Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Napoleon Bonaparte sizce ne demek, Napoleon Bonaparte size neyi çağrıştırıyor?

Napoleon Bonaparte terimi Cem Nizamoglu tarafından 24.12.2003 tarihinde eklendi

  • Beste Negâr
    Beste Negâr 31.05.2009 - 14:37

    Korsikalı soylu bir İtalyan ailesinin bilmem kaçıncı çocuğudur… sıradan bir çocukluk yaşadı… diğer liderler gibi çocukluğunda büyük bir askeri dehâ, konsül, savaş komutanı olacağına dair rivayet ya da işaret yoktu… meselâ, tarlalardan karga kovalamadı… öğretmeni ona jack Bonaparte demedi… ailesi diğer soylu çocuklar gibi pir-ü pâk bir çocuk olsun istiyordu… sürekli centilmen bir genç olmasını arzuluyordu arzulamasına da gel gör ki, büyüdüğünde hiç de centilmen olmayan yöntemlerle başkalarının toprağını işgâl ediyor, nice insanın hayatını per perişan ediyordu… delikanlıyken, 16 yaşında Fransız Askeri akademisine yazıldı ve topçu sınıfından mezun oldu… bu esnâda fransız devrimi, tüm dünyanın özgür yaşamak isteyenleri tutuşturmuştu... Fransa’da devrim sonrasında Fransız ordusundaki sorumlulukları ve rütbesi yükseliyor ve doğduğu topraklar olan Korsika Fransa’ya isyan ediyor, bağımsızlığını ilân ediyordu…

    genç subay Bonaparte ve ailesi tümüyle Fransa’ya yerleşiyor ve cumhuriyete bağlı yaşama sözünü veriyor… fransız devrimine yönelik içten ve dıştan büyük saldırılar oluyor ve bu, genç Bonparte (İtalyancası bounoparte) için büyük bir fırsat oluyor... İlk büyük savaşını Toulon kentini işgâl eden İngilizlere karşı giriştiği savaşta aldı… Komutanı yaralanan Fransız ordusu bonaparte komutasında toparlanıyor ve İngilizlere büyük bir darbe indiriyor... yirmibeşinde tuğgeneral oluveriyor… onlarca savaş girip çıkıyor ve nihayetinde 1799’daki tarihi ayaklanmayı darbeye dönüştürecek ve kendisine kral yetkisinde konsül ünvanı verilecekti… birkaç yıl sonra anayasayı değiştirerek ülkenin tek patronu oluveriyor… çok acıdır ki, Napolyon’un sonunu da Moskova seferi getirtiyor… Hitler’inki gibi… 1812’ de başlayan Rusya seferi kar kış ve rus direnciyle birleşince Napolyon için sonun başlangıcı oldu… Wasterlo savaşı ise tam bir hezimetti… onlarca başarısından söz eden rakipleri Wasterlo savaşındaki acı yenilgiyle birlikte andı napolyon’u… 1815 sonrası ise artık hezimetler başlıyordu…

    Önemli yanları;

    1. savaş meydanında ilk hedefi toprak ya da mevzi kazanmak değil, düşmanı yok etmek oldu…

    2. sevgilisi Josephin’e yazdığı mektup yüzyıllar sonra 4 milyon sterline satıldı…

    3. St. Helena adasında sürgündeyken, İngiliz basınının kendisi hakkındaki yazdıklarını öğrenmek için İngilizce öğrendi…

    4. sürgün edildiği adanın mülkiyeti kendisine verilmişti…

    5. josephin bilinen ateşli sevgilisi olmasına karşın maria lus ile de evlilik yaptı ve çocuğu dünyaya geldi…

  • Ferhan Türkoğlu
    Ferhan Türkoğlu 07.12.2008 - 06:14

    NAPOLEON BONAPARTE sizce ne demek, NAPOLEON BONAPARTE size neyi çağrıştırıyor?

    Napolyon Bonaparte bence Kerim Abdulcabbar demek. Napolyon Bonaparte bana Kerim Abdulcabbarı çağrıştırıyor.

  • Zafer Altaş
    Zafer Altaş 25.06.2008 - 02:11

    bır rıvayete gore; boyunun kısa olması askerı okuldakı arkadaslarının alay konusu olur ve ona şöyle derler; 'hey bonaparte! sen ata bınene kadar savas bıter.....'
    napolyon ıse verdıgı cevapla gelecekle ılgılı kurdugu hayallerı anlatmıs olur.
    'ben savas cıktıgında ata bınmeyecegım....ben ata bindiğimde savaş cıkacak! ! ! ! !
    nee cevap ama.... tarıhe gecen hazır cevaplardan....

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 10.02.2008 - 20:20

    'Düşman tesiri altındaki bir komutanın vereceği emir yoktur, kim ona uyarsa suçludur.'

  • Formalite İcabi
    Formalite İcabi 14.12.2006 - 21:28

    fransizlarin Gizli kahramani

    zeki bir adam

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 30.10.2006 - 17:37

    Savaşlarda,devamlı kovalayan erkeklerin,aşk'ta da devamlı kaçmaları sonucu,sürekli kazandıklarını iddia eden tarihi şahsiyet...

  • Kimse Siz
    Kimse Siz 21.09.2006 - 12:07

    Napolyon Buanoparte, 1769 yılında Korsika'nın Ajaccio Şehri'nde doğdu. Carlo Buanoparte ile Marie Letizia Ramolino'nun ikinci oğullarıdır. Öğrenimini Brienne'de bir okulda yaptı; sonra Paris'teki Askeri Akademi'ye yazıldı. 1785'te Valence'daki topçu alayına katıldı. 1794'te İtalya'daki topçu birliklerinin komutanlığına getirildi. Paris'teyken Jakoben çevrelerle ilişki kurmuş olduğu anlaşıldığından, La Vendee'ye gönderilmek istendi; bunu kabul etmeyince, görevinden alındı. Paris'e döndükten sonra, Konvansiyon'a karşı hareketi bastırmak için, Paul François Barras ile Lazare Carnot'un kuvvetlerine katıldı. Olaylar kısa zamanda gelişerek yeni bir anayasanın ve Direktuvarlık'ın doğmasına yol açtı.

    Napolyon, 1795 Ekim'inde Fransa'daki ordunun başına getirildi. 1796 Şubatında da İtalya'daki ordunun başkomutanı oldu. Bu arada General de Beauharnais'in dul karısı Josephine ile evlendi. 1796 Nisan'ında ilk İtalya seferini yaptı. Bu sefer, Napolyon'un ününü yaydı. Stratejik ustalığın bir şaheseri sayılan İtalya Seferi, büyük başarı ile sonuçlandı. İmzalanan Campo Formio Antlaşması ile Venedik Cumhuriyeti İtalya'ya bırakılıyor, karşılığında da Belçika ve İyon adaları alınıyordu. Bu önemli siyasi olayla Devrim Cumhuriyeti, Avrupa'nın en tutucu devleti olan Avusturya'ya gücünü göstermiş; Napolyon da İtalya'daki Fransız yönetimini kabul ettirmiş oluyordu.

    Napolyon, Paris'e döndükten sonra, Direktuvarlık tarafından İngiltere'yi ele geçirmekle görevlendirildi. Direk İngiltere'ye saldıracağına, İngiliz etki alanının en can alacı noktasına saldırmayı uygun bulan Napolyon, Mısır seferine çıktı. Akdeniz'deki İngiliz Donanması'nı yenilgiye uğrattı, Malta'yı aldı. 1798 Temmuz'unda da İskenderiye'ye girdi. Piramitler Savaşı'nda Memlükleri yendi. Ancak Horatio Nelson yönetimindeki İngiliz Donanması, Fransız Donanması'na saldırarak gemilerini batırdı. Nelson'un başarısı üzerine İngiltere, Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya, Fransa'ya karşı birleştiler. Birleşik Ordu, Rus Generali Alexander Suvorov'un komutasında, Napolyon'un ele geçirdiği toprakları geri aldı.

    Napolyon, 1799 yılında Suriye'ye girdi. Akka'nın Cezzar Ahmed Paşa tarafından başarıyla savunulması ve ordusunda belirgin salgın hastalıklar yüzünden Mısır'a çekildi. Ordusunu burada bırakarak gemi ile Fransa'ya döndü. 9 Kasım 1799'daki hükümet darbesi, Fransa tarihinde yeni bir dönemin başlamasına sebep oldu. Birkaç hafta sonra, anayasada değişiklikler yapılarak yönetim üç konsülün eline bırakıldı. Napolyon 'birinci konsül' olarak, Fransa'nın mutlak hakimi oldu. Bazı reformlar yapmaya çalıştı. Devletin dağıttığı kredileri belli bir düzene soktu; 1802 yılında Fransa Bankası'nı kurdu; idari alanda bazı reformlar gerçekleştirerek valilerin ve belediye başkanlarının siviller arasından seçilmelerini ve kendilerini seçen tek merkeze karşı sorumlu olmalarını sağladı; mahkemeleri ve emniyet örgütünü yeniden düzenledi. Avusturya ve İngiltere Orduları hala silahlarını bırakmamışlardı.

    Napolyon Buanoparte, 1800 yılında tekrar İtalya'ya girdi ve Milano'yu aldı. Böylece Avusturya Ordusu'nu ikiye bölmüş oluyordu. Birini kuşatma altında tutarken diğerine saldırdı. Bu saldırıları başarı ile sonuçlandırdı. Jean Victor Moreau'nun Hohenlinden'deki zaferi üzerine, Avusturya İmparatoru, İngiltere ile ittifakını bozmak ve 1801 Şubatında Luneville Barış Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. Napolyon, kısa zamanda Fransa Halkı'nın sevgisini kazandı. Yabancı ülkelerdeki Fransızların, ülkelerine dönüp devletin modernleştirilmesinde kendisine yardımcı olmalarını sağladı. 1804'te yaptığı Code Napoleon (Napolyon Kanunları) , halk tarafından da desteklendi.

    Napolyon, aynı yıl, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa Pius VII'nin eliyle taç giyerek İmparator oldu. Napolyon, imparatorluğu boyunca sayısız zaferler kazandı. Ancak Fransa içinde beliren bazı hoşnutsuzluklara, İngiliz Donanması'nın gücü, İspanya ve İtalya'da tahta geçirdiği akrabalarına halk tarafından duyulan kin ve nefrete, kendine bağladığı devletlerde beliren milliyetçilik akımları da eklenmişti.

    Napolyon, 1812 yılında Rusya'ya girdi. Ancak yiyecek sıkıntısı, asker kaçakları ve Rusya'nın dondurucu soğuğu gibi sebepler yüzünden, ordunun yönetimi Joachim Murat'a bırakarak Paris'e döndü. Kendisine karşı düzenlenen hükümet darbesini bastırdıktan sonra yeni bir ordu kurdu. 1813 Ekiminde Leipzig'de yenik düştü. Düşman kuvvetleri 1814'te Paris kapılarına dayanınca görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Elbe Adası'na sürgüne gönderildi. Napolyon'dan sonra Fransa tahtına XVIII. Louis geçirildi.

    Viyana Kongresi'ne katılan bakanlar ve delegeler, 7 Mart 1815'te Napolyon'un kaçıp Paris'e dönmüş olduğunu, halk tarafından büyük sevgi ile karşılandığını öğrendiler. Hemen bir ordu toplayan Napolyon, Belçika'ya saldırdı. Kazandığı önemsiz birkaç zaferden sonra Wellington'un komutasındaki İngiliz ve Gebhard Von Blücher komutasındaki Prusya Kuvvetleri tarafından 18 Haziran 1815'te Waterloo'da büyük bir yenilgiye uğratıldı.

    Napolyon, Paris'e dönünce ikinci kez tahttan indirildi. Amerika'ya kaçmak istedi, ancak bunu başaramayınca İngilizlere teslim oldu. İngilizler, onu Atlantik'teki St. Helena Adası'na götürdüler. Napolyon, son yıllarını bu küçük adada geçirdi ve anılarını yazdırdı. Napolyon, 5 Mayıs 1821'de öldü, ancak cenazesi 1840 yılında Paris'e getirilebildi ve İnvalides'e gömüldü. Napolyon'un uşağı tarafından zehirlendiğini ileri sürenler vardır.

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 07.09.2006 - 21:02

    Bütün Avrupa yı karşısına alan Avrupa haritasını baştan aşağı değiştiren güçlü devletlerle bir domino taşı gibi oynayan bir savaş dehası....
    Bu büyük dehayı Cezzar Ahmet Paşa ile ilk yenen ulus olarak tabiki övünüyoruz...
    Birkaç gün içinde düşeceğini sandığı Akka kalesinin 64 gün dayanması sonucu tarih Napoleon un şu sözünü yazdı;
    Akka önünde durdurulmasaydım bütün doğuyu fethederdim.....

  • Cem
    Cem 27.07.2006 - 19:23

    money the money i need the money

  • Yagmur Yılmaz
    Yagmur Yılmaz 14.07.2006 - 16:00

    mükemmel bi savaşcı ve mükemmel sözlere sahip.En güzel sözü ise

    Paradan daha önemli şeylerde vardır.Fakat onları kazanmak için de para gerekir..NAPOLEON BONAPARTE

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 22.04.2006 - 11:10

    napoleon halkını tanıyormuş tabi.. öle, öl diyecen ölecek, sürün diyecen sürünecek, fransızlar.. yer mi..? vercen türklerden bir sürü pardon ordu tabi dünyayı rehin alır..! !

  • Hüseyin Can
    Hüseyin Can 31.07.2005 - 19:04

    kusursuz bir zeka,eşşiz bir karakter. ben bu adama aşığım.ömrüm yeterse onun yaşadığı bütün mekanları gezmek istiyorum. ben bir BONAPARTİStim KARTALLAR GİBİ. Ayrıca bu tutkularının esiri olan imparotor hakkında bilgi alışverisinde bulunmak isteyenler için 5445840786 hüseyin

  • Can Argon
    Can Argon 12.03.2005 - 12:54

    Müthiş bir savaş dehası.
    Savaşlarda topları kullanmada usta bir general.

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 08.03.2005 - 15:26

    Yenile yenile yenmesini öğrenmiştir. Biz ise yenile yenile ancak yenilmesini öğrenebiliyoruz sanki :)

  • Alp Tanhu
    Alp Tanhu 25.12.2004 - 01:36

    para, para, para...

  • Yasın Muco
    Yasın Muco 04.12.2004 - 11:39

    NAPOLEON, İSPANYAYI SAVASTA YENDİĞİNDE ISPANYA KRALI; 'SIZ SADECE PARA,GANIMET,ALTIN VE TOPRAK ELDE ETMEK İÇİN SAVAŞIRSINIZ.OYSA BİZ ŞEREFİMİZ VE NAMUSUMUZ İCİN SAVASIRIZ' DEMİŞ. NAPOLEON YANITTLAMIS: ' DOĞRU HERKES NEYE İHTIYACI VARSA ONUN ICIN SAVASIR '

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 09.04.2004 - 20:22

    Bir ortak yanimi daha kesf ettim, nedirde solaklar kelimesinde napoleon bonapart'in da solak oldugunu ögrendim..
    bir gün megalomaniden ruh ve sinir hastaliklari hastanesine düstügümü ögrenirseniz, kapida beni kendini napoleon sanan deli ile görüsmek istiyorum deyin..
    aslinda kitlelerin tercihlerine uygun zevklere sahip olmayi aleladelik olarak görürüm.. ama,
    napoleon baska...

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 02.04.2004 - 09:55

    yoktan bile imkan uydurmaya kalkmanin, hic bir zorluktan yilmamanin, kisa boylulara mahsus dünyanin gidisatini degistirme azminin sembolü...
    özal gibi..
    ikisi de neticede 'biz enayi miyiz kardesim, isleri vakti merhununa birakarak kademe kademe degistirmeye, menfaatimize göre yönlendirmieye calisiyoruz, sen bir kac ömürlük yönlendirmeyi bir kac senede yapmaya kalkiyorsun, yedirmezler adama' kliginin zamane temsilcileri tarafindan ortadan kaldirildilar ya...

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 02.04.2004 - 09:51

    sürgün edildigi bir adada tek kisilik hücrede, kafesteki bir ihtiyar aslan olarak, hastaliktan kivrana kivrana, acilar icinde, ve kapidaki yirmi paresi bir para etmez hapisane bekcisinin bile ilgisine mazhar olamadan ölüp gitmesi..
    o bile ayri bir efsane...

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 02.04.2004 - 09:49

    napoleon efsanesinin bittigi Waterloo ovasi bügün bile icinde hic bir halt bulunmadigi halde turistlerin tavaf etmeden gitmedikleri önemli bir mahal olarak görülüyor.. bitisi bile ayri bir efsane...

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 02.04.2004 - 09:47

    2o küsur yasinda kesmekes icindeki fransaya el koyup her seyi rayina koymasi yetmiyormus gibi, bir de daginik avrupayi, bölük pörcüklükten kurtarmaya girismesi, ingiltereyi cezalandirmakta fazla inat ettigi güne kadar bunda bile basarili olmasi, onu dünyaca hayran olunan bir adam haline getirmis..
    bu gün bile hala tüm ruh ve sinir hastaliklari ile ilgili kliniklerde en azindan bir kac napoleon mevcutsa, dünyayi ne kadar tesir altina aldigini hiss edin..

    mein Vorbild

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu 02.04.2004 - 09:42

    1.68 boyunda, korsikali...
    boyu ve cüssesinden dolayi, kelle kulak yerinde erkeklere karsi hep bir kompleks hiss ettiigi söylenir...

  • Eray İnman
    Eray İnman 26.12.2003 - 12:06

    Akka'da bir 'deve kasabı'na yenilince karizmayı fena çizdirmiş.