Aşk... Üç harf, A-Ş-K.. Küçücük bir kelime. Ancak anlaşılması güç bir dünya, bir ömür. Tüm bir ömrün anlama yetmediği bir duygu. Kelimelerin anlatmaya yetmediği bir deprem. Akla değil, yüreğe sorulması gereken şey. Yalnızca yoksul yüreğin taşıdığı, onun acısını damla damla hissettiği afet..
İki türlüsü vardır bu aşk denilen olgunun. Birincisi insani diğeride ilahi. İnsani aşk karın ağrısı yapar ama ağrımaz. Kendini bilen insanı şapşal eder. Dertsiz başı dert deryasına salar. Bazen itobik bazende karşılıklı feveran ettirir insanı. Seviyorum seni bülbülün gülü sevdiği gibi.
“senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum” durdu. bana baktı. ‘ben daha tutmadan güçlendiğimi hissettim’ dedi.
Yağmurlu bir günün düşündürdükleri: Yağmur damlalari gökyüzünde aşık olurlar, inerken sozlenirler (her damla ayrı ayrı duser). Yer yüzünde nisanlanirlar (el ele okyanusa akarlar). Okyanusta kavusurlar (vuslata ererler).
kadınlar mantık evliliği istemez aşk evliliği ister çünkü hiç bir mantıklı tarafları yoktur işte mantıksızı istemek aşktır düşünemez yemek yiyemez hale gelirsin zaten düşünsen ayılırsın. aşkta kadınlar mutlu erkekler mutsuzdur mantıkta kadınlar mutsuz erkekler mutludur mutlu olmasa bile en azından karnı toktur evi temizdir akşam evinde dir yani benim aklıma gelen şimdilik bunlar:)
Aşk bir insanın görünüşüne olan sevgi değil, bir insanın ruhuna, tavrına ve davranışlarını sevmeye kendin gibi görmeye aşk denir. Bir kez geldi başıma böyle bir şey; dedim hayalimdeki kız bu. Sonra bıraktı beni başkasına gitti içime kapandım kimse ile samimi olamadım. Aşk iyi bir şey değil...
aşk ayrılık vaktinde bilinen , bilindiğinde sonsuzluktan ayrılığımızı ifşa eden hakikatin dışı bal içi zehir olan tuzağı...aşk mutlu etmez hiçbir zaman insan için gereksiz bir çabadır hayatın anlamını başarılı evliliklerde aramaya devam aşk gereksiz...
kişiden kişiye değişen; herkesin, kendi düşüncesinin doğru olduğuna körü körüne inandığı imkansızı istemektir bazen. asla elde edemeyeceğini bile bile ısrar etmektir. gözlerle anlatmaktır her şeyi; dil tutulur söyleyemez hiçbir şey. senin eriyip bitmene karşı, karşı tarafın her şeyin farkında olup artistliğinden taviz vermemesini bile kabullenmektir. karşıdakinin bir taraflarını tavan yaptırmak, umursanmamak, acı çekmektir. belki de onu vazgeçilmez yapan; çektiğin acıdır, öyle mutlusundur.
Aşk... Üç harf, A-Ş-K.. Küçücük bir kelime. Ancak anlaşılması güç bir dünya, bir ömür. Tüm bir ömrün anlama yetmediği bir duygu. Kelimelerin anlatmaya yetmediği bir deprem. Akla değil, yüreğe sorulması gereken şey. Yalnızca yoksul yüreğin taşıdığı, onun acısını damla damla hissettiği afet..
İki türlüsü vardır bu aşk denilen olgunun. Birincisi insani diğeride ilahi. İnsani aşk karın ağrısı yapar ama ağrımaz. Kendini bilen insanı şapşal eder. Dertsiz başı dert deryasına salar. Bazen itobik bazende karşılıklı feveran ettirir insanı. Seviyorum seni bülbülün gülü sevdiği gibi.
Tarifi olmaz aşkın, hissetmek lazım; gözlerin değil duyguların kaynaşmasıdır bu...
Aşk akli melekellerini kaybettiğin andir
o'lala sufle
Öyle bir ummandır ki aşk bir kere kapıldı mı deryasına boğulmamak elde değildir.
Aşk, uçurumun kenarında olduğunu bile bile oyun oynamaktır.
Gerçek bir aşk hikayesi hayattayken birbirine kavuşamayan ölünce mezarları ya yana bulunan.
MEM ve ZİNe Cizre
.. aşk üzerine
Boş yaratılıştan ibaret olan insanlığın tek manasıdır, AŞK...
Bakkala gidip, şıpsevdi alıp, Aşk (Love is) diye başlayan cümleyi okuduktan sonra O'nu düşünmektir...
“senin bu ellerinde ne var bilmiyorum
göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum”
durdu. bana baktı.
‘ben daha tutmadan güçlendiğimi hissettim’
dedi.
Kaybolmaktır AŞK...
Yağmurlu bir günün düşündürdükleri:
Yağmur damlalari gökyüzünde aşık olurlar, inerken sozlenirler (her damla ayrı ayrı duser). Yer yüzünde nisanlanirlar (el ele okyanusa akarlar). Okyanusta kavusurlar (vuslata ererler).
Aşk nelere kadir se,ihanette o kadar safinaz dır :))
kadınlar mantık evliliği istemez aşk evliliği ister çünkü hiç bir mantıklı tarafları yoktur işte mantıksızı istemek aşktır düşünemez yemek yiyemez hale gelirsin zaten düşünsen ayılırsın. aşkta kadınlar mutlu erkekler mutsuzdur mantıkta kadınlar mutsuz erkekler mutludur mutlu olmasa bile en azından karnı toktur evi temizdir akşam evinde dir yani benim aklıma gelen şimdilik bunlar:)
Aşk bir insanın görünüşüne olan sevgi değil, bir insanın ruhuna, tavrına ve davranışlarını sevmeye kendin gibi görmeye aşk denir. Bir kez geldi başıma böyle bir şey; dedim hayalimdeki kız bu. Sonra bıraktı beni başkasına gitti içime kapandım kimse ile samimi olamadım. Aşk iyi bir şey değil...
aşk bunu bana yapmaya mecbur mu??????¿
En çok ona yakışandı aşk; ve ben oldum olası ışığa bakamazdım...
Kapanmayan bir yaraydı aşk; ve ben de mazoşisttim zaten...
Gözlerine baktığımda ardında gördüğüm şeydi aşk; benim, bende eksik yarımı tamamlayan...
Faili meçhul bir cinayet gibiydi sana aşık olmak; zaman aşımı olmayan...
Bilenin sustuğu, bilmeyenin konuştuğu şeyin adıdır aşk. Bilen söylemez, söyleyen bilmez.
aşk ayrılık vaktinde bilinen , bilindiğinde sonsuzluktan ayrılığımızı ifşa eden hakikatin dışı bal içi zehir olan tuzağı...aşk mutlu etmez hiçbir zaman insan için gereksiz bir çabadır hayatın anlamını başarılı evliliklerde aramaya devam aşk gereksiz...
Gecelerin örtemediğini birlikte örttüğünüz şey....
kişiden kişiye değişen; herkesin, kendi düşüncesinin doğru olduğuna körü körüne inandığı
imkansızı istemektir bazen.
asla elde edemeyeceğini bile bile ısrar etmektir.
gözlerle anlatmaktır her şeyi; dil tutulur söyleyemez hiçbir şey.
senin eriyip bitmene karşı, karşı tarafın her şeyin farkında olup artistliğinden taviz vermemesini bile kabullenmektir.
karşıdakinin bir taraflarını tavan yaptırmak, umursanmamak, acı çekmektir.
belki de onu vazgeçilmez yapan; çektiğin acıdır, öyle mutlusundur.
İki ayri kişinin tek bkr bedende butun olmasidir
aşık olmak istiyorum
erkek
Aşkı tanımlamaya ömür yetmez arkadaşlar... Ama düşüncelerinizi paylaşmak iyi fikir.
:)
:)
:)
:)