aşk yüzünde oluşan acı bir gülümseme ya da kalbince açılan yaranın içinde boğulup gitmektir... görünmez bir elin seni yavaş yavaş sonsuzluğa sürüklemesidir ya da sessiz sedasız akana bir damla göz yaşıdır...
aşk risktir...karşınızda duran kişinin sizin için yaratıldığını düşünürken, onunla her zaman beraber olabilmek için bir bedende yaşamanız gerektiğini anlatırken, karşınızdaki gözlerde de görmek istersiniz aynı şeyleri.Görememeniz felaketiniz olur.Ama bir kere olsun görebilme ihtimaline değer...
İzle daim izlerini,işit güzel sözlerini Görem dirsen yüzlerini Can ü dilden sevmek gerek... Can ü dilden sevmek gerek... ..............................................................................................
ask cok cekici bir seydir...ama yanlis akin bedeli buyuk olur....odemeye degmez........ki askin yanlis oldugu gorulmemmistir sadece verdigi pismanlikla kalir insan yani kendini avutma cabasin.......ask guzel bir seydir eger iki kisilikse
var eşrefoğlu rumi bil hakikat vucudü fani etmektir adı aşk
varın gidin siz de öyleyse düşün yollara hakikati bilmek için hakikat adına aşk adına aşkın adına...mecali kalmamış ellerinizi hiç değilse son bir defa kaldırın da kapı yüzünüze kapanmadan evvel o kapıyı siz kendi yüzünüze kapamayı deneyin! ! varlığa gelen her ademin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir..ilki varlığa getirdiği için ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için...evet varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi var kalmanın varlıklı olmanın da bir sebebi vardır..iki farklı sebbeten değil bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında..varolabilmemeiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürebilmemiz için de muhtaç olmaktan...böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vucud ve beka... demekki aşk vucudu baki kılmak için çırpınanların değil vucudu fani kılmak için çabalayanların mesleği... o halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim! !
bence ask sabretmek cunkı eger asıksan mutlaka engeller ulasılmaz yollar cıkarıyor ınsanın karsısına ellerınle tutabılecek kadar yakın ama ulasamayacak kadar uzak ama bılıyosunkı oda senı sevıyo ıste o zaman sabretmek oluyo AŞK
aşk bence tarifi olmayan ancak ve ancak yaşanıldığında anlaşılan ve acı veren birşeydir aşk öyle bişeydirkiii ummadığın bianda ummadığın biyerde karşına çıkabilir ayrıca aşk hayatta bikere yaşanır
'Aşkın doğması için sevgiliyi görmek, aşkın büyümesi için sevgiliyi görmemek lazımdır...
Sevgilimiz olmadıkları halde kendilerine karşı sempati duyduğumuz insanlar pek çoktur. Şu var ki hayranlık ve sempati aşkın ilk tohumlarıdır. Bunlarla beraber arzunun doğması için ümide ihtiyacımız vardır. Bir aşk, sonunda ümitsizliğe düşebilir; fakat başlangıçta ümit etmeyen aşk yoktur. Demek aşkın doğması için en az üç şart bir araya gelmeli: Hoşlanma, ümit, arzu. Bu şartlar aşkın doğması için lazımdır, büyümesi için kâfi değildir. Çok defa hoşlandığımız, bizi sevmesini ümit ve arzu ettiğimiz insanlara karşı alakamız, birkaç temastan sonra sönüvermiştir. Aşk, sevgiliden uzakta büyür.
Bu kanun hiç şaşmaz: Aşkı besleyen, sevgilinin kendisi değil, daima hayalidir. Çünkü hayal hakikatten daima daha güzeldir.'
Not: Bu yazı, Peyami Safa’nın “Kadın, Aşk, Aile” isimli kitabından alınmıştır.
'ol'mak ile 'öl'mek arasındaki a'raf... süveyda ülkesinde sürgün veren sarmaşık. ve aşıka; 'ah mine'l-aşk ve halatihi' dedirten olmazsa olmaz dert ve zevk kaynağı. nar ve nur. hafakan ve huzur. elbette ki semender...
belki yirmisinde sevdiğini sanmak belki kırkından sonra yalana inanmaktır aşk belki nemli gözlerde buğulu bir bakış belki çatık kaşlarda gizlenen yalvarıştır aşk
AŞK Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel lâflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lâfların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik
Ask..ezelde bir merhaba idi,hala ki odur....
I.P
aşk bi dengesizlik oyunu...
aşk yüzünde oluşan acı bir gülümseme ya da kalbince açılan yaranın içinde boğulup gitmektir... görünmez bir elin seni yavaş yavaş sonsuzluğa sürüklemesidir ya da sessiz sedasız akana bir damla göz yaşıdır...
aşk risktir...karşınızda duran kişinin sizin için yaratıldığını düşünürken, onunla her zaman beraber olabilmek için bir bedende yaşamanız gerektiğini anlatırken, karşınızdaki gözlerde de görmek istersiniz aynı şeyleri.Görememeniz felaketiniz olur.Ama bir kere olsun görebilme ihtimaline değer...
..............................................................................................
......Vuslatta fırak,fırakta vuslat hülyaları
Bir sihirli düş ki,hiç uyanmak istemezler! ...
Yar yolunda yanıp kül olmaktır rüyaları
Cennete gir! denilse,ihtimal dilemezler! ...
İzle daim izlerini,işit güzel sözlerini
Görem dirsen yüzlerini
Can ü dilden sevmek gerek...
Can ü dilden sevmek gerek...
..............................................................................................
Aşk karşılıklıysa mutluluktan havaya uçmaktır eğer platonikse olduğun yere çakılıp kalmaktır...
aşk çılgınlıktır çünkü insan aşık olunca gözü hiç birşeyi görmez ve her türlü zorluğa sıkıntıya katlanır hayatta hiç yapmıyacağı şeyleri yapar
ask cok cekici bir seydir...ama yanlis akin bedeli buyuk olur....odemeye degmez........ki askin yanlis oldugu gorulmemmistir sadece verdigi pismanlikla kalir insan yani kendini avutma cabasin.......ask guzel bir seydir eger iki kisilikse
aşk eski bir yalan,
Adem'le Havva'dan kalan
var eşrefoğlu rumi bil hakikat
vucudü fani etmektir adı aşk
varın gidin siz de öyleyse düşün yollara hakikati bilmek için hakikat adına aşk adına aşkın adına...mecali kalmamış ellerinizi hiç değilse son bir defa kaldırın da kapı yüzünüze kapanmadan evvel o kapıyı siz kendi yüzünüze kapamayı deneyin! !
varlığa gelen her ademin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir..ilki varlığa getirdiği için ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için...evet varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi var kalmanın varlıklı olmanın da bir sebebi vardır..iki farklı sebbeten değil bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında..varolabilmemeiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürebilmemiz için de muhtaç olmaktan...böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vucud ve beka...
demekki aşk vucudu baki kılmak için çırpınanların değil vucudu fani kılmak için çabalayanların mesleği...
o halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim! !
...........................................................................................................
bela ayğmur gibi gökten yağarsa
başını âna tutmaktır adı aşk
bu alem sanki oddan bir denizdir
âna kendini atmaktır adı aşk
cihanı hiçe satmaktır adı aşk
döküp varlığı gitmektir adı aşk
elinde sükkeri(şeker) ayruğa sunup
ağuyu(zehir) kendi yutmaktır adı aşk
aşk tek bi kelimeyle başlar..... GEL.! ....
Aşk, başkasının kasasında sakladığınız, dünyanın en büyük servetidir. İyi sahip olmazsanız, her an çaldırabilirsiniz. Âlimoğlu
bence ask sabretmek cunkı eger asıksan mutlaka engeller ulasılmaz yollar cıkarıyor ınsanın karsısına ellerınle tutabılecek kadar yakın ama ulasamayacak kadar uzak ama bılıyosunkı oda senı sevıyo ıste o zaman sabretmek oluyo AŞK
bı kerelığıne bıle olsa yasanılası bişiyy
aşk bence tarifi olmayan ancak ve ancak yaşanıldığında anlaşılan ve acı veren birşeydir aşk öyle bişeydirkiii ummadığın bianda ummadığın biyerde karşına çıkabilir ayrıca aşk hayatta bikere yaşanır
aşk karşı cinten birine karşı duyguların incelmesidir.
aşık olmak çok duygulandırıyorrrrrrr
Aşk hayatınızın bir parçasıdır. Aşk olmadan yaşanmaz ama aşkın sonundaki ayrılıklar olmazsa...
'Aşkın doğması için sevgiliyi görmek, aşkın büyümesi için sevgiliyi görmemek lazımdır...
Sevgilimiz olmadıkları halde kendilerine karşı sempati duyduğumuz insanlar pek çoktur. Şu var ki hayranlık ve sempati aşkın ilk tohumlarıdır. Bunlarla beraber arzunun doğması için ümide ihtiyacımız vardır. Bir aşk, sonunda ümitsizliğe düşebilir; fakat başlangıçta ümit etmeyen aşk yoktur. Demek aşkın doğması için en az üç şart bir araya gelmeli: Hoşlanma, ümit, arzu. Bu şartlar aşkın doğması için lazımdır, büyümesi için kâfi değildir. Çok defa hoşlandığımız, bizi sevmesini ümit ve arzu ettiğimiz insanlara karşı alakamız, birkaç temastan sonra sönüvermiştir. Aşk, sevgiliden uzakta büyür.
Bu kanun hiç şaşmaz: Aşkı besleyen, sevgilinin kendisi değil, daima hayalidir. Çünkü hayal hakikatten daima daha güzeldir.'
Not: Bu yazı, Peyami Safa’nın “Kadın, Aşk, Aile” isimli kitabından alınmıştır.
'ol'mak ile 'öl'mek arasındaki a'raf...
süveyda ülkesinde sürgün veren sarmaşık.
ve aşıka;
'ah mine'l-aşk ve halatihi' dedirten olmazsa olmaz dert ve zevk kaynağı.
nar ve nur.
hafakan ve huzur.
elbette ki semender...
bu devirde bulunmayan buLunduğu dönmLerdede tarifi oLmayan bi duygu yoğunLuğu oLsa gerek...
kısaca hiçliktir.Hiç olmayı kabullenemeyenlerin dillerine bile almamaları gereken birşey
aşk; bağlanmış kökler gibi,hayat veren toprak gibi,tüm anneler gibi sonsuz....
pencereden alıyorum yüzünü...
yılmadan bunca yıldır ördüğüm duvarlarımı yıkıyorum bin telaşla.
bin lafın belini bükmek için dönüyor oysa dilin...
bense lekelenmemiş gözlerimi açıp dinliyorum, senden emin...
ellerinden alıyorum hüznünü
yeter ki yüzün gülsün diye, bin zorlukla...
bir türlü bana çevrilmiyor oysa yüzün
ve şimdi;
bende yedi yüreğin kaldıramayacağı bir hüzün...
................................................
-cin ali' ye ithafen yazılmıştır...:P-
aşkk nedir? :) aşk denilen şey gözlerden kalbe akar.. bakmadığın ve istemediğin sürece aşık olmassın..
belki yirmisinde sevdiğini sanmak
belki kırkından sonra yalana inanmaktır aşk
belki nemli gözlerde buğulu bir bakış
belki çatık kaşlarda gizlenen yalvarıştır aşk
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel lâflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lâfların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik
Cemal süreya
Derdi aklı aşka düşen aşıklar
Derdinden gayrı derman diler mi
Hakka başın veren bağrı yanıklar
Bayram geldi diye kurban diler mi