Kültür Sanat Edebiyat Şiir

bir mayıs sizce ne demek, bir mayıs size neyi çağrıştırıyor?

bir mayıs terimi Erhan Hakalmaz tarafından 26.04.2003 tarihinde eklendi

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 02.05.2017 - 13:05

    Kimin neyi kutladığını bilmediği , Esas emekçi işçilerin çalıştığı güzel bir gün ...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 28.04.2010 - 14:20

    Yıl 1886, güller mevsimi 1 Mayıs; Dört yiğit işçi,dört yiğit can,dört içişi önderi,Albert PERSONS,Adolph Fısher,George Engel ve Agoust SPİES bir şafak vakti hücrelerinde zincirlenmiş ölümü bekliyorlardı.'Artık 1.Mayıs Chicago şehitlerinin anıldığı bir gün değil,emekçının birlik ve dayanişma günüdür.

  • Serpil Kaya
    Serpil Kaya 24.10.2008 - 20:00

    Kanın cama sıçradığı gün.. onlarca çocuğun enkaz altında can verdiği gün..kıyamet sandığım gün..canların ne kadar tatlı olduğunu anladığım gün..ölmediğime en çok şükrettiğim gün..ben hiçbir şeyden korkmam diyen komşumuz serkanın korkudan hıçkıra hıçkıra ağladığı gün..bingöldeki gençlerin namaza başladığı gün :) şaka bir tarafa hayatımda yaşadığım en kötü ikinci gün.. 1 MAYIS 2003 BİNGÖL DEPREMİ

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 08.09.2006 - 19:16

    Tabii ki emekçinin bayramı. Başka bir şey ifade etmeyenler, şapkalarını önlerine koyup düşünsün ve sınıflarını belirlesin.

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 30.08.2006 - 08:18

    1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı, 34 kişinin hayatını kaybettiği yaklaşık 130 kişinin yaralandığı gün, tarihe Kanlı 1 Mayıs adıyla geçmiştir.

    1 Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul`a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK`in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı`nı doldurdu. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlandı. Sular İdaresi binasının üstünden açılan bu ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başladı, kısa bir süre içinde İntercontinental Oteli`nin de üst katlarından ateş açıldı.

    İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu`na itmeye başladı. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu`ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığı daha da korkutmak için bir daha ateş açıldı. İnsanlar panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam etti.

    28 kişi ezilme ya da boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma nedeniyle, 1 kişide panzer altında kalarak yaşamını yitirdi, yaklaşık 130 kişi de yaralandı. 470 kişi göz altına alındı fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenememiş, olay halen aydınlatılamamıştır.


    bu olaydan sonra rauf tamer yazdığı gazetenin köşesinde şu demeci vermiş

    'ateş açıldığı sırada yere yatan erkeklerin kızların üzerine çıkmaya çalıştığı gözlendi'

  • Zeynep Koç
    Zeynep Koç 10.08.2006 - 16:03

    1 mayıs 1 mayıs
    işçinin emekçinin bayramı....

  • İbrahim Yener
    İbrahim Yener 16.07.2006 - 06:13

    1 Mayıs 1977

    Disk tarafindan istanbul taksim meydaninda duzenlenen 1 Mayis mitingine 53 dernek ve 99 sendikanin birlikteligi ile yuz binlerce kisi katilmisti. Sabah 10.00 da baslayan mitingde toplulugun Alana girmesi ve yerlesmesi saat 19.00’a yaklasildiginda ancak tamamlanmisti. Disk genel baskani Kemal Turkler’in konusmasinin ardindan, yapilan saygi durusu biter bitmez ilk kursun sesi duyulmus ve panic de baslamisti.
    Bu ilk kursunun hemen arkasindan, o donemde Allende’yi devirmesiyle un kazanan ITT sirketince isletilen Intercontinental oteli’nin cesitli katlarindan, otelin yanindaki insaattan ve cicekci dukkanindan, PTT uzerinden, Pamuk eczanesi uzerinden yapilan seri atislarla 8-10 dakika surecek olan ‘SISTEMLI’ ates baslamis. Yuzbinlerce kisinin toplandigi alanda cikan panigin bilancosu ise 34 olu, 126 yaraliydi. Olumlerin 28’i bogulma ve sikismadan meydana gelmisti. Olaydan sonar yurutulen sorusturma da tuhafliklarla doluydu.
    Alti cumhuriyet savci yardimcisi tarafindan hazirlanan 17 klasorluk sorusturma evrakindan 41 sayfalik bir iddianame hazirlanmis, cogu olayin magduru olan 98 sanikla dava baslamisti. Mahkemenin seyrinde bazi polislerin tanikliktan cekildigi gorulmus, hatta 49 sanigi birden teshis edebilen bir polise bile rastlanmisti. Savci yardimcilarinin hazirladigi iddianame de yer alan “Intercontinental Otel’ nin onu yuzden fazla cevik kuvvet polisi tarafindan korunduguna gore bu silahli sahislarin uzun menzilli silahlari ile otele nasil girip ciktiklari sauli cevapsiz kalmaktadir “ ifadesi, olayin boyutlarini ve faillerini kismen de olsa ortaya koyuyordu.
    1 mayis sorusturmasinda baska sorularda cevapsiz kaldi. Ornegin, Alana bakan Taksim Sular Idaresi’nin uzerinden elleri baslarinda asagiya indirilen silahli ve ‘RESMI’ grubun kimligi hic bilinemedi. Bu gruptan bir polisin daha sonar polis muduru olan Ugur Gur oldugu ileri suruldu. Ancak Ugur Gur, olay sirasinda orada gorevli oldugunu soyluyordu.
    Siraselviler=Gumussuyu yonunden cevreye ates ederek gecen sivil plkalai beyaz Renault’nun kime ait oldugu ve bu aracta Samsun’da gorevl; I Allattin adli binbasinin ne aradigi da anlasilamadi. Uc gun boyunca rezervasyon Kabul etmeyen otele 1 Mayis sabahi Yesilkoy Havalimani’ndan gelerek yerlesen ve olaydan sonar Istanbul’u terk eden yabanci kafilenin kimler oldugu da cevapsiz sorular arasindaydi. Mahkeme ancak 1986 yilinda 98 sanigin avukati olan Rasim Oz’un istegini Kabul ederek1977 yilinda yapilan suc duyurusunu dikkate almadan kamu gorevlileri hakkinda islem yapilmasini istedi. 1 mayis davasi, 1997 yilinda yirmi yillik zamanasimindan dolayi dustu. 34 kisinin olumune yol acan buyuk organizasyon tarihin karanliklarina gomuldu.
    1 Mayis olayi Ozel Harp Dairesi cevresindeki tartismalari da alevlendirmisti. ecevit 1 Mayis katliami, Cigli suikasti ve Taksim’deli suikast girisiminin OHD’nin isi oldugundan kuskulaniyordu. Bu kuskularini Cumhurbaskani Fahri Koruturk’e yazili olarak Verdi. ecevit daha sonraki yillarda pek de agzina almayacagi Kontrgerilla’dan soz ediyor, bu orgutun siyasaleylemler icin kullanildigini, is adamlari arasinda destekcileri oldugunu, hukuk kurallarinin disinda kaldigini soyluyordu.
    Ilginc olan Kara Kuvvetleri Komutani Namik Kemal Ersun’un 200 subayla birlikte asiri sagci bir darbe girisimi nedeniyle emekli edilmesinin ardindan, provokasyonlarin da kesilmesiydi. OHD ve Kontrgerilla tartismalari daha sonraki yillarda da surdu. NATO uyesi butun ulkelerde 1990-1991 yillarinda cesitli isimlerde orgutler aciga cikarildi ve lagvedildi. Bir tek Turkiye’de bu orgutun izine rastlanmamisti.

  • Tuce
    Tuce 02.05.2006 - 17:38

    Bütün dünyadaki emekcilerin ortak bayramı....

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 01.09.2005 - 16:58

    Bir gün okul çıkışı 2 kat polis koridorunun içinde ana cadde boyunca yürüyen işçileri gördüm..
    'Herhalde bahar geldi havalar ısındı, fabrika içinde çalışmaktan güneş yüzü görmeyen işçiler el ele tutuşmuş polis korumasında geziyorlar' diye içimden geçirdim..

  • Camaaaa
    Camaaaa 01.09.2005 - 16:55

    doğum günüm...

    (canım arkadaşlarım bu not sizedir...bundan böyle içinde işçi,miting, bayram vs gibi kelimeler bulunan doğum günü mesajları istemiyorm,gına geldi haberiniz olsun)

  • Emrah Aytaç Yıldız
    Emrah Aytaç Yıldız 16.07.2005 - 20:30

    Bırakın ya bu işleri.İşçinin emekçinin bayramıymış.1 mayıs mitinglerinde kaç tane işçi,emekçi görüyoruz?

  • Sule Yılmaz
    Sule Yılmaz 25.06.2005 - 00:50

    N e yaz1kki katliamlardan baska hibirsey hat1rlatm1yor bana.....

  • Mehmet Elmacıoğlu
    Mehmet Elmacıoğlu 14.05.2005 - 12:45

    İnsan haklarının kilometre taşlarından.

  • Ayca Şen
    Ayca Şen 01.05.2005 - 15:52

    'herkese geldiği için teşekkür ediyoruz'
    'tkp li arkadaşlar lütfen konvoy şeklinde otobüslere binelim'
    'arkadaşlar yol trafiğe açılacak,lütfen otobüsler hareket etsin'
    'ankaralı arkadaşlar lütfen otobüslerine yerleşsin'
    'bayrak ve pankartları tek bir noktada toplayalım'
    'istanbullu arkadaşlar pankartların toplanmasını bekliyoruz'

    hiç durmayan bi helikopter uçar dururken,yollar rengarenk bayrak, rengarenk insan ve beyaz kafalı polis kaynarken,karşıdaki inşaatın işçileri arada kafalarını kaldırır bakarlar..bayramlarını kutlayan kalabalığa..bayramları kutlu olsun :)

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 11.12.2004 - 17:41

    ''parasızlığımıza golden çikolata...''
    1 mayıs 2004

  • F
    F 20.07.2004 - 17:35

    1 Mayıs 1996'da 2 işçi öldü

    1996'da silahlar daha miting başlamadan sabah 09.00'da patladı ve iki işçi yaşamını yitirdi. Kürsü bazı gruplar tarafından işgal edildi. Bazı sol grupların tek tip kıyafetle katıldığı mitingin bittiği duyurulurken KADIKÖY Meydanı bir anda karıştı. Bir kişi daha silahla öldürüldü, mağazaların camları, bankamatikler kırıldı. 1 Mayıs 1996'da 'varoşlardan' gelen patlamaya hazır yoksullar olduğu keşfedilirken, Hasan Albayrak, Yalçın Levent ve Dursun Adabaş 'ın öldürülmeleri değil de tahrip edilen 'laleler' günlerce tartışıldı.

  • F
    F 20.07.2004 - 14:33

    1 Mayıs 1977'de;
    Ahmet Gözükara,
    Aleksandros Konteas,
    Ali Sildal, Ali Yeşilgül,
    Bayram Çıtak,
    Bayram Eyi,
    Bayram Sürücü,
    Diran Nıgız,
    Ercüment Gürkut,
    Garabet Ayhan,
    Hacer İpek Saman,
    Hamdi Toka,
    Hasan Yıldırım,
    Hatice Altun,
    Hikmet Özkürkçü,
    Hüseyin Kırkın,
    Jale Yeşilnil,
    Kadir Balcı,
    Kadriye Duman,
    Kahraman Alsancak,
    Kenan Çatak,
    Leyla Altıparmak,
    Mahmut Özbelen,
    Mehmet Ali Genç,
    Meral Cebren,
    Mültezim Oltulu,
    Murat Elmas,
    Nazan Ünaldı,
    Nazmi Arı,
    Niyazi Darı,
    Ömer Narhan,
    Ramazan Sarı,
    Rasim Elmas,
    Sibel Açıkalın,
    Ziya Baki,
    katıldıkları 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında onbinlerce kişinin üzerine açılan ateş sonucunda katledildiler.

  • F
    F 19.07.2004 - 16:18

    1 Mayıs 1977... İstanbul Taksim Meydanı’nda kutlanan İşçi Bayramı biterken çıkan olayda 34 kişi ölürken yüzlerce kişide yaralandı. Yüzbinlerce kişinin katıldığı mitingi kana boyayanlar yakalanmadı... aradan geçen 24 yıla rağmen hâlâ olayın failleri bırakın yakalanmayı, belli bile değiller!

    1 Mayıs 1977 katliamının ardından basın olayı değişik yorumlarla verdi. 1 Mayıs öncesi başlayan “Olay çıkacak” başlıkları, 1 Mayıs sonrası şöyleydi:
    Hürriyet: Mayıs Katliamı: 34 Ölü,
    Milliyet: Taksim’de Kanlı Miting: 34 Ölü, Yüzlerce Yaralı,
    Günaydın: Maocu Vatan Hainleri İşçi Bayramı’nı Kana Buladı: 39 Ölü Var!
    Cumhuriyet: 1 Mayıs Kanlı Bitti: 33 Ölü,
    Politika: 1 Mayıs Töreni Saldırıya Uğradı - 35 kişi öldü, yüzlerce yaralı var,
    Tercüman: Maocular, DİSK’in İstanbul’da yaptığı mitingi bastılar - 34 Ölü Var,
    Son Havadis: Taksim savaş alanı gibiydi - Kızıllar Kudurdu,
    Hergün: Solcular 40 İşçiyi Katletti,
    Bayrak: Taksim’de 38 Ölü,
    Yeni Asya: DİSK mitinginde komünistler birbirini yedi, 40 ölü - Taksim’de Savaş...

    Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur MUMCU’nun 1 Mayıs Olayı’na basının yaklaşımını irdeleyen yazısında sorduğu sorular hâlâ güncelliğini koruyor.



    Soruşturma nasıl yapılmalı! ..
    Uğur Mumcu,
    Cumhuriyet gazetesi, 6 Mayıs 1977

    1 Mayıs Olayı, Türk basını için sınav günü oldu. Bakınız bir kısım basın olayı nasıl çarptırdı, kamuoyunu aldatmak için hangi duyguları kullandı. Bunları acıyla izliyoruz.

    Bu tür olaylarda, peşin ve değer yargılarından kaçınmak gerekir. Çünkü peşin yargılar, çoğu kez, gerçeğin gizlenmesine yarar. Düşüncenin yerini duygu, soğukkanlılığın yerini öfke alır. Bu öfke ve duygu selinden ayrılmasak, gerçeği gün ışığına çıkaramayız.

    Sağ güçler, bu olaydan çıkar sağlamaya çalışıyor. Partiler, dernekleri TRT’si yazar ve çizeri ile, DİSK’i sanık sandalyesine oturtmak, İstanbul’un ilerici, namuslu ve yürekli Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ı karalamak, bundan siyasal yarar sağlamak istiyorlar. Buna meydan vermemek gerekiyor.

    Türkiye’de yıllardır bir oyun oynanıyor. Bir plân adım adım uygulanıyor. Önce, sağ kesim içinde, silahlı örgütler oluşturup, sol kesim üzerine saldırttılar. Bu yetmedi... Şimdi de, solu kendi içinde parçalamak, solu, yine solun bir “fraksiyonu” ile yıpratmak, yoketmek ve yozlaştırmak istiyorlar.

    Devrimci bilinç işte bugünler için gereklidir...

    1 Mayıs öncesinde bir sürü siyasal cinayet işlendi. İstanbul’un orta yerinde genç insanları kurşun yağmuruna tutan eşkıya çetesinin bir üyesi bile yakalanamadı. Sırtında bunca kara tabutu taşıyan İstanbul Valisi nasıl gönül rahatlığı içinde koltuğunda oturmaktadır? ..

    İleri basın olarak, 1 Mayıs öncesindeki siyasal cinayetleri olduğu gibi, 1 Mayıs olayını da didik didik edip, bunların suç belirtilerini, kanıtlarını, devletin bürokratlarına, bakanına, valisine, emniyet müdürüne, bir bir sormalıyız...

    Dört beş gündür gazetelerde okuyorsunuz. İntercontinental Oteli’nden kalabalığa ateş açıldığı söyleniyor. Bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır? Bu otelin “güvenlik amiri” Emniyet Genel Müdürlüğü eski yardımcılarından ve İstanbul Emniyet eski Müdür Vekillerinden Mehmet Akzambak’a herhangi bir soru yönetilmiş midir?

    1955 yılının 6/7 eylül olaylarına yol açan olay Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bomba atılmasıydı. Yassıada duruşmalarında, bu bombanın bir güvenlik görevlisi olan, Oktay Ergin tarafından konduğu anlaşılmıştı. Yassıada duruşmalarına kadar 6/7 eylül olaylarının “solcular” tarafından yapıldığı ileri sürüldü. İleri sürülmek ne kelime, birçok solcu bu gerekçeyle tutuklanmış, aylarca hücrelerde yatırılmıştı...

    Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu eve bomba koyan güvenlik görevlisi Oktay Ergin, şimdi nerdedir dersiniz? Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığında... Oktay Ergin, 1 Mayıs toplantısı ile ilgili önlemlerin alınmasında ve uygulanmasında en önemli görevlerden birini üstlenmişti.

    Sanırız, Oktay Ergin’de bu konuda çok yararlı bilgiler vardır...

    Burada belirli kişileri suçlamak amacı gütmüyorum. Fakat, bu olay, enine boyuna, bütün ayrıntılarıyla incelenmeli ve her belirti, her kanıt, kamuoyu önünde tartışılmalıdır...

    İntercontinental Oteli ile Sular İdaresi duvarından ateş açanlar yakalanmış mıdır? ... Bunu kimden soralım? Emniyet Genel Müdürlüğünden mi, Güvenlik Dairesi Başkanlığından mı? İstanbul Valisinden mi? Kimden? ...

  • F
    F 03.05.2004 - 14:34

    SSCB nin yıkılmasından sonra, en coşkulu 1 mayıs kutlamaları KÜBA nın Devrim meydanında yapılıyor.Başkan Fidel CASTRO 1 Mayısı yüzbinlerce Kübalıyla beraber kutluyor..

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 28.02.2004 - 22:39

    1 mayıs,
    yaşım yirmi,
    lenin sağ.
    bir tek kızıl meydan
    150 milyon insan.
    35 yıl geçti aradan,
    yaşım yine 20,
    lenin yine sağ,
    kızıl meydanlarda
    1 milyar insan!

    1 Mayis'in neden Uluslararasi Isciler Gunu oldugunu ve neden kutlamamiz gerektigini pek fazla bilen yok. Hersey yuzyildan fazla bir sure once, Amerikan Emek Federasyonu'nun 'sekiz saat 1886 Mayis'inin 1'i itibariyle yasal gunluk calisma suresi olmalidir' ifadelerini tasiyan tarihsel onergeyi kabul etmesi ile basladi.

    Bu gunun oncesindeki aylarda, binlerce isci daha kisa [calisma] gunu icin mucadeleye katilmisti. Kalifiye ve kalifiye olmayan, siyah ve beyaz, erkek ve kadin, yerli ve gocmen, tum isciler katilmislardi.

    Chicago
    Sadece Chicago'da 400.000 [isci] greve cikmisti. sehrin gazetesi 'fabrika ve imalathanelerin uzun bacalarindan hic bir duman yukselmiyordu, ve her sey Sebt Gunu [Musevilerin calismadiklari cumartesi gunu] benzeri bir gorunumdeydi'. Burasi ajitasyonun ana merkeziydi, ve iste tam burada anarsistler isci hareketinin on saflarinda yer aliyorlardi. Hic de azimsanmayacak bir sekilde, onlarin [anarsistlerin] faaliyetleri sayesinde Chicago onemli bir sendika merkezi haline geldi ve yine sekiz-saat hareketine en buyuk katkiyi sagladi.

    1 Mayis 1886'da sekiz saatlik grev sehri derinden sarsti, McCornick Harvester Co.'nun calisanlarinin yarisi [greve] katildi. iki gun sonra, yine greve katilan 'kereste iscileri' sendikasinin 6.000 uyesi kitlesel bir miting duzenlediler. McCormick fabrikasindan sadece bir blok otede duzenlenen mitinge oradaki grevcilerden 500 kadari da katildi.

    Isciler Merkez Isci Sendikasi [ing. Central Labour Union] tarafindan toplantida konusma yapmasi talep edilen anarsist August Spies'in konusmasini dinlediler. Spies iscileri birarada durmaya ve patronlara karsi teslim olmamaya cagiran konusmasini yaparken, grev kiricilar yakindaki McCormick fabrikasina yonelmislerdi.

    'Kereste iscileri'nce desteklenen grevciler sokaktan asagi dogru ilerlediler ve greve katilmayan iscileri tekrar fabrikanin icine girmeye zorladilar. Birdenbire 200 kisilik bir polis gucu olay yerine geldi, ve hic bir uyarida bulunmadan sopa ve tabancalarla kalabaliga saldirdilar. En azindan bir grevciyi oldurduler; bes, altisi ciddi olmak uzere cok sayida kisiyi yaraladilar.

    Tanik oldugu vahsi saldirinin kizginligiyla Spies Arbeiter-Zeitung (Alman gocmen iscilerinin gunluk anarsist gazetesi) burosuna gitti, ve iscileri ertesi gece duzenlenecek olan protesto mitingine katilmaya cagiran bir genelgeyi yayinladi.

    Protesto Mitingi Haymarket Alani'nda gerceklesti ve Spies ile beraber sendika hareketinde etkin olan iki diger anarsist, Albert Parson ve Samuel Fielden katilanlara hitap etti.


    Polis Saldirisi
    Konusma boyunca kalabalik oldukca duzenliydi. Mitingin basindan beri orda bulunan Vali Carter Harrison 'polis mudahalesini gerektirecek bir sey olacaga benzemiyor' sonucuna varmisti. Polis sefi John Bonfield'e de bu yonde tavsiyelerde bulundu; ve karakolda beklemekte olan buyuk sayidaki yedek polis gucunun evlerine gonderilmesini salik verdi.

    Fielden toplantiyi sona erdirirken saat aksamin onuna yaklasiyordu. Saganak halinde yagmur yagiyordu ve yanlizca 200 civarinda insan alanda kalmisti. Ansizin Bonfield komutasindaki 180 kisilik bir polis birligi [toplantiya] mudahele ederek, insanlara hemen dagilmalarini emrettiler. Fielden 'biz barisciliz' diyerek [bunu] protesto etti.


    Bomba
    Iste tam bu sirada polislerin arasina bir bomba firlatildi. [Bomba polislerden] birisini oldururken, alti tanesi olumcul olmak uzere diger 70 tanesini de yaraladi. Polis izleyicilere ates acti. Polis tarafindan oldurulen ve yaralanlarin kesin rakami hic bir zaman aciklanmadi.

    Tum Chicago'yu bir teror ruzgari kavurdu. Basin ve vaizler bombanin anarsist ve sosyalistlerin isi oldugunda israr ederek, intikam cagrilari yapiyorlardi. Toplanti salonlari, sendika burolari, yayinevleri ve evler basildi. Tum bilinen sosyalist ve anarsistler toplandi. Hatta sosyalizm ve anarsizmin anlami hakkinda bilgisi dahi olmayan pek cok kisi tutuklandi ve iskenceye ugradi. 'once baskini yap, yasayi ondan sonra ara' Devlet Savcisi Julius Grinnell'in kamuya yaptigi bir aciklamaydi.


    Dava
    Nihayetinde sekiz erkek 'cinayete suc ortakligi' [sucundan] davada yer aldilar. Bunlar emekci hareketi icinde etkili olan Spies, Fielden, Parsons ve diger bes anarsistti -Adolph Fisher, George Engel, Michael Schawab, Louis Lingg ve Oscar Neebe.

    Dava Cooke Contry Agir Ceza Mahkemesinde 21 Haziran 1886'da basladi. Juri uyeleri her zamanki gibi bir kutudan isim cekilmesi suretiyle secilmedi. Devlet savcisi tarafindan gorevlendirilen ozel hakimin talebiyle mahkeme adaylari secti. Savunmanin, [bu] ozel hakimin acikca yaptigi 'Bu davayi ben yonetiyorum ve ne yaptigimi da biliyorum. Bu adamlarin asilacaklari olum kadar kesin' seklindeki ifadeyi delil olarak sunmasina izin verilmedi.


    Sahte Juri
    Neticede ortaya cikan jurinin kompozisyonu oldukca gulunctu; isadamlari, onlarin calisanlari ve olen polislerden birisinin yakinindan olusuyordu. Devlet mahkemeye, bu sekiz kisiden herhangi birisinin ne bombayi attigina, ne bombalamayla ilgili olduklarina ve hatta ne de bu tip eylemleri kabul ettiklerine dair hic bir kanit sunmadi. Aslinda bu sekiz kisiden sadece ucu o aksam Haymarket Meydani'ndaydi.

    Konusmacilarindan birisinin dahi siddeti tesvik ettigine dair hic bir kanit yoktu; aslinda durusmadaki tanikligi sirasinda Vali Harrison konusmalari 'zararsiz' olarak nitelendiriyordu. siddete yonelik herhangi bir onceden tasarlamanin olduguna dair herhangi bir kanit da sunulmadi. Gercekte, Parsons iki kucuk cocugunu da toplantiya getirmisti.


    Hukum Veriliyor
    Yargilanan bu sekiz kisinin aslinda anarsist inanclari ve sendika faaliyetleri nedeniyle yargilandiklari basindan beri belli olmustu. Savci Grinnell'in juriye hitaben yaptigi kapanis konusmasinda gecen su sozlerin tanikliginda durusma basladigi gibi sona erdi; 'Kanun yargilaniyor. Anarsi yargilaniyor. Bu adamlar secildiler, ve Buyuk Juri tarafindan ayirildilar, ve onder olduklari icin suclandilar. Kendilerini takip eden binlercesinden daha fazla suclu degiller. Jurinin iyi insanlari; bu adamlari mahkum edin, onlari ornek yapin, asin onlari ve kurumlarimizi, toplumumuzu kurtarin'.

    Agustos'un 19'unda saniklardan yedisi olum ve Neebe ise 15 yil mahkumiyet cezasina carptirildi. Serbest birakilmalari icin duzenlenen kitlesel uluslararasi kampanyalardan sonra, devlet 'uzlasarak', Schwab ve Fielden'in cezalarini omur boyu hapis cezasina cevirdi. Lingg celladina ihanet ederek idamlardan bir gun once intihar etti. 1887 yili 21 Kasim'inda Parsons, Engel, Spies ve Fischer asildilar.


    Ozur
    Cenaze torenine 600.000 emekci katildi. Neebe, Schwab ve Fielden'i serbest birakmak icin baslatilan kampanyaya devam edildi.

    [Bu uc anarsist] 26 Haziran 1893'de Vali Altgeld tarafindan serbest birakildilar. [Vali] bu insanlarin yeterince aci cektiklerine inandigindan degil, yargilandiklari davada sucsuz olduklarini dusundugu icin onlara af imkani tanidigini acikca belirtti. Onlar ve asilanlar 'histeri, ayarlanmis jurilerin ve tarafli bir jurinin' kurbanlariydilar.

    Yetkililer yargilamalarin oldugu donemde bu tip baskilarin sekiz-saat hareketini geriletecegine inaniyorlardi. Gercekte ise, sonradan ortaya cikan kanitlar, celik patronlarinin isci hareketine olan itimati sarsmak amaciyla duzendikleri gizli bir tesebbusun parcasi olarak, bombanin Kaptan Bonfield icin calisan bir polis ajani tarafindan atilmis olabilecegini gosteriyor.

    Spies olum cezasini takiben mahkemeye hitap ederken, bu gizli tesebbusun basarili olamayacagindan oldukca emindi: 'Eger bizi asarak... tahakkum altindaki milyonlarin, sefalet icinde calisan ve kurtulusu arzulayan, [kurtulusu] bekleyen milyonlarin bu hareketini, isci hareketini ezebileceginizi umuyorsaniz -eger dusunceniz buysa, o zaman asin bizi! Burada bir kivilcimi ezeceksiniz, ama surda, burda veya orada, arkanizda, -ve onunuzde, ve her yerde alevler yukseliyor. Bu gizli bir ates. Bunu asla sonduremezsiniz'.



    ----------



    Devrimci Politika
    Chicago'daki ilk 1 Mayis gosterisinden bir yuzyil sonra simdi neredeyiz? Sendika -merkez burosundan yilda tek bir kere disariya cikarabildigimiz- bayraklarimizla sehri dolasiriz. Sonra da sikici sendika burokratlarinin ayni derecede sikici (ve genellikle de oldukca anlamsiz) konusmalarini dinleyerek dikilip dururuz. 1 Mayis'in bir zamanlar tum dunya iscilerinin guclerini gosterdigi, ulkulerini segiledigi ve basarilarini kutladigi bir gun oldugunu sik sik kendinize hatirlatmaniz gerekir.

    Bunun 'bir zamanlar' boyle olmasi onemlidir. Bunu tekrar yapabiliriz. Bagimsiz bir emekci sinif politikasina ihtiyacimiz var. Hukumet ve patronlarla isbirligine hayir. Atgozlukleri icinde kismi bir gorus degil, yoldas emekcilerle mucadelede gercek bir dayanisma. issizlerin calisabilmesi icin, hic bir ucret kaybi olmadan calisma saatlerini daha da azaltmaliyiz.

    Devrimci bir politikaya ihtiyacimiz var. Bu ise bizi, digerlerinin ozgurluklerine mudahale etmemekten baska hic bir sinir tanimayan, bir ozgurlugun oldugu gercek bir sosyalizme dogru goturen bir politika demektir. Gercek demokrasiye dayanan bir sosyalizm -bugun oldugu gibi- bazi yoneticileri secebileceginiz, ama yoneticiler olmadan yasamayi secemeyeceginiz bir pandomim degil. Karardan etkilenen herkesin kararin alinmasi sirasinda soz soyleme firsatina sahip olacagi gercek bir demokrasi. Etkin bir sekilde koordine edilen isyerleri ve topluluk konseyleri demokrasisi. uretimin ayricalikli azinliklarin kari icin degil, gereksinimleri karsilamak icin yapildigi bir toplum. Anarsizm.

    -----
    'Sessizligimizin bugun bogdugunuz seslerden cok daha guclu olacagi bir gun gelecek'
    Chicago sehitleri, [bir amac ugruna olen kisi anlaminda tek kelime bu sanirim, ing. martyr] her ne kadar devlet 'Anarsiyi... yargilama'yi amaclasa da, kendi olumlerinin anarsist ulkunun de olumu olmayacagini biliyorlardi. Bugun anarsist hareket tarihsel olarak hic bir zaman olmadigi kadar cografi olarak yayginlasmis durumda. Artik 1 Mayis sadece Chicago sehitlerinin anildigi bir gun degil, ayni zamanda da

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 19.10.2003 - 15:39

    KANLI 1 MAYIS: 34 ÖLÜ

    Ancak, tarihler 1977 yılını gösterdiğinde tarihe 'Kanlı 1 Mayıs' olarak geçen büyük olaylar yaşandı. Taksim Meydanı'nda düzenlenen miting sırasında vatandaşların üzerine ateş açılması sonucu 34 gösterici hayatını kaybetti.1979 yılı 1 Mayısı'nda ise Sıkıyönetim Komutanlığı'nın sokağa çıkma yasağına karşın Türkiye İşçi Partisi (TİP) Başkanı Behice Boran, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) Başkanı Ahmet Kaçmaz, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Abdullah Baştürk ile bazı sendikacı ve göstericiler yasağa uymadıkları için tutuklandılar.

    1980 Askeri Darbesi sonrası 1 Mayıs kutlamaları Türkiye'de süresiz yasaklanırken,1981'de de 1 Mayıs tatil olmaktan çıkarıldı.

    Son olarak,1 Mayıs 1996 yılında İstanbul Kadıköy'de yapılan kutlamalarda 3 gösterici hayatını kaybetti.

    (yazının tümü: www.ozgurpolitika.org/2002/05/01/hab41.html

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 19.10.2003 - 15:37

    1 Mayıs 1672 Joseph Addison doğdu.

    1 Mayıs 1918 Ermeni komitacılar, Kars'ta, aralarında çocukların da bulunduğu 60 müslümanı katletti.

    1 Mayıs 1923 Romancı Joseph Heller, New York'un Brooklyn semtinde doğdu.

    1 Mayıs 1935 Aydın demiryolu hükümetçe satın alındı.

    1 Mayıs 1941 II. Dünya Savaşı'nın kapılarımıza kadar dayanması üzerine İstanbul'un tahliyesine (boşaltılmasına) başlandı.

    1 Mayıs 1944 Tokat'ta Gürmenek Barajı açıldı.

    1 Mayıs 1948 Hürriyet Gazetesi Sedat Simavi yönetiminde yayın hayatına girdi. Kuruluş,20 Aralık 1960 tarihinde anonim şirket oldu.

    1 Mayıs 1964 Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü kuruldu.

    1 Mayıs 1968 Hürriyet Haber Ajansı (HHA) kuruldu.

    1 Mayıs 1969 Gazete satışlarında tiraj rekoru kırıldı. Türkiye'de ilk kez bir gazete 1 milyon adet basıldı.21. kuruluş yıldönümünde Hürriyet Gazetesi bir milyonun üzerinde baskı yaparak rekor kırdı.

    1 Mayıs 1976 İstanbul'da 1 Mayıs İşçi Bayramı Taksim Meydanı'nda kutlandı. DİSK'in düzenlediği etkinliğe çevre illerden gelen işçiler de katıldı.

    1 Mayıs 1976 Zeki Ejder adında 36 yaşında Sarıkamışlı bir Türk işçisi Paris-İstanbul seferini yapan 'İzmir' isimli THY uçağını 253 yolcusu ve 11 mürettebatı ile kaçırdı.

    1 Mayıs 1979 29 Nisan'da alınan sokağa çıkma yasağı kararına rağmen partililerle sokağa çıkan TiP Genel Başkanı Behice Boran ve TSiP Genel Başkanı Ahmet Kaçmaz gözaltına alındı.

    1 Mayıs 1993 Aydınlık Dergisi kuruldu.

    1 Mayıs 2002 Galatasaray ile Leeds United takımları arasındaki futbol maçı öncesinde 2 İngiliz taraftarın ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin davada, sanık Ali Ümit Demir 15 yıl ağır hapis,6 sanık da 3 ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırıldı.

    1 Mayıs 2003 Bingöl'de 6.4 büyüklüğünde deprem oldu, çoğu öğrenci 167 kişi öldü,521 kişi yaralandı.

    kaynak: www.kronoloji.gen.tr