Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yunus emre sizce ne demek, yunus emre size neyi çağrıştırıyor?

yunus emre terimi Aerol Göksu tarafından 15.05.2001 tarihinde eklendi

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 15.07.2017 - 00:30

    Bizim yunus... ne güzel bir tanım..

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık 20.06.2013 - 19:27

    Yunus Emre'nin kim olduğuna dair bir şeyler yazmak anlamsız olur çünkü kimse tam olarak biyografisini bilmiyor...
    En iyisi kendi sözlerinden onu anlamaya çalışmak....

    Geldi geçti ömrüm benim
    Şol yel esip geçmiş gibi
    Hele bana şöyle gele
    Şol göz yumup açmış gibi....

  • Şükûfe Nihâl
    Şükûfe Nihâl 19.06.2013 - 20:56

    baktım tarot falına
    damda gördüm yüzünü
    fistan yassı dokuyup
    gör ne dersin pazumu

  • Naz Akman
    Naz Akman 28.05.2013 - 00:33

    Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme...

  • Naci Püskülcü
    Naci Püskülcü 03.09.2012 - 11:37

    Yunus aşk demektir, Yunus sevgi demektir! Halkımızda Yunus’u o kadar çok sevmiştir ki, sahiplenmek istemiştir, bu nedenle mezarı olduğu iddia edilen Anadolu’da pek çok yer vardır.

    Bunlar;

    Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy;
    Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu;
    Bursa; Aksaray ili Ortaköy ilçesi'nde;
    Ünye;
    Kula'da Emre köyü;
    Erzurum, Tuzcu(Dutçu) köyü;
    Isparta'nın Gönen ilçesi;
    Afyon'un Sandıklı ilçesi;
    Sivas,
    Tokat'ın Niksar,
    Limni Adası

  • Erol Sürmeli
    Erol Sürmeli 23.07.2011 - 17:17

    '...düşündüm ki yalnızlık.. yoktur. yüreğin varsa, yalnız değilsin. gönlün varsa.. seni yalnız bırakmaz.. hele aklın.. aklın varsa zaten başına bela olur, istesen de yalnız kalamazsın… istesen de'

  • Bekir Koç
    Bekir Koç 23.07.2011 - 00:15

    Yunus Emre; ALLAH Sevgisi, İnsan Sevgisi.

  • Bekir Koç
    Bekir Koç 23.07.2011 - 00:13

    yunus emre; mana ve hümanizm.

  • Lââ Lemân
    Lââ Lemân 09.08.2010 - 15:15

    Cana cefa kıl ya vefa
    Kahrın da hoş, lutfun da hoş,
    Ya derd gönder ya deva,
    Kahrında hoş, lutfun da hoş.

    Hoştur bana senden gelen:
    Ya hilat-ü yahut kefen,
    Ya taze gül, yahut diken..
    Kahrında hoş lutfun da hoş.

    Gelse celalinden cefa
    Yahut cemalinden vefa,
    İkiside cana safa:
    Kahrın da hoş, lutfun da hoş.

    Ger bağ-u ger bostan ola.
    Ger bendü ger zindan ola,
    Ger vasl-ü ger hicran ola,
    Kahrın da hoş, lutfun da hoş.

    Ey padişah-ı Lemyezel!
    Zat-ı ebed, hayy-ı ezel!
    Ey lutfu bol, kahrı güzel!
    Kahrında hoş, lutfun da hoş.

    Ağlatırsın zari zari,
    Verirsen cennet-ü huri,
    Layık görür isen nari,
    Kahrında hoş, lutfun da hoş.

    Gerek ağlat, gerek güldür,
    Gerek yaşat gerek öldür,
    Aşık Yunus sana kuldur,
    Kahrında hoş, lutfun da hoş.

    Yunus Emre

  • Taylan Akalın
    Taylan Akalın 08.03.2010 - 23:39

    Elinde bağlamasıyla maniler.deyişler söyleyen
    bir halk ozanı kesinlikle değildir.İlim irfan sahibi,
    Ömrü,gönlü ilahi aşkla dolu olan bir tasavvuf şairidir.

  • Esra Gök
    Esra Gök 05.12.2009 - 21:17

    İŞ HİZMETTE

    Yûnus Emre, mânevî, bir işâret alarak,
    Vardı Tapduk Emre'nin hizmetine koşarak.

    Otuz yıl hizmet edip, zannetti ki, kendinde,
    İlerleme olmadı, mânevî âleminde.

    Üzüntüden kendini, atıverdi dağlara,
    Baş açık, yalın ayak, dolaşırken bir ara,

    Bir gün iki kişiye, rastladı birden bire,
    Onları çok severek, dost oldu onlar ile.

    Yemek vakti gelince, duâ etti birisi,
    O anda indi gökten, yemek dolu bir tepsi.

    Üçü de yiyip içip, şükrettiler Allah'a,
    Akşam vakti öbürü, duâ etti bir daha.

    Yine aynı şekilde, bir tepsi indi gökten,
    Öyle ki bu yemekler, nefisti ötekinden.

    Üçüncüde Yûnus'a dönerek o müminler;
    'Sıra sende, şimdi de, sen duâ et.' dediler.

    O zaman Yûnus Emre, kaldırdı ellerini,
    Dedi ki: 'Yâ İlâhî, mahcup eyleme beni.

    Onlar kimin ismiyle, duâ ettiler ise,
    O zâtın hürmetine, bir sofra gönder bize.'

    Duâsı biter bitmez, baktılar biraz sonra,
    İndi gökten bu sefer, daha büyük bir sofra.

    Dediler: 'Ey arkadaş, nasıl oldu bu öyle,
    Sen kimin hürmetine, duâ ettin ki böyle? '

    Dedi ki: 'Siz söyleyin, siz nasıl ederdiniz?
    Siz kimin yüzü suyu, hürmetine derdiniz? '

    Dediler: 'Taptuk Emre, yanında hizmet yapan,
    Yûnus'un hürmetine, istiyorduk her zaman.'

    Yûnus bunu duyunca, dergâha döndü yine,
    Yattı Taptuk Emre'nin, kapısının önüne.

    O zaman hocasının, görmüyordu gözleri,
    Evde, el yordamıyla, yürüyordu ekseri.

    Çıkıyorken, ayağı, takılınca bir şeye,
    Dedi: 'Bizim Yûnus mu, gelip yatmış eşiğe.'

    Ve elinden tutarak, kaldırdı onu yerden,
    Yûnus, Yûnusluğunu, kazanmıştı o günden.

    Dağdan odun taşırdı, yıllarca o dergâha,
    O mânevî kapıdan, ayrılmadı bir daha.

    Yûnus unutulmadı, yüzyıllar geçse bile,
    Zîrâ hizmet etmişti, üstâdına zevk ile.

  • Esra Gök
    Esra Gök 05.12.2009 - 21:16

    Yunus Emre


    Tasavvuf ehli ve halk şâiri. Hayâtı ve kimliği hakkında kesin mâlûmat yoktur. Şiirleri, asırlar boyunca zevkle ve hayranlıkla okunmuş, yalnız bizde değil, birçok ülkelerde de alâka uyandırmış bulunan müstesnâ bir şahsiyettir. 80 sene kadar yaşadığı, Eskişehir’in Mihalıçcık kazâsına bağlı Yûnus Emre köyünde, 1320 (H.720) senesinde vefât ettiği ve buraya defnedildiği kaynakların tetkikinden anlaşılmaktadır. Vefâtı için başka târihler ve başka yerler de bildirilmektedir.

    Çocukluğu hakkında bilgi olmayan Yûnus Emre, bir işâret üzerine genç yaşta Tapduk Emre’nin yanına gitti. Otuz seneden fazla onun hizmetinde bulundu ve ondan feyz aldı. Hattâ bâzı kaynaklar, Tapduk Emre’nin kızını Yûnus Emre’ye verdiğini, hem talebesi, hem de dâmâdı olduğunu kaydetmektedir.

    Yûnus Emre, Tapduk Emre'nin hizmetinde bulunurken, mânevî âleminde bir ilerleme olmadığını zannederek, üzüntüsünden dağlara, kırlara düştü. Yolculuğunda bir gün iki kimseye rastladı. Onlarla arkadaş oldu. Her öğün bunlardan biri duâ eder, duâlarının bereketi ile bir sofra yemek gelirdi. Duâ sırası Yûnus Emre’ye geldi. O da duâ etti. Duâda, “Yâ Rabbî benim yüzümü kara çıkarma! Arkadaşlarım kimin hürmetine duâ ettiyse, onun hürmetine duâmı kabûl et! ” dedi. Duâ bitince, iki sofra yemek geldi. Arkadaşları; “Kimin yüzü suyu hürmetine duâ ettin? ” diye sordular. Yûnus Emre; “Önce siz söyleyin.” dedi. Arkadaşları da; “Biz, Tapduk Emre’nin kapısında hizmet eden Yûnus’un hürmetine diye duâ ettik.” dediler. Bunun üzerine Yûnus Emre durumunu anlayıp, tekrar Tapduk Emre’nin yanına döndü ve kapısının önüne yattı. Tapduk Emre’nin gözleri görmüyordu. Kapının önüne varıp, ayağı bir şeye takılınca; “Bu bizim Yûnus değil mi? ” diye sordu ve onu kabûl etti. O andan îtibâren Yûnus Emre, halkın dillerinden düşüremediği ilâhileri söylemeye başladı.

    Senelerce hocasına dağdan odun taşıdı. Getirdiği odunlar ip gibi düzgün idi. Hocası; “Ey Yûnus, bu ne iştir? Hiç eğri odun getirmiyormuşsun.” buyurunca; “Efendim, bu kapıya eğri odun yakışmaz.” cevâbını verdi.

    Anadolu ve diğer Türk illerinde çok sevilen Yûnus Emre’den başka bu sevgi, saygı ve hayranlık için başka bir örnek yok gibidir. Her bakımdan milletimizi birbirine bağlayan mânevî bir toplayıcılığı vardır. Onda, toplumumuzun iç yapısındaki aynı hisler, duygular ve değer yargıları bulunmaktadır. Onu unutturmayan sebep budur. Anadolu’da Yûnus Emre’nin Dîvân’ının bulunmadığı, ilâhîlerinin okunmadığı ev yok gibidir.

    Yûnus Emre, şiirlerini arûzla ve daha çok hece vezniyle yazmıştır. Şiirleri açık, derin mânâlı, samîmî ve heyecanlıdır. İlâhî aşk, varlık, yokluk, hayat, ölüm meseleleri ve bunlara bağlı olarak, dünyânın fânîliği gibi meseleleri en iyi şekilde şiirle anlatmıştır.

    Yûnus Emre’yi aynı yolda tâkib eden birkaç şâir daha görülmüştür. Bunlardan bilinenlerden ikisi; “Âşık Yûnus” ve “Derviş Yûnus”tur. Yunus Emre’nin en önemli tâkipçisi olan Âşık Yûnus Bursa’lı olup, 1430 (H.843) yılında vefât etmiştir. Her iki şâirin şiirlerini birbirlerinden ayırmak zordur. Yûnus Emre, Celâleddîn-i Rûmî'nin sohbetlerinde bulunmuştur. Bu sohbetlerin, yetişmesinde büyük rolü olmuştur.

    Yûnus Emre’de günü birlik konulara rastlanmaz; geçim endişesi, âile sıkıntısı, evlât acısı, yakınlarının şahsî ve âilevî meselelerine hemen hemen hiç yer vermez. O, insanlığın umûmî kader çizgisi üzerinde durmuştur. Bunlar; kabir, ömrün geçişi, ölüm, Allahü teâlâya îmân ve yalvarma, dînî esaslar, insanın yalnızlığı, aşk, nasîhatler ve hayâtın gâyesi gibi insanlığa has meselelerdir.

    Her yerde, her seste, her renkte, her zaman Allahın varlığını idrâk eden Yûnus Emre, bu dilsiz varlıkların büyük tanıtışındaki gizli dilin hayrânıdır.

    Yûnus Emre, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm ile bütün yakınlarının, dört halîfenin, hazret-i Peygamberin soyundan gelenlerin, bütün İslâm âlimlerinin ezelî âşığıdır. Hiçbir bâtıl cereyana kapılmadığı gibi, onlar karşısında ahlâkî nizâmı, din sevgisini ve gerçek tasavvufu koruyan kültür ve sanat seddi olmuştur. İhlâs ile, her şeyi Allah rızâsı için yapmayı her zaman söylemiştir. Yûnus Emre için 'Dervişlik', herkese faydalı olmak ülküsüdür. Şiirlerinde tembelliği, tufeyli ve faydasız olmayı kınamıştır.

    Şerîat, tarîkat yoldur varana,
    Hakîkat, mârifet andan içerü.

    diye, hakîkî tasavvufu da o târif etmişitir.

    1408 yılında Osmanlı Türklerine esir düşen ve Anadolu’da 20 yıl kadar kalmış olan Mülbacher isimli bir yabancı, Yûnus Emre’ye âit şiirleri, ilâhileri duymuş, öğrenmiştir. Memleketine döndüğünde, Yûnus Emre’nin şahsiyetinde İslâmı anlatmış, kitaplar yayınlamış, yazılar yazmıştır. Büyük ün sâhibi Avusturyalı târihçi Hammer de, Yûnus Emre’ye âit şiirler ve ilâhilere yer vermiş, bundan sonra da Batı ülkelerinde Yûnus ismi çok yaygınlaşmıştır.

    Eserleri: Yûnus Emre’nin bilinen iki eseri vardır: 1) Risâlet-ün-Nushiyye: Mesnevî şeklinde arûz (Fâilâtün Fâilâtün Fâilün) vezniyle yazılmış, tasavvufî, ahlâkî, dînî bir eserdir. Anadolu’da başlayan Türk Edebiyâtında görülen ilk nasihatnâmedir.

    2) Dîvân: Yûnus Emre Dîvânı’nın birçok yazma nüshaları vardır. Fakat bu dîvândaki bütün şiirlerin Yûnus Emre’nin olduğu söylenemez. Yûnus tarzında, daha sonraki şâirlerin yazdığı şiirler de karışmıştır. Taş basması nüshaları da vardır. Yûnus Dîvânı yine Anadolu’da başlayan Türk edebiyâtının ilk dîvânı durumundadır.

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 05.11.2009 - 19:56

    madonnaya esin kaynağı olmuş
    yaşadığı çağları aşabilmiş
    sarayın sırtını döndüğü halkın yarattığı
    bilge ozan

  • Gece Yürüyüşü
    Gece Yürüyüşü 05.11.2009 - 11:35

    İlahi Aşkı, Ölümü ve İnsan Sevgisini hala O' nun 700 küsur yıl önce yazdığı beyitlerden öğreniyoruz. Bu mutlaka O'nun güzel gönlünün büyüklüğü de 700 yıldır okuduğunu anlayamayan bizlerin hali nicedir? ? ?

  • Gece Yürüyüşü
    Gece Yürüyüşü 05.11.2009 - 11:28

    Bana Seni Gerek Seni

    Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
    Ben yanarım dünü günü, bana seni gerek seni

    Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

    Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır
    Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni

    Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
    Sensin gece, gündüz gün endişem, bana seni gerek seni

    Sufilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek
    Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni

    Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar
    Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni

    Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri
    İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni

    Yunus'dur benim adım, gün geldikçe artar odum
    İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

    YUNUS EMRE

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.09.2009 - 10:10

    İlahi Aşkın duayeni bizim Yunus Emre.
    Halk ozanı bizim Yunus Emre.
    Anadolu ereni bizim Yunus Emre.

    Bunun için dee oğlumun adı da Yunus Emre.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.09.2009 - 10:08

    700 YIL ÖNCE YAZDIKLARINI O KADAR DURU BİR TÜRKÇE İLE YAZMIŞ Kİ, BU GÜN BİLE HERKES OKUYUP ANLAYABİLİYOR.

    Oysa 40-50 yıl önce yazılmış bazı şiir ve yazıları anlamak için lügat kullmak gerkiyor.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.09.2009 - 09:59

    SARI ÇİÇEK (YUNUS EMRE)

    Sordum sarıçiçeğe annen baban var mıdır?
    Sordum sarıçiçeğe annen baban var mıdır?
    Çiçek derki derviş baba annem babam topraktır
    Çiçek derki derviş baba annem babam topraktır

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe evlat kardeş var mıdır?
    Sordum sarıçiçeğe evlat kardeş var mıdır?
    Çiçek derki derviş baba evlat kardeş yapraktır
    Çiçek derki derviş baba evlat kardeş yapraktır

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe niçin boynun eğridir
    Sordum sarıçiçeğe niçin boynun eğridir
    Çiçek der derviş baba özüm hakka doğrudur
    Çiçek der derviş baba özüm hakka doğrudur

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe niçin benzin sarıdır
    Sordum sarıçiçeğe niçin benzin sarıdır
    Çiçek der derviş baba ölüm bize yakındır
    Çiçek der derviş baba ölüm bize yakındır

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe size ölüm var mıdır?
    Sordum sarıçiçeğe size ölüm var mıdır?
    Çiçek derki derviş baba ölümsüz yer var mıdır?
    Çiçek derki derviş baba ölümsüz yer var mıdır?

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe sen kimin ümmetisin
    Sordum sarıçiçeğe sen kimin ümmetisin
    Çiçek derki derviş baba Muhammet ümmetim
    Çiçek derki derviş baba Muhammet ümmetim

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

    Sordum sarıçiçeğe sen beni bilir misin?
    Sordum sarıçiçeğe sen beni bilir misin?
    Çiçek derki derviş baba sen YUNUS değil misin?
    Çiçek derki derviş baba sen YUNUS değil misin?

    Hak ilahe illallah Allah la ilahe illallah

  • Ayşegül Uğur
    Ayşegül Uğur 18.07.2009 - 15:33

    Gönlü umman kadar,ateşi dünya kadar,aşkı ancak aşığından anlaşılan,bir yüce insan.'Bir ben vardır bende benden içeri'der.Alır götürür beni benden ötelere.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 17.05.2009 - 21:48

    Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil
    Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 10.05.2009 - 12:54

    Yaratılanı severim yaratandan ötürü..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.04.2009 - 21:17

    Ete-kemiğe büründüm,
    Yunus diye göründüm.
    Yunus EMRE

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.04.2009 - 21:17

    Ete-kemiğe büründüm,
    Yunus diye göründüm.
    Yunus EMRE

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.04.2009 - 21:16

    Dervişlik olaydı taç ile kırka,
    Biz dahi alıdık otuza kırka.
    Yunus EMRE

  • Melike Öztürk
    Melike Öztürk 02.02.2009 - 18:35

    sevdiğim ve aşık olduğum adam yunusemre...

  • Swarthy
    Swarthy 29.01.2009 - 21:49

    Din u millet sorar isen, aşıklara din ne hâcet,
    Aşık kişi harâb olur, harâb bilmez din diyânet.

    Aşıkların gönlü gözü mâşuk diye gitmiş olur,
    Ayrûk surette ne kalır, kim kılısar zühd u tâat.

    Tâat kılan uçmâğ için, din tutmayan tâmu için,
    Ol ikiden fariğ olur, neye benzer bu işâret.

    Her kim dostu sever ise, dosttan yana gitmek gerek
    İşi gücü dost olucak, cümle işten olur azâd.

    Onun gibi mâşûkanın haberini kim getirir,
    Cebrail-i Mürsel sığmaz, böyle olundu işâret.

    Soru hesap olmayısar, dünya ahret kovana,
    Münker u Nekir ne sorar, terkolucak cümle murâd.

    Havf u recâ gelmez onda, varlık yokluk bırakana,
    İlm u amel sığmaz onda, ne terazi var ne sırât.

    Ol kıyamet pazarında, her bir kula baş kaygısı,
    Yunus sen aşıklar ile hiç görmeyesin kıyamet...

    Yunus

  • Swarthy
    Swarthy 29.01.2009 - 21:48

    Din u millet sorar isen, aşıklara din ne hâcet,
    Aşık kişi harâb olur, harâb bilmez din diyânet.

    Aşıkların gönlü gözü mâşuk diye gitmiş olur,
    Ayrûk surette ne kalır, kim kılısar zühd u tâat.

    Tâat kılan uçmâğ için, din tutmayan tâmu için,
    Ol ikiden fariğ olur, neye benzer bu işâret.

    Her kim dostu sever ise, dosttan yana gitmek gerek
    İşi gücü dost olucak, cümle işten olur azâd.

    Onun gibi mâşûkanın haberini kim getirir,
    Cebrail-i Mürsel sığmaz, böyle olundu işâret.

    Soru hesap olmayısar, dünya ahret kovana,
    Münker u Nekir ne sorar, terkolucak cümle murâd.

    Havf u recâ gelmez onda, varlık yokluk bırakana,
    İlm u amel sığmaz onda, ne terazi var ne sırât.

    Ol kıyamet pazarında, her bir kula baş kaygısı,
    Yunus sen aşıklar ile hiç görmeyesin kıyamet...

    Yunus

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 17.01.2009 - 15:58

    Bizim Yunus.

  • Aliye
    Aliye 04.03.2008 - 14:29

    ben gelmedim dava için
    benim işim sevgi için
    dostun evi gönüllerdir
    gönüller yapmaya geldim

    diyendir..

  • Masal Perisi
    Masal Perisi 28.01.2008 - 23:37

    Şu aralar Devler Tiyatroları'nda bir oyun var.'Yûnus Dürür Benim Adım'.13. yy. şairi Yûnus Emre'nin Hacı Bektaş Veli ve Taptuk Emre ile maceralarını,kısacası hayatını anlatıyor.Tavsiye ederim.

  • Gani Kapicigil
    Gani Kapicigil 20.09.2007 - 20:24

    Ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
    Yar bu ne yaradır melhem bulunmaz
    Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
    Varıp yare gider hiç geri dönmez

    Aşık olan gönül aşktan usanmaz
    Ahiret korkusun bir pula saymaz
    Aşk pazarıdır bu canlar satılır
    Satarsın bu canı hiç kimse almaz
    Dönüp de bakmaz

    Dönüp dönüp sana öğüt verirler
    Dünya malı ile gözün boyarlar
    Aşık öldü deyi sala verirler
    Ölen hayvan olur aşıklar ölmez

    Aşık olan gönül aşktan usanmaz
    Ahiret korkusun bir pula saymaz
    Aşk pazarıdır bu canlar satılır
    Satarsın bu canı hiç kimse almaz
    Dönüp de bakmaz

  • Nevzat Dağlı
    Nevzat Dağlı 27.08.2007 - 16:59

    Yunus’a varmak

    Güzele duyulan özlemin gözde
    Tütüşü Yunus’a götürür beni
    Bilincin nabzının bir ince sözde
    Atışı Yunus’a götürür beni

    Dost bakışı güzel gözlü bir eşin
    Yardım eli gönlü birlik kardeşin
    Günü aya teslim eden güneşin
    Batışı Yunus’a götürür beni

    Bir ağacın kökü, dalı, yaprağı
    Anayla yavrunun çıkarsız bağı
    Bir tohumun yarmak için toprağı
    İtişi Yunus’a götürür beni

    Bugünün daha ak olması dünden
    Dostluğun evreni sarması candan
    Bir yoksulun bir yoksulu elinden
    Tutuşu Yunus’a götürür beni

    Çiçeğin emekle sinmesi balda
    Yaşamın yeniden doğması külde
    Bir kuşun özgürce seçtiği dalda
    Ötüşü Yunus’a götürür beni

    Nevzat gölgesinde O Yüce Us’un
    Umut dolu düşler için uyusun
    Karaman’da mezarında Yunus’un
    Yatışı Yunus’a götürür beni

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 10.04.2007 - 22:28

    Hakkı nasıl bulursun
    Hakka kul olmayınca
    Erenler eşiğine
    Yaslanıp yatmayınca.

    der Yunus Emre'm

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 18.02.2007 - 12:14

    Dervişlik olaydı tac ile hırka
    Biz dahi alırdık otuza kırka.

    Yunus Emre

  • Tolga Mert
    Tolga Mert 17.02.2007 - 21:27

    Yolunun tozu olsam..

  • Edaa
    Edaa 27.12.2006 - 03:28

    Yol odur ki, doğru vara
    Göz odur ki, Hakkı göre
    Er odur ki alçak dura
    Yüceden bakan göz değil

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 11.12.2006 - 09:31

    Ete kemige büründüm, yunus diye göründüm!

  • Nalan Bezirgan
    Nalan Bezirgan 10.12.2006 - 12:06

    Taşdın yine deli gönül
    Sular gibi çağlar mısın
    Aktın yine kanlı yaşım
    Yollarımı bağlar mısın
    Nidem elim ermez yare
    Bulunmaz,derdime çare
    Odum ilimden avera
    Beni bunda eğler mısın

  • Bilge Sem
    Bilge Sem 04.11.2006 - 00:51

    erkek arkadasımın adı:D

  • Serdar Samatyalı
    Serdar Samatyalı 30.10.2006 - 18:23

    Büyük ozanlarımızdan Yunus... Aleviliğin özünü kavramıştır... Bütün insanlar neden onun hümanist olduğunu merak ediyordu... Yanıt basitti çünkü aleviliği benimsemişti ulu ozanımız, bizim ozanımız...

    Gözündeki perde inmişti...

  • Mahmut Cengiz
    Mahmut Cengiz 07.08.2006 - 17:32

    yunus emre aşkı aşığı maşuğu hatırlatıyor..mvf

  • Ses Sizlik
    Ses Sizlik 26.07.2006 - 20:07

    Seni gerçek olandan ayıran herşeyi ayıkla,
    kaybolup gideceklerdir.

    ~ Yunus Emre ~

  • Uğur Albayrak
    Uğur Albayrak 17.07.2006 - 11:32

    Yunus Emre Aşk adamıdır! Aşıkır! aşık değil Aşık!

  • Derya
    Derya 24.05.2006 - 13:33

    İlahi aşkla kendinden geçmiş bir Hak aşığı,Türkçenin gelmiş geçmiş en iyi şaiiri herkesin gönlünde taht kurmuş sevgi ve gönül adamı,,,


    Yunus Emrenin beni ilk duyduğumda beni derinden etkileyen şiiri:

    GER TAŞ İSEN

    Sana ibret gerek ise,gel göresin bu sinleri

    Ger taş isen eriyesin,bakıp görücek bunları

    Şunlar ki çoktur malları, gör nice oldu halleri

    Son ucu bir gömlek imiş,anın da yoktur yenleri

    Kanı mülke benim deyen,köşk ü saray beğenmeyen

    Şimdi bir evde yaturlar, taşlar olmuş üstünleri

    Bunlar geri gelmeyeler,zühdü taat kılmayalar

    Bu beyliği bulmayalar, zira geçti devranları

    Kani ol şirin ol sözlüler, kani ol şirin sözlüler

    Şöyle kaybolmuş bunlar,hiç belirmez nişanları

    Ne kapı vardır giresi,ne yamek vardır yiyesi

    Şöyle kaybolmuş bunlar, hiç belirmez nişanları

    Bunlar bir vakit beyler idi,kapıcılar korlar idi

    Gel imdi gör bilmeyesin,bey hangisidir ya kulları

    Ne kapı vardır giresi, ne yemek vardır yiyesi

    Ne ışık vardır göresi,dün olmuştur gündüzleri

    Bir gün senin dahi Yunus, benim dediklerin kala

    Seni dahi böyle ide, nitekim etti bunları

    Yunus Emre

  • Serdar Samatyalı
    Serdar Samatyalı 17.05.2006 - 15:20

    İnsanları salt sevmenin anlamı YUNUS EMRE

  • İmran Tekin
    İmran Tekin 07.05.2006 - 23:03

    MADEMKİ CAN TENDEDİR
    BÜTÜN İSYAN BENDEDİR

  • İrem
    İrem 30.04.2006 - 19:16

    acep şu yerde var m ola
    şöyle garip bencileyin
    bağrı başlı gözü yaşlı
    şöyle garip bencileyin

  • Nurettin Özmen
    Nurettin Özmen 17.04.2006 - 11:22

    Yunus Emre bence dostluk,kardeşlik,engin bir hoşgörü ve edep demektir. Ayrıca nefsi ıstılah etme çabası,zikr deryasında erime,kendini unutma,Hakk'a vuslat gayesi yolunda her eziyete göğüs germe gibi kavramlar bize ilk önce Yunus Emre'yi hatırlatır.

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 22.03.2006 - 11:04

    Evvel kapı şeriattır,emri nehyi bildirir
    Yuya günahlarını her bir kur'an hecesi !

    İkincisi tarikattır,kulluğa bel bağlaya
    Yola doğru varanı yargılaya hocası !

    Üçüncüsü marifettir,canın gözünü açar
    Bu mana sarayının Arş'a değin yücesi !

    Dördüncüsü hakikattir,eren her şeyi bula
    Bayram ola gündüzü Kadir ola gecesi !

    Baki gerçekler demine hu dost Allah eyvallah hu !

  • Yasemin Doga
    Yasemin Doga 21.03.2006 - 16:09

    Yunus Emre'ye Selam adlı kitabında şöyle diyor Sabahattin Eyüboğlu:

    Masallara göre Yunus bir orta Anadolu köylüsüymüş. Taştan topraktan ekmeğini çıkaran, yağmur yağmayınca aç kalan bir Anadolu köylüsü.

    Yunus bir gün tohumsuz kalır. Tohumsuz kalan Yunus Emre eşeğine dağdan alıç, yani yabani elma, acı yalnızlıkların en tatlı dostu olan meyvayı yükler, buna karşılık biraz tohumluk buğday aramaya çıkar.

    Durduğu başlıca yerlerden biri de Hacı Bektaş tekkesidir. Yunus alıçlarına karşılık tekkeden buğday istiyor. Hacı Bektaş sorduruyor: Buğday yerine nefes verse olmaz mı diye kendisine. Yunus ille de buğday istiyor. Hacı Bektaş her alıca bir nefes verelim diyor. Olmaz diyor Yunus. Her çekirdek başına bir nefese kadar çıkıyor Hacı Bektaş. Yunus da buğday diye dayatıyor. Bunun üzerine Hacı Bektaş Yunus'a götürebileceği kadar buğday verdiriyor.

    Sevine sevine toprağına dönerken yolda bir düşüncedir alıyor Yunus'u. Herhalde diyor kendi kendine, bu insan büyük bir insan olmasa nefesini istemediğime kızar bu kadar cömertçe buğday vermezdi bana. Bir çuval buğday böyle bir insandan daha mı değerli benim için?

    Anlıyor çiğlik ettiğini, dönüyor geriye. Alın buğdayı geri ben nefes isterim, diyor. Ama Hacı Bektaş onu Taptuk Emre'nin tekkesine yolluyor; senin kilidi ona verdik diyor.

    Yunus ne der bir dinleyelim:

    Taptuğun tapusunda
    Kul olduk kapusunda
    Yunus miskin çiğ idik
    Piştik elhamdülillah.

    Vardığımız illere
    Şol safa gönüllere
    Baba Taptuk manisin
    Saçtuk elhamdülillah.

    Yunus Emre Taptuk Emre tekkesinde kırk yıl kadar eğitim görmüş, çile doldurmuştur.

    1991 yılı tüm dünyada 'Yunus Emre Sevgi ve Barış Yılı' olarak kabul edilmiş ve çeşitli etkinliklerle Yunus Emre felsefesi irdelenmiştir. Ahmet Adnan Saygun'un 'Yunus Emre Oratoryosu' da bu etkinlikler çerçevesinde birçok ülkede seslendirilmiştir.