Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hu sizce ne demek, hu size neyi çağrıştırıyor?

hu terimi Özge tarafından 28.09.2005 tarihinde eklendi

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 23.06.2011 - 10:05

    ..



    'Hiç ile kırk oluruz..' der bir güzel.Rahmetin en ganisi O'na olsun..



    ..

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 20.06.2011 - 22:50

    ..



    'Gayrisini İstemem..İstemeyi de istemem..'




    İllâ Hû..



    ..

  • Murat Çırak
    Murat Çırak 10.06.2010 - 13:27

    ŞEHADET-İ İMANIN ASLI

    Hazret-i Kur’ân’da ALLAH’ın bildirdiği imanın şartlarına inanarak ve inancının samimiyeti ve sadakati kadar yaşadığı nisbette rahmet-i ilâhiyenin ihsanı ile iman kalbine yerleşir. Aciz kul mü’min, ittika sahibi (müttaki) , olur. Hal ve ahvalinin ilâhi aşka dönüştüğü her icraatında görülür. Müşahede zevki ile imanın zirvesine, ALLAH ve resulüne şehadetle varılır. Şehadet zevki, İhsan-ı İlâhi ile imanlı kul, HU (O) esması ile şirkin barınacak yer bulamayacağı hazret-i insan olur.

    Pir-i Galibi H.Galip Hasan KUŞÇUOĞLU

    www.galibi.com / Metafizik2 adlı kitabından

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 12.10.2008 - 21:03

    Bir Halvetî şeyhi'nin gönülcüğünden sefer eylemiş...Biz dahî öpüp alnımıza götürdük...
    Siz dahî aşk ediniz Efendiciğim..Aşk ile semâ eyleyiniz..


    'Kesrette buldu vahdeti mihnette buldu rahatı
    Firkatte buldu vuslatı her bârı Hû Yâ Hû ile..'

    ..

  • Sedat Karakaya
    Sedat Karakaya 18.03.2008 - 15:24

    Bir suret bir fikirden ibarettir insan
    Bilinçte görünüp bellekle yaşanan
    Hayy´dan gelmiş Hu´ya gitmiş
    Bir hatıradır sadece geriye kalan

    'Gerçeklerle Yüzleşmek' kitabından alıntı:

  • Hüseyin Kalkan
    Hüseyin Kalkan 12.04.2007 - 03:48

    hu dünyanın anlamlarından sadece birisi ve terim anlamı ise
    aslında ' dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünün cıkardıgı ses olarakda ifade edilir ' hu bu nedenle zikirlerde, allah'ın (c.c.) kidabında vede belli başlı müslümanların isimlerinin baş harflerindede yer almıştır VS.

  • Duffy Duck
    Duffy Duck 09.04.2007 - 16:21

    Komşu komşu hu, oğlun geldi mi? geldi, ne getirdi?

  • Leyla Gül
    Leyla Gül 09.04.2007 - 16:15

    Kurnalardan Hu akar
    'Hu' kokar bahçelerde
    Gönüller 'Hu'ya meftun
    'Hu' sinmiştir gülün dikenine
    Ayrılık 'Hu'dan bir kor
    Vuslatın alnımı 'Hu'dan yakar
    'Hu' açar kapının tokmağını
    'Hu' bakar evin sahibi de..
    'Hu'dur alem vesselam..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 22.12.2006 - 13:36

    Adını sordular. Söyledim. 'Tanımıyoruz, kimmiş o? ' dediler. Az kaldı perdeyi çekip seni onlara gösterecektim; fakat ihtiyatkar olmayı yine Senden öğrendiğim için vazgeçtim ve düşündüm ki, gösterseydim de göremeyeceklerdi; zira perdelerin kalktığı ezel gününde onlar Seni görmüşlerden olsalardı, şimdi burada, 'Tanımıyoruz' demezler ve demir asa demir çarık, bu kainatın tek görülecek görülmemişini arar ve bulurlardı..

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 27.03.2006 - 14:19

    Hû” Sûfilere göre, Allah (CC) Hz.leri’nin zâtına işaret eden ismidir. Arapça'da üçüncü tekil şahıs zamiri olan hû (hüve) ilk tasavvuf kaynaklarında, cem' halini yaşayan sâlikin tevhid anlayışını ifade etmek amacıyla “Hû bilâ Hû” ifadesi içinde kullanılmıştır.[1] Baklî de bu ifadeyi “aynü'lcem' makamı” anlamında yorumlamıştır.[2]

    Muhyiddin-i Arabi (RA) Hz.leri’ne göre “Hû”, hiçbir varlığın müşahede edemeyeceği Allah (CC) Hz.leri’nin mutlak gayb ve sır olan zâtına işaret eder ki, bu da Hadis-i Şerif’lerde ifade edilen ihsan makamının karşılığıdır.[3]

  • Burcuomeroglu
    Burcuomeroglu 28.02.2006 - 12:41

    O = Allah (c.c.)

  • Sim
    Sim 27.10.2005 - 14:37

    Bu da Geçer Ya HU..

  • Vedat Kocakaya
    Vedat Kocakaya 05.10.2005 - 18:21

    işaret sıfatlarından biri... bu... şu... hu.......................:P

  • Hacer Duman
    Hacer Duman 05.10.2005 - 15:44

    ALLAH

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 29.09.2005 - 11:20

    allah demek

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 29.09.2005 - 11:15

    Hu çekmeyi...
    Gençlik yılları deşarjları belli bir olgunluktan sonra ayıp olarak karşılanan toplumlarda maçlara gidip yu çekilirek tatmin edilebilirken. Bu alışkanlık aynı zamanda küfürlerin de dans ettiği bu ortamlarda kadınlar tarafından uygulanabilir değildir.
    O yüzden büyük çoğunluğu eve kapalı olarak vakit geçiren kadınlar evlerde toplanarak hu çekerler. Bu hu çekme ayinleri esnasında aşırı oksijenin etkisi ile büyük translara gidip extazi, eroin almışçasına kendilerini kaybederler. Ve ayrılırlarken terden sırılsıklam bir biçimde tekrar yapılacak ayinin tarihini belirleyip deşarj olmuş şekilde evlerine dönerler.

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 29.09.2005 - 10:37

    Who? Me? You must be joking! ..

  • Özge
    Özge 29.09.2005 - 08:56

    NEFESTEKi HUU SIRRI

    Şimdi bu konuya tam açıklık getirmek için İlah ve Allah
    kelimesindeki Sırra birazcık değineceğiz. Allah’ın izniyle... Allah ve İlah
    kelimesindeki asıl harf -H- harfidir. Bu nedenle insan nefes alırken de,
    verirken de Hı-He-Ha sesi çıkarır. Buna Tasavvuf’ta “Sır” derler ve
    “Sırra vukuf tut”, yani; “nefesini say, şuurunu nefesine ver” derler. Bu tabii
    ve en yüce bir zikirdir. Uykuda uyanıklıkta 24 saat, insan Allah’ı Hu ismiyle
    zikretmektedir. Zikri daim ve Selat-ı daim de budur. Tabii ki o kişinin
    kalbi de, Ruhu da, Sırrı da, Letaifleri de önceden Allah’ın zikrini yapmış
    olacaklar, yoksa bir türlü bu yüce zikre vukuf olamaz, başaramaz. Vukuf olmazsa
    da bu kendi tabii Hu zikrinden gafil olur, ona “zikri gafilin” derler.
    Gafillerin zikri de Hak katında geçerli değildir. Ancak o tabii bir zikirdir.
    Rüzgar da Hu diye eser, ses çıkarır, su da, motorlar da hep Huuu diye çalışır,
    ses çıkarırlar. Doğanın tamamı Hu çeker, Hu Hu diye dönerler, aşklarından
    semah-hareket ederler. Işte bu Allah ve İlah kelimesindeki He-Hu’dur.

    Hu-O demektir. Kimlik-Hüviyet yani varlık - Vücut ifade
    eder. Gerçek Vücut ise Allah’tır, diğer muhdes-sonradan olan şeyler-hep kendi
    nurundan, Nur’un-Enerjinin tekasüfünden yoğunlaşmasından oluşmaktadır.
    Kesret-çokluk alemi, geometrik-şekli alem de böyle oluşmaktadır. Deniz ve
    sonradan oluşan köpükler gibi... Nasıl ki köpüklerin gerçek varlıkları yoktur,
    deniz ile vardırlar, Eşya-şeyler-alemler de Allah ile varlardır. Hakikatte
    varlıkları vücutları yoktur. Allah’ın Vücudu gerçek vücuttur, diğerlerinin
    varlıkları izafi-geçicidir. Ve Vücud -u İlahi Nurdur. Ve kenarsızdır. O nedenle
    de eşsiz Birdir, Mutlak Vahiddir. Diğer birler, birbirlerinin eşdeğerlisi
    benzerleridir, başka birler de vardır. Örneğin 10 rakamında on tane bir vardır.
    Her bir, mutlak bir değillerdir. Mutlak bir, mutlak mevcut olandır. Zira iki
    kenarsız var (vücut) düşünülemez.Tek İlah Allah’tır, Hu’dur, Mutlak Mevcut
    ve Mutlak Birdir.

    İşte Allah kelimesindeki He-Hu-O: Vücut-Varlık, kimlik- hüviyet,
    zatiyet ifade ettiğinden, Allahü Taâlâ’dan, Huu’dan, İlahtan başkasında gerçek
    varlık, vücud, hüviyet, kimlik, zâtiyet bulunmaz. Bu nedenle Allahu Taala kuluna
    ve nesnelere kendi sıfatlarını vermiştir. Zaten bütün eşya-nesneler Esma-i
    Hüsna’sının mazharıdırlar. Ancak sadece ilahlık (Uluhiyyet) sıfatını vermez.
    Olmaz, çünkü... Hakiki Varlık, ezeli olan Varlığa aittir. Allah’tan başka
    ikinci bir gerçek vücut-varlık olmaz ve düşünülemez. Hakiki Vücut birdir. Ve
    ancak vücut sahibi olanın Uluhiyyet-Mabudiyet sıfatı olur. Allah’tan başkasının
    varlığı-hüviyeti geçicidir. Vücut sahibi olmayanda da Uluhiyet-Mabudiyet olamaz.
    Allah’tan başka ilah yoktur, İlah Allah’dır, La ilahe illa huu...
    Kadim-Ezeli Vücut Nurdur ve sınırsızdır. iki sınırsız var ise olmaz,
    Allah’ın -gerçek varın- varlığı zorunlu olduğu gibi kenarsızlığı nedeni ile
    Mutlak Birliği de zorunludur. Alem-Adem-Ruh-Melek, her nesne hakikatte Hu’dur, O’dur. Ama hakikatte, hüviyette değil... Allah’ın hüviyeti alemlerden
    müstağnidir. Çünkü O Ezeli-Ebedi-Daim-Kadim vardır. Diğer varlar, nesneler,
    Allah’ın varlığı ile var görünen izafi-geçici nesnelerdir. Denizin üstündeki
    köpüklerin geçiciliği gibi. Unutulmamalıdır ki köpüklerin aslı da denizdir, hakiki varlıkları yoktur. Allah, Mevcud-el Mevcudattır. Varların varı, varların özü, özümüz... Hu-O Bir’dir... Allah’ın Birliği de Varlığı gibi zorunludur. Allah Zatını da hiç kimseye vermez, verilemez. Zat Bir’dir, kenarsızdır, bölünemez. Ama diğer Esma Sıfatlarından Aleme-Ademe verir. “Ve alleme Ademel Esmae külleha- Bütün isimleri Ademe öğrettim.” (Bakara, 31)
    Adem Allah’ın Zatının aynası ve Esması’nın - Sıfatının mahzarıdır. Diğer
    nesneler ise, bazı isimlerinin (sıfatlarının) mazharıdır. Adem (İnsan-ı Kamil) ,
    İlah değildir ancak İlahi vasıflar taşır. “Allah’ın Huyları (Sıfatları) ile
    huylanınız” (Hadis-i Şerif) . “Sıbğatellah - Allah’ın Rengi-. En güzel
    renk Allah’ın rengidir. Yani Allah’ın huyu, Allah’ın sıfatı, Allah’ın rengi en
    güzeldir.” (Bakara: 138)
    Kâzım YARDIMCI (Adıyaman'lı)
    www.varliktanveriler.com

  • Hakan Seller
    Hakan Seller 29.09.2005 - 00:14

    H2u :)