Radyoda çok eski bir caz parçası çalıyordu,adını bilmiyordum. Senin de adını bilmiyordum. Öğrenmekte istemiyordum. Senin bir adının olması, her şeyi zedeleyebilir.
Bilmezsin; saçları eski çağların ardılı uzun bir tarih kokardı. Saçları yasemin, saçları nergis, saçları yeis zindanlarında çürüyen bir mahkuma umut kokardı.
Kaç firavun boğulurdu bir tebessümünde anlatamam azizim. Bir tebessümüne iyileşirdi tüm yaralarım, bir tebessümüne evine dönerdi göçmen kuşlar ve bir tebessümüne Dündar Bey, çiçekler açardı üşüdüğüm bütün kışlar.
İyi bir şeye değer verecek kadar sağduyulu olmaktır. kan bağı gerekmez. kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.
Radyoda çok eski bir caz parçası çalıyordu,adını bilmiyordum. Senin de adını bilmiyordum. Öğrenmekte istemiyordum. Senin bir adının olması, her şeyi zedeleyebilir.
Bundan böyle hep yek hep tek başıma...
Hülasa Beyim; insan dediğin iki zaman arasında, gövdesine kan sıçramış bir bebekle son nefeste soğuk ve cansız bir bedendi.
Yaşlı bir bilgenin dediği gibi,
yine de üzülme müsterih ol...
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Bilmezsin; saçları eski çağların ardılı uzun bir tarih kokardı. Saçları yasemin, saçları nergis, saçları yeis zindanlarında çürüyen bir mahkuma umut kokardı.
Dökülen yaprakları dikelim
Çabuk ol da gidelim.
Kaç firavun boğulurdu bir tebessümünde anlatamam azizim. Bir tebessümüne iyileşirdi tüm yaralarım, bir tebessümüne evine dönerdi göçmen kuşlar ve bir tebessümüne Dündar Bey, çiçekler açardı üşüdüğüm bütün kışlar.
İyi bir şeye değer verecek kadar sağduyulu olmaktır. kan bağı gerekmez. kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.
Çiçek demire vurulur
İkindiyin saat beşte...