Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kadın ve nankörlük sizce ne demek, kadın ve nankörlük size neyi çağrıştırıyor?

kadın ve nankörlük terimi Niyazi Gun tarafından tarihinde eklendi

  • Ali Camdan
    Ali Camdan

    kadın ve nankörlük birbirine eş terimlerdir bence kadının doğasında vardır kedi gibi olmak ve nankörlük yapmak.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan

    Erkek, yaratılışı gereği kadına muhtaçtır,
    erkeğin nefsi kadına karşı meyillidir.
    Kadın da erkeğin aklını çelebilecek, erkeğin başını döndürüp onu kendine bağlayabilecek kabiliyette yaratılmıştır.
    (Şeytan değildirler elbette ama şeytana benzetilmesinin sebebide budur.)
    Kadın belki şeytan gibi akıl çelici olabilir ama nankör olabilirmi?
    Neticede insandır, çiğ süt emmiştir, erkekte kadında nankör olabilir.

  • Limonî Erz
    Limonî Erz

    Kadının asla uğramadığı liman nankörlük...

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``

    İnsan ve nankörlük...

    ...

  • Chiron
    Chiron

    Bu iki kelimenin bir araya gelmesi bile abesle iştigaldir.
    Yoktur birbirleri ile ilgileri.. Birbirlerini tanımazlar ki...

  • Onur Bilge
    Onur Bilge

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Onur Bilge
    Onur Bilge

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Ali Serdar
    Ali Serdar

    allah onları kedileri gibi nanakör yaratıklar olarak yaratmısıtır kadın olarak
    anne olarak bambaskaıdırlarrr ama iş kadınlığa gelince yapamayacakları kötülük yoktur o yaratıkların

  • Leyla Şenkal
    Leyla Şenkal

    belli koşullarda onun bizi hançerlemesinin (her türlü hançer) olanaklı olduğunu düşünmeseydik,bir kadın bizi tutabilir miydi,ya da deikleri gibi büyüleyebilir miydi.ya da kendini..

  • Orhan Atmaca
    Orhan Atmaca

    aglarsa anam ağlar,gerisi yalan ağlar,ben kadınlardan birtek anama inanır ve güvenirim.kadınların yaratılısında var nankorluk.bu boyle gelmıs boyle gıder...

  • Ali Ali
    Ali Ali

    kadın kedi gibi yaratıktır nankörr onu beslerken ıyıı onu beslemeyin siz yerrr köpek nankor değildir erkkek gibiidirr kadınların hepsii nankör yaratıklardırrr......

  • Harun İşlek
    Harun İşlek

    et ve tırnak............. :-)

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel

    Neden,kadın ve nankörlük de? Erkek ve değerbilirlik değil? şimdi buradan kadınların nankör olduğunu mu? çıkarmamız gerekiyor? yoksa,erkeklerin değerbilir olduklarını mı? kadın ve erkek birbirini nasıl tamamlıyorsa,nankörlük ve değerbilirlikte o ölçüde birbirini tamamlıyor..ne kadınların tamamı nankördür,ne de erkeklerin tamamı değerbilir...o zaman sadet nedir; kedi nankördür,köpek değerbilir....öyle değil mi? .....

  • Ali Ali
    Ali Ali

    niye kızıyorum biliyomusunuzz türkiyede erkeler en basit bi kadına bile onlan sadce yatmak için öyle bi bakıyolarkii ona asla haketmeyeceği iltifatlarıııı yapıp duruyorlarr oysa kız yada kadın bunuu hiç bi şeklide haketmediği halde durum böyle olunaca en beter dişi bile kendisine bi hawalar weriyorrr bii eda bi çalım bir şeyy olduğunu zannediyolarrr aslında amaçda hedefte beliiiii takiiiiii budurum yatakta iğneyle hawası alaınıcaya kadar dewam ediyorrr...............

  • Ali Ali
    Ali Ali

    arkadaslar kadın = nakör yaratık bu tarihe we doğaya eşdeğer iki kelimedirrrrrr

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden

    erkek ve nankörlük ile eş değerdir

  • Ali Ali
    Ali Ali

    birgün bankamatigin önünde oluşan kuyrukta bekliyordum kuyruktakilerin arkadaşları falan derken epey kalabalık oldu ben paramı cektim ve döndüm ve gecmem için bayandan müsade istedim duymadı bende carpmadan gecerim sandım ve gecerken carptım cantası hafif omzundan kaydı pardon dedim baktım hemen öffffff yaptı az ilerde öfffff ya tabi dedim sende haklısın hergün sana bu yolla tanışalım koklaşım diyen bin kişi olunca kendini secilen konumuna koymakta haklısın...yada bi bo.... sanmakta haklı olduğunu düdşünüyoruummm
    oysa ne özelliğin warr sadece bi hiçsinizzzzzz.................

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan

    kedilerin nankörlüğünden bahsedilmiş....30 yıldır evinde kedisi olan ben, haklısınız derim.....kedilerin, çoğu nankördür......ama bana ilginç gelen tarafı, nankör kedilerin çoğunun ''erkek kedi'' olması...

  • Musa Okur
    Musa Okur

    araya bağlaç değil = koymalı...

  • Sevgi Aydin
    Sevgi Aydin

    höö hööö kadinlara narkör demeyin döverim bak:P

  • Ali Gulen
    Ali Gulen

    arkadaslar konuyu saptırmayalaım anne ayrıı kadın ayrı tabiki anne her seyy ama welhasıl kadın nankörrbi yaratıkk eğer onun karnını doyurmayın onlan yatmayın istediklerini yapmayın sizin enbuyunk duşmanınızdır ooo

  • Blue Send Me
    Blue Send Me

    insan annesini düşününce (ki babadan daha vefalıdır) ...
    yanyana güzel durmuyor bu iki kelime..

  • Melih Şeber
    Melih Şeber

    1-2 bir şey yazayım dedim ama burası savaş alanına dönmüş. adam olun yada hatun ama en başta efendi olun efendi.

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk

    Muhtemel :)

  • Beyza
    Beyza

    Olay budur iste,lakin insanda nankördür :))

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Etle tırnak gibiler.
    Hiç ayrılamazlar

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden

    kadınlarda bi kediler ailesinden olarak doğaları gereği nankördürler tabikine...ama ben onları nankörlükleriyle seviyorummm....
    canımm canımmm çok şekerler yaaaaa :))

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca

    keşke bir arada olmasaydılar dediğim iki kelime ama ne yazıkki hep yanılıyorum...bir aradalar:(

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu

    ''Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helal kıldınız.Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır.''

    Veda Hutbesi

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi

    Anlamak yok evladım anlar gibi olmak var
    Ahmak için son tavır saçlarını yolmak var...!

    Rüzgaroğluna...