Kültür Sanat Edebiyat Şiir

erdal eren sizce ne demek, erdal eren size neyi çağrıştırıyor?

erdal eren terimi Gülsüm Kurtul tarafından 14.07.2004 tarihinde eklendi

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 08.07.2017 - 13:06

    Tarihe kara bir leke ve utanç , küçücük yaşına acımadılar

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 23.07.2010 - 12:23

    Kadıköy'de,bu yaşı büyültülerek idam edilen,suçluluğu bile kanıtlanmamış gencecik bir fidanın anısına bir Anadolu Lisesi inşa edilmiştir.

  • Nazmi Colak
    Nazmi Colak 08.04.2010 - 21:42

    bu ülkede binlerce erdal eren sucu kesinleşmemiş 17 yaşında bir insanı astınıs bis binlerceyis hepimisi asmaya gücünüs yetermi

  • Hüzünbaz Yüzler
    Hüzünbaz Yüzler 26.09.2009 - 15:15

    Ankara adı kara,bu yara başka yara
    17 yaşındaydı,kıyılırmı Erdal' a.........

  • Luci Lucifer
    Luci Lucifer 18.09.2009 - 19:15

    17 yaşındaki halim

    ben hala yaşıyorum sadece

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay 03.02.2009 - 13:00

    17 yaşında girdi kara toprağa.
    önünde uzun bir hayat vardı yaşayamadı ama.
    ölümsüz oldu insan ne ister daha

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 17.12.2008 - 10:57

    Fikirlerini beğenmeyebilirsiniz ama suçu ne olursa olsun,
    gerçek ve adil bir yargılama yapılmadan,
    17 yaşındaki çucuğun alel acele asılması doğru değil.
    Kaldı ki bildiğim kadarıyla, Şehit olan askerin onun silahından çıkan mermi ile ölüp ölmediği kesinlik kazanmamış.
    Diktatörlüklerde olabilen işler bunlar.

  • Asi Doga
    Asi Doga 12.08.2008 - 20:11

    ..erdal eren onyedi yaşındaydı..
    ..onyedisinde kaldı......
    ...ERDAL ERENLER.... ÖLMEYECEK...
    ...SEVGİ VE IŞIKLA....

  • Vetu
    Vetu 25.05.2008 - 23:32

    Faşist barbarların asla algılayamayacağı Devrimci.

  • Alper Yalcin
    Alper Yalcin 18.05.2008 - 02:17

    Erdal Eren`in askeri öldürdügü iddia edilen eylemde...Yokusun alt kisminda Erdal yukari kismindada askerler vardi. Erdalda 7.65 lik bir tabanca, askerlerde G3 piyade tüfegi bulunmaktaydi...Ölen askerin otopsi raporlarinda kursunun asagidan yukariya degil, yukarindan asagiya girdigi ve merminin 7.65 lik tabanca mermisi degil, bir G3 mermisi oldugu tesbit edilmistir. Ama dönemin diktatörü Kenan Evren asmayalaimda besleyelimmi diyerek bu idamin kararini coktan vermisti...Erdal islemedigi bir cinayetten dolayi asilmistir...Bilmeyenlere duyurulur...

  • Alper Yalcin
    Alper Yalcin 17.05.2008 - 07:33

    Bu cocuk masallarinin sonunu dinleyemedi maalesef..:((

  • Gökhan Akgün
    Gökhan Akgün 10.01.2008 - 12:16

    erdal erenin kimlik yaşı 17 değildir. ogün samastı kemik yaşı 19 diye lince kalkışanlar erdal erenin kemik yaşı 17 diye adına destanlar yazmaktalar.
    Şehit olan askere gelince erdalların, denizlerin, mahirlerin kahraman ilan edildiği memlekette ölüp giden mehçiğin adı hatırlanır mı?

  • Asi Kardelen
    Asi Kardelen 15.12.2007 - 21:02

    Ankara adı kara
    Bu yara başka yara
    17 yaşındaydı
    Kıyılırmı Erdal' a....

  • Erdal Eren
    Erdal Eren 05.06.2007 - 02:27

    bana erdal eren adının verilmesini sağlayan muhterem ki$ilik
    (bkz:devrimci)

  • Ramazan Cebeci
    Ramazan Cebeci 18.05.2007 - 19:28

    17 yaşındaydı adı Erdal
    Ankara'da infaz edilmişti bir kış günü
    Her devrimci gibi o da yiğitti
    Her devrimci gibi onun da isteği aynıydı
    Ve her devrimci gibi onun da sonu aynı oldu
    Tek isteğiydi bu ülkede özgürlük
    Tek isteğiydi bu ülkede sosyalizm
    Ve tek isteğiydi gerçekten ve tam bağımsız Türkiye
    Eri vurdu diye yargılandı
    Daha kesin bir sonuç bile alınamamışken
    Kesin yargıya varmışlardı faşistler kendi kendilerine
    Beslemeyecekti Evren delikanlıyı
    İdam edecekti o fidan gibi delikanlıyı
    Henüz yaşayamamıştı çocukluğunu
    Tam olarak genç olamamıştı daha
    Ne sevgilisiyle gezebilmişti kırları bayırları
    Ne de bitirebilmişti başladığı mücadeleyi
    Ama o genç delikanlının
    O yiğit,o güçlü delikanlının sonunu hazırlamak için
    Çok çalıştı faşistler,çok
    Anayasa el vermiyor idam edilmesine dediler
    Faşistliklerini gösterdiler
    O kavgasından kaçmayan yiğit delikanlının yaşını büyüttüler
    İlk önce özgürlüğünü aldılar elinden
    Daha sonra ruhunu aldılar o delikanlının elinden
    Ama bir nesile sembol oldu o yiğit
    Bir nesilin devrimci lideriydi o
    Bugün hala ne o unutuldu
    Ne de onun devrimci mücadelesi
    Her zaman ki gibi unutulmuş olanlar gene katiller oldu
    Ve her yiğidin ölümünden sonra olduğu gibi
    Erdal'ın ölümünden sonra da
    Hayata küsmedik
    Ve devam ediyoruz devrim mücadelemize




    KIRŞEHİRLİ RAMAZAN

  • Zeynep Seda
    Zeynep Seda 14.04.2007 - 15:10

    ----------

    Metris
    Ben hep 17 yaşındayım
    Demir kapının her açılışında
    Her ayak sesinde içime sığmaz yüreğim
    Her türlüsünü tattım acının ve ızdırabın
    Yalnız seni özlerken kendimi yenemedim
    Çünkü; senden gayrısı haram
    Şu Metris'in önü bir uzun alan
    Bir tek seni sevdim gerisi yalan

    Cigara çekmedi canım hiç
    Çıkarken havalandırmaya
    Olmadı avluda atılmış voltam hiç
    Hele masmavi bir denize atılmış oltam
    Hiç mi hiç...
    İçerde bıraktım dünyayı
    Parmaklıklarla bölünmüş olarak
    Görmeye alışık gözleri
    Ve senin için yazdığım şiirleri, sözleri.
    Sana olan aşkımı
    Defterlere değil
    Metris'in duvarlarına yazdım
    Uykusuz geçen geceler akıllara zarar
    Kıramazdı beni duruşmada kırılan kalem
    Senin görüşlere gelmediğin kadar
    Şu Metris'in önü bir uzun alan
    Bir tek seni sevdim gerisi yalan
    Senin hasretindi hücreme dolan
    Yalnız seni sevdim gerisi yalan.

    Parmaklıkların elime bulaşan pası
    Havalandırmadan gelen hela ko0kusu
    Işık ve ufuksuz hücremde
    Gözlerim kuvvet kaybındaydı.
    Bir şişin ucundaydı ölüm korkusu
    Ve özgürlük kravatlıların avucundaydı

    Bir kazaydı gelişin
    Ya seni sevişim?
    Bir masaldı.
    17 yıl 15 gece
    Bir ranzaydı yattığım
    Bir de oturduğum masaydı

    Ben gençliğimin en tutkulu aşkını
    Kağıtlara değil
    Gönlümün en derin nağralarını
    Kalemle değil
    Tırnaklarımla
    Metris'in duvarlarına yazdım
    Ve kanayan ellerime tuz bastım

    Çok mektup yazdım sana
    Ama hiç yollamadım
    Ben sana olan mektuplarımı
    Metris'in duvarlarına yazdım
    Ve üzerine zarf değil
    Mapushane kapılarını kapattım

    Şimdi bir şey yok yanımda senden kalan
    Şu Metris'in önü bir uzun alan
    Benim sevdam gerçek
    Senin aşkın yalan
    Hücrem değil hasretinle yanarım
    Senin için hergün hergün ağlarım
    Kanım hep içime akar kanarım
    Beni anlamadın ona yanarım.....
    .
    Uğur Arslan

  • Mahir Baştug
    Mahir Baştug 18.03.2007 - 15:46

    12 eylül Cuntasının acilen bir suçlu bulması gerekiyordu o Erdal Eren di.Şimdi gerçek suçlu biliniyor ama anayasal kanunlarına göre yargılanamıyor.Erdal Eren kenan evrenin asıpta beslemediklerinden kendi tabirince. kesinlikle EVREN YARGILANMALI!

  • Nehir Yeşil
    Nehir Yeşil 11.03.2007 - 20:21

    öldürdüğü söylenilen mehmedin kurşun yarasıyla erdalın konumu farklıydı cinayetle ilgili tanıklar dinlenmedi otopsiyi dünyada varolduğu ispat edilemeyen bir doktor yaptı öldürmediği mehmeti öldürdü diye değil düşündü diye asıldı erdal son isteğiydi sigara, ailesine mektup yazmak ve kelepçesiz asılmak kabul etmediler...

  • Savas Karakaş
    Savas Karakaş 31.12.2006 - 01:11

    burada herkes sürü psikolojisiyle öğretilen sloganları yazmış.sadece bir kişi neden yargılandığını yazmış.17 yaşında birinin idam edilmesi hukuken cinayettir kabul ancak o inzibat erini de kargalar kurşunlamadı yani. eğer gruptan başkası vurmuşsa delikanlı gibi çıksaydı ben vurdum deseydi de erdal ipe gitmeseydi.olayın şahitleri delilleri vardır.büyük ihtimalle de erdal vurmuştur..

  • Savas Karakaş
    Savas Karakaş 31.12.2006 - 01:05

    onlarca kişinin içinde 20 yaşında inzibat erini sırtından vurarak öldürmüş,17 yaşında örgüt tetikçisi.halk için mücadele edip halk çocuğunu öldürmüştür. halk için mücadele edenlerin ikiyüzlülüğüne çok kaliteli bir örnektir.

  • Tuana Işık
    Tuana Işık 15.12.2006 - 18:01

    12 eylül faşist cuntası ve bugün 13 aralık ve onun asıldığı(13 aralık 1980) ki gelin görünkü Türkiye de bir ilktir karar ve idamın aynı olduğu gün..T.Cnin de kara bir lekesidir bu..Hangi anayasa hangi hukuk kuralı bir insanın yaşını büyültüp bir çocuk karşısında bu kadar küçüle bilir...Ve içinde bulunduğumuz hafta insan hakları haftası...HANGİ HAKKI SAVUNUR BU DEVLET? böyle AKIL DIŞI mantık HANGİ SILADA HANGİ YÜREKTE VAR...
    Yunus Emrenin şu sözü açıklar aslında olayı
    ' ŞU DÜNYADA 3 NESNEYE YANAR İÇİM GÖYNÜR ÖZÜM YİĞİT İKEN ÖLENLERE GÖK EKİNİ BİÇER GİBİ'....

  • Zeynep Seda
    Zeynep Seda 13.12.2006 - 18:13

    türkiye de hiç bir şey doğru dürüst işlemezken bir gecede yaşı büyütülerek asılan yüreği büyük DEVRİMCİ....susturacaklarını sanıyorlar asarak....halbuki daha büyük nefesle çığlık çığlığa bağırıyoruz gerçekleri...ERDAL EREN ölmedi DENİZ GEZMİŞ ölmedi HÜSEYİN İNANölmedi YUSUF ASLAN ölmedi....VE ÖLMEDİ BİNLERCE BÜYÜK İNSAN...

  • Zeynep Seda
    Zeynep Seda 13.12.2006 - 18:08

    Sevgili annem, babam ve kardeşlerim;

    Sizlere bugüne kadar pek sağlıklı mektup yazamadım. Ayrıca konuşma olanağımız ve görüşmemizde olmadı. Zaten dışarıdayken de birbirimizi anlayacak şekilde konuşamadık.(Bu konuda sizlere karşı büyük oranda hatalı davrandım. Ancak bunu size karşı saygı duymadığım, bu nedenle böyle davrandığım şeklinde yorumlamamanızı dilerim) Bu nedenle sizlere anlatacağım, konuşacağım çok şey var.


    Ancak olanak yok. Düşüncelerimi bu mektupla anlatmaya çalışacağım. Şu anda ne durumda olacağınızı tahmin ediyorum. Ama çok açıklıkla söylüyorum ki benim moralim çok iyi ve ölümden de korkum yok. Çok büyük bir ihtimalle bu işin ölümle sonuçlanacağını çok iyi biliyorum. Buna rağmen korkuya, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmıyorum ve devrimci olduğum, mücadeleye katıldığım için onur duyuyorum. Böyle düşünmem, böyle davranmam,halka ve devrime olan inancımdan gelmektedir. Ölümden korkmadığımı söylemem, yaşamak istemediğim, yaşamaktan bıktığım şeklinde anlaşılmamalı. Elbette ki hayatta olmayı ve mücadele etmeyi arzularım. Ancak karşıma ölüm çıkmışsa, bundan korkmamam, cesaretle karşılamam gerekir. Biliyorsunuz ki bu ceza işlediğim iddia edilen suçtan verilmedi. Asıl amaçlanan böyle bir olayla gözdağı vermek ve mücadeleyi engellemek hedefine dayalıdır. Bu nedenle sizinde bildiğiniz gibi, kendi hukuk kurallarını çiğneyerek bu cezayı verdiler.

    Cezaevinde yapılan (Neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı zulüm altında inletildik. O kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. İşte bu durumda Ölü korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. Böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi işten bile değildir. Ancak ben bu durumda irademi kullanarak, ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile. Sizlere bunları anlatmamın nedeni yaşamaktan bıktığım yada meselenin önemini, ciddiyetini kavramadığım gibi yanlış bir düşünceye kapılmamanız içindir. Bütün bu yapılanlar,başımdan geçenler, kinimi binlerce kez daha arttırdı ve mücadele azmimi körükledi. Halka ve devrime olan inancımı yok edemedi. Mücadeleyi sonuna kadar, en iyi bir şekilde yürütmek ve yükseltmekten başka amacım yoktur.

    Mesele benim açımdan kısaca böyle. Ancak sizin açınızdan daha farklı, daha zor olduğunu biliyorum.

    Anne, baba ve evlat arasındaki sevgi çok güçlüdür, kolay kolay kaybolmaz. Ve evlat acısının da sizin için ne derece etkili olacağını biliyorum. Ama ne kadar zor da olsa bu tür duygusal yönleri bir kenara bırakmanızı istiyorum. Şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. Bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar. Mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar.

    Sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir. Zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. Bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz.

    Hepinize özgür ve mutlu yaşam dilerim.

    Devrimci selamlar
    Oğlunuz Erdal

  • Murat Akcan
    Murat Akcan 13.12.2006 - 11:47

    Kan Çiçekleri

    Kalbimdeki tek çiçektin
    Damla damla gözyaşlarımla
    Büyütmüştüm seni.
    Bir özlemdin yüreklerde
    'Hasretinden prangalar eskitmiştim'
    Hüzünlü bir Eylül sabahı
    Kalbimden söküp kopardılar seni
    Henüz baharındaydın hayatın
    Şimdi başucunda
    Kançiçekleri açtı.

    Murat Akcan

  • Celal Yoldaş
    Celal Yoldaş 04.12.2006 - 11:50

    Ankara adı kara
    Bu yara başka yara
    17 yaşındaydı
    Kıyılırmı Erdal' a....

  • Nilüfer Gül
    Nilüfer Gül 28.11.2006 - 18:40

    sezen aksunun son bakış şarkısı ona ithafen yazılmıştır

  • Nazlıcan Soydan
    Nazlıcan Soydan 01.09.2006 - 09:07

    ortada işlenmiş bir cinayet varsa bu tabi ki bir suctur ancak bana kalırsa ciayeti kimin işlediği bile kesin değilken daha 17 yaşinda bir çocuk hkkında idam hükmü verilip infaz edilmesi ne hukuka ne de insanlığa sığmaz bu gün 17 yaşindakibir cocugun hangi suctan ne kadar ceza aldıgına bakarsak bu cok ağır bir cezedır terörist basının bile beslendiğ ülkemizde bu ceza cok agır ama her dönemi kendi koşulları ile değerlendirmek lazım bu gün yapmamız gereken verilen yüzlerce cana karsi sağ sol kavgası yapmak değil el ele verip bizi birbirimize düşürenlere karşı gelmektir ben de 17 yasındayım ve vatanım ugruna ölüme seve seve giderim ama ölümümün sağ sol çatişmasında olmasını
    istemem

  • Ali Çoner
    Ali Çoner 27.07.2006 - 01:26

    bir yanlışlık var bu işte,yani bu olayın bu şekilde yorumlanmaması gerekiyor.ortada atılmış bir kurşun var,devletin bir askerine karşı,o da olsun olsun da 19 yaşında olsun.ona yazık değil mi? hadi diyelim kurşunu erdal atmadı,kim attı o zaman o gruptan birileri yine.niye bu çocuğun idama gitmesi onu rahatsız etmedi,niye asıl suçlu benim demedi.ha,kurşunu asılan kişi attıysa ona göre yargılama yapılmıştır.ölen askerin anası,babası yok muydu,onun hayalleri yok muydu? erdal 17 yaşındaysa,zekeriya da 19 yaşındaydı(belki o kadar bile yoktu) .

  • Ses Sizlik
    Ses Sizlik 13.06.2006 - 23:22

    ideolojileri uğruna ölmekten kaçınmamış,17 yaşında olmasına rağmen kemik yaşı sayılarak mahkum edilmeye uygun hale getirilmiş,tutuklanması ile infaz edilmesinin arasında sadece yirmigün olan gencecik bir vatan evladı....lanet olsun sana kıyanlara....

    evlatsızlar nerden bileceklerdi ki; senin EVLAT olarak ne anlama geldiğini....

  • Aslıhan Duygu Alptekin
    Aslıhan Duygu Alptekin 02.06.2006 - 16:42

    unutmadık seni..asla unutmayacağız...sana kıyan işbirlikçi faşistlerden sorulacak kanının hesabı...birgün mutlaka sorulacak...acımıyorum sana asla....imreniyorum sadece....acıdıklarım ise emperyalizmin borazancılığını yapan satılık kiralık ruhlarını peşkeş çekmiş efendilerinden aldıkları emirleri harfiyen uygulayarak türkiyeyi bu hallere düşürenler...sen hala sermayenin faşizmin en korkulu rüyasının.....

  • Ümit
    Ümit 09.02.2006 - 21:00

    Bu gençliğe kıymayalım ister sağcı ister solcu olsun....
    gençlik bizim gençliğimiz....

  • Kıvılcım Ateş
    Kıvılcım Ateş 15.01.2006 - 21:44

    büyüde baban sana büyüde büyü
    büyüyüpte onyedine geldiğinde baban sana idamlar alacak
    bu türkü onun için yakılmış her zaman aklıma gelir ve geldikçe tarifsiz duygular kaplar içimi
    17 yasında yası büyütülerek idam edilmiş gencecik bir beden...

  • Kurtuluş Güney
    Kurtuluş Güney 11.07.2005 - 20:56

    erdal erene armagan bir şiir:

    SOLUK SOLUGA

    Büyük aşklar yolculuklarla başlar
    ve serüvenciler düşer bu yollara ancak

    Onlar ki dünyanın son umudu
    soyları tükenen birer çılgındırlar

    Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
    Ölümle alay ederler sanki

    Nerde beklenirse ordaydılar
    bir kez bile gecikmediler ömür boyu

    Neydi onları ordan oraya
    savurup duran şey

    Onları daima yalnız kılan
    neydi bu yaşam denilen gürültüde

    Her dilden bir adları vardı onların
    ama hiçbir ülkenin kimliğini taşımadılar

    Sarışındılar belki de esmer
    yani birçok yüzün bileşkesi

    Ne altın arayıcısıydılar
    ne de aylak bir gezgin

    Vurulup düşseler de her kuşatmada
    serüvencidir onlar ve hiç ölmezler

    Ki onlar hep yalnızdır ve her nasılsa
    Bulurlar heder olmanın bir yolunu

    Onlar ki bu dünyada
    kahraman olmaya mahkumdurlar

    Sislenen anılar kaldı bize onlardan
    renkleri bozlulup duran solgun anılar

    Nasıl yazmalı ki silinip gitmesin
    bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

    Bileği güçlü ve gözüpek avcılar mıydı
    onları kuşatıp yeryüzü cennetinden atan

    Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi
    vurulup düştükçe ışığını karartan

    O serüvenlerin günlüğü tutulmadı
    yazılmadı o insanların destan şiiri

    Parça parça ettirilseler bir kartala
    (ki sanırım böyle oldu sonları)

    Fışkırır yüreklerinden
    başarısız ihtilallerin yangınları


    AHMET TELLİ......

  • Sule Yılmaz
    Sule Yılmaz 25.06.2005 - 01:48

    On yedi yas1nda seni asanlar nas1l yas1yor- nas1l nefes al1p ve o ald1klar1 nefesi nas1l soluyorlar.Önünde sayg1 ile eilirken az önceki sayfalara yaz1 yazan arkada_larada buradan sonsuz sevgi ve sayg1lar1m1 iletmek istiyorum.... unutulmam1ss1n yas1 küçük kendi büyük devrimci ERDAL EREN.......ve unutulmayacaks1n1z...........sule

  • Kurtuluş Güney
    Kurtuluş Güney 11.06.2005 - 16:08

    12 eylül acımasızlıgının tipik bir kurbanı..yaşı bir gecede 17 'den 18 'e çıkarılarak asılan bir yiğit yurtsever genç.kimsede sormaz gayrı nedir bu? böyle demokrasimi olur? diye...ama kimse sormadı..soramazdıda zaten ne vicdan vardı ne 'sosyal devlet' ilkesi ne hukuk ne insanlık

    genç yurtsever yiğit devrimci bu çocugun düşünceleri önünde saygı ve sevgi ile anıyorum..anan arkadaşlarada teşekkürlerimi sunuyorum...

  • Handan Oran
    Handan Oran 10.12.2004 - 22:53

    Erdal Eren:Dogru,Yurekli,Durust genclik

  • Özgün Durak
    Özgün Durak 02.09.2004 - 18:57

    ERDAL EREN adını duyduğumda gözlerim doluyor...
    o kadar kolay değil,'asılan genç' demek...
    o,ülkemiz için gerçek anlamda 'çabalayan' bir gençti...
    yaşıyla kıyaslanamayacak bir olgunluğu,duyarlılığı,mantığı ve geniş bir ufku vardı...
    ben de 17 yaşındayım,çevremdeki yaşıtlarımın hiçbiri onun adını bile bilmiyor.bırak onu,yarattığı olayları,o yaşına rağmen yaptığı büyük işleri,
    12 eylül dönemini,hiçbir şeyi...
    biz gençler onun duyarlılığının onda birine sahip olsaydık,bu ülke çok daha yaşanır bir halde olurdu,diye düşünüyorum...

  • Hasan Gürelliler
    Hasan Gürelliler 26.08.2004 - 14:52

    faşist cuntanın asmayalımda besleyelim mi diyen insanlık dışı mantığıyla henüz 17 yaşındayken katlettiği genç

  • F
    F 02.08.2004 - 16:28

    http://www.tarihvakfi.org.tr/sergiler/insan_haklari/06.asp

    Sezen Aksu'nun 'Son bakış' adlı şarkısı bu fotoğraftan etkilenerek yazılmıştır.

  • F
    F 02.08.2004 - 14:33

    13 Aralık 1980'de, darbeden sadece 90 gün sonra Kenan Evren denen organizma ve arakadaşlarınca asıldı.Tamamen oldu-bittiyle bir idam cezası verildi.Ceza verildiğinde yaşı tutmayan Erdal Eren'in yaşı, asılmadan önce mahkemece büyültüldü.Erdal 17 yaşındaydı!