Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Ayetler29.03.2004 - 19:24

    sadece Kuran'ın Kerim kitabının sayfalarında değil inananlar için her yerde olan işaretlerdir... Bir kuşun kanatlarından uçmasına kadar, nefes alışımızdan yer çekimine her şey örnek ve ibret alınacak birer ayettir...

    Ve ayet kelimedir, ayetler cümledir... o zaman ilk ayet olan 'OKU! ' emri ne demektir bir düşünün... Namazda nasıl ayetleri okuyorsak düşünmek, incelemek, araştırmak, çalışmak gibi eylemler birer ibadettir ve ilerisi daha da hayırlı ve onurludur...

    O zaman kitabın kabına bakıp yanılmamak gibi bir OKUyalım; bakalım vermek istediği mesaj nedir, cümlenin anlamında ne yatıyor. Çünkü dağ alametse zirvesinin ayet olduğunu bilelim...

    İsterse hamam böceği olsun, isterse termodinamik formülü her ayette O'nun yüceliğine tanık olunabilir...

  • oral seks29.03.2004 - 18:58

    HIV bulaşma riskinin olmadığı denmiş... dildeki bir yara olsun ya da ısırmakla kanın akma olasılığının fazla olduğu öpüşme, oral seks gibi cinsel faliyetlerde ''riskin az olduğunun'' söylenmesi bence çok tehlikeli. İster bilerek ısırma olmasın, yanlış veya ani bir harekette insanın refleks olarak dişlerini sıkması kaçınalmazdır... DİKKATİNİZE...

  • kadın ve nankörlük29.03.2004 - 18:31

    Nankörlük ve Kedi dense hadi biraz anlam veririm ama sanki nankörlüğün daha çok kadınlara ait olduğunu çağrıştıran gereksiz bir başlık.

    Davranışlara ve dünya nimetlerine verilen zarara bakarak; nankörlük deyince akla en başta bizler yani ''insanlar'' gelmesi lazım...

  • michelangelo buonarroti29.03.2004 - 18:24

    MICHELANGELO di Lodovico Buonarroti Simoni 6 Mart 1475'de Caprese'nın küçük bir köyünde dünyaya geldi ve 18 Şubat 1564 Roma'da vefat etti...

    Sanat tarihinin ve barok üslubunun önde gelen isimlerinden. Şair, ressam, mimar ve heykeltraş...

    Medici ailesi tarafından keşfedilip desteklenen Michelangelo'nun eserlerini anlamak için barok üslubunu, Tek Tanrılı Dinleri, Rönasans Devrini ve özellikle İslamiyet'in Avrupa'ya ve Rönasans'a etkisini iyi bilmek gerekir...

    | | Eserlerini İncelemek için Buraya Tıklayın |

  • çocuklar26.03.2004 - 16:30

    Hijyenik olmayan pamuklu cocuk bezi ile tahta besik ile buyuduk.
    Cocuklar icin guvenli kapaklar, kilitler, elektirik prizleri yoktu ve bisiklete kasksiz binerdik. Gidecegimiz yere yanimizda bir koruyucu ile degil yalniz giderdik hic bir rizikoyu dusunmeden. Otomobil de cocuk koltugu olmadan ve kemer baglamadan tasirdi bizi.

    Erkek cocuklarin tornetleri vardi. Onlari bir otomobil edasi ile kullanir, bakar ve parkederlerdi. Sonra karsilarina gecip hayran hayran seyrederlerdi. Butun imalati bize aitti. Cesmeden su icerdik..

    Pasta yerdik, ekmek yerdik, sekerli icecekler icerdik ve fazla kilolarimiz yoktu cunku sokakta oynardik. 3-4 arkadas ayni siseden icerdik ve hicbirimiz olmezdik. Oyuncak arabalari haftalarca ugrasip kendimiz yapardik sadece fren yapinca nasil iz kaldigini gorebilmek icin. Problemlerimizi kendimiz cozmeyi ogrendik.

    Sabah evden cikip aksam sokak lambalari yanincaya kadar disarida kalabilirdik. Anamiz gece sokaktan bizi ceke ceke,bagira bagira alirdi. Kimse bize ulasamazdi cep telefonlarimiz yoktu. Akillara zarar! Playstationlar, nintendolar, videolar, PC, 98 kanalli kablo yayini, internet, chat odalari yoktu. Arkadaslarimiz vardi sokaga cikar ve bulurduk onlari. Oynadigimiz oyunlarda bazen canimiz yanardi, agactan duserdik, heryerimiz cizilirdi, cesitli kazalar ve yaralar olurdu. Ama asla haklilik haksizlik kavgasi olmazdi. Doktora giderdik kimse de sucluluk duymazdi.

    Hatirlar misiniz kazalari? Dovusurduk, itisirdik mor lekeler olusurdu ama biz cabucak iyilesmesini ogrendik. Agac dallarindan celik comak oynardik birbirimizin gozunu oymazdik. Komsu bahcesindeki kiraz agacina dalardik. Bilirmisiniz 'dalmayi' meyva bahcesine 'dalmayi'

    dut agaclarinin tepesinde dolasmayi onu sallamayi ve ortunun uzerinden dut yemeyi bilirmisiniz?

    Onceden haber vermeden bisikletle veya yuruyerek bir arkadasimiza gidip zili calardik, iceriye girip saatlerce oynar konusurduk(Dusunebiliyormusunuz habersiz) Eger dogru zamanda gelmediysek iceri giremezdik. O zaman da hayal kirikligini ogrenirdik, herseyin istedigimiz gibi ve istedigimiz zamanda olamayacagini ogrenirdik.

    Ogretmenlerin daha cok zamani vardi ve neseliydiler. Herkes koleje gitmezdi, gitmeyenler aptal sayilmazdi. Kuafor de olunabilirdi. Sans-talih-kader-kismet sattiniz mi sokaklarda.

    Bagira bagira. Sonra kutudaki gofretleri oturup bir kosede gizlice yediniz mi siz?

    Yaptigimiz herseyin arkasinda dururduk ve tutarliydik.
    Okulla veya kanunla celiskide oldugumuzda ailemiz bizi dislar mi dusuncesi yoktu.
    Sorumluluk sahibiydik ve herseyi basardik.! ! ! ..' Evet biz basardik ve cocuklugumuzu yasadik doya doya...

    Evet biz cocuktuk.

    CAN DÜNDAR

  • bilim25.03.2004 - 19:47

    'Tabiat hiç şüphesiz Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır.'
    Galileo Galilei

    “'Bilim insanı Allah'a götürür.”'
    'Doğayı ne kadar çok incelersem, Yaratıcı'nın eserleri karşısında inancım o kadar çok artıyor'
    Louis Pasteur

    “'Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum.'”
    Albert Einstein

    “'Bizler Allah'a muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah'ın aklının büyüklüğünü ve yüceliğini görmeli ve O'na teslim olmalıyız.”'
    Isaac Newton

    'Uzun zamandır rahatsızdım. Ama şimdi, astronomi konusundaki araştırmalarım yoluyla Allah'ın varlığının farkına vardım.'
    Johannes Kepler

    'Doğa, her şeyde Allah'ın varolduğunu bizlere öğretmektedir.'
    Adam Sedgwick

    'Allah'ın isteklerini öğrendikten ve itaat ettikten sonra yapacağımız diğer şey, yaptığı işlerin kanıtından yola çıkarak O'nun aklı, gücü ve iyiliği hakkında birşeyler bilmektir. Tabiat kanunlarını bilmek, Allah'ı bilmektir.'
    James Prescott Joule

    ...eşine yazdığı bir mektupta şu şekilde Allah'a dua etmiştir: 'Yeryüzündeki herşeyi kullanımımız altına alabilmek için bizlere Senin eserlerinin üzerinde çalışmayı öğret ve Sana hizmet etmek için aklımızı güçlendir.'
    James Clerk Maxwell

    'Hangi sahada olursa olsun, bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: İman et. İman, bilim adamlarının vazgeçemeyeceği bir vasıftır.'
    Max Planck

  • allah (c.c)25.03.2004 - 19:46

    ''Tabiat hiç şüphesiz Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır.''
    Galileo Galilei

    “'Bilim insanı Allah'a götürür.”'
    ''Doğayı ne kadar çok incelersem, Yaratıcı'nın eserleri karşısında inancım o kadar çok artıyor''
    Louis Pasteur

    “'Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum.'”
    Albert Einstein

    “'Bizler Allah'a muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah'ın aklının büyüklüğünü ve yüceliğini görmeli ve O'na teslim olmalıyız.”'
    Isaac Newton

    ''Uzun zamandır rahatsızdım. Ama şimdi, astronomi konusundaki araştırmalarım yoluyla Allah'ın varlığının farkına vardım.''
    Johannes Kepler

    ''Doğa, her şeyde Allah'ın varolduğunu bizlere öğretmektedir.''
    Adam Sedgwick

    ''Allah'ın isteklerini öğrendikten ve itaat ettikten sonra yapacağımız diğer şey, yaptığı işlerin kanıtından yola çıkarak O'nun aklı, gücü ve iyiliği hakkında birşeyler bilmektir. Tabiat kanunlarını bilmek, Allah'ı bilmektir.''
    James Prescott Joule

    ...eşine yazdığı bir mektupta şu şekilde Allah'a dua etmiştir: ''Yeryüzündeki herşeyi kullanımımız altına alabilmek için bizlere Senin eserlerinin üzerinde çalışmayı öğret ve Sana hizmet etmek için aklımızı güçlendir.''
    James Clerk Maxwell

    ''Hangi sahada olursa olsun, bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: İman et. İman, bilim adamlarının vazgeçemeyeceği bir vasıftır.''
    Max Planck

  • isyan25.03.2004 - 19:17

    en iyi oynadığımız oyun

  • üç şey25.03.2004 - 19:16

    Din, aşk, şiir...

    Boşlukta yuvarlanan insanın bir yıldıza attığı merdivenler.
    En yüce, en güzel, en ölümsüz taraflarını benliğinden koparıp bir mücerrede armağan eden insan, neden fakirleşsin?
    Boş kubbeleri sonsuzluğumuzla doldurmak, sonsuzlaştırmaktır.
    Tanrı beşerin en büyük keşfi. Mağarasında meçhul kuvvetlere yalvaran uzak ceddimiz, feza çağının zındığından daha mı az bahtiyardı? Hangi ilmi hakikat bir kabile dininin nass'larından daha sıcak, daha doyurucu? İnanmayanların, inananlara sataşmaları kıskançlıklarındandır. Mü'minlerin saadetini gölgeleyen tek ıstırap, inanmayanlara karşı duyulan merhamet olmalı.

    CEMİL MERİÇ

  • bediüzzaman said nursi25.03.2004 - 18:16

    bazı azınlık çamur kafalar Türkiye için sadece ''tek insan tipi'' istiyorlar... muhalefete ya da karşı düşünceye direk düşman diye bakan bir anlayışın Bediüzzaman'ı değerlendirmesi faşist bir hareket olur...