ölüm denildiğinde aklıma ilk gelen şey cehennem ve onun sayesinde dinime islama allaha peygamberimize dahada sıkı sıkıya sarılıyorum siz siz olun ölüm gelmeden bir düşünün mutlaka o yolu bulacaksınız...
İnsan olmak zordur demişti büyüğümüz..Gönlümüzdeki incimiz..İnsan olmak zordur… İmtihan sol yanınıza vurgun yemektir..
Yıllarca malûl evlâdına bakan bir babanın dudaklarından dökülen bu cümleler, bizim gibi acziyetinden bîhaber fakirin anlayabileceği bir iş değildir..lakin yer etmiş bizim de yüreğimizde işte..
İmtihan sol yanımızdan vurgun yemektir..
Söyliyememektir bazen..Bazen söylediğinizin maksadınızın çok ötesinde itibar görmesidir..
Muhatabınızın anladığı sizin söylediğiniz değildir.. Muhtabınızın söylediği sizin anladığınız değildir..
Yahud sizin mananız muhatabınızın anladığına hemdem değildir..
Kalb emanetiniz olan mânâ onun kulaklarında yetim kalmıştır işte..
Dost acı söyler der sözü ihbar edenlerimiz.. Dost acı söyler amennâ..
Şahittir kulaklarımız ki, dost acı söyler.Hangimizin böyle bir şehâdeti yoktur, onun dahî dostu yoktur..
Lakin dost olmak başkadır.. Lakin dost olmak zordur..
Sevgili dost diye hitap ettiklerimizi kabre kendi ellerimizle koymak ise hepsinden zordur.. En zor olandır..
Türâb olasınız gelir…
Türbedârı olmakdır artık kaderiniz…
Dost..
Et değildir..Kemik değildir..Üç beş damla kan değildir.. Ki toprakla bile toprak olacak olan değildir..
Cândır..Canınızla bile kendinizi de gömersiniz o toprağın altına…Görünmez iplerle bağlandığınız can sizsiz girmez mezara..
Gömülürsünüz onunla bile..
Şayet er kişi olsa idik, senin değil kendimizin kabrine toprak atacaktık Eyy Ezel Gülümüz..
Ne diyelim Efendim…
Ölen beden imiş..Cânlar ölmez..
Ezelden aşinası olduğumuz sevgili dost!
Toprağımız bir bizim..
Ölüm bize firâr olmaz..
Birlikte okuduğumuz Son yâsin-i şerif hürmetine Hû diyelim biz de...
hayat denen rüyanın sonu...herkesin er yada geç ama mutlaka görecek olduğu gerçeğin başlangıcı...her an ensemizde olmasına rağmen uzak görünen...en gerçek olmasına rağmen bi türlü insanın kendine konduramadığı...
Biz öldükten sonra zaman bütün maddemizi yeniden toplasa; ona bugünkü düzenini geri verse, yeniden hayat ışığına çağrılsak bütün bunların bizimle hiç ilgisi olmazdı, çünkü bellek ipliği bir kez kopmuş olurdu..
Tanrı'ya giden yollar gizemlidir.O'nun bağışlayıcılığının özü, sözlerinde ve hikmetinde yatar.Tanrı bize mesajı indirdiyse de onu anlamak bizim görevimizdir. Kollarımızı açtığımızda toprak sadece boş ve duygusuz bir kabuk alır.Ebedi ihtişamında ruh çok uzaktadır şimdi. Acıdır hayatın anlamında bulduğumuz...ve doğduğumuzda kaybettiğimiz günahsızlığımızdır. Çünkü Tanrı, sonsuz bilgeliğinde çözümü ellerimize bırakmıştır.Ruhumuzda kapladığı yerin doğruluğu yine O'nun fiziki yokluğunda teyit olur.
Ölüm, çokta üzerinde düşünülüp, yorumlar yapılacak kadar muteber değildir. Çünkü bir bitiştir... Yeni bir başlangıcın çaresizce gölesinde kalacak. O halde yaşamdan söz etmek daha akılcı bir davranış olacaktır kanımca...
fani dünyadan baki alame geçmemiz için bir vasıta....................... büyük nimet düşünebilirsek eğer ya ölüm olmasaydı hayat ne kadar çekilmez olurdu
Üstad tan başka kim daha güzel tasvir edebilirdi ki;
ÖLÜM GÜZEL ŞEY BUDUR PERDE ARDINDAN HABER,
HİÇ GÜZEL OLMASAYDI ÖLÜR MÜYDÜ,PEYGAMBER.....
ÖLÜM, ÖLÜM DEDİĞİN NEDİR Kİ GÜLÜM?
BEN SENİN İÇİN YAŞAMAYI GÖZE ALMIŞIM....
***************************
ÖLÜM; ÖLÜMSÜZLÜĞÜN, YARATILMIŞTAKİ HÜSRANIDIR.
ölüm denildiğinde aklıma ilk gelen şey cehennem ve onun sayesinde dinime islama allaha peygamberimize dahada sıkı sıkıya sarılıyorum siz siz olun ölüm gelmeden bir düşünün mutlaka o yolu bulacaksınız...
Mukadderâtdandır Efendim..
İnsan olmak zordur demişti büyüğümüz..Gönlümüzdeki incimiz..İnsan olmak zordur…
İmtihan sol yanınıza vurgun yemektir..
Yıllarca malûl evlâdına bakan bir babanın dudaklarından dökülen bu cümleler, bizim gibi acziyetinden bîhaber fakirin anlayabileceği bir iş değildir..lakin yer etmiş bizim de yüreğimizde işte..
İmtihan sol yanımızdan vurgun yemektir..
Söyliyememektir bazen..Bazen söylediğinizin maksadınızın çok ötesinde itibar görmesidir..
Muhatabınızın anladığı sizin söylediğiniz değildir..
Muhtabınızın söylediği sizin anladığınız değildir..
Yahud sizin mananız muhatabınızın anladığına hemdem değildir..
Kalb emanetiniz olan mânâ onun kulaklarında yetim kalmıştır işte..
Dost acı söyler der sözü ihbar edenlerimiz..
Dost acı söyler amennâ..
Şahittir kulaklarımız ki, dost acı söyler.Hangimizin böyle bir şehâdeti yoktur, onun dahî dostu yoktur..
Lakin dost olmak başkadır..
Lakin dost olmak zordur..
Sevgili dost diye hitap ettiklerimizi kabre kendi ellerimizle koymak ise hepsinden zordur..
En zor olandır..
Türâb olasınız gelir…
Türbedârı olmakdır artık kaderiniz…
Dost..
Et değildir..Kemik değildir..Üç beş damla kan değildir..
Ki toprakla bile toprak olacak olan değildir..
Cândır..Canınızla bile kendinizi de gömersiniz o toprağın altına…Görünmez iplerle bağlandığınız can sizsiz girmez mezara..
Gömülürsünüz onunla bile..
Şayet er kişi olsa idik, senin değil kendimizin kabrine toprak atacaktık Eyy Ezel Gülümüz..
Ne diyelim Efendim…
Ölen beden imiş..Cânlar ölmez..
Ezelden aşinası olduğumuz sevgili dost!
Toprağımız bir bizim..
Ölüm bize firâr olmaz..
Birlikte okuduğumuz Son yâsin-i şerif hürmetine Hû diyelim biz de...
Hûûû...
..
bana göre ölüm kişinin boyut değiştirmesidir
Tek beyitle tarif etmiş ölümü, üstad Necip Fazıl.
Ölüm güzel şeydir perde ardından haber,
Hiç güzel olmasa idi ölür müydü peygamber? .........
ALLAH HAYIRLI VE GÜZEL ÖLÜM NASİP ETSİN CÜMLEMİZE (amin)
hayatın gerçeği...! !
Yalan dünyanın yalanlarının bittiğini hatırlatıyor
ölüm; budur perde arkasından haber,
hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber.
ALLAHIN emri
Mücdeler olsun! Ölüm bir yokoluş değildir.
Bediuzzaman
ölüm döşeğinde Hz Bilali Habeşi rd.a:
Yarın dostlarıma kavuşacağım,Muhammed ve arkadaşlarına
M.Ustaosmanoğlu: arkadaşlar bizde adam gibi yaşayalım, ölürken bizde böyle diyelim'
'elmevtü cisrun yusilu lhabibi ilel habiib.'
Ölüm bir köprüdür, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur.
mekan değiştirmek
Vuslat anı..
aşkın kaybedilmiş hali
Bnce imkansız olmayan tek şey
hayat denen rüyanın sonu...herkesin er yada geç ama mutlaka görecek olduğu gerçeğin başlangıcı...her an ensemizde olmasına rağmen uzak görünen...en gerçek olmasına rağmen bi türlü insanın kendine konduramadığı...
dünya sınama dünyası geldiysek bile mutlak gidecegimizi unutmamamız gerekir ölüm haktır
Biz öldükten sonra zaman bütün maddemizi yeniden toplasa; ona
bugünkü düzenini geri verse, yeniden hayat ışığına çağrılsak bütün
bunların bizimle hiç ilgisi olmazdı, çünkü bellek ipliği bir kez kopmuş
olurdu..
Ölümü de öldüren Rabbime şükürler olsun.....
Sınırlı hayatımın gerçek ölçüsü, sınırsız hayatın ise sonsuza uzanan çizgisi... Aslında öyle giz bir yol ki, anlatılmaz yaşanır denilir hep!
Tanrı'ya giden yollar gizemlidir.O'nun bağışlayıcılığının özü, sözlerinde ve hikmetinde yatar.Tanrı bize mesajı indirdiyse de onu anlamak bizim görevimizdir. Kollarımızı açtığımızda toprak sadece boş ve duygusuz bir kabuk alır.Ebedi ihtişamında ruh
çok uzaktadır şimdi. Acıdır hayatın anlamında bulduğumuz...ve doğduğumuzda kaybettiğimiz günahsızlığımızdır. Çünkü Tanrı, sonsuz bilgeliğinde çözümü ellerimize bırakmıştır.Ruhumuzda kapladığı yerin doğruluğu yine O'nun fiziki yokluğunda teyit olur.
Ölüm, çokta üzerinde düşünülüp, yorumlar yapılacak kadar muteber değildir.
Çünkü bir bitiştir... Yeni bir başlangıcın çaresizce gölesinde kalacak. O halde yaşamdan söz etmek daha akılcı bir davranış olacaktır kanımca...
sonsuzluğa açılan kabir kapısı
insanın hayat dan çıkmasıdır
Ölüm, gerçek hayata kavuşmanın başlangıcıdır.
Ölüm Mevlana'nın deyimiyle Şeb-i Arus'tur.
Vuslat zamanıdır.
Sonsuzluğun başlangıcıdır.
ölüm ruhun bedeni terketmesidir ölen ınsanların gözü durur görmez kulagı durur duymaz demekki ruh onları çalıstırıyor
fani dünyadan baki alame geçmemiz için bir vasıta.......................
büyük nimet düşünebilirsek eğer
ya ölüm olmasaydı
hayat ne kadar çekilmez olurdu
Ölüm kimseye torpil geçmez. Tek gerçektir...
Kaçınılmaz bir başlnagıçtır...