Kültür Sanat Edebiyat Şiir

cahit sıtkı tarancı sizce ne demek, cahit sıtkı tarancı size neyi çağrıştırıyor?

cahit sıtkı tarancı terimi Barış Çalışkan tarafından 29.06.2003 tarihinde eklendi

  • Yitikler Sokağı
    Yitikler Sokağı05.09.2016 - 21:05

    Zaten Eylül, gelme üstüme üstüme...

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker03.01.2013 - 12:33

    CAHİT SITKI TARANCI, (d. 2 Ekim 1910, Diyarbakır - ö. 13 Ekim 1956, Viyana) . Şair. Melankoliyüklü dizeleri ile tanınmış, 'Otuz Beş Yaş' şiiri ile özdeşleşmiştir.
    İlkokulu Diyarbakır'da bitirdikten sonra, Galatasaray Lisesi'nde okudu. Asıl adı Hüseyin Cahit'tir.Fransızcayı çok iyi öğrenerek Baudelaire, Rimbaud, Mallarmê'yi özümsedi. Mülkiye öğrenimini Türkiye ve Paris'te yaptı. İkinci Dünya Savaşının çıkması üzerine okulunu tamamlayamadan yurda döndü. 1946'da CHP Şiir Ödülü'nde birincilik aldı. Anadolu Ajansı ve Çevirme Bakanlığı'nda tercüman olarak çalıştı. 1953 yılında, genç yaşta ağır bir hastalığa yakalandı. 1956 yılında tedavi için Avrupa'ya götürüldü; fakat iyileşemedi. Aynı yıl Viyana'da öldü.
    'Sanat için sanat' ilkesine bağlı kaldı. Ona göre şiir, kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır. Vezin ve kafiyeden kopmamış; ama ölçülü veya serbest, her türlü şiirin güzel olabileceği inancını taşımıştır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan mecazları, derin, karışık ve şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlara ve hayal oyunlarına pek itibar etmemiştir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere başvurmuştur.
    Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer vermiş, nedense hep ölümün üstüne gitmiştir. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de şiirlerine konu olmuştur.
    Çeşitli gazetelerde tefrika edilen hikâyeleri 1976 yılında yayınlandı. Ayrıca mektupları da 'Ziya'ya Mektuplar' (1957) başlığı altında kitaplaştırıldı.
    YAPITLARI
    Ömrümde Sükût (1933)
    Otuz Beş Yaş (1946)
    Düşten Güzel (1952)
    Sonrası (1957, ölümünden sonra)
    Bütün Şiirleri (1983) Otuz Beş Yaş Şiirleri, 1983, Hazırlayan Asım Bezirci, 'Bütün Şiirleri' adıyla önce Varlık Yayınlarından daha sonra Can Yayınlarından çıkarken adı 'Otuz Beş Yaş Bütün Şiirleri' diye değiştirilmiştir.
    Peyami Safa Hayatı ve Eserleri (1940)
    Ziya'ya Mektuplar (1957, ölümünden sonra)

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker17.12.2012 - 17:00

    Ve gönül Tanrısına der ki:
    - Pervam yok verdiğin elemden;
    Her mihnet kabulüm, yeter ki
    Gün eksilmesin penceremden!

  • Dilan Dal
    Dilan Dal29.03.2011 - 11:50

    DESEM Kİ...

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.

    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Su kadar mübarek,
    Nimettensin,nimettensin!

    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar,
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi fark edemezsen,
    Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol,
    Kabirde böceklere ezberlettim güzelliğini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür,
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum...

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``02.08.2009 - 13:13

    TALİHSİZ

    Arzunun bir hayalet sardığı bir geceydi,
    Bir geceydi hakikat yalanlara baş eğdi.
    Bu gecenin susuzluk mahsulüsün bunu bil.

    Kundaksız uzatıldın iğneli beşiğine
    Ve böylece Azrail
    Istırabı mıhladı küçücük benliğine.

    Ecelin kucağında erirken çocukluğun,
    Aleme sırdı senin varlığın ve yokluğun.
    Hala bilinmez nedir kalbindeki bunalan.

    Lambanı yaktılarsa lambanı kendin söndür,
    Söndürmekle oyalan,
    Gir geceler koynuna,deme yarın gündüzdür,

    Belirecek gündüzler sönenlerden yüzsüzdür.

    ...

  • Neşe Kaya
    Neşe Kaya29.05.2009 - 13:32

    Öyle yalnız kaldım ki hayatımda
    Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum
    Çok zaman annemin dizlerine hasret
    Koydum başımı kendi dizlerime
    Doya doya ağladım

    Yalnızlığı,ölümü,hüznü,hiçbirşeysizliği çok iyi anlatan şairimiz...

  • Cansu Dere
    Cansu Dere25.03.2009 - 23:04

    çok sevdiğim şairlerden..nur içinde yatsın..mekanı cennet olsun..




    Ne doğan güne hükmüm geçer,
    Ne halden anlayan bulunur;
    Ah aklımdan ölümüm geçer;
    Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

    Ve gönül Tanrısına der ki:
    - Pervam yok verdiğin elemden;
    Her mihnet kabulüm, yeter ki
    Gün eksilmesin penceremden!


    -Gün eksilmesin penceremden-

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay01.02.2009 - 14:38

    yaş otuzbeş yolun yarısı eder dante gibi ortasındayız ömrün...

  • Arzu Savaş
    Arzu Savaş20.01.2009 - 01:45

    Akşamleyin güneş ardından geceler
    Görününce en son bu yolun ucunda,
    Aksimdir sanırım, başı avucunda,
    Düşünceye dalmış bir insan geceler. C.S.

  • Masalin Perisi
    Masalin Perisi16.11.2008 - 14:22

    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    ....