Kültür Sanat Edebiyat Şiir

can yücel sizce ne demek, can yücel size neyi çağrıştırıyor?

can yücel terimi Simge Şahin tarafından tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    "Dünya tuhaf bir yer; biri acı çeker, diğeri o acının fotoğrafını çeker".
    Can yücel

  • Müjgan Kızıleniş
    Müjgan Kızıleniş

    BULUŞMAK ÜZERE

    Diyelim yağmura tutuldun bir gün
    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    Öbür yanda güneş kendi keyfinde
    Ne de olsa yaz yağmuru
    Pırıl pırıl düşüyor damlalar
    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    İşte o evin kapısında bulacaksın beni

    Diyelim için çekti bir sabah vakti
    Erkenceden denize gireyim dedin
    Kulaç attıkça sen
    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    Ege denizi bu efendi deniz
    Seslenmiyor
    Derken bi de dibe dalayım diyorsun
    İçine doğdu belki de
    İşte çil çil koşuşan balıklar
    Lapinalar gümüşler var ya
    Eylim eylim salınan yosunlar
    Onların arasında bulacaksın beni

    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    Çakmak çakmak gözleri
    Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
    Herkes orda sen de ordasın
    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    Özgürlüğe mutluluğa doğru
    Her işin başında sevgi diyor
    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    Bi de başını çeviriyorsun ki
    Yanında ben varım

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu

    Uğruna fedakarlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme.
    -Can Yücel-

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind

    'Sen yine de bana, 'nasılsın? ' diye sorma..'iyiyim' desem yalan olur, 'kötüyüm' desem inancıma dokunur. En güzeli, şükre vurayım..'

    ~CAN YÜCEL~

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind

    çok güzel.. :)



    Hayata Tersten Başlamak

    CAN YÜCEL'den

    Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir...

    Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.

    Nasıl mı?
    ...
    Cami'de uyanıyorsunuz.

    Bir tahta sandık içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun, ve ağırbaşlı olarak.

    Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır.

    Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.

    Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.

    Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...

    Altmışlı yaşlara kadar garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.



    Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

    Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz...

    ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz.

    Herkes karşınızda el pençe divan...

    Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.

    Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.

    Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor...

    derken bir gün patron size artık üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.

    Bu arada babanız ortaya çıkmış, 'fazla çalıştın' diyor 'artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun...'

    Keyfe bakar mısınız?

    Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor.

    Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor.

    Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık....

    Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, 'evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna' diyorlar.

    Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.

    Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli
    dönem başlıyor.

    Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.

    Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.

    Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.

    Veeeeee....

    En güzeli deeee......

    Günün birinde müthiş keyifli bir geceyle hayatınız bitiyor...Devamını Gör

  • Can Fezaa
    Can Fezaa

    ‎ 6 milyar insα nın içinden yalnızca birini seversin. Sonra onun sevilmeye layık olmadığını anlarsın, Bütün dünyayı suçlarsın...

  • Çirkin Betty
    Çirkin Betty

    Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir. Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir...

  • Canan Özyürek
    Canan Özyürek

    Yazılarında 'göt' kelimesini açık açık kullandığı için mahkemeye verilen Can Yücel,
    mahkemedeki ne diyeyim hakim bey. Bizim köyde göte göt derler
    sözleriyle bitirdiği sözlü savunmasının öncesinde
    bir de fıkra anlatır mahkemede. Mahkemeye anlattığı fıkra şöyledir:
    'Bir köyde ateşli bir hasta vardır.. kasabaya doktora götürür hastayı kö...ylüler koca devletin koca doktoruna.. Doktor hastaya fitil verir ve köye donduklerinde hastaya fitili anüsten sokmalarını söyler köylülere..Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret dimi doktoru arayacak bi köylü. Neyse durumun vahameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, 'biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey' falan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner arkasına: 'makattan verin dedi dohtor' der. Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar falan, ama makat ne bilen yoktur yine. Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya. İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar varılır. Yine kimse aramak istemez doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: 'çok kızacak dohtor çok! ' diye. Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine.

    Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
    'çok kızacak demiştim size; götüne sokun dedi işte'

    (Can Yücel bu davadan beraat etmiştir)

  • Ebedi Köle
    Ebedi Köle

    Sıradan insan zihniyetine en uygun düşecek şair. Sevenlerin yaş ortalaması 15-16 olduğunu düşünmekteyim. %90'ının ise kız olduğunu. 'Aşk' şudur, 'aşk' budur gibi tanımlarından dolayı çok severler rahmetliyi. Gel gelelim bir Ömer Hayyam'ın, bir Fuzuli'nin, bir Aşık Veysel'in çırağı olamaz.

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak

    Boşver Be Yaşı Başı
    Boşver be yaşı başı!
    gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver? ....
    şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
    sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna,ondan haber ver?
    koyma bir kenara yüreğini,aç kapılarını,
    gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
    gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
    Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
    ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
    bırak aksın yollarına.
    yağ geç.yık geç,kimse inanmazsa inanmasın.
    sen inan yüreğine,
    hem ona geçmezse kime geçer sözün?
    büyü büyü...
    bak ellerin ayakların kocaman,
    aklında maşallah yerinde,
    e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
    akıllı ol yüreğin gelir peşinden,
    boşver yaşı başı,
    aşk var mı aşk,sen ondan haber ver?

    takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
    o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
    atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
    öl gitsin...
    parayı pulu savurup,
    bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
    savrul gitsin...
    boş ver be yaşı başı,
    kim tutar seni kim,
    kendi yüreğinden başka kim?
    aklını alda öyle git,
    ister bir duvara,ister bir odaya,ister kıra bayıra vur da git.
    dert etme ellerini,onlarda gelir seninle bırakmadıkça birine.
    O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
    seveceksen ve öleceksen uğruna....
    yaşa be,yaşa da öyle git,gireceksen toprağa...

    yaş 70'e gelse bile,hayat daha bitmemiş,
    sen mi biteceksin?
    çekeceksen bile bayrağı,
    YAŞADIM ULAN DİBİNE KADAR diyemiycek misin?


    Hayatı dibine kadar yaşamak için.....

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak

    SEVGİ DUVARI

    sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
    kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
    dilimizde akşamdan kalma bir küfür
    salonlar piyasalar sanat sevicileri
    derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
    yakanda bir amonyak çiçeği
    yalnızlığım benim sidikli kontesim
    ne kadar rezil olursak o kadar iyi
    kumkapı meyhanelerine dadandık
    önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
    aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
    sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
    öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
    çöpçülerin elleriyle okşardın beni
    yalnızlığım benim süpürge saçlım
    ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
    baktım gökte bir kırmızı bir uçak
    bol çelik bol yıldız bol insan
    bir gece sevgi duvarını aştık
    düştüğüm yer öyle açık seçik ki
    başucumda bir sen varsın bir de evren
    saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
    yalnızlığım benim çoğul türkülerim
    ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi


    Herkese yalansız hayatlar....

  • Nuray Parlak
    Nuray Parlak

    En güzeli bir sabah ellerinle uyanAnladım


    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..

    Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    'Sana ihtiyacım var, gel! ' diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana 'git' dediğimde anladım..

    Biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum'diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...

    Özür dilemek değil, 'affet beni' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmiş,Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
    sevmekmiş...
    Can Yücel

    Bu şiiriyle kendisini tanıdım ve sonrası geldi...yazıları ve şiirleri çok ayrıcalıklı...Ruhu şadolsun...

  • Can Akta
    Can Akta

    Subject: Can Baba ne güzel de özetlemiş :)

    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin.
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.
    Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
    Bak güzelim kahvaltının keyfine.
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
    Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine,
    seni mutlu eden sesi duymak için 'alo 'de
    Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,
    çocuk görürsen yanağından makas al.
    Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
    sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
    hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
    Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
    yüzünde güller açtıracak.

    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
    Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
    vazife yapar gibi hiç değil,
    Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
    eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

    Arkadaşım,
    hayat bu daha ne olsun?
    Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


    Can Yücel

  • Yesim Manolya
    Yesim Manolya

    Can Baba özelliklede kendi sesinden dinlediğiniz şiirleriyle bambaşka yapar insanı.....

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin

    EĞER


    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer! !

    Can Yücel

  • Zeytin Zeytin
    Zeytin Zeytin

    hayatı çok iyi tahlil eden şair... her şiirinde kendimden bir parça bulduğum tek şair...

  • Julıe Berrıe
    Julıe Berrıe

    SU GİBİ

    Dostlar ırmak gibidir
    Kiminin suyu az, kiminin çok
    Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
    Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

    İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
    Bulanık bir göl gibi...
    Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
    Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
    İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....
    Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;
    Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

    İnsanlar vardır; derin bir okyanus...
    İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
    Derinliklerinde saklıdır gizi,
    Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
    Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.

    İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...
    Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
    Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
    Ne zaman nerede bırakacaği belli olmaz;
    Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

    İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
    İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
    Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
    Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

    İnsanlar vardır; çesit çesit, tip tip.
    Her biri başka bir karaktere sahip.
    Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
    Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

    İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
    Boşa gitmez ne kadar güvenseiz.
    Dibini görürsünüz her şey meydanda.
    Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
    İçi dışı birdir çekinme ondan.
    Her sözü içtendir, her davranışı candan...

    Can Yücel

    ne güzel,ne üstün 1 hayalgücüyle ve ne dürüstçe yazmışsın can yücel.ruhun şad olsun üstadım.iyiki yaşamışsın,iyiki düşünmüş,hissetmiş ve yazmışsın.dostu tanımlamış,irdelemişsin ama en güzeli HERŞEYDEN ÖNCE İNSAN İNSAN OLMALI.herkese pırıl pırıl denizler diliyorum.

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    MAARİF TAKVİMİ
    Anne, ne zaman bahar gelecek?
    Kış gelsin de öyle, yavrum.

    Can Yücel

  • Beyza Karaca
    Beyza Karaca

    Hayata her yönden bakan önemli bir şairdir Can YÜCEL....Ben onun şiirlerinde hayatımdan kesitler buluyorum..

  • Julıe Berrıe
    Julıe Berrıe

    İLİŞİK YAŞAMAK
    bağlanmayacaksın 1 şeye,öyle körü körüne,
    'O olmazsa yaşayamam'demeyeceksin.
    demeyeceksin işte yaşarsın çünkü;
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela,
    o daha az severse kırılırsın,
    ve genellikle o daha az sever seni.senin onu sevdiğinden.
    çok sevmezsen öok acımazsın.
    çok sahiplenmeyince,çok ait de olmazsın hem,
    çalıştığın binayı,masanı,telefonunu,kartvizitini,
    hatta elini ayağını bile çok sevmeyeceksin.
    sahiplenmeyeceksin o kadar.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiç 1 şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde,
    paldır küldür yürüyebileceksin.
    ille de 1 şeyleri sahipleneceksen,
    çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin,güneşi,ayı,yıldızları.
    mesela kuzey yıldızı...
    senin yıldızın olacak.
    'o benim' diyeceksin.
    mutlaka sana ait olmasını istiyorsan 1şeylerin,
    mesela gökkuşağı senin olacak.
    ille de 1 şeylere ait olacaksan renklere ait olacaksın,
    mesela turuncuya yada pembeye.ya da cennete ait olacaksın...
    çok sahip olmadan,çok ait olmadan yaşayacaksın,
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    hem de senin kalacakmış gibi hayat.
    ilişik yaşayacaksın,
    ucundan tutarak...


    CAN YÜCEL

    mekanın cennet olsun demiycem çünkü orda olduğunu yüreğimde hissediyorum zaten.iyiki varolmuşsun CAN YÜCEL.İyiki HASAN ALİ YÜCEL varolmuş.ülkem için yaptıklarınız güzellikleri unutmayacak yüreği güzel insanlar.

  • Emma Libertarian
    Emma Libertarian

    Her Şey Sende Gizli

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kâr sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    ..........
    ..........



    Can Yücel


    Şiirleri beni başka başka diyarlara götüren değerli üstad..

  • Esra Kaya
    Esra Kaya

    Bunca zaman bana anlatmaya
    çalıştığını,kendimi
    bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
    varmış,

    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
    okuyarak,dinleyerek değil..

    Bildiklerini bana neden
    anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
    kayıpmış,

    Aşk peşinden neden yalınayak
    koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında
    gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını
    anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
    ağlamaktan daha değerliymiş,

    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
    anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
    tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

    Çok acıttığında anladım..

    Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
    damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
    terkettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği
    gizlememekmiş marifet,

    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    'Sana ihtiyacım var, gel! '
    diyebilmekmiş güçlü olmak,

    Sana 'git' dediğimde anladım..

    Biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum'
    diyebilmekmiş sevmek,

    Git dediklerinde gittiğimde anladım..
    Sana sevgim şımarık bir
    çocukmuş,her düştüğünde zırıl
    zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı
    sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, 'affet beni' diye
    haykırmak istemekmiş pişman olmak,

    Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
    bir gün affedilmeyi,

    Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
    anladım..

    Sevgi emekmiş,

    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
    kadar sevmekmiş.

  • Sevgi İle
    Sevgi İle

    Hersey sende gizli siirini okuduktan sonra, bu saiiri ne sevdigim sair yaptim. öyle güzel yaziyorku, hayran kalmasaydim sasarim..

  • Neşe Hakan
    Neşe Hakan

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,

    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.

    Değil mi ki çiğnenmis inancın en seçkini,

    Degil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,

    Degil mi ki ayaklar altında insan onuru,

    O kızoglan kız erdem dağlara kaldırılmış,

    Ezilmiş, horgörülmüs el emeği, göz nuru,

    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,

    Degil mi ki korkudan dili baglı sanatın,

    Degil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,

    Doğruya doğru derken egriye çıkmıs adın,

    Degil mi ki kötüler kadı olmus Yemen' e

    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,

    Seni yalnız komak var, o koyuyor adama

    William SHAKESPEARE (Çeviri: Can Yücel)

  • Büşra Korkmaz
    Büşra Korkmaz

    Çok değerli şiirleri olan şair, değerli derken çok güzel anlamında demiyorum, onun şiirlerini bilmemek, hatta bilip de içine okuyarak,anlayarak nüfuz etirmemek büyük bir kayıp...

  • Öznur Barutçu
    Öznur Barutçu

    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
    Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
    Bak güzelim kahvaltının keyfine..
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
    Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
    Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
    Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
    Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
    Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

    Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


    Can Yücel

  • Arzu S Arıyer
    Arzu S Arıyer

    Datça,Can Şenliği
    Ben Hayata En çok Babamı sevdim,Hasan Ali YÜCEL Köy Enstitüleri
    Aşkolsun Çocuk Aşk olsun

  • Garbi Yeli
    Garbi Yeli

    'hayatta yattık dün gece
    üstümüzde meltem
    kekik kokuyor ellerim hala
    senle yatmadım sanki
    dağları dolaştım'

  • Masalin Perisi
    Masalin Perisi

    .........
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
    korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim.” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
    olacaksın.
    ........


    iste budur...

  • Şahnaz Erdem
    Şahnaz Erdem

    Bir Sen Eksiktin Ayışığı

    Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,
    Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman'dan sonra
    Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
    Başımızda perensip sahibi bir başçavuş.
    Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz...

    Bi sen eksiktin ayışığı
    Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!

    Can Yücel