geçen gün şöyle tarihi yarımada da restoranın birinin önünden geçerken çay ücretsizdir yazısını gördüm sinirim bozuldu hemen kayınçom ve arkadaşlarını gönderip müdahale ettirdim...
buz gibi bira mevsimi bitti. yaz boyu Allah ın selamını vermediğiniz mahalle çaycısına bu sovuklarda sığınıp sıcak bir çay sıcak bir ıhlamuru hangi yüzle isteyeceksiniz
ölünce cenazenizi starbaks kaldırsın inş. bize gelmeyin muhderemler
Ey milletim ve aziz milletimin ferdleri siyasilere aldanmayınız ve sırf Allah'a olan imandan dolayı birbirinizi seviniz bırakın şunun bunun peşinden gitmeyi Kur'an'ın emrettiği islam kardeşliğini sırf siyasetin fitnesine alet etmeyiniz zira size yazık olur zira İslam'ın size zerre miskal ihtiyacı yoktur.ve sizin islam kardeşliğine hadsiz derecede ihtiyacınız kati ve kesindir. Hayırlı akşamlar herkese.
Çirkinler çok şanslı Bilirler ki onları sevenler gerçekten bir ömür sever Ama benim gibi yakışıklı karizmatik olanlar, acaba yakışıklılığım olmasaydı karizmam olmasaydı beni sevmeye devam eder miydi diye kafasında gezinen kurdu bi türlü atamaz
şimdi efendim şırdanı seviyoruz diye niye utanmamız gerekiyor ne yani orhan pamuk gibi kendi kültürümüze marstan gelmiş gibi okan bayülgenin zuzaylısı gibi şaşkın olup sonra onu bir fransızın İstanbul sokaklarında gezinip keşfetmesi ve hayran kalması kabilinden bakmak şart mı
Biz bu kentlere sığdık da, bu kentler bize sığmadı Asiya! Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında; arttıkça yalnız, sustukça silik...
Ay ışığı gölgeleri büyüttü, son kuşlar da vuruldular dağlarda. Yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin; çağın vebalı gövdesinde bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık.
Kaldık... Kırık bardaklar gibi, içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi...
II Düşler artık ölü çocuklar doğuruyorsa, sevgiler boğduruluyorsa kürtajlarda ve daha eskimemiş tüfeklerle ordusu bozguna uğramış askerler gibi kalıp, bozuk paralar gibi yuvarlanıyorsak kaldırımlarda, bir bedeli vardır elbet cennetini çaldırmanın; ömrünü yetim bir bebek gibi bırakmanın bulvarlara, bozgunlara ve yanlış yalan aşklara…
Bir bedeli, bu kuşatmaların, ilkyazları kurşunlatmaların...
Biz bu kentlere sığdık aslında, bu kentler bize sığmadı Asiya, ah, son kuşlar da vuruldular dağlarda!
III
Ay ışığı gölgeleri büyüttü. Mutluluk oyununa geç kalan ölü kuşlarla geldim. Geldim... Kırık bardaklar gibi, içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi…
Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun sefalet seferlerinin ayazı; belki yalnız geçireceğiz artık kim bilir, batan gemiler gibi yiten aşklardan geride, kalan her kışı, güzü ve yazı.
Ay ışığı gölgeleri büyüttü. Ayrılıklar eskidi, biz eskidik, aşk bize küstü Asiya...
IV Belki de uzun sürecek bu bozgunun saçağında, sen şarkılarını sesine yasla ve bırak beni de usulca apansız bir yalnızlığa!
Ay ışığı gölgeleri büyüttü, büyüdü ölüm ve biz küçüldük Asiya… Yılmaz Odabaşı
Müşterisinin torunu tarafından vurulan çaycı açıklama yaptı
Bu iş bu kadar kolay olmamalıydı
#çaycışiddetinehayırmuhderemler
komşunun oğluna sordum kaça kadar sayabiliyorsun
yüz dedi abi
peki yüzden sonra ne gelir dedim yüz bir dedi
sonra sustuk :))
Bir kere dokuz bile yokkken altı kere dokuz nasıl olur
geçen gün
şöyle tarihi yarımada da
restoranın birinin önünden geçerken
çay ücretsizdir yazısını gördüm
sinirim bozuldu
hemen kayınçom ve arkadaşlarını gönderip müdahale ettirdim...
tahmin edin bakalım sonuç noooldu muhderemler
İyi haftalar ;)
Umut dolu, sıcacık bir şarkı...
Bir yeşilaycı olarak yeşil çaya karşıyım
buz gibi bira mevsimi bitti.
yaz boyu Allah ın selamını vermediğiniz mahalle çaycısına bu sovuklarda sığınıp
sıcak bir çay
sıcak bir ıhlamuru hangi yüzle isteyeceksiniz
ölünce cenazenizi starbaks kaldırsın inş. bize gelmeyin muhderemler
sevgili muhderemler
buradaki profilimi güncelledim bilginize
Dünyanın en güzel gözlerine gelsin
Ey milletim ve aziz milletimin ferdleri siyasilere aldanmayınız ve sırf Allah'a olan imandan dolayı birbirinizi seviniz bırakın şunun bunun peşinden gitmeyi Kur'an'ın emrettiği islam kardeşliğini sırf siyasetin fitnesine alet etmeyiniz zira size yazık olur zira İslam'ın size zerre miskal ihtiyacı yoktur.ve sizin islam kardeşliğine hadsiz derecede ihtiyacınız kati ve kesindir. Hayırlı akşamlar herkese.
130 IQ altında ancak sinsilik ve kurnazlık yapabilirsiniz. Ancak benim kapımı çalmak için en az 170 lazım moronlar.
:))
Değersiz bi ağlama taşı olmaktan bıktım
Önce geç karşısına ağla anlat için rahatlasın
Sonra vur tekmeyi fırlat
Allah kaidesini kanunu kuralını sünnetini hiçbir yaratık için bozmaz çünkü o sadıgul vadül emindir.herkese hayırlı akşamlar arkadaşlar.
Bizi yoktan var eden ve yakışıklıyı çirkin çirkini guzel yapma kudretine sahip olan kılıkları değiştirmeye kadir olan Allah'a şükürler olsun amin.
Çirkinler çok şanslı
Bilirler ki onları sevenler gerçekten bir ömür sever
Ama benim gibi yakışıklı karizmatik olanlar, acaba yakışıklılığım olmasaydı karizmam olmasaydı beni sevmeye devam eder miydi diye kafasında gezinen kurdu bi türlü atamaz
şimdi efendim
şırdanı seviyoruz diye niye utanmamız gerekiyor
ne yani orhan pamuk gibi kendi kültürümüze marstan gelmiş gibi okan bayülgenin zuzaylısı gibi şaşkın olup sonra onu bir fransızın İstanbul sokaklarında gezinip keşfetmesi ve hayran kalması kabilinden bakmak şart mı
Biz bu kentlere sığdık da,
bu kentler bize sığmadı Asiya!
Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında;
arttıkça yalnız, sustukça silik...
Ay ışığı gölgeleri büyüttü,
son kuşlar da vuruldular dağlarda.
Yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin;
çağın vebalı gövdesinde
bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık.
Kaldık...
Kırık bardaklar gibi,
içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi...
II
Düşler artık ölü çocuklar doğuruyorsa,
sevgiler boğduruluyorsa kürtajlarda
ve daha eskimemiş tüfeklerle
ordusu bozguna uğramış askerler gibi kalıp,
bozuk paralar gibi yuvarlanıyorsak kaldırımlarda,
bir bedeli vardır elbet cennetini çaldırmanın;
ömrünü yetim bir bebek gibi bırakmanın
bulvarlara,
bozgunlara
ve yanlış yalan aşklara…
Bir bedeli,
bu kuşatmaların, ilkyazları kurşunlatmaların...
Biz bu kentlere sığdık aslında,
bu kentler bize sığmadı Asiya,
ah, son kuşlar da vuruldular dağlarda!
III
Ay ışığı gölgeleri büyüttü.
Mutluluk oyununa geç kalan ölü kuşlarla geldim.
Geldim... Kırık bardaklar gibi,
içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi…
Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun
sefalet seferlerinin ayazı;
belki yalnız geçireceğiz artık kim bilir,
batan gemiler gibi yiten aşklardan geride,
kalan her kışı, güzü ve yazı.
Ay ışığı gölgeleri büyüttü.
Ayrılıklar eskidi, biz eskidik,
aşk bize küstü Asiya...
IV
Belki de uzun sürecek bu bozgunun saçağında,
sen şarkılarını sesine yasla
ve bırak beni de usulca
apansız bir yalnızlığa!
Ay ışığı gölgeleri büyüttü,
büyüdü ölüm
ve biz küçüldük Asiya…
Yılmaz Odabaşı