Sonunda anlıma çarpan bu zalim örtü nedir? Üç beş sineyi hicran içinde inleterek, Çıkan yüreklere husran mı, merhamet mi gerek. Demir nikabını kaldır mezarı pâkinden, Bu hasta ruhumu artık, ayırma hakinden. nedir o meşale, nurun mu ya Resulallah Sükûn içinde bir an geçti, sonra kısa bir âh.... M.A.ERSOY
Ölüm, yaşam kadar gerçek. Birini kabul ederken, diğerine sırt çevirmek mümkün mü? Bence ölümden korkmak gerekmez, nasıl öleceğimizi düşünerek korkmak ve ona göre hayatımızı düzenlemek gerekir. Çünkü her şey de olduğu gibi ölümde de sınav vardır! Allah yardımcımız olsun.
ölüm hayatın önemini pasivize etmek için analamının çok dışında değerler yüklenmiş sonun başlagıcı gibi gösterilen biyollojik sona eriştir. ölüm gerçeğinden yola çıkmaktansa hayatın kendisinden bakmak daha önemlidir hayatın varlığı tartışılamaz sonuçta ama ölümün neolduğunu hep tartışırız
anne karnındaki bir bebek orda gayet mutlu ve rahattır kendine göre bence malum orası onun için sonsuz bir dünyadır.ama 9 ay sonunda doğacağı zaman öleceğini düsünür mutlaka.fakat gözlerini açtığında birde bakarki anne rahmindekinden daha güzel muhtesem bir dünya...bizde bu dünyada rahat ve mutlu olabiliriz şimdilik (genelleme yapmıyorum tabii) ölüm bitiş değildir bu bir gercek.bence ölüm YENİDEN DOĞUŞ...
bazen tatlı gelir insana ölüm.... yeni bir hayat... arzulamak suç mu...! geride kalacakları düşünmesek, anne hasretini düşünmek, sevgiliye olan sadakatı düşünmesek, baba olmayı düşünmesek, suç olmazdı belki de.... açardım ellerimi, GEL diye.... zorunluyum ki, burdayım... istemeden geldim, istemeden gitmek düşer....
Zorunluyum ki buradayım, kuşatmasında kaldım, hapsim ömre, aldım payıma düşeni, rayına koydum hayatımın tek vagonlu trenini, gitme gelme aleminde tek ve son seferdeyim. Boş mu kalbin? Doldur o zaman ansızın durabilir, defedebilir, hatır konuşmasıyla dile getir. Her satırda çıkarı virgül etme kompozisyona, bin zebani tarlasında tek ve son seferdesin...
bi ihtiyardan yatakta ne beklersin? hiçbişe..bende aynı o ihtiyar gibiyim işte. yavaş yavaş ölüm moduna girdim..neyi bekliyorum bilmiyorum..ölümümü güzel kılmaya mı? ? onu da bilmiyorum..insanlara bakınca biraz rahatlıyorum.çünkü çoğu aşk yüzünden kafayı yemiş drumda..bense bu durumda menopoza girmiş biriyle olmayı tercih ederdim diye düşünüyorum çoğu kez..yani böyle işte
bugün de uyandım! bugün de burada bir yerdeyim, bu bulut dünkü gibi, bu çay yine demini almamış! dün ölmüşler bugün de aynı, -gözlerini açmamış! ..
bugün de yatağım taş kadar sert, soğuğum mermer soğuğu, bugün de sevdalarım ısıtamıyor beni, 'Fatiha'lar unutulmuş okunmayı! , yağmurlar anlatamıyor artık, içime sızan sızıları! . bugün de ölmek için doğdum, -hadi hayırlısı! ...
şu önümde ki, yaşamaktan kırpıp getirdiğim yıllar, toprağa köle olan sevdam gibi, derin ve çatlaklarla dolular! ... -bu su aktıkça derime, derinime! abdestsiz çiçekler açacak gövdemde! .. sen koparacaksın, goncamı, kökünü ekeceğim göğsünün orta yerine! ...
ölümün sesini soruyorsun! yeşil mi kırmızı mı mavi mi rengi? deli, akıllı, bireysel, toplumsal mı? suçlu mu, suçsuz, yasaklı mı yasaksız mı? ölümün sesini soruyorsun? sevinçli mi, sessiz soluksuz mu? kendini verdiğin yaşamaların, ölümüne sevinmedi mi? ağlamakları tükendi bak! gözyaşların da gömülmedi mi? ! ... (suçsuz, suçlu, ölümüne gözyaşların)
Sonunda anlıma çarpan bu zalim örtü nedir?
Üç beş sineyi hicran içinde inleterek,
Çıkan yüreklere husran mı, merhamet mi gerek.
Demir nikabını kaldır mezarı pâkinden,
Bu hasta ruhumu artık, ayırma hakinden.
nedir o meşale, nurun mu ya Resulallah
Sükûn içinde bir an geçti, sonra kısa bir âh....
M.A.ERSOY
Kaçınılmaz! ! !
Ölüm, yaşam kadar gerçek. Birini kabul ederken, diğerine sırt çevirmek mümkün mü? Bence ölümden korkmak gerekmez, nasıl öleceğimizi düşünerek korkmak ve ona göre hayatımızı düzenlemek gerekir. Çünkü her şey de olduğu gibi ölümde de sınav vardır! Allah yardımcımız olsun.
ölüm hayatın önemini pasivize etmek için analamının çok dışında değerler yüklenmiş sonun başlagıcı gibi gösterilen biyollojik sona eriştir. ölüm gerçeğinden yola çıkmaktansa hayatın kendisinden bakmak daha önemlidir hayatın varlığı tartışılamaz sonuçta ama ölümün neolduğunu hep tartışırız
sonsuz bir hayatın başlangıcı...
ilahi azrail sen adamı öldürürsün :))
bzen nasıl bişi olduğunu öğrenemeyeceğim diye korkuyorum
bekliyorum...
Meraktır,
anı ve sonrası...
Ama acelem yok.
Varsa sonrası öğrenirim elbet.
ölüm gerçeğe uyanıştır..
ebedi hayata geçiştir..
kimileri için korkutucu,yoğun hesaplaşmaların geçtiği bir alandır
kimileri içinse Sevgili'ye (Yaradana) kavuşmadır...
mineraller ve madde bazında topraktan aldığımızı yine ona vericemiz bi durum...
anne karnındaki bir bebek orda gayet mutlu ve rahattır kendine göre bence malum orası onun için sonsuz bir dünyadır.ama 9 ay sonunda doğacağı zaman öleceğini düsünür mutlaka.fakat gözlerini açtığında birde bakarki anne rahmindekinden daha güzel muhtesem bir dünya...bizde bu dünyada rahat ve mutlu olabiliriz şimdilik (genelleme yapmıyorum tabii) ölüm bitiş değildir bu bir gercek.bence ölüm YENİDEN DOĞUŞ...
soğuk, ürpertici, heyecan verici yaşanası :))
Kişinin kaplumbaga misali üzerinde taşıdıgı yükten kurtulup,şimşek hızı ile sonsuza kanat açtıgı andır.Ölüm kurtuluş ve Agıt hatırlatıyor.
'tethys' sana bi tüyo vereyim
gargara yap hiç bişeyin kalmaz. heheheh
ölmekten korkmuyorum...
ölmek ağrıma gidiyor, gururuma yediremiyorum ölmeyi...
zorunluyum ki burdayım dünyada; istanbul'da.....
bazen tatlı gelir insana ölüm....
yeni bir hayat...
arzulamak suç mu...!
geride kalacakları düşünmesek,
anne hasretini düşünmek,
sevgiliye olan sadakatı düşünmesek,
baba olmayı düşünmesek,
suç olmazdı belki de....
açardım ellerimi, GEL diye....
zorunluyum ki, burdayım...
istemeden geldim, istemeden gitmek düşer....
Zorunluyum ki buradayım, kuşatmasında kaldım, hapsim ömre, aldım payıma düşeni,
rayına koydum hayatımın tek vagonlu trenini, gitme gelme aleminde tek ve son seferdeyim.
Boş mu kalbin? Doldur o zaman ansızın durabilir, defedebilir,
hatır konuşmasıyla dile getir. Her satırda çıkarı virgül etme kompozisyona,
bin zebani tarlasında tek ve son seferdesin...
sagopa kajmer - uğurla bahtiyarları
bi başlangıç
kurtuluş
olabibilir
bi ihtiyardan yatakta ne beklersin? hiçbişe..bende aynı o ihtiyar gibiyim işte.
yavaş yavaş ölüm moduna girdim..neyi bekliyorum bilmiyorum..ölümümü güzel kılmaya mı? ? onu da bilmiyorum..insanlara bakınca biraz rahatlıyorum.çünkü çoğu aşk yüzünden kafayı yemiş drumda..bense bu durumda menopoza girmiş biriyle olmayı tercih ederdim diye düşünüyorum çoğu kez..yani böyle işte
ey ölüm...!
iyi ki varsın....
iyi ki varsın da zalimler sonsuza kadar zalimlik yapamayacak....
yaşam kadar saçma
tıpkı doğum gibi bir başlangıç...
bilinmez.
Sonun başlangıcı...
Ölüm,esrarı silen şifrenin ta kendisi
Ölüm,gerçeğin,veche soğuk esintisi!
ölüm bi gündür, o gün bu gündür..
bana bu psikolojiyi cagristirir.
bugün de uyandım!
bugün de burada bir yerdeyim,
bu bulut dünkü gibi, bu çay yine demini almamış!
dün ölmüşler bugün de aynı,
-gözlerini açmamış! ..
bugün de yatağım taş kadar sert,
soğuğum mermer soğuğu,
bugün de sevdalarım ısıtamıyor beni,
'Fatiha'lar unutulmuş okunmayı! ,
yağmurlar anlatamıyor artık,
içime sızan sızıları! .
bugün de ölmek için doğdum,
-hadi hayırlısı! ...
şu önümde ki,
yaşamaktan kırpıp getirdiğim yıllar,
toprağa köle olan sevdam gibi,
derin ve çatlaklarla dolular! ...
-bu su aktıkça derime, derinime!
abdestsiz çiçekler açacak gövdemde! ..
sen koparacaksın, goncamı,
kökünü ekeceğim göğsünün orta yerine! ...
ranzamda,
bir ölünün,
neler,
düşün-e-meyeceğini,
-düşünüyorum! ...
ölümün sesini soruyorsun!
yeşil mi kırmızı mı mavi mi rengi?
deli, akıllı, bireysel, toplumsal mı?
suçlu mu, suçsuz, yasaklı mı yasaksız mı?
ölümün sesini soruyorsun?
sevinçli mi, sessiz soluksuz mu?
kendini verdiğin yaşamaların,
ölümüne sevinmedi mi?
ağlamakları tükendi bak!
gözyaşların da gömülmedi mi? ! ...
(suçsuz, suçlu, ölümüne gözyaşların)
hissedememe düşünememe durumu