******* Gözlerinde ilk ışık İlk yediğin şaplak; Boğuluyorsun! Nefes al ! ......... Akan, esen rüzgar gibi zaman; Dün minik minik apalarken Şimdi merhemdir dizine sürülen. İnsan işte, düşe kalka öğrenen... ....... Çiçekli bahçenin yollarında koşarken Yelkovan akrebi dakikalarla boğarken, Kanat çırpan bir kuş, kondu konacak Sanmaki zaman o an duracak.. Nefes al.. ...... İlk aşk, ilk heyecan sineni saran Dünya değersiz, herşey öylesine yalan. Çiçekleri koparılan Papatya, son demin de Yüreğin sadece onun ellerin de.. ........ Tek kişilik odan şimdi iki kişilik Yarın üç, dört belki de beş. Mutlu kaygılar sarıyor benliğini Daralıyorsun düşündükçe.. Nefes al... ........ Ağır ağır çöküyor üstüne, kasveti dünyanın Şimşek gibi çakıyor zihnine, gerçeği rüyanın. Bak, yaprak yaprak dökülüyor bir ağaç Oynadığın ebesi olmayan bir saklambaç.. ... Bir film oynuyor şimdi gözlerin de Apaladın, koştun, büyüdün ve eskidin Damla damla soluyor sesin Nefes al..
Artık senaryo son perde de Yorgun beden, yorgun ruh Nefes al Ve son bir kez Nefes ver.
Sayın Aydın, katılmıyorum bu görüşe. Birincisi; zalimleri de Allah yaratmıştır. Firavunları, hamanları, hitleri, gobbelsi vs. İkincisi; Bu felsefeye göre yaratıcıya inanmayan sevmeyi de bilemez ki, sevmek denen duyguyu insan fıtratına yerleştiren Allahtır. İnananın fıtratına değil, insanın.
Yaratanı nasıl seviyoruz..? Bunun tarifi zor. Kimimiz bize vaadettikleri için, kimimiz gazabından emin olmak için. Herkesin harcı değil Yunus gibi "Bana seni gerek seni" diyebilsin
Simyacı kitabının girişinde kısa bir hikaye anlatılır sevmekle ilgili. O kadar etkili ve vurucudur ki. Finali şöyle, "Ben onun gözlerinin derinliğinde 'kendi güzelliğimi' gördüm, ben onu hiç görmedim ki" Sevenin sevdiğinde gördüğü kendi sevgisidir. Sevgisi ne kadar yüce ise, sevdiği o kadar yücedir.
"Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz." 'Ayaşlı ile Kiracıları'
Hayat zamanın bir su gibi akıp gittiğini, planlar yaparken zaten bir plan üzerinde yaşadığımızı öğretti. Geçmiş aldı başını gitti. Geleceği düşünmek, bugüne haksızlık olur.
Hayat bna iyi niyetki insanlarin art niyetlilern elinde oyuncak oldgnu ogrtti ama kisa vadede kazandiklarini sansalar da uzun vadede kazanan her zaman dursut temiz olan insanlardr ... İnatla iyi olmaya devam : ) iyi olmaktan kaybeden arkdslara da tavsiyemdr vazgecmeyin !
Bu hayat bana herkesleşmeyi öğretti herkes ne yapıyorsa sende onu yapmalısın çünkü en doğru olan o yapmazsan kimse tarafından kabullenilmeme anormal gözüyle bakılmayı öğretti
İnsanız. Her şeyden ve herkesten memnun olamayız, sevdiklerimiz olur sevmediklerimiz de. Eksiksiz herkes tarafından sevilmek de tuhaftır herkesle iyi geçinmek de. Hele şu çağda! Zambra bir kitabında, "Hiçbir zaman olduğun şeyden mutluluk duymazsın. Her şeyden memnun olmak tuhaf olurdu." derken epey haklı. :)
Haftada iki üç tane şiir yazıp her yazdıklarını da her yerde bas bas bağırarak yirmi otuz beğeni aldıkları bir platformda, iki günde 2 bin kişinin izlediği, dinlediği ve okuduğu bir şiiri ve şairi kıskanmasından ibaret o eksiler. Kıskanmak yerine takdir edebilir veya eleştirebilirlerdi aslında. Ama kimliksizlik (artı eksi butonları) söyleyecek sözü olmayanların tek sığınağı oluyor.
Bazı insanları kendi başarıları mutlu etmiyor, başkalarının başarısızlıkları daha çok mutlu ediyor maalesef. Gülüp geçmek lazım...
Kendi kendine yetebilmenin tek başına bir varlık olabilmenin önemini ve ağlamanın ,üzgün olmanın asla zayıflık olmadığını öğretti..
Bir gün vereceğimiz nefesi almayı öğretti. :)
*******
Gözlerinde ilk ışık
İlk yediğin şaplak;
Boğuluyorsun!
Nefes al !
.........
Akan, esen rüzgar gibi zaman;
Dün minik minik apalarken
Şimdi merhemdir dizine sürülen.
İnsan işte, düşe kalka öğrenen...
.......
Çiçekli bahçenin yollarında koşarken
Yelkovan akrebi dakikalarla boğarken,
Kanat çırpan bir kuş, kondu konacak
Sanmaki zaman o an duracak..
Nefes al..
......
İlk aşk, ilk heyecan sineni saran
Dünya değersiz, herşey öylesine yalan.
Çiçekleri koparılan Papatya, son demin de
Yüreğin sadece onun ellerin de..
........
Tek kişilik odan şimdi iki kişilik
Yarın üç, dört belki de beş.
Mutlu kaygılar sarıyor benliğini
Daralıyorsun düşündükçe..
Nefes al...
........
Ağır ağır çöküyor üstüne, kasveti dünyanın
Şimşek gibi çakıyor zihnine, gerçeği rüyanın.
Bak, yaprak yaprak dökülüyor bir ağaç
Oynadığın ebesi olmayan bir saklambaç..
...
Bir film oynuyor şimdi gözlerin de
Apaladın, koştun, büyüdün ve eskidin
Damla damla soluyor sesin
Nefes al..
Artık senaryo son perde de
Yorgun beden, yorgun ruh
Nefes al
Ve son bir kez
Nefes ver.
Sayın Aydın, katılmıyorum bu görüşe.
Birincisi; zalimleri de Allah yaratmıştır. Firavunları, hamanları, hitleri, gobbelsi vs.
İkincisi; Bu felsefeye göre yaratıcıya inanmayan sevmeyi de bilemez ki, sevmek denen duyguyu insan fıtratına yerleştiren Allahtır. İnananın fıtratına değil, insanın.
Sevginin dili birdir
Yaradanda. Ötüürü yaradılanı sevmek
Yaratanı nasıl seviyoruz..? Bunun tarifi zor. Kimimiz bize vaadettikleri için, kimimiz gazabından emin olmak için. Herkesin harcı değil Yunus gibi "Bana seni gerek seni" diyebilsin
Simyacı kitabının girişinde kısa bir hikaye anlatılır sevmekle ilgili. O kadar etkili ve vurucudur ki.
Finali şöyle, "Ben onun gözlerinin derinliğinde 'kendi güzelliğimi' gördüm, ben onu hiç görmedim ki"
Sevenin sevdiğinde gördüğü kendi sevgisidir. Sevgisi ne kadar yüce ise, sevdiği o kadar yücedir.
"Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz."
'Ayaşlı ile Kiracıları'
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Hayat zamanın bir su gibi akıp gittiğini, planlar yaparken zaten bir plan üzerinde yaşadığımızı öğretti.
Geçmiş aldı başını gitti. Geleceği düşünmek, bugüne haksızlık olur.
İnsanda bir yüz vardır. Duygularla ve ruh haliyle çeşitlilik gösterir. Kastettiğim iki yüzlülük mecazi anlamda yalakalık tarzında iki yüzlülük.
Hiç olmak iki yüzlü olmaktan iyidir.
Yaşamanın anlamını kaybetmek kendin olmaktan vazgeçmektir.
kavanoz kapağı açabiliyorsan kimseye ihtiyacın yok :)))
Taşlar bazı kalplerden daha şefkatli.
Dünya nasip yurdudur. Evvela insanlıktan nasibimizi almalıyız.
Hayat bna iyi niyetki insanlarin art niyetlilern elinde oyuncak oldgnu ogrtti ama kisa vadede kazandiklarini sansalar da uzun vadede kazanan her zaman dursut temiz olan insanlardr ... İnatla iyi olmaya devam : ) iyi olmaktan kaybeden arkdslara da tavsiyemdr vazgecmeyin !
Bu hayat bana herkesleşmeyi öğretti herkes ne yapıyorsa sende onu yapmalısın çünkü en doğru olan o yapmazsan kimse tarafından kabullenilmeme anormal gözüyle bakılmayı öğretti
İnsanız. Her şeyden ve herkesten memnun olamayız, sevdiklerimiz olur sevmediklerimiz de. Eksiksiz herkes tarafından sevilmek de tuhaftır herkesle iyi geçinmek de. Hele şu çağda! Zambra bir kitabında, "Hiçbir zaman olduğun şeyden mutluluk duymazsın. Her şeyden memnun olmak tuhaf olurdu." derken epey haklı. :)
"Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil…"
Demiş gönül insanı Yunus.
Kırılınca kabuk tutmaz bir yara kalıyor orada.
Aynı şey; bir kalp kırınca vicdanımız için de geçerli...
Haddini bilmeyene haddini aştığı an had bildirmezsen şayet, karşıdakinin nezaketinden cesaret alıp hadsizliğe devam ettiğini öğretti hayat.
Haftada iki üç tane şiir yazıp her yazdıklarını da her yerde bas bas bağırarak yirmi otuz beğeni aldıkları bir platformda, iki günde 2 bin kişinin izlediği, dinlediği ve okuduğu bir şiiri ve şairi kıskanmasından ibaret o eksiler.
Kıskanmak yerine takdir edebilir veya eleştirebilirlerdi aslında. Ama kimliksizlik (artı eksi butonları) söyleyecek sözü olmayanların tek sığınağı oluyor.
Bazı insanları kendi başarıları mutlu etmiyor, başkalarının başarısızlıkları daha çok mutlu ediyor maalesef.
Gülüp geçmek lazım...
Necip Fazıl Kısakürek gibi sevmeyi öğretti;
"İnsan sevme hissini israf etmemeli... Kim ne kadar sevilmeye layıksa; onu o kadar sevmeli"
Tavuk, komşu gözünde; KAZ oldum sanır,
Kıymık, suyun içinde; SAZ oldum sanır,
Çile, derviş gönlünde; HAZ oldum sanır,
İnat, keçi huyunda; NAZ oldum sanır.
Yolun açık başarıların daim olsun Nevacım.
Yüreğine emeğine sağlık.
Daha ileri, hep daha ileri Nevacım
Hakediyorsun fazlasıyla
Daha geniş kitlelere ulaşması ve daha fazla insanın istifade etmesi temennisi ile.
Mürekkebi yüreğinden müteşekkil değerli kalemin daim olsun.