Kültür Sanat Edebiyat Şiir

charlie chaplin sizce ne demek, charlie chaplin size neyi çağrıştırıyor?

charlie chaplin terimi Seray Sayin tarafından 06.08.2003 tarihinde eklendi

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 29.06.2010 - 11:17

    Charlie Chaplin’in yarattığı “Şarlo” tipi ölümsüzdür. Altları yırtık koca postalları, şalvar tipi pantolonun üstüne giydiği frak bozması ceketi, melon şapkası ve bastonuyla hem çöplüğü hem asaleti bir arada temsil eder.

    Şarlo’yu Şarlo yapan yaratıcısı Charlie Chaplin’dir elbette. Chaplin’in zekası ve hümanistliğidir.

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay 01.02.2009 - 15:02

    Beni anladıkları için, seni anlamadıkları için alkışlıyorlar.
    (Albert Einstein'a söylediği söz)

    Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı.
    ('Tanrı ruhunu affetsin' diyen papaza cevabı)

    Hayat dar alanda trajedi, geniş açıda komedidir

  • Adı Yok
    Adı Yok 23.11.2008 - 12:23

    melon şapkasıyla tanıdığımız sessiz sinemanın üstadları.

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 08.08.2006 - 07:06

    'bir komedi filmi çekmek için 3 şeye ihtiyacım var,bir polis,bir park ve güzel bir kadın.'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 07.08.2006 - 09:22

    en sevdiği film 'potemkin zırhlısı'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 07.08.2006 - 09:06

    en iyi filmi 'şehir ışıkları'...

  • Martin Gore
    Martin Gore 10.03.2006 - 21:32

    hitlerle dalga gectigi filmi en iyi filmidir bence...tarihin gördüü en büyük sinema dehasidir bence......ikinci esas oglan kim derseniz,onada buster keaton derim..baskada bisey demem...o kadar...

  • Nekre Guyane
    Nekre Guyane 10.03.2006 - 19:48

    seyrederken sıkıldığım dakikalar

  • Nilay Aytek
    Nilay Aytek 19.08.2005 - 11:31

    Ciguli'nin dedesi :)

  • Can Can
    Can Can 17.06.2005 - 23:56

    adamım.

  • Gamze Kırlangıç
    Gamze Kırlangıç 07.04.2005 - 23:55

    Sinemanin komik yürüyüslü dev adami..

  • Sari Mavi
    Sari Mavi 30.12.2004 - 23:33

    bence o insanlarla iletisim kurmanin en güzel yolunu bulan cok az ama sansli kisilerden en INSANCIL ve tatli olaniydi
    her konuyu kendince ona özgü tarzinda insanlarin kavraya bilecegi bir sekilde aktarmayi basardi... büyük patlamasini ve en büyük basarisini 1920 de cevirdigi The Kid fliminle yakaladi
    ölüm günü 25.12 dir..simdi duydugum kadariyla Büyük Diktatör USA1940 yeniden vizyona giriyormus... yeni seslendirlimis görüntü kalitesi artmis bir sekilde ...
    malesef sonunda FBI tarafindan takip edildi ve ülkesinden kacmak zorundaydi ama bu onu sevenleri asla yildirmadi

    onu o bastonu o sapkasi ve biraz sakar tavirlariyla daima hatirlayalim :)

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 15.07.2004 - 18:08

    Amerikan yapımı sessiz filmlerde canlandırdığı acınacak halde, ama aynı zamanda komik küçük serseri (Şarlo/Charlot) karakteriyle dünya çapında ün kazandı. 1914'te oynadığı ilk filmini izleyen iki yıl içinde ABD'nin en tanınmış kişilerinden biri olmuş, 1920'lerin başlarına gelindiğinde filmlerinin sağladığı gelirlerin yüksekliği karşısında hiçbir istediği ücreti ödeyemez hale gelmiş, o da ancak yapımcılığını kendisinin üstlendiği filmlerde rol almıştır. 1920'lerin sonlarında sesli sinemaya geçilmesinden sonra yalnızca birkaç filmde görünmekle yetinmesine karşın, ilk dönem filmlerinin sinema klasikleri olarak değerlendirilmesi ve yeni izleyici kitlelerince de ilgi görmesi nedeniyle ününü hemen hiç yitirmemiştir. Uzun metrajlı büyük komedi filmleri arasında The Kid (1921; Yumurcak) , The Gold Rush (1925; Altına Hücum) , City Lights (1931; Şehir Işıkları) , Modern Times (1936; Asri Zamanlar) ve The Great Dictator (1940; Şarlo Diktatör) sayılabilir.


    İngiliz sinema oyuncusu ve yönetmeni Charlie Chaplin (asıl adı Charles Spencer Chaplin) , 16 Nisan 1889'da İngiltere'nin başkenti Londra'da dünyaya geldi. 25 Aralık 1977'de İsviçre'de öldü. Her ikisi de müzikhol oyuncusu olan annesi Hannah ve babası Charles Chaplin'den, daha küçük yaşta şarkı söyleyip dans etmesini öğrenmişti. İlk kez sekiz yaşındayken, bir klog dansı gösterisi olan 'Eight Lancashire Lads' (Sekiz Lancashire'lı Delikanlı) ile sahneye çıktı. Babasının bundan kısa bir süre sonra ölmesi, annesinin de sık sık akıl hastanesine girip çıkması yüzünden Chaplin'in çocukluk yılları, yatılı okul ve yetimhanelerde sıkıntıyla geçti. Bu dönemde bazen geçici sahne işleri buldu, bazen de sokaklarda yaşamak zorunda kaldı.


    On yedi yaşındayken, üvey ağabeyi Sydney kendi çalıştığı ve çeşitli danslar, oyunlar, komedi programları sunan Fred Karno vodvil topluluğunda ona iş buldu. 1913'e değin Karno'yla çalışarak sayısız müzikhol skecinde oynayan Chaplin, o yıl filmlerde rol almak üzere Keystone'un tek makaralık slapstick filmleri yapımcısı Mack Sennett, Chaplin'i Karno turnesi sırasında New York'tayken fark etmişti. Chaplin Aralık 1913'te 150 dolar haftalıkla sinema yaşamına adım attı ve bir daha da sahneye dönmedi.


    Chaplin, melon şapka, dar bir frak ceketi, bol pantolon, büyük ayakkabılar, bıyık ve bastondan oluşan ünlü görünümünü ikinci filmi olan Kid Auto Races at Venic'te (1914,Venedik'te Ufaklıklar Oto Yarışları) yarattı. Ama bu tipin özellikleri henüz tam anlamıyla oluşmamıştı. Bununla birlikte, haftada iki film gibi büyük bir hızla çevrilmesine karşın, Chaplin komedileri olağanüstü bir başarı sağlamıştı. Kısa bir süre sonra Chaplin'in kendi filmlerini yönetmesine izin verildi, ücreti de gitgide astronomik rakamlara ulaştı. 1915'te Essanay şirketinden haftada 1. 250 dolar, 1916'da Matual şirketinden haftada 10 bin dolar ve ayrıca sözleşme için 150 bin dolar, 1917'de de First National şirketinden sekiz film için 1 milyon dolar aldı. İki yıl sonra, dönemin önde gelen yıldızları Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve ünlü yönetmen D. W. Griffith ile, her birinin kendi filmlerinin dağıtımını bağımsızca yürütmesi koşuluyla, United Artists'i kurdu. First National ile olan sözleşmesi The Pilgrim (1923; Şarlo Hacı) filmiyle sona erdikten sonra, 1966'da Universal için yaptığı A Countess from Hong Kong'a (Hong Kong'lu Kontes) değin filmlerini yalnızca kendi şirketi adına çekti.


    Chaplin'in bu hızlı yükselişi bir ölçüde, filmlerinin pazarlamasında, konularından çok filmde oynayanların önemli olduğu yıldız sisteminin gelişmesinden kaynaklanıyordu. Aslında Pickford, Fairbanks ve başkalarıyla birlikte Chaplin'in perdedeki kişiliğinin halk tarafından büyük bir coşkuyla kabul görmesi de, bu sistemin yerleşmesinde oldukça etkili oldu. Chaplin The Tramp'te (1915; Şarlo Serseri) , yarattığı küçük serseri tipini yalnızca eğlendirici değil, aynı zamanda sevimli de kılabilmek amacıyla, sempatikliğinin de altını çizmeye başladı. Kendi filmlerinin hem yıldızı, hem yönetmeni, hem de yazarı olduğu için, Şarlo karekterinin içerdiği anlamları irdelemek için eşsiz bir konumdaydı. Bir eleştirmenin 'zenginlerin bakış açısından çizilmiş bir yoksul tipi' olarak tanımladığı, Chaplin'in 'küçük adam' dediği Şarlo, Easy Street (1917; Şarlo Polis) , Shoulder Arms (1918; Şarlo Asker) , Yumurcak, Altına Hücum, Şehir Işıkları, Asri Zamanlar ve ilk sesli filmi olan Şarlo Diktatör gibi filmlerde gelişti. Chaplin'in kendi yaşamından çizgiler taşıyan Limelight'ta (1952; Sahne Işıkları) kısa da olsa, yeniden gözüktü.


    Chaplin'in çok hareketli bir özel yaşamı oldu. Dört evliliğinin üçü filmlerinin başrol oyuncularıyla, 1918'de Lita Grey ve 1936'da Paulette Goddard'la gerçekleştirdi. 1943'te oyun yazarı Eugene O'Neill'in kızı Oona O'Neill'le evlendi. İlk iki boşanması ve 1944'te kendisine açılan babalık davası sansasyon yarattı. Chaplin 1942'de, savaşta Almanlara karşı ikinci bir cephe çağrısında bulunduğunda gene manşetlere çıktı. Siyasal tavrına yöneltilen saldırıda, hiçbir zaman ABD vatandaşlığına geçmemiş olmasının payı da vardır. Mavi Sakal öyküsünün iğneleyici bir uyarlaması olan Monsieur Verdoux (1947) , pek çok çevrenin yanı sıra Amerikan ordusunu da oldukça sinirlendirdi. ABD hükümetinin vergi borcu için sıkıştırması, ayrıca bazı politikacı ve köşe yazarlarının yıkıcı etkinliklerle ilişkisi olduğunu ileri sürmeleri üzerine Chaplin 1952'de ülkeyi terk etti. Geri dönüş hakkının ABD Adalet Bakanlığı'nca soruşturulacağını öğrenince 1953'te Cenevre'de bu haktan vazgeçtiğini açıkladı.


    Bundan sonra ailesiyle birlikte İsviçre'de Vevey yakınlarında Corsier-sur-Vevey'de yaşamaya başladı. 1957'de Londra'da yaptığı A King in New York (New York'ta Bir Kral) , Amerika'ya Karşı Etkinlikleri Soruşturma Komitesi'ne, anlamsız televizyon reklamlarına ve Amerikan tarzı yaşamın başka yanlarına yönelik eleştirilerle dolu bir komediydi. Film, Chaplin'in özellikle reddettiği komünizm yanlılığı suçlamalarının artmasına yol açtı. 1966'da başrollerini Marlon Brando ve Sophia Loren'in oynadığı, kendisinin de hem senaryosunu yazdığı, hem de küçük bir rolde göründüğü A Countess from Hong Kong'u (Hong Konglu Kontes) çekti. 1972'de kendisine verilen özel Oscar ödülünü almak üzere ABD'ye gitti.


    FİLMOGRAFİSİ
    'Caught in a Cabaret' (1914 yarım düzine kadar oyunculuk yaptığı filmden sonraki ilk oynayıp yönettiği film) , 'Kid Auto Races in Venice' (Ünlü Şarlo kılığını ilk kez taşıdığı film) , 'Tillie's Punctured Romance', 'The Tramp-Şarlo Serseri', 'Easy Street', 'The Immigrant-Şarlo Göçmen', 'A Dog's Life-Köpek Hayatı', 'Shoulder Arms- Şarlo Asker', 'Sunnyside-Şarlorda Kırlarda', 'A Day's Pleasure-Keyifli Bir Gün', 'Pay Day-Maaş Günü', 'The Kid-Yumurcak', 'The Pilgrim- Şarlo Kaçak', 'A Woman in Paris-Paris'li Kadın', 'Gold Rush-Altına Hücum', 'The Circus-Sirk', 'City Lights-Şehir Işıkları', 'Modern Times-Modern Zamanlar', 'The Great Dictator-Büyük Diktatör', 'Monsier Verdoux', 'Limelight-Sahne Işıkları', 'A King in New York-New York'ta Bir Kral', 'A Countess from Hong Kong-Hong Kong'lu Kontes'.

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 15.07.2004 - 18:07

    dünyanın en yaşlı babası..son çocuğu doğduğunda 80 yaşında idi..

  • Deniz
    Deniz 03.07.2004 - 18:28

    gulmeden gecen gun bosa gecen gundur

  • Yıldız Erdogan
    Yıldız Erdogan 08.08.2003 - 04:56

    BUYUK DIKTATOR!

  • Mm
    Mm 07.08.2003 - 23:35

    her şeyi ve her zaafı ebediyen istismar...(lenin)

  • Mm
    Mm 07.08.2003 - 23:34

    dünyada hayran olduğum tek insan...(lenin)