Sağlığınız yerindeyken Allah’a yönelmenin ve ona ibadet ve dua etmenin kıymetini bilin sağlığınız gidince o ibadet günlerini ve aşkını arayacaksınız selametle
NEFRET EDIYORUM.. Gelmeyişine , susuşuna, yok sayışına , sanki hiç olmamışız gibi davranmana. Ben içimde koca bir savas verirken,senin tek kelime etmeyişine..
Zayi hâlin buysa, kayboluşun bile bir sanat hâline gelmiş demektir. :)) Yine yorumun bir zeka ürünü. Hayranlığımı gizleyemem artık..varsın duysun cümle antoloji.. :))
... züleyha kuyu oldu züleyha çöl oldu züleyha gitti de gelmez oldu geriye kalanım ben işte, baştan aşağı zâyi. zâyi var mı ki? ama sen seslen yine de kuyum yankı yapar çoğalır sesin yankı yapar çoğalır sesin çoğalır sesin sesin.
İsmin değişmiş, iz düşümün aynı kalmış o zaman… Züleyha diye seslenenler de varmış vaktiyle; şimdi Zât-ı Zayi diye merakla okuyanların var. Bence cümlelerin hâlâ aynı yerden dokunuyordur insanlara.
Ama sakın bunu fırsat bilip “ben bir kaybolayım” deme. Sonra biz de ardından “ey Zayi, ardından zayi oldu bu ruhum” diye diye kuyulara düşmeyelim. Zaten bir Züleyha hikâyesi yaşandı; bir de Zayi kuyusu gerekmiyor. :)
Ey yılların ardında duran ben; dilerim kaderin sana sunduğu her imtihanı tekâmül yolunda bir terbiye kabul etmişsindir. Ruhunun inceliğini dünyanın kabalığına teslim etmemişsindir.
Sayın Şinasi Akay, Bildiğiniz üzere nedir bölümü bir tür Türkçe sözlüktür. Bir İtalyanca- İtalyanca ve de bir İngilizce -İngilizce sözlük DEĞİLDİR. Bu itibarla, nedir sayfalarının % 50 sini italyanca ve ingilizce kelimelerle doldurmak pek doğru olamasa gerek. Ayrıca bu yabancı kelimelerin kimseye bir faydası da yoktur. Kimsenin okusuğu da yoktur. İtalya’da ya da ingiltere’de antoloji benzeri bir sitede Türkçe -Türkçe kelimelere izin vereceklerine ihtimal veriyor musunuz ? Vermeyin. Nedir bölümünü yabancı kelimelerle işgal etmek yerine Türkçe yazmanızı bekliyoruz ve Türkçe yazılarınızın zevkle okunacağını bilmenizi isteriz…
Bir zamanlar “senin arkadaş listendekiler varken ben orada olmam” diye kendine özel bir duruş biçen biri vardı. Şimdi bakıyorum da, önüne çıkan herkesi arkadaş bellemiş insanların arasında gayet rahat dolaşıyor.
Demek ki mesele kalabalık değilmiş; insan bazen sadece bulunmak istemediği yere “seviye” der, sonra aynı yere dönüp alışkanlık diye otururmuş.
… Sen şimdi Duvarına bir şiirimi asmışsındır Uyuyorsundur Belki düşünüyorsundur Sonuncu kattaki odandan Yıldızlara bakarak. Ve yıldızlar her zaman Eski ve tanıdıktır. Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında. İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda Sırtüstü uzanıp toprağa Baktığımız yıldızlar. Bir harman yerinde ya da. Düz bir damda. Uzaktan Bütün kürtçe türküler gibi Yanık bir türkü gelirken Sıcaktan bunalırken Evler ve yollar; Ve yaşlı kadınlar Uyuklar gibi büzülüp minderlerine Düşünürlerken eskinin Olağanüstü günlerini Gece sessizce başlıyor ve ırmağın Öte yakasına geçiyor atlılar Çalıların hışırtısını dinliyorum. Sana seslenmek için Yeni şiirler tasarlıyorum.
Arkadan bağırdığımda sağır olduğunu zannetti herkes,ama bilmiyorlardı ki inadına duymamakta kulakların,tek bilen olmak duyduğunu öyle zor geldi ki ,arkadan koştum saatlerce ta ki artık umudumu yitirip seni artık kaybettiğimi anladığımda.İyi bak kendine,belki artık yanında duyabilen ama asla koşamıyacak kadar güçsüz birini bulana dek
Sana seslenmiyorum artık, kendime konuşuyorum. Unutamamak bir zaaf değil, yarım kalmışlığın hatırası. Her şey yaşandığı kadar değerliydi fazlası hayal, azı inkâr olurdu. Sen hayatımdan çıktın, benden geçmedin. Bazı insanlar kalmak için değil, iz bırakmak için gelirmiş. Ben seni unutmadım; sevgini doğru yere koydum.
Bu kadar basit mi açılıyordu ayrılıklara kapılar? Mülteci oluyorum simdi sevdama. Tüm renkleri sende çizecektim oysa Neden bir gecede astın vuslatımızı...
Kelimeler çıplak ama rüzgar manifesto havasında esiyor. Öfkeli bir iç döküş ama sanki daha çok iç çöküş. Duyguyu filtresiz sunacakken, etik olarak sorunlu bir ötekileşmeyle köşeyi dönememiş. .
Sağlığınız yerindeyken Allah’a yönelmenin ve ona ibadet ve dua etmenin kıymetini bilin sağlığınız gidince o ibadet günlerini ve aşkını arayacaksınız selametle
Eyy başıma gelmeyen En Güzel Şey !
Artık gelmesen de olur...
nerdesin be kral ozledim seni parkın orda bekliyom 2017 yılindan beri
NEFRET EDIYORUM..
Gelmeyişine , susuşuna, yok sayışına , sanki hiç olmamışız gibi davranmana.
Ben içimde koca bir savas verirken,senin tek kelime etmeyişine..
Kaybolan yıllarıma açık çağrımdır: Bütün hatalarımı anladım müsaitseniz lütfen geri dönebilir misiniz? :))))
Zayi hâlin buysa, kayboluşun bile bir sanat hâline gelmiş demektir. :))
Yine yorumun bir zeka ürünü.
Hayranlığımı gizleyemem artık..varsın duysun cümle antoloji.. :))
... züleyha kuyu oldu
züleyha çöl oldu
züleyha gitti de gelmez oldu
geriye kalanım ben işte, baştan aşağı zâyi.
zâyi var mı ki?
ama sen seslen yine de
kuyum yankı yapar çoğalır sesin
yankı yapar çoğalır sesin
çoğalır sesin
sesin.
İsmin değişmiş, iz düşümün aynı kalmış o zaman…
Züleyha diye seslenenler de varmış vaktiyle; şimdi Zât-ı Zayi diye merakla okuyanların var.
Bence cümlelerin hâlâ aynı yerden dokunuyordur insanlara.
Ama sakın bunu fırsat bilip “ben bir kaybolayım” deme. Sonra biz de ardından “ey Zayi, ardından zayi oldu bu ruhum” diye diye kuyulara düşmeyelim. Zaten bir Züleyha hikâyesi yaşandı; bir de Zayi kuyusu gerekmiyor. :)
... züleyha'dan zâyi'ye
zâyi'den züleyha'ya
"nerdesin?"
Ey yılların ardında duran ben; dilerim kaderin sana sunduğu her imtihanı tekâmül yolunda bir terbiye kabul etmişsindir.
Ruhunun inceliğini dünyanın kabalığına teslim etmemişsindir.
Seslensem en az altı ay yatarım olur .,🙂
Sayın Şinasi Akay,
Bildiğiniz üzere nedir bölümü bir tür Türkçe sözlüktür.
Bir İtalyanca- İtalyanca ve de bir İngilizce -İngilizce sözlük DEĞİLDİR.
Bu itibarla, nedir sayfalarının % 50 sini italyanca ve ingilizce kelimelerle
doldurmak pek doğru olamasa gerek.
Ayrıca bu yabancı kelimelerin kimseye bir faydası da yoktur. Kimsenin okusuğu da yoktur.
İtalya’da ya da ingiltere’de antoloji benzeri bir sitede Türkçe -Türkçe kelimelere izin vereceklerine
ihtimal veriyor musunuz ?
Vermeyin.
Nedir bölümünü yabancı kelimelerle işgal etmek yerine Türkçe yazmanızı bekliyoruz ve
Türkçe yazılarınızın zevkle okunacağını bilmenizi isteriz…
Sebebi olmayıpta hala yaşayan hem bundan gurur duyup hep pişman olan ben nereden geliyor bu inat?
ne kadar kamufle olsan da
bir silüet beliriyor uzaktan.
bulunmaz hint kumaşı değilsin ne bu havalar
saklambaç oynasan da herkes seni sobeler :)))
Ey denizden ürküp dağlara sığınan Yitik…
Sana bir haberim var;
dağların da derinliği vardır,
sadece aşağıya değil, yukarıya bakarak kaybolursun. :))
Canım Kendim <33
İyi ki varsın...
Seni seviyorum...
:)
Bir zamanlar “senin arkadaş listendekiler varken ben orada olmam” diye kendine özel bir duruş biçen biri vardı.
Şimdi bakıyorum da, önüne çıkan herkesi arkadaş bellemiş insanların arasında gayet rahat dolaşıyor.
Demek ki mesele kalabalık değilmiş;
insan bazen sadece bulunmak istemediği yere “seviye” der, sonra aynı yere dönüp alışkanlık diye otururmuş.
Varoluşum seni yeniden kurmaya muktedirdi;
ama senin en kudretli tarafın,
ısrarla kendi çöküşüne yönelen yanındı.”
Megafon lazım çünkü bazılarının anlamak işine gelmiyor :)
…
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışsındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırtüstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da.
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün kürtçe türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskinin
Olağanüstü günlerini
Gece sessizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum.
A. Behramoğlu
Arkadan bağırdığımda sağır olduğunu zannetti herkes,ama bilmiyorlardı ki inadına duymamakta kulakların,tek bilen olmak duyduğunu öyle zor geldi ki ,arkadan koştum saatlerce ta ki artık umudumu yitirip seni artık kaybettiğimi anladığımda.İyi bak kendine,belki artık yanında duyabilen ama asla koşamıyacak kadar güçsüz birini bulana dek
Defalarca sesleniyorum ancak beni duymak istemiyor.Kimmi? o kendini bilir (AKREP)
Sana seslenmiyorum artık, kendime konuşuyorum.
Unutamamak bir zaaf değil, yarım kalmışlığın hatırası.
Her şey yaşandığı kadar değerliydi
fazlası hayal, azı inkâr olurdu.
Sen hayatımdan çıktın, benden geçmedin.
Bazı insanlar kalmak için değil, iz bırakmak için gelirmiş.
Ben seni unutmadım; sevgini doğru yere koydum.
İnsan! Seni savunuyorum; sana karşı!
-Nuri Pakdil-
Bu kadar basit mi açılıyordu ayrılıklara kapılar?
Mülteci oluyorum simdi sevdama.
Tüm renkleri sende çizecektim oysa
Neden bir gecede astın vuslatımızı...
sevgili kendim,
ben seni sokakta bulmadımm (;
Anladım ki Allah en hayırlısını nasip ediyor.. Sevmek yetmiyor bazen birlikte olabilmek için..
Kelimeler çıplak ama rüzgar manifesto havasında esiyor. Öfkeli bir iç döküş ama sanki daha çok iç çöküş. Duyguyu filtresiz sunacakken, etik olarak sorunlu bir ötekileşmeyle köşeyi dönememiş. .
tanrıdan tek dileğim,beni sensiz bıraksın.
uyuyorsundur şimdi uyu..
uykusuzluğumun baş tacı uyu..
yazıp da paylaşamadıklarım var..
onlar gelsin rüyana..
(alıntı..)