Ya Rabbi şu ahir zamanda bu iki hadisi rehber edinen ve o büyük tesellicinin imdadımıza yetiştirdiğin gibi şu günah dolu hayatımızda da imdatımıza yetiş ve bizi bağışla sevgine merhametine ve affına layık eyle amin.Hem bizi hem neslimizi kurtar bize kurtuluş nasip eyle Amin.
Hazreti Muhammed (SAV): Allah Teala hazretleri diyor ki; Ey Ademoğlu!sen bana dua edip affımı ümid ettikçe ben senden her ne sadır olsa aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu!senin günahların semaların bulutları kadar bile olsa sonra bana dönüp istiğfar etsen çok oluşuna bakmam seni affederim. Ey Ademoğlu!bana arz dolusu hata ile gelsen sonunda hiç şirk koşmaksızın bana kavuşursan seni ar dolusu mağfiretimle karşılarım.Kutübi sitte,4144 nolu hadis)
Ya Rabbi, madem ki rasulün yalancı değil bizi ölene kadar istiğfar eden ve istiğfarı kabul edilen kullarından eyle ve bizi affet bizi bağışla amin.Zira biz hem sana iman ettik hem rasulüne iman ettik bizi hidayetinden ve doğru yoldan ayırma amin.
Hazreti Muhammed (SAV): Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz ,Allah sizi toptan yok eder,günah işleyip istiğfar edecek yeni bir mahluk yaratır ve onları mağfiret ederdi.(Kütübi Sitte ,5370 nolu hadis)
Madem ki ölüme çare yok öleceğiz mademki ister istemez kabre gireceğiz madem bu hayat fanidir hem madem ahir zamandayız sana verdiğimiz tüm hak ve hayırlı sözleri yardımınla ve hakkınca tutmadan canımızı alma ve biz e bu konuda ihlas samimiyet ve gayret ver ve bizleri affına ve bağışlamana layık eyle ve vermediklerinin ve verdiklerinin kıymetini bilenlerden eyle neslimize de salah ve necat nasip eyle bizden öncekilere bizim gibi nesiller bırakmayı nasip eylediğin gibi bizlere de onlar gibi hayırlı ve salih nesiller bırakmayı nasip eyle amin.Amin.
Ya Rabbi Rasulün diyor ki insanların çoğu boş vakit ve sıhhat konusunda aldanmıştır bize İnsanların çoğuna uyup aldananlardan değil insanların En efendisi olan Hazreti peygamber aleyhissalatü vesselam efendimize uyarak boş vakit ve sıhhat konusunda aldanmayanlardan eyle Amin.
Ya Rabbi,sana şükürler olsun dualarımın en güzeli en lezzetlisi en hayırlısı,çaresizliğimin zirve yaptığı,ve Bir Rabb'imin,sahibimin malikimin olduğunu yani başıboş olmadığımı yani bir duyanım görenim işitenim olduğunu bilip sana yalvararak ettiğim dualardır beni bu ihlas ve samimiyetten ayırma beni affet beni bağışla senden başka günahları bağışlayacak yoktur amin.
Ey Rabbil Alemin bizi kadir gecesine hayırla ve şerele kavuştur ve bu geceyi hakkımızda en hayırlı en şerefli ve en üstün şekilde değerlendirmeyi nasip eyle Amin.
En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Suresidir.
Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'l-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:
"Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."
Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."
Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim'in bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.
Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya âdeta onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıl dönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir." diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır." buyurdu.(1)
Diğer bir rivayette Resulullah'a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı.(2)
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur. Bu sure, sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.
Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
Evet, bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'an'ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat'i bir delildir. Evet, nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan on sekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o on sekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakk'ın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.
Neden "Kadir" Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırt edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır.(3)
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.
Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır." buyurularak buna işaret edilir.(4)
Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i Şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir.(5)
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.
"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir."(6)
Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimiz (asm)'den, öğrenelim:
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?' Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam;
"Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî / Allah'ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle, dersin.' buyurdu."(7)
Kaynaklar:
1) Hak Dini Kur an Dili. VI/4592. 2) Muvatta. İtikâf:6. 3) Duhan Suresi, 3. 4) Hak Dîni Kur'ân Dili, IX/5970. 5) Müsned, II/27. 6) Buhari, Siyam: 71. 7) Tirmizî, Daavât, 84; İbn Mâce, Duâ, 5.
"Estağfirullah el-Azim el-Kerim ellezi la ilahe illahüvel hayyül kayyumu ve etübü ileyhi subhanehu"
manası: "Azamet ve Kerem sahibi olan Azîm, Kerîm, kendisinden başka ilâh olmayan, ezelî ve ebedî hayat sahibi olan Hayy ve her şeyi ayakta tutan Kayyûm olan Allah'dan mağfiret diliyor ve tevbe ediyorum. O bütün ayıp, kusur ve kötülüklerden münezzeh olan Sübhan'dır."
Ya Rabbi bizi Ramazan ayına hayırla kavuştur hayır ile başlat hayır ile bayrama eriştir ve bu ayı hakkımızda en hayırlı ve en üstün ve en şerefli şekilde değerlendirmeyi nasip eyle ve hakkımızda mübarek kıl.Bizi Bağışla.Amin.
“İslam, beş esas üzerine bina edilmiştir (kurulmuştur). Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve rasülü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Beyt’i (Kâbe’yi) haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” (Buhari, İman 1; Müslim, İman 22; Nesai, İman 13; Tirmizi İman 3)
“Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir.” (Buhari, Savm, 2)
“Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” (Müslim, Sıyam 2)
“Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse, onun yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhari, Savm, 8)
“Sahura kalkmak berekettir. Bir yudum su içseniz bile onu terk etmeyiniz. Çünkü Allah sahura kalkanlara rahmet eder.” (Müsned, 3/44)
“Oruç tutun. Şüphesiz oruç cehennem ateşine ve dünyanın kötülük ve musibetlerine karşı kalkandır." (Camiü's-Sağir, 4/212)
“Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.”(Tirmizi, Cihad 3)
“Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.” (Buhari, Savm 29)
“Kadir Gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir." (Müslim, Müsafirin 174; Ebu Davud, Salat 318; Tirmizi, Savm 83)
“Resulullah (asm)'a, Kadir Gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O da Ramazanın tamamında, diye cevap verdi.” (Ebu Davud, Salat, 324)
“Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!” (Tirmizi, Daavat 110)
“Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın; çünkü ona Allah yedirip içirmiştir." (Müslim, Sıyam 171)
“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz." (Tirmizi, Savm 82)
“Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn Mace, Sıyam 44)
“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.” (Tirmizi, Savm 53; Ebu Davud, Savm 58)
“Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah işlenmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.” (Müslim, Taharet 14; Tirmizi, Salat 160)
“Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa 'Ben oruçluyum!..' desin (ve ona bulaşmasın).” (Müslim, Sıyam 164)
“Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." (Tirmizi, Savm 5)
“Zahmetsiz ganimet, kışta tutulan oruçtur.” (Tirmizi, Savm 74)
“Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve günahlardan sakındırmak bu fitneye kefaret olur!” (Müslim, Fiten 17; Tirmizi, Fiten 71)
estagfirullahel azimel kerimellezi le ilahe illallahuvel hayyul kayyumu ve etubu ilayhi subhanehu.amin.
ya ilahel alemin beni ve tüm müminleri ölene kadar tevbekar kullarından eyle amin.
Bana utanma duygusu veren rahman ve rahim olan Rabbim olan Allah'a şükürler olsun amin.
zikir aç olan ruhun ilacı ,dua mevlaya yakarış
Kalbime hidayet verip başımı secdeye layık gören Rahman ve Rahim Olan Allah'a şükürler olsun Amin.
Ya ilahel alemin malikim yegane sahibim sana asker olmaktan ayırma bizi bu lezzetten bizi mahrum bırakma amin.
ya Rabbi bizi bayrama hayirla kavustur bizi affet bagisla bayrami hakkimizda en hayirli en serefli ve en ustun sekilde ihya etmeyi nasip eyle amin
Our lord, you are the best protector and the best helper.
You are our Protector, You are enough to trust.
Lord, lift up our heart and ease our task for us. Untie our tongue, so that they may understand our words. give us a helper.
It is the only you we worship, it is the only you we ask for help.
Lord, do not take us to task if we forget or make mistakes.
Lord, do not burden us with more than we have strength to bear.
Pardon us, forgive us, and have mercy on us.
You are our Protector, so help us against the disbelievers.
Our Lord, give us good in this world and in the Hereafter, and protect us from the torment of the Fire.
Lord increase our knowledge. grant us wisdom, join us with the righteous.
Our Lord, pour patience on us, make us stand firm.
Lord, inspire me to be thankful for the blessings you have granted me and my parents, and to do good deeds that please.
(lanham)
tevbei istiğfar
Ya Rabbi çok şükür bayrama hayır ile kavuşturdun verdiklerinle vermediklerinle bizleri şımamarmayan kulllarından eyle Amin.
Affet sayki yirmiyedinci gece
Affetmezsen halimiz nice,
affetmezsen günümüz zulmet günümüz gece
Mim ağlar vav ağlar halimize.
cahil idik bilemedik,
hem sözümüzde duramadık,
senin rızana varamadık,
elif ağlar dal ağlar halimize.
Ya Rabbi Sen affedicisin affetmeyi seversin ölyeyse beni affet.Amin.
Ya Rabbi şu ahir zamanda bu iki hadisi rehber edinen ve o büyük tesellicinin imdadımıza yetiştirdiğin gibi şu günah dolu hayatımızda da imdatımıza yetiş ve bizi bağışla sevgine merhametine ve affına layık eyle amin.Hem bizi hem neslimizi kurtar bize kurtuluş nasip eyle Amin.
Hazreti Muhammed (SAV):
Allah Teala hazretleri diyor ki;
Ey Ademoğlu!sen bana dua edip affımı ümid ettikçe ben senden her ne sadır olsa aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu!senin günahların semaların bulutları kadar bile olsa sonra bana dönüp istiğfar etsen çok oluşuna bakmam seni affederim. Ey Ademoğlu!bana arz dolusu hata ile gelsen sonunda hiç şirk koşmaksızın bana kavuşursan seni ar dolusu mağfiretimle karşılarım.Kutübi sitte,4144 nolu hadis)
Ya Rabbi, madem ki rasulün yalancı değil bizi ölene kadar istiğfar eden ve istiğfarı kabul edilen kullarından eyle ve bizi affet bizi bağışla amin.Zira biz hem sana iman ettik hem rasulüne iman ettik bizi hidayetinden ve doğru yoldan ayırma amin.
Hazreti Muhammed (SAV):
Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz ,Allah sizi toptan yok eder,günah işleyip istiğfar edecek yeni bir mahluk yaratır ve onları mağfiret ederdi.(Kütübi Sitte ,5370 nolu hadis)
Madem ki ölüme çare yok öleceğiz mademki ister istemez kabre gireceğiz madem bu hayat fanidir hem madem ahir zamandayız sana verdiğimiz tüm hak ve hayırlı sözleri yardımınla ve hakkınca tutmadan canımızı alma ve biz e bu konuda ihlas samimiyet ve gayret ver ve bizleri affına ve bağışlamana layık eyle ve vermediklerinin ve verdiklerinin kıymetini bilenlerden eyle neslimize de salah ve necat nasip eyle bizden öncekilere bizim gibi nesiller bırakmayı nasip eylediğin gibi bizlere de onlar gibi hayırlı ve salih nesiller bırakmayı nasip eyle amin.Amin.
Ya Rabbi Rasulün diyor ki insanların çoğu boş vakit ve sıhhat konusunda aldanmıştır bize İnsanların çoğuna uyup aldananlardan değil insanların En efendisi olan Hazreti peygamber aleyhissalatü vesselam efendimize uyarak boş vakit ve sıhhat konusunda aldanmayanlardan eyle Amin.
Ya Rabbi,sana şükürler olsun dualarımın en güzeli en lezzetlisi en hayırlısı,çaresizliğimin zirve yaptığı,ve Bir Rabb'imin,sahibimin malikimin olduğunu yani başıboş olmadığımı yani bir duyanım görenim işitenim olduğunu bilip sana yalvararak ettiğim dualardır beni bu ihlas ve samimiyetten ayırma beni affet beni bağışla senden başka günahları bağışlayacak yoktur amin.
Ey Rabbil Alemin bizi kadir gecesine hayırla ve şerele kavuştur ve bu geceyi hakkımızda en hayırlı en şerefli ve en üstün şekilde değerlendirmeyi nasip eyle Amin.
En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Suresidir.
Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'l-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:
"Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."
Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."
Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim'in bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.
Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya âdeta onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıl dönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir." diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır." buyurdu.(1)
Diğer bir rivayette Resulullah'a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı.(2)
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur. Bu sure, sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.
Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
Evet, bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'an'ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat'i bir delildir. Evet, nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan on sekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o on sekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakk'ın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.
Neden "Kadir" Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırt edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır.(3)
"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.
Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır." buyurularak buna işaret edilir.(4)
Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i Şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir.(5)
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.
"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir."(6)
Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimiz (asm)'den, öğrenelim:
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?' Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam;
"Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî / Allah'ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle, dersin.' buyurdu."(7)
Kaynaklar:
1) Hak Dini Kur an Dili. VI/4592.
2) Muvatta. İtikâf:6.
3) Duhan Suresi, 3.
4) Hak Dîni Kur'ân Dili, IX/5970.
5) Müsned, II/27.
6) Buhari, Siyam: 71.
7) Tirmizî, Daavât, 84; İbn Mâce, Duâ, 5.
"Estağfirullah el-Azim el-Kerim ellezi la ilahe illahüvel hayyül kayyumu ve etübü ileyhi subhanehu"
manası:
"Azamet ve Kerem sahibi olan Azîm, Kerîm, kendisinden başka ilâh olmayan, ezelî ve ebedî hayat sahibi olan Hayy ve her şeyi ayakta tutan Kayyûm olan Allah'dan mağfiret diliyor ve tevbe ediyorum. O bütün ayıp, kusur ve kötülüklerden münezzeh olan Sübhan'dır."
Ya Rabbi bizi Ramazan ayına hayırla kavuştur hayır ile başlat hayır ile bayrama eriştir ve bu ayı hakkımızda en hayırlı ve en üstün ve en şerefli şekilde değerlendirmeyi nasip eyle ve hakkımızda mübarek kıl.Bizi Bağışla.Amin.
Ramazan ve Oruç ile İlgili Bazı Hadisler:
“İslam, beş esas üzerine bina edilmiştir (kurulmuştur). Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve rasülü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Beyt’i (Kâbe’yi) haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” (Buhari, İman 1; Müslim, İman 22; Nesai, İman 13; Tirmizi İman 3)
“Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir.” (Buhari, Savm, 2)
“Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” (Müslim, Sıyam 2)
“Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse, onun yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhari, Savm, 8)
“Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz!” (et-Terğib ve'Terhib, 2/83)
“Sahura kalkmak berekettir. Bir yudum su içseniz bile onu terk etmeyiniz. Çünkü Allah sahura kalkanlara rahmet eder.” (Müsned, 3/44)
“Oruç tutun. Şüphesiz oruç cehennem ateşine ve dünyanın kötülük ve musibetlerine karşı kalkandır." (Camiü's-Sağir, 4/212)
“Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.”(Tirmizi, Cihad 3)
“Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.” (Buhari, Savm 29)
“Kadir Gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir." (Müslim, Müsafirin 174; Ebu Davud, Salat 318; Tirmizi, Savm 83)
“Resulullah (asm)'a, Kadir Gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O da Ramazanın tamamında, diye cevap verdi.” (Ebu Davud, Salat, 324)
“Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!” (Tirmizi, Daavat 110)
“Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın; çünkü ona Allah yedirip içirmiştir." (Müslim, Sıyam 171)
“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz." (Tirmizi, Savm 82)
“Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn Mace, Sıyam 44)
“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.” (Tirmizi, Savm 53; Ebu Davud, Savm 58)
“Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah işlenmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.” (Müslim, Taharet 14; Tirmizi, Salat 160)
“Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa 'Ben oruçluyum!..' desin (ve ona bulaşmasın).” (Müslim, Sıyam 164)
“Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." (Tirmizi, Savm 5)
“Zahmetsiz ganimet, kışta tutulan oruçtur.” (Tirmizi, Savm 74)
“Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve günahlardan sakındırmak bu fitneye kefaret olur!” (Müslim, Fiten 17; Tirmizi, Fiten 71)