Kültür Sanat Edebiyat Şiir

edip cansever sizce ne demek, edip cansever size neyi çağrıştırıyor?

edip cansever terimi Barış Çalışkan tarafından 25.06.2003 tarihinde eklendi

  • Ege Efem
    Ege Efem24.07.2017 - 00:49

    ''Bir renk değildir
    mavi huydur bende ve
    benim yetinmezliğimdir.''

  • İrem Başar
    İrem Başar23.07.2017 - 20:25



    "Unutulmuş gibiyim ben
    ve insan
    Bir bakıma unutulmuş gibidir
    Bilmem ki nasıl anlatmalı
    Yalnız bile değilim..."


  • Gül İz Sokak
    Gül İz Sokak18.04.2017 - 15:45

    ''Bir gelin böceği gibi sessizsem
    Ve eğilimliysem üstümdeki gökle oranlı
    Yemin ederim ‘bir aşk kırgını’ değilim
    Yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben ...''

    ' Edip Cansever '

  • Boyasiz Kus
    Boyasiz Kus04.02.2010 - 23:20

    ..........

    Her şey o kadar dokunaklı ki
    Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
    Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem
    Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
    Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
    Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.
    ........

  • Rana Sümeyye Kaymak
    Rana Sümeyye Kaymak29.08.2009 - 22:51

    infilak

  • Beste Negâr
    Beste Negâr28.02.2009 - 02:28

    “ Yalnızlık bile bir insanla bağlantılıdır” der Edip Cansever…
    Yoğun bir şiir işçiliği ile sadece şiire adanmış bir hayatın içinde yüzlerce ürün vermiştir…
    Yerçekimli karanfili, Mendilimde Kan Seslerindeki meşhur ahmet abisi ile hatırlanır…
    Şiiri, insanın özüne ve anadolunun zengin coğrafyasına uzanan bir yolculuktur…

    Türk şiiri en özgün kalemlerinden birini kaybettiğinde, sevenleri ve İstanbul “ölüm sen en güzelsin bu saatlerde” diye seslenen bir şairi uğurlar …


    rahmet o’na…

  • Alper Yalcin
    Alper Yalcin27.03.2008 - 20:36

    'Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri.' demissin ya Edip agbi..Bende sana soruyorum güzelim, bir mendil iki kere niye kanar...
    Okudugun siirler, gezdigin sehirler, öptügün kadinlar gül kokuyor, gül kokuyorsun edip agbi, bir de amansiz acimasiz kokuyorsun........

  • Arke Arkhe
    Arke Arkhe21.10.2007 - 21:59

    İNFİLAK
    Ben gidince hüzünler bırakırım
    Bu senin yaşadığındır
    Bir ev sıkılır kadınlardaki
    Bir adam sıkılır kadınlardaki
    Seni sevmek bu kadar mı
    O benim yaşadığımdır.

    Bazan da bir yerde kuşlar vardır
    Ne uçmak, ne görünmek ister
    Bir karanfil pencereyi deler
    Bir kapı kendiliğinden kapanır
    İstesek sevişirdik, ama olmadı
    Biz değil yaşayan acılardır.

    Gitsem her yerde biraz vardır
    Hatırda zamansız bir plak
    Bir otel kapısı, biraz istasyon
    Vardır oseninle birlikte olmak
    Buluşur çok uzaktan ellerimiz
    Ve nasıl gözgözeyiz ansızın infilak.

  • Esma Masal
    Esma Masal09.09.2007 - 00:01

    'Yerçekimli Karanfil...'

  • Sevda Deniz
    Sevda Deniz18.08.2007 - 10:03

    İkinci Yeni akımının en kendine has örneklerini vermiştir. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi yayınlarda şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bırakmıştır.. Anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir tarzı vardır. imgeler herşey olsa da düşünceyi göz ardı etmedi..
    hatta 'cümleyi parçaladınız,mahvettiniz' diyen bir zata 'ne güzel cümleye kimliğini geri verdik 'diyecek kadar hazırcevap ve inanandır..
    cemal süreyya'nın deyişiyle'yeşil saten gömleğinin yakası geniş zamanlara açılan şair'..

    çağrılmayan yakup

    Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup
    Bunu kendine üç kere söyledi
    Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar
    O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım
    Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli
    Daha hiç çağrılmadım
    Biri olsun 'Yakup! ' diye seslenmedi hiç
    Yakup!
    Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım
    Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
    Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
    Sonra bir güzel yıkanayım da.
    Ben size demedim mi.

    Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum
    Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
    Telaslı, aç gözlü kurbağalara
    Bakmaktan
    Bilmiyorum
    Bilmiyorum, bilmiyorum
    Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup
    Bazen karıştırıyorum.

    Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü
    Sonra bu çok uzun günün sıcak bir günü
    Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu
    Onlar işte hep boyuna koşuyordu
    Birileri çıkıyordu ordan burdan

    Hiç çıkmamak halinde ve olgun
    Birileri çıkıyordu
    Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık
    Bir pencerenin sokağa doğru içinde
    Bu uyum korkunçtur Yakup!
    Yakubun olması korkunçluğudur bu
    Dünyanın insana doğru içinde
    Yakup, Yakup!
    Burdayım, yani ben.. evet, geliyorum
    Lambayı söndürmesinler, geliyorum
    Siz bütün lambaları yakın, evet
    Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? hayır, Yakup
    Bazen karıştırıyorum.

    Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya
    Durduğum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun
    Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık
    Hep böyle istiyorum, ayıp degil ya
    Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
    Bir gündü ve yaş