Bu salgın sürecinde hayat şunu öğretti ki, pazartesi sendromu diye bir şey yoktur. Memur şımarıklığı vardır. Hayırlı huzurlu bereketli günler günaydınlar.
Bu tip mevzularda ben benim üzerime düşeni yapıp benim için kıymetli olanlarla paylaşırım zaten. Buna haddim olmayarak "korumakta" diyebiliriz ya da haddim olarak "uyarmakta" diyebiliriz. ;))
Kimsenin yanına kâr kalmaz abla. Zaten kendini ele verir önünde sonunda hepsi. Sayın Çetin, zaten sahte kişiliklerle sahte hesaplarla yapabilirler o terbiyesizliği. Yani hesabını kapattığı zaman aslında öyle biri hiç yokmuş gibi oluyor. Gerçek hesaplar hata da yapsalar günahta işleseler bununla yüzleşmek zorunda kalırlar.
Sayın Kayıp zaman, evet kendilerini tatmin ediyorlar. Googlenin filozof ve alimleri. Keşke bu kadarla yetinseler. Bu koleksiyoner alimlerimiz. Keşke...
Hayat size neler öğretti mektebi de bugün iki kavram üzerinde yeni açılımları ile bir şeyler katmıştır. Ayrıca Nur'un karanlık olma ihtimalini de düşündürtmüştür nihayetinde.
Karanlığı çok düşündüm Rabia abla. Kendi karanlığımda boğulduğum kaybolduğumu hissettiğim bir zamanda Bedir savaşı videosuna rastladım. Bedir bir savaş değil mekteptir sözü ışık oldu. Bedirle ayağa kalkan bir ümmeti hiç bir karanlık gölgeleyemez. Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek şiarımız.
Yani demem o ki insanı tanımak lazım sevgiyi ve nefreti tanımak için. Ve içinde gerçek manada sevgi biriktiren özü sözü bir insan o kadar az ki, bir çoğumuza rastlamamış olması çok doğal. Sözlerinin ve davranışlarının bir kulisi olmayan bütün erdemli insanlara selam ve hürmetler.
Nefreti bilmem de öfkeyi bilirim. Asıl mesele insanı anlamak demek ki. Ama öyle zor bir şey ki kavun değil karpuz değil bu. Adamın yazdıklarına bakıyorsun sanki "erdemliler cemiyetini (Hılful fudül) o kurmuş. Arka planda yaptıklarını biliyorsun... Bunun bir ismi bile yok.
Çıkış yapmadım sadece ben de herkes gibi görüşümü belirttim. Ve insanı sevmekten Yunus ne anlamış, Mevlana ne anlamış, fuzuli ne anlamış, muhibbi ne anlamış, vs vs vs ben de bir şeyler anlamışımdır yaşadıklarımdan hissettiklerimden.
Binlerce yıldır bu konuda görüşler yapılmış, milyonlarca kitap roman şiir yazılmış şimdi ben burada üç satırda bunu anlatmaya çalışmam mı bekleniyor? Ben sadece görüş bildirdim, kendimden, ve gördüklerimden, tecrübelerimden, okuduklarımdan vs ama asıl önemli olan ben ancak kendi yaşadığımı olduğu gibi bilirim herkes kendi yaşadığını bilir hisseder. Nefret için de bu geçerli sevgi için de.
Katılmıyorum ablacım. Bugün ben nefret hakkında düşüneyim sen de sevgi hakkında düşün. Bakalım akşama senin psikolojin daha iyi benimkisi daha kötü olacaktır. Kesin.
Şahsen ben düşünmedim. Sevgi hakkında düşündüm uzun uzun. Baktım ki insan sevildiğini, önemsendiğini, değer gördüğünü, öncelendiğini hissettiği zaman bütün yaraları sağalıyor. Öfkelerinden isyanlarından arınıyor. Yaşama dair yeni umutlar besliyor. Yaşamaktan haz alıyor. Önemli olan o sevgiyi hissettirecek insan olması. Dudaktan kulağa değil, yürekten gönüle kurulan bir köprü gibi.
Şöyle bir tefsir okumuştum bir zamanlar Rabi abla. Çok hoşuma gitmişti. "İgr'a bismi rabbikelllezi halag, halagal insane min alak" Klasik tefsirlerdeki anlamı ; Yaratan rabbinin adıyla oku, ki o insanı bir damla sudan yarattı. Bahsettiğim tefsir ise şöyle; Yaratan rabbinin adıyla oku, ki o insanı bir alâkadan (sevgiden) yarattı. Doğrusu budur diyemeyiz ama bakış açısı muhteşem. ;))
Öfke bitirir insanı, asıl sevgidir yaşatan ve diri tutan. Uğruna mücadele edeceği bir olgu çıkar ortaya. Emek vereceği bir olgu. Aytmatov'un dediği gibi " emektir sevgi" Nefret insanın içinde biriktirdiği bir kurttur sadece. Diri tutar gibi görünür ama kendi kendini kemirir.
Düşünmeyi. Olabildiğince çok, olabildiğince uzun...
Özlemle harlanan yüreklere...
Yârim efkârım
Tebessüm etmenin önemini öğretti.
"Tebessüm etmek sadakadır."Hadis-i Şerîf
"Müminin tebessümü yüzünde, hüznü kalbindedir," Hz. Ali
"Tebessüm, kana en hızlı karışan ilaçtır." Charlie Chaplin
Kendine bile güvenmeyen insanların baskalarinda guven aradigini
Güvenilir olmak güven duymaktan daha önemli ve öncelikli olmalıdır.
Bir insana güvenip güvenemeyeceğini anlamanın tek yolu ona güvenmektir.
*Hamingway*
"...biçok insanın hayal ettiğini y a ş a d ı ğ ı m ı öğretti.."
Tümü demek biraz abartı mı olur acaba? Ama çoğusu öyledir. Hepimiz için geçerli.
Bu salgın sürecinde hayat şunu öğretti ki, pazartesi sendromu diye bir şey yoktur. Memur şımarıklığı vardır.
Hayırlı huzurlu bereketli günler günaydınlar.
Bu tip mevzularda ben benim üzerime düşeni yapıp benim için kıymetli olanlarla paylaşırım zaten.
Buna haddim olmayarak "korumakta" diyebiliriz
ya da haddim olarak "uyarmakta" diyebiliriz. ;))
Kimsenin yanına kâr kalmaz abla. Zaten kendini ele verir önünde sonunda hepsi.
Sayın Çetin, zaten sahte kişiliklerle sahte hesaplarla yapabilirler o terbiyesizliği. Yani hesabını kapattığı zaman aslında öyle biri hiç yokmuş gibi oluyor.
Gerçek hesaplar hata da yapsalar günahta işleseler bununla yüzleşmek zorunda kalırlar.
Sayın Kayıp zaman, evet kendilerini tatmin ediyorlar. Googlenin filozof ve alimleri.
Keşke bu kadarla yetinseler. Bu koleksiyoner alimlerimiz. Keşke...
Hayat size neler öğretti mektebi de bugün iki kavram üzerinde yeni açılımları ile bir şeyler katmıştır. Ayrıca Nur'un karanlık olma ihtimalini de düşündürtmüştür nihayetinde.
Nur karanlıklardan sıyrılan aydınlık gönüllerdir.
Karanlığı çok düşündüm Rabia abla. Kendi karanlığımda boğulduğum kaybolduğumu hissettiğim bir zamanda Bedir savaşı videosuna rastladım.
Bedir bir savaş değil mekteptir sözü ışık oldu.
Bedirle ayağa kalkan bir ümmeti hiç bir karanlık gölgeleyemez.
Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek şiarımız.
Evet riya. Ama riyanın da bir amacı vardır. İnsan yaşadığı toplumda bir yer tutmak için riyakârlık yapar.
Örneğin bu sitede riyakârca davranışların insana getirisi ne olur ki?
Zaten önünde sonunda ortaya çıkmayacak mı?
Bi de abla, kılıç kalkanla bekliyordum seni zaten de karşıma değil, safıma da beklerim inşallah.;))
Bi gün aynı safta oluruz...
Ama o gün bugün değil sadece ;))
İsmi riyadır.
Yani demem o ki insanı tanımak lazım sevgiyi ve nefreti tanımak için.
Ve içinde gerçek manada sevgi biriktiren özü sözü bir insan o kadar az ki, bir çoğumuza rastlamamış olması çok doğal.
Sözlerinin ve davranışlarının bir kulisi olmayan bütün erdemli insanlara selam ve hürmetler.
Nefreti bilmem de öfkeyi bilirim.
Asıl mesele insanı anlamak demek ki. Ama öyle zor bir şey ki kavun değil karpuz değil bu.
Adamın yazdıklarına bakıyorsun sanki "erdemliler cemiyetini (Hılful fudül) o kurmuş.
Arka planda yaptıklarını biliyorsun... Bunun bir ismi bile yok.
Hikaye harikaydı abla.
Fikrimi değiştirmese de ;))
Çıkış yapmadım sadece ben de herkes gibi görüşümü belirttim. Ve insanı sevmekten Yunus ne anlamış, Mevlana ne anlamış, fuzuli ne anlamış, muhibbi ne anlamış, vs vs vs ben de bir şeyler anlamışımdır yaşadıklarımdan hissettiklerimden.
Binlerce yıldır bu konuda görüşler yapılmış, milyonlarca kitap roman şiir yazılmış şimdi ben burada üç satırda bunu anlatmaya çalışmam mı bekleniyor?
Ben sadece görüş bildirdim, kendimden, ve gördüklerimden, tecrübelerimden, okuduklarımdan vs ama asıl önemli olan ben ancak kendi yaşadığımı olduğu gibi bilirim herkes kendi yaşadığını bilir hisseder. Nefret için de bu geçerli sevgi için de.
Katılmıyorum ablacım.
Bugün ben nefret hakkında düşüneyim sen de sevgi hakkında düşün. Bakalım akşama senin psikolojin daha iyi benimkisi daha kötü olacaktır. Kesin.
Şahsen ben düşünmedim. Sevgi hakkında düşündüm uzun uzun.
Baktım ki insan sevildiğini, önemsendiğini, değer gördüğünü, öncelendiğini hissettiği zaman bütün yaraları sağalıyor. Öfkelerinden isyanlarından arınıyor. Yaşama dair yeni umutlar besliyor. Yaşamaktan haz alıyor.
Önemli olan o sevgiyi hissettirecek insan olması.
Dudaktan kulağa değil, yürekten gönüle kurulan bir köprü gibi.
Bir tatlı söz bir sıcak bakış
Umut kaplar yeryüzünü
Geceye ışık yakar gülüşün
Ruhların dansına eşlik eder
Asla bitmez türkümüz.
Sevgiye hizmet ülkümüz.
Öfkenin yerine sevgi koyarak aşacaktır insan her türlü zorluğu. Yunus'un da dediği gibi, Yaratan'ın hatrına en azından.
Şöyle bir tefsir okumuştum bir zamanlar Rabi abla. Çok hoşuma gitmişti.
"İgr'a bismi rabbikelllezi halag, halagal insane min alak"
Klasik tefsirlerdeki anlamı ; Yaratan rabbinin adıyla oku, ki o insanı bir damla sudan yarattı.
Bahsettiğim tefsir ise şöyle;
Yaratan rabbinin adıyla oku, ki o insanı bir alâkadan (sevgiden) yarattı.
Doğrusu budur diyemeyiz ama bakış açısı muhteşem. ;))
Öfke bitirir insanı, asıl sevgidir yaşatan ve diri tutan.
Uğruna mücadele edeceği bir olgu çıkar ortaya.
Emek vereceği bir olgu.
Aytmatov'un dediği gibi " emektir sevgi"
Nefret insanın içinde biriktirdiği bir kurttur sadece. Diri tutar gibi görünür ama kendi kendini kemirir.
Harika bir gösteri