Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hezeyan sizce ne demek, hezeyan size neyi çağrıştırıyor?

hezeyan terimi Roxalane Lane tarafından 15.07.2005 tarihinde eklendi

  • Harun Alphan
    Harun Alphan 17.02.2015 - 01:29

    sabuklamak

  • Ahmet Murat Irmak
    Ahmet Murat Irmak 14.05.2014 - 19:19

    Şiirlerimde en çok kullandığım kelime. Ve benim lügatımdaki anlamı düş kırıklığına uğramak.

  • Naz Bilen
    Naz Bilen 24.09.2010 - 14:46

    saçmalık, saçma sapan konuşma anlamına da gelmektedir

  • Pejmürde Dilim
    Pejmürde Dilim 11.05.2010 - 17:19

    paradoksal bakış, söyleyiş, susuş... seviş.

  • Hüseyin Ünal
    Hüseyin Ünal 02.10.2009 - 16:04

    Saçmalama, sayıklama

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 11.04.2007 - 22:56

    Bir hastalık veya başka herhangi bir nedenden dolayı, akla ve mantığa ters gelen şeyler söylemek, saçma sapan konuşmaktır.

    Meselâ, ^^belli biri tarafından öldürülmeye çalışıldığına inanan bir kişinin^^ düşüncesinin hezeyan olup olmadığını anlamak için bu durumun doğru olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Akıl yürütme biçimi ve konuyla uğraşma şeklinden hezeyan olup olmadığı kolayca anlaşılabilir.
    Sözgelimi, ^^komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığı^^ şeklinde hezeyanı olan hastalara bu fikre nereden vardığı sorulduğunda ^^komşum kapısının önüne kırmızı çöp kutusu koyuyor, bu şekilde beni öldüreceğini söylüyor^^ derler.
    Bu yargı muhakeme bozukluğunu göstermektedir. Akıl hastalığının temel özelliği muhakeme bozukluğu ve sebep sonuç ilişkilerini mantıksız kurmalarıdır.


    Hezeyanları olan kişiler doğruluklarını ispatlamak, kendilerini ^^hayali düşmanlarından korumak^^ ya da ^^haklarını almak^^ için büyük bir çaba içindedirler. Hayatları adeta bu hezeyan etrafında dönmeye başlar.

    Akıl hastalıklarının tıbbi sebebi tam olarak çözülebilmiş değildir. Ancak bu kişilerin beyinlerinde bazı salgıların düzenli çalışmadığını bilinir. Kalıtımın paranoya hastalığının gelişmesinde rolü olduğu bilimsel olarak anlaşılmıştır. Akıl hastalığı olan kişilerin soylarında benzer hastalıklar diğer insanlara göre daha yaygındır. Ayrıca paranoyası olan kişilerin akrabalarında ^^şüphecilik, kıskançlık ve gizemlilik^^ gibi kişilik özellikleri de sıktır.

    Hezeyanlı hastalar insan ilişkilerinde genellikle ^^güvensizlik^^ yaşarlar. Bunun muhtemel sebeplerinden bazıları yetiştikleri aile ortamının düşmanca olması, annelerinin aşırı kontrolcü, babalarının ise soğuk ve sadist tutumlar içinde olmasıdır.

    Hezeyanlı kişilerin kullandığı temel savunma mekanizmaları reaksiyon formasyon (=tersine davranma) , inkar ve yansıtmadır. Hezeyanın meydana gelme mekanizması kişinin kendi içinde bastırdığı ve varlığını inkâr ettiği duygu ve düşünceleri (=saldırganlık, bağlanma ihtiyacı vb.) bir başkasına ya da başkalarına yansıtmasıdır.
    Meselâ saldırganlık duyguları bastırılıp inkâr edilerek ^^bana düşmanlık ediyorlar^^ şeklinde başkalarına yansıtılır. Bu hastalar kendilerini rahatsız eden duyguların varlığını inkâr ederek acı verici gerçeklerden kaçınırlar.
    Yansıttıkları kötülükleri başkalarının üzerinde görerek kabul edemeyecekleri dürtülerin kendilerinde olduğunu fark etmekten korunurlar.


    Sanırım HEZEYANA en güzel örnek şu olur; ;))


    16 Mayıs'ta saatler 100 yıl geriye alınıyor...' Cumhuriyetimize sahip çıkalım '...
    Uyan Türkiye...Gaflet uykundan uyan...İçte ve dışta her türlü bedhahlar seni kuşatsa da uyan...
    16 Mayıs'ta 100 yıl geriye gitmemek için uyan...

  • Suf Aya
    Suf Aya 03.03.2007 - 00:55

    Realitenin yanlış tefsîri.

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 01.01.2007 - 21:39

    Mükemmel bir şaire söylenen sözler. Çünkü o, bir simgedir. Simgelere saldırarak o düşünceyi azımsarsınız.

  • Suf Aya
    Suf Aya 01.01.2007 - 21:33

    Sıradan bir cinnetin mırıltıları..
    infilâk etmek istiyorum...!

  • Murat Güçlü
    Murat Güçlü 06.11.2006 - 19:27

    saçmalama

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 01.11.2006 - 19:40

    Kulağımda çınlayan ses! sus artık.gecenin karanlığında yeryüzü senfonisini dinliyor ve ayın gölgesini arıyorum. Ay! bastığım bir kirpiymiş. kirpi öfkeli; diken diken olmuş dikenlerini tarayarak gönlünü almaya çalışıyorum. ellerim kan içinde! yanımda deniz. ya kanlı ellerle dolaşacağım, yada tuzlu suyla yaralarımı azdıracağım. yapmayın. bana tercih yaptırmayın. tuzlu su azıtacak yaramı. 2 saniyelik bir temizlik ve kanlar gürül gürül akmaya devam edecek. eldiven! ince kumaştan yapılmış siyah, matmazellerin giydiği.kafama düşen bir taş. kafam yaylı yatak. beynimin üstünde zıplayan hergeleler! her şey sizi daha yukarı zıplatmak için. o elindeki hançerle ne yapmayı düşlüyorsun? oysa acılar acıtmıyor artık! ısırgan otları her mevsim kaşındırmaz bilir misin sen? peki ya kaşınıpta kaşınmayan insan taklidi yapanlara ne demeli?
    ey hayat! bana bir kere ver. verirsen intikam almayacağım kimseden sana söz! kör olayım yalansa! değmedi; değmez gözüme senden başka iki göz! iyi deyilim bugün. biri durdursun zamanı. bütün araç seslerine isyan ediyorum tek tek! belediye başkanına egzozlara kumaş tıkamasını öneriyorum. bir balon alın. içini gazla doldurun. ve içine beni de üfleyin! 20 metre yükseğe çıkınca nışan alın ve patlatın balonu. ölümüne düşmek istiyorum yükseklerden!
    kesin sesinizi! bu benim hezeyanım! itiraz istemem. nasıl yazmışsam öyle oynayacaksınız!

  • Selma Öz
    Selma Öz 24.10.2006 - 19:32

    başkası tarafında düzeltilemeyen yanlış düşünce sanrı

    Gönül hezeyandaysa kaygansa zemin ve yük ağırsa sevdalılarla olmak gerekir
    bir insan için gönüllerin sultanından daha güzel sevdalı olabilir mi

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 11.10.2006 - 21:15

    başım ağrıyor. ekiplere haber verdim. gelecek ve kesecekler ağrımı. bekliyorum. geç kaldılar.ben bilirim bu ağrıları.kandırıldım yine; dediler kapat gözlerini açınca yanında biter özlenen. bir kapanış ve peşisıra açılışlar manzumesine döndü gözlerim. kapıyorum, açıyorum, yoksun. ve yine kapıyorum, açamıyorum bu sefer. öldüm mü? neden karanlık? yapıştı göz kapaklarım birbirine, belli çok özlemişler birbirlerini.ve salgılamışlar 'yaş' denen sıvılarını.bölmek istemezdim; ama benim hala başım ağırıyor. bir çalışma var beynimde, alt yapı çalışması. sevince giden damarlar yollar kapanmış. trafik altüst! çekilin yoldan! beynimin frenleri patladı! bir ağrı kesici arıyor gözlerim, gözlerim... hala açılmıyor. büyük sözü dinlemiyorlar ve ağıran bir beyine itaat etmeyiz diyorlar. halt etmişler! iyileşince ilk önce gözlerimden başlayacağım. en acı soğanları onlara koklatıp, biber gazlarını üstlerine üfleyeceğim. ben yenik bir kralım. düştüm ve yerle sevişmekteyim. hiç tecrübe etmediğim bir düşüşle düşlerimden aşağıya düşmekteyim. tutsun hayallerim ellerimden kurtarsınlar beni! benim sadık hayallerim.. bir kanatta kelleme takın ve alıp bir tamirhaneye rot balans ayarı yapın. patlayan tekerlerimi dert etmeyin! dert benim istepnemdir zaten. takar ve başsız bir bedenle dolaşırım pıtırak tarlalarında. kafasız da başarırım ben yaşamayı hatta yeni keşifler bile yaparım. bir karınca.. karıncaların depreme duyarlı olduğunu ve depremlerin şiddetini ölçmede kullanıldığını biliyormuydunuz. tam bir fiyasko! çünkü karıncalar 1 şiddetindeki depremlere bile tepki veriyorlar. fakat gözlerim benim açıl emrime tepki vermiyor.
    başım ağırıyor.
    ekip çağırdım. bekliyorum..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 06.10.2006 - 11:46

    Aynaya bakıyorum.kendimde bir değişiklik görüyorum.birisi dudaklarıma dikişler atmış; kanatmış. ipliğin rengine kızıyorum, neden siyah? en azından renk konusunda fikrimi sorsaydınız ve onu beyaz yapsaydınız. hayır! başka kızdığım mevzu yok. iyi yaptınız. ıslık çalamıyacak olmam üzücü sadece. peki ya yemek yemek? icra edemeyecekmiyim o mesleği? çinliler diyorum. işkencede liderler. akıllarına gelmişmidir, dudakları düğümlenmiş, kapatılmış bir insanın önüne binbir çeşit yemeği koyarak onu açlığa terk etmek.. terk etmek.. terk=arka ve arkayı dönüp gitmek.. vazgeçtim bu hezeyandan! bir makas getirin ve kesin dikişleri; ve dikiş iplerini terk edenlerin terkleriyle bana bağlayın, fazla uzaklara terk etmesinler, biraz hava alıp gelsinler..

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 04.10.2006 - 12:17

    çıktım çatıya
    elde bi kiremit
    attım bahçeye
    ahh dedi
    sonra güldü
    çığlık çığlığa.
    bakakaldım
    öylece
    gördüm kii,
    gözlerde
    çok damla yaş
    katıla katıla
    çiçek.
    -
    - ;))) .Pp

    ne var yaniiii? özgün şiir yazdımmmm (çok moda yawf :)
    yoksa beğenmediniz mi? :S

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 04.10.2006 - 11:52

    uykum var. kirpiklerime asılıyor birkaç görünmez cisim. gidip gelmelerde zihnim.mekik dokuyor ruhum, ceset ile cesetsizlikler diyarında. bana bir kova su ısmarlayın; ılık olsun su ve boşaltın kafamdan aşağıya. olmadı itfaiye çağırın. önce havaya atın beni sonra verin tazyikli suyu altımdan. açın vanaları ama; abartmayın... ve lütfen incitmeyin. ben uykusu olan hassas bir adamım. aniden parlarım. parlamak. parlak.eski yunanistan. 500 sene önce. istanbul mevlanakapının üstünde ki surlarda nöbet tutmakta olan asker. kimbilir ne düşünüyordur surların üstünden zeytinburnunu seyrederken yada şehreminine bakarken.neden? eskiden 350 sene önce necisin diye sorsalardı herhangi bir osmanlı vatandaşına cevabı 'müslümanım ve osmanlıyım' olurdu.gelin ve bugün sorun bakalım türkiyede yaşayanlara sağcıyım, solcuyum, faşistim, sosyalistim, liberalim, kapitalistim, hümanistim, pesimistim.. kimliklerimiz arttıkça arttı. ama benim hala uykum var.ayakta uyuyamıyorum kabiliyetsizim. aynı zamanda kahraman, başımı tam klavyenin üzerine düşerken aniden kaldırıp kurtarıyorum kendi kellemi ve klavyemi. ah başım.. gölbaşım.. beni gölbaşına atın; uyanayım..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 02.10.2006 - 19:29

    iş güç.. çalış didin.. bir paket gelmiş sana altına imzanı at.atmam! atmazsan vermem; verme! hem ne veriyorsun sen vaad ettiğin nedir senin kargocu çocuk, sadece bir paket.. imza isteme benden sana bir paket marlboro vereyim, içer misin? önce şu örümceğe koklat dumanını, nereden bileyim içinde metan gazı olmadığını? ama metan gazı varsa zaten havaya uçarız hep beraber. iyisimi sen paketle çakmağı al ben de örümcekle sigarayı dışarıda halledelim bu işi. örümceğe sigarayla çakmağı verelim sonra uzaklaşalım oradan saklanalım şuradaki çukura.. olmaz! neden olmaz kargocu çocuk? ya genişleyerek yayarsa basıncını etkileniriz bizde. en iyisi ağaca çıkalım.yukarı doğru basınç yapmaz bu patlama. olmaz öyle ben derim ki yoldan bir serçe çevirip kanatlarına binelim kargocu çocuk.. olur be teslim alıcı gidelim buralardan. bıktım akşama kadar gez dolaş zaten. ama müsaade et toparlanayım. hayır! vaktimiz yok; bari iğne iplik alayım? tamam çabuk ol...... geldim, çağır şu serçeyi..geldi..
    teslim alıcı?
    efendim kargocu çocuk..
    paketi merak etmiyor musun?
    sahi versene paketi açayım
    imzan gerekiyor
    söylesene, ver atayım..
    ........
    ne çıktı içinden?
    kahretsin..
    ne oldu
    acil bir durum yetiştirmem lazım sen git istersen
    ama peki ya sen..
    gelemiyorum, bir daha ki kargoya inşallah
    sen bilirsin
    güle güle
    dönek herif
    doğru konuş..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 02.10.2006 - 10:10

    uykum var. ayırdedemiyorum gerçekleri. sıyırıp kurtaramıyorum kendimi düşmelerden. uykum var ve ben uyuyorum. bir teknedeyim denize açıldım. balık yemek istiyor canım. misinamın ucundaki solucan! söyle seni yiyecek olan balığa beklesin biraz. uyandırmasın beni oltayı sallayarak. hele büyük balıksa hiç açgözlülük yapıp yanaşmasın sana. uğraşamam onunla. gitsin kendine küçük balıklar bulsun.ama.. ama esiyor burası, hem bu kayıkta yumuşak bir şey yok mudur başımı koyacak? anladım. yüzdüreceksiniz beni sonunda. denize dalıp kendime süngerimsi, yumuşakçalardan bir canlı bulacağım. kimbilir bir hazineye rastlarım belki. hazineyi alır karada bir yerlere saklarım bir kısmını. bir define haritası çizip o haritanın en önemli kısmını, defineyi gösteren yerini yırtarım. arasın dursunlar. bir kısmı bende hazinenin hala. çil çil altınlar... sahi suda seker mi bu altınlar ince çakıl misali... yada her bir altını dünyanın heryerine itinayla yerleştirmeli teker teker. gören ümitlensin bunlardan daha çok vardır belki diyerek kazsın bulduğu yeri. dünya delik deşik olsun.dünyanın her yerinde kazılar yapılsın. özellikle çöllere savurmalı kimbilir su çıkar kazılan yerlerden belki.fırlatmalı gökyüzüne sonuncusunu ve bir rövaşata atmalı tam düşerken.. düşerken! düşmek..başım düşüyor. sahi uykum var benim! uğraşmayın benimle!

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 27.09.2006 - 19:51

    yaklaşıyor vakit. alsın birisi saatleri gözümün önünden. söyleyin güneşe gitmesin bugün. ayda doğmasın. zaman çarkına sokun bulduğunuz çomak cinsi nesneleri.kayıp zamanlar gemisine yetişmem lazım. aradığım bir atlantis. yirmi bin fersaha dalış yapacağım. oksijen.. oksijen enjekte edin damarlarıma. ve çabuk alaaddinin cinini bulup getirin. bir dilek borcu vardı yapmadı. mahkemeye vermekle tehdit ediyor deyin. o bilir hatırlatılınca sözün kıymetini. ve bir balta getirin. kıldan ince kılıçtan keskin. moleküllere ayırın beni. fırtına çıkacak yetiştirin parçalarımı gelmekte olan hortuma. savursun gökyüzüne ve uyanayım annemin kucağında. samimi gülüşler görmek istiyorum. nerede belkısın tahtını getiren cin. gözümü kapattım. açıncaya kadar burada olsun taze ıhlamur yaprakların. budayın saçlarımı. hindistanda bir tapınağın foseptik çukuruna atın. ruhum kalsın geriye. kurun saatlerini ibadete. gerekirse bir cami mimberinin altına bağlayın zincirle. kaçmasın kaçamasın..
    hezeyan bulutları.. yağdırmayın acıtan yağmurlarınızı. zihnimde talan var bugün. hücreler isyanda..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 27.09.2006 - 09:25

    uykum var. hayır gece beşik sallamadım. salıncaklardada sallanmadım. dağın yamacında bir ceren görüp peşine de düşmedim. gecenin bir yarısı efkarlar bastı aniden. odamın camını açtım. kanatlarımı takıp kendimi boşluğa bıraktım. uyusana dedi birisi. mesai deyim dedim. ben bir sokak lambacısıyım. geceleri aydınlatmam lazım. sapan taşlarıyla kırılan patlayan ampülleri tek tek takmam lazım. ama.. ama uykum vat. çatında kiremitlerin arasında bir kuş gördüm geçen yaz. galiba bir yuva yapmıştı oraya.
    bana 1 geceliğine o kuş yuvasını kiralar mısın?
    uykum var benim. gecenin karanlığından kalmayım. bir o yana dönüşler, bir bu yana dönüşler uyutmadı beni. bir fasit dairenin içinde, kendi içimde döndüm durdum. ve şimdi uykum var. ninniler istemem..
    mercan dedeyi koyun cd çalara
    yansımalar III..
    ve sessizlikte uyuyamam ben lütfen gürültü yapın biraz..
    uykum var..

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 26.09.2006 - 10:56

    tahtanın üzerindeki paslı çiviye bastım yalınayak. kanım akıp gidiyor bende onun peşinden.. akan kanımın üzerinde sörf yapıyorum. gri bir memlekette kırmızı suların üzerinde. kanım üztüme sıçrıyor. kanım bir tümseğe tosluyor. tümseğin üstünden atlıyorum. atlayıp bir söğüt yaprağına tutunmuş buluyorum kendimi. ordan bir çalının içine düşüyorum.bir arı zehrini akıtıyor ve ben içiyorum. etrafımda sinekler.. kanımın kokusuna gelmişler. davranıyorum çalıdaki dikene.saldırırken sineğe çığlık çığlığa, birden, ensemden tutup çekiyor birisi beni. bismillah.. neler oluyor nerdesin ve dahi neredeyim. karanlık düz duruyorum düşmeden. Fakat zemini hissetmiyor ayaklarım. hiçbir şeye basmadan ayakta durmak..
    hem ağır değilim, bedenim..
    kimler aldı bedenimi? organ mafyası.. bu onların işi parçalayıp bedenimi atmışlar beni bir köşeye.oysaki ayağıma batan paslı çivi.. tiberküloz aşısıda olmamıştım. şişecek ayağım işlerine yaramayacak. ve içtiğim arı zehri. çürütecekti er geç gözümü, parmağımı, organlarımı...
    iyi oldu
    şimdi size zahmet.
    biri beni uyandırsın...

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 26.09.2006 - 08:49

    yerden sıtkın sıyrılıyorum, ve gidip kendime beş tane yastık daha alıyorum. beş yastığın beşini toprağa serip yağmurun sesiyle uyumayı düşlüyorum.bir yandan uyurken diğer yandan ıslanıyorum. üşüdükçe ayaklarım ve ellerim onları kızgın demirlerle dağlıyorum. demir soğudukça demirci dükkânına gidip ateşi körüklüyorum. körüğe bir kıvılcım sıçrıyor. deliniyor ve çalışmıyor. sönmek üzere olan ateşe sönmek üzere olan nefesimden üflüyorum. üfledikçe tansiyonum düşüyor başım dönüyor ve yere düşüyorum. dükkan sahibi beni hurdalığa atıyor. hurdalıkta kendime demirden zırhlar ve kılıçlar yapıyorum. derken kapıya bir kamyon yanaşıyor. hurdaları ve beni yüklüyorlar. gidiyoruz. kamyonun yolunu bir kedi kesiyor. şöför yufka yürekli direksiyonu kırıyor. şarampole yuvarlanıyorum. göğsüme bir dal parçası saplanıyor. ve ağaçta asılı kalıyorum. beni bir serçe kurtarıyor. ve bir boing 747 nin kokpitinin üstüne bırakıyor. kafam bir buluta çarpıyor düşüyorum. yere serdiğim 5 yastığın üstüne düşüyorum. yorgunum. üşüsem bile kalkmak istemiyorum....

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 25.09.2006 - 22:13

    sayıklama, boş ve anlamsız konuşma

  • Ayşegül Bakırkaya
    Ayşegül Bakırkaya 22.03.2006 - 17:03

    hezeyan çılgınlık demek
    bide abuk subuk laf demek

  • Yaşam Aslan
    Yaşam Aslan 16.07.2005 - 21:04

    saçmalama,sayıklama...