bağışla sevgilim sevgiye on kala,ölüme geç NAZIM HİKMET RAN
bir tek senin görebileceğin bir yerden sana gülümsüyorum... onların duydukları kahkahalarım değil aşkı tarif gerekirse sana anlatayım aşk ne biliyor musun benim sana yaşadığım, senin durmadan üstüne bastığın...
Yaprak Dökümü . elli bin siir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatir elli bin filim seyrettim yapraklarin dökümünü gösterir elli bin kere gördüm yaprak dökümünü düsüslerini sürünüslerini çürüyüslerini yapraklarin elli bin kere duydum ölü hisirtilarini kunduramin altinda avucumda ve parmaklarimin ucunda ama yaprak dökümüne rastlamak yine de burar içimi hele bulvarlarda yaprak dökümüne hele kestaneyseler hele çocuklar geçiyorsa oralardan hele günesliyse hava hele iyi bir haber almissam o gün dostluk üstüne........ :))))) hele o gün sancimiyorsa yüregim hele sevdigimin beni sevdigine inaniyorsam o gün hele o gün insanlarla ve kendimle aram iyiyse yaprak......... :))) dökümüne rastlamak burar içimi hele bulvarlarla yaprak dökümüne hele kestaneyseler.
Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları unzip etmenin zamanı geldi.Seni ram'ının alamayacağı kadar çok seviyorum. Sana karşı bütün protectlerim disable durumda.Seni ilk gördüğüm anda formatlandım. Bütün cache'lerim durdu, shadow ramlarla ayakta duruyorum. Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz. Senden başka her şey benim için bad command or file name. Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz'in beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor. Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ben, seninle evlenmek istiyorum Buket. Seninle mutlu bir ağ yapılandırması oluşturmak istiyorum. TCP/IP, netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapılandırmamıza Microsoft ağları için istemci ekleyebiliriz. Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımcı var, kendimi senin için upgrade ettirebilirim. Evleninceye kadar da söz; sana hiç bir şey inser etmeyeceğim. Evlenmeden önce DR NORTON'dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs taramasından gececeğiz. Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software'lerle ilişkim olmadı. Senin için hardware'i taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği hardware güzelliğinden önde gelir. Buket, seninle biz çok DVD'ler seyredeceğiz. Sana evlilik yıldönümünde 48 hızlı rewritable dvd alacağım. Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak. Tatillerimizde ikimiz de birer Windows gezgini olacağız. Daha sonra da ver elini internet. Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına yirmi bir inch plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin. Aksamları dizlerinin üzerinde bir lap top gibi yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim Buket. Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat edeceğiz. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs. anlarsın ya acıcık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun baş köşesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlık 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler. O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı aksamları tedris falan oynayabiliriz. Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram'i gerektiriyorsa uygulayacağız. Birbirimizden fikir download'unu bir gurur meselesi yapmayacağız. Aramızda ayrı gayri olmayacak, bu ağın Server'ı benim demeyeceğiz hiçbir zaman. Herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak. hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var. Seni istemek için Server’ini gönderen o herifin sitesini crack ettim, anasını da hack edeceğim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Buketcigim. TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom'larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile. Nikahımızda da real player çalacak... Home page'indekilere de çok selam, her bytini öpüyorum, CPU'm daima seninle.
Not: CPU'umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez. Eğer connection isteğime reply etmezsen partitionumu silip bootuma virüs bulaştıracağım. Benden söylemesi...
MEVLANA ne güzelde tanımlamış aşkı AŞK bir güneşe benzer sönmez ateşe benzer AŞK ı bilmeyenler tıpkı bir taşa benzer diye MEVLANA bana göre aşkı şöyle anlatmak istemiş AŞAK demek ölmek demektir ölmekse yaradan uğruna olur yaradılan için ölünmezki istisnalar hariç yaradılan ancak sevilir bir taş nereden bilebilirki AŞK ı yokki ruhu yokki canı AŞK aşkaşak kökenli bir kelimedir aşkaşak hindistanda yetişen bir ağaçtır aslında tek bir ağaç deyildir bütünlemşmiş sımsıkı sarılmış sadakati anlatan bir ağaçtır saygılarımla woodenart
Aşk, insanlara Allah’ın ihsanı. Çirkinde bile güzellikler gösterir. Gaye Hakk’a ulaşma olunca daha manidar. Aşk mesafeleri yakınlaştıran ışık hızı, ehli dilin büründüğü tevekkül zarfı, dosta giden yolda azık.
‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir.
Romantik aşk o insanın en büyük ödülüdür. Romantik aşkı tam manasıyla yaşamaya muktedir olabilecek tek insan bütün ihtirası işi olan adamdır. Çünkü aşk bir erkeğin veya kadının karakterinde sahip olduğu en köklü değerlerden dolayı kendisine karşı duyduğu saygının bir ifadesidir. İnsan bu değerleri paylaştığı kişiye aşık olur. Eğer insanın açıkca tanımlanmış değerleri ve ahlaki bir karakteri yoksa başkasını da takdir edemez. Bu açıdan, Pınar’dan okuyucular tarafından sürekli atıfta bulunulan bir alıntı yapmak istiyorum:' ‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir'
Kişinin kendi mutluluğu en yüksek amaçdır ve fedakarlık gayri ahlakidir.Bu ilke başka herhangi bir konuda olduğundan fazla aşkta geçerlidir. Eğer aşıksanız, bu aşık olduğunuz kişinin siz ve hayatınız açısından büyük kişisel ve bencil bir öneme sahip olduğu anlamına gelir. Eğer kişiliğiniz yoksa, birine aşık olmanız o kişiyle beraber olmaktan ve onun varlığından hiç bir kişisel keyif ve mutluluk almadığınız, olsa olsa onun size olan ihtiyacına acıyarak kendinizi onun isteklerine feda ettiğiniz anlamına gelebilir. Hiç kimsenin böyle bir durumdan dolayı gurununun okşanmayacağını veya böyle bir anlayışı kabul etmeyeceğini belirtmeme gerek yok.
Aşk kendini bir başkası için feda etmek anlamına gelmez. Aşk kendi ihtiyaç ve değerlerinizin en kapsamlı şekilde dışa vurulmasıdır.
Aşık olduğunuz insana kendi mutluluğunuz için ihtiyaç duyarsınız ve bu ona bahşedebileceğiniz en büyük iltifat ve onurdur.
Aşk tam olarak iğrenç bir şey. Hayatı altüst eden, ondan kurtuluncaya kadar da hep uçlarda yaşatan, kör olası bir şey. Kazandırdıkları kaybettirdikleri yanında o kadar az ki, konuşmaya bile değmez.
aşk, karşılıksız sevmektir hiçbir çıkar gözetmeden asilce aşk gerektiğinde vazgeçebilmektir O'nun mutluluğu için onu kendi ellerinle bir başkasının kollarına bırakarak çekip gitmektir aşk O'nunla hayatını bir gecekonduda çürütebilmektir aşk, bir başkasının mutluluğunu herşeyden üstün görmektir aşk, ölmek değil yaşamak yaşadığını farketmektir aşk, bir başkası için yaşayabilmektir aşk, onun umurunda olmasada hayatını bir başkasına adamaktır
aşk ne midir aşk itattir itimattır! sevdiğinden gelene boyun eğmektir sevdiğinden gelene güvenmektir inanmaktır lütfu da kahrı da hoş diyebilmektir tabi o sevdiğin lütfedebilecek ve kahredebilecekse...
ask ne mutlu ınsandırkı askı bulana ıste ask bıze göre ne ıse ask odur ask bazen saplantı bazen ulasamamak bazen yasama nedenı bazen yok deyıp atmak bazen anlam veremedıgımız duygularadır aslında ask hem herseydır hemde hıc bırseydır yanaı sey gıbı bırseydır ıste tek gercek ne mutlu onu bulabılene....
AŞK BENCİLDİR... ‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir Romantik aşk o insanın en büyük ödülüdür. Romantik aşkı tam manasıyla yaşamaya muktedir olabilecek tek insan bütün ihtirası işi olan adamdır. Çünkü aşk bir erkeğin veya kadının karakterinde sahip olduğu en köklü değerlerden dolayı kendisine karşı duyduğu saygının bir ifadesidir. İnsan bu değerleri paylaştığı kişiye aşık olur. Eğer insanın açıkca tanımlanmış değerleri ve ahlaki bir karakteri yoksa başkasını da takdir edemez. Bu açıdan, Pınar’dan okuyucular tarafından sürekli atıfta bulunulan bir alıntı yapmak istiyorum:' ‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir'
Kişinin kendi mutluluğu en yüksek amaçdır ve fedakarlık gayri ahlakidir.Bu ilke başka herhangi bir konuda olduğundan fazla aşkta geçerlidir. Eğer aşıksanız, bu aşık olduğunuz kişinin siz ve hayatınız açısından büyük kişisel ve bencil bir öneme sahip olduğu anlamına gelir. Eğer kişiliğiniz yoksa, birine aşık olmanız o kişiyle beraber olmaktan ve onun varlığından hiç bir kişisel keyif ve mutluluk almadığınız, olsa olsa onun size olan ihtiyacına acıyarak kendinizi onun isteklerine feda ettiğiniz anlamına gelebilir. Hiç kimsenin böyle bir durumdan dolayı gurununun okşanmayacağını veya böyle bir anlayışı kabul etmeyeceğini belirtmeme gerek yok.
Aşk kendini bir başkası için feda etmek anlamına gelmez. Aşk kendi ihtiyaç ve değerlerinizin en kapsamlı şekilde dışa vurulmasıdır. Aşık olduğunuz insana kendi mutluluğunuz için ihtiyaç duyarsınız ve bu ona bahşedebileceğiniz en büyük iltifat ve onurdur.
Rüzgar ateş için neyse, ayrılık da Aşk için odur; Küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha da güçlendirir.
MEVLANA
aşk....sanki adında bile ateş var...
sevgili ile bütünleşmek mi desem...
onda kaybolmak mı desem...
o, ben,
ben de o mu oldum desem...
tek kalp mi oldum desem...
tek beden mi oldum desem,
kase içinde sunduğu zehiri,
şarap diye içerim mi desem...
bilmem ki ne desem.....?
aşk! sen nesin ki, ne desem...
yaşanması gereken bir duygu seli :-)))
GECİKME
ya zamanından erken gelirim
dünyaya geldiğim gibi
ya zamanından çok geç
seni bu yaşta sevdiğim gibi
mutluluğa hep geç kalırım
hep erken giderim mutsuzluğa
ya her şey bitmiştir çoktan
ya hiçbir şey başlamamıştır
öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
ölüme erken sevgiye geç
yine gecikmişim bağışla sevgilim
sevgiye on kala,ölüme geç
NAZIM HİKMET RAN
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
Yaprak Dökümü
.
elli bin siir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatir
elli bin filim seyrettim yapraklarin dökümünü gösterir
elli bin kere gördüm yaprak dökümünü
düsüslerini sürünüslerini çürüyüslerini yapraklarin
elli bin kere duydum ölü hisirtilarini kunduramin altinda
avucumda ve parmaklarimin ucunda
ama yaprak dökümüne rastlamak yine de burar içimi
hele bulvarlarda yaprak dökümüne
hele kestaneyseler
hele çocuklar geçiyorsa oralardan
hele günesliyse hava
hele iyi bir haber almissam o gün dostluk üstüne........ :)))))
hele o gün sancimiyorsa yüregim
hele sevdigimin beni sevdigine inaniyorsam o gün
hele o gün insanlarla ve kendimle aram iyiyse yaprak......... :)))
dökümüne rastlamak burar içimi
hele bulvarlarla yaprak dökümüne
hele kestaneyseler.
'Her gece uyurken son şey sensin
Uyandığımda da ilk şey yine sensin'
Bende sömurge ve isgal hissi veren bir duygu. Birinin irademin disinda gelip dunyami ve yuregime el koymasi.
YUNUS EMRENİN DEDİGİ GİBİ;
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Geh eserim yeller gibi
Geh tozarım yollar gibi
Geh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürüm ilden ile
şeyh anarım dilden dile
Gurbette hâlim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun oluban yürürüm
Ol yâri düşte görürüm
Uyanıp melûl olurum
Gel gör beni aşk neyledi
Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yâreyim
Dost ilinden âvâreyim
Gel gör beni aşk neyledi
Sevgili Buket,
Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları unzip etmenin zamanı geldi.Seni ram'ının alamayacağı kadar çok seviyorum. Sana karşı bütün protectlerim disable durumda.Seni ilk gördüğüm anda formatlandım. Bütün cache'lerim durdu, shadow ramlarla ayakta duruyorum. Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz. Senden başka her şey benim için bad command or file name. Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz'in beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor. Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ben, seninle evlenmek istiyorum Buket. Seninle mutlu bir ağ yapılandırması oluşturmak istiyorum. TCP/IP, netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapılandırmamıza Microsoft ağları için istemci ekleyebiliriz. Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımcı var, kendimi senin için upgrade ettirebilirim. Evleninceye kadar da söz; sana hiç bir şey inser etmeyeceğim. Evlenmeden önce DR NORTON'dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs taramasından gececeğiz. Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software'lerle ilişkim olmadı. Senin için hardware'i taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği hardware güzelliğinden önde gelir. Buket, seninle biz çok DVD'ler seyredeceğiz. Sana evlilik yıldönümünde 48 hızlı rewritable dvd alacağım. Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak. Tatillerimizde ikimiz de birer Windows gezgini olacağız. Daha sonra da ver elini internet. Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına yirmi bir inch plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin. Aksamları dizlerinin üzerinde bir lap top gibi yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim Buket. Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat edeceğiz. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs. anlarsın ya acıcık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun baş köşesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlık 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler. O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı aksamları tedris falan oynayabiliriz. Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram'i gerektiriyorsa uygulayacağız. Birbirimizden fikir download'unu bir gurur meselesi yapmayacağız. Aramızda ayrı gayri olmayacak, bu ağın Server'ı benim demeyeceğiz hiçbir zaman. Herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak. hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var. Seni istemek için Server’ini gönderen o herifin sitesini crack ettim, anasını da hack edeceğim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Buketcigim. TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom'larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile. Nikahımızda da real player çalacak... Home page'indekilere de çok selam, her bytini öpüyorum, CPU'm daima seninle.
Not: CPU'umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez. Eğer connection isteğime reply etmezsen partitionumu silip bootuma virüs bulaştıracağım. Benden söylemesi...
MEVLANA ne güzelde tanımlamış aşkı AŞK bir güneşe benzer sönmez ateşe benzer AŞK ı bilmeyenler tıpkı bir taşa benzer diye MEVLANA bana göre aşkı şöyle anlatmak istemiş AŞAK demek ölmek demektir ölmekse yaradan uğruna olur yaradılan için ölünmezki istisnalar hariç yaradılan ancak sevilir bir taş nereden bilebilirki AŞK ı yokki ruhu yokki canı AŞK aşkaşak kökenli bir kelimedir aşkaşak hindistanda yetişen bir ağaçtır aslında tek bir ağaç deyildir bütünlemşmiş sımsıkı sarılmış sadakati anlatan bir ağaçtır saygılarımla woodenart
yalan! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
beş dakika sonra gelecekken beş dakika önce gelmesi için sabırsızlandığın var ise eğer...
merak...
mezarlikta acan bir ciciektir.
Aşk, insanlara Allah’ın ihsanı. Çirkinde bile güzellikler gösterir. Gaye Hakk’a ulaşma olunca daha manidar.
Aşk mesafeleri yakınlaştıran ışık hızı, ehli dilin büründüğü tevekkül zarfı, dosta giden yolda azık.
AŞK BENCİLDİR...
‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir.
Romantik aşk o insanın en büyük ödülüdür. Romantik aşkı tam manasıyla yaşamaya muktedir olabilecek tek insan bütün ihtirası işi olan adamdır. Çünkü aşk bir erkeğin veya kadının karakterinde sahip olduğu en köklü değerlerden dolayı kendisine karşı duyduğu saygının bir ifadesidir. İnsan bu değerleri paylaştığı kişiye aşık olur. Eğer insanın açıkca tanımlanmış değerleri ve ahlaki bir karakteri yoksa başkasını da takdir edemez. Bu açıdan, Pınar’dan okuyucular tarafından sürekli atıfta bulunulan bir alıntı yapmak istiyorum:' ‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir'
Kişinin kendi mutluluğu en yüksek amaçdır ve fedakarlık gayri ahlakidir.Bu ilke başka herhangi bir konuda olduğundan fazla aşkta geçerlidir. Eğer aşıksanız, bu aşık olduğunuz kişinin siz ve hayatınız açısından büyük kişisel ve bencil bir öneme sahip olduğu anlamına gelir. Eğer kişiliğiniz yoksa, birine aşık olmanız o kişiyle beraber olmaktan ve onun varlığından hiç bir kişisel keyif ve mutluluk almadığınız, olsa olsa onun size olan ihtiyacına acıyarak kendinizi onun isteklerine feda ettiğiniz anlamına gelebilir. Hiç kimsenin böyle bir durumdan dolayı gurununun okşanmayacağını veya böyle bir anlayışı kabul etmeyeceğini belirtmeme gerek yok.
Aşk kendini bir başkası için feda etmek anlamına gelmez. Aşk kendi ihtiyaç ve değerlerinizin en kapsamlı şekilde dışa vurulmasıdır.
Aşık olduğunuz insana kendi mutluluğunuz için ihtiyaç duyarsınız ve bu ona bahşedebileceğiniz en büyük iltifat ve onurdur.
Ayn RAND
İki dakika görebilmek için, bir ömür boyu onu beklemektir.
MECAZİ ve HAKİKİ AŞK,
Mecazi aşklar zaman zaman insanda üzüntü, sıkıntı ve ızdıraplar yaşatırken...
Hakiki Aşkı bulanlar, huzuru, iç ferhalığını ve daima başarıyı bulmuşlardır.
Mecazi aşklar, Hakiki aşka inkılap ederse bir değer kesbeder. Yoksa sonu hüsran olmuştur
Aşk tam olarak iğrenç bir şey. Hayatı altüst eden, ondan kurtuluncaya kadar da hep uçlarda yaşatan, kör olası bir şey. Kazandırdıkları kaybettirdikleri yanında o kadar az ki, konuşmaya bile değmez.
aşk, karşılıksız sevmektir
hiçbir çıkar gözetmeden asilce
aşk gerektiğinde vazgeçebilmektir
O'nun mutluluğu için onu kendi ellerinle
bir başkasının kollarına bırakarak çekip gitmektir
aşk O'nunla hayatını bir gecekonduda çürütebilmektir
aşk, bir başkasının mutluluğunu herşeyden üstün görmektir
aşk, ölmek değil yaşamak yaşadığını farketmektir
aşk, bir başkası için yaşayabilmektir
aşk, onun umurunda olmasada hayatını bir başkasına adamaktır
Sırrını aşık olan şöyle nihan etsin kim
Duymasın ağladığın dide-i giryanı bile
Kays'a eydün ben bela deştinde ser-gerdan iken
Uğramasın yanıma billahi ol sersem yanar
aşk ne midir aşk itattir itimattır! sevdiğinden gelene boyun eğmektir sevdiğinden gelene güvenmektir inanmaktır lütfu da kahrı da hoş diyebilmektir tabi o sevdiğin lütfedebilecek ve kahredebilecekse...
aşk hiçbirzaman pişman olmamaktır
aşkın sahrasını gezsem serseri
bende mecnun gibi divane olsam
ruhum gibi harap görsem her yeri
yıkılsam yıkılsam virane olsam
en zor kelime...
pişiren...
yaşamaya değer kılan...
vaz geçiren... sebep olan...
daha açık:
gözden düşen bir damla...
ha mutlu... ha kahır...
yakmaz mı? ...
(haddim olmayarak....)
ask ne mutlu ınsandırkı askı bulana ıste ask bıze göre ne ıse ask odur ask bazen saplantı bazen ulasamamak bazen yasama nedenı bazen yok deyıp atmak bazen anlam veremedıgımız duygularadır aslında ask hem herseydır hemde hıc bırseydır yanaı sey gıbı bırseydır ıste tek gercek ne mutlu onu bulabılene....
AŞK BENCİLDİR...
‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir
Romantik aşk o insanın en büyük ödülüdür. Romantik aşkı tam manasıyla yaşamaya muktedir olabilecek tek insan bütün ihtirası işi olan adamdır. Çünkü aşk bir erkeğin veya kadının karakterinde sahip olduğu en köklü değerlerden dolayı kendisine karşı duyduğu saygının bir ifadesidir. İnsan bu değerleri paylaştığı kişiye aşık olur. Eğer insanın açıkca tanımlanmış değerleri ve ahlaki bir karakteri yoksa başkasını da takdir edemez. Bu açıdan, Pınar’dan okuyucular tarafından sürekli atıfta bulunulan bir alıntı yapmak istiyorum:' ‘Seni seviyorum’ diyebilmek için ilk önce ‘ben’ demeyi bilmek gerekir'
Kişinin kendi mutluluğu en yüksek amaçdır ve fedakarlık gayri ahlakidir.Bu ilke başka herhangi bir konuda olduğundan fazla aşkta geçerlidir. Eğer aşıksanız, bu aşık olduğunuz kişinin siz ve hayatınız açısından büyük kişisel ve bencil bir öneme sahip olduğu anlamına gelir. Eğer kişiliğiniz yoksa, birine aşık olmanız o kişiyle beraber olmaktan ve onun varlığından hiç bir kişisel keyif ve mutluluk almadığınız, olsa olsa onun size olan ihtiyacına acıyarak kendinizi onun isteklerine feda ettiğiniz anlamına gelebilir. Hiç kimsenin böyle bir durumdan dolayı gurununun okşanmayacağını veya böyle bir anlayışı kabul etmeyeceğini belirtmeme gerek yok.
Aşk kendini bir başkası için feda etmek anlamına gelmez. Aşk kendi ihtiyaç ve değerlerinizin en kapsamlı şekilde dışa vurulmasıdır.
Aşık olduğunuz insana kendi mutluluğunuz için ihtiyaç duyarsınız ve bu ona bahşedebileceğiniz en büyük iltifat ve onurdur.
Ayn RAND
aşk çok kötü bişiiiiiii........