Din, Avrupa için bir afyondur, bütün ideolojiler gibi. Avrupa’nın tarihi, bir sınıf kavgası tarihidir. Osmanlı için şuurdur din, tesanüttür, sevgidir. Osmanlı toplumu insan haysiyetine ve inanç birliğine dayanır.
Din çoğu zaman inanalar ve inanmayanlar tarafından bilime hep karşı olarak gösterilmiştir. Fakat ne kadar Galileo Galilei'yi engisizyon suçlasa bile o zamanın matematikçileri gibi bilim adamlarının çoğuda Galileo Galilei'ya karşı çıkmışlardır. Ve unutmayalım ki ''Tabiat hiç şüphesiz, Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır'' diyen Galilei'dir
Bilmi ve dini ayırmak Kuran'daki ilim kelimesinin anlamını hiçe saymaktan ya da çarpıtmaktan ileri gitmez.Gerçek dinde bilgiye, öğrenmeye ve düşünmeye verilen önem, aslında insana verilen önemin göstergesidir.
Deney-Gozlem-Sonuç (sistamatik deney, gözlem ve ölçme sonuçlarının matematikle ifadelendirilmesi) bilimin ana temellerindendir...
Bu ölçüye göre Darwin bilim adamından çok gözlemciden ileri gitmez çünkü Darwin'in yaptığı bir deney yoktur sadece gözlemlerinden ortaya attığı ispatlanamamış savlar vardır, esasında savdan çok düşüncedir...
Ne kadar bilim adamarı listesine koysamda fikir adamı demekten başka olumlu diyeceğim bir şey yok...
Bugun dunyanin dort bir tarafinda teror olaylari oluyor ve bu teror orgutlerinin cogu derin devletler tarafindan koz olarak kullaniliyor. Teror bahanesiyle istedikleri baskiyi istedikleri bozgunculugu mesrulastiriyorlar.
Yuzeyde gelisen olaylar tabiki uzucu ama isin derinligine inerseniz nasil bu politikalara Kurtu Turku nasil alet oldugumuzu gorursunuz. Demogoji yapmak bedeva ama bu tavan akarken catiyi tamir edecegimize hep akan suyun altina kova koymakla gecistirmek olmuyor mu ve kusura bakmayin ama sloganlar bos kovadan baska bir sey degil.
Birincisi Dehap savunmuyorum ikincisi teroru alkislayalim da demiyorum. Acikca ve net olarak dedigim nefretimizi yanlis tarlalara ekmeyelim, yikici degil yapici olalim, cirkinlestirmeyelim guzellestirelim, zorlastirmayalim kolaylastiralim. Bari ya duzgun yasayalim ya da serefimizle olelim... Fakat nefretle boluculukten baska ne yapabilir, bu nefretle galyana gelmek nifak tohumlari ekmek degil midir, nefret etmekle bir dogru icin on yanlisi goze almak degil mi? Nefret kuru yaninda yas yakmaktan oteye gitmez... Bu nefretle gozumuze ancak kan burur ve esas dusmani gormeyip etrafa yumruk sallariz ve esas canilerin kazdiklari kuyu dusmus olmuyoruz.
Bugun Filistinde catisan cocuklara da teorist diyorlar, bugun 11 eylulden sonra nerdeyse Islamiyet teror demek olmadi mi simdi bu kendi uzerlerinde ki camuru baskalarina atan esas bozguncular terorden nefret ediyoruz deyip gercek teror estirmiyorlar mi? Iste olayin puf noktasi burda cunku Soguk Savasta, Filistinde, Cecenistanda, Somalide, Afganistanda, Vietnamda, Latin Amerikada olanlar bizim ulkemizde de oluyor? Bizim ulkemizde de medyanin gaziyla millet galyana gelmiyor mu, yok biri koyumuzu yakti; yok onlar otbus taradi deyip camur savasi yapan cocuklara benzemiyoruz mu? iste buna dis guclerin enseye tokat atip agizimizdaki lokmayi almasi denir!
Her firsatta dusman arayarak Meric'inde dedigi gibi ''Her aydinligi yangin sanip söndürmeye kosan zavalli insanlar'dan oteye gitmiyoruz
insan tarafından geliştirilmiş bir bıyo-silah (bio-weapon) olduğuna dair sağlam tezler vardır. En basitinden birincisi hayvanlar arasında buluşan bu mikrop yüzyıldır insanlara geçmiyorda canı sıkılıp tam da ABD bilim adamlarının, doktorların, ajanların Afrika da cirit attığı dönemde mi ortaya çıkıyor. İkincisi bir mikrop kafasına göre şikil değiştirmez ancak mutasyon gibi ektremsi kondisyonlar da değişebilen bir hastalık nasıl oluyor da insandan insana farklı şekillerde yayılıp hemen adepte olabiliyor? Mikrop ya da bakteri uzmanı değilim ama AİDS çıkmadan önce dünyada nüfus planlaması adı altında komplo teorileri vardı, bu teorilere göre dünyanın ilerlerleyen nüfusu azaltmak için CIA'nin genetik silahlar üzerinde lab çalışmaları yaptığı üzerine rivayetler vardı hele hele sadece zencilere ait genler olduğunu bu gene sahip olanları etkileyebilen bir hastalık üretebilecekleri falan pişmekan ve ilginçtir Afrika'da çıkan bu hastalık önce zencilerin bulunduğu küçük köylerde ortaya çıkmıştır.
Şehirden ve medeniyetten uzak olan bu köylerin etrafında doğayı ekileyecek ne sanayi var ne de kirlenme, ve işin garibi AİDS daha ABD'ye ulaşmadan ABD'li bilim adamları bu salgının baş gösterdiği yerlerde inceleme yaptığı o zamanın medyaısnda bile gösterilmiştir.
Ortada büyük bır komplo teorisi var. Ya işlevini gören bir plan ya da kontrolden çıkmış bir proje...
Haçlı Seferleri hala devam ediyor ama artık hücumlarına karşı güçlü bir kale değil nerdeyse doğuya karşı onların kalesi haline geldik...
hep bir çivi üstünde oturduğumuzu çağrıştırıyor....
Din, Avrupa için bir afyondur, bütün ideolojiler gibi. Avrupa’nın tarihi, bir sınıf kavgası tarihidir. Osmanlı için şuurdur din, tesanüttür, sevgidir. Osmanlı toplumu insan haysiyetine ve inanç birliğine dayanır.
Cemil Meriç
Din çoğu zaman inanalar ve inanmayanlar tarafından bilime hep karşı olarak gösterilmiştir. Fakat ne kadar Galileo Galilei'yi engisizyon suçlasa bile o zamanın matematikçileri gibi bilim adamlarının çoğuda Galileo Galilei'ya karşı çıkmışlardır. Ve unutmayalım ki ''Tabiat hiç şüphesiz, Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır'' diyen Galilei'dir
Bilmi ve dini ayırmak Kuran'daki ilim kelimesinin anlamını hiçe saymaktan ya da çarpıtmaktan ileri gitmez.Gerçek dinde bilgiye, öğrenmeye ve düşünmeye verilen önem, aslında insana verilen önemin göstergesidir.
Deney-Gozlem-Sonuç (sistamatik deney, gözlem ve ölçme sonuçlarının matematikle ifadelendirilmesi) bilimin ana temellerindendir...
Bu ölçüye göre Darwin bilim adamından çok gözlemciden ileri gitmez çünkü Darwin'in yaptığı bir deney yoktur sadece gözlemlerinden ortaya attığı ispatlanamamış savlar vardır, esasında savdan çok düşüncedir...
Ne kadar bilim adamarı listesine koysamda fikir adamı demekten başka olumlu diyeceğim bir şey yok...
Bugun dunyanin dort bir tarafinda teror olaylari oluyor ve bu teror orgutlerinin cogu derin devletler tarafindan koz olarak kullaniliyor. Teror bahanesiyle istedikleri baskiyi istedikleri bozgunculugu mesrulastiriyorlar.
Yuzeyde gelisen olaylar tabiki uzucu ama isin derinligine inerseniz nasil bu politikalara Kurtu Turku nasil alet oldugumuzu gorursunuz. Demogoji yapmak bedeva ama bu tavan akarken catiyi tamir edecegimize hep akan suyun altina kova koymakla gecistirmek olmuyor mu ve kusura bakmayin ama sloganlar bos kovadan baska bir sey degil.
Birincisi Dehap savunmuyorum ikincisi teroru alkislayalim da demiyorum. Acikca ve net olarak dedigim nefretimizi yanlis tarlalara ekmeyelim, yikici degil yapici olalim, cirkinlestirmeyelim guzellestirelim, zorlastirmayalim kolaylastiralim. Bari ya duzgun yasayalim ya da serefimizle olelim... Fakat nefretle boluculukten baska ne yapabilir, bu nefretle galyana gelmek nifak tohumlari ekmek degil midir, nefret etmekle bir dogru icin on yanlisi goze almak degil mi? Nefret kuru yaninda yas yakmaktan oteye gitmez... Bu nefretle gozumuze ancak kan burur ve esas dusmani gormeyip etrafa yumruk sallariz ve esas canilerin kazdiklari kuyu dusmus olmuyoruz.
Bugun Filistinde catisan cocuklara da teorist diyorlar, bugun 11 eylulden sonra nerdeyse Islamiyet teror demek olmadi mi simdi bu kendi uzerlerinde ki camuru baskalarina atan esas bozguncular terorden nefret ediyoruz deyip gercek teror estirmiyorlar mi? Iste olayin puf noktasi burda cunku Soguk Savasta, Filistinde, Cecenistanda, Somalide, Afganistanda, Vietnamda, Latin Amerikada olanlar bizim ulkemizde de oluyor? Bizim ulkemizde de medyanin gaziyla millet galyana gelmiyor mu, yok biri koyumuzu yakti; yok onlar otbus taradi deyip camur savasi yapan cocuklara benzemiyoruz mu? iste buna dis guclerin enseye tokat atip agizimizdaki lokmayi almasi denir!
Her firsatta dusman arayarak Meric'inde dedigi gibi ''Her aydinligi yangin sanip söndürmeye kosan zavalli insanlar'dan oteye gitmiyoruz
bana da ''birlikten kuvvet doğar'' sözünü çağrıştıryor...
saymakla bitmez, bitse listeyi yapıştırıcağım buraya
insan tarafından geliştirilmiş bir bıyo-silah (bio-weapon) olduğuna dair sağlam tezler vardır. En basitinden birincisi hayvanlar arasında buluşan bu mikrop yüzyıldır insanlara geçmiyorda canı sıkılıp tam da ABD bilim adamlarının, doktorların, ajanların Afrika da cirit attığı dönemde mi ortaya çıkıyor. İkincisi bir mikrop kafasına göre şikil değiştirmez ancak mutasyon gibi ektremsi kondisyonlar da değişebilen bir hastalık nasıl oluyor da insandan insana farklı şekillerde yayılıp hemen adepte olabiliyor? Mikrop ya da bakteri uzmanı değilim ama AİDS çıkmadan önce dünyada nüfus planlaması adı altında komplo teorileri vardı, bu teorilere göre dünyanın ilerlerleyen nüfusu azaltmak için CIA'nin genetik silahlar üzerinde lab çalışmaları yaptığı üzerine rivayetler vardı hele hele sadece zencilere ait genler olduğunu bu gene sahip olanları etkileyebilen bir hastalık üretebilecekleri falan pişmekan ve ilginçtir Afrika'da çıkan bu hastalık önce zencilerin bulunduğu küçük köylerde ortaya çıkmıştır.
Şehirden ve medeniyetten uzak olan bu köylerin etrafında doğayı ekileyecek ne sanayi var ne de kirlenme, ve işin garibi AİDS daha ABD'ye ulaşmadan ABD'li bilim adamları bu salgının baş gösterdiği yerlerde inceleme yaptığı o zamanın medyaısnda bile gösterilmiştir.
Ortada büyük bır komplo teorisi var. Ya işlevini gören bir plan ya da kontrolden çıkmış bir proje...
desarj olma başlığı