Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yahya kemal beyatlı sizce ne demek, yahya kemal beyatlı size neyi çağrıştırıyor?

yahya kemal beyatlı terimi Barış Çalışkan tarafından 25.06.2003 tarihinde eklendi

  • Beyaz Gelincik
    Beyaz Gelincik 29.04.2009 - 00:40

    YAHYA KEMAL BEYATLI..... Edebiyat dünyasının en ünlü şairlerindendir.......
    Pek çok şiirlerini okumuşumdur :))
    MEHLİKA SULTAN.....
    Benim için unutulmayanlar arasındadır...

  • Ali Katrancı
    Ali Katrancı 15.02.2009 - 13:01

    ş.urfanın eski millet vekillerinden

  • Sema Demirel
    Sema Demirel 22.09.2008 - 18:56

    Yahya Kemal ölümünden kısa bir süre önce şunları söylemiştir;

    Ölmek kaderde var; yaşayıp köhnemek hazin,
    Buna bir çare yok mudur ya Rabbilâlemin!

    Necip Fazıl gibi ölümü öldürenlerdendir O.

  • Cgl Cgl
    Cgl Cgl 24.08.2007 - 01:22

    insan hayal ettiği müddetçe yaşar...
    hayalsiz ve umutsuz yaşanmaz...
    demiş...

  • Senem Sahin
    Senem Sahin 24.08.2007 - 01:04

    yahya kemal beyatlı türk şiirinin kelime sihirbazı,türk şiirinin kuyumcusu
    ve dili en iyi kullanan şairidir.

  • Mehlika Ersan
    Mehlika Ersan 15.06.2007 - 00:05

    sormuşlar Ankara'nın en çok neresini seviyorsunuz diye
    cevap 'İstanbul'a giden yolunu' olmuş
    ezansız semtler adlı harika yazısıyla, serin servi kelimesini 8 yılda bulmasıyla, sessiz gemisiyle ve İstanbul sevdasıyla meşhur aruzcu şair

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 09.04.2007 - 00:17

    istanbul aşığı vatan şairi...

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 08.02.2007 - 15:22

    Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız, Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar! insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar!

  • Funda Keskinoğlu
    Funda Keskinoğlu 04.08.2006 - 15:39

    Hülyâsı kalmayınca hayatın ne zevki var?
    Bitsin hayırlısıyla bu beyhûde sonbahar,
    Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
    Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi......

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 15.04.2006 - 21:32

    dönen yok seferinden...bak seneler geçti!

  • Murat Faust
    Murat Faust 13.04.2006 - 10:22

    'Sessiz Gemi' adlı şiiriyle gönlümde taht kuran yüce şair...

  • Sibel Dertli
    Sibel Dertli 10.01.2006 - 15:15

    Yahya Kemal bende anne sevgisini çağrıştırıyor.Şöyle der şiirinde:Zıll-i mader ki o en büyük canandır! O yalnızlıkların şairiydi.Annesinden vatanından ayrı kalması onu derinden yaralamıştır.Bir çok şiiri bestelenmiştir.İstanbul hayranıdır.

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 07.01.2006 - 21:05

    Ahmet Agah :)

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 07.01.2006 - 20:55

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

  • Nihade Sıfır
    Nihade Sıfır 25.11.2005 - 10:01

    şık bir yanlız adam..

  • Feyza Ayyıldız
    Feyza Ayyıldız 11.11.2005 - 09:51

    Şiir yazan şair
    Türkçeye aşık şair
    'Baktım konuşurken daha bir kerre güzeldin
    daha bir kerre duydum İstanbul'u sesinde'

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 20.09.2005 - 15:06

    Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
    Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye'de
    Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
    Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
    Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
    Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
    Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir,
    Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
    Bir geliş var! .. Ne mübarek, ne garib alem bu! ..
    Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu...
    Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
    O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
    Bu sukünette karıştıkca karanlıkla ışık
    Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;
    Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
    Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.
    Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,
    Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.
    Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
    Adamış sevdiği Allah'ına bir böyle yapı.
    En güzel mabedi olsun diye en son dinin
    Budur öz şekli hayal ettiği mimarının.
    Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
    Seçmiş İstanbul'un ufkunda bu kudsi tepeyi;
    Taşımış harcını gazileri, serdarıyle,
    Taşı yenmiş nice bin işcisi, mimarıyle.
    Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
    Uhrevi bir kapı açmiş buradan gökyüzüne,
    Taa ki geçsin ezeli rahmete ruh orduları..
    Bir neferdir bu zafer mabedinin mimari.
    Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
    Ben de bir varisin olmakla bügün mağrurum;
    Bir zaman hendeseden abide zannettimdi;
    Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi,
    Senelerden beri ru'yada görüp özlediğim
    Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim.
    Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
    Görüyor varliğının bir yere toplandığını;
    Büyük Allah'ı anarken bir ağızdan herkes
    Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses;
    Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
    Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!
    Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
    Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbir'i
    Ne kadar saf idi siması bu mu'min neferin!
    Kimdi? Banisi mi, mimarı mı ulvi eserin?
    Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
    Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
    Yüzü dünyada yiğit yüzlerinin en güzeli,
    Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
    Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
    Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
    Vatanın hem yaşıyan varisi hem sahibi o,
    Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
    Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
    Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.
    Karşı dağlarda tutuşmus gibi gül bahçeleri,
    Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
    Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
    Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
    Çok yakından mı bu sesler, cok uzaklardan mı?
    Üsküdar'dan mı? Hisar'dan mı? Kavaklar'dan mı?
    Bursa'dan, Konya'dan, İzmir'den, uzaktan uzağa,
    Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
    Şimdi her merhaleden, taa Beyazıd'dan, Van'dan,
    Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
    Ne kadar duygulu, engin ve mübarek bu seher!
    Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
    Dinliyor hepsi büyük hatıralar rüzgarını,
    Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
    Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
    Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
    Kosva'dan, Niğbolu'dan, Varna'dan, İstanbul'dan..
    Anıyor her biri bir vak'ayı heybetle bu an;
    Belgrad'dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar'dan mı?
    Son hudutlarda yücelmiş sıra-dağlardan mı?
    Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
    Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor! ..
    Adalar'dan mı? Tunus'dan mı, Cezayir'den mi?
    Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
    Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
    O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?
    Ulu mabedde karıştım vatanın birliğine.
    Çok sükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
    Yaşıyanlarla beraber bulunan ervahı.
    Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 11.09.2005 - 18:24

    girdiğin aynada geçmiş gibi diğer küreye
    sorma bir saniye, şüpheyle, sakın; 'yol nereye'

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 26.07.2005 - 23:43

    Bizim edebiyat hocamız Mualla hanımın da öğretmenidir kendileri...

  • Resul Coşkun
    Resul Coşkun 30.06.2005 - 15:06

    ÖLMEK DEĞİLDİR, ÖMRÜMÜZÜN EN FECİ İŞİ,
    MÜŞKÜL BUDUR Kİ, ÖLÜMDEN EVVEL ÖLÜR KİŞİ.

    (Yahya kemal beyatlı)

  • Boran
    Boran 22.05.2005 - 21:07

    Şiirde şahika...

  • Boran
    Boran 22.05.2005 - 21:07

    Nesirde cami avlusunda dilekçe yazarı...

  • Boran
    Boran 22.05.2005 - 21:06

    Dilini anlamaktan mahrum bırakıldığımız değer...

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 23.04.2005 - 22:29

    Birgün deniz,ölgündü,bir oltayla balıkta
    Kuşlar gibi yalnız,yapayalnızdım açıkta...

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 10.04.2005 - 15:46

    Dünyada sevilmiş ne seven nafile bekler
    Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler...

  • Beyza
    Beyza 05.03.2005 - 23:30

    Gözlerden uzaklaşınca dünya
    Bin bir geceden birinde guya
    Başlar rü'ya içinde rü'ya.

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 05.03.2005 - 00:53

    Ne harabi,ne harabatiyim
    Kökü mazide olan atiyim!

  • İrem
    İrem 04.02.2005 - 16:13

    GEÇMİŞ YAZ
    Rüya gibi bir yazdı.Yarattın her hevesinle,
    Her anını her rengini her şi' rini hazdan.
    Hala doludur bahçeler en tatlı sesinle!
    Birgün bir uzak hatıra özlersen o yazdan

    Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin:
    Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde,
    Mehtap, iri güller... ve senin en güzel aksin
    Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde!

  • İrem
    İrem 02.02.2005 - 19:50

    SİSTE SÖYLENİŞ
    Birden kpandı birbiri ardınca perdeler...
    Kandilli,Göksu,Kanlıca,İstinye nerdeler?
    Son zümrüt ortasında,muzaffer,akıp giden
    Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır,neden?
    Benzetmek olmasın ama sana dünyada bir yeri;
    Eylül sonunda böyledir isviçre gölleri
    Bir devri lanetiyle boğan sairin Sis 'i,
    Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu 14.09.2004 - 03:06

    Rindler serisi ve Mehlika sultan dışında neden önemli.

  • Bugrahan Karaoglu
    Bugrahan Karaoglu 19.08.2004 - 20:44

    'hep istanbula yazıyorsun şiirlerini...istanbul diyorsunda başka bir şey demiyorsun..ankaranın neresini seviyorsun? ' diye soran birine verdiği cevap 'istanbul çıkışını'

    o bir istanbul manyağıydı..istanbulu onun kadar güzel anlatan ve istanbula onun gibi bakabilen bir ikinci şair tanımıyorum..en az onun kadar istanbul delisiyim...

  • Bugrahan Karaoglu
    Bugrahan Karaoglu 19.08.2004 - 20:38

    Hafızın kabri olan bahçede bir gül varmış
    Yeniden hergün açarmış kanayan rengiyle
    Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
    Eski şiraz ı hayal ettiren ahengiyle

    Ölüm asude bahar ülkesidir bu rinde
    Gönlü buhurdan gibi yıllarca tüter
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde
    Her gece bir gül açar her gece bülbül öter...

    Ruhumu alıp götüren bir kaç şairden biri..

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 05.08.2004 - 17:37

    Yahya Kemal Beyatlı

    1884 yılında Üsküp'te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunu. Başlangıçta Sultan II.Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e kaçtı. Fransa'da Siyasal Bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kalarak düşüncelerinde değişmeler oldu. Fransa'da dokuz yıl kaldı. Fransız edebiyatını ve edebiyatçılarını yakından tanıma imkânı buldu. Onlardan etkilendi. Bir ara Nev-Yunanî bir şiirin peşine düştü. Doğu Dilleri Okulu'na devam ederek Arapça ve Farsça'sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. 1913 yılında İstanbul'a döndü. Darüşşafaka, Medresetü'l-Vâizin ve Darülfünûn'da Tarih ve Edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı'na katıldı.

    1923'te Urfa milletvekili seçildi. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevler alarak Türkiye'yi temsil etti. Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul milletvekilliği yaptı. Pakistan büyükelçiliği görevinde iken emekli oldu (1949) ve yurda döndü. Tedavi için Paris'e gitti. Bir yıl sonra da öldü.

    Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Aruzla yazdı. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şair oldu. Sanatta ve edebiyatta millî ve manevî değerlere bağlı kaldı.

    ESERLERİ

    Şiirleri Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş, Bitmemiş Şiirler.

    Fikir ve Hatıra Kitapları:Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi Hikayeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Edebiyata Dair, Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Tarih Muhasebeleri, Mektuplar-Makaleler

    Yahya Kemal Ahmet Hamdi Tanpınar YAPI KREDİ YAYINLARI

    'Yahya Kemal Beyatlı
    Şiire Adanmış Bir Yaşam Sermet Sami Uysal YAHYA KEMAL'İ SEVENLER DERNEĞİ
    '

    Yahya Kemal'in Dünyası Süheyl Ünver ŞEHİR YAYINLARI

    Yahya Kemal YAPI KREDİ YAYINLARI


    Yahya Kemal (Eve Dönen Adam) Beşir Ayvazoğlu ÖTÜKEN NEŞRİYAT


    Yahya Kemal Beyatlı Heyet TOKER YAYINLARI


    Mektepten Memlekete, Fotoğraflarla Yahya Kemal'in Yaşam Öyküsü Konur Ertop SEL YAYINLARI


    Yahya Kemal Beyatlı Alim Kahraman ŞULE YAYINLARI


    Yahya Kemal Ahmet Hamdi Tanpınar DERGAH YAYINLARI


    Yahya Kemal Cengiz Doğru,İsa Kocakaplan DAMLA YAYINLARI


    Yahya Kemal Beyatlı Yaşamı ve Yapıtlarını Okuma Kılavuzu Kemal Bek ÖZNE YAYINLARI


    Yahya Kemal Beyatlı Muzaffer Uyguner BİLGİ YAYINEVİ

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 12.01.2004 - 15:07

    YAHYA KEMAL
    Yıl 1884, Aynı yılda; Aşık Veysel, Ömer Seyfettin, Ahmet Haşim doğmuştur. Tesadüf işte.Yahya Kemal Fransa’ya gitme macerası tamamen farklıdır. İlk önce ateist Yahya Kemal…Onda din, vatan, millet kavramları yer almaz.Avrupa’ya gittiğinde de pek rahat durduğu söylenemez. Kilise aleyhinde gösterilerde bulunur. Fransa’da Fransız sembolistlerde sohbetlerde bulunur. Get zaman git zaman, yabancı hocalarından birinin söylediği söz O’nu derinden etkiler. Söz şudur:
    “ Dünyada iki şey tam anlaşılamamış ve keşfedilememiştir. Coğrafya’da kutuplar, tarihte Türkler! . Bu söz Yahya Kemal için dönül noktası olur.Bütün fikri değerleri değişir.
    Ülkesine geri döner. Milliyetçilik temayülleri göstermeye başlar. “Anadoluculuk” O ‘nunla başlar bizim ülkemizde… 1071 ‘i Türklerin tarih başlangıcı olarak alır. Bu yüzden Ziya Gökalp ile sürekli kavga etmiştir. Ülkenin millet kavramı için Akif ile aynı düşünceleri taşısa da; İslamı Kur’anda ve Sünnette değil, bir caminin çinisinde, İtri’nin ezan okumasında aradığı için eleştirilir.
    Bir milletin varolması, köklerine bağlılığı ile mümkündür. “Kökü atide olan mazi” sözü ile bunu anlatır.
    Yahya Kemal’in şiirlerinin bir özelliği de bir şairinin halk edebiyatı gibi derin ve sade şiir yazılabileceğini göstermesidir. Akif döneminde aruz tamamen hiçe sayılarak düz yazı çalışmaları yapılmıştır. Servet’i Fünun devrinde süslü bir dil vardır. Şiire en güzel özelliği ise Yahya Kemal katar. Aruzu ve sade dili kullanarak musıki bir özellik içeren, süsleme unsurlarını bile kullanırken bile Divan edebiyatının anlaşılmazlığını, Servet-i Fünun ağır imaj anlayışını yıkarak, halkın anlayabileceği duru ve arındırılmış bir şiir ortaya koymasıdır.
    O, ne tam bir toplumsal ne de tam bireysel şiirler yazmıştır. Ayrıca şiirini ideolojiyi açık bir şekilde anlatan bir hüviyete sokmamıştır Ziya Gökalp veya Namık Kemal gibi. Yahya Kemalde ‘de ideoloji bulabilirsiniz ama O bunu şiirin içindeki duygu ile ifade eder.
    Yahya Kemal insan ruhunun sonsuza ulaşma ihtiyacını şiirlerinde bol bol kullanmıştır.
    Yaşadığı dönemde Osmanlı’nın artık hasta adam olmaktan çıktığı, yıkımı ile değerlerine de sırt çevrildiği bir sırada(Ki bu dönemde edebiyatımız genelde Yunan klasikleri ülkeye sokulur) yaptığı bu değişiklikle Eskiyi hafızalara kazımıştır. Yazmış olduğu şiirin Türkçe’ye yakınlığı ve musiki özellikle beraber, tarihsel olaylara dönüşlerde yaptığı başarılı seyir O’nun şiirlerini kalıcı yapmıştır.

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 22.09.2003 - 00:31

    Yine Münevver Ayaşlı'nin anlattigina göre, Yahya Kemal vefat ettikten sonra, bir gün sesiyle simasiyla Yahya Kemal'in tipki basimi bir adam cikagelir..
    Bir y<önü Yahya Kemal'e hic benzemez:
    Büyük bir özenle IStanbul türkcesi konusan ve tam bir istanbul beyafendisi gibi davranan Yahya Kemal'in aksine her haliyel kaba saba bir balkan türkü tavirlari vardi adamda diyor...
    sonradan ögrendik ki,
    adam yahya kemalin ikiz kardesi imis.. Yahya kemal'in bütün tanidiklarin dolasmis ve onun özenerek insa ettigi istanbulin imaji bir turda yerle bir etmis..
    Ayasli diyor ki:
    Merhum yasasaydi, bu olaydan dolayi öllürdü...

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 22.09.2003 - 00:27

    Münevver Ayaşlı'nin kitabinda bahsettiigine göre, en büyük kompleksi asil Istanbullu olmamasiymis..
    O kadar beyefendi, kibar, kaliteli bir sairin bu konuyu bu kadar det etmesine sasardim derdi ayasli hanimefendi...
    Avrupadaki bazi ünlü kalemlerin de zaman zaman buna benzer kompleksleri oluyor.. Asillerden olamadiklari icin, kendilerini asillerden göstermek icin ne taklalar atanlar var..
    merhum beyatli da buna benzer bir hasreti hep yasatmis yüreciginde..

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 22.09.2003 - 00:23

    Ada sair olunca asklariyla öne cikiyor.
    Istanbul jet seti icinde o devirde konsolosluklardan birinin önemli memurelerinden olan baltik diyarindan bir tazeye de gönül vermis, onunla ülfet tesis etmeye cabalarken, bazilari hinzirlik olsun diye beyyefendi su baltik ülekeleri ile ilgili siirnizi dediklerinde:aman n'olur o sirden hanimefendinin yaninda hic söz etmeyin' dermis..
    baltik civarini yerden yere vurdugu siirini sokusturacak yer ararmis...

  • Ahmed Çetin
    Ahmed Çetin 29.06.2003 - 11:19

    'Süleymaniye'de bayram sabahı' adlı şiirini yirmi sekiz senede tamamlayabilmiştir; bir kaç dakikada diş gıcırtısından daha az mânalı şiir döşenenlere duyrulur.

  • Ahmed Çetin
    Ahmed Çetin 29.06.2003 - 11:16

    Son aruzcudur, Yahya Kemal.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 29.06.2003 - 09:32

    Nazım Hikmet'e duyduğu korkudan Celile Hanım'a (Nazım'ın annesi; Yahya Kemal'in sevgili adayı) yaklaşamamış bir süre... :) Valla doğru..
    Sunay Akın söyledi

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 29.06.2003 - 09:32

    Nazım Hikmet'e duyduğu korkudan Celile Hanım'a (Nazım'ın annesi; Yahya Kemal'in sevgili adayı) yaklaşamamış bir süre... :) Valla doğru..