hayatımda en yuksekte yani zirvede olduğum gün tadacağım olgu... yani birileri tarafından takdir edilip gercekten insanlığa bişey verdiğimi düşündüğüm an yapacağım bunu....
Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil. Belki, bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. RİSALEİ NUR KÜLLİYATINDAN...
mevti veren Odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzâd eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır.
bazıları hep ölümün bir başlangıç olduğunu iddia ederdi hep saçma gelirdi..garip ama bunu anlamak için çok büyük olmak gerekmiyormuş.bi sevgiliden ayrılmak veya arkadaşlığı bitirmek ailenden bir kayıp vs. vs. hangisi kişiliğinizdeki yokoluş duygusundan acı olabilir.kahretsinki tek çare ölüm okuduğum kitaplar yazılarım kalbim arkadaşlarım artık hiç birinin faydası yok..duygularımıda yitrdiğim anda ölmüş olacağım zaten ve ben bunu bekliyorrum..sonumu ve başlangıcımı..
ölürken tek üzüleceğim şey ikinci yaşamda insanların kategorisine girmek olacak..kesinlikle bi melek değilim öyle olsaydım ölümü düşünmezdim.şeytan değilim öyle olsam insanların kötülüklerinden sorumlu tutmamki kendimi..
lütfen kişiliğinizde benim gibi bir yorgunluk bir kayıp umudunuzda bir yitmişlik meydana gelmediyse düşünmeyin ölümü..ama eğer benim gibiyseniz ya kurtu7luş yolunu söyleyin yada ölmek için cesaretlendirin beni..teşekkürler
Şimdi elimden şişeye uzanmasını rica ediyorum, itaat ediyor. Yolu bildiğinden, gözlerimi açamam artık gerek yok. Serin cam dudaklarıma değiyor. Ağzıma burnuma keskin bir koku doluyor. Gökyüzü mor bir şimşekle sarsılıyor, bende mi, benim dışımda mı, bilemiyorum. Dilim sıvı billurdan tadıyor, daha çok istiyor, lütfen, küçük bir yudum... Gırtlağımdan parıldayarak akan bir sızıntı... Yastıkların üzerine devriliyorum, derine, daha derine. Artık yağmur yağmıyor, sessizlik geri geldi. Uçsuz bucaksız, ışığın ağdığı uzaklarda süzülüyorum, sayılamayacak kadar çok yıldızın ortasında, tıpkı onlar gibi kendi sonsuz yörüngemde yavaş yavaş dönerek süzülüyorum. Sevinç, altın sevinç, gel artık diyorum. İçimde bir şey gülümsemeye başlıyor ve yıldızlar yanıp sönerek karşılık veriyorlar. Gökyüzündeki ışıkların yansıdığı camdan bir denizde süzülüyorum. Etrafta yıldızların dans ettiği bir kayıkta tatlı tatlı sallanıyorum. Sevinç, altın sevinç, gel, sen ölümün habercisi, en gizli, en tatlı ilk tadı. Son rüyam başladı ve ruhum bana gülümsüyor. Gümüşsü, hafif bir balık şimdi kayığım, açıklara doğru süzülüyor....
ö harfi sekerattaki adamın yüz hali L harfi öldükten sonraki vücut hali ü harfi mezara götürülürkenki ruhunun yüz hali m harfi idam sehpasının bacakları
evet.... ne yazıkki....
her canlı ölümü tadacaktır
ölesiye sevgi de azla yok arasındadır...........
çizginin sonu...
uçuyorum sezice ulvi semalara
cebrail yoldaşım tülden kanatlarla
sanmayın yalnız sanmayın kimsesizim
rehberi kuran var yanımda
hayatımda en yuksekte yani zirvede olduğum gün tadacağım olgu... yani birileri tarafından takdir edilip gercekten insanlığa bişey verdiğimi düşündüğüm an yapacağım bunu....
olùm bedendeki duyulerin bittigi andir
Olen yasamini yitirdigini bilmez; geride kalanlarai dayanilmaz aci birakir
Olum doganin vaz geçilmez kuralidir
Olum gelmis hos gelmis yeterki insan kilikli canavarlarda gelmesin
olen insanin bedenindeki kisi o deyildir
Yaşamı seçmek, ölümü seçmemek demeye gelmez.
Ama ölümü seçmek, yaşamı seçmemek demeye gelir.
Özdemir ASAF
Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil. Belki, bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. RİSALEİ NUR KÜLLİYATINDAN...
mevti veren Odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzâd eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır.
Kavuşmaktır sevene,
Utançtır O' ndan yüz çevirene...
Oruçlu bir günün ardından iftarı Resulü Ekrem ile açmak istemektir...
kaçınılmaz son... Allah ım hayırlı ölümler nasip eder inşallah...
ölüm nedense bir soğukluk çağrıştırıyor bana.Belki de ölüm üzerine yazılmış çok fazla şiir okuduğumuz içindir,bilemiyorum ki :)
ÖLÜM
bu kelimenin bişi çağrıştırmasına bile gerek yokki.
Bence Öss sinavinin bir üst versiyonudur...
Dünyada varliginin ve yoklugunun hissedilmedigi an... sevgisizlik-ilgisizlik
ölüm var...
ölüm..ölüm..
uyurken gelirse kapım açıktır.....
duyurudur:azraile...
bildiğimiz bir yaşam tarzının artık sona ermesi; bilmediğimiz çok farklı bir yaşama yeniden başlamaktır.
ALLAH kimseye sahada ölüm vermrsin
arkadaşlar bence ölümlerin enğüzeli acı çekmeden camideyken ölmek
inandığım tek gerçek inanmaktır. ve ben ölümü o müthiş gerçek dıye tanımlamak ıstıyorum..
bir başlangıç
Yolu yok, Die die die :)))
bazıları hep ölümün bir başlangıç olduğunu iddia ederdi hep saçma gelirdi..garip ama bunu anlamak için çok büyük olmak gerekmiyormuş.bi sevgiliden ayrılmak veya arkadaşlığı bitirmek ailenden bir kayıp vs. vs. hangisi kişiliğinizdeki yokoluş duygusundan acı olabilir.kahretsinki tek çare ölüm okuduğum kitaplar yazılarım kalbim arkadaşlarım artık hiç birinin faydası yok..duygularımıda yitrdiğim anda ölmüş olacağım zaten ve ben bunu bekliyorrum..sonumu ve başlangıcımı..
ölürken tek üzüleceğim şey ikinci yaşamda insanların kategorisine girmek olacak..kesinlikle bi melek değilim öyle olsaydım ölümü düşünmezdim.şeytan değilim öyle olsam insanların kötülüklerinden sorumlu tutmamki kendimi..
lütfen kişiliğinizde benim gibi bir yorgunluk bir kayıp umudunuzda bir yitmişlik meydana gelmediyse düşünmeyin ölümü..ama eğer benim gibiyseniz ya kurtu7luş yolunu söyleyin yada ölmek için cesaretlendirin beni..teşekkürler
Bir Ölüm Anı
Şimdi elimden şişeye uzanmasını rica ediyorum, itaat ediyor. Yolu bildiğinden, gözlerimi açamam artık gerek yok. Serin cam dudaklarıma değiyor. Ağzıma burnuma keskin bir koku doluyor. Gökyüzü mor bir şimşekle sarsılıyor, bende mi, benim dışımda mı, bilemiyorum. Dilim sıvı billurdan tadıyor, daha çok istiyor, lütfen, küçük bir yudum... Gırtlağımdan parıldayarak akan bir sızıntı... Yastıkların üzerine devriliyorum, derine, daha derine.
Artık yağmur yağmıyor, sessizlik geri geldi. Uçsuz bucaksız, ışığın ağdığı uzaklarda süzülüyorum, sayılamayacak kadar çok yıldızın ortasında, tıpkı onlar gibi kendi sonsuz yörüngemde yavaş yavaş dönerek süzülüyorum.
Sevinç, altın sevinç, gel artık diyorum. İçimde bir şey gülümsemeye başlıyor ve yıldızlar yanıp sönerek karşılık veriyorlar. Gökyüzündeki ışıkların yansıdığı camdan bir denizde süzülüyorum. Etrafta yıldızların dans ettiği bir kayıkta tatlı tatlı sallanıyorum.
Sevinç, altın sevinç, gel, sen ölümün habercisi, en gizli, en tatlı ilk tadı. Son rüyam başladı ve ruhum bana gülümsüyor.
Gümüşsü, hafif bir balık şimdi kayığım, açıklara doğru süzülüyor....
ölünce söylerim size ne demek olduğunu tamammı anlaştık
korkuorum..
hiç gelmeyecekmiş gibi düşündüğümüz....
ölüm müğminler için allaha kavuşma zamanıdır
her son bir başlangıçtır ve başlangıçlar insanı korkutur ölüm ise bu dünyadaki korkulacak son şeydir
ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm! ! ! ! ! he he..... işte bu aptal söz! ! ! ! çarpılacam wala şimdi! ! :) :) :)
ö harfi sekerattaki adamın yüz hali
L harfi öldükten sonraki vücut hali
ü harfi mezara götürülürkenki ruhunun yüz hali
m harfi idam sehpasının bacakları