Kültür Sanat Edebiyat Şiir

can yücel sizce ne demek, can yücel size neyi çağrıştırıyor?

can yücel terimi Simge Şahin tarafından 12.08.2003 tarihinde eklendi

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 30.01.2017 - 23:23

    Kırılmasın diye üzerine titredim o hep üşüyorum sanırdı...

  • Müjgan Kızıleniş
    Müjgan Kızıleniş 12.08.2012 - 18:37

    BULUŞMAK ÜZERE

    Diyelim yağmura tutuldun bir gün
    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    Öbür yanda güneş kendi keyfinde
    Ne de olsa yaz yağmuru
    Pırıl pırıl düşüyor damlalar
    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    İşte o evin kapısında bulacaksın beni

    Diyelim için çekti bir sabah vakti
    Erkenceden denize gireyim dedin
    Kulaç attıkça sen
    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    Ege denizi bu efendi deniz
    Seslenmiyor
    Derken bi de dibe dalayım diyorsun
    İçine doğdu belki de
    İşte çil çil koşuşan balıklar
    Lapinalar gümüşler var ya
    Eylim eylim salınan yosunlar
    Onların arasında bulacaksın beni

    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    Çakmak çakmak gözleri
    Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
    Herkes orda sen de ordasın
    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    Özgürlüğe mutluluğa doğru
    Her işin başında sevgi diyor
    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    Bi de başını çeviriyorsun ki
    Yanında ben varım

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu 16.07.2012 - 20:44

    Uğruna fedakarlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme.
    -Can Yücel-

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 28.06.2012 - 12:51

    'Sen yine de bana, 'nasılsın? ' diye sorma..'iyiyim' desem yalan olur, 'kötüyüm' desem inancıma dokunur. En güzeli, şükre vurayım..'

    ~CAN YÜCEL~

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind 30.05.2012 - 17:17

    çok güzel.. :)



    Hayata Tersten Başlamak

    CAN YÜCEL'den

    Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir...

    Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.

    Nasıl mı?
    ...
    Cami'de uyanıyorsunuz.

    Bir tahta sandık içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun, ve ağırbaşlı olarak.

    Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır.

    Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.

    Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.

    Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...

    Altmışlı yaşlara kadar garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.



    Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

    Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz...

    ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz.

    Herkes karşınızda el pençe divan...

    Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.

    Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.

    Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor...

    derken bir gün patron size artık üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.

    Bu arada babanız ortaya çıkmış, 'fazla çalıştın' diyor 'artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun...'

    Keyfe bakar mısınız?

    Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor.

    Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor.

    Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık....

    Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, 'evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna' diyorlar.

    Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.

    Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli
    dönem başlıyor.

    Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.

    Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.

    Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.

    Veeeeee....

    En güzeli deeee......

    Günün birinde müthiş keyifli bir geceyle hayatınız bitiyor...Devamını Gör

  • Can Fezaa
    Can Fezaa 23.02.2012 - 02:28

    ‎ 6 milyar insα nın içinden yalnızca birini seversin. Sonra onun sevilmeye layık olmadığını anlarsın, Bütün dünyayı suçlarsın...

  • Çirkin Betty
    Çirkin Betty 12.07.2011 - 22:22

    Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir. Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir...

  • Canan Özyürek
    Canan Özyürek 01.02.2011 - 18:53

    Yazılarında 'göt' kelimesini açık açık kullandığı için mahkemeye verilen Can Yücel,
    mahkemedeki ne diyeyim hakim bey. Bizim köyde göte göt derler
    sözleriyle bitirdiği sözlü savunmasının öncesinde
    bir de fıkra anlatır mahkemede. Mahkemeye anlattığı fıkra şöyledir:
    'Bir köyde ateşli bir hasta vardır.. kasabaya doktora götürür hastayı kö...ylüler koca devletin koca doktoruna.. Doktor hastaya fitil verir ve köye donduklerinde hastaya fitili anüsten sokmalarını söyler köylülere..Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret dimi doktoru arayacak bi köylü. Neyse durumun vahameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, 'biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey' falan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner arkasına: 'makattan verin dedi dohtor' der. Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar falan, ama makat ne bilen yoktur yine. Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya. İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar varılır. Yine kimse aramak istemez doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: 'çok kızacak dohtor çok! ' diye. Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine.

    Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
    'çok kızacak demiştim size; götüne sokun dedi işte'

    (Can Yücel bu davadan beraat etmiştir)

  • Ebedi Köle
    Ebedi Köle 16.09.2010 - 05:05

    Sıradan insan zihniyetine en uygun düşecek şair. Sevenlerin yaş ortalaması 15-16 olduğunu düşünmekteyim. %90'ının ise kız olduğunu. 'Aşk' şudur, 'aşk' budur gibi tanımlarından dolayı çok severler rahmetliyi. Gel gelelim bir Ömer Hayyam'ın, bir Fuzuli'nin, bir Aşık Veysel'in çırağı olamaz.

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak 06.12.2009 - 16:41

    Boşver Be Yaşı Başı
    Boşver be yaşı başı!
    gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver? ....
    şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
    sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna,ondan haber ver?
    koyma bir kenara yüreğini,aç kapılarını,
    gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
    gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
    Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
    ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
    bırak aksın yollarına.
    yağ geç.yık geç,kimse inanmazsa inanmasın.
    sen inan yüreğine,
    hem ona geçmezse kime geçer sözün?
    büyü büyü...
    bak ellerin ayakların kocaman,
    aklında maşallah yerinde,
    e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
    akıllı ol yüreğin gelir peşinden,
    boşver yaşı başı,
    aşk var mı aşk,sen ondan haber ver?

    takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
    o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
    atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
    öl gitsin...
    parayı pulu savurup,
    bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
    savrul gitsin...
    boş ver be yaşı başı,
    kim tutar seni kim,
    kendi yüreğinden başka kim?
    aklını alda öyle git,
    ister bir duvara,ister bir odaya,ister kıra bayıra vur da git.
    dert etme ellerini,onlarda gelir seninle bırakmadıkça birine.
    O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
    seveceksen ve öleceksen uğruna....
    yaşa be,yaşa da öyle git,gireceksen toprağa...

    yaş 70'e gelse bile,hayat daha bitmemiş,
    sen mi biteceksin?
    çekeceksen bile bayrağı,
    YAŞADIM ULAN DİBİNE KADAR diyemiycek misin?


    Hayatı dibine kadar yaşamak için.....

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak 06.12.2009 - 16:34

    SEVGİ DUVARI

    sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
    kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
    dilimizde akşamdan kalma bir küfür
    salonlar piyasalar sanat sevicileri
    derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
    yakanda bir amonyak çiçeği
    yalnızlığım benim sidikli kontesim
    ne kadar rezil olursak o kadar iyi
    kumkapı meyhanelerine dadandık
    önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
    aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
    sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
    öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
    çöpçülerin elleriyle okşardın beni
    yalnızlığım benim süpürge saçlım
    ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
    baktım gökte bir kırmızı bir uçak
    bol çelik bol yıldız bol insan
    bir gece sevgi duvarını aştık
    düştüğüm yer öyle açık seçik ki
    başucumda bir sen varsın bir de evren
    saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
    yalnızlığım benim çoğul türkülerim
    ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi


    Herkese yalansız hayatlar....

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak 06.12.2009 - 16:28

    En güzeli bir sabah ellerinle uyanAnladım


    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..

    Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    'Sana ihtiyacım var, gel! ' diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana 'git' dediğimde anladım..

    Biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum'diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...

    Özür dilemek değil, 'affet beni' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmiş,Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
    sevmekmiş...
    Can Yücel

    Bu şiiriyle kendisini tanıdım ve sonrası geldi...yazıları ve şiirleri çok ayrıcalıklı...Ruhu şadolsun...

  • Can Akta
    Can Akta 27.10.2009 - 18:04

    Subject: Can Baba ne güzel de özetlemiş :)

    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin.
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.
    Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
    Bak güzelim kahvaltının keyfine.
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
    Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine,
    seni mutlu eden sesi duymak için 'alo 'de
    Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,
    çocuk görürsen yanağından makas al.
    Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
    sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
    hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
    Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
    yüzünde güller açtıracak.

    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
    Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
    vazife yapar gibi hiç değil,
    Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
    eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

    Arkadaşım,
    hayat bu daha ne olsun?
    Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


    Can Yücel

  • Yesim Manolya
    Yesim Manolya 12.09.2009 - 18:05

    Can Baba özelliklede kendi sesinden dinlediğiniz şiirleriyle bambaşka yapar insanı.....

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin 03.09.2009 - 17:11

    EĞER


    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer! !

    Can Yücel

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin 03.09.2009 - 16:49

    hayatı çok iyi tahlil eden şair... her şiirinde kendimden bir parça bulduğum tek şair...

  • Serdal Göçmen
    Serdal Göçmen 02.09.2009 - 20:20

    Ne umutlar tükettim
    şu deniz dalgasında
    ne hayaller yitirdim
    şu beyler sofrasında
    ne umut
    ne hayal
    ne ayrılık
    ne yalnızlık
    hepsi yalan
    hepsi boş
    gemiler hep seferde
    vagonlar ise bomboş........

  • Julıe Berrıe
    Julıe Berrıe 25.06.2009 - 03:32

    SU GİBİ

    Dostlar ırmak gibidir
    Kiminin suyu az, kiminin çok
    Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
    Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

    İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
    Bulanık bir göl gibi...
    Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
    Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
    İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....
    Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;
    Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

    İnsanlar vardır; derin bir okyanus...
    İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
    Derinliklerinde saklıdır gizi,
    Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
    Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.

    İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...
    Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
    Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
    Ne zaman nerede bırakacaği belli olmaz;
    Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

    İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
    İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
    Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
    Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

    İnsanlar vardır; çesit çesit, tip tip.
    Her biri başka bir karaktere sahip.
    Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
    Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

    İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
    Boşa gitmez ne kadar güvenseiz.
    Dibini görürsünüz her şey meydanda.
    Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
    İçi dışı birdir çekinme ondan.
    Her sözü içtendir, her davranışı candan...

    Can Yücel

    ne güzel,ne üstün 1 hayalgücüyle ve ne dürüstçe yazmışsın can yücel.ruhun şad olsun üstadım.iyiki yaşamışsın,iyiki düşünmüş,hissetmiş ve yazmışsın.dostu tanımlamış,irdelemişsin ama en güzeli HERŞEYDEN ÖNCE İNSAN İNSAN OLMALI.herkese pırıl pırıl denizler diliyorum.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 08.05.2009 - 20:15

    MAARİF TAKVİMİ
    Anne, ne zaman bahar gelecek?
    Kış gelsin de öyle, yavrum.

    Can Yücel

  • Beyza Karaca
    Beyza Karaca 05.05.2009 - 17:56

    Hayata her yönden bakan önemli bir şairdir Can YÜCEL....Ben onun şiirlerinde hayatımdan kesitler buluyorum..

  • Julıe Berrıe
    Julıe Berrıe 11.04.2009 - 23:16

    İLİŞİK YAŞAMAK
    bağlanmayacaksın 1 şeye,öyle körü körüne,
    'O olmazsa yaşayamam'demeyeceksin.
    demeyeceksin işte yaşarsın çünkü;
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela,
    o daha az severse kırılırsın,
    ve genellikle o daha az sever seni.senin onu sevdiğinden.
    çok sevmezsen öok acımazsın.
    çok sahiplenmeyince,çok ait de olmazsın hem,
    çalıştığın binayı,masanı,telefonunu,kartvizitini,
    hatta elini ayağını bile çok sevmeyeceksin.
    sahiplenmeyeceksin o kadar.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiç 1 şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde,
    paldır küldür yürüyebileceksin.
    ille de 1 şeyleri sahipleneceksen,
    çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin,güneşi,ayı,yıldızları.
    mesela kuzey yıldızı...
    senin yıldızın olacak.
    'o benim' diyeceksin.
    mutlaka sana ait olmasını istiyorsan 1şeylerin,
    mesela gökkuşağı senin olacak.
    ille de 1 şeylere ait olacaksan renklere ait olacaksın,
    mesela turuncuya yada pembeye.ya da cennete ait olacaksın...
    çok sahip olmadan,çok ait olmadan yaşayacaksın,
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    hem de senin kalacakmış gibi hayat.
    ilişik yaşayacaksın,
    ucundan tutarak...


    CAN YÜCEL

    mekanın cennet olsun demiycem çünkü orda olduğunu yüreğimde hissediyorum zaten.iyiki varolmuşsun CAN YÜCEL.İyiki HASAN ALİ YÜCEL varolmuş.ülkem için yaptıklarınız güzellikleri unutmayacak yüreği güzel insanlar.

  • Emma Libertarian
    Emma Libertarian 03.04.2009 - 15:39

    Her Şey Sende Gizli

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kâr sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    ..........
    ..........



    Can Yücel


    Şiirleri beni başka başka diyarlara götüren değerli üstad..

  • Esra Kaya
    Esra Kaya 26.01.2009 - 00:31

    Bunca zaman bana anlatmaya
    çalıştığını,kendimi
    bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
    varmış,

    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
    okuyarak,dinleyerek değil..

    Bildiklerini bana neden
    anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
    kayıpmış,

    Aşk peşinden neden yalınayak
    koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında
    gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını
    anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
    ağlamaktan daha değerliymiş,

    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
    anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
    tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

    Çok acıttığında anladım..

    Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
    damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
    terkettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği
    gizlememekmiş marifet,

    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    'Sana ihtiyacım var, gel! '
    diyebilmekmiş güçlü olmak,

    Sana 'git' dediğimde anladım..

    Biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum'
    diyebilmekmiş sevmek,

    Git dediklerinde gittiğimde anladım..
    Sana sevgim şımarık bir
    çocukmuş,her düştüğünde zırıl
    zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı
    sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, 'affet beni' diye
    haykırmak istemekmiş pişman olmak,

    Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
    bir gün affedilmeyi,

    Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
    anladım..

    Sevgi emekmiş,

    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
    kadar sevmekmiş.

  • Sevgi İle
    Sevgi İle 17.12.2008 - 12:07

    Hersey sende gizli siirini okuduktan sonra, bu saiiri ne sevdigim sair yaptim. öyle güzel yaziyorku, hayran kalmasaydim sasarim..

  • Neşe Hakan
    Neşe Hakan 05.12.2008 - 04:16

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,

    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.

    Değil mi ki çiğnenmis inancın en seçkini,

    Degil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,

    Degil mi ki ayaklar altında insan onuru,

    O kızoglan kız erdem dağlara kaldırılmış,

    Ezilmiş, horgörülmüs el emeği, göz nuru,

    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,

    Degil mi ki korkudan dili baglı sanatın,

    Degil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,

    Doğruya doğru derken egriye çıkmıs adın,

    Degil mi ki kötüler kadı olmus Yemen' e

    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,

    Seni yalnız komak var, o koyuyor adama

    William SHAKESPEARE (Çeviri: Can Yücel)

  • Büşra Korkmaz
    Büşra Korkmaz 02.12.2008 - 18:49

    Çok değerli şiirleri olan şair, değerli derken çok güzel anlamında demiyorum, onun şiirlerini bilmemek, hatta bilip de içine okuyarak,anlayarak nüfuz etirmemek büyük bir kayıp...

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu 26.10.2008 - 00:40

    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
    Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
    Bak güzelim kahvaltının keyfine..
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
    Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
    Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
    Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
    Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
    Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

    Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


    Can Yücel

  • Arzu S Arıyer
    Arzu S Arıyer 17.08.2008 - 17:51

    Datça,Can Şenliği
    Ben Hayata En çok Babamı sevdim,Hasan Ali YÜCEL Köy Enstitüleri
    Aşkolsun Çocuk Aşk olsun

  • Garbi Yeli
    Garbi Yeli 23.07.2008 - 18:01

    'hayatta yattık dün gece
    üstümüzde meltem
    kekik kokuyor ellerim hala
    senle yatmadım sanki
    dağları dolaştım'

  • Masalin Perisi
    Masalin Perisi 02.07.2008 - 17:36

    .........
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
    korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim.” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
    olacaksın.
    ........


    iste budur...

  • Şahnaz Erdem
    Şahnaz Erdem 27.05.2008 - 11:00

    Bir Sen Eksiktin Ayışığı

    Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,
    Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman'dan sonra
    Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
    Başımızda perensip sahibi bir başçavuş.
    Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz...

    Bi sen eksiktin ayışığı
    Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!

    Can Yücel

  • Müslüm
    Müslüm 26.02.2008 - 12:10

    Sevgi emekmis,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar sevmekmis.

  • Sevinç Kendir
    Sevinç Kendir 04.01.2008 - 17:20

    Bunca zaman bana anlatmaya çalistigini, kendimi buldugumda anladim.
    Herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis,
    Kendi yolumu çizdigimde anladim.

    Bir tek yasanarak ögrenilirmis hayat, okuyarak, dinleyerek degil,
    Bildiklerini bana neden anlatmadigini anladim.

    Yüreginde ask olmadan geçen hergün kayipmis,
    Ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim.

    Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermis,
    Neden kendine asik oldugunu anladim.

    Aci doruga ulastiginda gözyasi gelmezmis gözlerden,
    Neden hiç aglamadigini anladim.
    Aglayani güldürebilmek, aglayanla aglamaktan daha degerliymis,
    Gözyasimi kahkahaya çevirdiginde anladim.

    Ve sevilenle aglayamiyor, kaçiyorsan ondan, çaresizliktenmis,
    Senin acin için odamda tek basima hiçkiriklarla agladigimda anladim.
    Bir insani herhangi biri kirabilir, ama bir tek çok sevdigi
    acitabilirmis,
    Çok acittiginda anladim.
    Fakat, hakedermis sevilen onun için dökülen her bir damla gözyasini,
    Gözyaslariyla birlikte sevinçler terkettiginde anladim.

    Ìyi niyet tokmakmis sevilenin basina bazen,
    Basimda sislikler olusunca anladim.

    Yalan söylememek degil, gerçegi gizlememekmis marifet,
    Yüregini elime koydugunda anladim.

    Tek basina ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yaninda tutanlar varmis,
    Neden hiç yalniz kalmadigini anladim.

    Ve 'Sana ihtiyacim var, gel' diyebilmekmis güçlü olmak,
    Sana 'git' dedigimde anladim.

    Biri sana 'git' dediginde, 'kalmak istiyorum'
    diyebilmekmis sevmek,
    Git dediklerinde gittigimde anladim.

    Dostun seni bir kez terkedermis, bin kez degil,
    Aslinda hep yanimda oldugunu anladim.

    Ve bir kez terketti mi seni, affetmek çok zormus,
    Ben de affedemedigin seyin ne oldugunu anladim.

    Sana sevgim simarik bir çocukmus her düstügünde ziril ziril aglayan,
    Büyüyüp bana simsiki sarildiginda anladim.
    Özür dilemek degil, 'affet beni' diye haykirmak istemekmis,
    pisman olmak,
    Gerçekten pisman oldugumda anladim.
    'Affedemem, çok geç' demek kaltak bir gururdan baska bir sey
    degilmis, hala sevgi varsa içinde eger,
    Tutsak kalbimin kapilarini kirip, içine baktigimda anladim.

    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymis, sevgi dolu yüreklerin
    gururu olmazmis,
    Yüregimde sevgi buldugumda anladim.

    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermis bir gün affedilmeyi,
    Beni affetmeni ölürcesine istedigimde anladim.

    Sevgi emekmis,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar sevmekmis.

    Daha bir çok sey anladim. Ama en önemlisi]...]
    Daha yolun çooook basinda oldugumu anladim.


    **********************
    Yalnızlığa dayanırım da,bir başınalığa asla.
    Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka.
    Bir dost göz arayışıyla.
    Saat tıkırtısıyla...
    Korkmam,geçinip gideriz biz Mutlulukla,
    Ama;
    'Günün aydın,akşamın iyi olsun' diyen biri olmalı.
    Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
    Yoksa,
    Zor değil,hiç zor değil,demli çayı bardakta karıştırıp,
    bir başına yudumlamak doyasıya.
    Ama;
    'Çaya kaç şeker alırsın? '
    Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...
    Can YUCEL

  • Sevgi Sevgi
    Sevgi Sevgi 07.10.2007 - 22:34

    Benimle ölür müsün sevgilim?

    Ömrünün sonbaharını bana ada

    Birlikte gidelim bu sevgisiz cihandan

    Birlikte uçalım gökyüzüne

    Uyuyalım ebediyen yan yana

    Göz-göze diz-dize…

    Benden önce gitme küserim

    Koca yatağımda beni tek koyma

    Ağlattırma çaresizlik içinde

    Koca kenti üstüme yıkma

    Kimsesizler gibi beni bir başıma bırakma

    Alışmalıyım sensizliğe şimdiden

    Ara ara sensiz kalmalıyım

    Bazen rüzgârın uğultusu

    Bazen denizin maviliği

    Altında düşünmeliyim bu fikri kabullenene kadar

    Düşündüm-taşındım sonunda

    Bir karara vardım

    Benimle ölür müsün sevgilim?

    Caner Yücel

  • Eray Ferhat Temiz
    Eray Ferhat Temiz 12.09.2007 - 15:35

    hazzın, özgürlüğün, yolagelmezliğin, devrimi şenlik olarak görmenin, arzuları patlatmanın, imgelemi zıplatmanın, sürreel arsız şairi. küfürbazlığı, ayyaşlığı, delibozukluğu, dili yarıp yarıp yeniden kurmasıyla türk dilini candan yücelten, şair kimliğiini de.ikine sallamayan çağdaş bi derviş. meczup. fındık kadar beyni olanlarla, edebiyatı öle canlarının istedikleri gibi çekiştirebilecekleri bir oyuncak zannedenlerin hiç bir zaman anlamalarının mümkün olmadığı şair-insan.

    Ve şöyle demiştir;
    ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
    bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
    acıtabilirmiş,
    çok acıttığında anladım..
    fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
    yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    yüreğini elime koyduğunda anladım..
    sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
    ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
    sevgi emekmiş,
    emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...'

    can yücel

  • Eftelya
    Eftelya 08.09.2007 - 02:47

    Sözümona insandım
    Hamsiydim buğulandım
    Koynumdaki hatunu
    Havva anamız sandım

    Beyazıt Kulesiydim
    Hem Kumkapıdaki yangın
    Arap itfaiyeciynen
    Kendi derdime yandım

    Pir Sultandım abdaldım
    Düz rakıya dadandım
    Çekip çekip kafayı
    Anacığımı andım

    Banazdaydı bazlamam
    Ve radyodaki reklam
    Yaşamı yandaş sayıp
    Bana bir ekmek bandım

    Arşa vardı feryadım
    Firazda kör kadıydım
    Kararsızlıktan cayıp
    Katlime karar aldım

    Gül benizli isyanım
    Eksi çıktıkça kanım
    Arta durdu bicanım
    Ben ölsem ölsem bile

    Dipdiri o sol yanım...

    CAN YÜCEL

  • Aysun Nirvana
    Aysun Nirvana 28.08.2007 - 10:40

    herhalde bir gun yururken yolda..ve yuruyup gecerken koprunun beyler beyi kavsagindan denk geliyor siyah onluklu bir cocuga..parmakliklara sarilmis..cocuk iki goz iki cesme..'yakisiyormu aglamak' diyor..'delikanli adamsin sen'..

    'sen' diyor cocuk..'tukenmez kalemini kaybetsen aglamazmisin'..

    uzaklasmis olmali tek bir kalemini bile veremeden..

  • Kıtıpyoz Mehmet
    Kıtıpyoz Mehmet 14.08.2007 - 12:16

    'şiir yazmak yellenmek gibidir nerde ne zaman ilham geleceğini hayatta bilemezsiniz! ! '
    der

  • Cgl Cgl
    Cgl Cgl 08.08.2007 - 19:27

    Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.

    Benim olduğu kadar dostlarının,

    dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.

    Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

    Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.

    Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.

    Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.

    Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

    Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla
    kutlamalıyız.

    Yada bazen dostlarla ucuz biralar içerek...

    Böylece yaşamalıyız işte.

    Sonra çocuğumuz olmalı,

    Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.

    Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.

    Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.

    Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta
    kırmalısın.


    Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

    Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.

    Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden Mutluda olsa, kötüde
    olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.


    Saçlara düşünce aklar, yada gidince aklar, çocukları güvence
    altına alıp gitmeli bu şehirden.

    Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere
    gitmeliyiz.


    Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.

    Eve gelip benden kahve istemelisin.

    Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi
    anımsamalıyız.


    Ben, \'Bey\' demeliyim sana, sende \'Hanım\'.

    Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.

    Tebessümler açtırmalı yüzünde.

    Birgün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.

    Birbirimizi sevmenin gururu olmalı herşeyde....

    Can YÜCEL
    (evlenince buzdolabının üstüne tutturmalıklardan...)

  • Banu Işık
    Banu Işık 28.07.2007 - 21:16

    SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI

    Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
    Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
    Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
    'Seni seviyorum' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
    Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
    Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek… Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
    Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
    Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak…
    Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
    Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte… Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekânlarda aynı yiyecekleri yemek…
    Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
    Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
    Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
    Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde… Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
    Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
    Nereden bileceksin?
    Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken. Kıskanmazdım.
    Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
    Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni.
    Ama sen hiç benimle olmadın ki...
    Ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin...

    Can YÜCEL

  • Cmk
    Cmk 27.07.2007 - 19:47

    İŞTE BU İŞ

    Shakespeare
    Beatiful is terrible
    Terrible is beatiful demiş

    Bu söz Türkçe şöyle söylenir mi acep?
    Güzelden güzeldir gazel
    - O düşen sonbahar yaprağı-
    Ve müthiş

    Benim şiirden anladığım işte bu iş

  • Melissa Ones
    Melissa Ones 05.07.2007 - 23:27

    en sevdiğim şiirlerini beyenerek okuduğum bir şair

  • Bilge Su
    Bilge Su 26.04.2007 - 21:22

    'Başka türlü birşey benim istediğim,
    Ne ağaca benzer ne de buluta benzer;
    Burası gibi değil gideceğim memleket,
    Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
    Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
    Rengi başka, tadı başka.'

    güzel insan...

  • Cgl Cgl
    Cgl Cgl 15.04.2007 - 22:32

    Anladım.....

  • Serdar Samatyalı
    Serdar Samatyalı 26.01.2007 - 02:51

    GO HOME HACI GO HOME



    Hişt hacı yaylan bakalım
    Closed dedik be adam
    Pazdos c'est fini
    Başını bekley'cek değiliz a sabaha kadar
    Uyan bre taş arabası
    Gözünü seveyim çileden çıkarma beni
    Go home hacı go home
    Aman beyim alah razı olsun senden
    Bişeyler söyle şu dürzüye
    Kanımı kuruttu iki saattir
    Ne
    Asansöre mi binmiş dedin
    Fırt inip fırt çıkıyormuş
    Hay yedi kat yerin dibine geçsin
    Yıl oldu bu masaya çörekleneli
    Waiter aşağı waiter yukarı
    Bir buçuk şise viski yuvarladı en azından
    Külahıma anlatsın o bu palavraları
    Yok efendim buralarda değilmiş kendisi
    Memleketindeymiş
    New York mu ne karın ağrısıysa
    Yüz katlı bir binadaymış
    Asansörcülük edermiş
    Üstünde kırmızı yelek
    Altında siyah pantol
    On saattir nöbetteymiş de
    Geberiyormuş uykusuzluktan
    İne çıka zifire kararmış
    Kara su inmiş ayaklarına
    Yediği naneye bak
    Beni de patron sanmış
    Hiç güleceğim yoktu beyim
    Sahi korkmuş mu herif
    Ya kovarsa beni diyor ha
    İş başında uyumasın itoğlu
    Kovarım tabiy
    Evde karısı varmış bekleyen
    İki de oğlan çocuğu
    Öyleyse aklın nerdeydi ulan
    Edebinle çalışaydın
    Siz söyleyin beyim öyle di'mi yani
    Allah layığını versin beyim
    Herif sahiden korkuyor benden



    Hadi hacı yürü bakalım
    Bırak bu patron polimlerini
    Öyle ötlek ötlek bakma yüzüme
    Ha şöyle dayan koluma doğrul
    Ben de yorgunum a ziyani yok
    Bir de taksi buluruz sana
    Ha gayret aslanım ha gayret
    Çoğu gitti ayı kaldı

    Can Baba

    sağolasın.. sayende tekrar hatırladık babayı... :)

  • Deniz Çelik
    Deniz Çelik 19.01.2007 - 16:23

    hayatım boyunca bildiğim..anımsadığım tek şair..anlaşılmaz anlaşılırlardan..büyük şair ;)

  • Safira El-azizi
    Safira El-azizi 18.01.2007 - 00:39

    en sevdigim siiri...

    Hayatta ben en çok babamı sevdim.
    Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
    Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
    Nasıl koşarsa ardından bir devin,
    O çapkın babamı ben öyle sevdim.

    Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
    Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –
    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
    Atlastan bakardım nereye gitti,
    Öyle öyle ezber ettim gurbeti.

    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
    40’ı geçerse ateş, çağ’rırlar İstanbul’a,
    Bi helallaşmak ister elbet, diğ’mi, oğluyla!
    Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.

    En son teftişine çıkana değin
    Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
    Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
    Açıldı nefesim, fikrim, canevim.
    Hayatta ben en çok babamı sevdim.

  • Derya Derya
    Derya Derya 17.01.2007 - 23:58

    herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin..
    şunu da öğren; sevdiğin kadar sevilirsin....

  • Nesrin Gelincik
    Nesrin Gelincik 17.01.2007 - 23:50

    Can Yücel'den...
    Bilmelisin ki...
    Duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez.

    Bilmelisin ki...
    Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

    Bilmelisin ki...
    Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

    Bilmelisin ki...
    Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!

    Bilmelisin ki...
    Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

    Bilmelisin ki...
    Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
    Aile her zaman biyolojik değil.

    Bilmelisin ki...
    Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

    Bilmelisin ki...
    Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

    Bilmelisin ki...
    Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

    Bilmelisin ki...
    Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz

    Bilmelisin ki...
    İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

    Bilmelisin ki...
    Her problem kendi içinde bir firsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

    Bilmelisin ki...
    Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

    Can Yücel

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 17.01.2007 - 23:35

    o bir efsane......................datça kralı..............